Author: admin

  • Karısını Siktim Ama Benim Suçum Var mı

    Karısını Siktim Ama Benim Suçum Var mı

    Merhaba 31’ci arkadaşlar. Benim suçum var mı, okuyunca karar verin. Ben Erol, 45 yaşımda dul ve yalnız yaşayan bir adamım. Karısını siktiğim Kemal abi ise 60 yaşında bir adam, çocukluğum ellerinde geçti sayılır. Cimri, tutucu, geveze bir adam. Hele hele içkiliyken kimsenin konuşma şansı yoktur. Çok asabi bir adamdır. Karısı 50’sinde var, ama çok güzel, taş gibi bir kadın, uzun boylu, bebek gibi, dolgun dik gögüslere, pürüzsüz vücuda, yuvarlak iri kalçalara, uzun sütün gibi bacaklara sahip bir kadın. Kemal abi benim yalnız olduğumu ve akşamları içki içtiğimi bildiğinden, canı içki istesin, çenesi düşsün gelir benim eve. Sanki benim ev meyhane! 1-2 duble de içsin, artık o gidene kadar dinle onu. Birgün olsun bana gelirken bir ufak rakı alıp gelmez. Ben nezaman onun evine gitsem, “Evde rakı yok Erolum, al gel de içelim!” der, kendisi alamaz sanki, cimri herif!

    O gün de ben yine evimde içiyorum, adam sanki rakının kokusunu alıyor, geldi hemen oturdu çilingir soframa. Birkaç duble içtik, bu başladı kadınlardan, kızlardan, saunalardan falan bahsetmeye, “Böyle yerler varmış, sen biliyorsundur, kadınlar çalışıyormuş!” diye. Beni mi deniyor bu? İlk defa böyle konuşuyordu. “Bilmiyorum abi!” dedim. “Nasıl bilmezsin? Dul adamsın, ne yapıyorsun? Sen bilmezsen kim bilir?” dedi. Aslında saunada takıldığım bir kadın var, ama söylemedim. Neyse rakımız bitti, bu yine başladı, “Biliyormusun, bilmiyormusun? Yoksa ben çıkıp gidip arayıp bulacağım! Yıllardır aynı kadın, aynı am, bıktım!” dedi. Buna, “Dur abi…” dedim ve saunada takıldığım Burcuya telefon ettim, müsait olup olmadığını sordum. Burcu ne olduğunu sorunca, “Bir abiyle geleceğiz, ona bir bayan ayarlarmısın?” dedim. “Ayarlayıp seni arayayım!” dedi. 15-20 dakika sonra Burcu aradı, ayarlamış. Bindik benim arabaya, saunaya gittik. Burcu bir bayan ayarlamış bizim ayıya, yeme de yanında yat! Tek kelimeyle mühtişti! Ne şanslı adam, Burcudan bile çok çok güzel bir kadın!

    Burcu tanıştırdı bizleri. Odalarımıza geçtik. Burcu bana önce masaj yaptı, sonra güzel bir sikiştik ve kalkıp banyomuzu yapıp salona geçtik, ben Kemalin çıkmasını bekliyorum. Burcu, “Seninkinin işi çok uzun sürdü, adam hem yaşlı, hem içkili!” dedi. Ben Burcuyla konuşurken, Kemalin girdiği kadın çıkıp yanımıza geldi ve bana, “Burcu seni bana anlattı, yazık, sen böyle ayılarla gezme!” dedi. Benim ilk aklıma gelen şey, Kemal kadının parasını kesmiştir oldu, cimridir çünkü. Ne olduğunu sordum. Kadın da, “Burcunun sana yaptığı gibi, ben de ona hizmet sunmak istedim, önce masajını yaptım, sonra sevişelim dedim, yok dedi, fantazi yapalım dedim, yok dedi, oral anal yapalım dedim, yok dedi! Adam tutturdu direkt hak çukuru diye, gitsin anasının hak çukuruna! Vermedim, haberin olsun!” dedi. “Nerede şimdi?” dedim. “Ne yaptıysa, banyo yapıyor!” dedi. O sırada Kemal de giyinip geldi, “Hadi gidelim Erol!” dedi. Çıktık, binip arabaya gittik. Yol boyunca hiç yorum yapmadık. Bunu evinin önüne bırakınca bana, “Aman Erol kimse duymasın, rezil oluruz!” diye tembihledi. Ben de onayladım ve evime gittim.

    Sabah merak ettim, Kemale telefon açtım. Kemal erkenden çıkmış gitmiş evden, telefonu karısı açtı ve “Erol nerdesin? Çabuk bize gel!” dedi. “Ne oldu abla?” dedim, “Telefonda olmaz, bize gel!” dedi, kapadı telefonu. Ulan akşam gitti karısını mı dövdü yoksa? diye düşündüm. Keşke öyle birşey falan olsaydı, çok daha kötü şeyler oldu diye korktum. Neyse, merakla evine gittim. Karısı gecelikle kapıyı açtı, salona geçtik. Ben hemen, “Ne oldu abla?” diye sordum. Karısı başladı, “Sen ne şerefsizsin ulan Erol!” diye. Karısı bana hiç böyle konuşmazdı, durmadan bana hakaretler küfürler ediyor. Ben tekrar ne olduğunu sorunca, “Bak Erol, sen yalnızsın, kadına kıza gidersin, normaldir, ama benim kocamı neden ayartıp götürüyorsun pezevenk!” dedi. Ben afallamıştım, “Ne kadını kızı abla?” dedim. Karısı da, “Akşam nerdeydiniz ulan?!?” dedi. “Evde içtik abla!” dedim. “Erol bana yalan söyleme ulan!” dedi. “Ya neden yalan söyleyeyim abla? Nerden duydun öyle şeyleri?” dedim. “Nerden mi? Kemal gece geldi, uyuyordum, beni kaldırdı, sen de kadınmısın, ne kadınlar var, neler yapıyorlar, diye bana hakaret etmeye başladı. Ne kadını falan diye sordum, Akşam Erol ile saunaya gittik! deyince sesimi kestim, karşı gelsem dayak yiyeceğimi biliyordum!” dedi.

