Author: admin

  • Bekaretimi Enişteme Verdim Mutluyum

    Bekaretimi Enişteme Verdim Mutluyum

    Selam; adım Selcan, 23 yaşındayım, bekar bir bayanım. Kumral, 1.65 boylarında, normal kiloda biriyim. Hikayem, kuzenimin kocası Kenan’la yaşadıklarımızla ilgili. Kenan 34 yaşında, esmer, tam bir Türk erkeği. Aslında ilk zamanlar onunla ilgili hiç bu tip düşüncelerim yoktu.

    Bir gün Mardin’e geldiklerinde, kuzenimin kocası akşam benden bilgisayarımı istedi. Ben de verdim bilgisayarımı. Kenan yaklaşık 1 saat kadar bilgisayarda takıldı. Ama nereden bilebilirdim geçmiş kayıtlarına girip, benim bu sitede seks hikayeleri okuduğumu görebileceğini. Bir süre bana hiç birşey söylemedi Kenan. Ama bir gün akşam avluda oturup, büyüklerden gizli sigara içerken (avlulu klasik Mardin evimiz var) bana, “Selcan’cığım yanlış anlama ama, internete girdiğinde geçmişi silersen senin için iyi olur. Hadi ben neyse de, bir başkası gördüğünde senin için iyi şeyler düşünmeyebilir. Belli bir yaşa gelmiş birisin, bu yüzden girdiğin siteler normal, ama yine de dikkat et!” dediği anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü.

    Çünkü mutaasıp bir aileyiz (türbanlı olmasak ta). Her an yanlış anlaşılabilirdim. Ama Kenan o kadar sıcak konuştu ki, ben biraz buna güvenerek rahattım. Biz hiç bir şey olmamış gibi konuşurken, bir erkeğin benim yaptığım şeyleri biliyor olması beni sulandırmaya başlamıştı. Kenan hakikaten çok yakışıklı ve atletik yapılı bir erkekti, bunları düşünürken beynim dönüyor, Kenan’ın gözlerinin içine bakarak oturduğum yerde bacaklarımı sıka sıka boşalıyordum. Artık zamanımın her anı Kenan’ı düşünmekle geçiyordu. Biliyorum yaptığım yanlıştı, ama yine de içimden bir ses onunda bana karşı boş olmadığını söylüyordu. Üstelik eşiyle yaşadıkları sorunları da bildiğimden, daha bir istekle onu düşünüyordum.

    Yine bir gün onlara kahvaltıya gittik. Sabahları kalkınca ben sütyen giymem ve o gün de beyaz tişörtüm vardı yine üzerimde ve mümkün olduğunca saklayarak oturdum masada. Ama sanırım Kenan bunu farketmiş olacak ki, sürekli göğüslerime doğru bakıyordu. Bunu düşündükçe göğüs uçlarım daha da sertleşiyor ve yeni uyanmış olmanın etkisiyle amım sulandıkça sulanıyordu. Yerimde duramıyordum. Annemler birşeyler konuşuyor, Kenan konuşmalara katılıyor, arada bana da laf çarptırıyordu. Ama benim hiç bir şey konuşacak, ya da bir şey yiyecek halim kalmamıştı. Sonra Kenan sigara içmeye kalktı. Tam karşımda oturuyordu, ayağa kalkmasıyla şortunun önündeki kabarıklığı gördüm. Öyle bir kabarıklıktı ki, utanmasam uzanıp ellerimle sıkacaktım. Sanırım o da bakışlarımı farketti. Ama yapacak bir şeyim yoktu, çok kötü olmuştum. O gece yatağıma girdiğimde Kenan’ı düşünerek defalarca amımı okşadım ve bacaklarım titreye titreye, sular seller gibi boşaldım.

    Bir gün yine evde tek başıma otururken pencereden Kenan seslendi, “Selcan evde kimse yok ve benimde canım acayip kahve çekti, bana yapabilir misin zahmet olmazsa? Hem de beraber sigara içeriz!” dedi. Bu benim için bulunmaz bir fırsattı. Hemen yan tarafa halamların evine geçtim, mutfağa girdim, kahveyi yapmaya başladım. Bu arada Kenan da içeri geldi. Üzerinde dar bir şort ve tişört, vücudunun tüm hatlarını belli ediyordu. Hele ki şortun altından belli olan o koca yarağı beni yine ateşlemişti. Ordan burdan sohbet ederken kahvelerimiz de olmuştu, hemen fincanlara doldurdum ve mutfakta oturup, yaktık sigaralarımızı.

    Konular açıldıkça açılıyor, Kenan’ın kuzenimle yaşadığı sorunlara kadar inmiştik. Kenan, eşinin cinsel anlamda çok isteksiz ve 4 ayda bir ancak birlikte olabildiklerini falan anlatıyordu. Ben de, “Sen fazla istekli olmayasın? Belki de sorun sendedir!” falan dedim. Ama o da bana, “Evet çok istekliyim belki ama, hem sanırım bundan, hem de sanırım ölçüler biraz fazla, ondan dolayı olabilir!” dedi. Ben de, “Ölçü derken?” dedim. “Boşver, geçelim bu kısmını!” dedi. Ama ben anlamıştım neyi kastettiğini. Israrla sorunca, “Selcan bunları konuşmam bile yanlış, ama anla işte, şeyimin ölçüsü biraz büyük!” dedi utana sıkıla. Ben de, “Ne kadar ki, büyük dediğine göre?” diye sordum. Bana dolaylı yollardan, “İşte normalinden 5-6 santim kadar büyük!” dedi. Ben de hemen, “Normali ne kadar? Seninki ne kadar?” diyerek soruyu yapıştırdım. “Offf Selcan ya, 23 santim işte!” dedi ve kıpkırmızı oldu.

    O an benimde içim bir tuhaf oldu. İneternette dolaştığımda görüyordum erkeklerin yarraklarını, ama bu sanırım bambaşka bir şeydi. Ve içimde bir an önce onu görme isteği doğdu. Ben bunları düşünürken, yazık Kenan konuyu değiştirmeye çalışıyor, havanın sıcaklıklarından tutun da başka her türlü konuya atlıyordu. Ben niyetimi bozmuştum bir kere. Bu yaşıma kadar sakladığım bekaretimi bir süredir ilgi duyduğum ve hayallerimin erkeği Kenan’a vermek istiyordum. Kahvelerimiz de bitmek üzereydi bu arada. O an aklıma bir fikir geldi, fincanlarımızı alırken başım dönmüş gibi yapıp, kollarına bıraktım kendimi…

    Kenan neye uğradığını şaşırdı önce, “Selcan iyi misin? Dur sana su vereyim?” derken, ben onun bütün vücut hatlarını hissetmeye başlamıştım bile. Hatta elim boşta olduğu için Kenan’ın karnına koydum elimi. Ama o bunlardan habersiz, benimle ilgilenmeye çalışıyordu. Elim artık Kenan’ın kasıklarındaydı, ben de Kenan’ın kucağında. Ne olduysa o an oldu ve gözlerimi açıp baktığımda Kenan’ın da surat ifadesinin değiştiğini gördüm ve birden dudaklarımız birleşti. Sanki öpüşmüyor birbirimizin dudaklarını yiyorduk. Evdekilerin akşama kadar gelmeyeceğini bildiğimizden, herşey istediğim gibi gidiyordu. Kenan bir yandan dudaklarımı yerken, bir yandan elleri göğüslerimde geziyordu. Delirmeye başlamıştım, ilk defa bir erkek tarafından elleniyor ve öpülüyordum. Hareketlerim acemiyceydi, ama beni o kadar güzel yönlendiriyordu ki, çıldırmak işten bile değildi.

    Artık ne olursa olsun diye düşünerek, “Kenan, senin olmak istiyorum!” dedim. Beni hemen ayağa kaldırdı, masaya oturttu, üzerimdekileri yavaş yavaş çıkartıyor, bir yandan dudaklarını tenimde gezdiriyor, bir yandan da parmakları tüm mahremimi keşfediyordu. Ben hiç birşey yapmıyordum ama, amım sırılsıklam olmuş ve kasıklarımdan sızmaya başlamıştı. Resmen Kenan’ın dudaklarının altında inliyordum. “Harikasın birtanem, seni herşeyinle içimde hissetmek istiyorum!” diye yalvarıyordum adeta. Ama o, “Sakin ol güzelim, yavaş yavaş, acelemiz yok!” diyerek bir yandan dilini kasıklarımda dolaştırıyor, bir yandan da bacaklarımı okşuyordu. Ve işte internette amlarını yalatan kadınları gördüğümde, keşke beni de böyle yalayan bir erkek olsa dediğim, dileğim gerçekleşiyordu. Kenan’ın parmakları göğüs uçlarımı ezerken, dili de sırılsıklam olmuş amımdaydı. Tertemizdim ve Kenan amımı deli gibi yalıyordu. Kasıldığımı içimden bişeyler aktığını hissedebiliyordum. Dilini içime doğru ittikçe sarsılıyordum ve deli gibi inliyordum. Yalvarıyordum artık, “Hadi ne olur, o koca yarağını istiyorum!” diye.

    Kenan ayağa kalkıp üzerindekileri bir çırpıda çıkardı. İlk defa bir erkeğin cinsel organını canlı canlı görüyordum. O ne muhteşem birşeydi, kocaman damarlı ve kafası mantar gibiydi. “Yalamak ister misin?” diye sordu ve hiç düşünmeden ellerime aldım, önce inceledim o sertliği, ellerimde hissettim ve dudaklarımın arasına aldım. İzlediğim pørnø filmlerdeki gibi yapıyordum. Yavaş yavaş ağzıma kaydırmaya başladım o koca yarağı. O ise ellerini saçlarımda gezdiriyor, herşeyi bana bırakmış gibi görünüyordu. Tüm sertliğiyle biraz da olsa ağzımın içine alabilmiştim. Karnının inip kalktığığını ve nefesinin sıklaştığı hırıltılarını duyabiliyordum. Beni kaldırıp masaya uzattı, yine dudaklarını ve ellerini konuşturuyordu. Dilinin tenimde ıslatmadığı yer kalmamıştı neredeyse. “Yeter, ne olur sik, delirdim hadi artık!” diyerek onu iyice kıvama getiriyordum. Bana, “Bakiresin değil mi?” dediğinde, “Ne olursa olsun, seninim, al beni!” diye yalvarmaya başladım.

    İşte o an gelmişti. Kenan üzerimdeydi. Bir yandan göğüs uçlarımı dişleriyle ezerken, bir yandan da iyice sertleşmiş o koca yarağı amımın girişinde daireler çiziyordu. Sırılsıklamdım ve yalvarıyordum ona sokması için. Önce yarağını tuttu, amımın girişinde daireler çizerek, “Hazır mısın sevgilim?” dedi. Bense inlemekten, sadece, “Hadi!” diyebildim. O koca yarrağın kafasını amımda hissetmeye başlamıştım. Birazı girdiğinde dünyam başıma yıkılmıştı sanki. Ağzımdan, “Ufff!” diye bir ses çıktı. Ama çektiğim acıya rağmen daha fazlasını istiyordum. Kenan her hareketini beni incitmeden, büyük bir titizlikle yapıyordu. Yavaş yavaş amımın derinliklerine doğru girmeye başlamıştı. Ben kasıklarımı kaldırıp daha da sokması için ona yol açıyordum. Artık tamamiyle içimdeydi ve bekliyordu. Gözlerine baktığımda aldığı zevki görebiliyordum. Bekaretim gitmişti ve kanadığımı hissediyordum…

    Kenan hareketlerini hızlandırmaya başladığında, ben de inlemeye başlamıştım. Hayallerimdeki gibi sikiyordu beni, incitmeden, yavaş yavaş. Hızlandıkça acının yerini müthiş bir zevk duygusu sarmaya başladı. Bedenim küçük bir serçe gibi titriyordu. Kenan’ın altında inliyordum deliler gibi. O amıma girip çıktıkça zevk sularımın çıkardığı sesler mutfakta yankılanıyordu. Vücutlarımız birleşmiş, tüm ağırlığını hissedebiliyordum. Bacaklarımı beline doladım ve o da cevap olarak daha da hızlanmaya başlamıştı. Artık hareketleri sertleşmeye başlamış içimde gidip geldikçe koca yarrağının tüm damarlarını ve tüm sıcaklığını amımın en derinliklerinde hissediyordum. Çıldırmış gibiydik ve ben o ana kadar kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum.

    Masturbasyon yapmaktan bambaşka bir şeydi bu. Amım sırılsıklam olmuş, zevk sularım kanla karışık kasıklarımdan sızıyordu. Onu da rahatlatmak istiyordum, yaklaştığını görebiliyordum, hızlandıkça hızlanıyor, ben de zevkin doruklarına inleye inleye tekrardan ulaşıyordum. “Sevgilim geliyorum, ama içine boşalmayacağım!” dedi hırıltı ses tonuyla. Ben de, “Hadi erkeğim, boşal, akıt bütün döllerini nereme istersen!” diye bir kez daha orgazm oluyordum. “Aynı anda sevgilim, haydi!” diye inlerken, sert hamlelerle resmen amımın duvarlarını parçalıyordu. Ve ben son kez titreyerek boşaldım. Kasıklarımın ağrıdığını, bacaklarımın tir tir titrediğini hissederken, o da yarrağını birden içimden çıkardı ve bütün döllerini göbeğime doğru akıtmaya başladı. Muhteşem bir şeydi bu, hem öpüşüyorduk, hem de o halen boşalıyordu. Onun rahatladığını görmüştüm artık ve ben halen inliyordum. Kaç kez boşalmıştım sayamadım bile. Harika bir duyguydu bu.

    Bu yazdıklarımı 3 gün önce yaşamıştım ve yazarken bile halen amımın sırılsıklam olduğunu hissediyorum. Artık ona karşı acayip şekilde bağlanmıştım, o harika bir erkekti. Kuzenim nasıl kıymetini bilemiyordu anlamamıştım. Herşeyiyle muhteşemdi. O günden sonra hiç bir şey olmamış gibi davrandık, ama bakışlarımız her şeyi anlatıyordu. İlk erkeğim Kenan’dı ve ben halen onu istiyorum. Umarım tekrar yaşayabiliriz bunları!

    dede ile torun hikayesi esnaf sex hikayeleri resimsiz sex hikayeleri sekd porno sex hikaye tatil sex yazıları srx hikaye uzun hikayeli porno
  • Bakire Değilmiş Ablam Bende Siktim

    Bakire Değilmiş Ablam Bende Siktim

    Selam Millet ben Orkun 18 yaşındayım. İstanbul da ailem ile birlikte yaşıyorum. Uzatmadan size ablamla aramızda geçen hikayeyi anlatacağım. Biz 2 kardeşiz. Ablam benden bir yaş büyük, iri göğüslü harika bir vücuda sahip bir kız. Kız zannediyordum ama bakire değilmiş.

    Ablamı her zaman arzuluyordum ama ona söyleyemiyordum. Bir gün annem ve babam dayımlara gideceklerdi. Ben evde kalacağım dedim. Ablamda yorgunum dedi ve gitmek istemedi. Babam ve annem gittiler. Ablam koltuğa uzanmış tv seyrediyordu. Bende sözde tv seyrediyordum ama gözlerim hep ablamın o muhteşem vücudunda idi.Benim penis bi anda kazık gibi oldu. ablam çok geçmeden fark etti. Bana bakınca hemen yüzümü tv ye çevirdim ama aklıma bir şeytanlık geldi. Kumandayı alıp sanki yanlışlıkla olmuş gibi uydudan bir sex kanalı açtım. Sonra bu kanal nerden çıktı. Bu tv de böyle kanallar mı varmış falan dedim. Ablam o anda pür dikkat tv ye bakıyordu. Baktım ablamın ilgisini çekti, hemen abla adamın şeyine bak ne kadar küçük benimki bile ondan büyüktür dedim.

    Ablama Onu İstediğimi Söyledim

    Ablamda terbiyesizleşme değiştir şu kanalı dedi. Ben iyice cesaretimi toplayıp sonunda söyledim. Abla seni hep hayal ediyorum, lütfen hayalimi gerçekleştir ama olmaz saçmalama dedi ve yatmaya gidiyorum dedi gitti. Yarım saat sonra bende peşinden gittim kapı aralıklıydı. Geceliğini giymiş bana arkası dönük yatıyordu. Yavaşça içeri girdim ve ağır adımlarla yanına gittim. Elimi yavaşça götünde gezdirmeye başladım. O sıra sikim yine kazık gibi olmuştu ve kapalı olarak sikimi götüne sürtmeye başladım uyandı.

    Orkun uykum var kalk git başımdan dedi. Ama benim hiçte niyetim yoktu. Hayır abla olmaz ne olur biraz izin ver. Babamlar gelmeden bari biraz olsun okşayayım dedim. Tabi benim niyetim belliydi. Onu azdırıp hemen olaya geçecektim. Ablam ya olmaz diyorum anlamıyor musun, babama derim bak dedi. Bende abla lütfen deyince ısrarıma dayanamadı ve peki ama sadece biraz okşayıp gideceksin tamam mı dedi. Bende tabi ki deyip elimle götünü okşamaya başladım.

    Daha sonra geceliğini kaldırıp tangasını çıkarttım ve okşamaya giriştim. Çok zevk alıyordum ama benim amacım onun o muhteşem amını yalayıp sikmekti. Çok geçmeden ablam inlemeye, kıvranmaya başladı. Sonunda kıvama gelmişti. Amacıma ulaşmıştım. Bir anda beni soymaya başladı. Bende onu soydum ve anadan doğma kaldık. Sikim kazık gibiydi. Hemen eliyle tutup sakso çekmeye başladı. Daha fazla dayanamayıp boşalacağım dedim. O da boşal ağzıma boşal dedi.

    Ablam Bakire Değildi

    Bir anda sarsılarak boşaldım daha sonra yatağa sırtüstü uzattım ve amını yalamaya başladım. İkimizde adeta zevk delisi olmuştuk. Bağırmaya başladı, sok canım sok artık dayanamıyorum. Bende biraz yalatıp domalmasını söyledim. Ellerini yatağa dayayıp domaldı. Bende amını sikimi yerleştirdim. İlk denememde sadece ucu girmişti. Ama tekrar soktuğumda dibine kadar girdi ve çığlık atmaya başladı. Ben ablamın amından kan gelmesini beklerken, ablamın bakire olmadığını görünce şaşırdım

    Sen bakire değil miydin dedim. Sus sikmeye devam et dedi. Biraz git-gel yaptıktan sonra ablam zevkten 4 köşe olmuştu. Ben ise boşalıyorum abla dedim. Sakın içime boşalma dedi. Sikimi çıkarıp daha ağzına vermeden boşalmaya başladım. Yüzü, saçları memeleri döl içinde kaldı. Sikimde kalan dölleri de harika bir biçimde yalıyordu. Yatağa uzandım bitmiş vaziyetteydim. Dur bakalım ne yapıyorsun, sen boşaldın rahatladın ama ben daha rahatlamadım dedi.

    Yatağa sırtüstü yatırdı ve bacaklarını iki yana ayırdı. Sikimi ağzına alıp kazık gibi yaptı. Üzerime çıkıp, sikimi eline aldı ve amına sikimi soktu. Üstümde hoplamaya başladı. Ben yine zevk manyağı olmuştum. Ablamın boşalacağını anladım ve alttan bende sert bir şekilde pompalamaya başladım. Ablam sikim içerisindeyken inanılmaz bir şekilde kasılarak boşaldı.

    Üstümden kalkıp öylece yatağa serildik. Ablam boşalmıştı ama benim sikim yine kazık gibiydi. Abla bu ne olacak deyip sikimi yüzüne doğru uzattım, ağzına aldı. Ablamın tepesinde sikimi ağzına pompalayarak deliler gibi boşaldım. Ablam önce yüzünü buruşturdu ama döllerin hepsini yuttu.

