Blog

  • Doktor baldızım beni muayene etti

    Doktor baldızım beni muayene etti

    Karımla yıllardır her türlü ortam,şart ve pozisyonda sikişiriz. O kadar çok ki son zamanlarda sikim, onun da amı acımaya başlamıştı . Her ne olduysa o sıra oldu. Aklımızdan geçen binlerce fantazi ve oyuna rağmen sikimi kaldıramaz oldum, karıma yalatıyor, amına dayıyor, kıçına dayıyor olmuyor kremle otuzbir çektiriyordum ama malı kaldıramıyordum. Bu öyle bir soruna dönüşmüştü ki evliliğimizi sorgular olmaya başlamıştık.Karımın ablası doktordu. Bu sorunumuzdan karım ablasına bahis etmiş ondan, yardım istememi söylüyordu. Benim pek kafama yatmamıştı o nedenle de kabul etmemiştim. Aradan uzun bir süre geçmişti başka bir nedenden dolayı ablasının muayenehanesine gitmem gerekmişti. Reçete yazması için gittiğim muayenehanesi doluydu. Hastalarını çağırırken beni görmüş”Bekle iki hastam kaldı, sonra seni alacağım” demiş akabinde hemen sıradaki hastasını odaya çağırmıştı.

    Oysa ben ona muayene olmaya gelmemiştim ama o ben ona anlatamadan kapısını çoktan kapatmıştı. Neyse beklemeye koyuldum. Son hastasını da gönderdikten sonra sekreterine de artık gidebilirsin dedikten sonra beni bekleme odasından muayenehaneye aldı.Kısa bir hal hatır sohbetinden sonra ona oraya gelme nedenimin bir reçete yazmasını istemek olduğunu iletmiştim. O da bunun üzerine “Sadece bu mu?” diye sorunca ben de “Evet, başka ne olsun ” diye sorunca, kardeşi için çok üzüldüğünü , bunun için bir çare bulunması gerektiğini ve bunun için çekinmememi onu baldızından çok doktor olarak görmem gerektiğini söylüyor, beni muayene için ikna etmeye çalışıyordu. Ben istemedikçe ısrar ediyordu, çıkar bakalım üstündekileri,bak ciddi bir şey olabilr diyerek ısrarcı oluyordu. Neyse sonunda ısrarlarına dayanamayıp , dediği gibi üzerimdekileri çıkarmaya başladım. Son olarak kilotumu çıkarmamla sikim yerçekiminin de etkisiyle önümde sallanmaya başlamıştı. Baldızım ise ben soyunurken sırtı bana dönük olarak Doktor önlüğünü temiz bir tane ile değiştirmiş , dinleme cihazını boynuna takmış, dolabındaki çeşitli vazelin vekremleri masasına dizmiş, pamuk ve antibakteriyel malzemelerini hazırlıyordu.

     

    Bana dönmesiyle birlikte yüzündeki ifade hafif değişmiş sikime doğru bakarak ” Enişte kardeşim için gerçekten çok tasalanıyordum, ama şimdi daha bi üzüldüm, gerçekten önemli bir parçadan yoksun kalıyormuş” diyerek, muayene masasını işaret ediyordu. Muayene masasına uzanmış ne yapacağını merak ediyordum.Önce odadaki müziksetini çalıştırarak dinlendirici bir müzik açtıktan sonra son derece ciddi yüz ifadesi ile sandalyesini çekerek muayene masasının yanına istanbul masöz çekmiş elindeki pamuğu antibakteriyel temizleyiciye daldırarak sikime hafifi hafif sürerek temizlemeye başlamış bunu yaparken “Şimdi önce penisini temizleyeceğim, ben bunu yaparken güzel ve rahatlatıcı şeyler düşünmeye çalış,bakalım neyin varmış ” diyerek5 dk kadar sürekli sikimi ve taşaklarımı temizlemeye devam etmişti. Masadan vazelini alıp iyice ellerine bulaştırdıktan sonra sikimin başını, kökünü ve taşşaklarımı bulamya başlamışıtı, bunu yaparken “yüzünde yine ciddi bir ifadeyle “Enişte ,şimdi benden hiç çekinme , baldızın olduğumu unut doktor olarak gör ve ben penisine vazelin ile masaj yapmaya başlayınca, dokunmamdan alacağın zevk ile penisin ereksiyonuna müsaade etmeye çalış” demiş.Ben de dediğini yapmaya çalışıyordum.İşin aksiliğine bak ki dediğiniyaptıkça sikimde en ufak bir kımıldama olmuyor , sünük haliyle bile kocaman olan sikim kalkmıyordu. Baldızım bir yandan yüzümde zevk ifadeleri arıyor bir yandan da endişeyle sikimi ve başını ellerinin arasında yukarı aşağı çekerek uyarmaya çalışıyordu . Ben de sikimin kalkması için gerçekten kendimi zorluyordum.Bunu 5 dk.böyle sürdürdükten sonra , sikime yaptığı masajdan olacak ki, yorulmuş beyaz önlüğünü çıkarırken eğilmiş ve üzerindeki “V” yaka tişortunun açıklığından güzel yüvarlak göğüs kenarlarını ve siyah sütyenini görmüştüm.

    Tekrar sikime masasındaki özel uyarıcı bir krem ile masaj yapmaya devam ediyordu bunu yaparken de ” Enişte hiç endişelenme seni iyileştireceğim ” diyordu,bu arada ben de çok farkında değildim ama baldızın bir önceki frikinden dolayı sikim biraz daha şişmiş ama sertleşmemiş olduğunu fark etmiştim. Baldızın yüzünde ufak bir sevinç belirmiş elleriyle sikimin üzerinde değişik metodlarla masaj yapmaya devam ediyordu; önce tek eliyle sonra iki eliyle ve arada bir avucunun arasına alıyordu.Bana edepsiz şeyler düşünmemin serbest olduğunu hatta sikimin kalkması için muhakkak düşünmem gerektiğini söylüyordu. Fakat sikimde son halinden daha ileri bir gelişme olmayınca yüzünde tekrar gizlemeye çalıştığı bir üzüntü ifadesi vardı.Baldızın uzayan bu uğraşıları sonucunda yüzünden ter akmaya başlamış bunun üzerine,”Enişte,kısa bir ara verelim ben de üzerimi bir değiştireyim,ben bunu yaparken sen de şu moda dergilerinin bikini sayfalarından beğendiğin bir hatunu seç konsantre olmaya çalış” diyerek , odanın öbür köşesinde benim onu göremeyeceğimi düşündüğü bir yerinde üzerindeki terli elbiselerini çıkarıyordu. Döndüğünde üzerinde beyaz ince bir T-shirt altından siyah sütyeni görünen kıyafetiyle dönmüştü. O ana kadar dergiye baktığım bikinili hatun resimlerine rağmen sertleşmeyen sikim baldız ile yüzyüze geldiğimiz o andan itibaren yarrağa dönüşmeye başlamıştı.Bunu fark eden baldızım kiyafetiyle ilgili olduğunu anlamış ” İşte böyle enişte kaldır şunu görelim heybetini ” demiş , elini tekrar sikimin masajına vermişti. Bu haliyle yarrağımı bol krem ile avucunun arasında kaydırıyor duruyorken, ben baldızıma “Doktor hanım , oldu artık devam etmenize gerek var mı?” diye sorunca, bana ” Enişte, ereksiyon başarı ile neticelendi ama, boşalma oluyor mu onu da görmemiz gerekiyor ,o olmazsa sorun çözülmüş olmaz” diyerek elleriyle daha bir kabiliyetli olarak sıvazlıyor , yarrağımın büyüklüğü bu işi daha bir zorlaştırmış ben de bir türlü gelmiyordum.

     

    Ter su içinde kalan baldız, sikimin artık onun soyunmasına bağlı olarak sertleştiğinin farkında,üzerindeki beyaz T-shirt`ünü çıkarmasıyla, sikimin biraz daha katılaştığını , ve damarları şişmiş olduğunu, görünce de ” haydi enişte haydi” diye tempo tutmaya başlamıştı.Artık utancım da kalmamıştı, baldıza “sütyenini de çıkarırsan bu iş kolaylaşır” dememle birlikte baldız sadece sütyeni değil üzerinde ne varsa çıkarmaya başlamış, biçimli güzel memeleri ile traşlı amını ilk defa görmüştüm. Bu haldeyken ” Nasıl enişte şimdi gelebilecen mi? diye sorunca, “Baldız, memelerine ve amına dokunursam belki daha çabuk gelirim ” demiş ,o da “Tamam ,ozaman şimdi senin üzerine çıkıcam vajinamı yüzüne yakın tutacağım istediğini yap yeterki boşal ” diyordu.Bu pozisyonu alınca ona “Biricik doktorum, pamukla penisimi kremlerden temizle istersen, çok az kaldı gelecem , ama dudaklarınla ve dilinle beni uyarırsan , sikimin başı çok hasalaştı olurum belki”demiş o da “Enişte , kardeşim için her şey feda bu zevkten mahrum kalmasın yeter ki,sen ağzıma boşal razıyım” demiş beni cesaretlenmdirmişti. Doktor olmasının avantajıyla gerçekten bir sikin neresi yalanacak çok iyi biliyordu,bu vaziyette bile gayet profesyonel işini yaptığından emindim.Emmekten arada bir fırsat buldukça ” haydi enişte başaracan haydi ” diye tempo tutuyordu. Traşlı amı tam gözümün önündeydi, dayanamayıp amına dil darbeleri atmaya başlayınca her darbede tüm vücudunun sarsıldığını bu arada sikimi daha beter emdiğini fark ediyordum. bu durum artık gerçekten karşılıklı zevk alıp vermeye dönüşmüştü. Baldızım” Yala enişte , yala “, diyor peşinden” sakın kendini tutma ağzıma da boşalabilirsin benim midem kaldırır , unutma ben doktorum” diyerekboşalmam için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Bir süre sonra pozisyona alışmış ancak bir amın içinde boşalabileceğimi anlamışıtım. Onu sikmeye kara verince dilimle amını o güne kadar hiç yapmadığım kadar ustalıkla kullanıyor arada bir onun takdirini kazanıyordum bana” Enişteee… sende ne dil varmış öyle …. penisine neredeyse hiç ihtiyaç yokmuş diyeceğim…., kardeşim çok şanslıymış” diyordu.Onu iyice kızıştırdıktan sonra ” Baldız, kaygan bir vajinada çok daha iyi boşalırım ama….” diyerek duraksamış onun bir işaretini beklemeye başlamıştım. Fazla beklemeden , doğrulup sırtı ban dönükken söylenerek” yahu ,enişte bu penisin nasıl oluyor da bu kadar zor boşalıyor ” diyince , ben de ” valla, kardeşinle o kadar farklı şekillerde sikiştik ki , her türlü pozisyon normal geliyor tahrik olamıyorum” demiş ilk defa argo olarak “sikişmek” kelimesini kullanmıştım.

    Bu ondaki her türlü ar sınırı kaldırmış olacak ki ,bana ” O zaman o koca yarağınla sik bakalım baldızını” demiş sikimin üzerine kayarak kalçasının iki eliyle aralayarak sikimin amına girişini net bir şekilde görmemi sağlamış, bu esnada ” ahhh sesleri çıkararak sik ben edepsiz enişteciğim kardeşim için sik beni” diyerek üzerimde oturup kalkmaya başlamıştı. Bana müthiş küfürler ediyordu ,beni şaşırtmıştı, oysa o ana kadar küfür ettiğini hiç bilmem. İşte bu şekilde onun orgazm olduğunu fark edince ben de hayatımda o ana kadar hiç boşalmadığım kadar amına boşalmıştım. Amıyla sikimi iyice emmiş, bütün döllerim amına akmıştı. Benim iyice boşaldığımı anlar anlamaz amındaki döllerimi odadaki test tüpüne akıttı ve ” bak bunları laboratuvara vereceğim, bakalım test sonuçların ne olacak ?”, dedi.Bunun ilk muayene olduğunu durumun kesinleşmesi için ertesi gün tekrar gelmem gerektiğini, iyileşeceğimi ve bunun için her türlü olumlu şartın olduğunu anlatarak reçeteme cinsel tahrikedici krem ilave ederek kardeşine bunu penisime günde 3 defa tatbik etirmemi önererek ayrıldık. Bu muyeneye oldukça uzun bir süre ihtiyaç duydum, ve gerçekten iyileştim,artık onuher gördüğümde sikim zımpa gibi oluyor. Doktorumu çok seviyorum

    cinsel hikayeler erotik hikaye erotik hikayeler hikaye erotik sec hikayeleri seks hikaye seks hikayesi sevişme hikaye sevişme hikayeleri sevişme hikayesi sex hikaye sex hikayeler sex hikayeleri sex hikayem sex hikayesi sexhikayeleri sexs hikaye sexs hikayeleri sexs hikayesi sikiş hikayeleri yaşanmış sex hikayeleri
  • Meğer yiğenim götümü sikmek istiyormuş

    Meğer yiğenim götümü sikmek istiyormuş

    Merhaba ben Sibel, 46 yaşında, evli ve iki çocuk annesiyim. 1.70 boyunda, hafif balık etli, beyaz tenli, dolgun kalçalara ve memelere sahip, yolda yürürken sürekli bakılan bir kadınım. Anlatacağım olay 4 sene önce başıma geldi ve o günden sonra hayatım değişti…

    Kocam ve çocuklarım 3 günlüğüne İstanbul’da oturan kayınvalidemi ziyarete gideceklerdi. Kayınvalidemle küs olduğumdan ben gitmiyordum. Evde yalnız kalmayım diye, iki sokak ilerde oturan kızkardeşimde kalacaktım. Kocamı ve çocuklarımı gönderdikten sonra öğlenleyin kızkardeşime gittim. Gün boyu evde vakit geçirdik. Kızkardeşimin oğlu, yani yeğenim Oğuz da evdeydi. Oğuz 1.75 boylarında, düzgün vücutlu, kumral, yeşil gözlü bir gençtir, o zaman 20 yaşındaydı. Mevsim yaz olduğu için üzerimde tek parça diz üstüne kadar gelen sarı bir elbise vardı. Elbise vücudumu biraz sarıyordu ve kalçalarımla memelerim ön plana çıkıyordu. Oğuz’un ara sıra bacaklarıma baktığını farkediyordum, ama benimle ilgili farklı bir niyeti olduğunu düşünmüyordum. Nede olsa teyzesiydim. Bir kez de mutfakta dolaptan bardak almaya uzanırken önü kalçalarıma değdi, ama ben yine kötü bir niyet sezmemiştim.

    Neyse, gece oldu, üzerimizi değiştirdik, gecelik, pijama falan giydik, oturmaya devam ediyorduk, bir yandan meyve yiyor, çay içiyorduk. Ben diz üstüme kadar gelen pembe bir gecelik giymiştim. Oğuz tam karşımdaki koltukta oturuyor ve yine bacaklarıma bakıyordu. Artık iyice emindim bana baktığından ve oturuşumu düzelttim. Bir süre sonra herkesin uykusu geldi ve yatmaya karar verdik. Herkes odasına çekildi, ben de en arkadaki oturma odasında çekyatta yattım. Üç gün bu şekilde geçti, sonra ben evime döndüm.

    Birkaç gün sonra Oğuz beni aradı, “Teyze evdeysen sana bir şey göstermek istiyorum!” dedi. Ben de, “Gel canım, evdeyim!” dedim. Kocam işyerinde, çocuklarım da okuldaydı. Oğuz’un bacaklarıma baktığını hatırladığım için altımdaki kısa şortu çıkarıp kot pantolon giydim. 15 dakika sonra Oğuz geldi. Oturduk biraz, “Eee, ne gösterecektin?” dedim. Oğuz da, “Ama bunları kimseye söylemeyeceksin, aramızda kalacak! Tamam mı teze?” dedi. Ben de, “Tamam da, neymiş, göster bakalım!” dedim, çok merak etmiştim. Telefonunu çıkardı ve birtakım videolar izletti bana. Onlarda kaldığım 3 gün boyunca telefonuyla benim görüntülerimi çekmiş. Otururken bacaklarımı, ayağa kalktığımda kalçalarımı, yakınlaştırıp memelerimi ve en kötüsü de uyurken beni soyup tüm vücudumu elleyip öperkenki görüntülerin hepsini kaydetmişti.