    Şok olmuştum, ulan Kemal abi, bu da söylenir mi, hemde karısına, bu kadar gevezelik olmaz, pes yani! Neyse, karısı bana bunları anlatıp, hesap sorarken dayanamadım, “Orada dur bakalım abla! Ben değil, senin kocan saunaya gitmek istedi!” dedim ve olanları olduğu gibi anlattım ve “Ben de, kocan yalnız gidip te sağa sola parasını kaptırmasın diye, bildiğim yere götürdüm!” dedim. “Kaç para verdiniz orospulara?” dedi hemen. Cimrinin karısı da cimri olur! Kaç para verdiğimizi söyledim. “O parayı bana vermez ayı, ama elin oruspularına verir!” dedi. “Korkma abla, parayı verdi ama karıya birşey yapamadı!” dedim. “Nerden biliyorsun? Beraber mi siktiniz orospuyu?” deyince, girdiği kadının anlatıklarını anlattım. Bu hemen, “Ayı evdeki karıyı halleti de, birde oruspuları sikmek mi kaldı?!?” dedi. “Yaa? Halledemiyor mu?” dedim. “Nasıl halledecek? 60 yaşında adam, siki mi kalkıyor sanki!” dedi. Kızgınlığı biraz geçmişti. Benim (Burcuyla) neler yaptığımı sordu, “Sen bari iyi siktin mi karıyı?” dedi…

    Ben detaya girmeden, (Burcuyla) yaptıklarımı anlatmaya başladım, ama bana detayları da anlatmam için ısrar etti. Ben de anlattım. Bunları konuşurken benim yarak kazık gibi oldu. Kemalin karısı oturduğumuz koltukta bana iyice yaklaştı, elini bacağıma koydu, sikime doğru okşamaya başladı. Karı resmen kaşınıyor! Ben de onun geceliğinin üstünden bacaklarını okşamaya başladım. Onu öpmek isteyince, önce nazlandı, ama ok yaydan çıkmıştı, benim vazgeçmeye hiç niyetim yoktu. Bunu öperek halının üstüne yatırdım. Önce dolgun gögüslerini emmeye başladım, sırayla emiyordum. Uçları fındık gibi olmuştu. İnliyordu. Bunun geceliğinin altından külotunu çıkarmak isteyince, önce bacaklarını sıkıştırdı, çırpındı. Ben ne yapıp edip bunun kırmızı külotunu çıkardım. Karı yaşına başına bakmadan Tanga giymiş. Tangasını burnuma götürüp kokladım, mis gibi amcık kokuyordu külodu…

    Elini iki bacağının arasına sıkıştırdı, amını kapatıyordu. Ben amını açmaya uğraştıkça, “Erol olmaz, yapma!” diyordu. Ben dinlemiyorum tabii, zorla bunun elini çektim, bacaklarını açtım, yumuldum amına. Amını biraz yalayınca bu gevşedi, zevkten inlemeye başladı. Hemen yarağımı çıkarıp geçirdim amına. Bu, “Oooy! Ne sert yarağın var Erolum!” diyordu. Bunun amına girdikçe, bu inliyordu, “Ooh ooh bas, dibime kadar girsin, çıkarma!” diyordu. Ben bunun amını yarım saat kadar siktim ve ikimiz de doruğa çıktık, ben amına boşaldım.

    Kısa bir sessizlikten sonra, “Mahvettin beni, kalk üstümden, yıkanayım!” dedi. Üstünden kalktım. Bu banyoya giderken kalçalarına baktım, ulan ne güzel beyaz kalçları vardı. Banyoda bunu ne yapıp edip götten sikmeliydim. Ben de banyoya girdim. “Burda da mı yalnız bırakmıyacaksın?” dedi. “Beraber yıkanalım!” dedim, girdim duşun altına. O beni sabunladı, ben onun her yerini sabunladım. Bunun arkasına geçip götünü de sabunlayınca, bu irkildi ve “Ne yapıyorsun Erol?” dedi. “Ne yaptığımı görürsün şimdi!” dedim ve kasıklarından tutup götüne geçirdim yarağımı. “Aaah, Erol, ıııh, yırttın götümü, çıkar ne olur!” diye bağırmaya başladı. “Dur bağırma orospu, az kaldı!” deyip pompalıyordum. Bu acıdan inliyor, ellerimi tutuyor, ben köklüyorum. Götü amından çok daha dardı, çok geçmeden götüne boşaldım…

    Banyodan çıktıktan sonra bana, canım nezaman isterse kendisini sikebileceğimi söyleyip, karşılığında da bundan sonra bir daha saunalara falan gitmeyeceğime dair söz verdirdi.

    Şimdi soruyorum size, bende suç var mı?

    erotik h komşumuzu siktim köylü kızı seks hikayeleri küçük kardeş porno hikayeleri liseli sex hikayesi oku modern seks sex ensest porno sex porn hikaye
  • Tatilde Kocamı Dövmeci Gençle Aldattım

    Tatilde Kocamı Dövmeci Gençle Aldattım

    Merhaba. Adım Ecem, 26 yaşındayım ve evliyim. Oldukça alımlı bir kadınım, 1.70 boyunda, 60 kg ağırlığındayım. Kocam her konuda sadece kendini düşünen birisidir, sekste de öyle, hemen boşalır, döner arkasını yatar uyur. 5 yıldır evliyiz, ama kocam bana ne bir ilgi gösterir, ne de doğru dürüst bir seks hayatımız var. Anlayacağınız çok monoton bir hayat geçiriyordum. Herneyse, bundan 2 sene önce kocamla Antalya’ya tatile gittik. Otelde o bensiz eğleniyor, yüzüyor, ben onsuz yüzüyorum, kafama göre takılıyorum. Yakışıklı erkek görünce dayanamam, hemen bakarım, baştan aşağıya süzerim. Onlar da bana bakar.

    Tatilimizin 3. gününde otelin kuaförüne gittim. Kuaförde Dövme de yapıyorlardı. Orda çalışan genç çok yakışıklıydı. Ayak bileğime dövme yaptırmak istediğimi söyledim. Genç, “Yoğunum, bekler misin?” dedi. “Tabi, acelem yok!” dedim. O iş yaparken sürekli onu izliyordum. Hareketleri, konuşması ve mimikleri çok hoşuma gitmişti. Onu süzdüğümü farketti ve gülümsedi. Daha sonra işi bitince, “Gelin, buyrun!” dedi. Yanına gittiğimde, “Ben Emre!” dedi, elini uzattı. Ne zamandır ordaydım ve kimseye elini uzatıp adını söylememişti 🙂 “Ben de Ecem!” dedim. “Buyrun oturun!” dedi. Sandalyeye oturdum, o ise tabureye. Bana bir katalog verdi gitti, yaptıracağım Dövmeyi seçmem için.