    Biraz durduktan sonra abla müsaade et, bu seferde götünden sikiyim dedim. Ama o yeter artık bittim dedi. Bende çok yorulmuştum zaten fazla ısrar etmedim. Sonra banyoda birbirimizi güzelce yıkayıp çıktık. O odasına bende odama gittim. O günden sonra  ablama sürekli yaklaşmaya çalışıyorum ama o beni uzaklaştırıyor. Ama tekrar sikmek için her şeyi yapıyorum. Bir daha sikebilirsem onu da paylaşacağım. Şimdi düşünüyorum ki keşke götten sikmek için ısrarcı olsaydım.

    ablami sikmek istiyorum am sikme hikayeleri oku erotik doktor hikayeleri kadın azdırıcı porno resimli sikis hikayeleri sarhoş edip sikmek sevgilimi aldatıyorum uyurken seks yasanmis sexk hikayeleri
  • Babasıyla Sikiştiğimi Kızarkadaşım Bilmiyor

    Babasıyla Sikiştiğimi Kızarkadaşım Bilmiyor

    Selam, ben Gamze, 21 yaşında, güzel bir bayanım. İstanbul’da üniversite okuyorum. Ailem ise Bursa’da. Size kısa bir süre önce başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. İstanbul’da yurtta kalıyorum ve en yakın arkadaşım olan Ebru kendisi İstanbul’lu olduğu için bana çok yardımcı oluyor. Bazen kahvaltıya, öğle yemeğine, bazen de kalmaya onların evlerine gidiyorum. Ailesi çok şeker insanlar. Annesi Meltem Teyze genç ve bakımlı, babası Cüneyt Amca ise tahminimce 45 yaşlarında, oldukça karizmatik birisi. Ebru’lara gittiğimde Cüneyt Amcayla uzun sohbetlere dalarız. Çeşitli konular üzerinde yorumlar yaparız. Kendisi çok hoşsohbet bir insan. Ama onda beni çeken başka bir şey var. Yaşına göre oldukça genç görünümlü ve bambaşka bir çekiciliği, sempatikliği var. Bu yüzden onu kendime çok yakın hissediyorum.

    Yurtta olduğum bir haftasonu canım çok sıkılmıştı, Ebru’yu aradım ama telefonu kapalıydı. Bana haftasonunu evde geçireceğini söylemişti. Ben de dışarı çıktım, pastaneye uğrayıp bir pasta alarak onların evine doğru gittim. Her zamanki gibi giyinmiştim. Üzerime V yakalı bir body giymiştim, göğüslerime doğru hafif bir degaje oluşturuyordu, ama öne doğru çok eğilmediğim müddetçe pek zararı yoktu. Altıma da, elime geçen kot pantolonumu gitmiştim. İçimde sutyenim ve külodum vardı. Neyse Ebru’ların kapısını çaldım. Ama açan olmadı. Bir daha çaldım, nihayet kapı açıldı ve Cüneyt Amca karşımda bir şortla duruyordu. Haziran ayı olduğundan üstünde bir şey yoktu. Ebru’yu sordum. “Annesiyle alışverişe gitti canım, ne zaman gelir bilmiyorum, hadi gel içeri, evde bekle!” dedi. Dayanamadım ve içeri girdim.

    Elimdeki pastayı Cüneyt Amcaya verdim. “Canım benim, ne diye zahmet ettin?” dedi. Cüneyt Amcanın oturduğu odaya girip TV’nin karşısındaki koltuğa oturdum. Gözüm TV’ye takıldı. DVD programı açıktı, ama duraklatılmıştı. Sesimi çıkarmadım. Cünayt Amca da gelip yanıma oturdu. Havadan sudan konuşmaya başladık. Gözü arada göğüslerime kayıyordu, ama çabuk toparlıyordu. Konu bir tecavüz konusundan açılmıştı. Gazetedeki bu türdeki haberlere kendimizce yorum getirdik. ben, “Çok zor ve çirkin bir şey olmalı bir bayan için!” dedim. O da, “Bence de canım! Peki sen nasılından hoşlanırsın, ya da daha doğrusu hiç yaptın mı?” dedi. Beklemediğim bu soru karşısında şaşırıp kaldım, “Ne yaptım mı?” falan diye kekeledim.

    “Hadi ama tatlı kız, burda biz bize konuşuyoruz işte, utanmanın ne anlamı var, aramızda kalacak!” dedi. Ona gülümsedim ve Lise son sınıfta bekaretimi nasıl kaybettiğimi anlattım. Hiç konuşmadan dinledi beni. Sözüm bitince gülümsedi ve TV’yi açtı, “Bak ne var burda!” diyerek, duraklattığı programı yeniden çalıştırdı. Ve birbirini yalayan kızları gösterdi bana. Anlaşılan ben gelmeden önce pørnø izliyormuş. Hiç sesimi çıkartmadım. O TV izliyordu. Şortunun içinde siki dikleşmeye başlamıştı. Ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilmiyordum. Bir yandan o evden gitmek istiyordum, bir yandan da kalıp neler olacağını görmek, yaşamak istiyordum.

    Cüneyt Amca bana doğru döndü ve beni süzmeye başladı. Ben de ona bakıyor ve hiçbir şey söylemiyordum. “İster misin?” dedi. Yine hiç sesimi çıkarmadım. O benim bu sessizliğimi evet olarak anlamış olacak ki, bir hışımda dudaklarıma yapıştı. Öpüşüyorduk. Deli gibiydi. Dudaklarımı ısırıyordu. Ben de kapılmıştım ona. Boynumu yalamaya başladı. Sonra üzerimdeki body’mi ve sutyenimi çıkardı. O kadar hızlı yaptı ki bunu, ne olduğunu anlamadım bile. Göğüslerimi yalamaya başladı. Uçlarını emiyor, ısırıyordu ve bu benim çok hoşuma gidiyordu. Biraz daha yaladıktan sonra göbeğime doğru inmeye başladı. Aşağıya indi, ama altımda pantolonum vardı. Bu sefer yavaşça pantolonumun düğmelerini açtı ve usulca sıyırdı pantolonu. Külodumu yana itip, amıma baktı, “Çok güzel görünüyor ve çok güzel kokuyor!” dedi.

    Külodumu da sıyırdı. Önce derin derin kokladı amımı, sonra yalamaya başladı. Çıldıracak gibiydim. Amım sulanmıştı zaten. Suları emiyordu. Ben inliyordum. Dilini içeri soktuğunda hafif bir çığlık attım, ama sonra hemen çıkardı. Belli ki zevkten kudurmamı istiyordu. Ayağa kalktı. Siki artık tamamen dikti. Şortunun üzerinden belli oluyordu. Şortunu indirdim ve yavaşça yalamaya başladım. Başımı bastırıyordu. Midem bulanmıştı. Bunu anladı ve beni yatırdı. Bacaklarımı açabildiği kadar açtı. “Hazır mısın ufaklık?” dedi. “Evet! Hadi gir içime, dayanamıyorum!” dedim. Güldü ve sikini amıma bir kerede soktu. Bunu ilk defa yapmıyordum, ama canım acımıştı. Çığlık attım.

    O ise aldırmadan gelip gidiyordu. Ben de zevk alıyordum. inliyordum bağırıyordum ağzımı kapatmaya çalışırken bir yandan gelip gidiyordu. Çok hızlıydı. Delirecek gibiydim. Zevklerin en büyüğünü yaşıyordum. Bir süre sonra içime boşaldı, ondan sonra ben de titreyerek boşaldım. Sikini amımdan çıkardı ve yanıma uzandı. Birer sigara içtik. Sonra, “Arkadan da yapalım mı?” dedi. Arkadan hiç yapmamıştım. “Ordan hiç yapmadım!” dedim. “Deneyelim o zaman!” dedi ve sikini ağzıma verdi. “Yala, ıslat iyice!” dedi. Yalıyordum, ama midem bulanıyordu. Arada öğürüyordum. Ama o aldırmıyor, başımı bastırıyordu. İyice tükürükledim. Sonra sikini ağzımdan aldı ve beni domalttı.

    “Biraz zor olacak, seninki dapdar!” dedi. Bir şey söylemedim. Sikinin başını göt deliğime değdirdi. İçime doğru girmeye başladı, ama canım çok acıyordu, bağırıyordum. Sonra birden öyle hızlı girdi ki, götüm parçalandı zannettim. Gözümden yaş geldi. “Yeter!” diye bağırıyordum. O ise gelip gitmeye uğraşırken, “Tamam bebeğim, geçecek şimdi!” diyordu. Ama hiçbir şeyin geçtiği yoktu. Acımdan zevk alamıyordum. O halen sikmeye devam ediyordu götümü. Benim de biraz hoşuma gitmeye başlamıştı ki, içimde bir sıcaklık hisssettim. Götüme de boşalmıştı. Tam zevk almaya başlamıştım ki, sikini çıkardı götümden. “Bir daha yap!” dedim. Bu sefer götüme parmaklarını sokmaya başladı. Aynı zamanda amımı da yalayarak, beni o şeklide boşalttı. Sonra gidip duş aldık. Ebru’dan halen haber yoktu. Salonda oturduk biraz, sonra ben evden çıkıp yurduma gittim.

    Cüneyt Amcayla halen eskisi gibiyiz. Ara sıra sikiyor beni. Bazen Ebru’larda kaldığım gece, banyoda falan elliyoruz, yalıyoruz, boşaltıyoruz birbirimizi. Ebru’yla annesinin ise hiçbir şeyden haberleri ve şüpheleri bile yok 🙂

    am yalatma hikayeleri entest porno seks hikayeleri liseli sekxhikaye sevişme örneği sex hikayeleri gerçek sikiş hikaye blog sikiş hikayeleri izle
  • Komutanın Karısını Yedim

    Komutanın Karısını Yedim

    Merhaba size anlatıcagım hikaye ben askerdeyken basıma gelmiştir ve tamamen gercektir . Ben konya da askerlik yapıyordum bir gun yine normal faliyetleri yaparken astsubayın karısı karakola geldi ve goz goze geldik istanbullugun verdigi rahatlık la onu kesmeye basladım o da kacamak kacamak bana bakıyordu benım ıse gozlerım adeta onu sıkıyordu 1.70 boyun da kocaman kalcalı guzel bır hatun du onu sıkmeyı kafama koymustum bu kesısmeler devam ettı bır kac hafta sonra ben nobetten cıkmıstım lojmandan bana seslenıp yanına cagırdı bende hemen gıttım buyrun dedım ve bana kocasını sordu bende goreve gıttıgını saaat 22,00 den once donmeyecegini soyledim ve hemen içimizde (piçlik varya bişeymi var ben yardımcı olıyım) dedım o da bana senın yapabılecegın bır şey degıl dedı (onda da kasarlık var)
    bende nerden bılıyorsun dedım oda neyse sonra gorusuruz dedı ve ıcerı gırdı ben bu olaydan sonra devamlı onu takıp edıyordum o da bunun farkındaydı ve hıc bozuntuya vermıyordu kocası ıse tam bır pıç ti devrıyeye cıktıgımız zaman koylerdekı butun dul kadınların evını dolasırdı benıde yanın dan ayırmazdı bır gun kadın kocasının kendısını aldattıgını anladı ve ben yıne nobetteyken kavga etmeye basladılar lojman yakın oldugu ıcın her seyı rahatlıkla duyuyordum aradan yarım saat gecmıstıkı ben nobetı bıtırıp karakola gırerken astsubay nobetcı oldugu ıcın evden cıkmıstı benı gorup olum devrıyeye soyle hazırlansınlar dedı bu gun erken cıkıcaz dedı bende emredersınız komutanım deyıp ıcerı gırdım ve devrıye hazırlanmasını soyledım.
    Onlar goreve cıktıktan sonra bende uzerımı degısıp bahceye cıktım ve sıgara ıcmeye basladım o sıra da astb nın karısı dısarı cıktı ve benı yanı na cagırdı benden bır sıgara ıstedı verdım ve sen sıgara ıcmezdın sınırlı oldugun ıcın mı ıcıyorsun dedım o da bana nerden bılıyorsun sınırlı oldugumu dedı ben tartımanızın sesi dısarı kadar gelıyor du dedım ve ekledım takma kafana dedım sen daha ıyı lerıne layıksın dedım bana bakarak benı bastanmı cıkarmaya calışıyorsun dedı bende evet dedım bana bunu basardın dedı ve arkasını dondu gıderken bana gece ben ısıgı yakınca lojmanın altındakı depoya gel dedı ve gıttı ben hemen ıcerı gırdım ve camdan lojmanı seyretmeye basladım gece saat 1.5 gıbı devrıye gece gorevıne cıktıktan yarım saat sonra ısık yandı ben hemen fırlayıp lojmanın depoya gıttım 5 dakıka sonra o geldı ve hıc konusmadı ıcerı gırdı ben de arkasından ıcerı gırıp onun sırtından sarıldım ve onu duvara yasladım ve opusmeye başladık ama opusmeyı bılmıyorgıbıydı
    ona kocan senı hıc opmuyormuydu dedım kafasını salladı bu hayır anlamına gelıyordu bende ona ben hep operımdedım devam ettım kocaman goguslerını yalarken sankı suratım patlıycaktı o kadar sert dıkı adeta tas gıbıydıler ben hız kesmeden yalama ya devam ettım ve asagı ya dogru ındım o amcıgı oyle bır yaladım kı karı delırdı adeta hıc konusmuyordu ama ınlemekten gozunu acamıyordu boşaldıgını hıssetım ve devam ettım yalamaya amı aynı şeftalı gıbı olmuştu ve siki mi hic azına bıle vermeden (zaten sevmıyorum)amına daldırdım sıcacıktı gıdıp gelmeye basladım ve hala boynunu ve kulaklarını yalıyordum o bır kac kez boşaldı ben ıse ısı bıldıgımden mıdır biraz gec boşaldım zevkını cıkarmaya başladım 10-15 dk sonra bende boşaldım ve uzerımı gıyınıp cıktım
    o gunden sonra lojmanın ısıgı devamlı yanıp sonmeye başladı ama ben hic gitmedim beni bır gun nobette gordu ve bana ısıgı artık gormuyormusun dedı bende ona bu sana yeter dedım ve ona senınle daha ugrasamam dedım cunku benım gozumde koylerdekı manıtalar vardı o na vakıt ayıramazdım cunku gecelerı karakoldan cıkıp hep koye gıderdım bu arada hala askerım….!

