Category: Uncategorized

  • Bu kadarını beklemiyordum

    Bu kadarını beklemiyordum

    Selam ben Dilek, 37 yaşında, 13 yıllık evli, 2 çocuklu bir kadınım. Kocam iyi bir insan, onu çok seviyorum, kocam da beni çok sever. Yatakta da uyumlu bir çiftiz. Hemen hemen her gece sikişiriz ve her sikişmemizde kendisi 2 defa boşalırken, beni de en az 5-6 kez orgazm eder. Çok ve renkli fantazilerimiz vardır ve aklımıza gelen fantazileri gerçekleştiririz. Yatakta sikiş esnasında acaip azdırıcı şeyler konuşuruz, küfürlü falan. Ve sikişmemiz daha kaliteli ve mükemmel olur.

    Bundan 3 sene önce Erdeğe tatile gitmiştik. Denize giriyorduk, çocuklarla plajda oturup oyunlar oynuyorduk. Bazen de deniz sakinken, fantazimiz olduğu için denizin içinde sikişiyorduk. Yine bir gün sahilde güneşleniyorduk. Devamlı aynı yere gittiğimiz için, sahilde aşağı yukarı hep aynı kişiler vardı. Yanımızda getirdiğimiz, benim yaptığım böreklerden yerken, kocam, yakımızda oturan ailenin çocuğunun bize baktığını gördü ve bir börekte çocuğa uzattı. Ama çocuk almak istemedi. Derken annesi yattığı yerden kalktı ve “Oğlum ne yapıyorsun sen? Amcayı rahatsız etme!” dedi. Ben de hemen, “Yok ne rahatsızlığı, çocuk bu, canı çekmiştir diye kocam çocuğa börek veriyordu.” dedim. Kadın, “Tamam ozaman, amcanın verdiği böreği al, ama bir daha rahatsız etme!” dedi. Kocam da çocuğa, “Olur mu, istersen yine gel al!” dedi. Kadın çocuğun elinden tutup götürdü. O sırada kadının kocası da bize bakıyor, dinliyordu. O da teşekkür etti…

    Sonra biz denize girdik, bizim çocuklar kumlarla oynuyordu. Denizden çıktığımızda, baktık o börek verdiğimiz çocukla annesi de kumla oynuyorlardı. Ben de yanlarına oturdum, kadınla tanıştım. Kadının adı Serpilmiş. Kocam da kadınla oturuyorum diye havlu getirdi, sırtıma doladı, sonra şezlonga gidip uzandı. Biz çocuklarla biraz oynadıktan sonra, ben kalktım kumlardan temizlenmek için denize doğru yöneldim. Serpil de, “Bekle Dilek, ben de geleyim!” dedi, beraber denize girdik. Denizde temizlenip çıktık, Serpil kocasının yanına gitti, ben de kocamın yanına geldim uzandım. Biraz sonra Serpilin kocası dondurma almış gelmiş, çocuklara ve bize verdi. O sayede onnla da tanıştık, adı Burak imiş. Sohbet filan derken, Serpil de geldi, hep birlikte konuşmaya başladık. Onlar da İstanbuldan gelmişler.

    Artık akşam olmaya başlamıştı, saat 20:00 civarı idi. Bu arada ben Burağı bayağı süzmüştüm, adam hoşuma gitmişti. Burağın bakışlarından, onun da benden hoşlandığı belliydi. Kalkarken, “Akşam beraber yemek yiyelim!” dediler. Biz de, “Olur!” dedik ve buluşmak için sözleştikten sonra evlere doğru yola çıktık. Evde duşumuzu yaptık, giyindik, kuşandık ve çocukları yatırdıktan sonra, saat 22:00 gibi dedikleri yerde buluştuk. Güzel bir restoranda oturduk, yemek yedik, sohbet muhabbet ettik. Sonra kalktık bir Cafeye gittik birşeyler içtik, sonra vedalaştık…

    Ertesi gün denize gittik, onlar da geldiler, yine sohbet muhabbet. Arada denize girip çıktık. Ama adam hep bana bakıp, beni tepeden tırnağa süzüyordu. Serpili de kocamı süzerken birkaç defa gördüm. Dikkatimi çekti, yürüken, oturuken, uzanırken, Serpil hep kocamın sikine bakıyordu. Gerçi kocam hep şort giyer ve denize de o şekilde girer. Kocamın siki biraz büyük olduğu için, ne kadar saklasada farkediliyordu. Özellikle ıslakken. Bunu kocama da söyledim, “Serpili senin sikine bakarken kaç defa yakaladım!” diye. Kocam da, “Yok artık daha neler! Kadının işi gücü yok, benim sikime mi bakacak? Hem kocası devamlı yanında, üstelik kocası gayet yakışıklı bir adam!” deyip güldü geçiştirdi. Ben, “Kadın sana kafayı takmış, sana kendini siktirirse hiç şaşırma!” deyince, kocam zevklenerek öyle bir kahkaha attı ki, tüm plaj dönüp bize baktı.

    Aradan 3-4 gün geçti, onların tatili bitmiş, dönüyorlardı. Vedalaştık gittiler. 1-2 gün sonra biz de İstanbula döndük. 2 gün sonra Brak kocamı cepten aradı, “Bugün görüşelim mi?” dedi. Kocam da, “Olur!” dedi. Akşam Kadıköyde buluştuk, nezih bir Bara gittik. Eğlendik, içtik, dans ettik, oynadık, kurtlarımız döktük. Ordan çıkınca onlar, “Hadi bize gidelim, birer kahve içelim, kendimize gelelim!” dediler. Zaten içmeye gideceğiz diye kocam arabayı almamıştı. “Tamam!” dedik, onlara gittik. Yolda sohbete devam ederek evlerine geldik. Çok güzel evleri vardı, dubleks. Serpil, “Siz oturun, biz üstümüzü değiştirip gelelim!” dediler. Burak ta, “Orda dolapta Viski var, içerseniz alın, kendi eviniz gibi davranın, çekinmeyin!” dedi. Kocam da, “Kahve içmeye geldik, içki içmeye değil.” dedi. Burak, “Kahveleri Serpil yapacak nasılsa, siz ozmana kadar boş durmayın!” dedi. Kocam kalktı, bir duble kendine, azda bana getirdi.

    5 dakika sonra Serpil geldiğinde, üstüne ince tek parça penyeden, çiçekdesenli, diz üstü, gecelik gibi, vücüdunu saran dar bir elbise giymiş, içinde sütyen de yoktu, göğüs uçları belli oluyordu. “Böyle giyindim, ama siz yabancı değilsiniz, zaten denizde bikiniyle gördüğünüz için… Ben kahve yapıp geliyorum, siz keyfinize bakın, Burak ta gelir şimdi, duşa girdi!” dedi. Bir baktık az sonra Burak ta penye capri ile geldi, “Tekrar hoşgeldiniz!” dedi. Serpil de, “Kahveler de geldi!” dedi. Oturduk kahvelerimizi içerken sohbet muhabbet filan derken, Burak, “Bir fıkra anlatmak istiyorum, ama biraz açık, eğer dinlemek isterseniz anlatayım?” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve mecburen, “Anlat!” dedik. Bol küfürlü, belden aşağı bir fıkra anlattı. Sonra birkaç tane daha anlattı. Bu arada Serpil kocamın karşısında oturuyordu, bir ara bacaklarını araladığını gördüm, ki o anda altına külot da giymediğini farkettim. Ara ara komple açıyor, arada bacak bak üstüne atıyor ve kocama bakıyordu. Kocama baktım, o da arada Serpilin bacaklarına ve bacak arasına bakıyor, süzüyor, ama bakmamak için kafayı çevirip başka yerlere bakıyordu. Orospu Serpil kocamı baştan çıkarmaya çalışıyor ve işi de biliyordu orospu…

    Burak ta devamlı beni süzüyor, resmen gözleriyle soyuyordu beni. Benim de hoşuma gitmiyor değildi hani, nede olsa adam gerçekten yakışıklı idi, yakışıklı olduğunu kocam bile söylemişti. Bir ara lavaboyu sordum, Burak hemen kalktı, “Ben göstereyim, buyrun!” diyerek yolu gösterdi. Ben önden geçtim, o arkadan beni takip ediyordu. Ama gözlerinin kalçalarımda olduğunu tahmin edebiliyordum, üstümde zaten kalçalarımı sergilediğim, dizimin 1-2 parmak üstünde, siyah, hafif yırtmaçlı, üstüme oturan etek vardı. Labayo varana kadar, ne kadar sıklıdım anlatamam, sanki ben gittikçe lavabo kaçıyordu, rahatsız olmuştum kalçamdaki gözlerden. Ama hoşuma da gidiyordu ve ben beynime hakim olamıyor, istem dışı daha da kırıtıyordum yürürken. Serpille kocam da salonda yalnız kalmıştı, aklım bir yandan da ordaydı, acaba orospu Serpil bizim yokluğumuzda kocama ne orospuluklar yapıyor, kocamın aklını çelmeye çalışıyordu.

    Nihayet lavaboyo varmıştık, teşekkür ettim Burağa, o salona döndü, ben lavaboya girdim. İçerden kahkaha sesleri uzak olduğu halde bana kadar geliyordu. Neler konuşuyorlardı acaba, meraktan çatlıyordum. Külodumu indirdiğimde bir baktım ıslaklık vardı, elimi amıma atıp yokladım, farkında olmadan amım sırılsıklam olmuştu! Aman Tanrım, amım istem dışı ıslanmıştı ve bu da az önce Burağın önünde kırıta kırıta yürürken olmuştu. Daha önce hiç böyle olmamıştım. İşedikten sonra Burak aklıma geldi ve amımı okşamaya başladım. Amım ateş gibiydi, sanki amımda bir ekmek fırını vardı. Alev alev yanıyordu ve sular fışkırıyordu. Titreyerek orgazm olup boşaldıktan sonra kendime geldim. Hemen panik oldum, ben ne yapıyorum diyerek, tuvalet kağıdıyla amımı sildim, kurulamaya çalıştım, ama halen sularım geliyor, çığlık atmamak için dişlerimi sıkıyordum resmen. Sonra çıktım ve salona doğru yürümeye başladım…

    Burak, “Hah, Dilek hanım da geliyor işte!” dedi. O sırada Serpil kalkmış, bardakları toplarken kocamın önünde domalmış ve resmen külotsuz amı görünüyordu. Orospu Serpil pespembe amını kocamın gözleri önüne sergilemiş, ağırdan ağırdan bardakları alıyordu. Serpilin amını ben gördüğüme göre, kocam da illaki görmüştür diye kocama baktığımda, kocam çadırı kurmuş ve sikini saklamak için uğraşıyordu. Ama boşa çaba sarfediyordu, ne yapsa belli oluyordu. Ben yokken Serpil kim bilir ne orospuluklar yaptı, neler söyledi ki, kocamın sikini bu şelikle kaldırmıştı. Acaba Burak olayın farkında mı diye baktım, Burak ta çadırı kurmuştu. Demek ki Serpilin kocamı baştan çıkarması onun da hoşuna gidiyordu. Serpil sonra da kocasına doğru domalarak, kocamın önündeki bardağı aldı ve orospu bu sefer de göğüslerini kocama sergiliyordu. Göğüsleri yusyuvarlak, gayet alımlı ve benim göğüslerimden daha iri ve diri idi. Nerdeyse uçlarına kadar açıktaydı. Serpil adeta, (Benim malım mülküm bu!) der gibi, heryerini kocama sergiliyordu.

    Serpil bardaklarla mutfağa gidip, sonra da mutfaktan bana seslendi, “Dilek… Bana az yardım etsen?” diye. Ben de mutfağa gitmek için kalktım ve Burak yine kalçalarıma bakıyordu. Üstelik kocamın yanında. Mutfakta Serpil bana gülerek, “Kız orospu, sen ne şanslı karısın!” diye lafa girince ben şok oldum, ağzım açık kaldı. Bozuntuya vermeden, “Neden ki?” diyebildim sadece. “Kocan çok yakışıklı ve kocaman siki var! Erdekten beri kocanın sikine bakıyorum, hayran kalıyorum!” deyince, şaşkınlığıma bir 10 kat şaşkınlık daha eklendi. İçimden (Orospuya bak, bu ne kaşarlık, bu ne samimiyet, böyle şeyleri çekinmeden bana nasıl söylüyor!) diye geçirip, “Nerden çıktı bu şimdi?” dedim. Serpil devam etti, “Görünen köy kılavuz istemez kızım, siki bariz belli oluyor, zaten şuan çadırı kurmuş vaziyette, nerdeyse pantolonu yırtacak yaramaz şey!” dedi.

    Ben artık dayanamadım ve “Sen de az orospu değilsin! Kocamı azdırmak için herşeyi yaptın, ne am kaldı görmediği, ne göt, nede göğüslerin, hepsi piyasada! Üstünü değiştirdin geldin, altına don sütyen giymemişsin, birde açıp her dakika gösteriyorsun kocama, önünde domalıyorsun amını gösteriyor oturuyorsun, bacaklarını açıyorsun, eğiliyorsun göğüslerin komple dışarda! Kusura bakma da, o da insan yani, adama işkence yapıyorsun!” dedim. Serpil de, “Amaan, Tanrının bildiğini kuldan mı saklayacaksın? Hiç görmediği bilmediği şey mi sanki, seni sikerken zaten görmüyor mu am göt göğüs?” dedi. Yine şok oldum, cevap veremedim. Serpil ise pişkin pişkin, “Ee, nasıl sikiyor seni? Hangi pozisyonlarda sikişiyorsunuz?” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum, “Sen nebiçim bir kadınsın yaa, utanmıyormusun?” dedim. “Asıl sen utanmıyormusun bu koca yarraklı adamı sadece kendine saklayıp cimrilik yapmaya!” demez mi birden, ben yine şok tabi. Ardından ekledi, “Ben bugün kendimi ona siktirisem kızarmısın?” dedi. Tepem iyice attı, “Sikmez ki seni! Bana ihanet etmez!” dedim, ama içimden de tabi, (Erkektir belli de olmaz!) diye geçirdim…

    Serpil, “Ozaman deneyelim mi? Ben bugün kendimi senin kocana siktireceğim! Kızmak yok!” dedi. “Tamam, sikerse siker, ne yapayım?” dedim, ama içimi acaip bir hırs ve pişmanlık kapladı, ya Serpil orospusu emeline ulaşırsa, ya kocam benden başka birini sikerse diye. Ki Serpil tuttuğunu koparan biriydi, daha eve gelişimizde üzerini değiştirip o şekilde karşımıza çıktığında belliydi iddialı olduğu. İçimden, (Eğer kocam öyle birşey yaparsa, ben de boş durmam, ben de Burağa kendimi siktiririm! Böylelikle hem kocamla sikişirken konuştuğumuz grup sex fantazimiz de gerçek olur! Zaten seyrettiğimiz pørnølardan, yaptığımız fantazilerden bu olaya hazırlıklı sayılırız. Üstelik ben de hep istiyordum 2 tane yarrağı aynı anda yemeyi. Hem Burak ta gayet yakışıklı ve iyi bir adamdı, ondan iyisini mi bulacaktım bu iş için. Ve Serpil de çok güzel, alımlı, sexi ve istekli bir kadın, amcığı, götü, göğüsleri, vücudu gayet güzel, kocam da sikmek için bundan daha iyi am mı bulacak?) diye geçirdim ve herşeyi akışına bıraktım. Mutfaktan çıktık…

    İçerde Burakla kocam oturmuşler, ikisi de çadırı kurmuş, birerde içki koymuşlar kendilerine, birbirlerine amlı götlü, sikişli sokuşlu fıkralar anlatıyorlar. Bir bardak, birer bardak daha derken, alkolün de etkisiyle sohbet iyice açıldı saçıldı. Benim hep bir gözüm Serpilde, bir gözüm kocamda ve sikinde idi. Kocamın bakışlarından Serpile sulandığını anlayabiliyordum. Ama Burak ta bana resmen sulanıyor, aslıyordu. Ve benim amım yine sulanmış ve alev alev yanıyordu. Serpil kalktı, yine kocama doğru domaldı ve Burağın bardağını aldı, “Koyayım mı kocacığım?” dedi. Burak, “Koy karıcığım!” deyince, Serpil yine yapacağını yaptı ve “Aslında senin bana koyman lazım ama…” diyerek bardağı doldurdu. Sonra birde müzik açtı ve kocama dönüp sexi bir şekilde oynamaya başladı. Kocamı baştan çıkarmak ve kendini siktirmek için her şeyi yapıyordu ve gerçekten de beceriyordu da. Orospu çok güzel oynuyor, arada amına götüne kadar gösteriyordu. Ve az sonra kocamı dansa kaldırdı. Kocamın sikine sürtünerek, sevişircesine dans ediyordu…

    Burak ta beni kaldırdı. Ben de Serpile inat, tüm hünerlerimi ortaya koymak için kalktım ve dans etmeye başladım. Çok geçmeden arkamda Burağın sikini sert bir şekilde hissetmeye başlamıştım bile. Belli ki amacıma ulaşmıştım ve ben de Burağı azdırmıştım. Ama bana da ateş basmıştı, heryerim alev alev yanıyor, amım, (Sik beni Burak!) diye bağırıyordu. Kalçalarımda Burağın sikini hissettikce daha fena oluyordum ve Burağın sikini daha çok hissetmek için uğraşıyordum ve iyice sürtünüyordum. Derken Burak terlemeye başladı ve üstündeki tişortu çıkardı attı. O kaslı vücudunu zaten Erdekten biliyorum. Bu arada aklıma ne kocam, ne de Serpil geliyordu, ne yapıyorlar diye merak dahi etmiyordum. Kendimi müziğin ritmine bırakmış, Burağın sikini hisetmek için önümü dönmüş, Burağın bacaklarının arasında dans ediyordum ve eteğimi sanki yırtacakmış gibi zorlayan, amıma dayanan sikini hissetmek çok süper bir zevkti. Kocamınkinden başka bir sike sürtünmek bile beni baştan çıkartıyordu.