    Ben yaptıracağım Dövmeyi seçerken yanıma geldi, “Yunus balığı yapabilirim size, ne dersiniz?” dedi. Ben de çok bunalmıştım zaten, seçememiştim birtürlü, “Güzel olur, tamam!” dedim ve içeri geçtik. İçerde kimse yoktu. Bana sorular soruyordu, bilirsinz kuaförleri meraklı olurlar. “Evli misin?” dedi. Yüzüğüme bakarak güldüm, parmağımı gösterdim. “O yanındaki beyaz saçlı kocan mı?” dedi. Kocam benden 10 yaş büyük ve saçları gridir. “Evet!” dedim. “Beni yanlış anlama ama, hiç yakışmıyorsunuz!” dedi. Şaşırdım. “Olabilir, kocam çok iyi bir insandır, iyiki onunla evlenmişim!” dedim. Oysa herzaman şikayet ederim, neden bu adamla evlendim diye, ama orda öyle dedim. Ve sorular devam ediyordu…

    Sonra dizine havlu koydu, “Ayağını koy üstüne!” dedi. Ayağımı koydum dizinin üstüne. Ayağımı tuttuğunda içim çok kötü oldu. Ayağıma baktı, okşar gibi elini sürdü, bana baktı ve gülümseyerek, “Çok güzel ayakların, tırnakların ve ojelerin var!” dedi. “Teşekkür ederim!” dedim. Ayağımı kaldırıp öptüğünde çok şaşırdım. Sonra ayağımı indirdi ve yarağının üstüne koydu. İçimden bu ne cesaret dedim, ama sesim de çıkmıyordu. Bana, “Çok güzelsin! Çok sexysin!” falan diye iltifatlar ediyordu, ki o sıra müşterileri geldi. Ayağa kalkamadı, çünkü yarağı kalkmıştı. Ben güldüm. “Şu an işim var, pardon…” dedi müşterileri gönderdi. “Neden gönderdin, baksaydın müşterilerine?” dedim. Bana kalkmış yarağını göstererek, “Onu çok etkiledin sexy kadın, o yüzden kalkamadım!” dedi. Ben yine güldüm.

    Neyse, yaptığı Dövme bitmişti. “1 saat sonra yıkanacak, 1 saat sonra gel yıkayayım!” dedi. Saate baktım, saat 24:00’ü geçiyordu, “Gelemem, geç oldu, kocam uyumuştur, ben kendim yıkarım…” dedim. Ama o kendinden emin bir şekilde, “Bekleyeceğim Ecem, 1 saat sonra ben yıkamak istiyorum!” dedi. Çok hoşuma gitti bana böyle konuşması. Kocam bana hiç böyle konuşmazdı, pısırıktı. Oysa ben sert ve ukela erkeklere bayılırım. Erkek dediğin maço olacak, dediğim dedik olacak, yönetecek kadınını. Benim kocam bunu yapamıyordu. Ama yine de onu aldatmak aklıma bile gelmezdi… Dövmenin parasını verip, teşekkür ettim ve çıktım ordan. Odamıza gittim.

    Kocam çoktan yatmış uyumuştu. Nerde kaldığım, ne yaptığım adamın hiç umrunda bile değildi. Odanın içinde biraz gezeledim, vakit geçirdim, 1 saatin geçmesini bekledim. Ayağımı yıkayıp yatacaktım. Ama son anda, bir anlık bir dürtüyle çıktım odadan ve Emre’nin yanına gittim. Beni görünce güldü ve “Gel bakalım ayağın nasıl oldu, yıkayalım!” dedi. Kuaförde yıkamak için yer vardı. “Burda mı yıkamamı istersin, odada mı?” dedi. Bir anda, “Odada!” dedim. “Tamam küçük hanım, gel bakalım!” dedi ve üst kata çıktık, direk banyoya girdik. Üzerimde mini kot etek vardı, gözlerimin içine bakarak bana yapıştı ve eteğimin düğmesini çözdü. Okadar tatlıydı ki mimikleri, beni deli ediyordu.

    Ayaklarıma eğildi ve yıkamaya başladı. Öyle güzel, okşayarak yıkıyordu ki ayağımı, sanki içime sokuyordu parmağını, öylesine zevk alıyordum. Sonra kalktı ve “Tamam çok güzel oldu, bak!” dedi. “Teşekkür ederim, çok beğendim!” dedim. “Başka yerine, mesela kalçana da Dövme yapmamı ister misin?” dedi. “Delisin sen!” dedim güldüm. Saçımdan tuttu ve beni önünde çöktürdü, fermuarını indirdi, yarağını çıkardı yalamam için. Aldım elime yarağını, okşadım önce, taşaklarını ve yarağının başını yaladım. Kocamınkini de yaladığım için tecrübeliyimdir…

    Sonra beni ayağa kaldırdı ve üstümü çıkardı. Ardından kendisi de soyundu. Çıplaktık ikimiz de. Duvara yasladı beni ve öpüştük. “Seni bu gece bırakmayacağım, sexy kadınım!” dedi. Deli oldum bu lafa ve şehvetli bir şekilde öptüm onu. Sonra elinden tutup yatağa götürdüm ve “Bu gece seninim, ne istersen yap!” dedim. Beni yatağa yatırıp, amımı yaladı delice, beni orgazm edene kadar. Sonra “Domal!” dedi. Domaldım. Götüme tükürdü ve yarağını birden sokmak istediğinde bağırdım. Bana, “Sus! Kölemsin, ben ne istersem o olur!” dedi. Ben, “Yapma, çok acıyor!” dedim. “Kocan hiç mi sikmedi bu götü?” dedi. “O amımı doğru düzgün sikemiyor ki, götümü siksin!” dedim. Güldü, “Tamam!” dedi, amıma girdi.

    Yarım saatten fazla sikti amımı. Sonra parmak sokarak götümü alıştırdı ve götüme de girdi. Yoktu böyle bir zevk. Boşalacağı zaman götümden çıktı ve sırtıma boşaldı. Dölleri taa enseme, saçlarıma kadar geldi. Banyoya girdik, yıkadı beni, saçlarımı. İtiraf etti, beni ilk gördüğünde bana aşık olmuştu, bırakmak istemiyordu. Doğrusu ben de ona aşık olmuştum. Onunla tenlerimiz, espiri anlayışımız falan, herşeyimiz okadar güzel uymuştu ki, birbirimizden vazgeçmek çok zordu. Onunla bir iki saatlik birlikteliğimizde, kocamın yapmadığı herşeyi yaptı bana. Kocam bunu kendi istedi, birkez bile benim saçımı okşamadı, birkez bile benimle güzel seks yaşamadı.

    Şuan 2 yıl oldu, Emre’yle halen görüşüyorum. O Antalya’da, ben İzmir’deyim. Aramızda mesafe var, ama okadar büyük sevgi, aşk oluştu ki, bırakamıyoruz birbirimizi. Kocamla boşanma aşamasına geldik, evde abim gibi olmuştu artık. Ne olursa olsun, sevmediğiniz sizi mutlu edemeyen bir insanın yanında daha fazla kalmayın, hayat çok kısa 🙂

    ablamla sex baldiza tecavuz hikayeleri bölümlü sex hikayeleri family sex hikayeleri harika sex hikayeleri karımın sikicisi seks hikayeleri zorla srx hikayesi
  • Görümcem ve Sikicisi

    Görümcem ve Sikicisi

    Kocam telefon ettiğinde banyoda duştaydım. Telefonun çalan zilini duyar duymaz duşun altından çıkıp, havluyu ıslak vücuduma sarıp acele koştum. Telefon alıcısını kulağıma aldığımda havluyla kurulanmaya çalışıyordum bir yandan da. Kocam, “Hayatım, Ankara’dan arıyorum!” dedi direkt olarak. Şaşırdım, “Ankara mı? Nasıl yani? Nerden çıktı şimdi bu? Daha önce bahsetmemiştin…” dedim. “Acil iş çıktı, şirketin bir sorunu vardı, koşuşturmaktan seni arayamadım bile, kusura bakma ne olur… Uçaktan yeni indik, hemen seni aradım!” dedi. Arka planda hava alanının bildik gürültüsü, anons sesleri yankılanıyordu.