  • Kocamın yeğeni otobüste götüme dayadı

    Kocamın yeğeni otobüste götüme dayadı

    ben 27 yaşında 6 yıllık evli bir kadınım eşimle severek evlendik ve çok güzel bir beraberliğimiz var yaklaşık iki yıl önceydi eşimin abisinin 16 yaşında ortaokula giden bir oğlu var evlerimiz yakın olduğundan çok gelip giderdi beni de çok severdi yenge derdi başka demezdi bende onu severdim, çok tatlıydı gözleri çakırdı sarı saçlı büyüyünce çok can yakar diye düşünürdüm. Bir gün eşim işteydi yine geldi bende pazara gidecektim Pazar yeri çok uzaktı ve yardımı olur diye onu da yanıma aldım bir şartla gelirim yardım ederim akşama bana pasta yaparsan dedi yaş pastayı çok seviyordu tamam bundan kolay ne var dedim çıktık halk otobüsüne bindik kalabalıktı ama oturacak yer bulmuştuk nede olsa oranın pazarı idi.( ) Akşam olmuştu ve hala pazarımız bitmemişti 4 çanta ile durağa geldik Ozan da kızıyor bana benim pasta yetişmez artık diye bende yarın yaparım olmaz mı diye ona moral vermeye çalışıyordum hayır bu akşam yemek istiyorum yemeden gitmem diyordu çaresizdim kabullendim ama önce eve varmalıydık biraz bekledik halk otobüsü geldi durdu ama adım atacak yerde yoktu ayakta falan gideriz diyerek çaresizce bindik yaklaşık…( ) yarım saat yolumuz vardı artık binmiş rahatlamıştık ben arkamda duran ozana hadi bakalım şansın varmış zamanımız olacak pasta yapmaya diye seslendim oh be dedi gülümsedi sen bir tanesin dedi bana o anda içim tuhaf olmuştu çünkü eşim sürekli bana bitanem derdi bunu başkasından duymak çocukta olsa içimi ısıtmıştı artık her durakta duruyor son turu olduğundan herkesi topluyordu artık nefes alacak halimiz kalmamıştı mesafe daraldıkça bende daralıyordum artık önümdeki kişi ve arkamdaki ozanla aramda temas başlamıştı son durakta tam 4 kişi daha binince artık yapışmıştık birbirimize önümde kadına özür dileyerek yapabileceğimim bir şey olmadığını anlatmaya çalışıyordum kadında hepimiz aynı durumdayız kızım önemli değil diyordu biz bunları konuşurken arkamdaki Ozan’da çıt yoktu fakat ben bir şeylerin farkına varmaya başlamıştım kalçalarım ozanın tam kasıklarına temas ettiği için onun kini hissede biliyordum bu normaldi erkekti ve organı vardı benim eteğim bol ve ince basmadandı altımda sadece külot vardı. o yüzden organını kadınlığıma kadar hissediyordum nasılsa bana ilişemez diyerek o anın tadını çıkarmak için kendimi sıkıyor arkamdaki erkeğin kocamdan başka iri yarı kaslı ve kuvvetli biri olduğunu düşünerek kalçalarımı sıkıp bırakıyordum resmen kendimi tatmin etmeye çalışıyordum ama ben bunları yaparken arkamda zaten yapışık olan ozanı unuttum ve bunları yaparken onunda etkileneceği aklıma gelmedi çünkü ben bunları yaparken organını daha da çok irileştiğini hissettim.() o an için arkamı dönüp bakamadığımdan sanki arkamdakinin sopa gibi olduğunu tahmin ediyordum ben biraz ara verdim hareketlerime ama ozanın boş durmaya niyeti yoktu resmen sikini kendini sıkarak oynatıyordu her sıkışında siki daha da dikleşiyor ve benim kalçalarıma eteğimin üstünden baskı yapıyordu bu çocuk ne yapıyor böyle dedim kendi kendime. havada karanlıktı istediğini yapabilirdi bana bana iyice sokulduğundan nefesini ensemde hissediyor ve beni gıdıklıyordu artık ıslanmıştım ama bunu ona belli etmiyordum müthiş bir zevk girdabına girmiştim artık dönüşü olmayan bir yoldaymışım gibi kafam karışıktı ben ne yapıyordum böyle küçücük çocuğa bir yandan da siki kocaman neresi çocuk diyordum kalçalarımı yinede bir hareketle kasıklarından kurtarıp bu olumsuzluğa son vermek istedim ama ne çare ben oynattıkça oda benim zevk aldığımdan yapıyor zannederek daha da bastırarak arasına kadar girmesini sağladı amım resmen sikinin üstüne çıkmıştı zonklamasını hissede biliyordum her zonklayışta kafası etek ve külotumdan amımın üstüne basınç uyguluyordu resmen çocuk beni delirtiyordu sol bacağımın ucuyla basabiliyordum yere havadaydı çünkü ve yorulmuştum ozan hınzır hiç beklemediğim kadar hızlı çıkmıştı. Artık her şey açıktı ve o çocuk benim sıcaklığımı hissetmeye başlamıştı amımın sularına hakim olamıyordum bunu hisseden ozan belli etmeden çok sinsice boşalmıştı rahatlamıştı. Bunu amıma basınç yapan sikinin kafasının bir anda bir sıcaklık kaplamasıyla anlamıştım oda bunu doğrularcasına yavaş hareketlerle kendini çekerek benim sol bacağımın yere basmasını sağlamıştı bende bozulmuştum kendini çekip sadece kendini düşünüyor diye kendini iyice çekerek kasıklarımın arkasına hava girince ne kadar bana basınç uyguladığını anladım kalçalarım hava alınca ne kadar terledikleri belli oluyordu yinede yanıyorlardı artık eve de gelmek üzere idik. Bir fırsatını bularak elimi arkama attım ve eteğimi kontrol ettim hafif ıslaktı belli ki Ozanın menisinin bulaşığı idi parmaklarıma bulaşmıştı elimi çektim ve demire tutunuyordum içimden bir ses parmaklarımı koklamamı onları yalamamı emrediyordu sanki bende kimseye çaktırmadan parmaklarımı yaladım mayhoş bir tadı vardı ve geldik eve acil şekilde indik çanta ile önünü kapatıyordu yüzünde utanç ve suçluluk duygusu vardı kızarıyordu ben belli etmeden evin kapısına geldik bana çantaları verdi ben gideyim dedi belli ki kaçmak istiyor benim kızacağımı tahmin ediyordu Nereye hani pasta yiyecektin dedim boş ver dedi ben gitmeliyim dedi çantayı aldım önünü gördüm iyice belli olan ıslaklığı gördüm önün neden ıslak dedim hiç( ) diyerek gözlerime baktı ben bir şey yapmadım dedi içeri gir kızdırma beni dedim yerin dibine girmişti korktu girdi ne bu halin bakalım diyerek sert şekilde çıkıştım yenge valla istemeyerek yaptım ne olur babama söyleme ben ben ben demeye başladı bende gel bakalım içeri dedim ve rahatlatmaya çalıştım oturttum karşıma ve o hala önünü gizlemeye çalışıyordu artık konuşalım bak senin bu akşam yaptıkların çok utanç verici bir durum insan amcasının karısına hiç böyle şeyler düşünür mü dedim beni can kulağı ile dinliyordu ben devam ederek sen çok küçüksün bunun gibi deneyimler seni çok genç yaşında sapıklıklara iter ve bunu her zaman otobüslerde yapmak isteği doğar, buda başına bir sürü bele açar dedim. Hem senin etin ne budun ne dedim küçük boyunla neler yapıyorsun öyle otobüste itelemekten neredeyse herkese rezil olacaktık dedim elimde değildi çok üzgünüm dedi bende üzülme artık olan olmuş bir kere bir daha yapmamak şartıyla seni affediyorum dedim ama asla bir daha böyle bir şey yapma ne bana ne de başkasına herkes benim gibi doğal karşılamaz dedim. Sen doğal mı karşıladın yenge dedi evet deneyimsiz olduğundan dedim belki kadında bundan zevk alabilir ama yinede çok yanlış bir hareket çünkü hemsen küçüksün hem de benim kocamın yeğenisin dedim. Yani sen zevk aldın mı diyerek bana şaşkınlıkla sordu doğrusu bu soruyu ondan beklemiyordum şaşırtmıştı eğer başka soru sormazsa doğruyu söyleyeceğim dedim söz diyerek yutkundu ve can kulağıyla dinlemeye başladı tabi ki zevk aldığımı nede olsa bende normal bir insandım gencim ve güzelim erkeğin sikinin amımın üstünde temas halinde olması istemeyerekte olsa her kadını etkileyeceği gibi beni de etkilediğini anlattım ve sonrada haylaz çocuk o kalın şeyi hisseden kadın etkilenmez mi diyerek hem yanaklarını sıktım hem de gülümsemiştim. Arkadaşlarımda öyle diyerek devam etti ne dediler dedim şeyimin kalın olduğunu dedi gerçekten mi dedim evet dedi o zaman hadi bakalım banyoya yıkanmaya mademki boşaldın yıkanmalısın diyerek elinden tutarak kaldırdım. Maksadım onun kalın şeyini görmekti banyoya gittik ve ikimizde girdik( ) soyun bakaım dedim çok şaşırmıştı, senden utanırım dedi otobüste utanmıyordun haylaz dedim ve ben çıkarmaya başladım çocuğun giysilerini hadi ben senin büyüğünüm artık böyle şeyleri düşünme ve bir daha tekrarlama diyerek çocuğu rahatlatıyordum yıkanmanı bitirelim daha pasta yapacağız dedim pantolonunu çıkardım külotu birden pislenmişti ne bu böyle dedim musluğu fazla açtın her halde diyerek gülüyordum o hala şokla karışık hareketsiz beni izliyordu artık sadece ıslak külotu vardı onun kini görebilmek için arada onu da kenarlarında tuttum tam indirecektim ne olur çıkarma yenge dedi neden dedim kızma ama ben yine tuhaf oluyorum dedi ben hemen sikine göz attım hakikaten kalkıyordu ne yani bu kadar uyarmama rağmen yine bana sulanıyormusun lan dedim hayır ama istemeyerek etkileniyorum dedi. O zaman sen çıkar dedim hayır ne olur zorlama dedi bende hayır bu bu akşam bana yaptıklarının cezası dedim hem büyük diyorsun çıkarda görelim beni ne itelemiş bilelim değilmi dedim çaresizdi hala duruyordu ben hemen külotunun kenarlarından tutarak bir indirdim indirirken bende eğildim ve dolayısı ile çocuğun ereksiyon halindeki siki külottan kurtulmanın hırsıyla göbeğine doğru çarptı ve çarpma esnasında yüzüme de değmişti hemen geri çekildim, o da önünü kapatmıştı ama gizleyemiyordu bırak onu ozan kızıyorum dedim, neden böyle yapıyorsun yenge diyordu ellerinden tutarak çektim serbest kalan siki haşmetli şekilde bana bakıyordu, o anda amımdan suların süzülerek sızdığını hissetmiştim, demek bununla beni düzmeye kalktın dedim yaklaşık 14 cm ve damarlı idi 16 yaşında bir çocuk için oldukça iriydi kafasında boşalan menisinin parlaklığı vardı, tamam sırtını dön dedim sırtını sabunladım ama aklım öndeki sallanan sikinde idi eğer’ki çocuk olmasa hemen düzüşecektim onunla ama kendimi frenlemeliydim. Arkaya dönerken bana yenge sende soyunsana dedi, şok olmuştum neee sen neler söylüyorsun dedim. Kızma ama ben hiç çıplak kadın görmedim dedim kesinlikle olmaz dedim ama benden cesaret almıştı bastırıyordu. Ne olur diyordu bunu benim için yap kırma diyordu artık yalvarmalara kadar varmıştı hayır diyordum o yalvarıyordu ben çıkmak için kapıya yöneldim ayaklarıma kapandı ne olur yalvarıyorum sana sadece görmek istiyorum ne olur yenge bu kadar yaşadıklarımızdan sonra kırma yemin ederim kimseye söylemeyeceğim dedi o zaman mademki çok istiyorsun şartlarım var dedim hemen doğruldu tamam tamam diyordu bu gün bunlar sadece ve sadece ikimizin arasında kalacak dedim , tamam dedi ikincisi sana sadece göstereceğim ama şunu bilmelisinki daha fazlasını kesinlikle istememelisin çünkü kocamın yeğenisin ve çok küçüksün dedim tamam dedi diğer günlerde bu konularla ilgili hiç bir şey duymak ve konuşmak istemiyorum eğer ki bir seferde olsa sadece ima bile etsen seninle külahları değişiriz ve babana bana sarkıntılık ediyor diye söylerim ve biliyorsunki bana inanırlar dedim tamam söz dedi Bende o zaman arkanı dön dedim döndü eteğimi kaldırdım ve ıslanmış külotumu çıkardım kenara attım eteğimin sadece ön kısmını kaldırdım ve amımı onun göre bileceği şekilde öne doğru çıkararak bekledim tamam baka bilirsin dedim yavaş hareketlerle döndü küvetin içinde sadece orama bakıyordu ben ise onun gözlerine inanın amımı o şekilde görünce gözeri ateş gibi olmuştu aman tanrım bu bu bu müthiş bir varlık dedi( ve olduğu yere çöktü ne oldu dedim yemin ederim dizlerimin bağı çözüldü dedi yaklaş ne olur yaklaş dedi ben olmaz ne konuştuk dedim tamam dokunmayacağım ama sadece yakından görmek istiyorum bunu bana çok görme dedi yaklaştım ve eğildi artık dilini uzatsa değecekti o an için ben de çok heyecanlanmıştım daha yeni adetimden kurtulmuştum ve o akşam içinde eşimle düzüşecektik onun için iyice temizlenip kaymak gibi yapmıştım amımı zevkinde verdiği durumla iyice ıslanan dudaklarının içi parlıyordu o diyordu bunu kokladı demek ki am kokusu dedikleri bu müthiş koku diyerek derin bir nefes çekti siki taş kesilmişti burnu amıma değmişti burnunu etrafında gezindirerek kokluyordu burnuda her seferinde değiyordu ben elimi amıma attım ve iki parmağımla amımın dudaklarını iki yana açarak amımın dilini ona göstererek bir jest daha yapmıştım bak şu güzelliğe ne olur sanki bunu yesem yalasam soksam sikimi buna oda ıslanmış işte dedi ben de çok isterim ama hayır dedim bir kere daha eğildi amımın dilini kokladı o zaman senden bir ricam olacak dedi söyle bakalım dedim sen bu şekilde dururken 31 çekmek istiyorum son isteğim ne olur kırma dedi. Bende peki ama son istek tamammı dedim hemen küvetten çıktı sikini kavradı önüme çömeldi ve amımı koklayarak sikini okşamaya başladı ben bunları izlerken aslında ondan daha fazla istiyordum ama bu yargı değerleri beni mahvediyordu o amımı koklayıp sikini okşarken bende amımın dilini parmağımla okşamaya başlamıştım inanılmaz bir şeydi karşılıklı mastürbasyon yapıyorduk bende artık gözlerimi kapattım ve olaya kendimi bırakmıştım ben olanları düşünürken dilini amımın iç pembe yerlerinde hissettim ama artık bunada karşı koyamazdım ağzını bir ani hareketle amıma bastırarak amımın dilini yakaladı aman tanrım bu hareketi eşim bana yaparken çok zevk alırdım ahhhh diyerek kafasını saçlarından tuttum ve amıma olanca gücümle bastırarak sarsılmaya başlamıştım sarsılmalarım hızlandıkça kafasını olanca gücümle bastırıyordum oda belliki gelmek üzere idi artık geliyordum son bir hamle yaparak kafasını iyice batırdım oda dilini amımın deliğine sokmuş nasıl oldu ise dilini tıpkı siki gibi kullanarak içime sokuyordu sarsıla sarsıla gelmeye başlamıştım oda geliyordu ben bağırmaya başlamıştım evet evet evet diye artık gelmiştim sularımı yutuyordu kendimi çektim ve sikine baktığımda çoktan gelmiş dölleri ayaklarıma sıçramıştı bana bakarak göz göze geldik ağzı amımın sularıyla parlıyordu dudaklarına eğildim ve onları doyasıya ısırdım koparırcasına öptüm ve teşekkür ettim hemen doğruldum ve dediğimiz gibi dedim eğerki birinden duyarsan ve tekrar istersen seninle kapışırız meraklanma yengeciğim sana söz veriyorum bundan sonra ( ) Esra yenge dünyada eşi olmaysan tatlı amını yalamış şanslı bir yeğen olarak yaşayacağım dedi. Deli çocuk diyerek tekrar öptüm ve banyodan çıktım o yıkanırken bende müthiş bir pişmanlık kaplamıştı içimi o çıkınca sakın 1 hafta görünme bana olurmu şimdi git dedim ve o zamandan sonra hiç bu şekilde bir duyguyu yaşamadık şimdi 18 yaşında oldukça yakışıklı oldu kızlar peşinde pervane oluyor yine eskisi gibi görüşüyoruz ama hiç o günden bahsetmiyoruz belki de ihtiyaç duymuyor artık ama ben son zamanlarda onu yine ister oldum eee iki sene oldu geçeli kimbilir siki ne kadar kalınlaşmıştır haaa benim doğum günümde bana yüzük almış ve notta yazı şöyle idi her şeyin ilki yengeme diyordu eğer fırsatını bulursam artık vereceğim ona

    porno hikaye seks hikaye seks hikayesi
  • Kuzenimin taze karısına acımadım

    Kuzenimin taze karısına acımadım

    Merhaba. Adım Ercan. Ben bir doktorum (Genel Cerrah). 53 yaşındayım, ama cinsel arzularım ve performansım hala çok iyi, haftada en az 12-14 kere boşalırım. Maalesef eşimde tık yok. O zaten pek sevmez sikişmeyi, kerhen yapardı. Son 4 yıldır hiç vermemeye başladı, hatta yatağını da ayırdı. Ama benim cinsel arzularım devam ettiği için, ya başkalarıyla birlikte oluyor, ya da çok azgınsam ve o anda sikecek am bulamazsam 31 çekiyorum, ama her gün boşalıyorum.

    Mesleğim gereği sık sık kongre v.s. nedeniyle ya da başka işlerden dolayı İstanbula giderim. Çoğu zaman otelde kalırım, ama arada sırada amcaoğlum var Altan, onlarda kalırım. Onu da eşini de çok severim. Altan 48 yaşında. Eşi Zeliha ise 38 yaşında, 1.60 boylarında, etine hafif dolgun, çok sevimli, cıvıl cıvıl, yüzü de çok güzel bir kadın. Bir çocukları var. Her neyse, son birkaç yıldır Altanda şeker hastalığı, arkasından impotans oluştu. Sürekli bu konuda dert yanar, çare arar ve doktor olduğumdan bana danışırdı. Ben de Ürologlara yönlendirdim. Ama nafile, çünkü olay organik olduğu için pek çözümü yok. Anladığım kadarıyla en az 2 yıldır Altanda tık yoktu. Açıkçası gidip gelirken ve onlarda kalırken hiç karısının durumunu aklıma getirmemiş, onun bu konuda mağdur olacağını düşünmemiştim. Hem onlar benim çok sevdiğm akrabalarımdı. Zeliha beni çok sever, ‘Ercan abi’ der, sevimli bir şekilde sarılırdı her zaman. Bazan onlarda sabahlardım. Ticaretle uğraşan Altan sabah erken kalkar işine giderdi. Biz de sonradan Zeliha ve çocuğuyla uyanır, kahvaltı eder, ben sonra işime ya da toplantıma giderdim.

    Son olarak Haziran ortalarında onlarda kaldım. Akşamdan sevinçli bir karşılama, yemek sohbet muhabbet, derken odalarımıza çekildik yattık. Bu arada küçük çocukları da teyzelerine gitmiş 1 haftalığına. Sabah, hava sıcak olduğu için odaların kapısı açık, ben bir hıçkırma ve belli belirsiz bir iniltiyle uyandım. Bir daha uyuyamadım, kalktım üzerimde şort ve ince bir tişortle salona geçtim. Altan çoktan işe gitmişti. TV’yi açıp, sesini çok kısarak, izleyip, kahvaltıya kadar vakit geçirme düşüncesiyle öylesine izlemeye başladım. Bir 20 dakika sonra Zeliha geldi salona, saçı hafif dağınık, gözleri şismiş, ama uykudan değil, belli ki ağlamış. Kısa bir gecelikle geldi, kanepede yanıma oturdu. Birbirimizi çok sevdiğimizden ve ters birşey düşünmediğimizden, ya da en azından ben öyle düşünmediğimden, teklifsiz otururduk böyle. O anda da benim aklımdan en ufak birşey geçmiyordu zaten, severdim Zelihayı…

    “Sen birşeye mi üzüldün? Ağlamışsın!” diye sordum. Gözleri doldu yine. “Ercan abi, seni çok seviyorum, senden saklamayacağım, üstelik bir hekimsin, bu konuda içimi dökeceğim en uygun kişisin, çok büyük bir sorunumuz var. Altanda sertleşme problemi var, nerdeyse tam 2 yıldır hiç beraber olmadık. Doktora falan da gitti, hiç çözüm olmadı, cinsel uyarıcı hap kullandı, yine çözüm yok. Doktorlar sadece penis proteziyle olabilir dediler, Altan da hiç yanaşmıyor. Ben de onu kırmayayım diye birşey demiyorum. Çaresiz…” dedi ve sözün burasında başını eğdi, yüzü kızardı ve yine bir hıçkırıkla gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı, bir süre sessiz kaldıktan sonra sesinin tonunu alçaltarak, “Çaresiz kendimle oynuyorum, öyle tatmin oluyorum. Ama çok gerildim artık, çocuğuma olur olmaz bağırıyorum, etrafımdakileri kırıyorum. Kendimle oynamak yetmiyor artık bana!” diyerek bacaklarını gövdesine çekti, top gibi toparlandı, kedi yavrusu gibi göğsüme sokuldu, ağlamaya başladı. Başını boynumla sağ omzum arasına göğsüme gömdü…

    Bu tabloda birden içimi aşırı bir acıma, şefkat ve koruma duyguları sardı. Küçük bir çocuk gibi ağlamasına dayanamadım ve sarılarak saçlarını tıpkı bir çocuğu sever gibi şefkatle okşamaya başladım ve “Merak etme, zamanla düzelir bazı şeyler…” gibi, kendimin de inanmadığı bazı sözler geveleyerek teselliye çalıştım. O ara başını hafifçe kaldırdı aşağıdan yüzüme baktı. Çok masum, çaresiz, utanmış ve arzu karışımı, yaşlı gözlerdeki bu bakışa dayanamadım, sağ elimin başparmağıyla gözlerindeki yaşları birer birer sildim. Sessiz sessiz ağlamaya devam etti. O kadar acıma ve şefkat doluydum ki, bu güzel gözler karşısında, dayanamadım dudaklarımı iki yanağına da hafifçe dokundurarak, yaşları tekrar sildim dudaklarımla ve halen aklımda birşey olmadan sıkı sıkıya sarıldım, “Geçecek, merak etme!” diyebildim.

    O arada başını hafifçe yine kaldırdı. Ama bana bakışları değişmişti sanki. Nefes alışı hızlanmış, göğsü sık sık inip kalkmaya başlamıştı. Bunu farkettiğimde dikkatimi çekti, dekoltesi fazlaydı ve iri memelerinin çatalı ve dekolteden taşan iri yuvarlaklara başka bir gözle bakmış, ama hemen toparlanmak istemiştim. O ise, “Teselli etmeye çalıştığın için teşekkür ederim.” dedi ve sağ kulağım ve boynum çenem altına gömdü başını ve uzun bir öpücükle öptü, öylece kaldı bir süre. Sonra birden boynumu, çenemi ve yüzümü, sık sık ve defalarca çabuk çabuk öpmeye başladı. Memeleri daha hızlı inip kalkıyor ve onları göğsüme bastırıyordu. Çok sert, taş gibi olduklarını farkettim. Bende de birden duygular şefkatle arzu arasında karışım göstermeye başlamıştı. Öpmeler çoğaldı ve dudaklarıma da dokunmaya başaldı. Daha da ileri giderek alt dudağımı kaptı ve hırsla emmeye, kendini bana daha çok bastırmaya başladı…

    Beynim (Ne oluyor?) diyordu, ama sikim bu soruya çoktan cevap vermişti bile. Zeliha da bunu anlamak ve şöyle bir yoklamak için şortumun üzerinden sikime dokundu ve sertliğinden, beynim değilse bile bedenimin cevapsız kalmadığını anladı. Beni yavaşça sırtüstü devirdi kanepeye, dudaklarımı somuruyordu artık. Dilini soktu ağzıma, önce dişlerimi yaladı, dişlerimin dibinde gezdirdi dilini, sonra hırsla ve açlıkla dişlerimi araladı, dilini dilimle buluşturdu ve dilimi yakalayıp emmeye, şiddetle emmeye başladı. Bu arada elini şortumdan içeri kaydırmış, sikimi kavramıştı, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Kendisi de üzerimde memeleriyle göğsümü ezerken, sıyrılmış kısa geceliğinin altından külotlu amını bacağıma şiddetle bastırıp sürtüyor, bu arada sabah duyduğum iniltinin aynısıyla ıhlıyordu. Bacağım külotundan dışarı taşan ıslaklığıyla ıslanmıştı. Hırsla ve hızla tişörtümü sıyırdı, ben de başımı oynatarak yardım ettim çıkarıp attı. Boynuma, ordan göğsüme indi, öpüyor, yalıyor ve emiyordu. Meme uçlarıma geldi, ıhlayarak şap şap seslerle emiyor, ısırıyor ve yalıyordu. Ben de deli oldum, alttan sikimi bastırıyorum, o da amını sürtüyordu.