    Bir ara Burağın eli kalçalarımda gezinmeye başladı. Arada kalçalarımı sıkıyor, avuçlayarak beni kendine çekip dahada yapıştırıyordu. Acaba bunları kocam görüyor mu diye bakmak için bir döndüm ki, kocam gözlerini bana dikmiş ve (Ne yapıyorsun?) der gibi sertçe bakıyordu. Doğrusu utanmıştım, kocam Serpilin yaptığı okadar orospuluğa rağmen halen mesafeli duruyordu. Tam toparlanıp yerime oturayım diye aklımdan geçerken, Serpil bana ve Burağa baktı ve kocamın dudaklarına yapışıverdi. Kocam da bana nispet yaparcasına, bana bakıp Serpilin beline sarılıverdi. Acaba kocam bana çok mu kızdı, neden böyle birşey yaptı diye düşünürken, Burak elini eteğimin altında daldırıp, kalçalarımı sıkmaya ve yoğurmaya başladı. Bir parmağını da, küloduma rağmen amımın içine sokmaya çalışıyordu. Kocam bunu da görünce Serpile yumuldu. Artık ok yaydan çıkmıştı…

    Ben de Burağın dudaklarına yumuldum ve ısırıcasına öpmeye başladım. Dillerimiz buluştu, ıslak ıslak öpüşüyoruz. Elimi de Burağın önüne attım, şortunun üzerinden okşamaya başldım. İçine çamaşır giymemişti ve siki alev gibi yanıyordu. Ama kocamın sikinden küçük olduğu bir gerçekti. Demek ki orospu Serpil kocamın koca sikine o yüzden bu kadar takmış ve istemiş dedim içimden. Ama mecburen elimizdeki ile yetinceğiz. Aslında çok küçükte değildi, bir kadını doyuracak boyutlardaydı. Döndüm baktım ki, Serpil elbiseyi sıyırmış, elbise ayaklarının dibinde duruyor ve tüm çıplaklığıyla kocamla dans ediyordu. Serpil kocamın tişörtünü çıkarmıştı. Sonra da eğilip kocamın koca sikini dışarı salıverdi ve tüm hışmıyla yutarcasına o iri sikini ağzına almaya başladı. Orospu bir yandan da bana bakıyor, (Ohh, istediğime ulaştım işte!) der gibi hareketlerle, alabildiğince o iri siki ağzına alıyor, gırtlağına kadar sokuyor, tekrar çıkarıyor, arada svazlıyor, tekrar yalıyordu. Kocam da Serpilin göğüslerini avuçlamış yoğuruyordu. Kocamın da müthiş zevk aldığı belliydi…

    Ee, artık ben de boş durmamalıydım. Burağın şortunu indirdim ve o lavoboda beni kendimden geçiren siki serbest bıraktım. Gerçekten de düşündüğüm gibi kocamınkinden ufaktı, ama yine de güzel ve damarlıydı. Ben de aldım ağzıma ve başladım yalamaya, emmeye. Burak ta boş durmuyor, gömleğimi çıkarıyordu. Sütyenimi çözüp memelerimi salıverdi ve başladı avuçlamaya. Avuçlarken de, “Bebeğim benimki kocanınkinden küçük, ama idare edeceksin artık, işlevi iyidir, zamanla göreceksin, seni sike doyuracağım, seni deliler gibi sikeceğim bebeğim, bebek gibisin, harikasın, 2 tane çocuk doğurmuşsun ama halen taş gibisin, kocan çok şanslı adam!” demesi beni dahada ateşledi ve yutarcasına sikini emeye yalamaya başladım. Bir yandan da taşaklarını yoğuruyordum. Buraktan zevk sesleri gelmeye başladı ve birden ağzıma boşalıverdi. Hepsini yuttum. Kocamınkini bile pek yutmam, ama bunu çok büyük bir iştahla, isteyerek, her damlasını yuttum ve ziyan olmasın diye de, komple kafasını yalayarak temizledim

    O sırada Kocam da Serpil ağzını resmen sikercesine pompalıyor, Serpil de kendi amını avuçluyor ve okşuyordu. Çok geçmeden kocam da Serpilin ağzına boşaldı. Fakat öyle bir boşalmıştı ki, Serpilin ağzına döller resmen fışkırıyordu. Serpil de yutmaya çalışıyor, ama yetişemiyordu. Kocam boşaldığı halde siki daha inmemiş, halen taş gibi duruyordu. Serpil kocamın sikini emmeyi bırakmayınca, yerde 69 pozisyonun geçtiler, kocam da Serpilin amını yalamaya başladı. Ben de Burağın sikini tekrar hazırlamak için aldım ağzıma. Burağın siki hemen dikildi. “Hadi erkeğim, doyur beni, sik artık beni, amım alev alev yanıyor, sula onu döllerinle, söndür amımın ateşini!” dedim. Burak, “Yok! Önce amının tadını alacağım, suyunu içeceğim, sonra sikeceğim!” deyip beni yere doğru uzandırdı. Ben de iyice açtım bacaklarımı, amımı götümü komple önüne sergiledim. Yumuldu amımı yalamaya. Amımı yalarken, arada bir de götümü yalıyor, beni zevkten zevke uçuruyordu. Pembe bulutlarda geziyor, orgazm üstüne orgazmlar yaşıyordum.

    Serpil ise kocama, “Hadi rüyalarımın koca sikli erkeği, sik beni, amımı götümü sik parçala, onları bugün sana bol bol siktirecem, amımı da götümü de sike doyuracağım senin sayende erkeğim!” diye inliyordu. Kocam sikini eline almış, Serpilin amına sürtüyordu. Sonra birden geçirdi, Serpil orospusunun sesi soluğu kesildi. Kocam pompalarken Serpil inlemeyi bırakın, resmen ciyaklıyordu. Ben de, “Hadi Burak sen de beni sik!” diye bağırdım. “Tamam bebeğim!” diyerek, amıma sikinin kafasını hedefledi ve sırılsıklam amımın ıslaklığıyla bir anda giriverdi. Oysa ki amım ıslak da olsa, kocam girerken hissederdim, kanırtıra kanırtıra girerdi, amımı yara yara girerdi amıma. Burak amıma pompalamaya başladıdığında ben bir, “Ohhhh!” çektim. Bir yandan da kocamla Serpile bakıyordum. Serpil elini göğüslerine atmış mıncıklıyor, sıkıyordu. Belli ki kocam onu boşaltmak üzereydi. Ve Serpil bağıra bağıra boşalmaya başladı. Az sonra da Burak benim içime boşaldı, hemen ardından da ben rahatladım…

    Kocam ise daha boşalmamıştı. Serpil kocama, “Hadi erkeğim, benim götümü de sik, yırt götümü o koca sikinle!” diyerek domaldı. Kocam da Serpilin götüne dayadı ve girmeye çalışıyordu. Ama Serpil kocamın sikini alamıyordu. Sonunda kafası girer gibi oldu, ama Serpil orospusu feryad figan bağırıyordu. Bir baktım bacaklarından hafiften kan süzülüyor, sanırım kocamınkini alamamış ve götü yırtılmıştı. Serpil, “Bu böyle olmayacak! Burak sen gel götüme gir, aç götümü, senin sikine alışık benim göt nasılsa! Sen de koca sikli erkeğim uzan, tost yapacaksınız beni! Sonra da Dileği tost yaparsınız!” diyerek kocamı uzatıp, sikini amına alarak üstüne yavaşca oturmaya başladı. Yarak amına girerken Serpilden acı acı sesler geliyordu ve zor da olsa köküne kadar yavaş yavaş almıştı. Burak kalktı Serpilin götünde yerini almak için. Orospu Serpil tüm isteklerine, hedeflerine ulaşmıştı. Hem kocamı ayartmış, kendisini siktirmişti, hem de ilk tostu o olacaktı…

    Serpile imrenmedim desem yalan olur, keşke ilk ben tost olsaydım da bu iki yarrağı ilk ben içime alsaydım. Ama gece daha bitmedi, nede olsa ben kocamın sikine alışığım, hertürlü alıyorum, Burağınki de fazla büyük değil, Serpil orospusu sikilir sikilir sonra amı götü dağılır, sıra bana gelir ve ben zevke fazlasıyla ulaşırım diye düşündüm. Burak tam Serpilin götüne sokacakken, Burağa, “Dur aşkım, sikini ben kendi ellerimle yerleştireceğim Serpilin götüne, ama önce ağzıma alıp ıslatayım da, Serpilin götüne rahat girsin sikin!” dedim ve Burağın sikini azğıma aldım, emmeye başladım. Hem böylelikle Serpil biraz daha beklemiş olacak ve kuduracaktı. Ağzımda iyice ıslandıktan sonra tuttum Burağın sikini, yavaşca Serpilin götünün deliğine yasladım ve halen tutuyordum, Burak ta yavaşca ittiriyordu. Kafası az girince bıraktım ve “Hadi koçum kökle!” dedim. Burak kökleyince, Serpil bir Ohhh çekti ve başladı inlemeye, zevkten kudurmaya. Alttan kocam, üstten Burak, iki deliği de doldurmuşlar, Serpilin amını götünü sikiyor, pompalıyorlardı…

    Ben de boş durmamak için alttan taşakları yalamaya başladım. Serpilden sular geliyordu, arada onları da yalıyordum. Sonra Burak böğürmeye ve Serpilin götünden döller fışkırmaya başladı. Burak fazla dayanamamış boşalmıştı. Onları da yalayarak yuttum. Ama kocam halen pompalıyordu. Serpil uçmuştu resmen, gözleri kaymış, “Parçalayın, yırtın, amımı götümü parçalayın!” diyordu. Burağın siki küçülünce, Serpilin götünden sikini çıkardı ve kebdini kenara attı. Kocam halen sikiyordu Serpilin amını. Serpil de götünden çıkan sikin ferahlığıyla daha rahat hareket ediyor, kocamın yarağına bir kısrak gbi oturuyor kalkıyor, kıvırıyor içinde ve çığlıklar atıyordu, “İşte sikiş budur, sikilmek budur! Ne güzel sikiyorsun koca sikli erkeğim, halen içimdesin, sikin dolduruyor amımın heryerini, hissediyorum tamamen içimde taş gibi! Ben böyle hiç sikilmemiştim, sikine sağlık, beline kuvvet, erkeğim benim, sik beni, sik te Burak görsün, kadın nasıl sikilir öğrensin, görsün nasıl zevk aldığımı!” diyerek. Kendinden geçmişti, her halinden belliydi.

    Ama ben de Serpilin dediklerinden iyice tahrik olmuştum, biryandan amımı okşuyordum, bir yandanda göğüslerimi sıkıyordum. Burak kızgın bir şekilde kalktı ve “Hadi bebeğim al ağzına kaldır, nasıl sikiş yapılırmış biz de onlara gösterelim!” diyerek sikini ağzıma soktu. Ben Burağın sikini emerken, kocamın, “Geliyorummm!” sesiyle kendime geldim ve Burağın sikini emmeyi bırakıp, kocama, “Aşkım sakın Serpilin içine boşalma, ağzıma boşal, ağzıma istiyorum döllerini!” diye bağırdım! Burak da bana kızmış gibi bakarak, “Ben senin ağzına boşaltırım!” dedi. Burağa, “Az bekle, ben seniboşaltacağım aşkım!” dedim ve kocamın sikine yaklaştırdım ağzımı. Kocam Serpilin amından çıkıyordu ki, Serpil orospusu, “Çıkarma, içime boşalt, söndür yangınımı!” diye bağırdı. Bu iş artık iyice çığrından çıkmıştı. Fakat kocam beni herşeye rağmen seviyormuş ki, Serpili üstünden kaldırıp kenara itti, sikini benim ağzıma soktu ve komple gırtlağıma kadar dayadı. Ve sıcak sıcak döllerini de fışkırtarak gırtlağımdan aşağı indiriverdi…

    Serpil baygın bir şekilde kenarda hareketsiz duruyordu. Ben de Burağın sikini elimle 31 çeker gibi sıvazlıyor, onu beni tost yapması için hazırlıyordum. Kocam nasılsa hazır olurdu. Burağın sikini nihayet kaldırdım ve “Hadi bakalım erkeklerim, tost sırası bende, beni de tost yapın!” dedim. Burak, “Tamam, ben de dört gözle bunu bekliyorum!” dedi. Serpil de kocamınkini ağzına almış, bana hazırlıyordu. Serpil nefes alabildiği bir anda, kocama, “Beni daha götümden sikeceksin, unutma!” dedi. Ve sikler hazırdı, dimdik, ayakta, füze gibi beni bekliyorlardı tost için. Burak, “O güzel götüne ben girmek istiyorum!” dedi. Ben de, “Hay hay, nasıl istersen Burakçığım!” dedim. Kocam uzandı yere, ben o çok sevdiğim kocamın sikine kavuşmanın hazzıyla bir çırpıda alıverdim amıma. Yine girerken kanırttıra kanırttıra girmişti amıma. Kocamın ağzına da göğüslerimi verdim. Burak ta arkama yanaşıp, yavaşca götüme giriverdi. Bir Ohhh çektim ki, düşman çatlatırcasına…

    Ve başladılar amıma götüme pompalamaya. Onlar pompaladıkça ben zevke geliyor, 1 bağıracağıma 5 bağırıyordum, sırf Serpile inat olsun diye. Ben bağırdıkça, Serpil de kıskanç bir şekilde kendi amını parmaklıyordu. Erkeklerim ise deliklerimde ritmi gayet güzel tuturmuşlardı ki, birden Burağın bağrışıyla birlikte götümde bir sıcaklık hissettim. Burak benim güzel götüme, ateş gibi yanan götüme daha fazla dayanamamış ve boşalmıştı. “Sakın çıkartma Burakcığım, devam et sik beni, götümü sikmek istiyordun ya işte, götüm senin, sik götümü parçala, hadi koçum!” dedim, onu gaza getirdim ve biraz daha pompalamaya devam etti. Sonra içimde küçülmeye başlayınca çıkardı. Kocam ise alttan amıma daha seri pompalamaya başladı. Sanki, aşkım ben burdayım, merak etme, der gibi şiddetle pompalıyor, amımı yırtarcasına sikiyor ve beni orgazm ediyordu. Sonunda kocam da bir volkan gibi boşalmaya başladı. Bu ne şiddetli bir püskürtme idi, dölleri taa rahmimin duvarlarında hissediyordum, öyle tazyikli idi.

    Kocam sikini amımdan çıkardığında, siki halen kazık gibi duruyordu. Sikini sıvazlayarak, Serpile, “Hadi Serpil domal, götüne sokacam!” dediğinde, ben bile şaşırmıştım kocamdaki bu isterikliğe. Serpil orospusu tabii dünden razı, “Hadi koca sikli erkeğim, sik beni, yırt götümü, kanasa da, bağırsam da, bayılsam da, aldırma, köküne kadar sok, götümü sik parçala!” diyerek hemen domaldı. Burağa baktım, bir kenara geçmiş bizi seyrediyordu. Ben de önce kocamın sikini yalayarak ıslattım, sonra da Serpilin götünün yanaklarını ayırdım ve deliğine bolca tükürdüm, götüne rahat girsin diye. Kocam yerini aldı ve Serpilin götüne sikini dayadı ve yavaşca sokmaya başladı. Serpil bağırıyordu, ama, “Durma devam et, hepsini sok, köküne kadar götümün içinde hissetmek istiyorum erkeğim!” diye bağırıyordu. Ve kocam şiddetli bir şekilde kökledi. Ben de onların arkasına geçip, kocamın taşaklarını yalıyordum. Yalarken ben de domalmıştım ve kocamın amıma akıttığı döller bacağıma süzülürken, baktım Burak yumuldu amıma yalamaya başladı…

    Fakat Serpile hayret ediyordum, inadına da olsa, hakikaten götüne kocamın o kocaman yarrağını köküne kadar almıştı. Üstelik götü harbiden yırtılmış parçalanmıştı, buna rağmen karı halen, “Sik götümü!” diye kocama bağırıyordu. Artık kocam da pompalamaya başlamış ve Serpili bağırta bağırta götünü sikiyordu. Burakla oturduk, 15-20 dakika onları seyrettik. Sonunda Serpil kocama yalvarmaya başladı, “Hadi boşal artık erkeğim, doldur götümü döllerinle, hepsini içime akıtmanı istiyorum!” diye. Kocam da gelmek üzereydi ve bağıra bağıra Serpilin götüne boşaldı. Serpil halıya yapıştı, kocam da onun üzerine yığıldı, öylece kaldılar. Kocamla gurur duyuyordum, demek ki benim erkeğim tam erkek ve çok iyi bir sikici, ikimizi de bitirmişti…

    Hepimiz biraz uzandık ve dinlendik. Sonra sırayla duş almaya gidecektik. Kalktığımızda etrafa bir baktık ki, heryer döl içinde kalmıştı. Serpil, “Bizim yukarda yatak odasında duş var, biz yukarı çıkarız, siz buraya girin!” dedi. “Peki!” dedik, gidip duşumuzu aldık. Geldik salona. Az sonra onlar da indiler. Serpil yanıma geldi oturdu, “Kız kocan harika bir sikici, beni dağıttı valla. Ben bugün kocana kendimi siktirecem demiştim değil mi, siktirdim işte gördün. Ama sen de az orospu değilsin, sen de sikilmeye doymuyorsun!” dedi. Burak ta kocama, “Tebrik ederim üstat, fena siktin benim karıyı, amını götünü dağıttın orospunun, ama müstahak o, Erdekten beri okadar çok istiyordu ki senin tarafından sikilmeyi ve emeline ulaştı!” dedi. Sonra bana dönüp, “Sen de harikasın bebeğim, sen sikilmeye doyulmayacak kadınsın! Kocan çok şanslı, iyi erkek seçmişsin, zaten sana da onun gibi erkek yakışırdı!” dedi.

    Eve gitmek için kalktığımızda nerdeyse sabah olmak üzereydi, şafak söküyordu. Kapıda öpüşüp vedalaşırken, Serpil kulağıma eğilerk, “Ben yine yemek isterim o kocaman siki Dilekciğim, haberin olsun, kıskanmak, darılmak yok!” dedi. Ben de, “Ne zaman istersen yiyebilirsin canım!” dedim ve çıktık. Gerçektende harika bir gece olmuştu, ama hiç aklıma gelmezdi böyle sikişeceğimiz!

    bayan 25 itiraf küçük kardeşim beni sikti küçük kardeşimi siktim porno sexz resimli porno hikayeler seks anlatımı sikilen am hikayeleri ulaşım sex hikayeleri yolda porn
  • Denizin ortasında muhteşem sikiş

    Denizin ortasında muhteşem sikiş

    Merhaba 31Seks Hikayeleri okurları. Arkadaşlarımın İnternet tutkusunu duyduktan sonra ben de kendime bir bilgisayar alarak, yalnızlığın vermiş olduğu can sıkıntısını İnternette gidermeye başladım. İnternette Sörf yaptıkça, birçok sayfalara girdim ve tabi ki sex sayfalarına da. Kaymak Gibi 31Seks Hikayeleri sitesini keşfettiğimden beri hergün düzenli okuyorum. Başkalarının seks hikayelerini okudukça tahrik oluyorum, bu yüzden ben de size bir hikayemi anlatmaya karar verdim. Benim adım Özge, 26 yaşında, eşinden ayrılmış, dul bir bayanım. Çocuğum yok ve şu anda yalnız yaşıyorum. Eşimle ayrılırken mal paylaşımına gittik ve sahibi olduğumuz mağaza eşime kalırken, yazlık ev ile kullandığımız araba benim oldu. Size anlatacağım hikaye de yazlık evimin olduğu yerde geçiyor.

    Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok zeki biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın. Tayfun ise başarılı bir sunucu ve TV programcısıydı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfun’un güzel bir teknesi vardı, her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı. Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık, genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin Tayfun’la yatakta yaptıklarını anlatır ve arada bir bana, “Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl yarak yemeden durulur mu?” diye takılırdı.

    Geçen yaz yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfun’un ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı. Aylin Tayfun’u geri kazanmak için peşinden koşuyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi. Cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmire gitmesi gerektiğini söyledi, “Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol, neme lazım başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Akşam Aylin İzmire gittikten 2 saat sonra Tayfun geldi. Ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfun’un haftasonları Rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Tayfun gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Doğru söylemek gerekirse bu oldukça hoşuma gitmisti.

    Yemeğe oturduk ve ben de onunla beraber iki kadeh Rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana, yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 26 yaşında güzel bir kadının seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de, “Evet haklısın, ama herşey senin yüzünden, eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye çoktan birini bulmuştum!” dedim. Tayfun bu sözden çok memnun olmuş, bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Yemeğimiz bitmiş, bu arada saat te epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırarak, artık gitmem gerektiğini söyledim. Cumartesi beni tekneyle balık avlamaya davet etti. Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.

    Sabah olunca bikinimi giydim ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfun’un teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfun’a bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda, memnun olmuş bir ifadeyle, “Hayır, hiç sakıncası yok, zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez!” dedi. Bikinimin üstünü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Tayfun’un beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfun’un ilgisini daha fazla çekmekti…

    Bir süre sonra Tayfun’a seslendim, “Su harika, sen de gelsene!” dedim. Tayfun, “Tamam, ama ben de altsız yüzeceğim!” deyip, mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır yarak görmemiştim. Tayfun çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Ben de, “Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım. İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…

    Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve “Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim. Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Tekneye çıktığımızda bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi. Teşekkür ettim. Üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yeyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı ve ben heyecanla sikine bakıyordum. Gülerek sikini tuttu ve “Onu çok azdırdın güzelim!” dedi. O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemem ama, daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…

    O da göğüslerimi okşarken ateşlice öpüşmeye basladık. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu. Tayfun bir elini de amıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inliyordum. Tayfun ayağa kalkıp, “Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti. Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, amıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Ben de onun sikinin tadına bakmak istiyordum, üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu…

    Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak, “Lütfen, sikini istiyorum amıma!” dedim. Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu. Çok geçmeden titremelerle Orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir Orgazmdı ki, anlatamam.

    Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp, “Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve “Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç 31 hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı. O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama halen azgındım.

    Tayfun yanıma uzandı ve birbirimize sarılıp dinlenmeye koyulduk. Bundan sonra erkeksiz değildim, istediğim zaman beni yatağa atacak birisini bulmuştum. Bu arada konuşuyorduk. Tayfun’un anlattığına göre, Aylin hiçbir zaman ağzına boşalmasına izin vermiyormuş. Ayrıca Aylin, Tayfun’un anal seks isteklerine her zaman ters cevap vermiş. Aylin bana bunlardan hiç bahsetmemişti, böyle bir erkeğin isteklerini nasıl karşılamaz anlayamadım. Ben daha önce mutsuz bir evlilik geçirdiğim için iyi erkeğin değerini bilirim. O yüzden ona arka deliğimi de tatma fırsatını verecektim. Dudaklarından öperek, boynunu boğazını yaladım, ordan göğüs uçlarını, ardından göbeğini, ordan taşaklarına geçip yalamaya başladım. Tayfun’un siki çoktan hareketlenmişti. Taşaklarını yalamaya devam ederken, bir elimle de sikini aşağı yukarı çekiyordum. Siki iyice kalktıktan sonra, “Götümü sikmek istiyor musun?” dedim.

    “Deli misin, istemez miyim hiç?” diyerek, sevinçle hemen yerinden doğruldu. “Ama ilk olacak…!” dedim ve domaldım. “Tamam aşkım!” diyerek kalçalarımı iki eliyle ayırıp, arasına yumuldu. Diliyle bir amıma, bir götümün deliğine darbeler atıyor, arada bir dilini götüme sokmaya çalışıyordu. Daha sonra bir parmağını götüme sokup çıkarmaya başladı. Göt deliğimin yavaş yavaş genişlediğini hissediyordum. Ardından ikinci parmağını da sokup çıkarmaya başladı. Bu bana biraz acı veriyordu, ama arada bir söylediği tatlı sözler beni tekrar motive ediyordu. Bir süre parmaklarıyla girip çıktıktan sonra, genişleyen göt deliğime sikini dayadı ve yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sikinin başı girince çok acımıştı, bir süre öyle beklemesini söyledim. Biraz bekledi ve ben, “Tamam, devam et!” deyince, kalanını da sokup, kenetlendi arkama. Biraz da öyle bekledikten sonra götüme girip çıkmaya başladı. İlk başlarda acı vermesine rağmen, alıştıktan sonra ben de zevk almaya başlamıştım.

    Götüme hızlı hızlı girip çıkmaya devam ederken, bir ara beni kendine doğru çekip doğrulmamı sağladı ve bir eli göğüslerime, diğeri de amıma yöneldi. Bir anda üç hassas noktamın uyarılması benim Orgazm olmama yetmişti. O da bir süre sonra inleye inleye götüme boşaldı ve siki ininceye kadar da götümü sikmeye devam etti. Daha sonra toparlandık. Tayfun teknede duş alırken, ben hemen denize atladım ve biraz serinledim. Denizden çıktığımda, Tayfun biralarımızı yenilemişti. O gün teknede akşama kadar çırılçıplak kaldık. Sarmaş dolaş oturup sohbet ettik, öpüştük, elleştik, seviştik ve sikiştik. Akşam beni yazlığa bırakırken, bu yaşadıklarımızı Aylinin bilmemesi konusunda ikimiz de hemfikirdik. Yazlıktan ayrılırken bana bu güzel gün için teşekkür etti. Ben de ona tabiki.

    Aradan çok zaman geçmesine rağmen birdaha görüşemedik ve mesajlarıma da cevap vermiyordu. Yayınlarını dinlerken sesini duyup kendimi tatmin ediyordum. Sonunda dayanamadım ve birgün stüdyosuna gittim. Bana, artık ciddi ilişkiler yaşamak istediğini, ama Aylinle arkadaş olduğum için bunun benimle olamayacağını, çok üzgün olduğunu ve bundan sonra bir daha öyle birşey yaşayamayacağımızı söyledi. Üzüldüm, ama onun bu kararına da saygı duydum.

    azgın kadın hikayeleri banyoda sekx kadınların sex hikayeleri kocamı mutlu etmek istiyorum seks sikiş sikişile toplu sex hikayeleri uyurken okunacak masallar uzun hikayeli pornolar
  • Götümden sikip yırttı

    Götümden sikip yırttı

    Selam ben Dilek. Daha önceki hikayemde bir çiftle aramızda geçen sikişmeyi anlatmıştım. Şimdi de başka bir çiftle sikişmemizi yazmak istiyorum.

    Kocamla haftasonunda akşam yemeğinden sonra bir gece klubüne eğlenmeye gitmiştik. Dans ediyor, oynuyorduk ve içkilerimizi yudumluyorduk. Ordan bir kadının kocamı kestiğini gördüm. Kocama çaktırmadan kadını şöyle baştan aşağı süzdüm, inceledim. Beyaz bir askılı tişört giymiş üstüne, altına da kırmızı dar bir mini etek, sarı saçlı, gayet hoş bir kadındı. İri göğüslü, omuzlarına kadar uzanan düz saçları, kalçaları ve bacakları gayet düzgün, sexi bir vücudu vardı. Sonra dans etmeye devam ettik. Bir ara kocama kadını göstererek, “Şu kadın deminden beri seni kesiyor, o kadını sikmek istermisin?” dedim. Kocam şok oldu, önce bana baktı, sonra da kadına baktı, “Güzel ve hoşmuş! İsterdim, ama olmaz! Kadın belki çok azgın birisi çıkar, bilemeyiz ki. Sen zaten azgınsın, o da azgın çıkarsa ikinize birden yetemem, sonra seni azmış halinle ihmal ederim, azgın olunca manyak gibi oluyorsun, çıldırıyorsun, bunu da bir sürtük için göze alamam! Ama evli bir çift olsalardı, ozaman farklı olurdu!” dedi. Sonra masamıza oturduk. Kadına bakıyordum, halen kocamı kesiyordu.

    Bir ara ben lavaboya gitmem gerektiği için masadan kalktım. Lavaboya gittim, elimi yüzümü yıkadım, makyajımı tazeledim ve masaya dönmek için lavabodan çıktım. Yerime giderken o sürtüğe bakındım, bir baktım masada bir adamla oturuyordu. Vay orospu dedim içimden, bulmuş kendine bir adam. Adama baktım, gayet hoş ve karizmatik bir adam, turnayı gözünden vurmuş sürtük dedim. Sürtük benim kocama baktı baktı, sonunda bunun yanında karı var, ben boşa zaman kaybetmeyeyim dedi herhalde diye içimden geçirdim. Yanlarından geçerken çokta samimilerdi, demek adam karizmatik olduğu kadar da hızlıymış diye düşündüm. Kocamın yanına gittim oturdum ve kocama, “Senin sürtük çok karizmatik bir adam bulmuş, baksana!” dedim. Kocam da dönüp baktıktan sonra, “Harbiden sürtükmüş, gördün mü, iyi ki seni dinlememişim, değil mi?” dedi, gülüştük.

    Nedense kendimi o sürtükle yanındaki adama bakmaktan alamıyordum. Bakarken de aklıma değişik değişik şeyler geliyor ve azıyordum. Amım tatlı tatlı karıncalanmaya başladığında, elimi kocamın önüne attım ve masanın altından başladım okşamaya. Kocamın siki hemen ayaklandı, zaten hep hazır kıta gibi anında hazır olur, iç çamaşırı da giymez, yaz kış demez, sadece pantolonu çeker çıkar dışarı. Fermuarını açıp sikini aldım elime, başladım oynamaya. Kocamın da hoşuna gitmeye başladı ve suratının şekli değişti. Ben de amımın ıslanmaya başladığını hissediyordum. Gözümü kapadım konsantre olmak için. Kocamdan hafif iniltiler geliyordu, iyice zevke gelmişti. Ben de onun iniltilerini duyarak kendimden geçiyordum. Amım artık sırılsıklamdı. Dayanamadım ve elimi eteğimin altından amıma atıp okşamaya başladım. 2-3 okşamaya kalmadan titreyerek Orgazm oldum…

    Elim halen kocamın sikindeydi, oynuyordum. Derken kocam, “Ee ben de geliyorum, ne yapacağız şimdi, her yere akacak, rezil olacağız!” dedi, ama hissediyorum patlamamak için zor tutuyor kendini. “Dur!” dedim, yere sigara paketini attım, onu almaya çalışıyormuş gibi masanın altından kocamın sikini ağzıma aldım ve almamla bir volkan gibi ağzıma boşalmaya başladı. Hepsini yutmuştum, dölleri gırtlağımdan aşağı sıcak sıcak aktı mideme gitti. Kocamın masanın altına uzattığı peçeteyle ağzımı ve sikini temizledim ve sigarayı yerden aldım, doğruldum. Ama kocam daha çok azmıştı, “Bu bana yetmedi, sikim halen taş gibi sert, bu böyle olmayacak, hadi tuvalete gidelim!” dedi. Haklıydı, ben de aynı duygular içindeydim. Her an görülme ve yakalanma korkusu beni de azdırmış ve adrenelini artırmıştı. “Tamam, gidelim!” dedim. Kalkarken kafamı çevirdim ki, o kadın bize bakıyordu. Acaba bizi gördü mü, seyretti mi diye içimden geçirmedim değil valla. Biz tuvalete giderken de bizi izliyordu…

    İlk ben girdim tuvalete, baktım içerde kimse yoktu, kocama, “Gel!” dedim. Geldi ve tuvalettin kapısını kapattı. Hemen eteğimi kaldırdı, tangamı kenara sıyırıp beni domaltarak, sikini amıma kanırttıra kanıttıra, yardıra yardıra sokmaya başladı. Hepsini köklediğinde derin bir, “Oohhh!” çekmiştim. Ve kocam başladı amıma pompalamaya. O amıma git gel yaptıkça, ben uçuyor, zevkten 4 köşe oluyordum, inliyor, hafiften çığlıklar atıyordum. Ben daha fazla dayanamayıp titreyerek boşalmaya başladım. Ama kocam halen amımı yırtarcasına beni sikmeye, amıma pompalamaya devam ediyordu. Derken tuvaletin dış kapısı açıldı. Kocam durdu ve kulağıma, “Birileri geldi, sus sesini çıkarma!” dedi. Ben de, “Sikini amımdan çıkarma, bırak içimde kalsın!” dedim. Az sonra bir kadın şarkı söyeleyerek yandaki tuavalete girdi, şırıl şırıl işedi ve lavaboda elini yıkayıp çıktı. Kocam da hemen tüm hızıyla beni sikmeye devam etti. Beni birkez daha boşalttıktan sonra, “Geliyorum!” dedi ve sikini amımdan çıkardı. Hemen döndüm ağzıma ağzıma aldım ve boşaldı. Döllerini yuttuktan sonra temizlendik, silindik, ağzmı çalkaladım, çıktık tuvaletten, yerimize doğru yürümeye başladık.

    Tam yerimize oturduk ki, o kadın geldi, selam verdi, “Oturbailirmiyim? Ben Damla!” dedi. Ben şaşkın şaşkın bakarken elini uzattı. “Ben de Dilek!” dedim. Kadın, “Memnun oldum!” dedi. “Ben de!” dedim, ama hiçde memnun olmamıştım inanın. Bozuntuya vermedim ve istemeyerek kocamı tanıştırdım. Kadın gülümsedi, “Vay be, demek eşiniz! Ben de sevgilisiniz sanmıştım. Çünkü sanki yeni tanışmış, sexe aç gibi dans ediyordunuz!” dedi. Ben de, “Benim 15 yıllık eşimdir kendisi!” dedim. Damla hayretle, “Vayyy, bunca sene sonra bile bu sevgi, bu aşk, bu isteriklik, biribirinize doymamışlık, susuzluk! Böyle evli çiftler kaldı mı? Sizi tebrik ediyorum!” dedi ve arkasını dönüp, “Orda oturan da benim eşim, yani evlendik. Hep heyecan arayan tipleriz, değişiklikler yaparız. O bana karışmaz, ben de ona!” dedi. Kocam hemen lafa dalıp, “Bu nasıl evlilik? Böyle evlilik olur mu hiç?” dedi.

    Ben de Damla’ya, Çağırın eşinizi de madem, gelsin tanışalım!” deyince, kocam bana ters ters baktı. Kadın ise kocasına el hareketiyle (Gel!) diye işaret etti ve bana dönüp, “Demin masanın altında ne yaptığınızı ve devamını tuvalette getirdiğinizi biliyorum. Siz de bizim gibi fantazi dolu renkli kişilere benziyorsunuz! Bu arada eşimin adı da Alp!” dedi. Alp geldi, tanışma faslından sonra birer içki söyledik, başladık sohbete. Damla hemen, “Masanın altında yaptıklarınız dikkatimi çok çekti, ama birşey göremedim, Alp’e de söyledim ne yaptığınızı, ikimiz de çok heyecanlandık, biz de çok fantaziler yaparız, ama siz bizi geçtiniz, biz okadarına cesaret edemedik şimdiye kadar!” dedi. Muhabbet böyle sexten başladı, hep sexten devam etti, saatler saatleri geçti ve Damla, “Hadi kalkın, bize gidiyoruz!” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve “Tamam!” dedik. Hesabı ödeyip kalktık. Taksiye atlayıp doğru onların evine…

    Üsküdarda bir apartmanın önünde durduk. Gayet nezih bir muhitti, temiz güzel bir bina, kocaman bir bahçeli girişi vardı. Girdik, çıktık yukarı. Damla dairelerinin kapısını açıp, “İşte bizim sıcak sex yuvamız!” diyerek buyur etti. Geçtik içeri. Damla, “Ben birer kahve yapayım da, kendimize gelelim!” dedi. Oturduk kahvelerimizi beklerken Alple sohbet muhabbet ediyorduk. Alp durmadan bana bakıyor, “Çok güzelsin, çok çekicisin, kocan çok şanslı, kıskandım kocanı!” deyip duruyor. Kocam da sinirden adamın üstüne atlayacak gibi bakıp, gözlerinden ateş fışkırıyordu, “Evet şanslıyım, ama senin karın da güzel, karınla ilgilensen, daha da sevsen, senin karın da çok çekici olur!” dedi.

    O sırada Damla kahvelerle geldi. Üstünü de değişmiş, kırmızı tayt ve sarı bir atlet giymiş ki, tamamen şeffaf gibiydi. Amı götü tamamen piyasada ve göğüslerinin uçlarına kadar belli oluyordu. Kocama baktım, Damlayı o halde görür görmez çadırı kurmuştu ve bu sefer hiç saklamıyordu. Kocam Damlaya, “Çok sexi olmuşsun, üstündekileri de hiç giymeseydin bari, her yerin gözüküyor belli oluyor!” dedi. Damla da, “Hiç giymesem yanlış anlaşılırdı, hem sexi ve erotik olmazdı!” dedi. Alp de Damlaya, “Haklısın hayatım!” diyerek, kalkıp benim soluma doğru oturdu ve “Öyle değil mi Dilek?” dedi ve bana sarıldı. Ben şaşırmıştım, ama bu kadar iltifata, akşamdan beri bu kadar sex sohbetine ve benim orda yaptıklarımı bildikten sonra bu normaldi. Ve buraya sikişmek için gelmiştik. Tabi doğal olarak ilk hareketin de ondan gelmesi normaldi…

    Damla da Alpten yüreklenerekten kocamın dizinin dibine oturdu ve kocamın önüne elini attı, “Çadırı kurmuşsun, kocaman gözüküyor!” diyerek avuçladı ve fermuarı açmaya başladı. O sırada Alp te benim göğüslerimi avuçlayarak, tişortümü çıkarıp sütyenimi çözdü ve göğüslerimi dışarı salar salmaz yalamaya, emmeye ve ısırmaya başladı. Ben kendimden yavaşca geçmeye başlamıştım bile. Elimi onun sikine attım, bayağı kalkmış olan sikini avuçlamaya başladım. Yan tarafa baktım, Damla bayağı hızlı çıkmıştı, kocamın sikini ağzına almış, saksoya başlamıştı bile. Ama ağzına sığmıyordu, arada ağzından çıkarıp, “Ne kadar büyükmüş bu!” diyerek tekrar ağzına sokuyor, tekar çıkarıp eline alıyor, Alp’e gösteriyor, “Gözün yarak görsün kocacım!” deyip tekrar ağzına alıyordu…

    Ben de Alp’in (kocamın sikinden küçük olan) sikini çıkardığımda hemen yalamaya başlamıştım. O da eteğimin altından benim amımı kurcalamaya başlamış, okşuyor, avuçluyordu. Eteğimi ben çıkarıp attım, o da tangamı çıkardı ve “Sırıl sıklam olmuş, bu am yanıyor!” diyerek bacak arama yumuluverdi. Sulanmış amıma attığı dil darbeleri beni kendimden geçirmişti. Artık ben sarsılarak Orgazm oluyordum. “Alp yala zevk suyumu, ziyan etme pınarımı!” dedim. O da, “Hiç ziyan edermiyim, böyle sulu amcığı bulmuşum!” dedi. Amımın sularını da yaladıktan sonra üzerimizde kalan son parça giysileri de çıkardık, ikimiz de çırıl çıplaktık. Alpte her yerimi okşarken, ben de onun sikini yalıyordum halen. Sonunda Alp te, “Geliyorum!” diyerek ağzımdan çıkarıp göğüslerimin üstüne boşaldı…

    Alp’in sıcak sıcak döllerini ben göğsüme yayarken, kocamın, Geliyorum Damla!” sesiyle kafamı çevirdim onlara baktım. Damla da kocamın sikini ağzından çıkarıp, “Ağzıma boşalt döllerini erkeğim!” diye kocaman açtı ağzını. Kocam da inleyerek boşaldı Damlanın ağzına. Damla kocamın döllerini yuttuktan sonra kocamı soydu. Kendi de taytını çıkarıp attı kenara ve kocamın daha dimdik bir füze gibi duran sikinin üstüne oturuverdi. Ben de, “Hadi Alp, seninkini de kaldırayım da, önce götümü sik, götüm kaşınıyor, kaşı götümü!” dedim ve Alpin sikini aldım ağzıma. Hazır duruma geldiğinde ben domaldım, Alp kalktı ve arkamda yerini aldı, götüme dayadı sikini. Zaten benim göt kocamın sikine alışık olduğundan, Alp’in sikini çar çabuk alıverdim götüme ve bir, Oohhhh!” çektim…

    Bu sırada Damla çığlıklar atıyor, kocam onu susturmak için dudağını dudaklarıyla kapatıp, bağırmaması için uğraşıyordu. Komşular kalkacak gelecek şikayet edecekmiş falan, Damla’nın hiç umrunda değildi, çok zevk aldığı ve kocam tarafından çok iyi sikildiği her halinden belliydi. Ha bire kocamın yarağı üzerinde zıplıyor, kıvranıyor, kocamın kollarını sıkıyordu. Hem acı, hem de zevk aldığı anlaşılıyordu. Alp ise götüme pompalıyor ve beni zevkten uçuruyor, bir yandan da amımı okşuyor, beni daha da zevke getiriyordu. Ve ben tekrar Orgazm olduğumda, Alp te götümün içine döllerini boşaltmıştı bile. Dölleri götümden akıyor, bacaklarımın arasına süzülüyordu. Ama bu sefer Alpinki de inmemişti ve götümden çıkarıp, sikindeki dölleri biraz temizledikten sonra, kavrulan amıma sikini sürterek, “Sulanmış şeftaline sokacağım şimdi, hazır ol, uçuracağım seni!” diyordu…

    Alp amıma sürterken bir anda amıma sert bir giriş yapmıştı ki, bu benim herzaman çok hoşuma giderdi, “Ohhhhh!” çektim. Alp’in sikini içimde tamamını hissetmek için bacaklarımı ve amımın kaslarını sıktım. Bu da Alp’in çok hoşuna gitmiş olacak ki inliyordu ve daha hızlı gidip gelmeye başlamıştı. Ben de onu gaza getirmek için amımın kaslarını ve bacaklarımı arada sımsıkı sıkıp yine bırakıyor ve “Kökle Alp, kökle!” diye inliyordum. Bir ara göğüslerimde bir el hissettim, baktım bu Damla idi. Göğüslerimi sıkarken, bana, “Kız Dilek, senin bu kocan ne güzel sikiyor, kaç defa boşaldığımı bilmiyorum, ama kocanın yarağı içimde halen taş gibi! Alp nasıl sikiyor, iyi mi?” dedi. “Evet, iyi sikiyor!” dedim Alp’i rencide etmemek için (Öyle soru sorulur mu bu ortamda, adamın şevkini mi kıralım?). Alp te, (İyi sikiyor!) lafımı duyunca, daha bir gayretle pompalıyordu ve ben de harika bir Orgazm yaşıyordum.