    Biz demesi dikkatimi çekti, “İndik derken? Kim var yanında? Şırfıntı sekreterinle mi gittin oraya yoksa?” dedim. “Aşkım, yine gereksiz kıskançlıklara başlama… Sana sonra anlatırım uzun uzun… Ben kapatıyorum. Semra’yı arayayım, bu gece sana gelsin, yalnız kalma!” dedi. Elimde ötüp duran telefona bakakaldım. Kan beynime hücum ediyordu. Kocam yanında o şırfıntı, seksi sekreteriyle beraber Ankara’daydı ve benim elimden bir şey gelmiyordu.

    Holdeki boy aynasına ilişti gözüm. Uzun sarı saçlarım ıslak tenime yapışmış, su damlacıkları vücudumda yol bularak aşağılara doğru iniyordu. İri göğüslerim, incecik belim, kalçalarım, uzun bacaklarım… Bir haftalık rahatsızlıktan sonra bu akşam seks perhizini bozmanın, kocamla sevişme planlarımın heyecanıyla temizleyip pırıl pırıl yaptığım amım…

    Aklım kocama gitti yine. Bir hafta o minik sikini bana sokamadı diye, yine o aptal sarışınla yatağa mı girdi yoksa bu adam? Gözümün önüne otel lobisinde oturan kocamla sekreteri geldi. Odaya beraber çıkmaları. Asansör. Ayrı oda mı tuttular? Geceyi aynı odada mı geçirecekler? Oda servisine şampanya siparişi verir mi? Bayılır böyle jestlere zampara herif! Para bok gibi tabi! 12 santimlik sikinin açığını böyle şeylerle kapatmayı sever.

    Öfkeyle telefonu koltuğun üzerine fırlattım. Ne yapacaktım ben bu herifle? Ayrılmayı istedim, yapamadım. Bana sağladığı lüks, güzel yaşamı bırakamadım bir türlü. Ne yapabilirdim? İlk beni aldattığını öğrendiğimde öyle tartıştık ki. Boşanmak istediğimde, beni şirketin avukatları sayesinde dımdızlak ortada bırakmakla tehdit etti. Eski, parasız, zibidi günlerime geri mi dönecektim? Mecburen kalmak, herşeyi bile bile yutmak zorunda kaldım.

    Artık karısı olmak bir görev, bir iş gibi geliyordu bana. Altına yatıyor, küçük sikiyle işini görmesini bekliyordum bacaklarım açık. Hırıltılarla boşalıp yana devrildiğinde, bana bakmasına aldırmadan klitorisimi okşaya okşaya kendimi tatmin ediyordum. Kocamın yanında, aşk yatağımızda ben kıvrıla kıvrıla orgazm olurken, o da utanmadan, sikini okşayarak beni izliyordu genelde.

    Ben bunları düşünürken kapının zili çaldı. Havluyu göğsüme sarıp kapıya gittim. Semra gelmişti. Kocamın kız kardeşi, görümcem. 22 yaşındaydı. O da abisi gibi zamparanın tekiydi. Küçük yaşına rağmen kırmadığı fındık kalmamıştı orospunun. Kısacık boyuyla, seksi giyimi, kıvrımlı vücuduyla yanında hep başka başka erkeklerle görürdüm. Bir tanıştırdığı oğlanı, bir daha göremezdim. Aslında severdim görümcemi. Dert ortağımdı. Abisinin yaptıklarını yana yakıla anlatırdım, o da bana sevgililerinden yediği kazıkları anlatır, dertleşirdik.

    İçeri aldım, o otururken ben de giyindim. Beraber çıktık, akşama kadar alışveriş yaptık, kafelerde oturduk, gezdik. Akşam yemeğimizi, dışarıda güzel bir restoranda yedikten sonra eve geldik. Soyunup dökündük, geceliklerimizi giyip benim yatak odasında, yatağın üzerinde oturup sohbet etmeye başladık. Yemekte aldığımız birer kadeh şarap kesmemişti, yenisini açtım, ellerimizde kadehlerimizle yatağa serilmiştik.

    Son sevgilisini anlatıyordu yana yakıla. Benim aklım kocamın yediği haltlarda, yarım kulakla dinliyordum onu. Bir şey yüzünden kavga mı etmişler, küsmüşler mi, ağlaya ağlaya anlatıp duruyor, kadehleri arka arkaya deviriyordu üzüntüsünden. “Ne isterse verdim. Ne isterse yaptım. Beyimizin canı sevişmek istedi, gece demedim yanına gittim. Paraya sıkışmış, çıkarıp verdim. Ama ufacık bir şey için beni kırıyor, üzüyor, kavga ediyor Aylin! Ben ne yapayım bu adamla?” diye dert yanıyordu. Bu arada dördüncü kadehi doldurdu.

    “Ayrıl sen de!” diye akıl verdim, “Sırtında yumurta küfesi yok ya? Bırak gitsin. Başkasını bulursun. Bu kadar üzülmene gerek yok ki!” dedim. “Ahhh, ahh! Ayrılamam ki yenge!” dedi. “Neden kızım, siktiri çek gitsin, bu kadar basit!” dedim. “Öyle deme, onsuz yapamam ben!” dedi. “Neden? Ne özelliği var bu zibidinin?” dedim. “Ah yenge, sorma! Anlattırma bana nelerinin olduğunu!” dedi. “Anlatsana kız, merak ettirdin beni şimdi!” dedim. “Yaaa, yatakta müthiş bu herif Aylin! Öyle bir sevişiyor ki, öyle bir doyuruyor ki! Bu kadar sevgili değiştirdim, bunun gibisini görmedim. Sırım gibi! Hele aletini görme! Nah bu kadar!” dedi, dirseğini kıvırmış, boylu boyunca gösteriyor, kalınlığını anlatırken bileğini işaret ediyordu.

    Bir anda ilgimi çekmişti konu. Gözümde canlandırmaya çalıştım. Pørnølardaki Zenciler geldi gözümün önüne. Beyaz sarışınların amına, ağzına girip çıkan, almakta zorluk çektikleri kocaman, kara yarakları. Yutkundum, “Offf! Hadi yaa? Gerçekten mi?” diyebildim. “Sana yemin ederim. Akşam başlıyor, nerdeyse sabaha kadar bırakmıyor coştuğu zaman. Canımı çıkarıyor. Üç gün kendime gelemiyorum. Turşu gibi dolaşıyorum ortalıklarda. Ne önüm kalıyor, ne arkam. Darmadağın ediyor!” dedi. “Tamam tamam, anlatma! Vazgeçtim! Zaten dertli olduğumu, yaralı olduğumu biliyorsun, bir de bunları anlatıyorsun ballandıra ballandıra!” dedim.