    İzlerken dehşete kapıldım, şok oldum. “Sen naptın? Nasıl çektin bunları?” diyordum. Meğerse hepimizin içeceğine uyku hapı atmış ve ben dahil hiç kimse bir şey hissetmemiş. Videoda ben uyurken Oğuz dudaklarıma yumuluyor, memelerimi yalıyor ısırıyor, göbeğimi, bacaklarımı, amımı yalıyor, ters çevirip kalçalarımı yoğuruyor, mıncıklıyor, götümün deliğini yalıyor, parmaklıyor, sonra da sikini çıkarıp 31 çekiyor, göbeğime göğüslerime boşalıp, peçeteyle vücudumu siliyor, hiçbirşey olmamış gibi geri külodumu, geceliğimi giydiriyor ve ben öylece yatıyorum. Oğuz’un başındaysa, burnuna kadar gelen ağzını açıkta bırakan siyah kadın çorabı var ve yüzü belli olmuyordu.

    “Teyze, bu görüntüleri başkalarına göstermemi istemiyorsan, benimle sevişeceksin!” dedi. Karşı çıktım, başına şu gelir bu gelir dedim, ama Oğuz, aksi taktirde bu görüntüleri internete de koyacağını söyledi. Hiçbir çıkar yolum yoktu, mecburen onun dediğini yapacaktım. Çaresiz olduğumu anlayınca yaklaştı yanıma ve beni öpmeye başladı. Gözlerimi kapattım ve işi oluruna bıraktım. Bir yandan dilimi dudaklarımı emiyor, bir yandan da elleri tüm vücudumdaydı, memelerimi sıkıyor, belimi kavrıyor, kalçalarımı, bacaklarımı elliyordu. Sonra bir hışımla tişörtümü çıkardı, sütyenimin kopçalarını açıp memelerime yumuldu, hunharca emmeye başladı. Arada memelerimi ısırıp canımı yakıyordu. Yalayarak göbeğime kadar indi, sonra ters çevirdi, boynumdan başladı, sırtımı, belimi her yerimi yaladı.

    Sıra kot pantolonuma gelmişti, onu da aceleyle çıkardı ve külodumu dizlerime indirip direk kalçalarıma yumuldu, yalamaya ve ısırmaya başladı. Ben de artık zevk alıyordum, teslim olmuştum ona. Kalçalarıma sert bir tokat attığı zaman bende ipler koptu, o götümün deliğini yalıyor, ben de kalçalarımı ona doğru itiyordum. Sonra beni koltuğa yatırdı, külodumu dizlerimden tamamen çıkarıp, bacaklarımı ayırdı, amımı yalamaya başladı. Çok güzel yalıyordu cidden, bazen dilini amımın içine sokuyordu. Ben orgazm olurken çığlık atmamak için yastığı yüzüme bastırıyordum. Amımdan sonra kasıklarımı ve bacaklarımı yalamaya başladı. Arada baldırlarımı ısırıyordu, belli ki bu işi sert yapmayı seviyordu. Sonra kazık gibi olmuş sikini çıkardı ve ağzıma verdi. Orta boyda, düzgün, çekici bir siki vardı. Sikini iştahlı iştahlı yaladım, arada kafamdan bastırıp hepsini ağzıma köklüyordu. Bazen boğulacak gibi oluyordum, gözlerimden yaş geliyordu ve bu onun çok hoşuna gidiyordu.

    Daha sonra beni yeniden koltuğa yatırdı ve bacaklarımın arasında yerini aldı. Sikinin başını birkaç kez amıma sürttükten sonra dalıverdi içime. O anda derin bir inleme çıktı benden, çok zevk almıştım. O pozisyonda, memelerimi sıka sıka, hunharca sikti amımı. Orgazm üstüne orgazm oluyordum. Sonra sikini amımdan çıkardı ve “Teyze domal!” dedi, hemen dediğini yaptım. Arkama geçti ve yine amıma kökledi. Kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikti amımı. Bir ara çok sert girip çıkmaya başladı, ‘Şak, şak, şak!’ sesler geliyordu ve o sesler beni daha çok azdırıyordu. Birden amımdan çıkarıp, belime, sırtıma, kalçalarıma boşaldı. Dölü sımsıcaktı ve tüm arkama yayılmıştı.

    Ben domalık haldeyken önüme geçti ve ağzıma verdi. Sikini yalayarak döllerden temizledim, sonra banyoya gittim, tabi o da arkamdan geldi. Beraber banyo yaptık. Vücudumun ıslaklığı onu çok tahrik etmişti, kendini kaybetmişçesine ellerini her yerimde gezdiriyordu, memelerimi sıkıyor, kalçalarımı mıncıklıyordu. Banyodan çıktığımızda ben işimiz bitti sanırken, beni kolumdan tutup sürükleyerek yatak odasına götürdü. Hemen beni yatağa yüz üstü yatırdı. “Napıyorsun Oğuz?” dememe kalmadan, kalçalarımı ısırıp yalamaya başladı. “Senin bu götüne hastayım teyze!” diyerek götümün deliğine dilini sokuyordu. Götümü sikmek istediğini anlamıştım, korktum canım acıyacak diye, ama teslim olmuştum bir kere. Göt deliğimi iyice yalayıp parmakladıktan sonra, sikini tükürükleyip göt deliğime dayadı. Götüme bastırdıkça canım acıyordu, acıyla inlemeye başladım, ama umrunda değildim, altından da kaçamazdım.

    Yavaş yavaş sikini bastırdı ve inlemelerim arasında hepsini soktu götüme. Üzerime yattı ve o şekilde uzun süre sikti götümü. Gariptir, hem canım acıyordu, hem zevk alıyordum. Oğuz ise götümü sikerken bir yandan saçımı çekiyor, arada da kalçalarımı tokatlıyordu. Götümü 15-20 dakika siktikten sonra, yine sertçe kökleyerek götüme boşaldı. Üzerime abandı kaldı bir süre, sonra üstümden kalktı ve toparlandık.

    Üzerimizi giyindik ve birer sigara yaktık. Oğuz’a gülerek, “Hayvan, muradına erdin mi? İstediğin oldu mu?” diye sordum. “Ohhh teyze, inanılmaz güzeldi! Ama keşke videoya kaydetseydik, çok daha güzel olacaktı! Evde seyreder 31 çekerdim!” dedi. Ben de, “Bu yaptıklarımızın sır olarak kalacağına söz verirsen, birdahaki sefere kaydederiz!” dedim. Bunu duyunca sevinçten Oğuz’un ağzı kulaklarına vardı. Kapıdan çıkarken de kocaman birer öpücük verdik birbirimize.

    O günden beri sürekli görüşüp sevişiyoruz, fantazilerimizi gerçekleştiriyoruz 🙂

    amca yeğen seks hikayeleri babam beni sikti ensest kadın ensest oorno ensest seks erotik lezbiyen hikayeler gizli sexhikayeleri ğorno hikaye seks hikayeleri yaşlı sex hia sex hikayeleri güncel swks hikayeleri
  • Karım Sikilirken izledim çok keyifliydi

    Karım Sikilirken izledim çok keyifliydi

    Karımla muhteşem bir evliliğimiz var. Özelliklede seks hayatımız çok güzel, haftada 3-4 gece sikişiriz. Her sikişmemizde karım 2-3 kez orgazm olur. Hemen hemen her pozisyonda sikişiriz, anal ve oral seksten ikimiz de hoşlanırız. Yatakta fantazi anlatmayı, küfürlü ve argo konuşmayı severiz. Bu şekilde sürekli birbirimizi azdırırız. Fantazilerimizin arasında benim karımı bir başka erkeğe siktirmek, o sikilirken benim seyretmem, sonra onlara katılmam çoğunluktadır. Ben onu başkalarına nasıl siktirdiğimi anlatırım, o da bana kendini nasıl siktirdiğini.

    Zamanla fantazilerimizin arasına internette erkeklerle Webcam görüşmelerimiz girdi. Eşim kulaklığını takıyor yatağa uzanıyor, görüştüğümüz erkekle azdırıcı konuşmalar yapıyor, ben de elimde kamera, karımın amını götünü gösterip karşı tarafı azdırıyordum. Sonraları bir kulaklık daha ekleyerek ben de konuşmaları dinlemeye başladım. Adam karıma, “Domal!” diye emrediyor, karım da domalıyordu. Adam bana da, “Karının arkadan götünü göster, amını göster, amının dudaklarını aç!” diyor, ben de ne söylerse yapıyordum. Karımın yüzü hariç her tarafını gösteriyordum. Gösterinin sonunda kamerayı bir kenara bırakıp karımı sikiyordum. Adam sadece karımın orgazm çığlıklarını duyup mahvoluyor, karımı sikmemi seyredebilmek için yalvarıyordu. Ama buna müsade etmiyorduk genelde. Partnerimiz çok hoşumuza gitmişse nadiren sikişmemizi seyrettiriyorduk. Bütün bunları yapıyorduk, ancak bunları gerçek hayatta yapmak hiç aklımıza gelmiyordu, böyle bir hevesimiz yoktu.

    Bir Cumartesi günü kahvaltımızı yaptıktan sonra karım öğle yemeği hazırlığına başlamıştı. Ancak yemek daha pişmeden ocağımızın tüpü bitmişti. Hemen telefon açarak tüp istedi. Yaklaşık yarım saat sonra kapı zili çaldı, tüpçü gelmişti. Ben sigara içmek için balkona çıkmıştım. Mutfak balkonunda idim. Pencereden mutfağın tamamını görebiliyordum. Tüpçü yeni tüpü içeri getirdi, karım ocağın altındaki dolabın kapağını açtı, tüpçü bitmiş tüpü çıkardı, yeni tüpü dolaba koymadan, karım, “Bir müsade et de dolabın içini temizleyeyim!” dedi. Sonra ıslak bir bez alarak eğilip dolabın içini temizlemeye başladı. Birazdan daha rahat işini yapmak için iki dizi ve bir eli yerden destek alarak diğer eliyle dolabın içini silmeye devam etti. Tüpün tabanı dolabın içini pas ile boyadığı için temizlemek zaman alıyordu.

    Bu arada karımın üstünde dar bir body, altında da bol bir şort vardı. Tüpü getiren delikanlının ise üstünde bir tişört, altında da (şort olması için bacak kısımları kesilmiş) bir kot vardı.

    Karımın dolabı silmek için her hamle yapışında kalçaları sallanıyor, çok seksi bir görüntü oluşuyordu. Karımın her hareketinde bol şortu yukarı tırmanıyor, beyaz baldırları açığa çıkıyordu. Acaip tahrik olmuştum. Delikanlı da tahrik olmuş olmalı ki, yerinde duramıyor, aletini avuçlayıp duruyordu. Delikanlı birkaç saniyeliğine mutfaktan dışarı çıktı, sonra geri girdi, sanırım evde başka kimse var mı diye bakındı. Ama balkonu unutmuştu. Sonra tüm dikkatiyle karımı seyretmeye devam etti. Karım iyice domalmış, bol şortu kalçalarına iyice yapışmış, şortun ucu en yukarıya tırmanmış, tamamen kalçalarının şeklini almıştı. Artık şortunun üzerinden amını ve götünün tüm kıvrımları rahatça görülebiliyordu.

    Delikanlı aniden diz üstü yere çöktü ve sağ eliyle karımın amını arkadan avuçladı. Karım zınk diye hareketini durdurdu. Delikanlının eli karımın amını avuçlamış vaziyette öylece kalakaldılar. Delikanlı karımın amını yavaş yavaş ovmaya başladı, o ovdukça karımın kalçaları hafif hafif sallanmaya başladı. Delikanlı dört parmağı ve avucu ile karımın amını ovarken, baş parmağını götünün deliğine dayamıştı. Bütün bunlar gözümün önünde saniyeler içerisinde oluyordu. Aniden yarrağımın kemik gibi sertleştiğini hissettim, olaydan çok zevk almıştım. Elimi yarrağıma attım ve okşamaya başladım. Bu arada delikanlı sürekli olarak karımın amını sertçe ovuyor ve baş parmağını götünün deliğinden çekmiyordu.

    Sonra aniden iki eliyle karımın şortunu dizlerine kadar indirdi. Karımın amı ve götü tüm çıplaklığıyla delikanlının önünde duruyordu. Karımın amını birazda çıplak vaziyette okşadı, eline bulaşan ıslaklığı kokladı, yaladı. Sonra ayağa kalkıp kendi şortunu ve külodunu birlikte indiriverdi. Ardından karımın arkasında pozisyonunu aldı ve yarrağını karımın amına sürtmeden deliğine dayandı. Yarrağı en az 18-20 cm vardı, ayrıca çok kalındı. Az bir zorlamayla karımın amına iyice yerleşti, karımın inlemelerini duyabiliyordum. Delikanlının kasıklarının karımın kalçalarına vuruşlarını duyabiliyordum. Karım çok geçmeden orgazm çığlığını attı. Onunla beraber amcığındaki yarrak da döllerini karımın amına boşaltmaya başladı. Delikanlı iki eliyle karımı kendine iyice çekti, yarrağını en ilerilere itekledi ve tüm döllerini karımın amına uzun uzun boşalttı.

    Bir süre hareketsiz kaldılar, sonra delikanlı yarrağını karımın amından çıkarttı ve ayağa kalktı, şortunu külodunu giydi, birşey demeden eski tüpü alıp çekti gitti.

    Bu spontane yaşanan ilginç olayın etkisiyle karım halen dizlerinin üstünde dörtayak domalık duruyordu. Kısa sürede gelişen ve biten bu olayları ben balkondan izlerken yarağım kazık gibi olmuştu. Hemen mutfağa daldım ve karıma, “Harikaydın canım! Bozma pozisyonunu!” diyerek, yarağımı eşofmanımdan çıkarıp, karımın vıvık vıcık amına geçiriverdim. Tüpçünün karımı sikişini izlerken okadar heyecanlanmıştım ki, deli gibi sikiyordum karımın amını. Çok geçmeden ikimiz de inleyerek orgazm olduk. Okadar yoğun boşalmıştım ki, yarağımı çektiğimde, döllerim tüpçünün dölleriyle karışık halde karımın amından püskürdü.

    Tüpçünün karımı bu sikişi hiç hesapta olmasa da, uzun zamandır hayalini kurduğumuz fantazimiz gerçekleşmiş oldu. Artık bundan sonrası daha kolay olur, karımı başka erkeklere dilediğimce siktiririm diye seviniyorum. 🙂

    enesest porno güzel seks hikayeleri hala sex karimi siktim kisa sikis hikayeleri klitoris nasıl yalanır küçük ensest hikayeler olgun hikaye oku olgun porno hikaye yengem veben
  • Kızımın daracık alev gibi yanan amcığı

    Kızımın daracık alev gibi yanan amcığı

    Aslen İzmir’li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte, memuriyetim gereği İstanbul’da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece vakti İzmir’den acı bir haber aldık, eşimin bir yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı, ayrıca Eda’nın okulu olduğunu ve okul sonrası tenis kursuna gittiğini hatırlatıp, onun için bizim gidemeyeceğimizi, ama isterse kendisini gönderebileceğimi söyledim. Eşim kısa sürede hazırlandı, onu terminale götürüp İzmir otobüsüne bindirdim.

    Eve döndüğümde Eda geceliğini giymiş, salonda televizyon izliyordu. Banyoya gidip duş aldım. Duştan sonra üzerime bir şort giyip salona geçtim, Eda’nın yanına oturdum. Eda, “Sıhhatler olsun!” diyerek beni yanaklarımdan öptü. Eda 16 yaşında tatlı bir kızdı. Eşimin tek çocuğu olduğu için, eşim gibi ben de Eda’yı şımartır, bir dediğini iki etmezdim. Eda ile şakalaşırken ve oyunlar oynarken, her tarafına eller, onun düzgün fiziğini, pürüzsüz bacaklarını, belli belirsiz göğüslerini çaktırmadan okşardım. Eşimin İzmir’e gitmesiyle, birkaç günlüğüne de olsa, Eda ile evde yalnız kalacaktık. Bunun, uzun zamandır tasarladığım, fakat uygulama fırsatı bulamadığım hayalim için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyordum.

    Salondan kalkıp Bilgisayarın bulunduğu odaya geçtim. Bilgisayarı açıp, hoparlörün sesisini kapatıp, pørnø bir film izlemeye başladım. Şortumun içinde yarağım çoktan kalkmış, kazık gibi olmuştu. Daha sonra filmi Pause’ye basarak ekranın altına atıp, İnternetten erotik ve hafif pørnøgrafik resimlerin olduğu sitelere girdim ve onları da ekranın altına attım. Bilgisayar koltuğunu sonuna kadar arkasına yaslayıp, şortumun içinde yarağımı da ayarlayıp, Eda’ya seslendim, “Gel internette biraz sörf yapalım, sana yeni ayakkabı falan bakarız!” diye. Eda TV’yi kapatıp geldiğinde kucağıma oturttum. Birlikte birkaç ayakkabı sitesi gezdikten sonra, ben koltuğun arkasına yaslanıp, “Sen devam et!” dedim. Ben arkama yaslanmış onu izliyordum, onun kalçaları ise benim yarağıma yaslanmış, yarağımla adeta dans ediyordu.