    Kocam da Damlayı sikerken nihayet, “Geliyorum!” deyince, Damla, “Ben de tekrar geliyorum, hadi beraber boşalalım! İçime boşal! Sıcak sıcak istiyorum döllerini içime!” dedi ve ikisi birden inlemeye başladılar. O sırada onlara inat yaparmışım gibi, “Ben de geliyorum Alp! Sen de benim içime boşal hadi sikicim!” dedim. Ve hakikaten de 4 kişi birden boşalmıştık. Her tarafımız döllerden yapış yapış olmuştu…

    Biraz soluklandıktan sonra Damla, “Hadi temizlenelim, sıra Tostlarda Dilekciğim, Tost yiyeceğiz!” dedi. Damla ile banyoya gidip duş aldık geldik, sonra da kocalarımız sırayla gidip duşlarını aldılar. Damla, “Dilekciğim sen misafirsin, önce seni Tost yapsınlar, sonra da beni!” dedi. “Tamam!” dedim. Damla hemen kocamın yanına gitti, kocamın sikini yalamaya başladı. Ağzına sığmadığı halde sığdırmaya çalışıyor, hepsini ağzına almaya çalışıyordu. Ben de Alpin sikini aldım ağzıma, başladık Tost için ön hazırlıklara. Az sonra ikisinin de sikleri hazırdı….

    Ben, kim hangi deliğime sokacak gibisinden bakarken, Alp, “Götüne ben sokacam Dileğin!” dedi. Kocam yere uzandı, ben de bir çırpıda hasret kaldığım yarağı yemek için amımı hedefleyerek üstüne oturmaya başladım. Herzamanki gibi kocamın siki kanırttıra kanırttıra, yara yara amıma girdi ve derin bir “Oohhhhh!” çektim. Alp te arkamda dizinin üstüne çökerek, yavaşça götüme girdi. Hep hayallerimdeki Tostu bir kere daha yiyordum. Kocam alttan amımı, Alp üstten götümü sikmeye ve pompalamaya başladıklarında ben çığlıklar atıyordum. Damla da bazen benim göğüslerimi mıncıklıyordu, bazen de kocalarımızın taşaklarını ağzına alıyordu. Onlar da amıma götüme gittikçe seri çalışıyorlar, beni bulutların üzerine çıkarıyorlardı. Ben ardı ardına Orgazmlar olurken, habire pompalıyorlardı….

    Alp daha fazla dayanamayarak boşaldı ve çıktı götümden. Damla da hemen götümü yalamaya başladıGötümden akan Alpin döllerini yalayıp yuttuktan sonra da, kocamın taşaklarını yalıyordu. Arada bir benim amıma da dil darbeleri atıyor, yarılmış amcığımdan akan suları içiyordu. Derken kocam, “Geliyorum!” diyerek, amıma tazyikli bir şekilde boşalmaya başladı. Boşalırken sikinin damarlarının genişlediğini içimde hissediyordum resmen. Ben artık tükenmiştim, belki 8-9 defa boşalmıştım, amım götüm kıpkırmızydı ve bacaklarımın arasından döller süzülüyordu. Ama kocalarımızın işi daha bitmemişti, bir de Damla’yı tost yapacaklardı. Damla da sabırsızlanıyordu, heyecandan yerinde duramıyordu orospu.

    Ben bir kez daha duş alıp geldiğimde, Damla her ikisinin de siklerini hazırlamaya başlamıştı bile. Sırayla birinin sikini ağzına alırken, ötekinin sikini eliyle sıvazlıyordu. Kocamın siki dikilmeye başlamıştı, ama Alp’inki bir türlü kalkmıyordu, küçük Alp ölmüştü dirilmiyordu bir türlü. Damla gülerek, “Kocacığım ben Tost olmadan sakın tutukluk yapmasın, valla intikam olsun diye götüne Vibratörü sokarım görürsün günü!” deyince gülüştük. Damlaya, “Merak etme ben şimdi kaldırırım onu!” dedim ve yanaştım Alp’in sikine, emmeye yalamaya başladım. Azdırmak için de, “Hadi Alp, beni sikip inlettiğin gibi, şu orospu karını sik de aklı başına gelsin, Tost nasıl olunurmuş anlasın! Yırt orospunun amını, kocam zaten götünü yırtacak, o koca siki göte almak kolay değil, hele ki alışık değilse! Hadi sikicim, hadi erkeğim, karını Tost yaptıktan sonra, sen bu yarakla beni bile bir daha siker, amımın ateşini söndürüsün!” deyince, siki kalkmaya başladı. Taşaklarını da emiyordum ki, siki taş gibi oldu. Ve Alp te hazırdı artık.

    Damla görünce, “Ohh be, biran çok korktum Tost olamıyacağım diye! Hemen uzan Alp, oturayım seninki sönmeden, 2 yarrağı da içimde hissedeyim!” dedi. Alp uzanınca, Damla hemen üstüne çıktı ve bir çırpıda amına alıverdi Alp’in sikini. Öne eğilerek götünü kaldırdı ve “Sıra şimdi esas oğlanda!” dedi. Damla acele ediyordu Alp’inki inmesin diye, biryandan da heyecandan titriyordu. Ve sonunda Damla için beklenen an gelmişti. Kocam da arkasında diz çökerek yerini aldı ve Damlanın götünün yanaklarını ayırarak sikine doğru çekti. Ben kocamın sikini tuttum, kolay girsin diye biraz yalayıp ıslattım ve Damlanın götüne hedefledim. “Yavaş sok!” dedim. Ben biliyordum nede olsa girerken ne acı verdiğini, alışmış olsam da. Kocam hafiften zorlayınca, Damla acıyla bağırdıBen hemen Damlaya, “Bu böyle girmez, krem var mı?” dedim. “Çekmecede vazelin var!” dedi. Vazelini getirdim sürdüm götüne, parmağımı da içine soktum, deliğin içini de iyicene yağladım. Kocamın yarağına da biraz sürdüm, tekrar hedefleyip, “Hadi!” dedim…

    Kocam bastırınca yarağının kafası Damlanın göte girdi, ama Damla acıyla bağırıyordu. Kocam, “Damlacığım, istersen vaz geçelim, götün yırtılacak!” dedi. Damla da, “Devam et! Bırak yırtılsın, sok artık şunu götüme, içimde hissetmek istiyorum!” dedi. Kocam da iyice zorladı ve biraz daha soktu. Ama daha tam girmemişti. Ben Damlanın götünden kanların sızdığını gördüm ve kocama, “Çıkar, yırttın, kadının götü kanıyor!” dedim. Damla müdahele etti, “Çıkarmaaa! Bırak kanasın, her zaman nerden bulacam bu yarrağı, yırt götümü, ama yeter ki artık sok!” dedi. Kocam da, “Pekala!” dedi ve kökledi. Ama ne köklemek! Damlanın acıdan gözlerinden yaş gelmişti. Nefes alamıyordu orospu, amam halen vazgeçmeyip, “Aldım işte, hadi pompala artık! Sikin beni erkeklerim!” diye bağırıyordu…

    Ve pompalamaya başladılar. Bir süre sonra Damlanın acıyla bağırtıları inlemelere dönüştü. Zevk almaya başladığı anlaşılıyordu. Onlar Damlayı Tost halinde sikerlerken, ben de izliyordum. Özellikle Damlayı seyrediyor, ondaki cesareti, bu isteği gördükçe ona gıpta ile bakıyordum. Doğrusu hoşuma gidiyordu. Kocam başka bir kadını sikiyor, hem de tost yapıyor, ben de seyrediyordum, ne güzel zevkti. Ama çok geçmeden Alp bağırarak Damlanın amına boşaldı ve siki amından pırttı çıktı. Alp şimdi Damlanın altında yatak vazifesi yapıyordu ve kocam Damlanın götünü sikmeye devam ediyordu. Kocam bu gece nerden baksan 5-6 kere boşalmıştı, ama halen bitmez tükenmez bir enerji vardı. Ne iyi seçim yapmışım da onunla evlenmişim diye düşünürken, ben de amımı okşuyor kendimi tatmin ediyordum. Alp te olduğu yerde, kocam her köklediğinde sallanan Damlanın göğüslerini seyrediyordu. Belli ki Damlanın zevk alması onun da hoşuna gidiyordu….

    Ben de bu arada kendi kendimi okşayarak tekrar boşalmıştım. Damlaya baktım, gözleri kaymış, götüne kocamın yarrağı girip çıktıkça ıhılıyordu sadece. Merak ettim, elimi amına attım yokladım, daha boşalmamıştı. Amına parmaklarımı sokup çıkarmaya başlayınca, orospu yüksek sesle inlemeye başladı ve “Ohhh, çok güzel, daha hızlı yap!” dedi. Ben amını parmaklamayı hızlandırınca çığlıklar atarak Orgazm oldu. Bir tek kocam boşalmamıştı daha, onun da taşaklarını okşamaya başladım. Kocam nihayet, “Geliyorum!” diye bağırdı. Damla hemen, “Çıkma sakın, hepsini götüme boşalt!” dedi ve kocam da götüne boşaldı. Kocam Damlanın götünden yarağını çıkaracağı zaman, Damla, “Çıkma, çıkma! Bırak orda kalsın küçülene kadar!” deyip, bu sefer kendisi götünü ileri geri yaparak kocamın yarağına gidip gelmeye başladı. Anlaşılan kocamın yarağını götten yemeye alışmış ve zevk alıyordu…

    Sonunda kocamın yarağı küçülünce çıkardı Damlanın götünden. Alp halen Damlanın altında yattığından, son manzarayı göremedi tabii: Damlanın kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapanırken izlemek müthiş zevkliydi. Kocamla banyoya gittik, adam akıllı bir duş aldık. Artık evimize gitmenin zamanı gelmişti. Birbirimize teşekkür ederek ayrıldık ordan 🙂

    deks hikayeleri en güzel seks hikayeleri hikaye oku xxx komşunun karısını siktim koyde annemi siktim lezbiyen dullar sex hikayeleri evde sikiş hi tamamen bitti diyen kadın
  • Artık Damadımın 2 Karısı Var – Porno Hikayeler

    Artık Damadımın 2 Karısı Var – Porno Hikayeler

    Dönüş yolunda kızım uyuyunca damat yanıma geldi. Artık iki sırdaş da olmaya başladığımızdan yaşadıklarımı anlattım. Bana kötü bir haberi olduğunu, işyerinde kendisine yeni sorumluluklar verildiğini, Cuma sevişmelerine devam edemeyeceğinden bahsetti. Aslında sebebin son bir iki defadır evde bulduğum siyah kısa saçlar ve o duştayken gördüğüm gelen mesajlardaki kadın olduğunu biliyordum. Timur’un da iki ayda bir Türkiye’ye gelebildiğini düşünürsek, yaklaşık bir yıldır süren bu macera sona eriyordu benim için. Ne yazık ki geç başladığım gerçek seks hayatım da. İstersem, çevresinde güvenilir bir erkek bulursa bana haber vereceğini söyledi. Kabul ettim, benim dar ve tutucu çevremde bir erkek ile yan yana gelmem bile neredeyse imkansızdı.

    Bu arada gelinim hamile kalmış ve saf oğlumu kendine iyice bağlamıştı. Küçük kızımın da son günlerde yüzünde güller açıyordu. Safa yatıp biraz sıkıştırınca, üniversite arkadaşları ile buluştuğunu, yıllar sonra görmediği bir erkek arkadaşını görmenin onu çok mutlu ettiğini anlattı. Eskiden olsa masumca sevinecek olan ben, yaşadıklarımdan sonra onun da kendisine düzgün bir sikici bulduğunu anladım. En azından benim gibi 55 yaşından sonra bulmayacaktı mutluluğu.

    Timur ile internet üzerinden sanal seks hayatımız devam ediyor, ama sanal görüşme sıklığımız ve süresi bile gitgide azalıyordu. Londra gibi bir yerde onun gibi yakışıklı bir erkek her gece başka bir kadını yatağa atmakta zorlanmazdı. Ben ilginç bir hevestim ikisi için de ve bana her türlü sahip olduktan sonra devam etmeleri için bir cazibem de yoktu.

    Sekssiz geçen iki aydan sonra damat aradı. Gel dese koşa koşa gidip siktirecek haldeydim. Son görüşmemizden bu yana bana sağlam güvenilir birini aradığını ve galiba bulduğunu söyledi. Şirketlerindeki benim yaşlarımda yabancı bir yönetici ile samimi olduğunu, adamın İstanbul’da orospular ile beraber olmayı haz etmediğini, bunun üzerine de damadın (Sana uzun süreli beraber olacağın birini bulalım!) diyerek içki masasında benden bahsettiğini anlattı. Beni yetişkin çocukları ile yaşayan, seksi, dul bir kadın olarak tanıtmış ve maddi yardım yaparsa, haftada bir veya iki gün onunla beraber olabileceğimi söylemiş. “Parayı ne yapayım orospu gibi?” dedim. “Ne diyecektim, kaynanama koca arıyoruz diye mi tanıtsaydım?” dedi damat. Güldük. Bu hikaye daha makul geldi bana da. “Para kalsın bankada, ister bağışlarsın veya çıkar yurtdışına filan çatır çatır yersin!” dedi damat.

    Biraz adamdan bahsetti. “Dört yıldır Türkiye’de yaşayan, eşinden ayrılmış, Frank adında bir Hollanda’lı. Derdini anlatacak Türkçesi var. Telefon numaranı veririm, konuşun kafana yatarsa buluşursunuz. Ataşehir tarafında yaşıyor. Bir saat sürer en fazla gelmen, ama bence önce otelde buluş, bilemem şimdi sapık çıkmasın adam!” dedi. “Tamam! Yarın akşam tam altıda görüntülü arasın, evde kimse yok rahat rahat görüşürüz!” dedim. Bir on dakika sonra damat tekrar aradı. “Adam havalara uçtu. İstediği temiz güzel bir kadın. Ben de kocasından sonra erkek eli değmemiş biri dedim. Seni ikna etmemin çok zor olduğunu, ihtiyacın olduğu için bu işe girdiğini söyledim. Gerisi sana kalmış!” dedi.

    Ertesi gün tam altıda telefonum çaldı. Yeşil gözlerimi ve dolgun alt dudağımı ortaya çıkaracak bir makyaj yapmıştım. Alo dedikten bir iki saniye sonra, ekrandan, bembeyaz ama gür saçlı, mavi gözlü ve kalkık burunlu, tipik bir Hollanda’lı belirdi. Durarak, düşünerek ve önünde önceden not aldığı kağıtlara bakarak konuşuyordu. Benim yardıma ihtiyacım olduğunu duyduğunda çok üzüldüğünü, bu nedenle hemen aramak istediğini, buluşabilirsek nasıl yardım edebileceğini konuşabileceğimizi, çevremden çekindiğini bildiği için istersem Sapanca’da bir beş yıldızlı otelde buluşabileceğimizi söyledi. Taksiyle gelmekten çekinmememi, masrafı ödeyeceğini ekledi. Kendi Jeep’ime binip gelirim demedim tabii ki. Tek başına kalan dul bir bayan olarak hem maddi, hem fiziki bazı ihtiyaçlarım olduğunu, kapalı bir çevrede bunun zorluğunu çekingen bir insan gibi anlattım.

    Frank ile Cumartesi günü öğleden sonrası için randevulaştık. Beni her gün aramak istediğini söyledi ve aynı saat için anlaştık. Cumartesiye kadar geçen üç günde de tam akşam altı deyince telefonum çaldı. Hafif dekolte giyinip telefonu masanın üstüne koyup kendimi boydan gösterdim. “Çok güzelsin, tam bir avrupalı gibi fiziğin var!” gibi övgüler yağdırıyordu. Cumartesi günü hazırlıklarımı tamamlayarak bir taksiye atladım. Sikilmemekten normale dönen deliklerim ve yeni bir sik tadacak olmanın heyecanı ile içim kıpır kıpırdı. Düzgün biri çıkmaz ise, bir daha buluşmam diye düşündüm.

    Otelin lobisine başım kapalı olarak girdim. İçerde tanıdık biri yoktu. Uzaktaki bir köşede oturmuş beni bekliyordu. Telefon edip lobide görünmek istemediğimi, oda numarasını söylerse orada daha rahat konuşabileceğimizi söyledim. Beş dakika sonra verdiği oda numarasının önündeydim. Ah Şevki, senin yüzünden yemediğim yarrak kalmadı! dedim içimden. Kapı daha çalmadan açıldı. Beni uzun pardesülü ve başı kapalı görmek yüzündeki gülümsemeyi azaltmıştı. Yine de nezaket ile elini uzatıp, ikili koltuğu işaret etti. Doğrudan yatağı göstermemesi hoşuma gitmişti. Oturmadan başörtümü ve pardesüyü çıkardım. İçimdeki diz üstü dar etek kıçımı belirginleştiriyordu, üstümde ise bir düğme daha açsam göğüslerimi ortaya koyacak saten bir gömlek vardı. Yüzündeki gülümse geri geldi. “Ercan güzel olduğunuzu söylemişti, ama bu kadarını beklemiyordum! Ne içersiniz?” dedi. Sipariş verirken baştan aşağı inceledim. Uzun boylu, yaşının getirdiği hafif kilolu ve keten takımları ile şık spor giyimli bir beyefendi idi. İçeceklerimiz gelene kadar karşımdaki koltuğa oturup, eski eşinden, tek başına yaşamanın bazı zorluklarından bahsetti. Ben de kocamı sözde kaybettikten sonraki zor hayatım ile ilgili yalanlar uydurdum. Bu arada tepeden tırnağa beni inceliyordu.

    Komi içeceklerimizi bıraktıktan sonra ayağa kalkıp yanıma oturdu. “Ben bir iş adamıyım, lafı uzatmayayım. Bir arkadaşa ihtiyacım var, beraber gezerken dikkat çekmeyecek Avrupai görünümlü biri olmalı. Cinsel ihtiyaçlarımı da Escortlarla veya şirkette benimle birlikte olmaya hazır çalışanlarımla gideremem. Kabul edersen, seni istiyorum bunlar için?” dedi. Parfüm kokusu o kadar yoğun, yüzünün sert erkeksi çizgileri o kadar belirgin ve uzun boyu ile yanımda o kadar heybetliydi ki, cevap olarak (Bir an önce sik beni!) dışında aklımdan bir şey geçmiyordu. İkili bir hayat yaşamakta tecrübelenmiştim, bunu sürdürmek zor olmazdı. Sessiz kalınca, “Benimle iken tüm masraflarını ben karşılarım!” dedi. Elini cebine atıp bir zarf çıkaracakken, elini tuttum, “Birbirimizi tanıyalım, anlaşamazsak paranın ne önemi olur?” dedim.