    “Ya, kusura bakma Aylincim. Senin yanında anlatıyorum bunları, ama çok dertliyim yaa! Kendi derdimden senin derdini unutmuşum. Abimin seni aç bıraktığını, doyuramadığını… Ne oldu, sana aldığım hediye iş görmüyor mu?” dedi. Bana aldığı Vibratörden bahsediyordu. Yine böyle içki alıp dertleştiğimiz bir akşam ona her şeyi anlatmıştım. Abisinin sikinin küçüklüğünü, doyuramadığını, çok seyrek seks yaptığımızı, onun da 5 dakikada bittiğini. Kızcağız üzülmüş, ertesi günü elinde bir paketle çıkıp gelmişti. Paketi merakla açtığımda içinden 25 santimlik, damarlı, kocaman bir titreşimli vibratör çıkmıştı. Kızarıp iade etmek isteyince de, paketi bırakıp gitmişti. O günden beri o vibratörle idare etmeye çalışıyordum.

    “Vibratör iş görüyor, merak etme!” dedim gülümseyerek. Yalnız gecelerimde içimde titreşen koca aletin verdiği zevk geldi aklıma, uzandığım yerde gerindim. O kasıklarımdaki karıncalanma hissini duydum yine. Semra da başını eline dayamış, yattığı yerde beni izliyordu. O da gülerek, “Evet, görüyorum, seni iyi doyuruyor galiba?” dedi hınzırca. “Ama canlısının yerini tutmaz ki kızım! Sadece içime girip çıkıyor. Hani içime girerken beni ezecek erkek? Hani beri sarıp okşayacak kollar? Dilleyecek diller?” dedim sıkıntıyla.

    “Doğru söylüyorsun. Gerçek erkeğin yerini tutar mı hiç? Hele benimkinin! Ahmet’im burada olsaydı şimdi… Sarsaydı, altında ezseydi beni… Amıma gömseydi o aletini…” dedi. Dudaklarını büzmüş, yine sevgilisi aklına gelmiş, gözünden pıtır pıtır yaş dökülmeye başlamıştı. Alkolün de verdiği etkiyle ağlıyordu baya. Dayanamadım, uzanıp sarıldım, teselli etmeye çalıştm. Başını kucağıma koydu, hem ağlıyor, hem bacaklarımı okşuyordu. Eline vurdum, “Yapma canım! Lezbiyenlik huyum yok biliyorsun!” dedim. Gözünün yaşıyla güldü, “Ah, bilsen neler kaçırıyorsun Aylin bu güzel vücudunla!” dedi. “Deli kız, bırak şimdi bunu. Daldan dala atlıyorsun. Gel şu Ahmet’i arayalım, çağır buraya, konuşalım, aranızdaki sorunu çözelim, ne dersin?” dedim.

    “Gelmez ki! Telefonuma cevap bile vermiyor. Konuşmuyor benimle!” dedi. “Dur sen, ben arayayım. Numaramı bilmiyor, açmamazlık yapmaz!” dedim. “Arama şunu! Götü kalkacak! Bir sürü hakaret etti bana! Tamam, beni siksin diye ölüyorum ama, arayamam!” dedi. “Ver şu telefon numarasını, karışma gerisine!” dedim. Aradım. Tok bir erkek sesi. Kim olduğumu, neden aradığımı anlattım, gelirse diye evimin adresini verdim ve tarif ettim. Gelmeyeceğini, ısrar etmememi söyledi. Kapattı. Bizimki yine zırlamaya başladı, “Söylemiştim sana! İstemiyor beni artık!” diye. Bir şey diyemedim. Birer kadeh daha doldurdum. Yavaş yavaş içtik konuşmadan.

    Artık gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, kapının zili çaldı. Saate baktım, 24:00’ü geçmiş, bu saatte kim olabilir ki diye düşündüm. Biraz korku, biraz çekingenlikle kapıya gittim. Gözetleme deliğinden baktığımda, kapıda bir adamın durduğunu gördüm. Semra’nın anlattığı kadarıyla bu olsa olsa Ahmet olabilirdi, yani sevgilisi. Heyecanla kapıyı açtım. Telefondaki gibi tok, erkek sesiyle, “Merhaba!” dedi. “Merhaba?” dedim. “Ahmet ben, az önce konuştuk. Semra’yla ilgili. Gelmeyeceğimi söylemiştim ama, dayanamadım, çıkıp geldim!” dedi. Elimi uzattım, tokalaştık. “Memnun oldum. Ben de Aylin!” dedim. “Biliyorum, Semra çok bahsetti sizden!” dedi. “Gelsene içeriye Ahmet, kapıda durma öyle!” dedim.

    Esmer, koyu tenli adamın mavi mavi boncuk gözleri, her an üzerime atlayacakmışcasına benim üstümde, içeriye girdi. Tuhafıma gitti bakışları. Neye bakıyor bu adam böyle derken, gözüm aynaya ilişti. Hay aksi! Gecelikle açmıştım kapıyı. Altımda bir külot vardı sadece. Meme uçlarımın siyahlığı, tanga külodum, mini gecelik eteğinin açıkta bıraktığı bacaklarım. Hepsi meydandaydı. İçeriye seslendim, “Semra, gelsene buraya!” diye. Çıktı geldi. O da benimle aynı durumda, geceliğiyle çıkıp gelivermişti öylesine. Ahmet’i görünce gözleri açıldı şaşkınlıktan. Soğuk bir tavırla, “Hoş geldin Ahmet!” dedi.

    Ben hemen yatak odasına koşup üzerime bir sabahlık geçirdim, geldim. Salona girdiğimde onlar halen karşılıklı bakışıyorlardı. Bakışlarıyla anlaştılar herhalde, Semra bir adım atıp sımsıkı sarıldı oğlana. O da karşılık verdi. Ayakta birbirlerine sarıldılar, kaldılar. Semra’nın minyon yapısının yanında adam dev gibi görünüyordu. Aralarında nerden baksan 50 santim boy farkı vardı. Semra parmak uçlarında yükselerek uzandı, dudakları birleşti. Ahmet de beline sarılarak kendine yapıştırdı kızı, ayakta emişmeye başladılar.