    Eda bir süre sonra, “Aaa, bunlar da ne? Bir sürü Spam sayfa açılmış!” diyerek, ekranın altına attığım erotik sayfalardan birini açtı. Pür dikkat ekrandaki açık saçık resimleri inceliyordu. Neye baktığını çok iyi bildiğim halde, “Dur bakayım, neymiş onlar?” diyerek, resimlere birlikte bakmaya başladık. Ekranın altına attığım sayfaları özellikle seçmiştim, resimler, tangalı ve sütyenli genç kızların hafif erotik pozlarından başlıyor, ilerleyen sayfalarda tamamen çıplak pozlarla devam ediyor, daha sonraki sayfalarda ise resimler kademeli olarak remen sikişli sokuşlu Hardcøre Pørnøya dönüşüyordu. İlk sayfaya bakarken, aynı zamanda da resimlerdeki yarıçıplak kızların vücutları hakkında yorum yapıyorduk. Eda’nın kendi göğüsleri çok küçük olduğundan, özellikle resimlerdeki kızların göğüsleri hakkındaki düşüncelerimi öğrenmeye çalışıyordu. Ben de özellikle küçük göğüslü kızları beğendiğimi söylüyordum.

    Sıra sikişli sokuşlu pørnø resimlere geldiğinde, Eda kalçalarını kalp gibi atan yarağıma daha çok bastırmaya başladı. Yarağımı şortumun içinden çıkarmaya karar verdim. Eda’ya, “Hoparlörün sesini açar mısın?” dedim. Eda hoparlörün düğmesini açmak için kucağımdan kalkıp öne doğru eğildiğinde yarağımı şorttan çıkarıp, geri otururken yarağımın üzerine oturmasını sağladım. Şimdi yarağımla Eda’nın amı arasında sadece geceliğinin altındaki külotu vardı. Külotuna rağmen amının kavurucu sıcaklığını yarağımda hissedebiliyordum. Eda yarağımın üzerinde hafif hafif ileri geri sürtünerek, pørnø sayfaların birini kapatıyor diğerini açıyordu. Ben de bu arada bir elimi geceliğinin altına, göbeğine sokarak, hafif hafif göbeğini okşuyordum.

    Eda, “Bunlara baktığımızı anneme söylemeyeceksin, değil mi?” dediğinde, göbeğini okşayan elimi yukarı, sütyensiz göğsüne götürüp, hafifçe okşayarak, “Merak etme, herşey aramızda sır olarak kalacak! Hem sen artık büyüdün, yetişkin genç kız oldun, bazı şeyleri keşfedip yaşamak senin en doğal hakkın!” dedim. Eda’nın nefes alışverişi sıklaşmış ve her nefes alıp verdiğinde sertleşmiş göğüsucu avucuma değiyordu. Artık filmi açma zamanı gelmişti, öne doğru eğilerek filmi tıklayıp tam ekran yaptım ve Start’a bastım. Filmden gelen (Ahh, Uhh!) sesleri eşliğinde seyretmeye başladık. Filmi ileri geri alma bahanesiyle, kucağımdaki Eda’nın külotlu amına sürtünüp duruyordum. Eda filmi izledikçe külotunu zorlayan sertliğin nedenini anlamıştı ve hiç bozuntuya vermeden kendisi de yarağıma sürtünüyordu. Arkama iyice yaslandım ve Eda’yı yarağımın üstünde tutarak sürtünmesine yardımcı oldum.

    Çok geçmeden külotunun ıslandığını hissettim, Eda orgazm olmuştu. Ben de nerdeyse boşalmak üzereydim ve kendimi zor tutuyordum. Boşalırsam Eda’yı ürkütebilirim diye düşünüp tuttum kendimi. Neyse ki film çabuk bitti. Hemen Eda’yı kucağımdan kaldırdım ve yarağımı şortumun içine sokup Bilgisayarı kapattım. Banyoya zor yetiştim ve yarağımı şortumdan çıkarır çıkarmaz müthiş bir patlamayla boşaldım. Döllerim lavabonun üstündeki aynaya kadar fışkırmıştı. Boşalmam bitince tuvalet kağıdıyla aynayı ve lavaboyu silerek fışkırmış dölleri temizledim. Sonra duşa girip yarağımı yıkadım. Kurulanıp şortumu tekrar giydim ve banyodan çıktım.

    Eda bu arada salona geçmiş, TV’yi açmış, üçlü koltuğa uzanmış, gözleri kapalı yatıyordu. Biraz önce yaşananlardan utanmış olsa gerek, uyuyor numarası yapıyordu. Uyumadığını biliyordum, fakat onun bu oyununa katılmaya karar verdim. TV’yi kapattım ve yanına giderek, “Eda, uyuyor musun?” diye seslendim. Eda cevap vermeden arkasını döndü ve uyuma numarasına devam etti. Saçlarını okşayarak, “Eda, burda uyunmaz, kalk yatağına yat!” dedim. Eda gözlerini açmadan sağa sola biraz kıpırdadı, ama yatmaya devam etti. “Kalk canım, seni yatağına götüreyim!” diyerek kucağıma aldığımda, gözleri kapalı bir şekilde, “Annem yok, bugün senin yanında yatayım!” diye mırıldandı. “Tamam canım!” deyip, bizim yatak odasına götürdüm, yatağa yatırdım.

    Gece lambasını yaktım, şortumu da çıkarıp ben de yatağa uzandım. Eda arkasını bana dönmüş uyuma numarasına devam ediyordu. “Eda canım, hava sıcak, bunalırsın!” diyerek geceliğini çıkardım. Şimdi sadece külotu kalmıştı ve külotunun arkası iyice götünün yanakları arasına girmişti. Bir süre o halini seyrettikten sonra, kulağına eğilip, “Külotunu da çıkarayım mı canım?” diye sordum. Eda sadece, “Hı hı!” diye mırıldanınca, külotunu yavaşça çıkardım. Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık. Tam arkasına 66 pozisyonunda yanaşıp, yarağımı bacak arasına doğru yerleştirip ona sarıldım…

    Uyumak bir yana, Eda’nın kalbi hızla çarpıyordu. Yarağım amının dudakları arasında dolaşırken nefes alışverişleri hızlanıyordu. Amının suyu yarağıma bulaşmaya başlamıştı. Arkasından çekilip, Eda’yı sırt üstü yatırdım. O halen uyur numarasına devam ediyordu. Elimi küçücük göğüslerine götürüp biraz okşadıktan sonra, göbeğine, ordan da amına geldim. Parmaklarım amının dudaklarında gezindikçe, Eda soğukta kalmış kuş gibi titremeye başladı. Sonra bacaklarını aralayıp, o körpecik amını doyasıya öpüp yaladım. Klitorisini emmeye başladığımda, Eda kasıklarını yükseltip amını ağzıma bastırıyordu. Birden elektriğe çarpılmış gibi titreyerek orgazm oldu. Ben yalamaya devam ediyordum. Eda orgazm olduktan sonra amını yalamama fazla dayanamadı ve bacaklarını kapadı.

    Yataktan kalkıp, komodinin üzerinde duran kağıt havludan bir iki tane alıp, önce yarağımın ucundaki zevk suyunu sildim, sonra elime birkaç tane kağıt havlu alarak Eda’nın başucuna dikildim. Eda’nın halen gözleri kapalıydı. Yarağımı dudaklarına sürdüm, ağzına almasını istiyordum. Hafifçe araladığı iki dudağının arasına yarağımın başını sokup, hafif hafif gidip gelmeye başladım. Her gidip gelişimde birazcık daha soktum ağzına. Yarağımın sadece kafası ağzındaydı, öylece hızlanıp zevkin doruğuna çıktım. Boşalmama yakın yarağımı ağzından çıkarıp, elimdeki kağıt havluya boşaldım. Sonra banyoya gidip yarağımı yıkadım.

    Yatağa geldiğimde, Eda yüzüstü dönmüştü, aklı sıra uyuyor numarasına devam ediyordu. Ensesinden başlayarak, omuzlarını, sırtını, belini öptüm yaladım, kalçalarına geldim. Süt gibi götünün yanaklarını ayırıp, minnacık götdeliğini dilledim. Dilimi götüne soktuğumda, Eda zevkten çığlık atmamak için yastığı ısırıyordu. Eda’nın öpülmedik, koklanmadık, yalanmadık yerini bırakmadım. En son ben sırtüstü yatıp, Eda’yı üzerime aldım. İki elimle kalçalarından tutarak, amıyla yarağıma sürtünmesine yardımcı oldum. Eda birkez daha orgazm olurken halen uyur numarasına devam ediyordu, ancak birsüre sonra üzerimde gerçekten uyudu.

    Sabah erkenden kalkıp, Eda’nın külotunu ve geceliğini giydirdim ve üzerine battaniye örttüm. Benim işe gitmem gerekiyordu, Eda’nın da okulu vardı. Ben hazırlandıktan sonra Edan’ın kahvaltısını hazırlayıp, onu uyandırdım. Zor da olsa kalktı. Ona iyi dersler dileyip evden çıktım, işe gittim.

    İşyerimde sürekli gece olanları düşünüp, akşamı iple çekiyordum. İşten çıkıp eve geldiğimde, Eda da benden yarım saat sonra tenis kursundan dönmüştü. Tenis kursundan geldiğinde hep duş alırdı. Tenis çantasını bırakıp banyoya duş almaya girdi. Bu fırsat kaçıramazdım. Bir iki dakika sonra banyonun kapısını tıklatıp açtım ve “Sırtını sabunlamamı istermisin canım?” diye sordum. Eda arkası bana dönük, duşun altındaydı. Sadece kafasını çevirip, “Hı hı!” diye onaylayınca banyoya girdim. Hemen soyundum ve ben de Edan’ın yanına, duşun altına geçtim. Sırtını sabunlama bahanesiyle, şampuanla omuzlarından başlayarak sırtını, belini, kalçalarını, baldırlarını topuklarına kadar masaj yaparak sabunladım.

    Topuklarına geldiğimde yere oturdum. Arka tarafını sabunlamam bitince, önünü döndürdüm ve bacaklarını hafif araladım. Ayak parmak uçlarından başlayarak bacaklarını, amını, göbeğini, göğüslerini yine masaj yaparak sabunladım. Ayağa kalkmıştım, fakat yarağım da ayaklanmıştı. Ben Eda’nın sabunlu vücüdunu ılık suyla durularken, o gözlerini yarağıma dikmişti.
    Eda’yı duruladıktan sonra arakamı dönüp ben duş almaya başladım. Eda ise bir elinde şampuan şişesi ile kolumdan çekerek, “İstersen ben de senin sırtını sabunlayayım?” dedi.

    Zaten beklediğim de buydu, onun için, “Çok iyi olur canım!” dedim. Benim ona yaptığım gibi, sırtımı sabunlayıp topuklarıma geldiğinde, ona önümü döndüm ve bacaklarımı hafif araladım. Yarağım dimdik ayaktaydı. Ayaklarımdan sabunlamaya başlayıp, bacaklarımdan yukarı çıkarak yarağıma geldiğinde, Eda’nın yüzü kasıklarımın hizasında ve dudakları yarağıma birkaç santim mesafedeydi. Başının arkasından küçük bir dokunuşla dudaklarını yarağıma yapıştırıp devam etmesini söyledim. Yarağımın başını biraz öptü yaladı, taşaklarımı okşadı, ama bu benim için yeterli değildi.

    Ayağa kaldırdım. Elinden şampuanı alıp, önce yarağımı sıvayıp, sonra elime bolca şampuan döktüm ve amını şampuanladım. Bacaklarını açıp, ayaktayken Eda’yı kucağıma aldım. Eda kollarını boynuma, bacaklarını da belime dolamıştı. Ben de kalçalarından tutuyor ve götünün yanaklarını yoğuruyordum. Bu pozisyonda yarağım amının küçücük dudakları arasına yerleşmişti. Amına girmek için yanıp tutuşuyordum. Eda’nın kulak memelerini biraz yalayıp emdikten sonra, kulağına, “İçine girmemi istermisin?” diye fısıldadım. Eda kollarını boynuma daha sıkı dolayarak, “Hı hı!” diye mırıldandı. Kucağımdaki Eda’yı, birkaç kez ileri geri yaptırarak, yarağımın kafasını amının deliğine denk getirip, ritmik hareketlerle yarağımın üstüne bırakmaya başladım…

    Yarağımın kafası amına girince, Eda kendini sıkıp kasmaya başladı. “Sıkma kendini, serbest bırak!” dedim. Kendini serbest bırakınca; Eda’yı yarağımın üstüne bırakıp, aynı zamanda yarağımın daha derine girebilmesi için hamle yaptım, iyice bastırdım. Eda’nın çığlığı banyoyu inletirken, yarağım tamamen amının içinde kaybolmuştu. O kadar sıcaktı ki, adeta yarağımı bir yanardağın içine sokmuştum. Kucağımda hoplatırken, Eda ağlamaya ve “Çıkar, çok acıyor!” demeye başlamıştı. Bir elimle ağzını kapatıp, “Tamam, birazdan çıkaracağım, ama ağzını açtığımda bağırma!” dedim ve alttan amına birkaç kez daha kökledim.

    Eda’nın körpecik amını saatlerce sikmek isterdim, fakat çok geçmeden boşalmak üzere oluğumu hissettim. Eda’yı koltuk altlarından tutarak yarağımdan kaldırmaya çalıştım, ama yarağım oraya çakılmış gibiydi ve zevkten ölüyordum, nerdeyse patlamak üzereydim. Hızlı bir şekilde kaldırıp içinden çıkmamla birlikte, Eda’nın amından kan, yarağımdan da döl boşaldı!

    2022 pornolar abisiyle sex annemi sikişirken gördüm banyoda sevişme hikayeleri hayal kurduran hikayeler porno karim porno öykü seksihikayeleri sevgilimi aldatmak istiyorum sx hik üvey kız sex hikayeleri
  • Yengemi yalvartmadan sikmiyorum

    Yengemi yalvartmadan sikmiyorum

    Adım Berk. 22 yaşında, 1.84 boyunda, sarışın, yeşil gözlü biriyim. Ankara’da özel bir Üniversite’de okuyorum. Çevrem tarafından çekici yada yakışıklı olduğum yönünde tepkiler alsam da, ben mütevazılığı koruyorum. Olayın kahramanı Sevgi yengem 24 yaşında. Ankara’nın zengin tüccarlarından olan amcam ise 40 yaşında ve ikinci evliliğini Sevgi yengem ile yaptı. Amcamlarla evlerimiz biribirine yakındır, sürekli beraber yer içeriz. Yengemi ilk gördüğümden beri güzel bulmuşumdur, 1.70 boyunda, sarışın, çıtır bir hatundur kendisi. Amcamla evlendiklerinden beri yengemle çok rahat şekilde konuşup sohbet ederdik. Kız arkadaşlarımı yengeme rahatlıkla anlatırdım, ancak cinsel konulara girmezdik.

    Geçen sene, aylardan Ağustos, birgün amcam bize gelip, “Hadi önümüzdeki hafta hep beraber yurtdışına bir gezi yapalım, Paris’e gidelim birkaç günlüğüne!” dedi. Bu fikri babam dışında herkes olumlu karşıladı. Babam işlerinden dolayı gelemeyeceğini söyledi. Biz de tamam deyip annem ben amcam ve yengem gitmeye karar verdik. Paris’te 3 gece 4 günlük bir tatil yapacaktık. Bir hafta geçti ve gitme günü geldi çattı.

    Paris’e indiğimizde akşam üzeriydi, hemen otele geçip yerleştik. Herkes çok yorgundu, bilirsiniz işte sıradan pasaport işlemleri uzun sürmüştü. Bu arada otelde annemle ben bir odada, amcamla yengem ayrı bir odada kalıyorlardı. Akşam herkes dinlenmiş, duşunu almış, hazırlanıp, saat 22:00 gibotelin akşam yemeğine inmişti. Amcamla yengem geldiğindeyse şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Yengem üzerine tek parça siyah transparan bir elbise giymişti, iççamaşırları olduğu gibi belli oluyordu. Yengem önceden hep amcamın hiç kıskanç olmadığını söylerdi, ama bu kadarını da beklemiyordum açıkçası.