    Hafif sıyrılmış eteğimden bacaklarıma, ordan gömleğimi patlatacak gibi duran göğüslerime baktı ve hiç beklemediğim bir şey yaparak beni kucakladığı gibi kaldırdı ve yatağın üzerine bıraktı. Perdeleri kapatıp yanıma gelirken, gömleğinin düğmelerini çözmeye başlamıştı bile. Ben ise gerdek gecemizde bile kucakta taşınmamıştım yatağa. Sırtımı yastığa dayamış otururken, eteğim belime kadar sıyrılmış, çorapsız bacaklarımla ilk sevişmesini bekleyen Liseli bir kız gibi hissettim kendimi. Üstü çıplak, gençken spor yaptığı belli vücudu ile, dudaklarımı ufak bir öpücük ile yoklarken, bir eli dizimden yukarıya doğru okşamaya başladı. Alt dudağımı yavaşça emiyor, iki dudağının arasına alıp eziyordu. Eli ise küloduma kadar ulaşmıştı…

    Biraz geri çekilip, pantolonun kemerini çözerken, “Çok seksi bir kadınsın!” dedi. Ben de bir yandan gözümü ondan ayırmadan gömleğimi çıkardım ve bacaklarımı eteğimden kurtardım. Şimdi ikimiz de siyah iç çamaşırları ile kalmıştık. Yatağa girip üzerime eğildiğinde kendimi oyuncak gibi hissetim, 1.90 boyu ve hafif kilolu yapısı ile altında kaybolmuştum. Çok sakin dudaklarımı keşfediyor, ağırlığını üzerime vermemeye özen göstererek elleri kalçalarımda geziyordu. Sakinliği, müthiş parfüm kokusu beni büyülemiş gibi etkisine almaya başlamıştı. Sütyenimin askılarını yana kaydırıp göğüslerimi ortaya çıkartınca, seksi bir gülümseme ile boynuma, ordan da memelerime kaydı. Kocaman göğüslerimi bile tek eliyle avuçlayabilecek kadar iri elleri canımı yakmadan, ama gücünü hissettiren bir baskı ile okşamaya başladı. Aynı nezaketle dudakları göğsüme inerken, amımın üzerindeki hissettiğim parmak külodumu araladığını gösteriyordu…

    Daha ilginci, ellerinin gücünü hissettirirken cildinin yumuşaklığı idi. Bakımlı elleri pürüzsüz, ama parmaklarının kalınlığı nerede ise kocamın siki kalınlığında olunca, amımın üzerinde iki sik dolaşıyor gibiydi. Elini amımdan çekmeden tekrar dudaklarıma yapıştığında, sikinin baskısını da bacaklarımda hissettim. Yavaşça yanıma kayıp, sırtını yastığa dayadı. Tam ritmimi yakalamış, amım ıslanmaya başlamışken üstümden inmesi canımı sıkmıştı, ama niyetini anladım. Külodunu aşağıya indirdi ve merakla beklediğim sahne ortaya çıktı. Hafif sarı kıllı taşakları ve yarı kalkmış sünnetsiz siki karşımda idi. Genç erkekler ile sikişmekten hep dikilmiş sikler görmeye alışmıştım, ama bu yaşta normal olan buydu. Sünnet derisi altından çıkmaya çalışan sikin başını doğrudan iki dudağımın arasına aldım. Bu sefer de taşaklarından yükselen pudra kokusu ile sike yiyecek gibi saldırmaya başladım. Ağzımda sik büyürken, ellerim göbeğinin üzerinde geziyor, arada taşaklarını okşuyordum. Bir kaç dakika sonra sik dikleşmiş ve sokulmaya hazır hale gelmişti.

    Beni zorla da olsa sikinden ayırdıktan sonra, kolayca kaldırıp kucağına oturttu. Dakikalarca yavaş yavaş sevişmemize rağmen hiç konuşmamıştık. Aramızda kalan siki 17-18 santimlikti ve gövdesi köküne doğru kalınlaşan ilginç bir yapısı vardı. Siki ile sanki bakire bir kızı korkutmak istemez gibi yavaş yavaş amıma sürtüyor, önden bızırıma bastırdığı kalın parmağı ıslaklığı artırıyordu. Beni hafifçe kaldırıp sikinin başını amıma soktu. İlk defa sünnetsiz bir sik tarafından sikilecektim. Gücü ile bana hükmediyor, sikinin başı amımın içinde kalçalarımı sıkıyordu. “Tamamını alabilecek misin?” diye ilk kez konuştu. Cevap olarak dudaklarına yapışınca, beni sırt üstü çevirdi, bacaklarımı neredeyse göğüslerime değecek kadar kıvırdı. İçime kayarken ağırlığı nefes almamı zorlaştırıyordu. Yarısındayken siki durdu, birkaç git gel daha yaptı…

    Bu pozisyonda amım en açık halde idi ve damadımın kalın yarağını bile kolaylıkla alabilirdim. Ama içime yavaş yavaş girmeye başlayınca, amımın dudaklarında bir gerilme duygusu ve içime tamamen yerleştiğinde ise gözlerimi yaşartacak bir acı hissettim. Sikinin aşağıya doğru genişleyen kökü am dudaklarımı doğum yapacak gibi germiş ve sikin ucu da rahmimin dibine ulaşmıştı. Niye (Alabilecek misin?) diye sorduğunu şimdi anladım. Geri çekilince rahatladım, ama sert olarak bir daha soktu. Bunu iki üç kere daha yapınca amım iyice rahatlamış, sikin kalın kökünün baskısından her sokuşta bızırım ezilmeye başlamıştı. Her sokuşu, kuyudan su çıkarır gibi amımdaki ıslaklığı çoğaltıyordu. Bu yaşlı sikici tıpa gibi sikini ilk defasında hangi pozisyonda sokacağını çok iyi biliyordu.

    Şimdi dizleri üzerinde duruyor, iki bacağımı V şeklinde açmış, güzel bir tempo ile amıma girip çıkıyordu. Savrulan göğüslerimi tutarak, hem okşuyor hem de onun gözlerimin içine bakarak gördüğü manzaradan zevk almasını sağlıyordum. İkimiz de sanki bizi diğer odadakilerin duymasını istemeyen yeni evli bir çift gibi kısık kısık inliyorduk. Bacaklarımı kapatıp, iki bacağımı da tek omzuna alınca benim için geri dönülmez bir yol başlamıştı. Sikin kalın dibi bu pozisyonda iyice daralan amıma dayanılmaz bir baskı yapıyor, boşta kalan eliyle de mememin ucunu sıkıyordu. Kalçalarım isteksizce yukarı doğru kalkıyor ve iki ay sonra gelen bu sikin getireceği orgazmın beni kıvrandıracağını hissediyordum. Şimdi bacaklarımı tek koluyla iyice kendine doğru yapıştırmış, dibine kadar soktuğu sikinin kalın kökünden tüm vücuduma bir titreme yayılıyordu. Sikini içimden çok az çıkararak, hem amımın derinliklerine, hem de bızırıma baskı yapmaya devam ediyordu. İlk orgazmım gelirken, kalçalarım ve iyice incelen belim havalandı ve boşalmama aldırış etmeden belimden kavramaya ve aynı tempoda sikmeye devam etti.

    Vücut direncim tükenip, kendimi geri bıraktığımda ise, Misyoner pozisyonda üstüme ağırlığını verdi. İri yarı doksan kiloluk bir adamın ağırlığı ve nerdeyse şişe dibi kalınlığındaki sik kökünün yarattığı baskıya sırtına tırnaklarımı geçirerek kesintisiz inleyerek cevap veriyordum. Yaşının da etkisi ile boncuk boncuk terlemişti. İkinci orgazmımın daha şiddetli olması ile o da tanıştı. Kasılmaları kontrolsüz bir am, nefesimi kesen hıçkırıklar ve yaşaran, sonra kararan gözlerim…

    Kararan gözlerim ve hırlamalarım normale döndüğünde, amımdan çıkmaya çalışan sikin ucundaki spermleri gördüm ve onun da boşaldığını fark ettim. “Türkiye’ye geldiğimden beri yaşadığım en iyi sevişmeydi!” dedi. Dili agzımda gezerek uzun uzun öptü. Yatağın üzerinde sürünerek başucumdaki çantaya ulaştım. Kocamı arayıp, “Bu akşam yemeği de Sapanca’da yiyeceğiz komşularla, sen beni bekleme!” dedim. Ne yemek istediğimi sorup, sipariş verirken, “Devam etmek istiyorsan biraz destek almalıyım!” dedi ve ağzına mavi haplardan bir tane attı.

    Duş alıp, bornozlarımızla otururken gelen yemeklerimizi yedik. Yemek süresince ellerimi okşuyor, bana liseli aşıklar gibi davranıyordu. Şimdilik haftada bir otelde buluşmaya, arada da müsait olursam İstanbul’da onunla yemeklere katılmamı istiyordu. Kalkıp ceketinden çıkardığı zarfı çantama koydu. “1.000 Euro var, yeterli olmazsa ararsın beni!” dedi. Cevap vermedim. “İçmem!” dememe aldırış etmeden bana da bir kadeh şarap koydu ve yatağa, onun göğsüne yatarak uzandım. Yakışıklı, tertemiz, nazik, her kadını tatmin edecek bir sike sahip başarılı bir işadamı. Hayallerde bulunacak bu erkeğin kolları altına yirmili yaşlarda girseydim, herhalde onun kölesi olurdum diye düşündüm.

    Kocaman eli bornozumun önünden girerek bir mememi avuçlamış, aldığı ilacın etkisi ile siki gözümün önünde dikilmeye başlamıştı. Çok geç olmadan eve dönebilmek için kontrolü ele aldım. Bornozunun önünü açarak, önce boynunu, oradan da göğüslerini öpmeye, hafif hafif dişlemeye başladım. Hoşuna gittiğini anlayınca, vücudumu aşağıya kaydırıp sikine ve bacaklarına göğüslerimi sürttüm. Dudaklarım göbeğine kadar inince, bacaklarının arasına doğru kaydım ve sikini kocaman memelerimin arasına sokup ileri geri kıvırmaya başladım. Hoşuna gitmiş, gözlerini kapatmış, kendi dilinde birşeyler mırıldanıyordu. Sikin başında dilimle daireler çizerken kökünü tek elimle saramadığımı fark ettim. Am dudaklarımda devam eden sızıyı düşünerek, götüme bugün sokturmamaya karar verdim. Başlarda çekingen davranarak, bu ilişkiyi daha uzun süreli kılmak istiyordum.

    Üzerine ters uzanarak 69 pozisyonu aldım ve amımı gözler önüne serdim. Tertemiz iki deliğim de gözünün önünde idi. Aramızdaki boy farkı nedeniyle, ben sikinin yarısını yalarken, bir yandan taşaklarını okşamaya çalışıyor, o ise kafasını öne kaldırarak am dudaklarımı dillemeye uğraşıyordu. Kocaman elleri ile kalçalarımı ikiye ayırdı. Ellerinin büyüklüğü tüm götümü kaplıyor, baş parmakları göt deliğim ve amıma değiyordu. Bunu bozmadan kendisine doğru çekerek dudaklarını amıma yapıştırdı. Ben ise elimden oyuncağım alınmış gibi sikine ulaşmaya çalışıyor, iki elimi tükürükleyerek kökünden başına doğru 31 çekiyordum.

    Amımdaki dudaklar ve içime değen dil ise önceki tüm yalayıcılarımdan farklı idi. Ne genç sikicilerim gibi aceleci, ne de damat gibi sertti. Belki yaşından, belki tecrübesinden dolayı hiç acele etmeden ve canımı yakmadan amımın çevresini öpüyor, önce diliyle yokladığı am dudaklarımı şişmeye başladığını görünce parmakları ile aralayıp dilini içime sokup gezdiriyordu. Nefesini düzgün ayarlayarak, benim için yalanma zevkini azaltan bızırımın üstünde nefes hissetme duygusunu yaşatmıyordu. Kalçalarıma geçmiş, on parmağı göt deliğimi iyice belirgin hale getirmişti. Sik kalınlığındaki baş parmağını görüme bastırmaya çalışırken, “Lütfen, hazır değilim!” diyerek nazikçe red ettim. Bol bol zamanım olacaktı, o sikin üzerinde zıplamak için.

    Göt deliğime sokamadığı baş parmağını, ıslanmış amıma rahatlıkla geçirdi. Kocamın siki kalınlığındaki parmak ve bızırıma yapışmış dil, derin bir ohh çekmemi sağladı. Doğru yerde olduğunu fark ederek beni biraz daha kendine doğru çekti. Tersten amıma giren parmak ile am duvarlarına masaj yapar gibi baskı uyguluyordu. Sertleştirmediği dilinin pütürükleri bızırımı fırçalıyordu. İnlemelerim kesintisizleşmeye ve gitgide ağlamaya benzer bir hal alınca, kalçalarımdaki baskıyı artırarak, yüzünü tamamen amıma bastırdı. Sik kalınlığındaki bir parmak içime sadece girip çıkmıyor içimde dönüyor kıvrılıyor, amım yumuşacık emiliyor ve kocaman eli kalçalarımı yoğuruyordu…

    Uzun süredir olmayan şekilde sanki işer gibi yüzüne boşalmaya başladım. Amımdan süzülen suların mı, yoksa attığım çığlığın mı önce geldiğini hatırlamıyorum. Aşırı hassaslaşan amımı dudaklarından kurtarmak için öne atıldım. Amımın açılıp kapanmasını ve aradan akan sıvıları hissetmek utandırdı, ama arkamda izlenecek güzel bir manzara sunduğum, kazık gibi dikilen sikten belli idi. Teşekkürlerimi sunmak için yüzümü ona döndüm, sikin sünnetsiz başını ağzıma alıp gözlerinin içine baktım ve santim santim inerek şişe dibi kalınlığındaki köküne kadar geldim. Daha fazla ilerlemem fiziken mümkün değildi. Siki ağzımda biraz bekleterek durdum. Gecikmeden kocaman elleri ile başımı tutup kontrolü devraldı ve ağzımı sikmeye başladı. Ağzımdan çıkacak kadar başımı çektiğinde siki iyice tükürüklüyor, bir yandan da biçimli taşaklarını elliyordum…

    Beni izlemeyi bırakıp kendini geri attığında, iki elimle sikin kalın kökünü kavradım ve en sevdiği yemeği yercesine sesler çıkararak sikine yumuldum. Önce bir damla, sonra büyük bir fışkırma ve sonra sızan biraz döl ile nefesini bırakırken, körük gibi sesler çıkararak ağzımı doldurdu. Birazını yuttuğum dölü bile, ne damat ne de Timur’unki kadar acı idi. Ağzımın kenarından süzülenleri ve sikini yatak örtüsüne silip göğsüne uzandım…

    Bir iki saat sonra uyandım. Giyindim. Halen uyuyan sikicimin inmiş sünnetsiz sikine ve etkileyici vücuduna biraz baktım. “Benim gitmem lazım, bir taksi çağırabilir misin?” diyerek uyandırdım. Taksi için çantama soktuğu 100 Lirayı da görmemiş gibi davranarak, odadan çıktım…

    entesthikayeler erotik itiraf oku porno sikis hikayeler seks hikayeleri arkadaş sevgilim beni sikti yengeyle ilgili sex hikayeleri
  • Üvey Babam Bana Tecavüz Etti

    Üvey Babam Bana Tecavüz Etti

     

    Genç yaşlarda annem babam ile anlaşamadığı, sonradan üvey babam ile tanışıp evlendiğini azda olsa hatırlıyorum. Ama bana zorla sahip çıkarak beni siktiği daha aklımdan bile çıkmıyor. Bu arada ben Derya. Şuanki yaşım 42. Üvey babamın beni zorla siktiği an ki yaşım ise 16 idi. Üvey babam ile annemin evliliğinden sonra üvey babamın evine taşınmıştık. Annem çalışıyor ve yüzünü haftada bir görüyordum. Gecenin bir yarısında annem işten gelir, üvey babam ise saat 5 sıralarında evde olur hatta hiç evden bir yere gitmezdi. Aslında o çok iyi biriydi. Tabi içindeki sex duygusunu zorla bana sahip olduğuna kadar. Üvey babam ile birgün evde yine yanlız oturuyor film izliyorduk. Üvey babam birden yanlışlıkla sex cd si koyarak filmi yayına almıştı. Bir an kendide bende şaşırmıştım. Pardon pardon diyerek geri kapattı. O an hiç sesimi çıkarmamıştım. Ve hatta o cd yi izlemek bile istiyordum. Ve o günden sonra üvey babamın bana bakış açıları değişmiş sanki beni sikmek için planlar düşündüğü bile beni düşündürüyordu. Aradan bir hafta geçti. Odam çok sıcak ve ben üzerimdekileri çıkartıp yatağıma uzanmış ve hafif hafif uyuklamaya başlamıştım. Altımda sadece kilotum ve üzerimde incecik atlet vardı. Üyey babam, odanın kapısında beni dikizliyordu. Fark ettim ve içime korku girmişti. Sonrasında kalkıp lambayı yakarak üzerimi giymek istediğimde, bir anda lambayı yaktı. Ve yavaş yavaş üzerime gelerek senden çok hoşlanıyorum diyerek bedenimi kollarının arasına aldı. Bağıramıyordum. Ağzımı eliyle kapatarak yatağa uzatmış ve tüm bedenimi yalıyordu. Bir yandan zevk bir yandan inileme sesleri ile ve biryandan da ağlama sesleri ile kendimden geçiyordum. Üzerimdeki atlet ve kilotumu paramparça etmiş ve diliyle tüm bedenimi yalıyordu. Hibirşey yapamıyor ve çağresizde gözlerine bakıyordum. Sonrasında amcığımı okşadıkça bende zevk almaya başlamıştım. Ve sanki baygın gibi uzanmış kendimi ona bağışlamıştım. Bu anneme, hatta kimselere söyleyemezdim. Üvey babamın yarrağını gördüğüm an, ilk gördüğüm yarrak diyebilirdim. Ve zorla ağzıma sokarak beni susturmuştu. Ve bana zorla yalatıyordu. Vucudumda kızarıklıklar, hatta morarmalar vardı. Bu beni tahrik ediyordu. Her yerimi emiyordu. Sonrasında kucağına aldığın an, içimde çok acı bir his, ve vajinamdan akan kanı gördüm. Ağlıyordum. Üvey babam zorlada olsa bana güzel bir sex yaşamı vermişti. Yaklaşık 3 senedir üvey babam ile sex yapmıştım. Kimseler bilmiyordu bu olayı. Çok mutluydum. Üvey babam hem annemi, annemden çok beni sikiyordu. Akşamları anneme 1 posta atarak bana gündüzleri 3 posta atarak mutlu ediyordu. Şimdi evlendim ve o anları tekrar tekrar istiyorum.
    ensest hikayesi porno hikaye seks hikaye sex hikayesi
  • Annem Büyük Yarrak Seviyormuş

    Annem Büyük Yarrak Seviyormuş

    Bundan 5 yıl önce, 22 yaşındaydım, askerlik yeni bitmişti. İş bulana kadar bakkalda annemle babama yardım ediyordum. Milli olmamış, bir amın tadına bakmamıştım henüz. Elim sikimde geziyordum resmen. Bakkala gelen komşu kadınlara ve kızlara farklı gözle bakar olmuştum. Utangaç ve içine kapanık biri olduğum için arkadaşlarım milli olurken ben gece gündüz 31 çekiyordum. Bu da benim daha çok içime kapanmama sebep oluyor ve ruh sağlığımı olumsuz etkiliyordu. Bunun üzerine annem fal, büyü işlerinde isim yapmış yaşlı bir kadının evine götürdü.