    Beni unutmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Görüşmeyeli epey zaman olmuştu sanırım. Semra’nın göğüsleri adamın göğsünde eziliyor, adamın kocaman elleri belinde, kalçasında dolaşıyordu. Neden sonra ayrıldılar. Ben gülerek, “Madem bu kadar özlediniz, neden ayrı durdunuz bunca zaman?” dedim. Birbirlerine baktılar, elleri ayrılmamıştı. “Hadi oturun, size bir şeyler getireyim, konuşalım. Ne alırsın Ahmet?” dedim. “Siz bilirsiniz, ne varsa, fark etmez!” deyince büfede duran eski Viskiyi alıp birer kadeh doldurdum. Geniş koltuğa yan yana oturan sevgililere uzattım. Karşılarındaki tekli koltuğa geçip oturdum ben de. Onlar hem viskilerini yudumladılar, hem konuştular. Dakikalarca.

    Ahmet konuşup tartışmanın hararetiyle Viskiyi çabuk çabuk içiyordu. İki, üç, dördüncü kadehi doldurduğumda, o da bizimle aynı ayara gelmişti. Semra yatakta içtiğimiz şarabın üzerine ikinci Viski kadehini yuvarlamış, sevgilisinin yanında mutluluktan yanakları, gözleri parlıyor, dili şakıyordu. Ahmet’in kolunun altına girmiş, kene gibi yapışmıştı çocuğa.

    Arada ben de lafa karışıyor, neşelerine ortak oluyordum. Ahmet’i süzüyordum. Sarışın, yakışıklı, uzun boylu, dalyan gibi dedikleri türden bir şeydi. Sarı saçlarını uzatmış, yanık teniyle kızılderili gibi duruyordu. Kirli sakalı, tek kulağında parlayan küpesi, üzerindeki kaliteli gömlek, kot pantolonla harika görünüyordu.

    Semra bir yandan konuşuyor, bir yandan oğlanın tepesine çıkacak gibi sarılıyor, sarmaşıyor, yanaklarını okşuyor, öpüyordu. Ahmet biraz sıkılgan, gözü bende, kulağı Semra’da, onun saldırılarına karşı durmaya çalışıyor gibiydi. En son Semra dudaklarına uzanınca, Ahmet, “Rahat dur kızım! Azmışsın sen iyice! Baksana, Aylin var!” dedi. Semra umursamadı bile, öpmeyi sürdürdü, “Yabancı değil o, halden anlar! Merak etme, seni nasıl özlediğimi, nasıl istediğimi o da biliyor!” dedi. Ahmet kurtulmaya çalışarak, “İyi de, bu kadar…” dedi. Bu sefer ben söze karıştım. Televizyonun kumandasını alarak bir film açtım, “Siz bana bakmayın çocuklar, rahatınıza bakın! Yabancı değilim ya, Film izliyorum ben!” dedim.

    Avizenin kumandasını alıp ışığı da kıstım iyice. Avizenin loş ışığı ve televizyondan gelen ışık kalmıştı salonda. Ahmet ortamın rahatlığını görünce, Semra’nın sarılmalarına karşılık vermeye başlamıştı. Çekingenliği üzerinden atmış, dudaklarıyla kızın dudaklarını örtmüş, kürek gibi elleri vücudunun her tarafında dolaşıyordu. Parmakları mengene gibi kızın etini kıstırınca, Semra’dan, “Ayyy!” diye bir inleme duyuluyor, dudak şapırtıları filmden gelen sesleri bastırıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Şarap ve Viski aşırı rahatlatmıştı sevgilileri. Kendi dünyalarına dalmışlar, beni unutmuşlardı bile.

    Ahmet’in koca ellerinin Semra’nın geceliğinin üstünden memelerini avuçladığını, nefes almak için dudaklarını araladıklarında birbirinin içine girip çıkan, okşayan dillerini gördüm loş ışıkta. Semra memeleri avuçlanınca yine inledi. Hamur gibi yoğuruluyordu diri memeleri. İnlememek mümkün mü o avuçların içinde. Sonra o eller aşağıya indi. Geceliğin eteğinin altından külodunu avuçladı…

    Ne yapacağımı şaşırmıştım. Televizyona bakıyordum, ama hiçbir şey görmüyordum. Bütün duyargalarımla yan tarafta sevişenlere kilitlenmiştim. Yan gözle görebildiğim vücutların sarmaşmaları, kıpırdanışları, kısık inlemeler. İçimde, kasıklarımda ateşler yanmaya başladı. Amımdan sular geliyordu. Çaktırmamaya çalışarak elimi apış arama götürdüm. Amımın dudakları yanıyor, kaşınıyor, ıslanıyordu. Elimi, parmaklarımı bastırdım üstüne, sus der gibi. Ama ne mümkün. Parmaklarım kasıldı, am dudaklarımı sıktım parmaklarımın arasında. Korkunç zevk alıyordum. İstekle yanıyordum. Bacaklarımı sımsıkı kasıp bırakıyor, am dudaklarımı, klitorisimi eziyordum…

    Artık televizyona bakma numarası bile yapamıyordum. Direkt onlara kilitlenmiştim. Sanki canlı pørnø izliyordum. Sadece üzerlerinde giysiler vardı. Ben olmasam içeride, çoktan onları sıyırıp birbirlerine dalmışlardı, eminim. Ben onlara bakarken, Ahmet’in gözlerinin bende olduğunu fark ettim birden. Bir yandan kucağındaki Semra’nın saçlarını kavramış, dudaklarını öpüyor, bir yandan beni izliyordu. Ne yapıyordu bu adam? Neden bana bakıyordu ki? Ama hoşuma gitmişti beni izlemesi. Elimin hareketlerini kesmedim, kendimi okşamaya devam ettim. Şimdi Ahmet’in bakışları üzerimdeyken onları izlemek daha çok tahrik etmişti beni…

    Yavaşça sabahlığımı sıyırdım omuzlarımdan. Geceliğim meydana çıktı. Yakasını parmak uçlarımla araladım. Çıplak memelerim meydana çıktı. Uçları zevkle dikilmişler, sertleşmişlerdi. Koltukta kaykıldım iyice, uzun bacaklarımı araladım. Gözümü Ahmet’ten ayırmıyordum. O da benden. Yaptıklarımı izliyordu. Bir elimi meme ucuma götürürken, diğerini kasıklarıma, bacak arama götürdüm. İçkinin, seks isteğinin verdiği sıcaklık tüm damarlarımda dolaşıyordu. Amımın şiştiğini, kanla dolduğunu hissediyordum. Kendimi okşadım uzun uzun. Külodumun içine soktuğum parmaklarım sularımdan ıslanmıştı. Çıkardım, dudaklarıma götürdüm. Ahmet’e göstere göstere yaladım parmaklarımı, tek tek. Gözleri bana sabitlenmişti. Sanki kucağında yatan Semra’yı değil, beni sikmek üzereydi. Eli kızın külodunun içine dalmıştı. Amını kurcalayıp duruyor, parmaklarını sokuyordu içine…

    Semra boğuk bir sesle, “Ohhh!” diye inledi ve “Aşkım yapma! Beni delirtiyorsun!” dedi. Onun da eli Ahmet’in önünü okşuyor, parmaklarının arasında ovalıyordu. Fermuarını açıp içeriye dalan parmaklar, içerde oynaşıp duruyor, Ahmet’in inlemesine sebep oluyordu.