    “Çıkart geceliğini!” dedim. Yine hırsla ve bir çırpıda geceliğini çıkarıp attı. Sütyen yoktu zaten. Tanrım, ne güzel memelerdi, hiç doğurmamış gibi, iri, sert ve uçları yukarı bakıyor. Başımın altına bir yastık koyarak sırtımın ve başımın hafif doğrulmasını sağladı ve memelerini ağzıma dayadı, “Em ne olursun!” dedi kısık inleyen sesle. “Em!” dedi. Yumuldum, memesinin ucunu vakumlayarak ağzıma alıyor, tüm gücümle emiyor, sadece meme ucunu değil, memesinden de büyükçe bir kısmı boğazıma kadar somuruyordum. Bu arada diğer taş gibi memeyi de elimle sıkıyor, yoğuruyordum. Sonra ağzımdan çıkarıp, bu kez diğer memeyi aynen vakumluyordum. İnlemeleri kısa kısa, ama çok isterik çığlıklara dönmüştü artık. “Ercan abi abim benim… Ne olur 2 yıllık hasretimi dindir, açlığımı gider, doyur beni ne olur, ne olur!” diye inliyor, bir yandan da gözyaşlarını akıtmaya devam ediyordu…

    Altında sadece külot vardı, ama işemiş gibi sırılsıklamdı. Memelerimi bir daha öpüp yalamaya başlayarak daha aşağılara indi, göbeğime geldi, yalayıp içini dilledi, sonra diliyle aşağılara indi, şortumla boxerimi az indirdi. Herşeyi, tüm açlığını gidermek istercesine yavaş yavaş, ama her zerresinden tad alarak yapıyordu. Sikimin köküne ulaştı, oraları yaladı. Sonra şortumla boxerimi birlikte yavaş yavaş sikimin her açılan yerini yalayarak çıkarttı. En sonunda sikim fırlayarak tavanı göstermeye başladı. Zeliha şöyle bir doğruldu, arzu, beğeni ve şaşkınlık karışımı bir ifadeyle sikimin başını iki eli arasına alarak 4-5 saniye hayranlıkla baktı ve “Bu… bu… bu çok büyük ve çok güzelll! Altanınkinden iri! Hepsinden önemlisi dipdiri…” dedi. Sonra eğilip yavaşça öptü, yüzüne sürmeye, tapınırcasına sevmeye başladı. Dudaklarına, yüzüne sürüyor, oradan aşağı memelerine götürüyor, onlara sürüyor, bir birinin bir diğerinin ucuyla okşuyordu…

    Sonra sikimi kaptı birden ve başını emmeye, “Mmmmm!” diye sesler çıkarmaya başladı. Eli de külotunun üzerinden amını okşuyordu. Yavaş yavaş derken daha da ilerledi ve ağzına sikimin tamamını aldı, başını ileri geri oynatarak vakumluyordu. Ben artık tahammülün son noktasındaydım, omzundan hafifçe ittim ve “Her an gelebilirim!” dedim. Ağzından çıkarmadı ve patla der gibi suratıma baktı. Ben de, “Ooohhh!” diye hırıltılı bir bağırmayla boşalttım tüm döllerimi ağzına. Ağzından hiç çıkartmadı, son titremelerime kadar hem emdi, hem yuttu. Öyleki sikim ağzında ileri geri girip çıkarken bir döl kırıntısı dahi görünmüyordu. Kasılmalarım en son bittikten sonra da 15-20 saniye daha emdi ve sikimi yalayarak ağzından çıkardı. Ama sikim halen sertti. “Ay inanmıyorum, halen taş gibi!” dedi. Ben de, “Canımm, çok süperdi, ama sen daha açsın, şimdi ben senin tatlını yalayayım hadi!” dedim. “Evetttt!” dedi, külotunu çekip attı ve hemen amını ağzıma dayadı. Dizleri geri kıvrık, kendi de geriye yaylanmış vaziyette amını ağzıma bastırıyor, ben de bu muhteşem etli amcığı somuruyordum…

    Zaten azmış olan Zeliha hemen kasılarak ve kasıklarıyla ağzıma kerkinerek, kısa kısa vuruşlarla, “Buuu, işte buuu!” diyerek boşalmaya başladı. Ağzım ve çenem amının suyuyla, bal kasesine daldırmış gibi sısrılsıklam ve vıcık vıcık oldu. Kasılma ve titremeleri geçince Zeliha dudaklarıma yumuldu ve ağzımdaki bu en ballı sıvıyı, ağzımı emerek yaladı, yuttu ve “Ohhh, amımın tadı da çok güzelmiş!” dedi. Sonra yavaşça koluma, omzum hizasından yattı ve dinlenmeye koyuldu. Bu arada parmaklarının sırtıyla hafif hafif göğsüme, oradan sikime kadar sürterek okşuyordu. “Teşekkür ederim Ercan abiciğimmm! İnan iki yıldır yarak yüzü görmedim. Çaresiz ve birdaha olamayacağını öğrendikten sonra hep kendi kendimi tatmin ettim ve biliyormusun, tek objem hep sendin. Neden bilmiyorum ama, senden başkasını düşünmedim bile. Bu sabah bile sen içerde yatarken seni hayal edip, sağ elimin kutsal iki parmağıyla amımı parmaklayarak, sanki senin bu güzel sikinmiş gibi boşaldım. Ama inan hayallerimde bile sikin bu kadar büyük değildi!” dedi.

    Ben de, “İnan ki Zeliha, sen ateşlenene kadar hiç böyle birşey düşünmemiştim, bir anda oldu…” dedim. Göğsüme doğru hafif doğrularak, korkmuş, utanmış, kırgın ve hayal kırıklığı karışımıyla, hepsinden önemlisi yarım saat önceki o mahzun anlamla yüzüme bakarak, “Üzgün müsün, pişman mısın yoksa?” dedi. “Hayııır!” diye bağırdım, “Hayır, hayır! Sana yemin ederim, hiç bu kadar güzel seks yaşamamıştım!” dedim. Yüzüne bu kez memnun, mutlu ve muzaffer bir anlam yayıldı ve “Daha ne yaptık ki!” dedi. Başını aşağı eğip sikime baktı ve eline alarak, “Tanrım yaa inanamıyorum, hiç yumuşamadı bu!” dedi. Ben de elimi onun daracaık amcığına attım. Amcığı çok güzeldi bu arada, tam sevdiğim türden, etli iç dudakları ve küçük parmağımın ilk boğumu kadar olan bızırı pespembe ve şişmiş dış dudakların arasından dışarıya fırlamış kabarmış ve sulu bir reçel kıvamındaki am suyuyla vıcık vıcık olmuştu. Daracık diyorum, çünkü bir parmağım bile zor sığıyordu neredeyse. Doğumunu sezeryanla yapmıştı zaten ve 2 yıldır da parmakları dışında hiçbirşey sokmamıştı bu amcığa…

    Zeliha sikimi biraz yalayarak, “Bu güzel şeyi içimde istiyorum, hemen şimdi! Sen hiç birşeye karışma, o kadar açım ki, seni ben sikeceğim! Sen sadece aynen böyle yatmaya devam et!” dedi. Yavaşça yanımdan sıyrıldı, sağ bacağımın yanındaki sol bacağının üzerine yüklenerek sağ bacağını ata binecek gibi üzerimden aşırdı ve doğruldu, sikimi tuttu, alttan o etli, o ballanmış amının dudaklarına sikimin başını 10-15 saniye sürdü. Bu anda bile titriyor, “Offffff!” diye sesler çıkarıyordu. Sonra yavaş yavaş, milim milim sikime oturmaya başladı. Amcığı gerçekten çok sıkıydı, ama vıcık vıcık ballı olduğu için sımsıkı da olsa canını yakmadan muhteşem his uyandırarak giriyordu. “Offffff, bu çok kalııınnn!” diye bağırdıktan sonra, “Ama çok güzeeeelllll!” diye inledi. Tam dibine kadar oturunca, sikim amının rahim ağzı kısmına dokundu. “Offfff, bunu Altanda daha önce hiç hissetmemiştim! Aman Tanrım, ne muteşem bir duygu buuu!” dedi ve 10-15 saniye öylece bekledi. Üstüme oturmuş, amı sikimi sımsıkı sarmış, elleri göğsümde dikilmiş vaziyette, amının kasları refleks olarak kasılıp gevşiyor nabız gibi atıyordu…

    “Tanrım, sonsuza kadar sürsün buuu!” diye inledi, sonra hafif hafif inip çıkmaya başladı. Önceleri yavaş yavaş, sonra giderek tempoyu artırdı. Oturup kalkıyor, inlemeleri artıyor, bu arada göğüslerimde olan elleri istemsizce ama çok kuvvetle sıkıyordu. Oturup kalktıkça o muhteşem güzellikteki memeleri çok güzel salınımlarla sallanıyordu. Ben hiç hareket etmiyor, sadece memelerini sıkıyordum. Zeliha inleyerek kasıklarımı dövüyor, götünün kanatları taşaklarıma vurdukça şap şap sesler çıkıyordu. Biraz canım acıyordu, ama aldığım zevkten dolayı aldırmıyordum. Gittikçe hızlandı, çılgınlaştı, “Sik beni Ercan abi, sikk, nolur sik daha, siiikkk!” diye bağıra bağıra kasılmaya ve titremeye başladı, öylece göğsüme kapaklandı. Amı halen kasılıp duruyordu. Rahatlayana kadar 2 dakika kadar yattı öylece. Ben de bir yandan saçlarını, bir yandan hafif hafif sırtını ve kalçalarını okşuyordum…

    Neden sonra Zeliha farketti sikimin içinde halen semsert durduğumu ve boşalmamış olduğumu. “Aman Tanrım, yaa bugün tüm mutsuzluğum sınırsız bir mutluluğa dönüştü, ama aynı zamanda şaşkınlıklar yaşıyorum, bu ne sendeki Ercan abi? Bu inmez mi hiç? Altanın performansı malum, ama hiçbir arkadaşımda böyle birşey duymadım bile! Utandım şimdi, seni boşaltamadım!” dedi. “Yok, boşver. Biliyorsun ağzına çabuk geldim, ama boşalınca böyle oldu. Boşaltırsın merak etme… Hadi pozisyon değiştirelim!” dedim. Üstümden kalktığında amından çıkan sikim onun ballı sıvılarıyla bulaşmış ve parlaktı. “Domal!” dedim. “Olmaz, korkarım…” dedi. “Yok, götünü sikmeyeceğim, amından yine!” deyince diz dirsek pozisyonu aldı. Aman Tanrım böyle güzel kalçalar olmazdı. İnanılmaz güzellikte yuvarlaklardı ve arasındaki göt deliği anca bir kurşun kalemin ucu girecek kadardı. Zaten kıyamazdınız oraya sokmaya. Fakat domalmış pozisyonda arkadan fırlamış amının da görünüşü inanılmazdı…

    Sikimi elime aldım ve başını 8-10 kere amının dudakları arasında sürttüm. Yine ıhlamaya başlamıştı. Yavaşça yüklenmeye başladım. Yavaş yavaş girdi sikim amına ve kasıklarım tam kalçalarına yapıştı. “Offff! İşte buna bayılıyorum, o kalın damarlı yarağını amımın duvarlarının her milimetrekeresinde hissediyorum ve yine rahmime dayandı sikin. Ohhhhhh!” diye inledi. Yavaş yavaş girip çıkmaya başladım ve hep yavaş tempoda gir-çık yapmaya devam ettim. Zelihanın inlemeleri hızlanıp çığlıklara dönüştü yine, “Ooggghhhh, ırrgggghhh!” diye hırıltılı bir hal aldı, “Pompala erkeğimm, sikicimmmm, sikkk, sokkkk, hızlı pompalaaaaaa, sert vur bebeğim, vur vur vur…” diye bağırıyordu. O kadar azgınlaştı ki, hızlı vuruşlarım yetmedi, kendisi de götünü kasıklarıma vurmaya başladı. Amına girip çıkan sikimin çıkardığı vıck vıck sesleri, kasıklarıma ve taşaklarıma vuran kalça ve kasıklarının şap şap seslerine karışıyor, ikimizi de azdırıyordu…

    Nerdeyse 20 dakika olmuştu. Ta ilk sikmeye başlayalı beri o bir kez boşalmış, ben daha boşalmamıştım, “Artık patlamak üzereyim, çıkacağım!” dedim. “Hayırrrr!” diye inledi histerik bir şekilde, “Sakın çıkmaaa, içime akıtt, umrumda değil hiçbirşey, boşal, patlat, tüm dölünü akıt içime!” dedi. “Hadi o zaman beraber olsun!” dedim. “Evettt beraber olacak, zaten ben geliyoruuuum!” derken, ben de artık dayanma noktamın sonuna gelmiştim, ben de hırıldayarak ve bağırarak patlattım. Zeliha kasılma ve histerik titremelerle yüzükoyun kapanmış ve “Iıııııghhhh!” diye bağırırken, ben amına doldurdum tüm döllerimi. İkimiz de son kasılmaları yaşarken ter içinde kalmıştık. Sık sık soluyarak öylece ben de kapaklandım üstüne. Zeliha altımda, “Tanrım yaaa böyle ölmek istiyorum!” diye inliyordu, sikim içinde yavaş yavaş küçülürken. Bu arada ben onun ensesine sırtına öpücükler yağdırıyor, o da benim ellerimi öpüyordu. Döllerim ve onun aşk sıvıları kanepeye akmış ufak bir gölcük olmuştu.

    Yavaşça çıktım içinden, kalçalarına öpücük kondurdum. Zeliha döndü kanepede oturdu. Sikimi tutup, memnuniyetini gösteren öpücüğünü sikime konduruyor, “Teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim!” diye inliyordu halen…

    anne oğul ensest sex hikayeleri en azdırıcı hikayeler hareketli sikis hikayeleri karım hikaye sahibe hikaye sinop porn
  • Travesti Beni Ben Annemi – Sex Hikayeleri

    Travesti Beni Ben Annemi – Sex Hikayeleri

    Selam ensest hikaye okurları, ben İstanbul’dan Kerem. Seneler seneyi 31 çeke çeke elleri nasır tutmuş bir gençtim. Çirkin olduğum için kız dostum hiç olmadı. Dolayısıyla 20 yaşıma geldiğimde hala bir sex tecrübem yoktu.Bu öykümü sizler için yazdım. Sadece porno filmlerden sonrasında gidip tuvalette çektiğim 31’lerden ibaretti sex hayatım. He bir de misafirliğe gittiğimizde kuzenim ve komşumuz Ayla ablanın külotlarını koklayarak çektiğim 31’ler vardı.

    Günlerden bir gün gene porno sitelerde takılırken mükemmel bir göte haiz hatun görmüş oldum. Videoyu seyretmek için derhal tıkladım. Hatunun roket benzer biçimde memeleri, taş şeklinde poposu vardı. Azca sonrasında vücutlu bir adam gelip kadını yalamaya başladı. Hanım çok seksiydi. Sonrasında adam kadının tanga külodunu indirip göt deliğini yalamaya başladı. Muhteşem yalıyordu. Kadının poposu yusyuvarlaktı. Adam deliği iyice yaladıktan sonra hanımın iki bacağının arasından bir şey sallanmaya başladı. Aman tanrım! Kadının yarrağı mi vardı? Adam arkaya doğru çekip yarrağı emmeye başladı. Yuh dedim. O görkemli hatun bir travesti miymiş! Hayal kırıklığına uğradım başta. Çünkü iğrenç gelirdi bana travestiler. Fakat bu yavruyu izleyince fikrim değişir şeklinde oldu. Bir adam bir hanımdan daha güzel nasıl olabilirdi? Videoyu sonuna kadar izledim. Adam hanımı (travestiyi) kanepeye domaltıp götünden sikmeye başladı. Travesti köpek gibi becerdiriyordu kendini. Adam arkasından vurdukça alttan sallanan yarrağı olmasa kimse travesti diyemezdi bu yavruya. Daha sonrasında travestiyi kucağına aldı adam. Travesti de kıvıra kıvıra adamın iri yarrağını dibine kadar aldı. Sonra sikin tamamını dibine kadar götüne girip çıkacak şekilde oturup kalkmaya başladı. Bir taraftan da fahişegibi bağlarırıyordu. Arkasından adam travestiyi yatırıp yarrağını eme eme boşalttı travestiyi. Sonrasında da adam travestinin ağzına yüzüne boşaldı. Videoyu izlerken ben de boşaldım, çünkü travestinin harika bir fiziği vardı.

     

    O günden sonra travesti videolarına alaka duymaya başladım. “Shemale” linklerine tıklayıp kadınlardan daha güzel travestilerin pornolarını izliyordum. Bir gün yine bu şekilde travesti videosu izlerken bir reklam açıldı önümde. “İstanbul’un en güzel travestileri” yazıyordu üstte. Altta travesti resimleri vardı. “Tıkla sen de sik” yazıyordu resimlerin yanında. Çok şaşırdım. İstanbul’da travesti sektörü mü vardı? Hayret etmiştim. Google’a “İstanbul travestileri” yazıp arattım. Aman tanrım! Bırakın bulunduğum şehri yaşadığım ilçede bile bir sürü travesti varmış meğer. Merakla tüm akşam boyunca resimlere baktım. Bir çoğu kadınlardan güzeldi. O resimlere baka baka 31 çektim sonrasında. O gece rüyamda travesti becerdiğimi görmüş oldum. Muhteşem bir hatundu aslen. Sikmeye başlayınca penisini görmüş oldum. Müthiş bir rüyaydı. Sabah kalkınca hakikaten de boşalmış olduğumu fark ettim. Bugün dersim yoktu. Yatağımda uzanırken “neden bir travesti sikmiyorum” diye düşündüm. Madem kızlar yüzümüze bakmıyordu, ben de kız gibi travestilerden birini sikebilirdim. Gene bilgisayarın başına oturup Anadolu yakasında sikebileceğim travestilerin listesini çıkardım. En aşırı hoşuma gidenden minimum hoşuma gidene bakılırsa sıralama yapıp telefonlarını yazdım. Sıra aramaya geldi. Daha önce bir kere eskort bir kızı aramıştım, 300 tl istemişti. Bununla birlikte yalnız bir postaya… biraz çekinerek ilk sıramdaki Kartal’dan Berrak’ı aradım. Müzik çalıyordu telefonda. Sonrasında açılınca çekinerek mevzuşmaya başladım. İlk kere yapacağımı öğrenince telefonda beni kandırdı Berrak. “Aşkım sen gel, sonra abonem olacaksın” dedi. Ücreti sormuş oldum. 100 tl dedi. Çok şaşırmıştım. Berrak mükemmel gaslıküyordu internette. “Bir seferlik mi?” deyince, “aşkım sen bir gel, anlaşırız” dedi şuh bir sesle. O gün için randevulaştık. Telefonu tam kapatıyordum odamın kapısı açıldı. “Oğlum yemek hazır” dedi annem. Telefonu hemen “bay bay” deyip kapattım. Kimle konuştuğumu sorunca anneme “dostum ya, ona gideceğim birazcık sonrasında” dedim.