    Kadın beni okuyup üfledi, kurşun döktü. Sonrasında kadın bir şey demeden beni odadan çıkardı. Ama içerde annemle birkaç dakika kaldılar. Annem odadan çıktığında yüzü kızarmış gibiydi. “Anne kadın ne dedi?” diye sordum birkaç sefer, ama annem bana cevap vermek yerine sorularımı geçiştirdi. O günden sonra annemle babamın aralarında fısıldaşmalarına çokça şahit oldum. Beni fark ettikleri anda konuşmalarını kesiyorlar yada konuyu değiştiriyorlardı. Bu halleri bendeki merakı büsbütün artırıyordu.

    Bir gün bakkalda annemin olmadığı bir zamanda babam dükkanın kapısını aralayıp, “Gel oğlum, seninle konuşacaklarım var!” deyince meraklandım. “Ne oldu baba, hayırdır?” dedim. “Oğlum artık büyüdün, askerliğini de yaptın. Bir sıkıntın derdin varsa bana anlat, ben senin babanım!” deyince, “Yok baba, ne sıkıntısı?” dedim karşılık olarak. Babam başımı okşayarak, “Oğlum, bana anlatabilirsin, benden çekinme. Burada erkek erkeğe konuşuyoruz. Bir ihtiyacın varsa söyle!” dedi bu sefer.

    Babamın bu ‘Erkek erkeğe konuşuyoruz’ lafı konunun ne olduğunu az çok açığa çıkarmıştı. O nedenle utandım. Babam konuyu hiç evirip çevirmeden, “Sen milli oldun mu?” diye sorduğundaysa yüzüm kıpkırmızı oldu. Başımı ‘Yok’ anlamında salladığımda gülümsedi. “Geçen kadının dediği doğruymuş demek ki. Bu halin kaç zamandır benim de dikkatimi çekiyordu ama seni üzmemek için ses etmedim. Oğlum daha önce deseydin ya bunu, bulurduk bir çaresini!” dediğinde utancımdan yerin dibine girecektim. Babamın daha fazla konuşmasına izin vermemek için dışarı çıktım ve o gün bakkala dönmedim bir daha.

    Sonraki birkaç gün boyunca annemle babamın fısıldaşmaları devam etti. Ben ikisinin de yüzüne bakmaya utanıyordum, ama onlar bana içtenlikle yaklaşmaya çalışıyordu. Utandığım için yemekleri bile odamda tek başıma yiyordum. Ancak bir akşam geç bir saatte babam beni çağırdı salona. Annem yoktu. Yanına oturmamı istedi. Bana bir erkeğin ihtiyaçları olduğunu, bunların giderilmesi gerektiğini yoksa içten içe zarar vereceğini dini örnekler de vererek anlattı.

    Babam, “Bu işin asıl çaresi senin evlenmendir, ama bizim halimiz buna izin vermiyor yavrum. Bu halde, bu parasızlıkla seni evlendiremeyiz. Bir iş bulup çalışsan para biriktirsen, ama o da ne zamana olur belli değil. Ama bu işi evlilik öncesinde halletmek gerek… Biz bu meseleyi annenle konuştuk uzun uzun. Seni geneleve göndermek istediğimi söyledim, ama annen yanaşmadı buna. Ben oğlumun öyle pis, ahlaksız yerlere gitmesini istemem dedi…”

    “Bizim bakkala devamlı gelen Çingene bi kadın var hani, kocası hapiste. Ona söylemiş annen, meseleyi anlatmış. Kadın, Tamam, yaparım ama karşılığında veresiye alışveriş ederim demiş. Bunlar Çingene, ne yapacakları belli olmaz, yarın öbür gün başımız bunlarla derde girer, kurtulamayız dedim annene, o da, Haklısın dedi. En sonunda kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye karar verdik. Bu işi annen halledecek yavrum. Bu fedakarlığı gösterecek…” dedi.

    Babamın sözleri bittiğinde ne demek istediğini anladığım için, “Ya baba git işine, deli misin nesin!” dedim tepkiyle ve odama girdim. Ancak babamın ciddi olduğu peşimden odama geldiğinde belli olmuştu. “Kadın halledecek oğlum, çekinmene gerek yok. Neticede öz anan değildir, üveydir. Kendisi kabul ediyor, ben kabul ediyorum, niye itiraz ediyorsun?” deyince, “Ya baba sen hasta mısın, kadın benim üvey de olsa annem, böyle saçmalık olur mu?” dedim.

    Ama babam aynı sözleri tekrarladı. “Biz ikimiz bu işin tüm vebalini üstümüze aldık oğlum, bunun günahını öte tarafta biz vereceğiz. Senlik bir şey yok!” dediğinde, “Ya baba senin kafan iyi mi, böyle şey olur mu ya, delirdiniz mi siz?” dedim öfkeyle ve zorla çıkardım odadan, kapıyı da kilitledim. O gece gözüme uyku girmedi. Nasıl olur da böyle bir şeyi akıllarına getirebildiklerini anlayamıyordum.

    Birkaç gün bakkala gitmedim, odamdan dışarı çıkmadım. Öfkem geçtiğinde yeniden bakkala gittim, ama özellikle annemin yüzüne bakmamaya çalışıyordum. O da aynı şekilde davranıyordu bana. Babam da konudan bahsetmedi bir daha. Ancak bu mesele yıllar yılı içimi kemirip durmuştu, ta ki şimdiye kadar…

    Vakkas sırıtarak bana baktıktan sonra, “Soyun lan göt!” dedi öfkeyle. Abuzer ve Vakkas’ın bakışları önünde utana sıkıla soyunmaya başladım. Annem başını öne eğmişti, beni görmek istemiyordu. Baksırım döl içinde kalmıştı. Boşalmıştım ama hiç hissetmemiştim bunu. Yarağım Abuzer’inki kadar büyük olmasa da Vakkas’ınki kadar vardı. İyice şişmiş, sertleşmişti.

    Tamamen çıplak kaldığımda, Vakkas, “Lan tüysüz, daha önce hiç karı siktin mi?” diye sordu. Yaşadığım heyecanı hemen anlamıştı. Bu soru karşısında yüzüm daha da kızardı, çünkü bu benim için ilk olacaktı. Hayatımda sikeceğim ilk kadın üvey annem olacaktı. Annem de cevabımı bekliyor gibi başını kaldırıp gözlerini bana dikmişti.

    Başımı ‘Yok’ anlamında yukarı kaldırdığımda Abuzer ve Vakkas kahkahalara boğulurken, annemin kızaran yüzünün şekli değişti. Birazdan üvey oğlunu milli yapacaktı. Abuzer iğrenç kahkahalarının arasında, “Koca karı oğlunu milli edecen, gurur duy!” dediğinde, Vakkas, “Bu yaşa kadar niye beklettin bu oğlanı, verseydin ya daha önce!” dedi sırıta sırıta. Babamın dediğini yapsaydım annem beni yıllar önce milli etmiş olurdu. Şimdi de milli edecekti, ama aradan 5 yıl geçmişti.

    Vakkas, “Ulan göt, bak bu akşam buraya gelmesen bunlar olmayacaktı, milli olamayacaktın. Demek ki olacağı varmış, hayırlı olmuş!” dediğinde, Abuzer, “Şükret lan bize pezevenk, sayemizde erkek olacaksın!” dedi. Sonra da annemi bana doğru iterek, “Hadi koca karı, senetleri imzaladın, şimdi de yapman gerekeni yap!” dedi gülerek. Vakkas da, “Dur bakalım, nasıl olacak bu iş ben de çok merak ediyorum!” diyerek sırıttı.

    Annem bana doğru bir iki adım attı. Ben olduğum yerde duruyordum. Kalbim heyecanla atıyordu. Yıllar önce babamın yapmamızı istediği şey şimdi gerçek olacaktı, ama yanımızda iki yabancı adam varken. Yaşadığım heyecan anneminkinden çok daha fazlaydı. Annem altına yastık koyduğu dizlerinin üzerine çöktü. Başını hiç kaldırmadan sol elini çekinerek halen üzeri döllerimle kaplı yarağıma attı. 10 yaşında sünnet olduğum günden sonra ilk defa eli sikime değiyordu. O an içimden bir elektrik akımı geçti sanki.

    Başını kaldırmadan sertliğini koruyan yarağımı tutup sıvazladı parmaklarının ucu ile. Sonra da ağzına aldı. O an bayılacak gibi oldum. Döllerle kaplı yarağım üvey annemin ağzındaydı. Az önce Abuzer ve Vakkas’ın oluk oluk döllerini yutmuştu, benimkinden de iğrenmiyordu.

    Yarağımın kafasını dudaklarının arasında bir süre emdi meme emen bir bebek gibi. O anda elimi saçlarına attım. Her zaman arap sabunuyla yıkadığı saçlarını okşarken annem de gittikçe kalkan yarağımı ağzına daha çok almaya başladı. Dili yarağımın kafasına değiyordu, daha doğrusu ağzının içindeki yarağımın kafasını dilliyordu. Annem böyle sakso çekmeyi nereden öğrenmişti? İbadetini aksatmayan, tesettürlü bir kadın için sıra dışı bir durum gibi görünüyordu bu hali.

    Annemin saksosu gittikçe hızlanıp yoğunlaşmaya başlamıştı. Ben de saçlarını çekiyordum. İki adam da pis pis sırıtıp bize bakıyor, alay ediyor, küfrediyordu. Annem başını ileri geri oynatmaya başlamıştı artık, aynı zamanda sağa sola çeviriyordu. Yarağım son noktasına gelmiş, şişmiş, demir gibi sertleşmişti. Abuzer, “Koca karı, tamam hadi!” dediğinde annem yarağımı çıkardı ağzından. Ayağa kalkarken gözlerimiz kesişti. Yüzü kıpkırmızıydı yine. Yaşadığı utanç çok barizdi, ama ikimizin de başka şansı kalmamıştı.

    Abuzer annemin sulu dışkısı ile kaplanan yarağını çantasından çıkardığı ıslak mendillerle silmişti. Kalkık yarağını göstererek, “Yala bakalım, daha da sertleştir şunu!” deyince annem eğildi, bu kez dizlerinin üzerine çökmeden ayakta domalarak ağzına aldı yarağını. İştahlı bir saksoya başlamıştı, öne arkaya ağır hareketlerle yaylanarak Abuzer’in yarağını ağzına sokup çıkarıyordu. Sağ eli ile Abuzer’in elini tutmuş, sol elini de kaslı ve kalın kalçasına dayamış destek alıyordu, tam önünde değil, hafif çaprazında kalmıştı Abuzer’in.

    “Immm, ommm, ummm!” sesleri çıkara çıkara saksoya devam ederken, Vakkas, “Hadi lan, ne duruyon, sen de katıl öyle öküz gibi durma!” dedi pis pis gülerek. Sonra da, “Sen de ananın amını em!” diye adeta emir verir gibi konuştu. Annem bu konuşmayı duymamış gibi saksoya devam ederken, Abuzer, “Hadi geç!” dedi başıyla işaret ederek.

    O zaman annemin arkasına geçtim. Ellerim ilk anda kalçalarına değdiğinde boşalacak gibi sarsıldım. Sonra da dolgun ve yağlı göt yanaklarını kavradım. Annem arkasında olduğumu biliyordu, ama hiç tepki göstermiyordu. Yavaşça dizlerimin üzerinde çöktüm. Şimdi annemin kıllı ve ayrık duran amı ile genişlemiş ve sulu dışkısı ile kaplanmış göt deliği karşımdaydı.

    Yatağın üzerinde duran el havlusuna uzandım ve bununla göt deliğinin ağzını sildim. Bu sırada annem sanki benim daha rahat etmemi istiyormuş gibi yana doğru birkaç adım atarak Abuzer’in önüne geldi. Ben de dizlerimin üzerinde sola kaydığımda amı ve götü tam karşımdaydı yine. Kalçalarını tutup okşarken annem başını hızlı hızlı kaldırıp indirerek Abuzer’in yarağını boğazına kadar sokup çıkartmaya başlamıştı. Belden yukarısı aşağı yukarı kalkıp iniyordu.

    Göt yanaklarını kavradım. Annem bacaklarını iki yana açtı biraz daha. Benim ne yapacağımı biliyordu, daha rahat ve zevk alabilecek pozisyonu yaratmıştı hem kendine hem de bana. Yavaşça başımı yaklaştırdım. Ayrık duran kıllı amına dilimi değdirdiğimde iğrendim ilk başta. Abuzer annemin amını adeta yerken ben iğrenmiştim. Dilime ve ağzıma garip, kekremsi bir tat gelmişti.

    Ancak annemin ağzımın ve dilimin amına değmesinden büyük bir keyif aldığını koca gövdesi titrediğinde anladım. O zaman yeniden dilimi uzattım ve amını bir dondurma yalar gibi yaladım. Annem o anda ağzı yarakla dolu olduğu halde inlediğinde doğru yolda olduğum belliydi. Dilimi amına bastırarak yaladım bu sefer. Amının etli, kızgın ve sarkmış büyük dudaklarının titrediğini gördüm, içinin yakıcı sıcaklığını hissettim.

    İki elimi kalçalarına attım. Siyah tüylerle kaplı dolgun kalçalarını kavradım sıkıca. Yeniden daha da bastırarak amını dillediğimde annem götünü oynattı sağa sola. Bu sırada Vakkas annemin sağ elini alıp yarağına attı. Annem de yarağını sıvazlamaya başladı hemen ardından. Yüzümü daha da yaklaştırdım ve koku almamaya çalışıp amını emmeye başladım.

    Acayip bir şeydi bu. Annemin geniş, derin amı ağzımla bütünleşmişti. Dilimle, dudaklarımla amını emiyor, yalıyordum. Amının ve kasıklarının siyah sert kılları yüzüme, dudaklarıma batıyordu, ama aldığım keyfin yanında hiçbir şeydi bu. Benden hariç annem de büyük bir zevk alıyordu. Götünü oynatmasından ve yarakla dolu ağzına rağmen çıkardığı iniltilerden anlaşılıyordu.

    Yarağım sertliğinin son noktasındaydı artık. Biraz önce boşalmıştım ama hiç hissetmemiştim. Oysa şimdi tüm bedenimle, ruhumla hissediyordum bunu. Yarağımın içi bir an önce annemin amına girip akmak isteyen döllerimle doluydu. Kendimi tutmak için çabalıyordum. Abuzer ve Vakkas gibi deneyimli olmadığım için bunu ne kadar başarabileceğimi bilmesem de elimden geleni yapmaya çalışıyordum.

    Annemin amını iştahla emerken, annem de daha yoğun ve iştahla somuruyordu Abuzer’in yarağını. Aynı şekilde sağ eliyle de Vakkas’ın yarağını koparacakmış gibi sıkıyor, yoğuruyordu. Vakkas birkaç kez kafama vurup, “Anan yanıyor lan!” deyip durdu.

    İlk duyduğumda iğrenmeme neden olan bu sözün maalesef doğru olduğu ortadaydı. Annem gerçekten de yanıyordu…

    aeks hikayeleri dul amı karımın sikişi lezbiyen sevişen kadınlar olgun bayan hikayeleri porno sex ve sikiş seks sikiş hikayeleri sez hikayeleri yabancı kısa pornolar yasli kadin sex hikayeleri
  • Yengemin Yuvarlak Kalçası – Porno Hikayeleri

    Yengemin Yuvarlak Kalçası – Porno Hikayeleri

    Selam arkadaşlar, ben Ankara’dan Tonguç. Bundan iki yıl önce, uzun çalışmalar sonucunda Ankara’da iyi bir üniversitede Elektronik Mühendisliğini kazandım. Hayatımın en güzel yıllarına adım atmıştım artık. Derslerdi, sınavdı, finaldi derken, koca bir sene geçti ve sonunda okulda şenlikler başladı. O sabah kahvaltıda annem ve babam, bir haftalığına köye gideceklerini söylediklerinde, içimi bir sevinç kapladı. Ben, ev bana kaldı, eve kızarkadaşımı atarım diye sevinirken, bu sevincim kursağımda kaldı. Yengem beni aradı, “Amcanla çocuklar da sizinkilerle birlikte köye gitmeyi çok istiyorlar, ama 2 gün sonra Antalya’dan kızkardeşim geleceği için ben kalacağım. Nasıl olsa sen de varsın, burda kalırsın benimle…” deyince, benim tüm planlar alt üst oldu. Yengemi kıramadım, “Tamam.” dedim.

    O gün okula gittiğimde de sevgilimle tartıştık, anlaşılan şenliklerde tek başıma kalacaktım. Akşama doğru yengem aradı, “İstersen bu akşamdan gel bize, hem ne zamandır söz verdiğin bilgisayara da bir bakarsın!” dedi. Uzun zamandır sallıyordum bu bilgisayar işini. Zaten canım da sevgilime sıkkındı, yengeme, “Tamam gelirim!” dedim. Saat 21:30 gibi yengemgile gittim. Biraz amcamla okul hakkında falan konuştuk. Sonra, “Ben şu bilgisayara bakayım…” diyerek geçtim odaya. Yengem bilgisayarın bulunduğu odayı bana hazırlamıştı, orda yatacaktım. Ben bilgisayarı düzenlerken yengem geldi, “Face’de oyun oynarken takılmalar oluyor…” dedi. “Tamam, ona da bakarım yenge!” dedim. Bu arada amcam kapıdan, “Hadi ben yatıyorum, siz de fazla geç yatmayın, yarın erken kalkacağız!” deyip gitti.

    Yengemle aramız çok iyidir, yanımda çekinmez, benden rahatsız olmazdı yani. Zaten ben de rahatsız edecek şekilde davranmazdım. Aslında alıcı gözle bakınca, yengem balık etli, 1.65 boyunda, büyük gögüsleri ve kalçası olan, her erkeği etkileyecek kadar sexy bir hatundur. Yengem altında şortu, üzerinde gecelik, ama sanki bikini gibi, yanımda oturuyordu. Hafif kilolu olması sebebi ile giydiği şort vücuduna oturmuştu ve resmen heryeri belli oluyordu.

    Amcam yatmaya gittikten sonra yengem benim sigaradan iki tane çıkarıp, ikisini de yaktı, birini benim ağzıma verdi ve “Hayırdır, yüzün asık gördüm, moralin mi bozuk senin?” dedi. “Evet yenge ya, kız arkadaşımla tartıştık…” dedim, anlattım biraz. Yengem de, “Takma kafana, barışırsınız! Hem sen yakışıklı çocuksun, sana başka kız mı yok? Elini sallasan ellisi, saçını sallasan tellisi!” diyerek teselli etti. Bu arada bilgisayar düzelmişti, “Tamam oldu yenge, ben yatıyorum!” dedim. Yengem ise, “Sen yat, ben biraz Face’de takıacağım…” dedi. “Peki!” dedim ve yattım. Yengem internette takılırken, yengemden, “Ayy!” diye bir ses geldi. Daha uyumamıştım, hemen, “Ne oldu yenge?” diyerek kalktım. Ekranda kocaman bir Penis resmi vardı. Bildiğimiz klasik penis uzatma reklamlarından biri işte. Yengeme gülerek, “İlahi yenge, ilk defa mı gördün, ne bağırıyorsun?” dedim. Yengem de güldü, “Yok da, birden çıkınca şaşırdım… Amcan falan görmeden kapat şunu, hadi ben de yatmaya gidiyorum!” dedi, gitti.