    Neyse, yemekler yenmeye başladı. Yemek yerken yengem öyle seksi görünüyordu ki, ben çadırı kurmuştum masanın altından. Yemek açık büfe olduğundan tabağım bitince gidip birşeyler almam gerekiyordu, ama sikimin kalktığı belli olacak diye kalkıp alamıyordum. Haliyle yemek masasından aç karınla kalktım. Yemekten sonra otelin lobisinde hep beraber oturup muhabbet ettik biraz. Saat 24:00’ü geçmişti, Annem yatmak üzere odaya çıktı. Yengemse henüz 24 yaşında olduğundan kanı kaynıyor, dışarı çıkmak, Discoya gitmek istiyordu. Amcam çok yorgun olduğunu, hiç biryere gidemeyeceğini söyleyince, yengem suratını asmıştı. Ben de yengeme bıyık altından gülüyordum. O sırada amcamla yengemden dışarı çıkacağımı söyleyip odama gidip hazırlanmak için izin isteyip kalktım. Yengemin o an yüz ifadesini görmeniz gerekirdi, benim dışarı çıkıyor olmamı çok kıskanmış, amcama surat yapmaya başlamıştı.

    Ben yukarı odamıza çıkıp, önce bir duş aldım, sonra Paris’e uygun olarak çok şık şekilde giyindim, parfümümü sıkıp odadan çıktım. Asansörle aşağı inip, lobiden geçerken, yengem bir anda üzerime atladı. Çok şaşırmıştım, sevinçten zıplıyordu. Amcam, yengemin gece benimle dışarı çıkmasına izin vermiş, kendiyse gidip uyumuştu. Ben o an inanılmaz hayal kırıklığına uğramıştım, aklımda Fransız kızlarıyla ilgili ne planlar vardı, ama yanımda yengem olduğu için uslu uslu oturmak zorunda kalacaktım 🙂

    Otelin önünden bir taksi çağırıp şehrin iyi Discolarından birine götürmesini söyledim. Bu arada yengemde yabancı dil olmadığından, herkesle ben konuşuyordum. Taksici bizi şehir merkezinde şık bir yere götürdü. Ben tam Discoya girecekken, yengem biraz dolaşmak istediğini söyledi, ben de mecburen tamam dedim. Paris’in ara sokaklarında dolaşmaya başlamıştık. Yürüdüğümüz yolda, bir bardan iki Vodka Redbull alıp dışarı çıktım, içerek dolaşıyor bir yandan da sohbet ediyorduk. Ellerimizde içki, Paris sokaklarında başbaşa dolaşmanın romantik bir etkisi olmuştu, yengem bana sokulmuş, elimi omzuna koymuştu. Ben halen iyi niyetle düşünüyordum, sadece sohbet ediyoruz diyordum. Bir ara yengem, “Hadi bir yere girelim artık!” dedi. 1 saat boyunca bilmediğimiz bir şehirin ara sokaklarında dolaşmış, haliyle kaybolmuştuk.

    Yakınlarda bir yerde parlayan ışıklarla ‘Club’ yazıları görünüyordu, biraz izbe biryer olmasına rağmen oraya girmeye karar verdik. İçeri girdiğimizde etrafta bizden ve barmenden başka kimse yoktu. Ben mekandaki direkleri görünce, mekanın bir Striptiz Club olduğunu anladım, ama yengeme birşey demedim. Sahneye yakın bir yere oturup birer içki aldık. Biz içkilerimizi yudumlarken, sahneye esmer bir afet çıktı, üzerinde sadece bikinisi vardı, direğin etrafında dans etmeye başlayınca yengem olaya uyandı. Biraz utanmış, ama içkisini daha hızlı içmeye başlamıştı. Saat ilerledikçe Striptizci kadınlar sürekli değişiyor ve git gide daha açık saçık şeyler giyiyor, şovun sonundaysa tamamen soyunuyorlardı. Ben tepki vermeden arada bir kadınlara bakıyor, arada bir telefonuma bakıyordum.

    Yengem bana, “Çok alışkınsın galiba, kadınlara hiç bakmıyorsun!” dedi. “Bunlardan Türkiye’de çok var!” dedim. Yengem, “Hadi ya, ben neden hiç görmedim?” dedi. Ben de gülerek, “Bana özel çalışıyorlar, benim Türkiye’de beraber olduğum kadınlar bunları üçe katlar!” dedim. Yengem, “Çok hızlısın galiba?” dedi. “Bilmiyor gibi konuşma yenge!” dedim yine gülerek. Bu arada mekana başka adamlar da gelmiş ve yavaş yavaş herkes yaraklarıyla oynamaya başlamıştı. Yengem alkolü fazla kaçırmış, gözlerini onlardan ayırmıyordu, adamlara hiç çekinmeden bakıyordu. O sırada benim Türk erkeği damarlarım kabarmıştı, masaya hesabı bırakıp, yengemi kolundan tutup çıkardım mekandan. Sokakta konuyu hiç açmadan biraz daha dolaşıp, bir taksi durdurduk. Saat 03:00’ü bulmuştu. Taksiye binip otelin adresini verdim.

    Yengem çok içmiş olduğundan takside sızıp, başını dizime koyup yatmıştı. Yatarken bütün eteği açılmış, küloduna kadar sıyrılmıştı, (Ben tabii özellikle yapmış olduğunu düşünüyorum!). Bacakları dolgun ve o kadar seksi görünüyordu ki, bir süre bakakaldım. Sonra üşümesin bahanesiyle bacaklarını ovmaya başladım. “Hava soğudu yenge, üşümüşsündür!” diye söyleniyordum, ama yengemden hiç tepki yoktu, tamamen sızmıştı. Ben de bunu fırsat bilerek, elimi bacak arasına atıp, külodunun üzerinden amını hafiften okşamaya başlamıştım. Yengemin külodu sırılsıklamdı. Külodu kenara çekip elimi amının dudaklarında dolaştırmaya başladım. Aman Tanrım, tam istediğim gibi, harika bir amcığı vardı yengemin. Bu sırada otele gelmiştik. Yengeme bir seslenmemde ayağa kalkmıştı. Çok şaşırmıştım, o çok içip sızmış kadın, bir seslenmemle kendine gelmişti. Taksiden inip otele yürürken gayet normal yürüyordu. Kendi kendime bu kadın sarhoş değilmiydi diye sordum.

    Otelin içine girdiğimizde yengem, “Ağzım alkol kokuyor, amcan anlarsa kızar, ne yapacağız?” dedi. Ona, “İstersen bizimkilerden gizli bir oda tutayım, orada duş alıp toparlanıp geçersin odanıza?” dedim. Yengem bu teklifime resmen atlamıştı. Hemen bir oda istedim Resepsiyondan. Anahtarı alıp odaya girdiğimizde ben yatağa uzandım, yengem duşa girdi. Az sonra duştan önce paldır küldür sesler geldi, ardından acılı, “Ahhhh!” diye bir inleme. Koşarak gidip banyonun kapısına tıkladım, “Yenge iyi misin?” diye sordum. “Berk düştüm, çok içmişim herhalde, başım dönüyor!” dedi. “İyi misin? Yardım etmemi ister misin?” dedim. “Evet, lütfen gel yardım et, kalkamıyorum!” dedi. Kapıyı açıp banyoya girdiğimde gördüğüm manzarayı hiç tahmin edemezdim, yengem çırılçıplak yerde yatıyordu. Hemen tutup kaldırmaya çalıştım, o sırada bacaklarını götünü avuçluyordum. Sonunda kaldırıp, yarı dolmuş küvete sokmaya çalışırken, ben de dengemi kaybedip, yengemle beraber küvetin içine düştük. Yengemin çıplak vücuduyla altımda kalmıştı.

    Ben kendime küfrederek kalkıp içeri geçtim. Islanmış elbiselerimi çıkarıp, kurumaları için pencerenin kenarına serdim. Yatağa ıslak boxerle uzanmıştım yengemi beklerken. Yengem 15 dakika sonra banyodan bornozla çıktı. Karşıma geçmiş bana bakıyordu. Ağustos ayındaydık ve havanın gayet sıcak olmasına rağmen, yengem üşüdüğünü söyleyip yanıma geldi ve bana sarılarak yattı. Sonra, böyle ısınamadığını, battaniyenin altına girmek istediğini söyledi. Oysa ortam gittikçe ısınıyordu. Battaniyenin altına girerken üzerindeki bornozu ustaca çıkarıp kenara atmış, battaniyeyi üzerine çekmişti. “Hadi sen de gir battaniyenin altına, ısıt beni, üşüyorum!” diyordu. Ben üzerimdeki ıslak boxerle yatağa girdiğimde, yengem böyle rahatsız olduğunu, boxerimi çıkarmamı söyledi. Ben de dediğini yaparak boxeri çıkarıp battaniyenin altına girmiş, artık olacakları bekliyordum. O sırada yengem bana sarılma bahanesiyle bacağını bacağımın üzerine atmış, amını bacağıma sürtüyordu. Amı resmen sulu bir şeftali gibi bacağımı ıslatıyordu.

    Yengemin bu hamlesinin üzerine ben de kazık gibi olmuş yarağımla onun tarafına dönerek, yarağımı yengemin göbeğine yasladım. Yarağımı hissetmesiyle birlikte gözlerime bakmaya başlamıştı ve bir anda dudaklarıma yapıştı. Deliler gibi öpüşüyorduk, sanki beni öpmek değil yemek istiyordu. Öpüşürken eli de boş durmuyor, yarağımı kavramış, aşağı yukarı hareket ettiriyordu, ben de elimi onun bütün vücudunda gezdiriyordum. Birkaç dakika sonra öpmeyi bırakıp yarağıma doğru eğildi ve yumuşak öpücüklerle beraber yalamaya başladı. Öyle güzel yalıyordu ki, sanki yarağımı tamamen içine çekmeye çalışıyordu.

    Yengem yarağımı yalarken, ben de ona ters dönmesini söyleyip 69 pozisyonuna getirdim. Yengemin o sarı amcığı sanki daha hiç sikilmemiş gibiydi. Az önce takside avuçladığım amcık, şuan dudaklarımın arasındaydı ve iştahla yalamaya başladım. Amının dudaklarını parmaklarımla açıp klitorisini yalıyor, bir parmağımlada içine giriyordum. Bu sırada yengem de yarağıma daha bir iştahla sarılmış, yarağım ağzında olduğu halde, “Mmmmmhhh, ooohhh!” gibi sesler çıkarıyordu.

    Yengem yarağımı ağzından çıkarıp, “Artık daha fazla dayanamayacağım, sok sikini içime, doldur deliklerimi!” dedi. Ben de bu isteği geri çevirmeyip, yengemi önümde domalttım ve yarağımı amına sürtmeye başladım. “Hadi gir artık erkeğim, seni içimde istiyorum, yıllardır yanıyorum senin için, sik artık beni!” diyordu. Tam konuştuğu esnada amına öyle bir kökledim ki, nefesi kesildi. Amına seri şekilde girip çıkmaya başladım. Yarağım amının içinde yanıyordu sanki, o sulu amcığı ateşli bir fırın gibiydi. Bu şekilde 10 dakika kadar domalmış vaziyette onun ‘Ahhh, Oohhh ve Hadi’leriyle siktim. Daha sonra yarağımı amından çıkarıp sırt üstü yattım ve yüzü bana dönük şekilde üzerime çıkmasını söyledim.

    Yengem eliyle yarağımı amına yerleştirdikten sonra üzerimde zıplamaya başlamıştı, ama zevkten bacakları gevşemiş, doğru düzgün zıplayamıyordu. Yengemi kendime doğru yaklaştırdım ve kulağına, “Bana bırak istersen, uçurayım seni orospu!” dedim. Başını sallayarak, “Hı hı!” dediği anda, alttan amına hızla çalışan bir piston gibi girip çıkmaya başlamıştım. ‘Şap, şup!’ sesleri bütün odayı doldurmuş, yengemin iniltilerine karışıyor, iniltileri de gitgide yerini çığlığa bırakıyordu. Öyle şiddetli orgazm oluyordu ki, rahatlıkla hissedebiliyordum. Alkolün de etkisiyle boşalmaya hiç niyetim yoktu. Ben alttan döşerken, yengem, “Siktiğin kızları ne kadar kıskanıyorum, biliyormusun? Hergün seni düşünerek kendimi tatmin ediyorum!” diyordu. Ben bu duyduklarımdan sonra gülüp, “Merak etme orospum, artık seni de sikerim!” dedim ve döşemeye devam ettim.

    Ben amına hızla döşerken, yengem birden kendini sıktı ve üzerime oturup beni durdurdu, “Bundan sonra sadece beni sikeceksin, döllerinin bir damlasını bile başkasına boşaltamazsın, hepsi benim!” diyordu. Bu sırada ben iyice hızlanmıştım ve yengem benim geleceğimi anlayıp inlemeye başlamıştı. “Doyur orospunu erkeğim, doldur deliklerimi, ben sadece senin orospunum, amımı götümü dağıt!” diyerek beni iyice gaza getiriyordu. Ben alttan hızla pompalarken, “Geliyorum!” dedim ve çıkmaya çalıştım, ama yengem çıkmama izin vermeden, “İçime boşal aşkım, sıcacık döllerini içimde hissetmek istiyorum!” diyordu. Amına öyle bir boşaldım ki, her kasılmamda yengem de bir çığlık atıyordu. Döllerim amından taşmış, bacaklarından süzülüyordu.

    Sonra üstümden kalktı, yarağımı yalayarak temizledi ve tekrar üzerine oturdu. Biraz yumuşamış olan yarağım yengemin fırın gibi amında yeniden sertleşmişti. Yengemi üstümden kaldırıp yatağın köşesine sırt üstü yatırdım. Bacaklarını geriye doğru bastırdım, amına biraz fırça çektikten sonra yine hızlıca soktum ve pompalamaya başladım. Altımda eze eze sikiyordum yengemi. Artık yengemin Ihhh’ları ve Ohhh’ları hiç durmuyordu. Sikişirken bir yandan kollarımı okşuyor dahada zevke geliyordu. Body sporuyla uğraştığım için kollarım ve göğüslerim yapılıydı, bunun kadınları etkilediğini bildiğim için uzun zamandır vücut geliştirmeyle ilgileniyor ve açıkcası ekmeğini de yiyordum. Yengem önceden beri sürekli kollarıma ve göğüslerime bakar dudaklarını ısırır ve benim farketmediğimi sanırdı.

    Ben amına seri şekilde bastırarak girip çıkarken, yengem 2 defa orgazm olmuştu bile. Ben artık boşalmam gerektiğini biliyordum, çünkü amcam artık şüphelenebilirdi, saat 05:00 olmuştu. Bu pozisyonda boşalamayacağımı anlayınca, yengemi ayakları yerde, elleri yatakta domalttım ve saçlarını elimde toplayıp arkadan pompalamaya başladım amına. Yengemin bu pozisyondan çok zevk aldığı belliydi, “Parçala amcığımı erkeğim, benim gerçek erkeğim sensin, içime boşal, istediğin zaman istediğin yerde sik beni!” diyordu. Artık boşalmak üzereydim ve yengemin de inlemeleri artmıştı. Yengeme, “Beraber boşalalım!” dediğimde, daha sert sikmemi söyledi. Ben arkadan her vurduğumda biraz ileriye gidiyordu ve saçlarından tutup geri çekiyordum. Bir dakika sonra artık yengem çığlıklar atıyordu, ben de, “Geliyorum!” diye haykırdım. Yengem, “Boşal içime erkeğim, serp tohumlarını içime, heryerimde hissetmek istiyorum seni!” diye inledi ve o anda ikimiz de sarsıla sarsıla boşaldık.

    Yorgunluktan ölmek üzereydim. Yengemin hiç suratına bakmadan ben duşa girerken, onun da hazırlanıp çıkmasını, amcamı daha fazla bekletmemesi gerektiğini söyledim. Ben duştayken yengem gelip sikimi yalamaya çalışıyordu, ama izin vermedim, “Hadi git!” dedim. Bir orospu gibi kullanılıp atılmak çok gururuna dokunmuştu anlaşılan. Oysa benim çok farklı planlarım vardı 🙂

    Bu birkaç günlük Paris tatili boyunca yengem her fırsatta kulağıma eğilip sikişmek istediğini fısıldadı. Bense olmaz diyordum ve bu onu çıldırtıyordu. Tatil bitipte Türkiye’ye döndüğümüzde, ben yine Üniversiteden kız arkadaşlarımı eve getirip onları sikiyordum ve yengem de anneme uğrama bahanesiyle hergün bize geliyordu. Beni başka kızlarla gördükçe çıldırdığının, çok kıskandığının farkındaydım. Bana sürekli mesaj atıp, sikişmek için yalvarıyor. Ama ben sadece azdığım zamanlarda yengemi çağırıp bir güzel sikiyorum ve bir orospu gibi geri gönderiyorum. Her seferinde yalvartmadan sikmiyorum yengemi. Bu işin Rajonu böyle sevgili arkadaşlar, yalvartıp köpek edeceksin ki kıymetin bilinsin! 🙂

    Hepinize bol seks dolu günler diliyorum!