     

    Yemeği süratlica yedim. Aklımda Berrak’ı sikeceğim pozisyonları düşünüyordum. Duşumu aldım, odamda hazırlandım, parfümümü sıkıp yola çıktım. Kartal’da tren istasyonuna ulaşınca Berrak’ın söylediği şeklinde aradım. “Aşkım 10 dakikaya hazırım, bekle” dedi. Ama otuz dakika sürdü. Bu arada aramalarıma cevap vermedi Berrak. Kanmış olduğumı düşünüyordum ki son arayışımda açtı telefonu “aşkım çok azgınsın herhalde, bir müsaade etmedin hazırlanayım” dedi. Sonrasında binayı tanım etti. “Otomatiği açıyorum, gir, ikinci kata çık” dedi. Öyle yaptım. Kalbim küt küt atıyordu. İkinci kata çıkarken sağ taraftaki kapı aralandı, karanlık koridor birazcık aydınlandı. Kapının önüne erişince kapının arkasından uzanan bir kafa “gel aşkım” dedi. İçeri girince bu sefer asıl şoku yaşadım. Hatun resmen porno yıldızı kadınlara benziyordu. Fiziği ve yüzü çok güzeldi. Kısacık bir gecelik ve jartiyer vardı üzerinde. Şoku atlatmam için “sefalar getirdin aşkım” deyip dudağıma bir öpücük kondurdu. Elim otomatikman götüne gitti. Geceliğin üstünden sert poposunu sıktım hafifçe, mükemmeldi. Sikim derhal dimdik olmuştu yavruyu görünce. Sonra salona alıp bir şey içip içmeyeceğimi sordu. Birazcık tırstığım için bir şey içmek istemedim. Beni rahatlatmak için mevzuşmaya çalıştı birazcık. Ben gözlerimi memelerinden ve götünden alamıyordum. Kısa kısa cevaplar veriyordum. “Başlamadan ücret işini halledelim aşkım” dedi. Çıkarıp parayı verdim. “O vakit odaya geçelim mi?” diye sordu. “Burada yapması imkansız mıyız” diye sordum. Cevap vermedi. Sadece geceliğinin askılarını indirdi. Offf mükemmel memeleri vardı. Ellerim hemen memelere gitti. Çok sertlerdi. Eğilip yalamaya başladım memelerini. Sonra şortumun üzerinden sikimi okşamaya başladı. Peşinden prezervatif takıp ağzına aldı. Sıcacık ağza girince ben hemen boşalacak şeklinde oldum. “Kusura bakma çok doluyum” dedim. “Biliyorum, ilk değil mi senin” diye sordu. Kafamı utançla salladım. “Tamam sıkıntı yapma, rahatla” dedi ve sikimi emmeye devam etti. Ben gene gelecek gibi olunca “hadi gir bana” dedi. Kalkıp külodunu indirdi. O an önünde sallanan penisi bir anlığına gördüm. Benimki kadardı. Beni odasına gdolayıp yatağa uzandı.

     

    Biraz jartiyerli poposunu öptükten sonra üzerine uzanıp dikimi tükürükleyerek girmeye başladım. Daracıktı deliği. Bir iki zorlamadan sonra köklemiştim. “Ohh aşkım sik beni ohh” diye inlemesiyle boşalacağımı anlamış oldum ve hızlı hızlı girmeye başladım. Az sonrasında hayatımın en mükemmel boşalmasını yaşadım. Spermlerim prezervatiften taşmıştı artık. Sonrasında bir posta daha istedim. “Tamam” dedi, “ilk sefer için ikinci seferden ücret almayacağım” dedi. Yeni bir prezervatif takıp ağzıyla emmeye başladı yine. Fakat bu sefer penisim kalkmadı. Birazcık beklemem lazımdı sadece vakti yoktu sanırım Berrak’ın. Sonra vazgeçip “canım ben gideyim, tekrar gelirim” dedim. “Olur” dedi. O akşam evde kendimi çok becerkeksiz hissettim. Fıstık gibi bir yavruyu doya doya sikememiştim. Fakat onun sert poposunu düşünerek yine 31 çektim. İki gün sonrasında yeniden Berrak’a gitmeye karar verdim. Akşam babamdan da para aldım. Dersten 15:00’te çıkıyordum. Bigün önceden bu sefer hazırlık yaptım. Banyomu yaptım, etek tıraşı oldum, eczaneden geciktirici aldım. Okul çıkışı gene Berrak’ın evinin önüne gittim. Yine bir yarım saat oyaladıktan sonra aldı beni. Bu sefer üzerinde sarı, dar bir elbise vardı. Çok güzeldi yine. Memeleri taşıyordu elbiseden. Tuvalete girip taşaklarıma ve penisime geciktiriciyi bolca sıktım. Hafif yanma yaptı sikimde. Sonra odaya döndüm. “Bu sefer adam benzer biçimde sikebilecek misin beni aşkım” dedi. “aynı zamanda iyi mi” dedim. Elbiselerinin askılarını indirip memelerini emmeye başladım. Aynı anda o da inlemeye başladı. Sonrasında elbisesini çıkardım. Altında tangası vardı. Kanepeye domalttım. Tangasını yana çekip, çaktırmadan önceden hazırladığım prezervatifi dilime geçirip, prezervatifli dilimle o porno filmde izlediğim gibi Berrak’ın göt deliğini dillemeye başladım. Koku falan umurumda değildi, çok azgındım. Deliğini dillemem çok hoşuna gitmiş olacak ki zevkle önlemeye başladı. Arkasından sikime ağzıyla prezervatifi takıp yalamaya başladı gene. Fena gitmiyordu, geciktirici etkili olmuştu sanki. Bayağı bir yaladıktan sonrasında “odaya geçelim” dedi. Yatakta sikimi emmeye devam etti.

    Sonra göt deliğimde bir şey hissettim. Aman tanrım! Berrak da benim göt deliğimi yalıyordu. Acaip zevkliydi. Boşalacak şeklinde oldum, derhal altıma aldım Berrak’ı. Yatakta domaltıp sikimi deliğine dayadım. Bir iki gitgelden sonrasında kökledim. İyi gidiyordum hala. Omuzlarından tutup hızlı hızlı vurmaya başladım götüne. Beş dakika kadar becerdikten sonra bu şekilde şiddetle boşalmaya başladım. Başım dönmüştü boşalırken. Sonrasında uzandık. “bir daha sikeceğim seni” dedim. “Canım o vakit 50 tl daha alırım” dedi. “Vereceğim merak etme” dedim. “İstersen ben de seni sikeyim” dedi. O an şok oldum! Nasıl kısaca diye geçirdim içimden. Götümü mü becerdirecektim? Göt deliğimin yalanması acayip hoşuma gitmişti. İstem dışı olarak “olur” dedim. Nasıl olsa kimse bilmeyecekti… Kalkıp sikime yeni prezervatif takıp pozisyonunda emmeye başladı sikimi. Yüzümün üzerinde de Berrak’ın yarrağı sallanıyordu. Taşaklarımı da yalamaya başladı sonra. Peşinden yine göt deliğime indi. Yalayarak inletiyordu beni Berrak. Sonrasında bacak arasını yüzüme dayadı. Yumuşak yarrağı burnum ve dudaklarıma değiyordu. Bir kereden bir şey olmaz deyip yarrağını ağzıma aldım. Tadı ve dokusu kötü değildi. Emmeye başladım. Ben emerken o da dibine kadar ağzıma sokmak için bastırıyordu. Az sonra Berrak’ın yarrağı dimdikti. Beni yüzüstü çevirdi. Göt deliğime krem sürdü ve üstüme çıktı. Sikine prezervatif takıp deliğime dayadı. Biraz ittirince canım yandı. “Ahh acıdı yavaş” dedim. Geri çekti. Sonra parmağını iteledi deliğime. Parmakla birazcık yol açtı. Sonra tekrar dayadı sikini. İttirince aleti içime doğru kaymaya başladı. Az sonrasında köklemişti götüme. İlk kere götüme bir şey giriyordu. Sonra ileri geri yapmaya başladı. Azca sonra deliğim alışınca da hızlı hızlı sikmeye başladı beni. Müthiş zevk alıyordum. Arkamdan vurdukça benim penisim hareketleniyordu, nerede ise sikilirken boşalacaktım. Uzun uzun becerdi beni Berrak. Sonra boşaldı. Arkasından yeniden ben harekete geçtim. Gardroba yapıştırıp ayakta sikmeye başladım. Makyaj aynasına domaltıp vurmaya başladım sonrasında. En son yatağın kenarına domaltıp şiddetle rahatladım Berrak’ın götüne. Sikmek kadar siktirmek de hoşuma gitmişti. O günden sonra travestilerle sikişmek alışkanlığım oldu. Maaşımın yarısı travestileri gidiyordu artık. Berrak’tan öteki travestilerle de sikişmeye başladım. Bazıları çok güzeldi, bazıları değildi. Bazılarının mesela Fenerbahçe stadının bir geri sokağında oturan Demet şeklinde travestileri yarrağı çok iriydi. Demet beni her seferinde köpek gibi düdüklüyordu. Ek olarak Nil, Nefise, Dilşah gibi travestileri abonesi olmuştum. Onları sikmekten çok sikilmekten zevk almaya başladım zamanla. Artık sikmesem de olur, yeter ki sike sike doyursunlar beni diye düşünüyordum. Yarağışmeye gitmeden önce seksi iç çfakatşırları ve seksi çoraplar alıyordum. Dilşah ve Demet’in siklerini prezervatifsiz etmiyor, onların da götümü prezervatifsiz sikmelerini istiyordum. Hatta içime ve yüzüme boşalmalarını istiyordum. Dilşah ve Demet de hem temizliğine güvendikleri için, hem para konusunda eli açık olduğum için hem de götümü gerçekten beğendikleri için beni kırmıyorlar, götümü prezervatifsiz silmeye, içime ve yüzüme boşalmaya, beni istediğim her pozisyonda sikmeye başladılar. 4-5 ay bu şekilde kendimi becerdirdikten sonra artık özdeksel, tensel olarak sıkıntıya girmeye başladım. Annem de artık “oğlum ne yapıyorsun harçlıklarınï? Hem benden, hem babandan, hem dedenden harçlık alıyorsun sadece yetiremiyorsun” diye kızmaya başladı. Haklıydı annem. Hakikaten işe çığırından çıkmıştı, çok abartmıştım. Ne yapmış olup yapıp bu işe bir çözüm bulmam lazımdı. Düşündüm taşındım kendi kendime dedim ki “sikmekten çok sikilmeyi seviyorum, o süre niçin sikilmek için para harcayıp durayım?”… O günden sonra kendimi becerdirmek için para vermeyecektim. Facebook’ta kendime fake bir hesap açtım. İsmimi de “cd Dilşah” yaptım. CD “hanım şeklinde giyinmeyi, hareket etmeyi seven erkek” demekti. Ve facebook ta bir çok hesap vardı bu şekilde. İnternetten gay söyleşi sitelerine girmeye başladım. Oradan tanıştığım yaşıtım olan yakışıklı sikicileri feysbuk’tan ekleyerek onlara seksi iç çamaşırları ve kıyafetlerle çekilmişe fotoğraflarımı yolluyordum. Gerçekten götüm bir hatun götünden güzel ve dolgundu. Erkekler götümü sikebilmek için can atıyorlardı artık. Facebook hesabında bir haftada 1000’den aşırı dostum oldu. Bunlardan birine kendimi becerdirmek istiyordum hakkaten. En nihayetinde Mert isimli 23 yaşındaki sarı saçlı bir üniversite öğrencisine kendimi becerdirmeye karar verdim. Akşam randevulaşmak istediğimde Mert skype açmamı veya yüzümün fotoğrafını yollamamı istedi. Ama ben yüzümü göstermek istemiyordum. O gece düşündüm ve bir düşünce geldi aklıma. Ertesi gün Kadıköy’e gidip bir peruk ve makyaj malzemeleri,iç çfakatşırları ve etek falan aldım. Akşam odama kapanıp makyajını yapmış oldum, tanga külodumu, eteğini giydim ve peruğu da taktıktan sonrasında tam bir fahişe gibi oldum. Sonrasında Mert’e fotoğrafımı çekip gönderdim. Mert hemen ertesi gün gelip sikmek istedi beni. Ama ertesi gün ev müsait değildi.

     

    Annem evdeydi. Mert’e benden haber beklemesini söyledim yarın için. Ertesi gün okula görmedim. Anneme ders olmadığını, arkadaşlarımın geleceğini, onun da anneanemlere veya teyzemlere gitmesini istedim. Kabul etti annem. Derhal Mert’e yazdım “14:00′ te gel” diye. Aynı travestilerin yaptığı gibi caddeye gelince beni ara dedim. Derhal hazırlanmaya başladım. Banyoya girip bütün bacağındaki ve göt çevredeki kılları tüy dökücü kremle temizledim. Kalanları da jiletle kestim. Göğüs kıllarımdan da kurtuldum. Makyajını yapmış oldum. Tanga külotu giydim, jartiyer ve seksi çorabı giydim. Üzerime de almış olduğum daracık eteği ve askılı tişörtü giydim. Annemin topuklu ayakkabılarını da zorlayarak giyince aynanın karşısına geçtiğimde tam bir fahişe gibi olduğumu fark ettim. 10 dakika sonra Mert aradı. Pendereden bakınca hakkaten yakışıklı biri olduğunu görmüş oldum. Evi tarif edip kapıya ulaşınca otomatiğe basacağımı, altıncı kata çıkmasını söyledim. Asansörden iner inmez hemen “gel aşkım” diyerek içeri aldım Mert’i. 6-7 ay önce travesti Berrak’ın beni eve aldığı benzer biçimde kapının arkasından kafalı uzatarak… Mert de tıpkı benim o günkü halim şeklinde tedirgin ve ürkekti. “Bir şey içer misin aşkım” diye sormuş oldum. Su istedi bir tek. Suyu içtikten sonra “hadi odama geçelim” diyerek idama geçtik. “Rahat ol aşkım, rahat rahat sik beni” dedim. Mert bu sözlerimden birazcık rahatlamış olacak ki sarılıp götümü okşamaya başladı. Arkasından eteğimi yukarı sıyırıp götümü yalayıp öpmeye başladı. Çok heyecanlıydım ben de. “Beğendim mi götümü aşkım” diye sorunca “harikasın Dilşah” dedi bana. “Göt deliğin temiz aşkım istersen yalayabilirsin” deyince tangamı yana sıyırıp deliğimi dillemeye başladı. Çok zevk alıyordum, penisim de Mert göt deliğimi yaladıkça kalkıyordu. Azca sonra Mert’i yatağa oturtup Berrak’tan öğrendiğim benzer biçimde ağzımla prezervatif taktım sikine. Fazlaca iriydi Mert’in siki. Uzun uzun emdim. Sonra “hadi becer beni aşkım” diyerek yatağa uzandım. Mert üzerime uzanıp yarrağını tükürükleyerek deliğine girmeye başladı. Çok zevkliydi. Mert az sonra hızlı hızlı vurmaya başladı götüme. Bir süre sonra Mert vurdukça şap şap ses çıkmaya başladı. Az sonrasında önleyerek boşaldı Mert. Yanıma uzandı. “Beğendin mi?” diye sordum. “harika götün var aşkım, hiç böyle güzel bir göt sikmemiştim” dedi. Az sonrasında Mert’e yine isteyip istemediğini sordum. “Aletimi kaldır hadi” dedi. Dikine prezervatif takıp yumuldum tekrar. Mert inliyordu yarrağını emdikçe. Gırtlağıma kadar sokmaya başladım sikini. Az sonrasında dimdik oldu yeniden Mert’in yarağı. Kalkıp yarrağına oturmaya başladım. Köküne kadar oturup kalkmaya başladım. Az sonrasında hopluyordum Mert’in sikinde. Birazcık bu pozisyonda söktükten sonrasında kalkıp bilgisayar masama domalttı beni Mert. Gardrobun aynasında şu görüntü yansıyordu: sarışın, taş şeklinde götünde jartiyer olan bir hatun bilgisayar masasına domalmış, yakışıklı vücutlu bir genç götünden şap şap vuruyordu. Orospu şeklinde sesimi incelterek dinliyordum bir yandan. “Sik beni adamın, vur götüme, daha sert, ohhh…” diye inleyererek Mert’i coşturuyordum. Benim de penisim kalkmıştı. Çok azmıştım. “Aşkım içime boşalma tamam mı” dedim. “Tamam” dedi. Geleceğini söyleyince hemen gidip yatağına uzandım. “Aşkım prezervatifi çıkar, kalçfakat boşal hadi” dedim. Mert dediğini yaptı. Prezervatifi çıkarıp üzerime uzanıp biraz götüme abandıktan sonra eliyle yarrağını okşayarak kalçalarına boşaldı. Sıcacık spermlerini kalçalarımda duymak çok güzeldi. Mert inleyere rahatlamıştı ancak ben hala azgındım. Kalkıp Mert’in ucunda hala birazcık sperm olan çükünün ucunu dilimle temizledim ve emmeye başladım gene. Daha önce kendi spermimin tadına bakmıştım, Mert’in sperminin lezzeti da benimkine benziyordu, küçümsememiştim. Mert’le en kısa zamanda yine buluşmak üzere sözleşerek ayrıldık. Ben de banyoya girip hem temizlendim bununla birlikte 31 çekerek rahatladım. O günden sonrasında Mert resmen manitam gibi olmuştu, her müsait olduğumuzda buluşup becerdiriyordum götümü doya doya. Mert manitam şeklinde sikebiliyordu beni sadece Mert’in dışında internetten ayarladığım diğer yakışıklılara da ücret karşılığı becerdirmeye başladım. Bir kaç içinde artık müdavimlerim olmuştu, iyi de para kazanmaya başladım. Ancak her seferinde annemi anneanemlere ya da komşulara göndermek zorunda kalıyordum. Zamanla annem bu durumdan şüphelenmeye başladı. Komşulara ya da bir bölgelere gitmekten sıkılmıştı. Bir gün gene Mert’le yarağışirken kapı çaldı. Israrla çalan zillerin arkasından annem olduğunu anladım çünkü telefonunu da aramaya başladı. Panikle derhal üzerimi değiştirip makyajımı hızlıca sildim. Kapıyı açmış olduğumda annem bağlarırıp çağırmaya başladı niçin kapıyı açmıyorum diye. “Anne playstation oynuyorduk yüksek sesle” diyerek geçiştirdim ve Mert’i gönderdim. Annem buna inanmamış meğer. Bigün okulda geldiğimde annem kapıyı açar açmaz “hoşgeldin gel buraya” diyerek kolumdan tutup beni odama götürdü. “Bunlar ne Kerem?” diye sorunca yatağımın üzerinde seksi iç çfakatşırları jartiyerlerim, makyaj malzemelerimin, peruğumun, prezervatifin, yapay penisin, eteklerin, çorapların yığıldığını gördüm. Annem zulamı bulmuştu demek. “Ben uyuşturucudan falan korktum sadece oğlum sen neler yapıyorsun bu şekilde” dedi yüksek sesle. Annemi ittirerek odanın dışına çıkarıp kapımı kilitledim. “konuşmak istemiyorum anne” diye bağırdım. Akşama kadar utanç içinde odama kapanmış oldum. Akşam odamdan çıkıp hızlıca evden çıktım annem peşimden seslendi ancak yetişemedi bana. Arkasından telefonunu aramaya başladı. Baktım vazgeçmeyecek açtım sonunda telefonu. “derhal eve gel mevzuşacağız, yoksa bu odandakileri babama gösteririm” diye tehdit edince mecburen eve döndüm. Babamın malzemelerimi görmesi hiç iyi olmazdı. Annem kapıyı açınca “geç otur oğlum” dedi yumuşak bir sesle. Utançla oturdum. “Oğlum senin cinsel problemlerin mi var?” dedi. “Evet” dedim. “neden bana söylemedim oğlum” dedi. “Söylesem ne olacaktı ki anne” dedim. “Oğlum bir çaresine bakardık” dedi. “Anne aslabir kız bana yüz vermiyor çirkin olduğum için, o yüzden erkeklere ilgi duymaya başladım mı diyecektim” dedim ve feyk gözyaşları dökmeye başladım kozu elime geçirmek için. Bu duygu syaşamüsü karşısında annem sarılmak istedi ancak ben ağlayarak odama koştum. Yatağıma yüz üstü uzandım. Beş dakika sonrasında annem geldi peşimden. Yanıma oturarak saçlarını okşamaya başladı. “Oğlum bu durumdan vazgeç emi beni birazcık seviyorsan, ben de sana yardım edeceğim söz” dedi. Kafamı sallayarak onayladım. O esnada kapı çaldı, gelen babamdı. Annem hiçbir şey olmamış şeklinde yemek hazırladı. Masada da hiçbir şey hissettirmedi annem gerçekten iyi bir oyuncuydu. Aradan birkaç gün geçti. Okuldan eve geldim ve banyoya girdim. “Mert gelip sırtını keseyim mi oğlum” dedi. İlk kez annemin böyle bir şey istemesinden şaşırmıştım. “Olur anne” dedim. Banyoya girip keseyi istedi annem. Sırtım ona dönük olarak verdim keseyi. Az sonra annem “oğlum kalk bakayım ayağa, sen bacak kıllarını mı kesiyorsun” diye şaşkınlıkla sordu. Kalktığında başım öne eğikti ve sırtım anneme dönüktü. Beni omuzumdan tutup çevirdi. “Oğlum sen ne yapmış oldun böyle kendine” diye üzgün bir sesle sordu. Bu esnada bacaklarını keselemeye devam etti. Ben utanç içindeydim. Az sonra “oğlum senin penisin mi kalkmıyor?” diye sordu annem. “Hayır anne aksine kalkıyor. Fakat mastürbasyon artık beni doyum etmiyor” dedim başım önde. Bu cevabın üzerine bacaklarında dolaşan keseden hariç penisimde bir sıcaklıkla irkildim. Aman tanrıım! Annem penisimi ağzına almıştı. Derhal kendimi geri çektim ” anne ne yapıyorsun” dedim bağlarırarak. “Oğlum bak sen de söylüyorsun, doktorla da görüştüm. Senin bir erkek benzer biçimde ilişkiye girmen lazımmış. Ben de sana yardımcı olacağına söz verdim. O çarpık cinsel sapıklıklardan seni kurtarıp yeniden erkek gibi hissetmene yardımcı olacağım. Seni objelere ya da travestilere emanet edemem” diyerek eliyle yarrağını okşamaya başladı. Şok olmuştum sadece annem bir anne olarak söylediklerinde haklıydı. Bıraktım kendimi bir kereden bir şey olmaz diyerek. Annem “bekle” diyerek içeri gitti. Beş dakika sonrasında vardığında üzerinde benim kara jartiyerim, üzerinde eteğim ve başında peruğum vardı. “Anne bunlar ne” diyebildim. “Oğlum doktorun söylediğine bakılırsa sen hayalindeki seksi hanıma dönüştürmüşsün kendini. Doğrusu beraber olmak istediğin kadının bu şekilde bir şey olduğunu söyledi. Hakikaten de annemi öyleki görünce yarrağımın dimdik olmasından doktorun da haklı bulunduğunu anladım. Annem sütyeni çıkarıp, eteği indirdi. Aman tanrım annemin poposu benimki kadar güzeldi. Aynada görüp beğendiğim kendi götüm benzer biçimde dolgun ve seksiydi. Azca sonra küvete girdi annem de… Eğilip sikimi ağzına aldı. Çok güzel emiyordu. ” Off anneee” diye inledim. “Oğlum bunu bir tedavi olarak kabul et ve zihninde hayalindeki her şeyi yap bana, sadece bu şekilde o özlemlerden kurtulacaksın, çekinme” dedi. Annem dikimi emerken kafasından tutup gırtlağına kadar sokmaya başladım. Annem de dikimi tamamen ağzına almaya çalışıyordu. Sonrasında çıkarıp dikimi memelerinin arasına soktu. Ben de ileri geri gidip gelmeye başladım. Bu çok hoşuma gitmişti. Dayanamayıp annenin memelerinin içinde boşalmaya başladım. Annem de memelerinin arasında sıkıştırarak iyice boşalmama yardımcı oldu. “Aferin aslan oğluna boşal boşal” diyordu. Müthiş bir boşalmaydı. Ama dikim inmemişti hiç. “Hadi yıkan bakalım” deyip bir ayağını küvetin dışına atan annemi kolundan tuttum ve içeri çektim. Duvara dayayıp arkasına eğilip jartiyerin üzerindeki ıslak tanga külodu indirdim. Ellerimle o bana benzeyen göt yanaklarını ayırıp göt deliğini ve am deliğini yalamaya başladım annemin. Annem bu hareketim karşısında zevkle inlemeye başladı. “Ohhh aslan oğlum benim offf” diye haykırıyordu. Sonrasında sabunla köpürttüm annemin götünü. Arkasından ayağa kalkıp yarrağımın başını annemin göt deliğine dayadim. Annem “oğlum baban bile arkadan yapmadı beni hiç dur” dedi sadece dinleyen kim! Abanınca yarrağımın başı içeri kaydı. Anneden bir “ooaahh” sesi geldi. Ardından ittirmeye devam edince sabunun da etkisiyle penisim altına kadar annemin götünün içine kayıverdi. Arkasından ileri geri hareketlerle dikimi sokup çıkarmaya başladım. Suyun da etkisiyle bir süre sonrasında şap şap vurmaya başladım annemin dolgun götüne. Vurdukça annem de zevk çığlıkları atıyordu. “Becer beni oğlum” diye inlerken “nasıl beğendim mi anne” diye sormuş oldum. “Ohh çok iyisin aslanım benim” diyordu annem. Biraz daha annemi duvara dayanmış vaziyette becerdikten sonra içine muhteşem bir halde boşalmaya başladım. O denli güzel rahatladım ki başım döndü. Peşinden annem duştan çıktı. Ben de yıkanıp odada geçtim ancak rahatlamışlıkla birlikte birazcık utanç da vardı içimde. Resmen beni doğuran öz annemi sikmiştim. Odamda uzanırken annem geldi ve “rahatladın mı aslanım” dedi. “Evet anne, valla senin bu kadar güzel olduğunu hiç bilmezdim” diye yanıt verdim. “Sağol koçum merak etme baban da bilmiyor aslına bakarsan” dedi. Ben annemin bu cevabı karşısında şaşırdım.