    Ertesi sabah 06:00 gibi babamlar geldi ve amcamlarla yola çıktılar. Yengemle onları uğurladıktan sonra biz tekrar yattık uyuduk. Birkaç saat uyuduktan sonra, yengem, “Hadi kahvaltı hazır!” diyerek uyandırdı. Kalktım, üzerimi giyindim, okula gidecektim. Yengemle güzel bir kahvaltı yaptık. Ben çıkarken, yengem, “Hadi bakalım, belki sevgilinle barışırsınız! Ha, akşama geç kalma, korkarım!” diye uğurladı. “Tamam yenge!” dedim gittim okula. Ben barışırız diye ümit ederken, kız arkadaşımın suratı sirke satıyordu. Arkadaşlarla şenliğe gittik, konser alanında eğlendik, biralar falan içildi, hafif kafamız iyi oldu. Kız arkadaşımla yeniden konuştum, ama durum halen aynıydı.

    Telefonuma baktığımda 3 cevapsız arama vardı, hepsi de yengemdendi. Yengemi aradım, “Geliyorum yenge!” dedim. Saat 24:00 olmuştu, arkadaşım arabasıyla yengemlerin eve bıraktı beni. Yengem kapıyı açtığında, üzerinde yine önceki günkü giydikleri vardı. Kapıyı hafif araladı, girdim içeri. “Açmısın?” dedi. “Yok, sağol yenge!” dedim. Salona geçip oturduk. Yengem, “Hayırdır, bu halin ne, içtin mi sen?” dedi. “Biraz arkadaşlarla takıldık, bir iki bira içtik…” dedim. “Belli oluyor!” dedi. “Yenge evde bira var mı?” dedim. “Yok ta, alıp gelirsen beraber içeriz, hazır amcan yokken!” dedi.

    Hiç ikiletmeden dışarı çıktım, büfeden 6 tane bira aldım geldim. Ben de üzerimi değiştirdim, tekrar oturduk, sohbet muhabbet ederek içiyoruz biraları. Üçüncü şişelerin sonuna gelirken, aklıma dünkü olay geldi ve gülmeye başladım. Yengem, “Ne oldu, ne gülüyorsun?” dedi. “Yenge dün nasıl bağırdın Penis reklamını görünce!” dedim. Yengem de güldü, “Ayy ne yapayım, birden o kocaman şeyi görünce şaşırdım!” dedi. “Hiç te kocaman değildi yenge, amcamınki gibidir işte!” dedim. Yengem kahkaha atarak, “Amcanınki onun yarısı kadar olsa daha ne isterdim!” dedi. Konunun yönü değişiyordu, biraların da etkisiyle iyice bel altı konuşmaya başlamıştık. Yengeme, “Amcamınki hakikaten küçük mü yenge?” dedim. Yengem, “Hee ya… Peki seninki ne kadar?” diye sordu. Ben de bira şişesini göstererek, “Ölçmedim, ama uzunluğu en az bu kadar vardır yenge!” deyip güldüm.

    Yengem, “Oha! Atma be!” dedi. “İnanmıyorsan bak!” dedim. “Hadi gel lan, bakacağım!” dedi. Kalktım, yengemin oturduğu koltuğun önüne dikildim. Yengem eşofmanımın altını boxerımla birlikte indirdi. Ben şok olmuştum, yengem bunu yapamaz sanıyordum, ama yapmıştı. Yengem yarağımı görünce gözleri faltaşı gibi açılmıştı, “Yuhh lan, bu ne böyle? Eşekten ödünç mü aldın bunu?” diyerek eline aldı yarağımı. Söylediği lafla benim erkeklik duygularım kabarmıştı, eğilip yengemin dudaklarına yapıştım. Ben dudaklarını emiyordum, yengem karşı koymuyordu. Yarağım ise halen elindeydi. Yengem dudaklarımdan kurtulup yarağıma yumuldu, “Yerim ben bunu!” diyerek ağzına aldı. Çok iştahlı yalıyordu, oracıkta boşalacaktım. “Yenge yavaş…” dedim, kolundan tutup ayağa kaldırdım. Göz göze geldik, hemen dudaklarıma yapıştı, ayakta öpüşmeye başladık…

    Bir taraftan da yengemi soyuyordum. Önce üst kısmını soydum ve o devasa gögüslerini ortaya çıkardım. Yengemin iri memelerini çılgın gibi emiyordum. Teni harika kokuyordu, emdikçe de memeleri ballanıyordu sanki. Yengem, “Terledim yaa!” diyerek şortunu ve külodunu kendisi çıkardı. Ben de bir çırpıda soyundum, ikimiz de çırılçıplaktık şimdi. Yengemi koltuğa uzatıp, boynunu, boğazını, memelerini, öpe öpe amına geldim. Amı, ben daha dokunmadan sırıl sıklam olmuştu. Amının kıllarını ayırıp amını yalamaya başladım. Tadını çıkara çıkara yalıyordum. Yengem kafamı amına bastırarak inlemeye başladı, sanki kafamı içine alacaktı…

    Birkaç dakika yaladıktan sonra yengem çığlık çığlığa kasılarak orgazm oldu. “Ufff, bitirdin beni! Gel hadi, gir içime!” diyerek beni üstüne çekiyordu. Aslında daha saatlerce yalayabilirdim yengemin amını, tadı harikaydı. Ama yengemi kıramadım, amını yalamayı bırakıp kalktım. Yengem bacaklarını ayırmış, yarağımı sokmamı bekliyordu. Bacak arasına yanaşıp, yarağımı yavaşça amına daldırdım. Yengem sanki bekaretini kaybediyormuşçasına, “Yavaş sok kurbanın olayım, alıştıra alıştıra sok!” diyordu. Amcamın siki gerçekten küçük olmalıydı, çünkü kaç yıldır evli olmalarına rağmen yengemin amı sevgilimin amı kadar dardı…

    Sonunda zorlaya zorlaya dibini bulmuştum. Yengem kımıldamayım diye bacaklarını belime dolayıp beni kendine kenetledi. Durmaksızın da, “Yavaş, kurbanın olurum!” diyordu. Yavaş olacaktım, ama nerdeyse daha hiç sikmeden içindeyken boşalmak üzereydim. Ben daha fazla dayanamayıp, bacaklarını belimden kurtarıp omzuma aldım ve amına pompalamaya başladım. Yengemin kasıklarını öyle sıkıca kavramıştım ki, yengemin, “Yavaş!” demelerine aldırış etmeden, hızlı hızlı gitgel yapıyorum. Kızarkadaşımı en az yarım saat sikip öyle boşalırken, yengemi sikerken hemen boşalmak üzereydim. “Yenge geliyorum!” dedim. Yengemin, “İçime boşal erkeğim!” demesiyle döllerimi fışkırtmaya başladım. Ve boşaldıkça boşaldım. Son damlalar yengemin amına akarken, “Harikasın yenge!” dedim ve dudaklarına yapıştım. Yengemin üzerinden indiğimde, ikimiz de şaşkındık, ama hoşumuza gitmişti…

    Ben acıkmıştım. Birlikte kalktık, çırılçıplak mutfağa birşeyler yemeye gittik. Yengemin yaptığı sandviçlerimizi yerken, yengem amcamı şikayet ediyordu, “Amacanla uzun zamandır sex hayatımız yok!” diye. Ben de, “Senin gibi bir kadını sikmeyen erkeğin avradını sikeyim!” dedim. Yengem, “Adamın avradını siktin, dağıttın amını zaten!” dedi, gülüştük. Yengemin çoraplı bacakları hep hoşuma gitmiştir. “Yenge, senin çoraplarına hasta oluyordum, giyesene birini!” dedim. Yengem de, “Senin için herşeyi yaparım aşkım!” dedi.

    Sandviçlerimiz bittiğinde, yatak odasına geçtik. Ben yatağa uzandım, yengem ise karşımda şov yaparcasına ten rengi parlak külotlu çorabını giyindi. Çok tahrik olmuştum, yarağım anında taş gibi oldu. Yengem de yatağa geldi, üzerime uzandı ve öpüşmeye başladık. Ben yengemin poposunu okşuyordum, çorabın hazzını yaşıyordum. Yengem daha sonra öperek yarağıma kadar indi. Yatakta dörtayak domalmış şekilde yarağımı yalıyordu.

    Gözüm gardrobun aynasına takıldı. Aynadan manzara okadar sexy görünüyordu ki, “Yenge öyle kal!” diyerek yataktan indim. Dörtayak domalmış yengemin arkasına geçip, külotlu çorabın göt deliği kısmında delik açtım. Yarağımı tükürükleyip, yengemin götüne dayadım ve yüklendim. Daha yarrağımın başı girmişti ki, yengem, “Yandım anam!” diyerek öne kaçtı. “Ne oldu yenge?” dedim. “Oradan olmaz, amcan hiç yapmadı ordan!” dedi. Şaşırmıştım, “Vay salak amcam vay! Ulan bu göt sikilmez mi hiç, şunun güzelliğine bak bee!” deyip, komodinin üzerinde duran el kremine uzandım. “Yenge, kremlersek acımaz, korkma!” dedim. Biraz yarağıma, biraz da yengemin götüne sürdüm…

    Yavaş yavaş sokmaya başladım yengemin götüne. Milim milim ilerleyerek, sonunda köküne kadar sokup, “Yenge bak gördün mü, hepsini aldın işte!” dedim. Yengem de burnundan soluyarak, “Aldım almasına da, dağıttın lan götümü!” dedi. Biraz öylece bekledikten sonra hafiften pompalamaya başladım. Yengem, “Ahhh, yavaş Tonguççç, yavaşşş, ahhh!” diye böğürüyordu. Yaklaşık 20 dakika boyunca yengemin götünde git gel yaptım ve sonra çıkarıp, o çoraplı bacaklarına boşaldım…

    O gece birdaha sikişmedik, ikimiz de çok yorulmuştuk. Ama ertesi gün öğlen sikişmeye başlayıp, yengemin kızkardeşi Antalya’dan gelene kadar yataktan çıkmadık. Yedik içtik, dinlendik ve sikiştik 🙂

    amca yeğen seks hikayeleri babam beni sikti ensest kadın ensest oorno ensest seks erotik lezbiyen hikayeler gizli sexhikayeleri ğorno hikaye seks hikayeleri yaşlı sex hia sex hikayeleri güncel swks hikayeleri
  • Bekaretimi Enişteme Verdim Mutluyum

    Bekaretimi Enişteme Verdim Mutluyum

    Selam; adım Selcan, 23 yaşındayım, bekar bir bayanım. Kumral, 1.65 boylarında, normal kiloda biriyim. Hikayem, kuzenimin kocası Kenan’la yaşadıklarımızla ilgili. Kenan 34 yaşında, esmer, tam bir Türk erkeği. Aslında ilk zamanlar onunla ilgili hiç bu tip düşüncelerim yoktu.

    Bir gün Mardin’e geldiklerinde, kuzenimin kocası akşam benden bilgisayarımı istedi. Ben de verdim bilgisayarımı. Kenan yaklaşık 1 saat kadar bilgisayarda takıldı. Ama nereden bilebilirdim geçmiş kayıtlarına girip, benim bu sitede seks hikayeleri okuduğumu görebileceğini. Bir süre bana hiç birşey söylemedi Kenan. Ama bir gün akşam avluda oturup, büyüklerden gizli sigara içerken (avlulu klasik Mardin evimiz var) bana, “Selcan’cığım yanlış anlama ama, internete girdiğinde geçmişi silersen senin için iyi olur. Hadi ben neyse de, bir başkası gördüğünde senin için iyi şeyler düşünmeyebilir. Belli bir yaşa gelmiş birisin, bu yüzden girdiğin siteler normal, ama yine de dikkat et!” dediği anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü.

    Çünkü mutaasıp bir aileyiz (türbanlı olmasak ta). Her an yanlış anlaşılabilirdim. Ama Kenan o kadar sıcak konuştu ki, ben biraz buna güvenerek rahattım. Biz hiç bir şey olmamış gibi konuşurken, bir erkeğin benim yaptığım şeyleri biliyor olması beni sulandırmaya başlamıştı. Kenan hakikaten çok yakışıklı ve atletik yapılı bir erkekti, bunları düşünürken beynim dönüyor, Kenan’ın gözlerinin içine bakarak oturduğum yerde bacaklarımı sıka sıka boşalıyordum. Artık zamanımın her anı Kenan’ı düşünmekle geçiyordu. Biliyorum yaptığım yanlıştı, ama yine de içimden bir ses onunda bana karşı boş olmadığını söylüyordu. Üstelik eşiyle yaşadıkları sorunları da bildiğimden, daha bir istekle onu düşünüyordum.

    Yine bir gün onlara kahvaltıya gittik. Sabahları kalkınca ben sütyen giymem ve o gün de beyaz tişörtüm vardı yine üzerimde ve mümkün olduğunca saklayarak oturdum masada. Ama sanırım Kenan bunu farketmiş olacak ki, sürekli göğüslerime doğru bakıyordu. Bunu düşündükçe göğüs uçlarım daha da sertleşiyor ve yeni uyanmış olmanın etkisiyle amım sulandıkça sulanıyordu. Yerimde duramıyordum. Annemler birşeyler konuşuyor, Kenan konuşmalara katılıyor, arada bana da laf çarptırıyordu. Ama benim hiç bir şey konuşacak, ya da bir şey yiyecek halim kalmamıştı. Sonra Kenan sigara içmeye kalktı. Tam karşımda oturuyordu, ayağa kalkmasıyla şortunun önündeki kabarıklığı gördüm. Öyle bir kabarıklıktı ki, utanmasam uzanıp ellerimle sıkacaktım. Sanırım o da bakışlarımı farketti. Ama yapacak bir şeyim yoktu, çok kötü olmuştum. O gece yatağıma girdiğimde Kenan’ı düşünerek defalarca amımı okşadım ve bacaklarım titreye titreye, sular seller gibi boşaldım.

    Bir gün yine evde tek başıma otururken pencereden Kenan seslendi, “Selcan evde kimse yok ve benimde canım acayip kahve çekti, bana yapabilir misin zahmet olmazsa? Hem de beraber sigara içeriz!” dedi. Bu benim için bulunmaz bir fırsattı. Hemen yan tarafa halamların evine geçtim, mutfağa girdim, kahveyi yapmaya başladım. Bu arada Kenan da içeri geldi. Üzerinde dar bir şort ve tişört, vücudunun tüm hatlarını belli ediyordu. Hele ki şortun altından belli olan o koca yarağı beni yine ateşlemişti. Ordan burdan sohbet ederken kahvelerimiz de olmuştu, hemen fincanlara doldurdum ve mutfakta oturup, yaktık sigaralarımızı.

    Konular açıldıkça açılıyor, Kenan’ın kuzenimle yaşadığı sorunlara kadar inmiştik. Kenan, eşinin cinsel anlamda çok isteksiz ve 4 ayda bir ancak birlikte olabildiklerini falan anlatıyordu. Ben de, “Sen fazla istekli olmayasın? Belki de sorun sendedir!” falan dedim. Ama o da bana, “Evet çok istekliyim belki ama, hem sanırım bundan, hem de sanırım ölçüler biraz fazla, ondan dolayı olabilir!” dedi. Ben de, “Ölçü derken?” dedim. “Boşver, geçelim bu kısmını!” dedi. Ama ben anlamıştım neyi kastettiğini. Israrla sorunca, “Selcan bunları konuşmam bile yanlış, ama anla işte, şeyimin ölçüsü biraz büyük!” dedi utana sıkıla. Ben de, “Ne kadar ki, büyük dediğine göre?” diye sordum. Bana dolaylı yollardan, “İşte normalinden 5-6 santim kadar büyük!” dedi. Ben de hemen, “Normali ne kadar? Seninki ne kadar?” diyerek soruyu yapıştırdım. “Offf Selcan ya, 23 santim işte!” dedi ve kıpkırmızı oldu.

    O an benimde içim bir tuhaf oldu. İneternette dolaştığımda görüyordum erkeklerin yarraklarını, ama bu sanırım bambaşka bir şeydi. Ve içimde bir an önce onu görme isteği doğdu. Ben bunları düşünürken, yazık Kenan konuyu değiştirmeye çalışıyor, havanın sıcaklıklarından tutun da başka her türlü konuya atlıyordu. Ben niyetimi bozmuştum bir kere. Bu yaşıma kadar sakladığım bekaretimi bir süredir ilgi duyduğum ve hayallerimin erkeği Kenan’a vermek istiyordum. Kahvelerimiz de bitmek üzereydi bu arada. O an aklıma bir fikir geldi, fincanlarımızı alırken başım dönmüş gibi yapıp, kollarına bıraktım kendimi…

    Kenan neye uğradığını şaşırdı önce, “Selcan iyi misin? Dur sana su vereyim?” derken, ben onun bütün vücut hatlarını hissetmeye başlamıştım bile. Hatta elim boşta olduğu için Kenan’ın karnına koydum elimi. Ama o bunlardan habersiz, benimle ilgilenmeye çalışıyordu. Elim artık Kenan’ın kasıklarındaydı, ben de Kenan’ın kucağında. Ne olduysa o an oldu ve gözlerimi açıp baktığımda Kenan’ın da surat ifadesinin değiştiğini gördüm ve birden dudaklarımız birleşti. Sanki öpüşmüyor birbirimizin dudaklarını yiyorduk. Evdekilerin akşama kadar gelmeyeceğini bildiğimizden, herşey istediğim gibi gidiyordu. Kenan bir yandan dudaklarımı yerken, bir yandan elleri göğüslerimde geziyordu. Delirmeye başlamıştım, ilk defa bir erkek tarafından elleniyor ve öpülüyordum. Hareketlerim acemiyceydi, ama beni o kadar güzel yönlendiriyordu ki, çıldırmak işten bile değildi.

    Artık ne olursa olsun diye düşünerek, “Kenan, senin olmak istiyorum!” dedim. Beni hemen ayağa kaldırdı, masaya oturttu, üzerimdekileri yavaş yavaş çıkartıyor, bir yandan dudaklarını tenimde gezdiriyor, bir yandan da parmakları tüm mahremimi keşfediyordu. Ben hiç birşey yapmıyordum ama, amım sırılsıklam olmuş ve kasıklarımdan sızmaya başlamıştı. Resmen Kenan’ın dudaklarının altında inliyordum. “Harikasın birtanem, seni herşeyinle içimde hissetmek istiyorum!” diye yalvarıyordum adeta. Ama o, “Sakin ol güzelim, yavaş yavaş, acelemiz yok!” diyerek bir yandan dilini kasıklarımda dolaştırıyor, bir yandan da bacaklarımı okşuyordu. Ve işte internette amlarını yalatan kadınları gördüğümde, keşke beni de böyle yalayan bir erkek olsa dediğim, dileğim gerçekleşiyordu. Kenan’ın parmakları göğüs uçlarımı ezerken, dili de sırılsıklam olmuş amımdaydı. Tertemizdim ve Kenan amımı deli gibi yalıyordu. Kasıldığımı içimden bişeyler aktığını hissedebiliyordum. Dilini içime doğru ittikçe sarsılıyordum ve deli gibi inliyordum. Yalvarıyordum artık, “Hadi ne olur, o koca yarağını istiyorum!” diye.

    Kenan ayağa kalkıp üzerindekileri bir çırpıda çıkardı. İlk defa bir erkeğin cinsel organını canlı canlı görüyordum. O ne muhteşem birşeydi, kocaman damarlı ve kafası mantar gibiydi. “Yalamak ister misin?” diye sordu ve hiç düşünmeden ellerime aldım, önce inceledim o sertliği, ellerimde hissettim ve dudaklarımın arasına aldım. İzlediğim pørnø filmlerdeki gibi yapıyordum. Yavaş yavaş ağzıma kaydırmaya başladım o koca yarağı. O ise ellerini saçlarımda gezdiriyor, herşeyi bana bırakmış gibi görünüyordu. Tüm sertliğiyle biraz da olsa ağzımın içine alabilmiştim. Karnının inip kalktığığını ve nefesinin sıklaştığı hırıltılarını duyabiliyordum. Beni kaldırıp masaya uzattı, yine dudaklarını ve ellerini konuşturuyordu. Dilinin tenimde ıslatmadığı yer kalmamıştı neredeyse. “Yeter, ne olur sik, delirdim hadi artık!” diyerek onu iyice kıvama getiriyordum. Bana, “Bakiresin değil mi?” dediğinde, “Ne olursa olsun, seninim, al beni!” diye yalvarmaya başladım.