    Anlaşıldı ki, ben burada oldukça bunlar ilerleyemeyecek, öpüşmekle kalacaklardı. Gözlerim Ahmet’te, yerimden zorlukla doğruldum. Sabahlığı koltukta bırakmıştım. Onu ilk geldiğinde karşıladığım vaziyette, mini şeffaf geceliğimle, yüksek topuklu ev terlikleriyle ayakta durup onlara baktım. Şehvetten buğulanmış bir sesle, “Çocuklar, siz rahat edemiyorsunuz. Ben en iyisi gidip yatayım, siz de rahat rahat sevişin!” dedim. Semra başını çevirip baygın baygın bana baktı. Onun durumu da iyi değildi. “İyi olur valla Aylincim, benim dayanacak halim kalmadı. Ah benim anlayışlı yengecim!” dedi. “Abine söylemek yok tabi bunu yaptığımı. İyi geceler size. Uyuyabilirseniz tabi…” dedim gülmeye çalışarak.

    Aslında hiç gülecek halim yoktu. Gözüm Ahmet’in bacak arasında fermuarı açık kotunun önünü şişiren kabarıklıktaydı. Ne vardı bunun içinde? Nasıl bir şey vardı ki, Semracık onun hasretiyle yanıp tutuşuyor, yokluğundan karalar bağlıyordu? Mutlaka görmeliydim o şeyi. Çıkmak için arkamı dönerken Ahmet’e baktım tekrar. Gözleriyle bir şey işaret ediyordu sanki. Salondan çıktım. Daha doğrusu çıkar gibi yaptım. Yatak odasının kapısını sesli bir şekilde kapatıp açtım, içeri girmeden tekrar salonun kapısına çöreklendim…

    Tam tahmin ettiğim gibiydi. Semra büyük bir açlıkla koltuğun üzerine yatırdığı sevgilisinin üstüne tırmanmış, Koala gibi sarmalamıştı. Ahmet yattığı yerden kendini ona bırakmıştı. Semra erkeğinin üstünde doğruldu, geceliğini telaşla çıkarıp fırlattı. İçinde sütyen olmadığından bir anda sadece külotla kalıvermişti. Memeleri 22 yaşının verdiği dirilikle dimdik karşıyı gösteriyordu. Ellerini Ahmet’in göğsüne dayayıp, külotlu amını kotun önündeki kabarıklığa sürtmeye başladı. Çılgın gibi sürtünüyordu. Telaşlı hareketlerle kalktı, külodunu da çıkardı. Ayakta çırılçıplak duruyordu. Loş ışıkta genç bedeni harika görünüyordu. Eğildi, Ahmet’in üstündeki gömleği çıkardı. Pantolonun kemerini açıp titreyen parmaklarla pantolonu içindeki baksırla beraber sıyırdı yavaş yavaş…

    Gözlerimi dört açmış bekliyordum. Fazla beklemedim. Semra’nın yana yakıla anlatıp durduğu haşmetli sik dimdik ortaya çıkmıştı. Upuzun görünüyordu gözüme. Kocamın ufaklıktan sonra gözüme canavar gibi görünmüştü Ahmet’in koca siki. Offf… Amım sulanıyordu yine. Parmaklarımı daldırıp manzarayı seyretmeye devam ettim. Semra çırılçıplak soyduğu erkeğinin üstüne çıktı yine. Havaya dikili duran sikin üstüne çöktü yavaş yavaş. Semra adamın dev gövdesi ve koca siki üzerinde öyle narin, minicik görünüyordu ki, o koca siki alıp alamayacağını merak ettim bir an. Sonra, alabiliyor ki, sevişip duruyorlar dedim kendi kendime.

    Semra eğildi, sikin kafasını tutup amına dayadı. Yavaş yavaş inmeye başladı. Dudaklarını ısırıyordu. Ahmet aşağıdan belini tuttu, o da bastırarak yardımcı olmaya çalışıyordu. Yavaş yavaş indirdiği kalçaları sikin dibine vardığında derin bir, “Ohhhhh!” çekti Semra. Durdu, fısıltıyla, “Yavaş aşkım! Bekle biraz… Alışsın!” dedi. Ahmet’in umursadığı yoktu. Ellerini başının altında kenetlemiş, sevgilisinin yaptıklarını izliyordu. Semra’nın gözleri kapalı, içindeki sikin büyüklüğünü hazmetmeye çalışıyor, yavaş yavaş kalçalarını oynatıyordu. Ahmet başını yana çevirdi, sanki benim orada olduğumu biliyordu…

    Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona. Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh… Önümde canlı pørnø oynuyor, ben de kendimi tatmin ediyordum…

    Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde. Zorlukla yapıyordu bunu. Ahmet’in koca siki daracık amcığını yara yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi. Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı Ahmet’in sikinin üstünde. Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde. Daha kolay inip kalkıyordu şimdi. Nefes nefese kalmıştı. Durdu, kalkıp siki amından çıkardı. Koltuğa serilip kaldı. Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra kalkıp, Semra’nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz etme hakkı yoktu sanırım.

    Ahmet uzun sikini gövdesinden tutup, sikini Semra’nın ıslak am dudaklarına, klitorisine boylu boyunca sürttü bir süre… Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh… Harika görünüyordu. O klitorisine sert aleti sürttükçe, Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu. Dudaklarını ısırıyordu zevkten. Sonra bir anda tutup önünde sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini. Semra kıvrandı, “Ahhh! Yavaşş aşkım…” dedi acıyla. “Sus orospu! İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana! Sesini çıkarma, seni evire çevire sikicem bu gece!” dedi.

    Gidip gelmeye başladı hoyratça. Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki. Durmuyordu adam. Boşalmaya niyeti yok gibiydi. Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra’nın bir bacağını kaldırdı, boynuna dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra’nın inlemekten sesi kısılmıştı artık…

    Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra’nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu. Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip çıktıkça inliyordu, “Aahhh! Yeter! Yeter artık! Acı bana! Dayanamıyorum!” diye. Ben elim amımda bu inanılmaz sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum…

    Bu kez döndü, Semra’yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça. Semra bir, “Ohhh!” çekmişti. Baygın vaziyetteydi. Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık, “Lütfen aşkım, yalvarıyorum, dayanamam artık, ölmek üzereyim! Yeter!” dye. “Artık istemiyor musun beni tatlım?” diye sordu Ahmet, “Seni sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun. Şimdi sikme diyorsun!” dedi. Semra da, “İçim çok acıyor aşkım! Hiç olmazsa ara verelim. Lütfen!” dedi.