     

    Demek babamla annemin cinsel yaşamı iyi değildi. Ertesi sabah Cumartesi’ydi. Babam işteydi. Lavaboya giderken annelerin odasının kapısının açık bulunduğunu gördüm. İçeri bakınca şok oldum. Annem yüz üstü yatmış ve üzeri açıktı. Kısa geceliği vücuduna yapışmış çok seksi duruyordu. Yüzümü yıkayıp salona geçerken yarrağımın dimdik bulunduğunu fark ettim. Cesaretimi toplayıp annemin odasına girdim. Hızlıca soyunup annemin üzerine çıktım. Dikimi götüne dayadım annemin. Annem derhal uyandı. “Oğlum” dedikten sonra götüňü yukarı doğru kaldırmaya başladı. Aşağı inip külodunu indirip deliklerini yapamaya başladım. Annem inliyordu. “Oğlum kapıyı kilitle gel” dedi annem. Dediğini yapmış oldum. Geldiğimde annem yatakta domalmıştı. Hemen arkasına geçip göt deliğine sokmaya başladım. Annemi köpek benzer biçimde sikiyordum. Sonra annem kalkıp üstüme çıkıp ” birazcık da onun tadına bak bakalım” diyerek dikimi vajinasına yerleştirdi. Ben de alttan pompalamaya başladım. Annem fahişe benzer biçimde kucağımda zıplıyordu. Peşinden annemi kucaklayıp salona görürdüm ve kanepeye domalttïm. Götüne pompalamaya başladım. Az sonrasında bosalacağımı anlayınca annemin önünü çevirdim ve sikimi yüzüne doğru okşamaya başladım. “Hmmm yüzüme mi boşalmak istiyorsun aslanım” dedi annem ve taşaklarımı okşamaya başladı. Azca sonrasında “geliyorum anne” dediğimde annem ağzını açtı. Annemin yüzüne, ağzının içine boşalmaya başladım. Boşalmam bitince annemin yüzü sperm dolmuştu. Sonrasında annem sikimi ağzına alıp emerek tamamen boşalttı. Bugünden sonrasında annem artık orospum oldu. Her fırsat bulduğumda annemi doya doya sikiyorum. Annem bir süre sonrasında “oğlum artık iyilestin sanırım yeter bu kadar” demesine karşın ben “anne bundan sonra senin götünden vazgecemem” dedim ve sikmeye devam ettim. Hatta isi o denli ilerlettim ki bazen babam evde uyurken ya da banyo yaparken bile becerdim annemi. Benim annem canım annem…

    aile içi enset hikayeler anne ogul sexhikayeleri doktor sex hikayeleri en iyi oral sex nasıl yapılır enset hikaye oku lezbiyen porn hikaye türk liseli sex hikayeleri yenge ensest hikaye yengesiyle sikişti
  • Bana sikişmeyi abimler öğretti

    Bana sikişmeyi abimler öğretti

    Annem ve babam boşandıklarında, ben daha 2 yaşındaymışım. Ben annemin yanında kaldım. Babam inşaat mühendisidir ve daha boşanmalarının üstünden 1 ay geçmeden yurtdışına çalışmaya gitmiş. Ogün bugündür de sürekli yurtdışında çalışır. Nadiren Türkiye’ye geldiğinde kısa sürelerle görüşürdük. Hayatımda o kadar az yer alıyordu ki, özleyecek kadar bile tanımıyordum onu. Yine de her ay düzenli olarak arkadaşlarımın aldığının 3-4 katı kadar para göndermeyi ve özel günlerde hediye için ekstra para göndermeyi asla ihmal etmiyordu. Sanırım onun sevgisini gösterme şekli de bu şekildeydi.

    Annemle aramız hep çok iyi olmuştur. Annemin bana olan sevgisi ve yaklaşımı sayesinde, boşanmış ailelerin çocuklarının yaşadığı sorunları hiçbir zaman yaşamadım. Annem, çok başarılı ve aranan bir plastik cerrahtır. Anneme öyle hayrandım ki, okul hayatım başlar başlamaz, onun gibi bir doktor olabilmek için kendimi derslere gömmüştüm resmen. Zaten hiçbir zaman çok güzel bir çocuk olmamıştım. Daha 8 yaşındayken dişlerime o iğrenç teller takılmıştı. Saçlarım ise arkadaşlarımınki gibi düz yada sadece hafif dalgalı değil, tam anlamıyla kıvır kıvırdı. Saç rengim siyaha yakın olsada, tenim peynir gibiydi ve en ufak bir şeyde o kadar kızarıyordum ki, kimseden bir şey saklamama imkan yoktu. Tek güzel denebilecek yanım, babamdan aldığım koyu mavi gözlerimdi. Ne yazık ki kitaplara olan aşırı düşkünlüğüm sayesinde, daha 13 yaşımda şişedibi gibi gözlükler takmaya başlamıştım bile. Görünüşümdeki bu içler acısı durum ve annem gibi başarılı bir bilim kadını olma isteğim ile daha o yaşımda, yaşıtım kızlarla aramda uçurum kadar farklar oluşmaya başlamıştı. Onlar ilk sevgililerini edinmiş, yavaş yavaş cinselliklerini keşfetmeye başlamışken, ben deli gibi lise giriş sınavlarına çalışıyordum. Sonuç olarak, çok iyi bir fen lisesini birincilikle kazanmıştım.

    Bu arada annem çalıştığı hastaneye yeni tayin olan başhekimle birlikte olmaya başlamış ve o yaz evlenme kararı almışlardı. Kerim amca 45 yaşında, yani annemden 4 yaş büyüktü. O da daha önce bir kez evlenmiş ve o evliliğinden üniversitede okuyan ikiz oğulları vardı. Annemin evliliği ve benim yeni okuluma başlamamla, yavaş yavaş hayatımın seyri de değişmeye başlamıştı. Okuduğum okulun kuralları gereği yatılı okumak zorundaydım. Başlarda her haftasonu anemi görmek için eve gidiyordum, ama dersler ağırlaşmaya başladıkça, git gide daha az gider olmuştum.

    Yaz tatilinde, annemle her sene yaptığımız gibi Kuşadası’ndaki evimize tatile gitmiştik. Kerim amca da önce kendi oğullarıyla Marmaris’te tatil yapmış, sonra da bir haftalığına bize katılmıştı. Tatil dönüşü dişçi kontrolümde sonunda o tellerden kurtulacağımı öğrenmek bana müthiş bir hediye olmuştu. Böylece lisedeki ikinci yılıma tellerim olmadan başlamıştım. Bu arada ben her ne kadar o zamanlar hiç farkında olmasam da, ergenlik bana yaramış, resmen çirkin ördek yavrusundan kuğuya dönüşmeye başlamıştım. Artık tellerin olmadığı inci gibi bembeyaz dişlerim vardı. Bütün arkadaşlarımın aksine bir tane bile ergenlik sivilcem yoktu. Küçükken peynire benzettiğim soluk tenim, şimdi belirginleşmeye başlayan göğüslerim ve yavaş yavaş güzelliği ortaya çıkan popomla birleşince, gözlere bayram yaptıracak bir görüntü ortaya çıkartır olmuştu. Saçlarımın kıvır kıvır hali ise, uzayıp sırtıma doğru döküldükçe parıl parıl parlayarak, her yerde gözleri üzerime toplar olmuştu. Artık okul dışında ve ders çalışmadığım zamanlarda da gözlüklerimi takmıyor, onun yerine lenslerimi kullanıyordum. Sonuç olarak, 16 yaşımı doldurduğum yaz, bana bakan erkeklerin yanında güvende olamayacak kadar sexy bir çıtıra dönüştüğümden habersizdim.

    Ertesi yaz da yine annemle birlikte yazlığa gitmiştik. Tatilimiz çok güzel geçiyor, anne kız birlikte çok eğleniyorduk. Bir gün öğleden sonra, annem yan komşumuz Selime teyzelere geçmiş, ben de arka bahçemizde, havuzun kenarında, şemsiyenin altında uyukluyordum. Site çok iyi korunduğu ve güvenlik şifresini bilmeyen kimsenin eve giremeyeceğini bildiğimden, bikinimin üstünü çıkarmıştım. Sadece küçücük turkuaz renkli bikini altımla, sere serpe yatmış, MP3-Çalarımdan müzik dinliyordum. Bir an garip bir hisle gözlerimi açmamla, yerimden sıçramam bir oldu. Karşımda iki tane adam, gözlerini dikmiş, yiyecek gibi bana bakıyorlardı. Şokun etkisi birkaç saniye sürmüş, öylece karşımda duran bu iki devasa adama bakakalmıştım. Neden sonra, yarı çıplak olduğumu hatırlayarak, yanımdaki Pareomu alıp, üzerime geçirdim. Pareo yere kadar uzanan bir yelek şeklindeydi ve ne yazık ki beyaz şeffaf kumaş vücudumu gizlemekten ziyade, çok daha da sexy görünmesini sağlıyordu. Ancak ben bunu anlayabilecek kadar cinsel konularda aydınlanmış değildim henüz.

    Adamlardan, kaşında Piercing olanı, öne bir adım atıp, “Görmeyeli küçük kız kardeşimize neler olmuş böyle!” diyerek beni kucakladı. Kollarının arasında resmen ilkokul çocuğu gibi kalmıştım. Sert vücudu ve karnıma değen çok daha sert bir çıkıntı beni sersemletmiş, daha bir cevap veremeden, adamlardan diğeri, daha efendi görünümlü olan, onun yerini almış, beni kendi sertliğine bastırarak kucaklamıştı bile. Sanki özellikle önlerindeki sertliği hissetmemi ister gibiydiler. Üvey abilerimi (Evet, Ulaş ve Burak üvey abilerimdi ve annemle babaları evlendiğinden beri en fazla 3 veya 4 kez görmüştüm onları.) karşımda görmeyi beklemediğim gibi, böyle sıcak bir merhabalaşmayı hiç beklemiyordum.

    İkisi de oldukça yakışıklı, boylu poslu ve oldukça yapılı erkeklerdi. Kerim amcanın anlattıklarından aklımda kaldığı kadarıyla, asla sevgili sıkıntısı çekmediklerini biliyordum. Ulaş fotoğrafçılık okumuş ve şimdi de ünlü bir moda dergisinde çalışmaya başlamıştı. Burak ise mimarlık okumuş ve bir arkadaşıyla birlikte kendi ofislerini açmışlardı. Bizimle hiçbir zaman Kuşadası’na gelmedikleri için, burada olmalarına çok şaşırmıştım. “Sizin burada ne işiniz var?” diye sordum. Burak yüzünde hiç inandırıcı olmayan sahte bir üzüntü ifadesiyle, “Yoksa minik kardeşimiz bizi gördüğüne sevinmedi mi?” diyerek takıldı bana. Yüzündeki ifade o kadar komik duruyordu ki, kendimi tutamayıp güldüm ve “Neden sevinmeyim, sevindim tabi! Ama şaşırdım, siz hiç gelmezdiniz de bizimle tatile, o yüzden!” diye geveledim.

    Ulaş, “Babamın ısrarlarına çok daha önce boyun eğmeliydik!” diye mırıldandı. Ben ne demek istediğini sormak için dönüyordum ki, Burak, “Abiye hoş geldin öpücüğü yok mu?” diyerek beni kucakladı ve dudaklarımdan öpmeye başladı. Şaşkınlıktan hiçbir tepki verememiş, öylece kalakalmıştım. Ben beynimi toplamaya çalışırken, birden bir kucaktan diğer kucağa geçmiş, bu sefer Ulaş tarafından öpülüyordum. Onların ellerinde oyuncak bebekten farksızdım adeta. O kadar ufacık kalıyordum ki yanlarında, şaşkınlığımı atıp çırpınmaya başladığımda hissettiklerini bile sanmıyordum. İçerden annemin ve Kerim amcanın sesleri gelmeye başladığında, Ulaş halen dudaklarımdan öpüyor, Burak da sertliğini arkama yaslamış, saçlarımı yana alarak resmen ensemi emiyordu. Ben bir yandan çırpınıyor, bir yandan da bacaklarımın arasında oluşan sıcaklığın sebebini anlamaya çalışıyordum ki, bir anda kendimi havuzun içinde buldum.

    Ağzımdan burnumdan sular çıkartarak kafamı sudan çıkardığımda, havuzun kenarında durmuşlar, kahkahalarla bana gülüyorlardı. Sinirden elim ayağım titriyordu. O anda sinirden tüm vücudumun kıpkırmızı kesildiğini adım gibi biliyordum. Tam ağzıma geleni saymaya başlayacakken, annemin ve Kerim amcanın hemen arkalarında olduğunu gördüm. Dilimin ucuna kadar gelen küfürleri yutarak, Kerim amcaya, “Hoş geldin!” dedim ve sinirle havuzdan çıkıp, havlu arama zahmetine girmeden koşa koşa kendimi odama attım. Ilık bir duş alınca biraz kendime gelmiştim. Duştan çıktığımda annem geldi odama. Bir yandan saçlarımı tararken, bir yandan da Kerim amcanın da kendisinin de büyük bir aile olarak birlikte daha fazla vakit geçirmek istediklerini, iki tane abimin olmasının onu ne kadar mutlu edeceğini, hiçbir zaman tek çocuk olmamı istemediğini, ama şartların öyle gerektirdiğini anlattı. Kerim amca da Ulaş ve Burak ile aynı konuşmayı yapmış ve onlar da bir kız kardeşleri olması fikrinden hoşlandıklarını, birlikte vakit geçirmekten memnun olacaklarını söylemişler. Sonuç olarak, annemi üzmek istemediğim için ve bu yaşananların muhtemelen aptalca bir eşşek şakasından ibaret olduğuna inanmak istememden dolayı, bu olayı büyütmemeye karar verdim ve anneme hiçbir şey anlatmadım.