    İşte o an gelmişti. Kenan üzerimdeydi. Bir yandan göğüs uçlarımı dişleriyle ezerken, bir yandan da iyice sertleşmiş o koca yarağı amımın girişinde daireler çiziyordu. Sırılsıklamdım ve yalvarıyordum ona sokması için. Önce yarağını tuttu, amımın girişinde daireler çizerek, “Hazır mısın sevgilim?” dedi. Bense inlemekten, sadece, “Hadi!” diyebildim. O koca yarrağın kafasını amımda hissetmeye başlamıştım. Birazı girdiğinde dünyam başıma yıkılmıştı sanki. Ağzımdan, “Ufff!” diye bir ses çıktı. Ama çektiğim acıya rağmen daha fazlasını istiyordum. Kenan her hareketini beni incitmeden, büyük bir titizlikle yapıyordu. Yavaş yavaş amımın derinliklerine doğru girmeye başlamıştı. Ben kasıklarımı kaldırıp daha da sokması için ona yol açıyordum. Artık tamamiyle içimdeydi ve bekliyordu. Gözlerine baktığımda aldığı zevki görebiliyordum. Bekaretim gitmişti ve kanadığımı hissediyordum…

    Kenan hareketlerini hızlandırmaya başladığında, ben de inlemeye başlamıştım. Hayallerimdeki gibi sikiyordu beni, incitmeden, yavaş yavaş. Hızlandıkça acının yerini müthiş bir zevk duygusu sarmaya başladı. Bedenim küçük bir serçe gibi titriyordu. Kenan’ın altında inliyordum deliler gibi. O amıma girip çıktıkça zevk sularımın çıkardığı sesler mutfakta yankılanıyordu. Vücutlarımız birleşmiş, tüm ağırlığını hissedebiliyordum. Bacaklarımı beline doladım ve o da cevap olarak daha da hızlanmaya başlamıştı. Artık hareketleri sertleşmeye başlamış içimde gidip geldikçe koca yarrağının tüm damarlarını ve tüm sıcaklığını amımın en derinliklerinde hissediyordum. Çıldırmış gibiydik ve ben o ana kadar kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum.

    Masturbasyon yapmaktan bambaşka bir şeydi bu. Amım sırılsıklam olmuş, zevk sularım kanla karışık kasıklarımdan sızıyordu. Onu da rahatlatmak istiyordum, yaklaştığını görebiliyordum, hızlandıkça hızlanıyor, ben de zevkin doruklarına inleye inleye tekrardan ulaşıyordum. “Sevgilim geliyorum, ama içine boşalmayacağım!” dedi hırıltı ses tonuyla. Ben de, “Hadi erkeğim, boşal, akıt bütün döllerini nereme istersen!” diye bir kez daha orgazm oluyordum. “Aynı anda sevgilim, haydi!” diye inlerken, sert hamlelerle resmen amımın duvarlarını parçalıyordu. Ve ben son kez titreyerek boşaldım. Kasıklarımın ağrıdığını, bacaklarımın tir tir titrediğini hissederken, o da yarrağını birden içimden çıkardı ve bütün döllerini göbeğime doğru akıtmaya başladı. Muhteşem bir şeydi bu, hem öpüşüyorduk, hem de o halen boşalıyordu. Onun rahatladığını görmüştüm artık ve ben halen inliyordum. Kaç kez boşalmıştım sayamadım bile. Harika bir duyguydu bu.

    Bu yazdıklarımı 3 gün önce yaşamıştım ve yazarken bile halen amımın sırılsıklam olduğunu hissediyorum. Artık ona karşı acayip şekilde bağlanmıştım, o harika bir erkekti. Kuzenim nasıl kıymetini bilemiyordu anlamamıştım. Herşeyiyle muhteşemdi. O günden sonra hiç bir şey olmamış gibi davrandık, ama bakışlarımız her şeyi anlatıyordu. İlk erkeğim Kenan’dı ve ben halen onu istiyorum. Umarım tekrar yaşayabiliriz bunları!

    dede ile torun hikayesi esnaf sex hikayeleri resimsiz sex hikayeleri sekd porno sex hikaye tatil sex yazıları srx hikaye uzun hikayeli porno
  • Bakire Değilmiş Ablam Bende Siktim

    Bakire Değilmiş Ablam Bende Siktim

    Selam Millet ben Orkun 18 yaşındayım. İstanbul da ailem ile birlikte yaşıyorum. Uzatmadan size ablamla aramızda geçen hikayeyi anlatacağım. Biz 2 kardeşiz. Ablam benden bir yaş büyük, iri göğüslü harika bir vücuda sahip bir kız. Kız zannediyordum ama bakire değilmiş.

    Ablamı her zaman arzuluyordum ama ona söyleyemiyordum. Bir gün annem ve babam dayımlara gideceklerdi. Ben evde kalacağım dedim. Ablamda yorgunum dedi ve gitmek istemedi. Babam ve annem gittiler. Ablam koltuğa uzanmış tv seyrediyordu. Bende sözde tv seyrediyordum ama gözlerim hep ablamın o muhteşem vücudunda idi.Benim penis bi anda kazık gibi oldu. ablam çok geçmeden fark etti. Bana bakınca hemen yüzümü tv ye çevirdim ama aklıma bir şeytanlık geldi. Kumandayı alıp sanki yanlışlıkla olmuş gibi uydudan bir sex kanalı açtım. Sonra bu kanal nerden çıktı. Bu tv de böyle kanallar mı varmış falan dedim. Ablam o anda pür dikkat tv ye bakıyordu. Baktım ablamın ilgisini çekti, hemen abla adamın şeyine bak ne kadar küçük benimki bile ondan büyüktür dedim.

    Ablama Onu İstediğimi Söyledim

    Ablamda terbiyesizleşme değiştir şu kanalı dedi. Ben iyice cesaretimi toplayıp sonunda söyledim. Abla seni hep hayal ediyorum, lütfen hayalimi gerçekleştir ama olmaz saçmalama dedi ve yatmaya gidiyorum dedi gitti. Yarım saat sonra bende peşinden gittim kapı aralıklıydı. Geceliğini giymiş bana arkası dönük yatıyordu. Yavaşça içeri girdim ve ağır adımlarla yanına gittim. Elimi yavaşça götünde gezdirmeye başladım. O sıra sikim yine kazık gibi olmuştu ve kapalı olarak sikimi götüne sürtmeye başladım uyandı.

    Orkun uykum var kalk git başımdan dedi. Ama benim hiçte niyetim yoktu. Hayır abla olmaz ne olur biraz izin ver. Babamlar gelmeden bari biraz olsun okşayayım dedim. Tabi benim niyetim belliydi. Onu azdırıp hemen olaya geçecektim. Ablam ya olmaz diyorum anlamıyor musun, babama derim bak dedi. Bende abla lütfen deyince ısrarıma dayanamadı ve peki ama sadece biraz okşayıp gideceksin tamam mı dedi. Bende tabi ki deyip elimle götünü okşamaya başladım.

    Daha sonra geceliğini kaldırıp tangasını çıkarttım ve okşamaya giriştim. Çok zevk alıyordum ama benim amacım onun o muhteşem amını yalayıp sikmekti. Çok geçmeden ablam inlemeye, kıvranmaya başladı. Sonunda kıvama gelmişti. Amacıma ulaşmıştım. Bir anda beni soymaya başladı. Bende onu soydum ve anadan doğma kaldık. Sikim kazık gibiydi. Hemen eliyle tutup sakso çekmeye başladı. Daha fazla dayanamayıp boşalacağım dedim. O da boşal ağzıma boşal dedi.

    Ablam Bakire Değildi

    Bir anda sarsılarak boşaldım daha sonra yatağa sırtüstü uzattım ve amını yalamaya başladım. İkimizde adeta zevk delisi olmuştuk. Bağırmaya başladı, sok canım sok artık dayanamıyorum. Bende biraz yalatıp domalmasını söyledim. Ellerini yatağa dayayıp domaldı. Bende amını sikimi yerleştirdim. İlk denememde sadece ucu girmişti. Ama tekrar soktuğumda dibine kadar girdi ve çığlık atmaya başladı. Ben ablamın amından kan gelmesini beklerken, ablamın bakire olmadığını görünce şaşırdım

    Sen bakire değil miydin dedim. Sus sikmeye devam et dedi. Biraz git-gel yaptıktan sonra ablam zevkten 4 köşe olmuştu. Ben ise boşalıyorum abla dedim. Sakın içime boşalma dedi. Sikimi çıkarıp daha ağzına vermeden boşalmaya başladım. Yüzü, saçları memeleri döl içinde kaldı. Sikimde kalan dölleri de harika bir biçimde yalıyordu. Yatağa uzandım bitmiş vaziyetteydim. Dur bakalım ne yapıyorsun, sen boşaldın rahatladın ama ben daha rahatlamadım dedi.

    Yatağa sırtüstü yatırdı ve bacaklarını iki yana ayırdı. Sikimi ağzına alıp kazık gibi yaptı. Üzerime çıkıp, sikimi eline aldı ve amına sikimi soktu. Üstümde hoplamaya başladı. Ben yine zevk manyağı olmuştum. Ablamın boşalacağını anladım ve alttan bende sert bir şekilde pompalamaya başladım. Ablam sikim içerisindeyken inanılmaz bir şekilde kasılarak boşaldı.

    Üstümden kalkıp öylece yatağa serildik. Ablam boşalmıştı ama benim sikim yine kazık gibiydi. Abla bu ne olacak deyip sikimi yüzüne doğru uzattım, ağzına aldı. Ablamın tepesinde sikimi ağzına pompalayarak deliler gibi boşaldım. Ablam önce yüzünü buruşturdu ama döllerin hepsini yuttu.

    Biraz durduktan sonra abla müsaade et, bu seferde götünden sikiyim dedim. Ama o yeter artık bittim dedi. Bende çok yorulmuştum zaten fazla ısrar etmedim. Sonra banyoda birbirimizi güzelce yıkayıp çıktık. O odasına bende odama gittim. O günden sonra  ablama sürekli yaklaşmaya çalışıyorum ama o beni uzaklaştırıyor. Ama tekrar sikmek için her şeyi yapıyorum. Bir daha sikebilirsem onu da paylaşacağım. Şimdi düşünüyorum ki keşke götten sikmek için ısrarcı olsaydım.

    ablami sikmek istiyorum am sikme hikayeleri oku erotik doktor hikayeleri kadın azdırıcı porno resimli sikis hikayeleri sarhoş edip sikmek sevgilimi aldatıyorum uyurken seks yasanmis sexk hikayeleri
  • Babasıyla Sikiştiğimi Kızarkadaşım Bilmiyor

    Babasıyla Sikiştiğimi Kızarkadaşım Bilmiyor

    Selam, ben Gamze, 21 yaşında, güzel bir bayanım. İstanbul’da üniversite okuyorum. Ailem ise Bursa’da. Size kısa bir süre önce başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. İstanbul’da yurtta kalıyorum ve en yakın arkadaşım olan Ebru kendisi İstanbul’lu olduğu için bana çok yardımcı oluyor. Bazen kahvaltıya, öğle yemeğine, bazen de kalmaya onların evlerine gidiyorum. Ailesi çok şeker insanlar. Annesi Meltem Teyze genç ve bakımlı, babası Cüneyt Amca ise tahminimce 45 yaşlarında, oldukça karizmatik birisi. Ebru’lara gittiğimde Cüneyt Amcayla uzun sohbetlere dalarız. Çeşitli konular üzerinde yorumlar yaparız. Kendisi çok hoşsohbet bir insan. Ama onda beni çeken başka bir şey var. Yaşına göre oldukça genç görünümlü ve bambaşka bir çekiciliği, sempatikliği var. Bu yüzden onu kendime çok yakın hissediyorum.

    Yurtta olduğum bir haftasonu canım çok sıkılmıştı, Ebru’yu aradım ama telefonu kapalıydı. Bana haftasonunu evde geçireceğini söylemişti. Ben de dışarı çıktım, pastaneye uğrayıp bir pasta alarak onların evine doğru gittim. Her zamanki gibi giyinmiştim. Üzerime V yakalı bir body giymiştim, göğüslerime doğru hafif bir degaje oluşturuyordu, ama öne doğru çok eğilmediğim müddetçe pek zararı yoktu. Altıma da, elime geçen kot pantolonumu gitmiştim. İçimde sutyenim ve külodum vardı. Neyse Ebru’ların kapısını çaldım. Ama açan olmadı. Bir daha çaldım, nihayet kapı açıldı ve Cüneyt Amca karşımda bir şortla duruyordu. Haziran ayı olduğundan üstünde bir şey yoktu. Ebru’yu sordum. “Annesiyle alışverişe gitti canım, ne zaman gelir bilmiyorum, hadi gel içeri, evde bekle!” dedi. Dayanamadım ve içeri girdim.

    Elimdeki pastayı Cüneyt Amcaya verdim. “Canım benim, ne diye zahmet ettin?” dedi. Cüneyt Amcanın oturduğu odaya girip TV’nin karşısındaki koltuğa oturdum. Gözüm TV’ye takıldı. DVD programı açıktı, ama duraklatılmıştı. Sesimi çıkarmadım. Cünayt Amca da gelip yanıma oturdu. Havadan sudan konuşmaya başladık. Gözü arada göğüslerime kayıyordu, ama çabuk toparlıyordu. Konu bir tecavüz konusundan açılmıştı. Gazetedeki bu türdeki haberlere kendimizce yorum getirdik. ben, “Çok zor ve çirkin bir şey olmalı bir bayan için!” dedim. O da, “Bence de canım! Peki sen nasılından hoşlanırsın, ya da daha doğrusu hiç yaptın mı?” dedi. Beklemediğim bu soru karşısında şaşırıp kaldım, “Ne yaptım mı?” falan diye kekeledim.

    “Hadi ama tatlı kız, burda biz bize konuşuyoruz işte, utanmanın ne anlamı var, aramızda kalacak!” dedi. Ona gülümsedim ve Lise son sınıfta bekaretimi nasıl kaybettiğimi anlattım. Hiç konuşmadan dinledi beni. Sözüm bitince gülümsedi ve TV’yi açtı, “Bak ne var burda!” diyerek, duraklattığı programı yeniden çalıştırdı. Ve birbirini yalayan kızları gösterdi bana. Anlaşılan ben gelmeden önce pørnø izliyormuş. Hiç sesimi çıkartmadım. O TV izliyordu. Şortunun içinde siki dikleşmeye başlamıştı. Ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilmiyordum. Bir yandan o evden gitmek istiyordum, bir yandan da kalıp neler olacağını görmek, yaşamak istiyordum.

    Cüneyt Amca bana doğru döndü ve beni süzmeye başladı. Ben de ona bakıyor ve hiçbir şey söylemiyordum. “İster misin?” dedi. Yine hiç sesimi çıkarmadım. O benim bu sessizliğimi evet olarak anlamış olacak ki, bir hışımda dudaklarıma yapıştı. Öpüşüyorduk. Deli gibiydi. Dudaklarımı ısırıyordu. Ben de kapılmıştım ona. Boynumu yalamaya başladı. Sonra üzerimdeki body’mi ve sutyenimi çıkardı. O kadar hızlı yaptı ki bunu, ne olduğunu anlamadım bile. Göğüslerimi yalamaya başladı. Uçlarını emiyor, ısırıyordu ve bu benim çok hoşuma gidiyordu. Biraz daha yaladıktan sonra göbeğime doğru inmeye başladı. Aşağıya indi, ama altımda pantolonum vardı. Bu sefer yavaşça pantolonumun düğmelerini açtı ve usulca sıyırdı pantolonu. Külodumu yana itip, amıma baktı, “Çok güzel görünüyor ve çok güzel kokuyor!” dedi.

    Külodumu da sıyırdı. Önce derin derin kokladı amımı, sonra yalamaya başladı. Çıldıracak gibiydim. Amım sulanmıştı zaten. Suları emiyordu. Ben inliyordum. Dilini içeri soktuğunda hafif bir çığlık attım, ama sonra hemen çıkardı. Belli ki zevkten kudurmamı istiyordu. Ayağa kalktı. Siki artık tamamen dikti. Şortunun üzerinden belli oluyordu. Şortunu indirdim ve yavaşça yalamaya başladım. Başımı bastırıyordu. Midem bulanmıştı. Bunu anladı ve beni yatırdı. Bacaklarımı açabildiği kadar açtı. “Hazır mısın ufaklık?” dedi. “Evet! Hadi gir içime, dayanamıyorum!” dedim. Güldü ve sikini amıma bir kerede soktu. Bunu ilk defa yapmıyordum, ama canım acımıştı. Çığlık attım.

    O ise aldırmadan gelip gidiyordu. Ben de zevk alıyordum. inliyordum bağırıyordum ağzımı kapatmaya çalışırken bir yandan gelip gidiyordu. Çok hızlıydı. Delirecek gibiydim. Zevklerin en büyüğünü yaşıyordum. Bir süre sonra içime boşaldı, ondan sonra ben de titreyerek boşaldım. Sikini amımdan çıkardı ve yanıma uzandı. Birer sigara içtik. Sonra, “Arkadan da yapalım mı?” dedi. Arkadan hiç yapmamıştım. “Ordan hiç yapmadım!” dedim. “Deneyelim o zaman!” dedi ve sikini ağzıma verdi. “Yala, ıslat iyice!” dedi. Yalıyordum, ama midem bulanıyordu. Arada öğürüyordum. Ama o aldırmıyor, başımı bastırıyordu. İyice tükürükledim. Sonra sikini ağzımdan aldı ve beni domalttı.

    “Biraz zor olacak, seninki dapdar!” dedi. Bir şey söylemedim. Sikinin başını göt deliğime değdirdi. İçime doğru girmeye başladı, ama canım çok acıyordu, bağırıyordum. Sonra birden öyle hızlı girdi ki, götüm parçalandı zannettim. Gözümden yaş geldi. “Yeter!” diye bağırıyordum. O ise gelip gitmeye uğraşırken, “Tamam bebeğim, geçecek şimdi!” diyordu. Ama hiçbir şeyin geçtiği yoktu. Acımdan zevk alamıyordum. O halen sikmeye devam ediyordu götümü. Benim de biraz hoşuma gitmeye başlamıştı ki, içimde bir sıcaklık hisssettim. Götüme de boşalmıştı. Tam zevk almaya başlamıştım ki, sikini çıkardı götümden. “Bir daha yap!” dedim. Bu sefer götüme parmaklarını sokmaya başladı. Aynı zamanda amımı da yalayarak, beni o şeklide boşalttı. Sonra gidip duş aldık. Ebru’dan halen haber yoktu. Salonda oturduk biraz, sonra ben evden çıkıp yurduma gittim.

    Cüneyt Amcayla halen eskisi gibiyiz. Ara sıra sikiyor beni. Bazen Ebru’larda kaldığım gece, banyoda falan elliyoruz, yalıyoruz, boşaltıyoruz birbirimizi. Ebru’yla annesinin ise hiçbir şeyden haberleri ve şüpheleri bile yok 🙂

    am yalatma hikayeleri entest porno seks hikayeleri liseli sekxhikaye sevişme örneği sex hikayeleri gerçek sikiş hikaye blog sikiş hikayeleri izle