    66 sikis hikayeleri arkadasimin annesi hikaye bulgar viskisi porno hikaye cocuk seex hikayesi seks hikayeleri aç sex hikayeleri güncel sex tuyolari sıla sarhoş
  • Muhteşem Ensest Hikayem

    Muhteşem Ensest Hikayem

    Merhaba ben Seher, 26 yaşında 1.70 boyunda ela gözlü siyah saçları olan cici bici genç bir kızım. Hayatı deli dolu yaşarım o kadar görücülerim ve taliplerim oldu hepsine yok dedim çünkü evlenmek benim işim değil bana eğlence lazım evlenipte hayatımı bir kişiye harcayacağıma bir süre kişiye harcar ve bir süre farklı yarak tadarım daha iyi en azından yaşamadım derim. Babamın tek kıyım ve üstüme çok düşer o kadar hata yapmama rağmen sürekli beni af eder o öyle yapınca ben daha çok azıyorum ve hata yapıyorum. İnsan oğlu işte ne yapsan ya tam tersi yapar yada uslanmaz daha kötüsünü yapar. Bende onlardan biriyim ne yapayım hayatı seviyorum her gece fırsatım olsa alkol içer deliler gibi sarhoş olup bir erkeğin altına yatmayı isterim. Tabi bu mümkün olmadığından buldukça kendimi siktiriyorum. Mahallede yakışıklı oğlan bırakmadım güzel çekici bir kız olduğumdan isteyenim çok hatta içtiğimi bilenler var her gün beni davet ediyorlar. Bir lavuk var Ali adında beni sürekli sikip elinde tutmak istiyor ama ben ona o fırsatı vermiyorum.

     

    Lavuğun çok lüks bir arabası var gidip geziyor ve içip parasını yesem de daha ona vermedim. Kuduruyor şerefsiz kudursun beter olsun bakalım belki bir gün çok azarsam ona veririm ama o an yakalaması lazım çünkü telefon rehberim çok dolu o kadar seks yapmak ve eğlenmek isteyen var ki sıra ona gelmeyip her an şutlayabilirim. Bakalım elini çabuk tutacak mı gerçeği salak gibi bir şey o kadar erkekle dolaşıp sonunda verdim ama bu mal bende almasını bilmiyor bende uyuz olduğumdan vermiyorum. Geçen eve davet etti biliyorum orada bana bir şey yapacak ama korkmadım gittim evine büyük bir viski almış müzik açmış benimle sohbet edip kafamı yaptıktan sonra beni yatağa atmayı planlıyordu.

     

    Sürekli bardakları çarpıştırıp beni delirtmek istiyordu ama salak dedim ya kendisi sonunda mal gibi oldu. O kadar çok içti ki erkeksizlik yapacam derken rezil oldu iki saat boyunca kustu beni deli etti sonunda evden çıkıp başka bir erkeğin yanına gitmiştim. ona vermedim ama o arkadaşın yanına gidip o kadar viskinin üzerine bir bira içince kafam yeniden iyi oldu ve orada ona kendimi parçalattım. Kafam güzel olmuştu sikini alıp yalamaya başlamıştım. Çok güzel bir kızsın çok iyi yalıyorsun sen sakso yapışın beni benden alıyor diyordu. Zevkten deli oldum demiyor beni delirtiyorsun diyor neyse saatlerce onunla yan yana olmuştum 2 kere seks yapıp boşalmıştı.

     

    İlkinde ben boşalmadım ama ikincisi efsane olmuştu. Kucak dansı sonrası üstüne bir oturdum boşalacağımı anladım ve üzerinde zıplayıp boşalmıştım. O gün geçti eve gitmiştim. Babamın askerden arkadaşı gelecekmiş eve 1 2 gün bizde kalacakmış işi varmış o gün akşam olduğunda eve geldi o neydi yakışıklığı ve duruşu beni benden almıştı. İlk gecesinde gözlerimi alamadım onda geceye kadar babamla rakı içip sarhoş olmuşlardı. Gece misafir odasına geçmişti babam uyuduktan sonra onun odasına geçmiştim. O kadar çok içmişti ki geldiğimden habersizdi. Karşısında soyundum yatağına girdim üzerini çıkardım halen beni fark etmemişti. Gözleri kapalı halde beklerken üzerinde ne varsa çıkardım. Sonra kalkmış yarağını ağzıma aldım o an az da olsa hissetti ama halen gözleri kapalı ağzıma iyice alıp gırtlağıma kadar daldırıp yalamıştım birden gözlerini açıp ne yapıyorsun dedi. Kafası güzel olduğundan sen keyfine bak babam uyuyor gelmez sana zevklerin en iyisini yaşatacağım sen sakin ol ve yasla kendini sabah hiç bir şey olmamış gibi davranacağız zaten kafan güzel hatırlamazsın ama bu zevkten olma. Sözlerim karşısında kendini bırakmıştı zaten kafa güzel tabi duracak benim gibi genç azgın bir kız yarağını almış ağzına sokmuş.

     

    Yaladım yuttum o yarağı baktım boşalacak gibi üzerine geçip üzerine oturdum. Bir kaç dakika üzerinde zıpladım zevk aldığımı hissettim ama içime akıtır kafası güzel diye az zıpladıktan sonra yeniden ona sakso çektim boşalsın diye ve öyle yaptım boşaltana kadar ağzıma tuttum sonra boşalınca hepsini ağzıma alıp yuttum. İşimiz bitince elbiselerini bir kenara aldım üzerini örttükten sonra odama geçmiştim ve sabah olduğunda hatırladı mı yoksa bilerek hatırlamak mı istemedi bilmiyorum ama hiç bir şey olmamış gibi davranıp sonra evden çıkıp akşamı gelmedi.

    +18 erotik hikayeler 18 erotik hikaye 18 hikaye sex aldatan kadınların seks hikayeleri anal sex hikaye hikaye+18 seks hikayeleri sex hikayeler oku sex hikayeleri sexhikayleri
  • Baldız

    Baldız

    Merhabalar ben emir 27 yaşında normal bir erkeğim evliyim eşimin kardeşi yani baldızım o hafta bizde kalacaktı zaten ara sıra gelip kalır sabah erkenden eşimle işe gittik ben saat 2 gibi eve geri döndüm işlerim bitince belki baldız uyuyordur diye yavaşça girdim içeri montumu fln çıkardım o esnada odadan sesler geliyordu inlemeler fln ilkte noluyor lan dedim bi yavasca gittim odaya baldiz koltukta yatıyor arkasi kapıya dönük ve porno izliyordu bir şaşırdım beklemiyordum çünkü yavaşça koltuk ucuna çöktüm porno izliyor ve arkasinda olduğumu anlamıyor bir süre sonra bacaklarini havaya kaldırıp şortunu ve çamaşırını çıkardı ardindan ustunu ciplacik önümde yatıyor porno izliyordu sikim kalkmıştı zaten baldızım seda çok güzel degil normalin biraz altında bir kiz 170 boy hafif balik etli bir kızdır göğüsleri sert ve dikmiş kalçaları duz dolgunmus soyununca farkettim bir sure daha izledi ve oksuyordu kendini ve ayağımdan kemik kütleme sesi gelince seda bir anda fırladı elleriyle goguslerini kapatti korkmustu eniste dedi sadece bende ayaga kalkip yanina oturdum korkma birsey yok insanlik ihtiyaclaei bunlar dedim ama hala şaşkındı ve korkmus haldeydi yanina oturup telefonu aldim actim pornoyu izlemeye devam ettik ama bir panikti elleriyle kapatıyordu

     

    kendini ayaga kalkip soyundum ikimizde ciplaktik rahatla dedim elini tutup sikine koydum oyna bak gercegi var dedim sonra sana rahatlamanda yardim edeyim dedim koltuga yatirdim bacaklarini araladim tazecik amini yalamaya başladım yaniyordu amcigi bir sure sonra korku ve panik yerini yine inlemelere birakmisti baya bir yaladiktan sonra dogrultup sikimi agzina verdim istahla yalıyordu ana sığmıyordu hemde tam beceremiyordu agzini açtırıp güzelce git gel yaptım dedim domal bakalım domaldi got kocaman ayrıldı amı disa vurdu kendini got deliginden amina git gel yalamaya basladim baldiz fena olmustu iyice inliyor eniste diyordu sikimi gotune dayadim daracik deligine usulca girdim koltugu koparacaktı kökledigimde git gele basladim bir yandan amini oksuyirdum hem inliyor hem aciyla bagiriyordu deligini guzelce siktim kizarmisti artik bende bosalmaya yakindim ve koltuga yatirdim uzerine yatip iyice kokleyip sertce vurmaya basladim seda kivraniyor kendini kasıyor bağırıyordu ve sonunda icine batladim ust uste kaldık sonra sikimi cikardim agzina verdim guzelce emdirdim sonmeye baslayan sikimi sonra baldıza enisten seni daha cok rahatlatacak dedim ilerleyen günlerde baldız gitmeden bana aminida siktirdi artik baldiz ikinci karım istedigi yarragi gelip alıyor musait oldukça

    azdırıcı hikayeler erotik hikye erotik seks hikayesi hikaye seksi seks h seks hika seks hikayesi sex hikaye erotik sex hikayleri sexs hik sexs sohbetleri sexy hikaye sez hikaye yaşanmış sex hikayesi
  • 10 Yıldır Yarak Yememiş Azgın Kaynanamı Siktim

    10 Yıldır Yarak Yememiş Azgın Kaynanamı Siktim

    Merhaba, 35 yaşında Makine Mühendisiyim. Eşimle 6 yıl önce evlendik. Eşim benden, ben de kaynanamdan 10 yaş küçüğüz. Anlatacağım olay geçen yaz bizim evde kaynanamı banyoda çırılçıplak görmemle başladı. O günden sonra benim ona bakışlarım onun da bana bakışları değişmişti. Kayınbabamla aralarının iyi olmadığını, seks olayının aralarında hemen hemen hiç olmadığını eşimden defalarca duymuştum. Kaynanam, kocaman göğüsleri ve kalçaları olan, benim deli olduğum bir kadın tipi. İri götlü kadınlara bayılırım. O olaydan sonra hepimiz bizim yazlığa gittik. Eşimin iki tane küçük kardeşi var. Ben pek denize girmeyi sevmediğimden eşim çocukları alıp plaja gider, ben ve kaynanam genellikle evde yalnız kalırdık. Ben balkonda güneşlenip bira içerken kaynanamda ev işleri, yemekle uğraşırdı. Birgün yine yalnızken balkona geldi ve çok terlediğini duş alacağını söyleyip banyoya gitti. 5-10 dakika sonra dayanamayıp anahtar deliğinden onu gözlemeye gittim. Kaynanam kapının tam karşısında bir eli amında bir eli göğüslerinde mastürbasyon yapıyordu. Sikim anında dimdik olmuştu, şortumu indirip ben de başladım çekmeye. Birkaç dakika sonra sessizce titreyerek orgazm olduğunda ben de kapının önüne boşalmıştım.

    Spermlerimi özellikle orada bırakıp balkona geçtim ve biramı içmeye devam ettim. Akşam olsa da eşimle ateşimi söndürsem diye düşünüyor adeta sikim hiç inmiyordu. Neyse, gece 23:00 civarında eşime dışarda biraz dolaşalım diyerek dışarı çıktık. Arabaya atladığım gibi ormana doğru sürdüm. Şortumu indirip eşimin ağzına verdim. Hem arabayı kullanıyor hem de sikimi yalatıyordum. İlk postayı direksiyonda attım. Arabayı ormanın içinde sote bir yere çektim ve hemen aşağı inip eşimi soymaya yalamaya başladım.Ön kaputa yatırıp amını yalayarak orgazm olmasını sağladım. Oda boşaldıktan sonra bacaklarını omuzuma alıp amına yerleştirdim ve pompalamaya başladım. Birazdan ikimizde boşaldık ama benim ateşim hala sönmüyordu. Onu götten sikeceğimi söyleyip yüzükoyun arabaya yapıştırdım. Önce krem yok canım yanar diye itiraz etti ama baktı ki bende durmaya niyet yok, çaresiz kabul etti. Sikimi ve göt deliğini bolca tükürükleyip köküne kadar yerleştirdim. Eşim resmen acıdan bas bas bağırıyordu. O bağırdıkça ben daha hızlı vurmaya başladım. Hem eşimin bağırışları hemde yakanlanma korkusunun verdiği adrenalinle yaklaşık 15 dakika eşimi bağırtarak götünden siktim. Spermlerimi içine akıtıp rahatladım. Üstümüzü giyinip hiçbirşey konuşmadan birer sigara içip eve döndük.

     

    Uyumak için herkesle beraber yatağımıza gidince eşim neden bu kadar ateşli olduğumu sordu. Aklıma yine o banyodakiler geldi ve bir sebebi yok deyip tekrar sevişmeye başladık. Çıkardığımız sesleri kaynanamın duyduğuna eminim. Ertesi gün biraz geç uyandım. Evde kaynanamdan başka kimse yoktu. Eşim çocukları alıp plaja gitmiş. Kahvaltımı yaparken kaynanam ?Niye bugün geç uyandın? Hayırdır ?dedi. Ben de gece biraz fazla yoruldum deyince gülümseyip yanımdan uzaklaştı. 1-2 saat sonra balkona yanıma gelip kileri toparlayacağını, ağır eşyaları taşırken beni çağıracağını söyleyip kilere gitti. Biraz sonra bana seslendi, yanına çağırdı. Ağır bir çuvalın yerini değiştirdik. Kapıdan dışarı çıkarken kafasını eğmeyi unuttu ve kapının üstüne kafasını çarpıp yere yığıldı kaldı. Hemen kucağıma alıp yatağına götürdüm, ayıltmaya çalıştım. Kolonyayla başını, yüzünü, boynunu boğazını ovuşturdum. Ama ayılmıyordu. Boynuna kolonyayı sürerken kolum göğüslerine değmeye başladı. Ama yanlışlıkla. Göğüs uçları sutyen giymediğinden fındık tanesi gibi koluma değdikçe benim sik kalkmaya başladı. Ayılacak diye korkarak tişortunu yukarı çekip o koca memelerini dışarı çıkardım. Hafifçe okşuyordum, korkarak. Hala ayılmayınca hafifçe yalamaya başladım. İyice zıvanadan çıkmıştım.

    Aşağılara inip eteğini yukarı çektim ve külotunun üstünden amını koklayıp öpmeye başladım. Artık iş çığırından çıkmıştı, külotunu iyice indirip amını deliler gibi yalamaya başladım. Hala bir tepki yoktu. Ama yaladıkça seller gibi su akıyordu amından, hepsini yalayıp yutuyordum. Artık ayılmadan bir de içine gireyim deyip amına iyice yerleştirdim. Kudurmak üzereydim,2 dakika dayanamayıp dışarı çekip boşaldım ama sikim hala inmiyordu. Tekrar amını yalamaya başladım. Bacaklarını iyice ayırıp göt deliğini yalamayı da ihmal etmiyordum. Acaba götünden siksem ayılırmıydı acıdan diye düşünmeye başladım. Sonunda rezil olmakta vardı çünkü. Tekrar amına sokup sikimi iyice kayganlaştırdım ve bacaklarını omuzuma alıp göt deliğine dayadım. Biraz zorladım, baktım çok dar girmiyor, ayılmasın diye vazgeçtim tekrar o pozisyonda amına vurmaya başladım. Belim gelmek bilmiyordu. Tahminim 15-20 dakika pompalamışımdır. Birazdan şok oldum çünkü kaynanam bağıra bağıra, zangır zangır titreyerek orgazm oluyordu. Bende o şaşkınlıkla sikimi içinden çekmeyi unutup içine boşaldım. Resmen şok olmuştum. Kaynanam gözlerini açtı ve beni dudaklarımdan hafifçe öpüp teşekkür etti. 10 yıldır ilk defa sikilerek orgazm olduğunu söyledi, beni yanına çekip yatırdı.