    Akşam hep birlikte şık bir restorana yemek yemeğe gittik. Üzerime beyaz üzerinde sarı puantiyeleri olan straplez elbisemi giymiş, ayağıma da beyaz düz sandaletlerimi giymiştim. Elbisenin etekleri dizimden bir karış falan yukarıda bitiyor, rüzgar estikçe uçuş uçuş dalgalanıyordu. Bu elbiseyi Kerim amca doğumgünü hediyesi olarak Yunanistan’dan getirmişti. O yüzden o akşam özellikle onu giymek istemiştim. Ama Ulaş’la Burak’ın yüzlerindeki ifadeyi görünce, geri dönüp kot pantolonumu giymek için büyük bir istek duymuştum. Yemek çok keyifli geçiyordu, Ulaş da, Burak da, bir sürü komik hikaye anlatarak hepimizi eğlendiriyor ve benim tedirginliğim de iyice kayboluyordu.

    Bir ara birinin, “Müge!” diye seslendiğini duyup kafamı çevirdiğimde, eskiden yanımızdaki villada oturan arkadaşım Gökhan’ı gördüm. Sevinerek kalkıp yanına gittim. Boyunun uzaması ve hafif hafif çıkmaya başlayan sakallarını saymazsak, hiç değişmemişti. Eski günlerin özlemiyle sıkı sıkı sarıldık, ayak üstü biraz sohbet ettik. Ailesiyle birlikte yemek yediklerini, burdan çıkınca ortak bir arkadaşımızın çalıştığı kafeye gideceğini söyleyerek, beraber gitmek isteyip istemediğimi sordu. Ben de, “Olabilir, ama bir annemlere sorayım, başka planları var mı? Mesaj atarım sana!” diyerek telefonunu aldım. Masaya döndüğümde, az önceki eğlenceli havadan eser yoktu. Burak da, Ulaş da çıt çıkarmadan oturuyor, sinirle yemeklerini tırtıklıyorlardı. Annem ve Kerim amca ise hiçbir şeyin farkında değil, işle ilgili bir konuda konuşarak yemeklerini yiyorlardı. Ben anneme, eğer burdan sonra bir planları yoksa, arkadaşımla birlikte gidip gidemeyeceğimi sordum. Annem, Gökhan ile çok iyi anlaştığımızı ve uzun zamandır birbirimizi görmediğimizi bildiğinden kabul etti. Ben de Gökhan’a mesaj atarak, yemeğini bitirdiğinde çıkabileceğimizi söyledim.

    O gece çok eğlendik, tüm eski arkadaşlar bir araya gelmiştik. Eve geldiğimde saat neredeyse 03:00’e geliyordu. Tatil bölgesi olduğu için bu saat hiç de anormal değildi aslında, ama annemler o akşam erken yatmışlardı. Evde tüm ışıklar kapalı olduğundan, ben de ses çıkarmamaya çalışarak odama çıktım. Odam annemin odasına çok uzaktı, çünkü yüksek sesle müzik dinlemeyi çok severdim ve o da kitap okurken, yada çalışırken rahatsız edilmek istemezdi. Sonuç olarak benim odamda top patlatsam da gürültüden rahatsız olup uyanmaları söz konusu değildi. Keyifle odama girip ışığı açmıştım ki, gülümsemem yüzümde donup kaldı. Üvey abilerim yatağıma uzanmış, beni bekliyorlardı. Üstelik üzerlerinde havuzda giydikleri şortlardan başka bir şey yoktu.

    “Benim odamda ne arıyorsunuz?” diye çıkıştım, ama tek kelime etmediler, öylece bana bakıyorlardı. Ben tekrar, “Odamda ne işiniz var? Kendi odanıza gitsenize!” diye çıkıştım. Sabahki olay aklıma gelmiş, tekrar sinirlenmeye başlamıştım. Ulaş, “Buraya gel küçük kardeş, konuşup anlaşmamız gereken bazı konular var!” diyerek bileğimden tutup beni yatağa, yanlarına çekti. Ben, “Ne yapıyorsun, bırak beni!” diyerek debelenirken, Burak birden dudaklarıma yapışarak, neredeyse üstüme çıktı. Artık kımıldayamıyordum, üstelik ağzım da Burak’ın ağzı tarafından istila edilmişti. Nefes bile alamıyordum. Nefes almaya fırsat bulduğum kısacık bir an ağzımı açıp tam çığlık atacakken, dilini ağzımın içine sokmuş ve deli gibi öpmeye başlamıştı yeniden. Ben tekrar bacaklarımın arasında aynı sızıyı hissetmeye başlamış, ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Islandığımı hissediyor ve bu yüzden utanıyordum. Halen takatsizce kurtulmaya çalışsam da, artık içten içe bitsin istemiyordum.

    Burak dudaklarımı bırakarak, kulak mememi emmeye başlamıştı. Onun boşalttığı ağzımı ise anında Ulaş doldurmuş, dilimi yakalamış emiyordu. Artık debelenmeyi bırakmıştım. Görüşüm bulanıklaşmaya başlamış, aldığım hazla bilinçsizce inlemeye başlamıştım. Burak elbisemin yandaki fermuarını açarak aşağı doğru sıyırmıştı elbisemi. Göğüslerim henüz sütyen takmamı zorunlu kılacak kadar büyümediğinden, elbisenin sıyrılmasıyla limon büyüklüğündeki göğüslerim ortaya çıkmıştı. Burak hiç duraksamadan kendine en yakın olan göğsümü ağzına almış, aç bir çocuk gibi emmeye başlamıştı. Göğsümün tamamını ağzına alıyor ve deli gibi emiyordu. Hemen sonra Ulaş da dudaklarımı bırakıp, “Sabahtan beri bu anı bekliyorum!” diyerek diğer göğsüme ağzını dayadı. Ben zevkten çıldıracak hale gelmiş, sessiz sessiz inliyordum. Artık küçücük külotum sırılsıklam olmuştu. Amımın üstünde bir el hissettiğimde, ıslaklıktan utanarak bacaklarımı sıkı sıkı kapatıp, tekrar debelenmeye başlamıştım ki, Burak, “Küçüğüm, bırak seni mutlu edelim!” diye mırıldandı. Aynı anda bir el daha bacaklarımın arasına girerken, Ulaş da, “Ne olur karşı koyma artık, aklımızı kaçırmamızı mı istiyorsun?” diye mırıldandı. Dudakları boynumda ve kulak mememde geziniyordu.

    O an benim için haz alma ihtiyacı öyle hayatiydi ki, daha fazla direnemedim. Bacaklarım iki yana ayrıldığı anda, bir el küçük külotumun içine girip amımı avuçlamıştı. Aynı anda elin sahibi olduğunu anladığım Ulaş inleyerek dudaklarıma yapışmıştı tekrar. Bense artık direnmek şöyle dursun, belimi kaldırarak amımı eline doğru bastırmaya çalışıyordum. Sonra ikisi de üstümden kalkıp, beni de ayağa kaldırdılar. Yüzüm aldığım hazla kızarmış, hafif terlemiştim. Elbisem belime kadar sıyrılmış, öpülmekten ve emilmekten kızarmış küçük memelerim dim dik duruyordum karşılarında. İkisi de yatağın kenarında oturmuş, aç gözlerle bana bakıyor, elleri memelerimde, belimde ve göbeğimde geziniyordu. Sonra elbiseyi yavaşça aşağıya çekerek, üzerimde sadece küçük külotumu bıraktılar. Bir süre bacaklarımı okşayıp, beni o şekilde seyrettiler, sonra yavaşça arkamı döndürdüler ve küçük ama diri götümü okşamaya başladılar külotumun üstünden. Ne yaptıklarını görmeye çalışıyordum. Külotum biraz götümün arasına sıkışmış, götümün yanakları yarı yarıya açıktaydı. Bir anda iki yanımda da iki ağzı hissetmemle zevkten neredeyse bayılacaktım. İkisi de usulca acıtmadan ısırmıştı götümün iki yanağını. Tenim iyice pembeleşmiş, her yanım cayır cayır yanıyordu. Neye ihtiyaç duyduğumu bilmesem de, o ihtiyaçla kıvranıyordum.

    Sonra beni tekrar çevirip, külotumu yavaş yavaş sıyırdılar. Henüz tam olarak tüylenmemiş olsam da, o yaz başında annemle birlikte ağda yaptırmaya başlamıştım ve bebek gibi pürüzsüzdüm. Külodum çıkıp da, pürüzsüz pes pembe ve artık ıslaklıktan parlamakta olan amımı görmeleri ile, ikisi de inleyerek ellerini önlerine bastırdılar. Sanki birşeye engel olmaya çalışır gibi bir halleri vardı. Daha sonra öğrenecektim ki, o görüntüyle neredeyse heyecandan boşalacaklarmış. Benim dikkatli dikkatli ellerinin altındaki şeylere baktığımı anladıklarında, ayağa kalkıp bir çırpıda şortlarından kurtuldular. Kocaman, damarlı ve başları neredeyse morarmış yaraklarını ellerine aldıklarında, biran için öyle korkutmuşlardı ki beni, neredeyse dönüp kaçacaktım. Ama ikisi de usulca yanıma yaklaşıp, sıvazladıkları yaraklarına dokunmam için birer elimi alıp kavramamı sağladıklarında korkum biraz azalmıştı. Öyle sıcak ve sertlerdi ki, onlarda da hiç tüy yoktu.

    Ben yaraklarını acemice tutup, usul usul sıkarken, her ikisi de acı çeker gibi inlemiş, hemen ardından da yaraklarının başından bir iki damla sıvı akmıştı. Canlarını yaktığımı güşünüp hemen bırakıvermiştim, ama tekrar ellerimi alıp üzerlerine bastırdılar. Ulaş, “Şu halimize bak prenses, yaraklarımız dokunuşun için ağlıyorlar, onları böyle mi bırakacaksın?” dedi. Burak da bir yandan kendini elime bastırırken, bir yandan da acı çeker gibi, “Bizi öldür ama bu halde bırakma kardeşim, senin için yanıyoruz!” dedi. Sözleri dokunuşları kadar etkiliyor, bacaklarımın arasından ılık ılık akan ıslaklığımı hissediyordum. Bu durum artık beni utandırmıyordu, ama amımdaki bu yangını nasıl söndüreceğimi bilemiyordum. Tereddütle yaraklarından ellerimi çekip, elimi amıma götürerek bastırdım ve utanarak, “Akıyor, durduramıyorum, hem de sızlıyor!” dedim. İhtiyaçtan ağlamaya başlamıştım ve gözlerimden akan yaşları görmesinler diye başımı yere eğmiştim. Ben daha cümlemi tamamlar tamamlamaz, ikisinden inlemeyle kükreme arası bir ses çıkmış ve beni yakalayıp yatağa sere serpe yatırmışlardı bile.

    Bir yandan tüm vücudumu yalayıp öperlerken, bir yandan da zar zor anlayabildiğim şekilde bir şeyler mırıldanıyorlardı. “Bu nasıl bir güzellik! Bu nasıl bir masumiyet! Kokusu sarhoş ediyor!” diyorlardı. Sesler, eller ve ağızlar birbirine karışmış, kimin ne yaptığını algılayamaz olmuştum. Bacaklarım iki yana ayrılıp, sırıl sıklam amımı biri yalamaya ve emmeye başladığında gözümün önü kararmıştı. Resmen dünyayla bağlantım kesilmiş, kasılmaya ve titremeye başlamıştım. Ama haz içimde büyüdükçe büyümüş ve tüm sinir uçlarıma yayılmıştı. Sanki nefes almayı bırakmış, sadece titriyor ve bu inanılmaz olağan üstü zevki hissetmeye odaklanmıştım. İlk algıladığım şey, iki yanımda iki kulak mememi sanki dünyanın en güzel şekerini emer gibi emen iki ağız olmuştu. Ara ara kulağıma fısıldanan kelimeleri ise duyuyor, ama anlamlarını kavrayamıyordum. Beynim tamamen işlevden çıkmıştı sanki. Sonra birden ikisi de yok olmuş ve sarsılmaya başlamıştım.

    “Nefes al aşkım! Bebeğim nefes al, geçti!” dediklerini anlamamla birlikte derin bir nefes almam da bir olmuştu. Ciğerlerim içime çektiğim hava değil de, sanki sıvı ateşmişçesine yanıyordu ve gözlerimden halen yaşlar süzülüyordu. Ama az önce yaşadığım haz öylesine sersemleticiydi ki, acı umurumda bile değildi o anda. Endişeyle yüzüme bakan iki çift göze dikkatle bakarak, “Az önce yıldızlara çıktım!” dedim. Ne dediğimin farkında bile değildim o anda. Daha önce buna benzer bir şeyi hiç yaşamamıştım. Cinsel konularda öyle tecrübesizdim ki, mastürbasyon bile yapmamıştım ve ilk deneyimimi böylesine mükemmel iki adamla birden yaşamak küçük bedenime fazla gelmişti. Benim bu sözümü duyduktan sonra, önce her ikisi de gözlerinin içi parlayarak gülümsemiş, hemen ardından inleyerek yaraklarını iki yanımdan kalçalarıma bastırıp, yüzlerini boynuma gömmüşlerdi.

    Tüm acemiliğime rağmen, benim az önce ihtiyaç halinde hissettiğim acıyı onların da hissettiğini anlamış ve benim mutlu olduğum gibi onlar da mutlu olsunlar istemiştim. Evet, bilim kadını olmak isteyen biri olarak, insan bedenini bildiğimi sanıyordum, ama onlara nasıl zevk vereceğim konusunda en ufak bir fikrim yoktu aslında. Erkekler söz konusu olduğunda, her zaman son derece cahil olmuştum. Şimdiyse en ihtiyacım olduğu anda ne yapacağımı bilemiyordum. Sonunda içgüdülerime güvenerek, onların bana yaptığını, ben de onlara yapmaya karar verdim. Yerimden doğrulmaya kalkınca önce itiraz ettiler, her ikisi tekrar birer mememi ağızlarına alarak, tekrar bana zevk vermeye başlamışlardı. Ama sıra bendeydi bu sefer. Onların itirazlarına kulak asmayarak doğrulup, dizlerimin üzerine oturdum. İkisi iki yanımda hafif yan dönmüş şekilde yatıyorlardı. Yaraklarının başları artık morarmaya başlamıştı. Ellerimi öne uzatıp her ikisini de kavradım ve onların yaptığını gördüğüm şekilde sıvazlamaya başladım. Önce şaşırmışlardı, sonra ne yaptığımı anlayınca birbirlerine biraz daha yaklaşarak sırtüstü yatmışlardı. İki elimle ikisini de sıvazlamaya çalışıyordum, ama öyle irilerdi ki, her iki elimin de parmakları kavuşmuyordu.

    Sonra onların bana yaptığı ve benim beynimi ızgaraya çeviren hareketi hatırlayıp gülümsedim. Öne eğilip, yavaşça önce birinin, sonra diğerinin yarağının başını öptüm. Bu hareketim istediğim sonucu vermiş, her ikisi de inleyerek yaraklarının diplerini tutup sıkmaya başlamışlardı. Neden kendilerini engellediklerini anlayamıyordum. Resmen benim yaşadığım o muhteşem patlamayı yaşamamak için sıkıyorlardı kendilerini. Ben kaşlarımı çatıp onlara bakınca, beni tutup tekrar sırtüstü yatağa yatırdılar ve bu sefer dizlerinin üzerine çıkan onlar olmuştu. Başımın iki yanında dizlerini olabildiğince iki yana açarak, yaraklarını dudağıma ve yüzüme sürmeye başladılar. Aynı anda, “Yala!” diye emrettiler bana. Neye uğradığımı şaşırmıştım, ama dediklerini yapmak için dilimi dışarı uzattım. Bir biri, bir diğeri yarağını ağzıma sürtüyor, dudaklarımı zorlayarak ağzımı açmamı sağlıyorlardı. Sonunda istediklerini yapıp ağzımı açtığımda, iri yaraklardan biri ağzıma girip çıkmaya başladı. Ucundan bir iki damla sıvı akıyor, ağzıma girip çıktıkça dilimin üstüne sürülüyordu. Tadını alınca, bacaklarımın arasındaki sızının tekrar dayanılmayacak noktaya geldiğini hissetmeye başladım. Hevesle daha fazlasını tadabilmek için, yarak ağzıma girdikçe dilimle etrafını yalamaya başladım.

    Bu arada bacaklarım tekrar iki yana açılmış, biri tekrar amımı yalayıp yutmaya başlamıştı. Öylesine ıslanmıştım ki, vıcık vıcık sesleri duyabiliyordum, ama umurumda değildi o an. Sonra amımın dudakları arasında gezinen dil yavaşça deliğimin içini yoklamaya başladı. Hem korkuyordum, hem de ihtiyaçla kıvranıyordum. Kaçınılmaz acının geleceğini biliyordum, bu konuda okulda bir eğitim almıştık, ama orda anlatılan şeylerin burada aldığım zevkle uzaktan yakından alakası yoktu. Sonunda acıyla baş etmeye karar verdim, bu hazzı istiyordum, hatta daha fazlasını istiyordum. İlk defa bu kadar yaşadığımı hissediyordum. Amımdaki dudaklar uzaklaşıp, yerine daha sert bir şey sürtünmeye başladığı zaman, o anın geldiğini anlamıştım. Aynı anda ağzımdaki yarak da çıkmış, Burak tepemde, gözlerime bakarak, “Başta azıcık acıyacak prenses, ama söz, sonra yıldızların da ötesine çıkacağız seninle” dedi. Hiçbir şey söyleyemedim, sadece ‘Tamam!’ anlamında başımı salladım. Gözümden tekrar bir damla yaş süzüldü. Burak eğilip dudaklarıyla gözyaşımı yakaladı ve ağzını ağzıma kapadı. Delirmiş gibi öpüyor, dilimi ağzının içine çekip emiyordu. Zevk içinde aynı şiddetle karşılık verip, onu öpmeye başlamıştım. Öpüyor, dilini, dudaklarını emiyordum. Bu sırada Ulaş’ın yarağını amımın girişine sürtüp içime girmeye hazırlandığını hissediyor, bu bekleyiş beni daha da azdırıyordu.

    Sonunda dudaklarımı bir saniye için dudaklarından ayırdığımda, Ulaş’a bakıp resmen yalvardım, “Ne olur sok artık!” diye. Benim ağzımdan çıkan cümleyle birlikte son kontrolünü de kaybeden Ulaş, yarağının başını amımdan içeri soktu. Olağanüstü hazla sırtım bükülüp inlerken, bir anda içimde birşeyler parçalanırcasına keskin bir acı hissettim. İnlemem dudaklarımın arasında kalmış, acıyla nefesim kesilmişti. Ulaş o anda durmuş ve içim tamamen onunla doluyken kıpırdamadan beklemeye başlamıştı. Burak da, “Şimdi bitecek aşkım, hepsi buydu, kasma kendini, nefes al, öp beni!” diyerek tekrar dudaklarıma yapışmıştı. Gerçekten de bir süre sonra acı yerini zevke bırakmaya başlamıştı. Şimdi hareket etme ihtiyacı hissediyor, içimdeki yarağı daha fazla hissedebilmek için çırpınıyordum. Kendimi Ulaş’a doğru ittiğimde, Ulaş mesajı almış ve o da yavaş yavaş hareket etmeye başlamıştı. İçimde tekrar aynı müthiş patlamanın yaşanacağını hissedebiliyordum. Gözlerim kararmaya başladığında inleyerek kendimi ona daha fazla yaklaştırmaya çalışıyordum.