     

    Biraz dinlendikten sonra üstüme çıkıp her yerimi yalamaya başladı aşağıya inip sikimi de yaladıktan sonra buna bir hediyem var dedi. Beni ayağa kaldırdı ve önümde domaldı, ?az önce yapamadığın şeyi yapmana şimdi izin veriyorum, masanın üstündeki kremi al, kayınbabanın hiç sikemediği götümü sik? dedi. Kremle sikimi iyice kremledim ve yavaş yavaş hiç sikilmemiş götüne girmeye başladım ben girdikçe o bağırıyordu. En sonuna kadar girdim ve biraz bekledim alışsın diye. Kendisi kalçalarını ileri geri hareketle sokup çıkarmaya başladı. Alışınca iyice abandım ve var gücümle ben pompalamaya başladım. Bir elimle de alttan amını okşuyordum. Fazla dayanamadı ve orgazm olmaya başladı. Ben gelmediğimden içinden çıkardım ve bacaklarını omuzuma alıp tekrar götüne soktum. Artık resmen kudurmuş köpek gibi bağırıyordum. Ve içine patladım? Üstümüzü giyinip balkona çıktık, konuşmaya başladık. Onu banyoda gözetlediğimi görmüş. Kapının önündeki spermleri külotuyla silmiş ve giyinmiş. Gece eşimle sevişme seslerimizi de kapının önünden dinleyip mastürbasyon yapmış. Bugün de gerçekten bayılmış ama ben göğüslerini yalarken kendine gelmiş ama belli etmemiş.

    erotikhikaye se hikayeler seks hikayeleri seks hikayesi sex anlatimlari sex erotik hikaye sex hikaye sikiş hikayeleri yaşanmış sex hikayeleri
  • Koğuşta Muhteşem anlar – Seks Hikaye

    Koğuşta Muhteşem anlar – Seks Hikaye

    Merhaba, ben Selma. 41 yaşında, dolgun vücutlu, iri memeli, iri götlü ve sekse oldukça düşkün azgın bir bayanım. Yani anlayacağınız orosbu ruhlu bir ev hanımıyım. Şu anda evliyim. Kocam da gayet azgın bir sikici. Onunla mutlu bir evliliğimiz var. Sevgili arkadaşlar, burda yazamayacağım bir nedenden dolayı, 9 sene cezaevinde hapis kaldım (anlayışla karşılarsınız ki, yattığım cezaevinin yerini ve adını vermek istemiyorum!). Açıkçası cezaevine girince, bunca yıl seks olmadan, yarraksız ve erkeksiz nasıl dayanırım diye kara kara düşünmüştüm. Ama sonra gördüm ki, bizim kadınlar koğuşunda, seksin ve sikişin sınırı yok. Cezaevinde, köydeki hayatımdan çok daha renkli bir seks hayatım oldu. Cezaevine girmeden önce köyde beni sadece ilk kocam olacak herif sikerdi. Onun da yarrağı beni doyuracak kadar büyük değildi. Ama içeri girince erkek gardiyanlarımıza rahatça siktiriyordum. Tabi her mahkum kadın kız böyle değildi. Ben, idareyle arası iyi olanlardan, koğuşta herkesle iyi geçinenlerden ve kendini sevdiren kadınlardandım. Kaldığım cezaevinde erkek gardiyan sayısı çok olduğu için, kendimizi siktirmek için yarraklardan yarrak beğeniyorduk. Ayrıca koğuştaki kadınlarla da rahatça sevişiyorduk. Üstelik ben dahil, her kadının bir şişesi vardı. Banyo günlerinde herkes şişesini, salatalığını yanına alırdı. Banyoda birbirimizi yıkar, birbirimizin amlarını traş eder, birbirimize şişe, salatalık sokardık. Bazı kadınlar kızlar, ceza olarak, erkek gardiyanlarla sikiştirilmezdi. Onlar da yarraksızlıktan kendilerine şişe sokardı. Genelde cam kola şişesi kullanırdık. Bir keresinde yanımdaki ranzada yatan acemi bir kız, azgınlıktan gece yatakta götüne salatalık sokmuş. Salatalık biraz ufak olunca da, kızın götüne girip bir daha çıkmamış. Kızcağız da korkmuş, gece beni uyandırıp, “Abla sana birşey söyleyeceğim…” deyip durumu anlatmış, ben de gülmekten karnıma ağrılar girmişti. Sonradan da kızı tuvalete götürüp, ıkına ıkına götündeki salatalığı çıkartmasına yardımcı olmuş, ardından da kıza nasihat etmiştim, “Kızım bak, yarın kendine bir kola al, afiyetle iç, şişesini de sakla. Burda kaldığın müddetçe o şişe senin en sadık erkeğin, sikicin, kocan olacak! Tamam mı?” diye. Kızcağız da, “Hı hı, tamam abla!” diyerek ertesi gün dediklerimi yapmıştı. Hapishanede gayet renkli bir seks hayatımız vardı. Koğuştaki arkadaşlarla değişik seks oyunları oynardık. Mesela, bir keresinde aramızda para toplayıp dışardan kendimize belden bağlamalı vibratör getirttmiştik. Kendi aramızda toplanır, Evlilik oyunu oynar, karı koca eşleşirdik, “Halime kız, sen Selma’nın kocası ol. Fatma sen Meltem’in kocası ol…” vs vs. Sonra kendimizi süsler, mahsustan nikahlar kıyılır, ardından gerdek gecesine gelirdi sıra. Ranzanın birini gerdek için ayırır, biz de karşısına geçer, birimizin diğerini çatır çatır sikişini izlerdik. Bu seks alemlerimiz esnasında sınırmız tabumuz olmazdı. Bazen ben siken erkek olur, bazen sikilen avrad olurdum. Herkesin kendince fantazisi olurdu. Yıllardır erkeksiz kalmış bazı kadınlar içlerindeki duyguları rahatça dışa vururlardı, “Ohh Selma, hadi iyi sik şu kızı!” derdi biri, öbürü de, “Sikeceğim, amını götünü bir edeceğim bu kızın!” derdi. Hiç unutmam, bize göre mazbut, sessiz, sakin, namuslu gözüken, kapalı giyinen bir Aylin ablamız vardı. Bir keresinde onu zor bela bu seks alemimize katılmaya ikna etmiştik ve aramızda birini seçip onun kocası yapmıştık. Aylin abla önce çekinerek sevişmeye başlayıp, az sonra çatır çatır sikilirken kendinden geçip, “Ohhhh! Hadi aslanım, sik yengeni götünden!” demez mi! Hepimiz şaşırıp gülmüştük. Sonradan öğrendik ki, bu mazbut Aylin ablamız kendi genç yaşında dul kalıp, kayını ergenliğe girince azgınlıktan birkaç defa ona vermiş. Kayını da ne yapsın, hazır sikilecek am göt var, Aylin ablamızı defalarca sikmiş. O günden sonra koğuştaki kızlar Aylin ablaya, “Aylin abla söyle bakalım, kocanınki mi büyüktü, kaynınınki mi?” diye takılıp durdular. Koğuşumuzun ablası, lideri, ellisine yaklaşmış, heryerinde bir dövme olan, büyük memeli, koca götlü, yıllarca genelevde çalışmış Derya adında bir kadındı. Bu Derya ablanın dışarda orosbu olarak çalıştırdığı kızlar vardı. Koğuştan gardiyanlara siktirilecek kadınları da o seçerdi. Sağolsun beni çok severdi, ne zaman canım canlı yarrak istese bana bir erkek gardiyan bulur, siktirirdi. Koğuşta herşey ondan sorulurdu. Herkesin bir görev dağılımı vardı. Disiplinsiz olana ve kafa tutana, cezasını Derya abla verirdi. Genelde hapishane düzenini bilmeyen, yeni gelme kızlar kadınlar ceza alırdı. Derya ablanın verdiği cezalar hep cinsel içerikli, seksle iligili olurdu. Ne yalan söyleyim, ben de bu cezaların uygulaması esnasında hazır bulunur, kendimce Derya ablaya katkıda bulunur, zevk alırdım.

     