    Burak ise tekrar iri yarağını ağzıma dayamıştı, morarmış başından sızan sıvı dudaklarıma sürülüyordu. Öyle azmıştım ki, ne yaptığımın bile bilincinde değildim. Açlıktan ölmüş gibi Burak’ın yarağına saldırmış ve deli gibi emmeye başlamıştım. Bir yandan da iki elimle birden gövdesini sarıyor, kendime daha fazla yaklaştırmaya çalışıyordum. Elim taşaklarına değdiğinde, avuçlayıp hafif hafif sıkarak yoğurmaya başlamıştım. Tamamen içgüdüsel hareket ediyordum. Amıma girip çıkan Ulaş’ın iri yarağını karnımda hissederken, aynı anda da Burak’ın yarağını kana kana emiyordum. Burak kasılarak kendini geri çektiğinde, yarağının birazı ağzımdan çıktı. Ben de isyanla taşaklarına asılıp onu tekrar kendime çektim. Biberonuna yapışmış ve bırakmak istemeyen bebek gibiydim. Bu tadtan ayrılmak istemiyordum. Onun tadını aldıkça amımda hissettiğim sızı daha da artıyordu. Ulaş amıma hızlı hızlı girip çıkarken, ben artık kasıla kasıla, titreye titreye orgazm oluyordum. Tanrım, nasıl bir zevkti bu? Zevkten ölünebilseydi, o anda ölebilirdim.

    Çok geçmeden Ulaş yarağını taşaklarına kadar amıma gömüp, döllerini ılık ılık içime akıtırken, aynı anda Burak da ağzımda patlamış, döllerini boğazımdan mideme yollamıştı. Kasılmalarımla birlikte, amım resmen Ulaş’ın sikini sağmaya ve içinde kalan ne varsa somurmaya başlamıştı. Ağzımla da aynını Burak’ın yarağına yapıyordum. Orgazm sarsıntılarım bitip de sonunda yeryüzüne indiğimde, halen Ulaş’ın yarağı amımda, Burak’ınki de ağzımdaydı. Yavaşça beni incitmeden çıkarlarken, benden de son bir zevk iniltisi çıktı. İkisi de nefes nefese iki yanıma yatıp, sıkı sıkıya bana sarılmış, biri bir mememi, diğeri öbür mememi avuçlamış, yüzlerini boynuma gömmüşlerdi…

    Rehavetten gözlerim kapanmıştı. O halde ne kadar yattık bilmiyorum. Amımdaki tatlı sızıyı hissedip gözlerimi açtım. Şimdi de Burak sokuyordu yarağını amıma. Aynı anda da Ulaş kulak mememi emmeye başlamıştı. Boynuma acısız bir ısırık attı ve “Öyle daracık bir amın var ki, aklımı kaçıracaktım!” diyerek dudaklarıma yumuldu. Burak da amımdaki yarağıyla beni çıldırtmaya devam ederken, “Hele o ağzın! Böyle bir şeyi hiç yaşamamıştım. İliğimi kuruttun küçüğüm! Böylesine isteyerek, zevk alarak yarağımı emen biriyle hiç karşılaşmamıştım. Ölüyorum sandım bebeğim, uçurdun bizi. Biz deneyimlerimizi kullanarak seni kendimize köle etmeyi planlarken, sen bizi mahvettin!” dedi. Ulaş ise, “Artık senden ayrı kalmamız mümkün değil. Seni hergün hergece sikmezsek ölürüz. Sen bizimsin, anladın mı?” dedi.

    Sözlerinden başım dönüyordu. Burak amımı hızlı hızlı sikerken, ben tekrar kasılmaya va sessiz çığlıklar atmaya başladım. Kaçıncıya orgazm olduğumu bilmiyordum. Her biri birbirinden muazzam orgazmlar yaşamıştım ve şuanda Burak’ın hızla pompalayan yarağıyla resmen işer gibi boşalıyor, neye uğradığımı şaşırıyordum. Burak amıma boşalırken, Ulaş çığlığımı dudaklarıyla engelleyip, beni derin derin öpüyordu. Burak boşaldığı halde yarağını amıma halen yavaş yavaş sokup çıkartmaya devam ediyor, sanki bırakmaya dayanamıyordu. Gözlerim tekrar kapanmak üzereyken, birinin kulağıma ısrarla aynı iki cümleyi söylediğini duyuyordum, ama kim olduğunu ayırd edemiyordum. “Bizim olduğunu söyle! Canımızın istediği zaman seni istediğimiz gibi sikebileceğimizi söyle!” diyordu.

    abla kardeş ensest hikayeler annemi babamla siktik baldız tecavüz hikayeleri en iyi sex porn ensest hikaye dinle hala ensest komsu kizini siktim resimli yeni seks hikayeleri zevk veren seks hikayeleri
  • Kankam Kocam Oldu – Gay Hikayeleri

    Kankam Kocam Oldu – Gay Hikayeleri

    Selam, ben Kaan, 18 yaşında bir gencim. Arkadaşımla sohbet ederken, arkadaşım kız arkadaşını götten nasıl siktiğini ballandıra balandra anlatıyordu. Ben de ergenlik döneminden beri bayanların sikilirken yaşadıkları duyguları merak etmişimdir. Birçok kızla ilişkim oldu, ama yinede bu merakımı gideremedim. Bu durumu arkadaşıma anlattım. Çok samimi olduğumuz için her sırrımızı anlatırız, aramızda gizli saklı olmaz. Arkadaşım da, “Kanka, bu duyguları öğrenmen için biriyle ilişkiye girmen gerekli, yani anlatılmaz, yaşanır!” deyince gülüştük. Hazır konu açılmışken cesaretimi toplayıp, bu konuda bana yardım edip etmeyeceğini sordum.

    Aradaşım şaşırmıştı, “Anlamadım, nasıl yardım edeceğim?” die sordu. Ben de, “Sen dedin ya az önce, biri ile ilişkiye girmen gerek diye. Senden başka güvenebileceğim biri yok, yani dışardan biri ile asla olmaz. Daha açık bir dille, beni sikmeni istiyorum! Hem ben merakımı gidermiş olurum, hem senin için farklılık olur! Ne dersin, götüm yabancıya gitmesin, kankam tadına baksın!” dedim. Arkadaşım, “Eğer gerçekten ciddi isen, götünün kızlığını bozup tadına bakmak isterim!” dedi. “O zaman anlaştık kanka!” dedim. Arkadaşım da gülerek, “Madem öyle, bundan sonra kanka yok, kocacığım diyeceksin!” dedi. “Tamam kocacığım!” dedim.

    Bu iş tamamdı, sadece nerde yapcağımızı bilmiyorduk. Arkadaşım, “Bizim tarladaki evde yapabiliriz!” diye önerdi. Ailesinin İzmir’in biraz dışında, içerisinde küçük bir ev olan, birkaç dönümlük tarlaları vardı. Ailesi sadece haftasonları giderdi oraya. Benim de kafama yatmıştı, Salı günü oraya gitmeye karar verdik.

    Salı sabahı gerekli temizliğimi yapıp, duş aldıktan sonra arkadaşla dolmuş durağında buluştuk. Marketten de içeceklerimizi aldık, dolmuşla tarlaya gittik. Eve girince içeceklerimiz soğuk kalsın diye buzdolabına koyduk. Telefondan Gay seks filmleri açıp izlemeye başladık. Filmlerin ve birazdan yaşayacağımız seksin etkisi ile ikimiz de oldukça azmıştık. Orda bulunmamızın amacı belliydi, beklemenin bir anlamı yoktu. Birbirimize yakınlaşıp öpüşmeye başladık. Biraz öpüştükten sonra birbirimizi soyduk, ikimiz de çırılçıplak olduk. Mahçubiyetten olsa gerek ikimiz de kıpkırmızı olmuştuk, çünkü ilk defa birbirimizi çırılçıplak görüyorduk. Götümü görünce aradaşımın gözleri parladı. Tüy dökücü kremle temizlediğim götüm kaymak gibi pürüzsüz olmuştu. Arkadaşım, “Birlikte olduğum kızların götleri bu kadar güzel değil!” dedi.

    Ayak üstü biraz öpüşüp birbirimizi okşadıktan sonra arkadaş beni kanepeye oturtup, sikini ağzıma almamı istedi ve dudaklarıma sürtmeye başladı. Dudaklarımı aralamamla birlikte siki ağızıma girdi. Yarı kalkık sikini emiyor, yalıyordum. Mis gibi sabun kokuyordu, gelmeden önce ikimiz de duş almıştık. Bir süre sikini somurduktan sonra 69 yaptık, ben sikini emerken arkdaşım da götümün deliğini yalayıp sikine hazırlıyordu…

    Sonunda, “Artık vakti geldi, hazırsan içine girmek istiyorum!” dedi. Önüne domaldım. Sikini götüme sürtmeye, hafiften deliğimi zorlamaya başladı, ama nedense giremiyordu. Biraz denedikten sonra kalkıp mutfaktan sıvı yağ getirdi, heyecandan krem jel falan getirmeyi unutmuştuk. Sikini ve deliğimi iyice yağladı. Kanepeyi açıp yatak şekline getirdik, altıma yastık koyup yüzüstü yattım, götüm önünde kabak gibi duruyordu. Ellerimle arkadan götümün yanaklarını aralayıp, “Hadi gel, bekletme karını!” dedim.

    Arkama geçti, sikini deliğime dayadı, yağın etkisi ile sikinin ucu girmişti, ama canım da yanmıştı. Üzerime uzandı, nefesini ensemde hissediyordum. Kulağıma sexy iltifatlar fısıldaşmaya başladı. Ama siki ilerlemiyordu. “Kendini sıkma, rahat ol, canın acıyacak biraz ama başka türlü girmez! Hazır mısın?” dedi. “Evet!” dememle sikni köküne kadar sokması bir oldu. İstem dışı çığlık atmıştım, çok acımıştı. İçimde hareketsizce durdu biraz. Acım hafifleyince götümde gidip gelmeye başladı. Fakat sadece birkaç git-gelden sonra içime boşaldı. Götüm dölleriyle dolup taşmış, içimden sızıp yere damlıyordu. Peçete ile sildi götümü.

    “Kusura bakma biraz erken boşaldım, ama kızlarla yaptığım zaman bile bu kadar zevk almadım, harika götün var, dayanamadım!” dedi. “Sen de harikaydın, ama çok acıdı, bu kadar acıtacağını beklemiyordum!” diye sitem ettim. Başladı özür dilemeye, “İnan başka şekilde olmaz, ilk olduğu için böyle oldu, bir daha böyle acımayacak!” dedi.

    Biraz dinlenip, dolaptaki içeceklerimizi içtik. Sonra tekrar yakınlaştık. Biraz öpüştük. Sikini emdirdi bana biraz. Sonra önüne domalttı. Üzerime çıkıp sikini deliğime sapladı. Az önceki sikilmemin ve götümdeki döllerin etkisi ile bu sefer daha rahat girmişti, ilk seferki şiddetli acı yoktu, tatlı bir acı vardı. 15-20 dakika kadar siktikten sonra durdu ve “Ağzına boşalmak istiyorum karıcığım. Bu gün bütün ilkleri yaşayalım, ne olursun!” dedi. Ben, “Tamam!” der demez içimden çıkıp aleti ağzıma sokması ile boşalması bir oldu. Az önce boşalan kendisi değilmiş gibi ağzımı doldurdu dölleri. Ağız dolusu dölü yutmak pek kolay olmasada yuttum.

    O günü böyle bitirdik. Eve gidip duş aldım. Götümden sızan döller küloduma bulamıştı, evden kimse farketmesin diye yıkayıp odamda kuruttum. O akşam odamda soyunup aynada götümü izledim, çok sexy duruyordu. Ellerimle götümün yanaklarını aralayıp deliğime baktım, baya genişlemişti…

    Aradan bir hafta falan geçmişti. Deliğim tatlı tatlı kaşınıyordu, yine sikilmek istiyordum. Arkadaşımı aradım ve “Bu gün ne yapıyorsun?” dedim. “Hiiççç, canım sıkılıyor, seni de özledim, gidelim mi tarlaya, doğa havası iyi gelir, hem sana sürprizim var!” dedi. “Tamam olur!” deyip kapadım telefonu. Banyoya girdim, temizlik yapıp duş alıp çıktım. Buluşup tarlaya gittik. Eve girer girmez ateşli bir şekilde öpüştük. Soyunduk. Ağzımı biraz siktikten sonra beni domalttı, götüme geçirdi. Biraz o pozisyonda sikip, değişik pozisyonlara geçti. Etrafta kimsecikler olmadığından rahat bir şekilde inletip bağırtıyordu beni, ama bir türlü boşalmıyordu…

    Yarım saattir sikilince deliğim uyuşmuş gibiydi, “Boşalmayacak mısın kocacığım?” diye sorduğumda, “Sana sürprizim buydu, karımı daha uzun sikebilmek için geciktirici hap aldım!” dedi. En az bir 20 dakika daha beni bağırta bağırta sikip öyle boşaldı içime. Sikini çıkardığında, götümden dölleri ile birlikte biraz kan aktı. Geçen hafta beni bozarken bile kanatmamıştı…

    O gün tam dört posta sikti beni. Artık karı-koca gibiyiz, her canımız çektiğinde birlikte oluyoruz. Özel günlerde veya çok azdığımızda geciktirici hap kullanmasına izin veriyorum 🙂

    am sekx amatör sikiş hikayeleri ensesthik gerçek sikiş hikayeli seks orno hikaye sikiş sex swinger porno hikaye tecavüz hikayeleri sex yarenim ne demek yenge sex hikayeleri oku
  • Otostopçu Çıtır Oğlanı Siktim – Gay Hikayeler

    Otostopçu Çıtır Oğlanı Siktim – Gay Hikayeler

    Merhabalar ben İstanbul’dan Ahmet. Serbest çalışırım, 41 yaşındayım. 18 yaşından beri pasif gaylara ilgim var ve ilk erkek götünü 18 yaşımdayken sikmiştim. Bir gün arabamla giderken Lise kıyafetli bir oğlan el kaldırdı. Yanında durdum, camı açtım, “Buyur canım?” dedim. “Abi yolunun üzeriyse beni de Kadıköye kadar alabilirmisin?” dedi. “Gel canım!” dedim. Arabama bindi, Kadıköye doğru yol alırken konuşmaya başladık. Adı Arda’ymış, Lise sona gidiyormuş ve 16 yaşındaymış. Arda 1.70 boylarında, 50-55 kiloda, kumral, düz saçlı, kahve gözlü, çıtı pıtı, oldukça yakışıklı bir oğlandı. O an içimden Arda’yı sikmek geldi. Öyle tatlı bir oğlandı ki, saldırmamak için kendimi zor tutuyordum.

    Arda’ya, “Çok yakışıklısın, Lisede sikmedik kız bırakmamışındır, kızlar senin için birbirini yiyordur!” dedim. “Yok be abi, benim kızlarla işim olmaz!” dedi. Bunu derken pantolonumun önüne bakmasından anladım ki, Arda pasif bir erkekti. Elini tuttum, “Erkeklere mi ilgi duyuyorsun Arda’cığım?” dedim. Utandı biraz, yere bakıyordu. Saçlarını, kulak memelerini, yüzünü, boynunu okşadım. Hiç tepki göstermedi. Elini tuttum yarrağıma götürdüm, elini tutarak yarrağımı okşattım. Arda yarrağımı öyle okşuyordu ki, fermuarımı indirdim, yarrağımı dışarı çıkardım, 15 cm’lik yarrağımı Arda’nın eline verdim. Pasif erkek eline alışık olan yarrağım Arda’nın elinde kaya gibi sertleşti. Yarrağımı avuçladı, eğildi ve diliyle dondurma yalar gibi yalıyor, dudaklarıyla yarrağımı sıkıştırarak saksafon çekiyordu. Ben de bir elimle direksiyonu tutuyor, bir elimle Arda’nın saçlarını tutup, kafasını yarrağıma bastırıyor, yarrağımı Arda’nın ağzına dibine kadar sokup sokup çıkarıyorum.

    5 dakika kadar Arda’nın ağzında yarrağım gitti geldi ve bir volkan gibi Arda’nın ağzında yarrağım patladı. Bütün döllerimi Arda’nın ağzına fışkırttım. Yarrağıma bulaşan dölleri de diliyle yalayıp yuttu. Arda’yı mahallesine bıraktım. Telefonunu aldım ve “Müsait bir günde buluşalım!” dedim. “Tamam!” dedi.

    Bir Cumartesi günü benim evde kimse yoktu, Arda’yı aradım, müsaitse gelmesini söyledim. Müsaitmiş, adresi verdim, yarım saat sonra geldi. Eve girer girmez dudaklarına yapıştım. Bir çırpıda üzerimizdekileri çıkardık, ikimiz de çırılçıplak kaldık. Önümde diz çöktürdüm, yarrağımı verdim ağzına. Arda yarrağımı sanki yutacakmış gibi sömürüyordu. Arda’yı önümde domalttım, bacaklarını araladım. Götünün deliği tertemizdi. Deliğini yaladım iyice, yumuşattım. Arda önümde kıvranıyor, “Azgın erkeğim benim, sik beni, sok o muhteşem yarrağını götüme, dağıt parçala götümü!” diye inliyordu. Yarrağımın kafasını tükürükledim ve deliğine dayadım, olanca gücümle yüklendim ve yarrağımı Arda’nın götüne dibine kadar geçirdim. “Aaahhhhhh!” diye bağırdı. “Acıdı mı Arda’cığım?” dedim. “Birazcık, ama sen kökle kökleyebildiğin kadar, ben dayanırım!” dedi. Yarrağımı dibine kadar götüne sokuyorum, kertiğine kadar çıkarıyor tekrar köküne kadar sokuyorum. Böyle 5-10 dakika kadar siktim Arda’nın götünü ve kasıklarım da iyice kasıldı, Arda’nın götüne döllerimi fışkırttım.

    Çok pasif erkek sikmiştim, ama bu Arda’dan aldığım zevki hiç biri vermemişti bana. Banyoya geçtik, birbirimizi yıkadık çıktık banyodan ve yatakodama geçtik. Arda’yla başladık dudak dudağa öpüşmeye. Boynunu yalıyor, kulak memelerini hafif hafif ısırıyorum, kalçaların avuçluyor, sıkıyorum. Yatağa uzandım, Arda üzerime çıktı, dudaklarımdan başlayarak ayak parmaklarıma kadar yaladı. Göbek deliğime dilini sokuyor, oynuyordu. Taşaklarımı dudaklarıyla sıkıştırıyor, sündürüyordu. Yarrağımın kafasını dilini döndüre döndüre yalıyordu. Arda’yı üzerimden aldım, yüzükoyun yatırdım. Boynundan götüne kadar yaladım. Bacaklarını araladım, deliğini yaladım, dilimle deliğini iyice yumuşattım…

    Sonra yatağa sırtüstü uzandım, Arda yüzü bana dönük üstüme çıktı, dimdik olan yarrağımı götünün deliğine dayadı ve yarrağım üzerine oturdu. Yarrağımın üzerinde kalkıyor oturuyor, yarrağım dibine kadar Arda’nın götünde kayboluyor, sonra yeniden kertiğine kadar görünüyordu. Bir süre böyle siktikten sonra, yarrağımı götünden çıkarmadan, Arda’yı yatağa sırtüstü yatırdım ve bacaklarını omzuma attım. 10-15 dakika kadar da Arda’yı bacak omuzda siktim. Boşalacağım zamansa yarrağımı götünden çıkardım ağzına verdim, gırtlağına kadar dayadım, saçlarından tuttum yarrağıma sıkıca bastırdım ve bir volkan gibi Arda’nın ağzına yüzüne döllerimi boşalttım. Yarrağıma, taşaklarıma bulaşan dölleri de güzelce yalattım yutturdum.

    O gün Arda’yı tam 4 kez değişik pozisiyonlarda siktim. Ne yapayım, çıtır oğlan buldum mu dayanamıyorum ve siktikçe sikesim geliyor o yumurta gibi götünü!

    aileici sex hikayeleri banyoda seks hikayeleri dex hikayeleri egrotik hikayeler en güzel tecavüz hikayeleri ensest fantazi ensest hikaye yenge seks itirafları sez hikaye yarasa siki