    Yine bir keresinde kadının biri, “Ben temizlik falan yapmam!” deyince, 8-10 kişi kadına çullanıp, biraz dövmüş, tokatlamış, sonra kadını tuvalete götürüp götüne şişe sokmuştuk. Kadıncağız bir hafta kadar götünün üzerine rahat oturamamıştı. Birinde de yeni yetme bir kız Derya ablaya kafa tutmuş, ona sövünce, oturup aramızda plan yapmıştık, bu salak orosbuya ne ceza verelim diye. Yılların kart orosbusu Derya abla, “En azgınlarından 4-5 tane erkek gardiyan ayarlayayım da, bu şıllığa bir tecavüz etsinler!” diye karar vermiş, biz de ertesi günü iple çekmiştik… Ertesi gün, “Ziyaretçin geldi!” deyip, kaltak kızı kandırıp odaya götürmüş, erkek gardiyanların eline bırakmıştık. Offf, ne sikmişlerdi kızı ama! Kızcağız önceleri biraz bağırıp çağırıp dirense de, kızı tokatlayarak birazcık döverek susturup, sonra heryerini avuclayıp mıncıklayıp okşamaya başladılar. Sonra bize, “Hadi siz de bakmayın, soyun şu orosbuyu!” dediler. Ben dahil birkaç kadın, kızın üzerindekilerini hoyratça çıkardık. Yaramaz kızımızın ağlaması da biraz dinmişti. Derken gardiyanlar soyunup, her biri birbirinden büyük yarraklarını okşayarak kızı masaya dayadılar. Biri saçlarından tutup yarrağını kızın ağzına verdi. Kızın ağlamaklı bir halde yarrağı yalamaktan çekindiğini görünce, sertçe kıza bir iki tokat atıp emirler verdi, “Emsene kız orosbu! Aç ağzını! Yalaa!” diye. Kız çaresiz her söylenileni yapmaya başlamıştı. Gardiyanlardan biri yüzünü kızın götüne dayamış, göt deliğini yalıyor, diğeri memelerini avuçlamış sıkıyor, diğeri yarrağını kızın ağzına vermiş yalatıyor, diğeri de ayakta yarrağını sıvazlarken kıza sövüyordu, “Orosbu! Daha dün geldin, bugün götün kalktı! Derya ablana karşı gelmek neymiş gör! Sikin şu orosbuyu! Sikin! Amını götünü bir edin!” diye. Az sonra ayakta 31 çeken gardiyan, “Çekilin! Tutun bakayım şunun başından. İlk ben geçireyim şu kaltağın amına!” diyerek kızın arkasına geçti. Bu esnada kız biraz diretince gardiyanlar dahada sinirlendi, ikisi kızın bacaklarından sıkı sıkı tutup, diğeri kızın başından tuttu. Kızcağızın kıpırdamaya imkanı kalmamıştı. İlk sikecek olan gardiyanın yarrağı gayet kalın iri birşeydi. Sanırım en az 17-18 cm vardı. Biz, adam kızı ilk amından sikecek diye beklerken, gardiyan, “Orosbu! Seni amdan sikecektim, ama kızdırdın beni, götten sokacağım sana! Sıkı tutun şunu!” deyince, orda olan hepimiz dahada azdık, gaz vermeye başladık, “Sik! Sik şu orosbuyu götünden! Acıma!” diye… Azgın bir boğa gibi iyice kuduran adam, yarrağını kızın göt deliğine dayadı ve zorladı, fakat girmiyordu. Eline biraz tükrük alıp kızın götüne sürüp bir daha yüklendi. Kızcağızın haykırışı halen kulağımda, “Ayyyy! Iııhhh!” diye. Gardiyanın koca yarrağı kızımızın götüne girmişti. Diğer gardiyanlar da boş durmuyor, kızın heryerini, memelerini, yanaklarını, bacaklarını öpüp okşuyor, avucluyor, somuruyorlardı. Kızın götünde yarrağı olan gardiyan bir müddet kızın götünü eze eze sikti. Ardından diğerleri, “Biraz da biz sikelim!” deyince kızın götünden yarrağını çıkardı. Bu esnada kız zort zort osurmaya başlayınca, sıradaki gardiyan, “Offff yavrum, dur o götünün tıpasını takayım da osurma!” deyip, kızın götüne direk geçirdi. Kız götünden sikildikçe inim inim inliyordu, “Ayyy! Ahhhh! Ihhhh!” diye. Bu arada diğer gardiyan kızın yüzünü masada yan çevirmiş, kendisi ayakta, kızın ağzını yüzünü sikmeye başlamıştı. Bazen yarrağının tamamını kızın ağzına sokup boğazına zorluyor, kız kusacak gibi oluyordu. Kızcağız bir yandan ağzında gidip gelen yarrak nedeniyle nefes almaya çalışıyor, diğer yandan götünde pompalanan yarrağın verdiği zevkle inliyordu… O gün gardiyanlar kızı defalarca amından, götünden ve ağzından siktiler. “Amına boşaltırsak hamile falan kalır, başımıza dert olur!” diyerek, her biri ayrı ayrı kızın götünü sikerek, götünün içine boşaldılar. Daha sonra, o ana kadar hiç birşey olmuyormuş gibi sigarasını içen Derya abla, cebinden birkaç selpak çıkarıp uzattı, “Verin şunu orosbuya, götünü temizlesin!” dedi. Bu arada bütün bu olanları izleyen kadınlar olarak amlarımız ıslanmış, ilk fırsatta bu gardiyanlara kendimizi nasıl siktiririz diye düşünmüştük. Nitekim sonradan siktirmiştik kendimizi. Daha sonraları o kız koğuşun en akıllı uslu kızı olmuş, Derya ablanın elini öpmüş, aramıza katılmış, orosbulukta da hepimizle yarışır hale gelmişti. Arkadaşlar, beni çok etkileyen ve aklıma geldikçe amımın sulandığı bir anımı daha anlatayım. Birgün koğuşumuza 18’ine yeni girmiş, ama hamile, körpe bir köylü kızı gelmişti. Ama kız her haliyle yaşından küçük gösteriyordu. Kızın bizi umursamaz tavırları ise canımızı sıkmştı. Koğuştaki kadınlar bu tip kızlara nasıl davranacaklarını iyi biliyorlardı, birisi, “Kız, adın ne kız senin?” dedi. Kız da, “Güllü!” dedi. Kızın karnındaki şişkinliği fark eden diğer bir kadın, “Ne o kız? Bu yaşta sikilip hamile mi kaldın?” diye sorunca, kız utangaç bir şekilde, “Evet…” dedi. “Kaç aylık kız bu?” diye sordu koğuş arkadaşımız. “6 aylık abla…” dedi. Bir iki gün sonra hamile kızın neden buraya geldiğini öğrenmiştik. Bizim köylü körpe Güllü’yü, henüz 15 yaşındayken görücü usulü evlendirmişler. Sonra bizim küçük orosbu kocası askerdeyken komşusuna siktirmeye başlayıp, ondan hamile kalmış. Komşunun karısı da durumu öğrenince bunun evini basmış. Güllü de kadını silahla korkutayım derken, silahla kadını vurmuş. Koğuşumuza ilk kez böyle genç bir hamile kızın gelmesi çoğumuzun ağzını sulandırmıştı. Yalnız bu saf köylü kızı da ilk zamanlar bizlere kafa tutup, (Ben şunu yapmam, bunu yapmam…) demeye başlamaz mı. Güllü’yü Derya ablaya şikayet etmek zorunda kaldık. Derya abla kızgınlıktan köpürdü, “Hele banyo günü gelsin, bu küçük köy orosbusuna yapacağımı bilirim ben!” deyip, banyo günü kızın yanına getirilmesini istedi. Banyo günü gelince, ranza arkadaşım Fatma’yla beraber Güllü’yü de aramıza alarak banyoya girdik. Güllü, banyoda diğer kadınların da beraber yıkandığını görünce, utanması azaldı ve soyunmaya başladı. Fatma’yla ben Güllü’ye bakarak amımızı okşamaya başlamıştık bile. Köylü kızı Güllü, beyaz teni, yuvarlak toplu götü, hafif kıllı amı, şişkin karnının üzerinde dik dik duran iri birer limon kadar memeleriyle tam bir körpe kızdı. Az sonra Derya ablanın Güllü’ye yapacaklarını tahmin ettikçe daha da azdık ve önce kendi zevkimiz için Fatma ile ben öpüşüp, birbirimizin amlarını götlerini avuçlayıp, memelerini okşamaya başladık. Köylü kızı Güllü bizi izledikçe amını parmaklamaya başladı. O da az orosbu değildi. Ben ranza arkadaşım Fatma’nın meme başlarını somuruyor emiyordum ki, Fatma bana, “Dön arkanı kız, götünü yalayyayım!” deyince arkamı dönüp, götümü Fatma’nın yüzüne dayadım. Fatma elleriyle göt yanaklarımı ayırıp, göt deliğimi yalıyor, dilini götümün içine sokmaya çalışıyordu. İnlemelerimiz ve konuşmalarımızla bizi izleyip amını okşayan Güllü’yü de azdırıyorduk. Ben Fatma’ya, “Ohhhhh! Yala erkeğim, yala kocacığım, amımı götümü yala!” diyordum. Fatma da, “Ohhhh, mmmmhh, yalıyorum kıız, yalıyorum orosbu!” diyordu. Köylü kızı hamile Güllü’nün de iyice kıvama geldiğini görünce, “Sende orda kendini okşayıp durma, gel memelerimi emsene kız!” dedim ve onu da sevişmemize kattık. Fatma arkadan amımı götümü yalarken, Güllü’de memebaşlarımı emiyor, ben de Güllü’nün küçük memelerini avuçlamış okşuyordum… Bir müddet böyle seviştik. Az sonra Güllü, “Abla nolur beni de yalayın!” deyince, bu sefer ortamıza Güllü’yü aldık, Fatmay’la beraber Hamile Güllü’nün heryerini yalayıp öpüyor okşuyorduk. Körpe köylü kızı Güllü’nün boyu omuzlarımıza anca geliyordu. Özellikle kızın yaşına göre küçük memeleri çok hoşuma gitmişti. Güllü’nün her bir memesini emiyor vakumluyordum. “Ufff kız, bu memeleri büyütememişsin, biz burda büyütürüz dimi ablası?” dediğimde, ranza arkadaşım Fatma, “Ohhh, mmmh, evet, biz bunun memelerini de, götünü de büyütürüz, iki seneye kalmaz at gibi bir avrad olur!” dedi. Güllü ise amı götü memeleri heryeri yalandıkça zevke geliyor, ince ince inliyordu… Biz böyle zevkimize dalıp sevişirken, bizim koğuştan bir ablamız yanımıza gelip, “Hadi kız orosbular Derya abla bekliyor sizi!” deyince kendimize geldik. Köylü kızı saf Güllü, “Ne oldu abla?” diye safça sorunca, “Gel kız, biraz da Derya ablan sevsin seni!” dedik. Güllü tedirgin olmuştu, ama nafile. Güllü’nün elinden tutarak Derya ablanın yıkandığı geniş bölüme götürdük. Derya abla her biri büyük karpuz gibi kocaman götü, büyük memeleri, hafif sarkmış göbeğiyle ayakta bizi bekliyordu. İçeri girince Güllü korkuyla karışık tedirgindi. Derya abla Güllü’nün yanına gelerek, “Demek herşeye itiraz eden mızıkçı orosbu bu?” diyerek konuşmaya başladı ve sonra da Güllü’ye, “Kaç yaşındasın sen kız orosbu?” diye sordu. Güllü, “18’e yeni girdim abla…” dedi. Biz, Derya ablanın seks fantazilerinin ne kadar sınırsız ve acımasız olduğunu bildiğimizden, o an olan herşeyden zevk alıyorduk. Derya abla hamile Güllü’nün heryerini süzüyor, biryandan da kızın götünü okşuyor, memelerini kontrol eder gibi sıkıyordu… Derken Derya abla aklındakileri yapmaya başladı. Güllüye, “Eğil bakayım kız!” dedikten sonra, bana, “Selma, gel tut bakayım şu kızı!” dedi. Güllü eğilmiş, ben de omuzlarından tutuyordum. Derya abla, “Kız Fatma, gel bak bakalım şu kızın götüne, 18 yaş götümü?” dedi. Derya ablanın ne yapmak istediğini anlayan Fatma muzipçe gülerek eğildi, hamile Güllü’nün göt yanaklarını ayırıp, kızın göt deliğini inceledi ve “Yok abla, bu kızın götü 18 yaş götü değil, baksana deliği daracık!” dedi. Derya abla, “Mmmm… Selma kız, sen de bir parmak kontrolü yap bakalım!” dedi. Bunun üzerine ben de orta parmağımı ağzıma götürüp tükrükleyip Güllü’nün göt deliğine soktum. Offf, gerçekten kızın götü daracık ve sıcacıktı. “Mmmmhh, abla bence de bu kızın götü en fazla 16’sında, yoksa bu yaşta bu kadar dar sıkı delik olmaz!” dedim. Derya abla, “O zaman bu kızın götünü biraz genişletelim de, çabuk büyüsün şıllık! Verin bakalım şişeyle vazelini!” dedi. Kadınlardan biri havluya sardığı cam kola şişesi ve vazelini Derya ablaya verdi. Bizim köylü kızı hamile Güllü şişeyi görünce ağlamaklı bir şekilde, bana, “Abla ne yapcaksınız onu?” diye sordu. Ben de Güllü’nün saçlarını okşayarak, “Tatlım merak etme, birşey olmayacak, götünü biraz genişleteceğiz!” dedim. Diğer kadınlar da kendi aralarında zevklenip fısıldaşıyorlardı, “Offf, alabilir mi bu yavru acaba?”, “Bence başı girer, gerisini alamaz!” diye. Derya abla vazelini elindeki şişeye bolca sürüp, biraz da Güllü’nün göt deliğine yedirerek cevapladı, “Alır, alır! Kızlar, bu kız bu hamile haliyle daha neler alır götüne! Hadi domaltın bakayım yerde şu kızı!” dedi. Biraz çırpınır gibi olunca hepimiz birden üzerine çullanarak, köylü kızı hamile Güllü’yü yerde domalttık. Güllü’nün başında en az 6-7 kadındık. Birkaçı kızın kolarından, diğerleri bacaklarından, ben de başından tutuyordum. Güllü ağlamaya başlamıştı, “Abla nolur önden sokun, oramdan sokmayın, nolurrr!” diye yalvarıyordu. Derya abla kızın zırlamasına sinirlenip, bana, “Selma kız, kapa şu küçük orosbunun ağzını!” deyince, ellerimle Güllü’nün ağzını kapayarak, “Sus kız hamile orosbu! Burda seni kimse duymaz!” dedim. Az sonra Derya abla elindeki şişeyi Güllü’nün göt deliğine dayadı, fakat girmiyordu. Derya abla biraz daha zorlayınca ve zazelinin etkisiyle şişenin başı hamile kızımızın götüne girmişti. Güllü acı acı inledi, “Ayyyy! Ihhhh! Acıdııı! Acıyooorrr!” diye. Bu arada ben Güllü’nün başını tutarken Fatma da alttan kızın memelerini avuçlayıp sıkıyor, “Ohh, ne sütlüdür şimdi bu memeler kız!” diyordu. Derya abla azgın kadınlara şişe sokmada tecrübeli olduğundan, “Durun bakalım daha girmedi!” diyerek, şişeyi kalın kısmına kadar sokmak için birdaha kremledi. Benim de amım iyice sulanmış zevke gelmiştim, “Evet abla, öyle sade başı girmekle olmaz, en az yarısı girmeli ki, şişe yedim desin kız!” dedim. Diğer kadınlar da, “Offf, evet!” diyerek onayladılar. Bunun üzerine Derya abla şişeyi iyice Güllü’nün götüne bastırmaya başladı. Hamile kızın inlemeleriyle beraber kola şişesi santim santim kızın götüne giriyordu. Ben de ellerimle Güllü’nün ağzını kapamakta zorlandığımdan, “Rahatça ısır kız!” diyerek ıslak havluyu kızın ağzına vermiştim. Hamileliğinin de etkisiyle Güllü’nün şişeyi kalın kısmına kadar almakta iyice zorlandığını gören Derya abla, şişeyi kızın götüne bastırarak, “Ikın kız orospu, ıkın!” deyince, Güllü derin bir nefes alıp, “Iğhhhhhhhh!” diye ıkındı. O anda Derya abla iyice yüklendi ve şişe kalın kısmı dahil nerdeyse yarıdan fazlasıyla Güllü’nün götüne girmişti. Kızın o andaki yüz ifadesini anlatamam. Bu esnada körpe hamile kızımız Güllü götündeki sert büyük kalın şeyin etkisiyle çişini tutamayıp işemeye başlamaz mı! Hepimiz gülerek, “Az daha tutamadın mı orosbu!” diye Güllüye takıldık. Kızcağızın işemesi, Derya ablanın hep yapmak isteyip yapamadığı bir şeyi aklına getirmiş olmalıydı ki, Derya abla, “Durun daha bitmedi!” diyerek Güllü’nün götündeki şişeyi yavaşça çıkardı. ‘Plof!’ diye götünden çıkan şişenin etkisiyle Güllü fosur fosur osurunca, Derya abla bunu bahane ederek, “Vay terbiyesiz orosbu vay, yanımda osurursun haa!” diye çıkıştı. Ardından ayağa kalkıp, bize, “Kızlar yatırın bakayım şu orosbuyu yere!” dedi. Güllü zaten olanların yorgunluğuyla yere boylu boyuna uzandı. Zavallı kızcağız bize, (Abla bana ne yapacaksınız?) der gibi bakıyordu. Doğrusu biz de Derya ablanın ne yapacağını bilmiyorduk… Derya abla iyice zevke gelmiş, yeni ağda yaptığı kılsız amını okşarken, “Yüzüne oturcağım bu orosbunun, tutun bakayım şunu!” dedi. Meğer bizim Derya abla, o şişman büyük götlü haliyle, bir kızı yere yatırıp yüzüne oturmak, kızın yüzünü, götüyle amıyla ezip, sonra kızın ağzına şarıl şarıl işemek istermiş hep. Derya abla bu fantazisini gerçekleştirebilecek bundan iyi yerin olmadığını biliyordu. Kadınlardan biri kızın bacaklarına oturdu, Fatma’yla ben de kızcağızın ellerini tuttuk. Derya abla o koca götüyle gelip, tuvalete oturur gibi Güllü’nün yüzüne oturdu. Amını kızın ağzına dayayarak, “Yala kız! Yala ablanın amını! Ohhhhh!” diyordu. Güllü, Derya ablanın amını yalayabildiği kadar yalamaya başlamıştı. Derya abla amı yalandıkça zevkleniyordu, “Ohhhh! Mmmmhh! Aferin kız orosbu, güzel yalıyorsun! Dilini sok! Ohhh! Yala küçük kaltak, yala!” diyordu. Derya abla o iri haliyle adeta bütün ağırlığını vererek kızın yüzüne oturmuştu, kızcağızın yüzü Derya ablanın koca götünden dolayı gözükmüyordu. Derya abla arasıra kızın yüzünden hafifçe kalkıyor, Güllü’nün nefes almasına müsaade ediyor, sonra yeniden kızın yüzüne oturup, “Ohhhhh!” çekiyordu. Dakikalarca böyle devam ettikten sonra Derya abla eğilip Güllü’nün saçlarından tutarak, “Aç bakayım kız ağzını, ağzına işeyeceğim!” diye sertçe emir verdi. Kızcağız, “Abla nolur yapma!” dese de, Derya abla, “Aç kız orosbu, aç ağzını! Yoksa götümle boğarım seni burda!” diyerek kızcağızı sindirdi. Ben de körpe kızın o halini gördükçe inanılmaz zevk alıyordum. Derya ablayı iyice kudurtacak laf da Fatma’dan geldi, “Offff, hadi abla, içir Bira’nı şu kıza! Ha bir şişe bira içmiş, ha senin sidiğini içmiş!” dedi. Bunu duyan Derya abla, “Ohhhhhh! Evet, aç ağzını kız, hadiii aç!” diyerek Güllü’ye söylendi. Derken az sonra kızcağız ağzını açtı. Derya abla birkaç saniye kızın ağzı açık vaziyetteyken bekledi, ardından şarıl şarıl işemeye başladı. Derya abla kızın ağzına işedikçe, ‘Ohhhhhh!’ çekiyordu. Kızcağız Derya ablanın sidiğini yutmamaya çalıştığından ağzından taşırıyor, fakat Derya abla busefer kızın yüzüne işiyordu. Güllü gözlerini kapayıp Derya ablanın işemesinin bitmesini bekledi… Az sonra işemesini bitiren Derya abla ayağa kalkıp, “İşeyecek olan işesin bu orosbuya!” diyerek kenara oturup, bizi izlemeye başladı. Bunun üzerine kadınlar birbir yerde yatan kızın üzerine gelip işemeye başladılar. Ne yalan söyleyim, ben de kızın yüzüne değil, ama memelerinin üzerine işedim. Yalnız ranza arkadaşım Fatma’nın kızın yüzüne oturup işerken, ‘Zort!’ diye osurup, “Ayy, kusura bakma kaçırdım!” deyişini de unutmuyorum. Bu fasıl da bittikten sonra, hep beraber Güllü’yü temizleyip sabunlayıp yıkadık. Kızı yıkarken, “Kızım burası hapishane, burda herşey olur. Akıllı ve saygılı olursan bizim gibi rahat edersin!” diye ona moral verdik. Nitekim Güllü de ilerde bize alışıp, akıllı uslu bir kız oldu. Güllü’ye doğum yapmasında ve sonrasında hep Derya abla yardım etti. Güllü’nün bir kızı oldu. Derya abla Güllü ve kızına sahip çıktı. Sonradan duyduğuma göre Güllü iyi halden dolayı erken çıkmış. Kan davasından korktuğu için ismini değiştirmiş, şimdilerde İstanbul’da orospuluk yapıp, kızına bakıyormuş. Hoşçakalın! [Selma]

    brazzers hikayeleri en cok okunan seks hikayeleri gizli sikiş hikayeleri seks hikayeleri seks hikayelri sevişmehikayeleri sex hikayeleri sex hikayelri sexhikayeleri yaşanmış sex hikaye
  • Çarşaflı Annemin Takma Yarağı – Erotik Hikaye

    Çarşaflı Annemin Takma Yarağı – Erotik Hikaye

    Merhaba, adım Rümeysa. 19 yaşında genç bir kızım. Babamı iki yıl önce kaybettim. Annemle beraber İstanbul’un oldukça sofu semtlerinden birindeki dairemizde yaşıyorum. Babamdan kalan emekli maaşının yanında akrabalarımızdan yardımlar aldığımız için çalışmak zorunda kalmadan rahat bir şekilde geçiniyoruz.

    Kapalı, türbanlı bir kızım ama erkeklerin bakışlarını üzerimde hissetmekten hoşlanıyorum. Beyaz tenliyim, makyaj yapmayı seviyorum ama annemin korkusundan pek yapamıyorum. Modern şekilde kapanıyorum. Ayak bileklerimi açıkta bırakan dar kotlar ve taytların üstüne uzun bluzlar, tunikler giyip başımı çok sıkmadan şallarla rahat şekilde bağlıyorum. Topuklu botlar, ayakkabılar giymekten de çekinmiyorum. Annemle zaman zaman bu konuda tartışıyoruz.

    Annem benim aksime çok sofu bir kadındır. Dışarı çıkarken mutlaka çarşaf giyer. Tesettürü bile kapanma olarak görmezken benim kapanma şeklim onun sinirlerini zıplatıyor. Gerçi kendisinin de evin içinde dar pantolonlar, taytlar hatta kısacık şortlar giydiği oluyor. Göğsü, yakası açık kısa kollu bluzlar giymekten de çekinmiyor. Ama dışarı çıkarken mutlaka en kapalı şekilde giyiniyor.

    Erkek arkadaşım olmadı bu zamana kadar. Birkaç tane çıkma teklifi aldım ama beğenmediğim için kabul etmedim. 1,62 boyunda 70 kiloyum. Biraz kilo fazlam var ve daha fazla kilo almamaya gayret ediyorum. Yediğime içtiğime dikkat ediyorum. Annemle tartışma konularımızdan biri de bu oluyor. Yaptığı güzel yemekleri azıcık yediğim için söylenip duruyor. Kendisinin Maşallah iştahı yerinde. Hele babam öldükten sonra kendini iyice yemeğe verdi. Son iki senede en az 10 kilo aldı. 37 yaşında, 1,70 boyunda ve 85 kilo ağırlığında ama bakıldığında öyle çok kilolu görünmüyor. Kaslı ve yapılı bir vücudu var, kemik oranının fazla olması nedeniyle vücudu pek yağ bağlamıyor. Ayrıca benim gibi dar kıyafetler giymediği, dışarda bol ve geniş çarşaflar giydiği için (Kilo aldım, kötü görünüyorum, kimse beni beğenmez!) gibi dertleri de yok.

    Liseden sonra okumadım. Günlerim çoğunlukla evde geçiyor, arada kız arkadaşlarımla dışarda buluşuyorum. Annemse markete, çarşıya, pazara çıkmaları haricinde genelde evde oluyor. Bizimle aynı binada yaşayan Zarife Abla annemin en yakın arkadaşı. Gençliğinde başı açık, kısa etekler, elbiseler giyen bir kız olduğunu ama bir gece gördüğü rüyanın etkisinde kalarak kapanıp ibadete başladığını çok kereler anlatmıştı. Kendisi 50 yaşında, o da annem gibi dul bir kadın. İki oğlu, üç kızı ve birkaç torunu olsa da halen güzel bir kadındır…

    Bir Cumartesi gecesiydi. Kızlarla Whatsapp grubu kurmuş orada muhabbet ediyorduk. Odamın ışığını yakmamıştım. Saat 02.00’ye geliyordu. Artık uykum geldiği için yatmak istediğimi yazıp sohbetten çıktım. Telefonu yere bırakıp başımı yastığa koydum. Gece oldukça sessizdi ama bir ara sanki bir şeye vuruluyormuş gibi bir ses duydum. Sanki birisi duvara yumruk atmıştı. Bir süre sessizlik oldu ama sonra aynı ses yeniden tekrarlandı. (Bu ses ne gece gece?) dedim, uykum kaçtığı için sinirlendim. Yatakta doğruldum, kulağımı kabarttım ama ses yoktu.

    Başımı tam yastığa koyacakken ses yeniden geldi. Hemen yanı başımdaki duvardan geliyordu ses. Neydi bu böyle? Yan oda annemin yatak odasıydı. Annem kalkıp da duvara mı vurmuştu? Yavaşça kalkıp kulağımı duvara dayadım. Daha iyi duyabilmek için nefesimi tuttum. Evet, sesler annemin odasından geliyordu. Duvara vuran fiskeye benzer sesleri bile rahat ve net duyuyordum şimdi. Arada beni uykumdan uyandıran şiddette olanları da geliyordu kulağıma. Annem ne yapıyordu içerde gecenin bu saatinde? Zaman zaman gece kalkıp namaz kıldığı oluyordu ama bu öyle bir şey değildi. (Aman be neyse ne!) diyerek girdim yatağıma yeniden.

    Sabah oldukça erken bir saatte, daha güneş bile doğmamışken banyoda akan su sesiyle uyandım. Annem Pazar sabahında yıkanıyordu. Kadının saat kavramıyla sorunları vardı, başımı yastığa gömüp uyumaya çalıştım…

    Birkaç gün sonra yine bir gece vakti aynı sesler geldi. Bu kez saat 01.00’i biraz geçiyordu. Ben yine kızlarla yazışıyordum. Yazışmayı kesip kulak kabarttım. Annem gene bir şeyler çeviriyordu. “Kızlar birazdan geliyorum!” diye yazıp telefonu bıraktım yatağın üstüne. Yavaşça kapımı açtım. Annemin odası hemen sağımda kalıyordu. Kapısının önüne geldim. Kulak verdim kapıya ama bir şey duyamadım. Kapıya tıkladım. “Anne, iyi misin?” dediğimde, “Ne oldu kız gece gece, git zıbar yat!” diye beklemediğim bir tepki geldi annemden. “İyi be!” diyerek odama geri döndüm.

    Sabahın erken bir saatinde gene banyodaki suyun sesiyle uyandığımda annemin bir işler çevirdiğini anladım. Ne olduğunu merak ediyordum ama bunu ona belli etmemem gerekiyordu. Aynı gün öğleden sonra annem, “Ben Zarife Ablalara çıkıyorum!” diyerek gidince odasına bakmak istedim. Genelde yapmadığım ve sevmediğim bir şeydi ama annemin ne dolaplar çevirdiğini öğrenmem gerekiyordu.

    Çekmeceleri, dolabı, yatakların ve yorganların aralarını karıştırdım. Ne aradığımı bile bilmiyordum gerçi. Sonunda annemin çeyiz sandığı kalmıştı bakmadığım. Yatak ve yorganları üstüne koyuyordu. Her birini tek tek indirdim. Sandığı açtım. Annemin çeyizinden kalan giysiler, çamaşırlar, eşarplar, masa ve sehpa örtüleri vs. vardı. Annemin gerdek gecesi için anneannemin aldığı kırmızı saten çamaşır ve geceliğini görünce gülmeye başladım. Çarşaflı, sofu annemi bu dantelli külot ve gecelikle hayal ettim.

    En altta beyaz beze sarılı bir şey vardı. Uzun ve kalın bir silindire benziyordu. Onu aldım. Annem içine bir şey koyup sarmıştı. Benden gizli altın veya para mı biriktirip bunun içine koymuştu? Ama pek de öyle bir şeye benzemiyordu. Sargı bezi gibi uzadıkça uzayan bir şeydi. Sonunda açtığımda birden çığlık attım. (Bismillah bu ne?) diyerek havaya attım elimdekini.

    Bu bir erkek sikiydi. Plastikten yapılma, gerçek bir sike benziyordu. Bilgisayarımda pørnø sitelere girdiğim oluyordu. Ne olduğunu biliyordum yani. Yapay bir sikti, diğer adıyla yaraktı bu. Bir karışımdan çok daha uzun ve kalındı. Ten renginde plastikten yapılma bir sikti. Üstünde damara benzeyen çıkıntılar, altında ise taşağa benzeyen top gibi bir şey vardı. Ayrıca en altında bombeli bir boşluk vardı. Vantuzlu bir sikti bu. Babamın bana küçükken aldığı oyuncak basket potası gibi içine ‘Hoh!’ yapıp istenen yere yapıştırılıyordu. İki gece boyunca duvara vurma seslerinin sebebi bu muydu yoksa?

    Duvarın önünde sandalye vardı. Hemen çektim onu. Eğilip baktım. Krem boyalı duvarın üzerinde vantuzun belli belirsiz yapışma izleri vardı. Yerden 30 cm kadar yukardaydı izler. Annem buraya yapıştırmıştı siki ve o şekilde kendini becermişti. Aman Yarabbim, düşüncesi bile korkunç bir şeydi bu.

    Sik halen yerdeydi. Korka korka aldım. Beklediğimin aksine sert değil yumuşaktı. Sıkınca sanki bir insanın kolunu, bacağını sıkıyormuşsun gibi parmaklarım içine girdi. İki elimle tuttuğumda bile sikin kafası açıkta kalıyordu. Bir merakla odama geçtim. Masamdaki cetveli alıp siki ölçtüm. En altından kafasının ucuna kadar 26 cm geliyordu. Taşak hariç 22 cm idi. Kalınlığı ise 5 cm geliyordu. Dümdüz değil, hafif kavisliydi. Annem bunu nerden, kimden, nasıl almıştı? Aklım almıyordu bir türlü. Kocaman, dev gibi siki duvara yapıştırıp gecenin bir vakti kendini bununla beceriyordu. Siki aynı şekilde beze sarıp yerine koydum. Her şeyi eski haline getirdim. Odadan çıkıp kendi odama geçmiştim ki annem eve geldi.

    Hemen yatağın üstüne uzadım, güya telefonla ilgileniyormuşum gibi yaptım. Kapıdan başını uzatıp, “Kız ne öyle malak gibi yatıyorsun, kalk soğan doğra, yemek yapıcaz!” diye çıkışınca mutfağa geçtim. Ben soğanları doğrarken o da geldi yanıma. Kendisi yemeği yapmaya girişirken yan gözle ona bakmadan edemiyordum.

    Devasa sik aklımdan çıkmıyordu bir türlü. Annem o koca siki amına alıyordu, inanılmaz bir şeydi bu. Annemi çıplak görmeye alışkındım. Çoğu zaman beni o yıkıyordu, ben de o yıkanırken sırtını sabunluyordum. Kocaman, top gibi memeleri vardı. Büyük pembe meme başlarının ortasında ileri fırlamış etli meme uçları sutyen taksa bile belli oluyordu. Ana kız birlikte epilasyon yapıp kıllarımızı, tüylerimizi alıyorduk. Kasıklarımdaki kılları ilk zamanlar annem kesiyordu. Bana öğrettikten sonra ben kesmeye başladım, ama gene de her seferinde kontrol ediyordu. Kasıklarının arasında uzun ve büyük amı derin bir vadi gibi uzanıyordu.

    Bir keresinde amının dudaklarında çıkan yara nedeniyle aylarca benden merhem sürmemi istemişti. Amının pembe, büyük dudaklarına kendi ellerimle merhem sürmüş, deyim yerindeyse amının tüm detaylarına vakıf olmuştum.

    Uzun ama dar bir etek vardı üstünde. Açık mavi ve lacivert renkli eteği koca götünü ve kalçalarını sıkmıştı. Üstüne de gene koyu mavi uzun kollu bir bluz giymiş, başını beyaz büyük bir eşarpla ensesinden bağlamıştı. Bluzun göğsü açıktı, çıplak beyaz koynu ve büyük memelerinin çatalı görünüyordu. Kollarını ve karnını sıkıyordu bluzu. Gündüz saatlerinde binada erkek olmadığı için bu kıyafetle Zarife Ablaya gitmekte sıkıntı görmüyordu. “Ne var, ne oldu?” dedi patates doğrarken. Bendeki değişikliği anlamıştı. “Yok bir şey, ne olsun?” dedim. Soğanları doğrayıp ellerimi yıkadım. Odama geçtim. Sik halen aklımdaydı, çivi gibi beynime saplanmıştı…

    Gece saat 12:00 olduğunda heyecanım daha da artmaya başladı. Annem bu gece de bir şeyler yapacak mıydı acaba? Yüreğim küt küt atıyordu. Kızlar gene Whatsapp sohbetine dalmışlardı, ama ben rahatsız olduğumu söyleyip çıktım. Ara sıra kulağımı duvara dayayıp dinliyordum, ama o gece bir hareket olmadı. Annemin bir ara horultusunu duydum saat 02:00’e doğru. Sonrasında ben de yattım…

    Aklım vantuzlu sikteydi. Nasıl bir şeydi o öyle? Gerçekten öyle siki olan birisi var mıydı? Neye göre yapmışlardı onu? Bir kadın öyle bir şeyi nasıl alır amına diye diye kendimce hesaplar yapıyordum. Düşündükçe bir tuhaf oluyordum. Bakire olmasam denerim dedim kendi kendime. Ama benim minik amım o sikin kafasını bile içine alır mıydı ki? Annem beni sezaryenle doğurmuştu, amından değil. Dolayısıyla amına sadece rahmetli babamın siki girmişti. Babamın siki o kadar büyük müydü acaba? Bunun nasıl olabileceğini düşünsem de işin içinden çıkamıyordum. Babam annemle aynı boyda, zayıf bir adamdı. O kadar siki olsa giydiği pantolonların, pijamaların altında belli olurdu…

    Birkaç gün sonra arkadaşımla buluşmak için sözleştik. Anneme dışarı çıkacağımı söyledim, o da, “İyi tamam, ben Zarife Ablanın yanına çıkıyorum!” diyerek yukarı çıktı. Giyinirken arkadaşım aradı ve acil bir işi çıktığı için gelemeyeceğini söyledi. Buluşma işi yatmıştı. Canım sıkıldı. Odamın kapısını kapatıp yatağa uzandım, telefonumdan internete girdim.

    Yarım saat sonra Zarife Ablanın telefonundan annem aradı ve “Gittin mi, merak ettim?” diye sordu. Olağan bir şeydi böyle sorması, ama işkillendim. “Çıktım, otobüsteyim!” dedim, bile bile yalan söyledim. “İyi, tamam. Geç kalma sakın!” diyerek kapattı telefonu.

    Bu konuşmanın üstünden fazla bir zaman geçmemişti ki evin kapısı açılıp kapandı. Zarife Ablanın sesi geldi kulağıma. Anneme, “Çabuk gız, yandım vallaha!” dediğini duydum. Evimiz küçük olduğu için kapının önündeki konuşmaları bile rahatça odamdan duyabiliyordum. “Yandım vallaha!” derken neyi kastediyordu Zarife Abla?

    Odamın kapısı kapalı olduğundan benim dışarıda olduğumu sanıyorlardı. Oysa yatağımda yatıyordum. İkisi birlikte annemin yatak odasına geçtiler. Perdelerin çekilmesinin ardından bir şeylerin kaldırılıp indirilme sesleri, yer değiştiren eşyalar derken birden Zarife Ablanın, “Ohhhh, gızzz, anammm!” seslerini duydum. Annemle ikisi bir şeyler çeviriyordu kesinlikle. Yavaşça kalktım, telefonumu sessize aldım.

    Bu sırada Zarife Abla garip sesler çıkartıyordu. “Hızlı yap gızzz!” demesini duydum o garip seslerinin arasında. Ne oluyordu böyle? Usulca kapımın kolunu çevirdim, dil yuvasından kurtulup kapı açılırken sessizce açtım kapıyı. Zarife Ablanın, “Uhhhh, gızzz, ahhhh, anammm, uffff!” sesleri arasında annemin söylediği, “İyi mi böyle?” sözleri kulaklarımda yankılandı. “Devam et gızz, iyi iyi!” dedi Zarife Abla annemin sözleri üzerine.

    Yavaşça, parmak uçlarıma basarak birkaç adım attım. Başımı biraz uzattım. Yatağın ayakucunda kalan aynalı sürgü kapaklı gardıroptan yatak görünüyordu. Yani ne yaptıklarını görebiliyordum. Gördüklerim inanılmazdı. İkisi de çırılçıplaktı. Annem plastik siki tutmuş Zarife Ablanın amına sokup çıkartıyordu. Zarife Abla yatağın üstüne çıkmış, elleri ve dizlerinin üzerindeydi. Kocaman sik nerdeyse boydan boya amına girip çıkıyordu. Annem taşak kısmından tutmuştu siki. Zarife Ablanın kararmış ve biraz kıllı amı her seferinde açılıp genişliyor ve siki alıyordu içine. Zarife Ablanın iniltilerine, güçlü nefes alışverişleri karışıyordu. Annem siki döndüre döndüre sokup çıkardıkça Zarife Abla keyiften zıplıyordu sanki. Anneminkiler gibi büyük ama daha da sarkmış olan memeleri hareketleri ile birlikte oynayıp duruyordu sürekli.

    Annem bazen hızlı bazen yavaş yavaş siki sokup çıkarıyor, bu işi nasıl yapacağını iyi biliyordu. Bazen siki amında birkaç saniye boyunca tutup yavaşça çekiyor, sonra da hızlı hızlı sokuyor ve çekiyordu. Zarife Ablanın beyaz ve kocaman götünün yanakları sarsılıyordu amına girip çıkan plastik sik nedeniyle.

    İlginç olan, o kocaman sikin taşak kısmına kadar amına girmesiydi. Hatta bir ara annem en altından tuttu siki ve o şekilde soktu amına. Zarife Ablanın, “Uhhh, anammm, ahhhh, gızzz bu neee?” diye iniltili sesleri geldi bu anda. Kızının boyadığı kahverengi uzun saçlarını geriye atınca yüzünün terden ıslanıp kızardığını gördüm. Sikin ten rengi üzerinde ıslaklığın verdiği koyuluk gözüme ilişti. Zarife Ablanın kocaman amının sıvısı sike bulaşmıştı.

    İkisi de beni göremezlerdi, o yüzden rahattım. Ama benim onları dikizlediğimden habersizlerdi. Birkaç dakikanın sonunda Zarife Ablanın hırıltılı ve boğuk sesleri daha da arttı. Sanki gücü, enerjisi tükenmiş gibi kendini yatağın üstüne bırakırken, annem siki amından çıkardı. Sik annemin beyaz, dolgun elinde sallanıyordu şimdi.

    Zarife Abla, “Uhhhh, ayyy!” sesleri eşliğinde saçlarını topladı arkada. Yatakta sırt üstü uzanmış anneme bakıyordu. Annem sik elinde olduğu halde yanına uzandı. Memelerinin üzerinde gezdirdi bir süre, amına sürttü, ardından da kafasını ağzına soktu şaşkın bakışlarım arasında. Siki ağzına sokup çıkartıyor, emiyordu. Zarife Abla ise bir taraftan memelerini bir taraftan amını okşayıp duruyordu.

    Bir süre sonra annem kalktı, sik şimdi Zarife Ablanın elindeydi. Annem pencere ile yatağın arasında duran çekmecenin üzerinden bir şey aldı. Siyah renkli, uzun kayışları olan bir şeydi tuttuğu. Önünde üçgene benzeyen ve ortasında halka olan bir parça vardı. Zarife Abla siki uzatınca annem kayışları çekip gevşek bıraktı. Siki ortadaki halkanın içine soktu. Taşak kısmı halkanın içinde kalmıştı. Ağzım açık halde sikin takılı olduğu şeyi bir külot gibi giymesini, kayışları daraltmasını izledim.

    Plastik sik şimdi annemin önünde sallanıyordu…

    erotik h erotik hikaye hikayeleri sex müstehcen hikayeler seka hikayeleri sex anıları sex hikayelerim sex hikayelri sexi hikayesi sexk hikayesi sexs hikayeleri erotik