    Ahmet de, “İstersen içerde Aylin var… Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?” dedi. Bunu söylerken bana bakıyordu yine. Semra, “Gelmez ki! Sana anlattım, abim doyuramıyor onu, senin onda biri kadar sikse yeter ona! Ama gelmez!” dedi. Ahmet bana baktı, “Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?” dedi. Semra, “Keşke! Ne istersen yap hayatım! Yeter ki biraz dinleneyim ben! Öldürdün beni! Onu da sik! Biraz mutlu olsun yengem de! O da tadına baksın senin güzel sikinin! Bayram yapsın o da! Ama gelmez!” dedi.

    Ahmet gözümün içine baktı. Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip yavaş adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet’in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü. Yaklaştım. Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet’in kalçaları ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim. Ateş gibi yanıyordu. Okşadım. Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım. Ben de tutup çıkardım geceliği. Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet’in vücuduna sarıldım. Ahmet Semra’nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştı şimdi…

    Öne gittikçe Semra’nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını. Dilimi gezdirdim. Uzun uzun öpüştük. Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni. Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken. Sonra öpüşmeyi bıraktı. Semra’ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu…

    İşte o anda gördü beni. Gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim. O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık. Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun yükünü hafifletecektim ben…

    Semra’nın Lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma. Önlerinde diz çöktüm. Ahmet’in akan zevk sularıyla parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum. Semra bir yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım, durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten, “Ohhh! Çok güzel!” diye inledi…

    Devamını bekliyordu şimdi. Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor, inlettiriyordu kızı. İlk defa yapıyordum bunu, ilk Lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin amını ellemek, ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı…

    İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra’nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma. Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra’nın amında. Altta Ahmet’in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı. Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan taşaklarında gezdirdim dilimin ucunu. Sonra aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Taşaklarını, damarlı sikini, Semra’nın şişmiş am dudaklarını, klitorisini yaladım. Hangisini yalasam, ondan bir, “Ohhhh!” inlemesi duyuyordum. Elimi amıma götürdüm, bir yandan yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı Semra’nın klitorisine gömdüm iyice. Emmeye başladım. Somura somura emiyordum…

    Semra feryat etmeye başlamıştı, “Offf! Aylin… Ne yapıyorsun bana! Çok güzel! Yala! Yala!” diye inliyor, Ahmet’in kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle memesinin birini avuçlamış eziyordu. Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya, orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti. Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa yatırdı kızı. Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu. Bitmişti…

    Ahmet bitmemişti ama. Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi halen boşalmamıştı. Bana dönerek, o sikici erkek sesiyle, “Ne dersin? Sen de ister misin bunu?” diye sordu. Eliyle Semra’nın amından çıkan ıslak sikini kavramış, bana gösteriyordu. Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel görünüyordu ki. Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca taşaklarla abide gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım…

    Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı, “İster tabi aşkım, istemez olur mu? Hele tadını bir alsın, her zaman ister!” dedi. Ahmet güldü bunu duyunca. Sonra bana, “Dokunmak ister misin? Çekinme! Elini uzat!” dedi. Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı sanki. Geri çektim elimi. Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum, ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim…

    “Okşasana biraz! İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı!” dedi. Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı. Ahmet, “Ohhh! O dilini gösterme bana, deli ediyorsun beni! Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor!” diyerek eğildi, hırsla saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride. Öyle güzel öpüyordu ki, başım dönüyordu. Dakikalarca öpüştük…

    Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini geriye attı. Anlamıştım ne istediğini. Burnumun ucunda duruyordu güzel siki. Başını öptüm önce. Dudaklarımı gezdirdim şapkasının kenarlarında. Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki. Ahmet, “Güzell! Şimdi de biraz yalar mısın lütfen?” dedi boğuklaşan sesiyle. İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum. “Tükür lütfen, ıslansın!” dedi. Tükürdüm ben de. Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç. Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde. Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım. Şapkasını, gövdesini, her yerini…

    “Şimdi taşaklarımı!” talimatı geldi. Aşağıya indim. Dilimi taşaklarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup geriye çekti başımı. Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum. Tekrar doğrulup, oturduğu yerde kendine çekti, tekrar öptü beni. Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı. Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı…

    Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı sarıldım boynuna. Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup, sikini tuttu, hedefine nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen, koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma girmekte zorluk çekiyordu. İnledim, “Ihhhh! Yavaş! N’olur! Sikin çok büyük, alışkın değilim!” diye. “Merak etme canım, alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım!” dedi.

    Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi, ilerledi… Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, am dudaklarımın, amımın iç duvarlarının zorlandığını, gerildiğini hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki… Dibime kadar girdi. İçimde yumruk gibi başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı…

    “Ihhhh!” diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle. Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese, “Offf Ahmet, lütfen kalk! Üstümden kalk! Nefes alamıyorum! Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim!” dedim. “Rahat bırak kendini güzelim! Şimdi geçecek! Amcığın alışır şimdi, merak etme!” diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor, rahatlatmaya çalışıyordu…

    Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir ‘Ploff’ sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca, gerçekten biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi siki içimden çıktığında bir serinlik hissettim. Ürperdim. Sonra o serinlik yerini tekrar ateşe bıraktı. Başımı kaldırıp baktığımda, Semra’nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle amımda geziyor, am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan dişi bir köpek özeniyle. Ahmet yanımızda yanlamasına uzanmış, elinde tuttuğu sikini sıvazlayarak ilgiyle Semra’nın bana oral yapışını izliyordu…

    Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş pørnø arşivinden bir film sahnesinde gibi görüyordum. Ben, görümcem ve koca yaraklı sevgilisi. Sanki Satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi. Ben, bakire kurban gibi ortalarında yatmışım, Rahibe de amımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine hazırlıyor. Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla Rahibenin işini bitirmesini bekliyor. Ve rahibe de işini iyi yapıyor doğrusu. Dili amımda gezindikçe, klitorisime dokundukça, elektrik vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum. Parmaklarını, içinden sular akan amıma sokarak, ileri geri yapıyor. Önce biri. Sonra ikincisi. Sokup çıkarıyor. Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda Tavaf yapıyor. Klitorisimi okşayan dil aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm kasık bölgemde geziniyor…

    İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum, “Ahhh! Çok güzel! Harika!” diye inliyorum. Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma. Kalçalarımla beraber düz karnım, göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor. Orgazm oluyorum. Dakikalarca. Ama Semra durmuyor, yalamaya devam ediyor. “Yeter! Yeter artık! Dayanamıyorum! Bırak lütfen!” diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı yalamayı. Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından. Etli dudakları, am sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış. Gülümsüyor bana. Sonra Ahmet’e dönüyor, “Gel canım, artık hazır! Şimdi girebilirsin!” diyor.

    Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde, tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik, amıma kilitlenmiş. Ama Semra, “Dur bir dakka!” dedi, elini uzatıp Ahmet’in sikini kavradı, tutup ağzına soktu aleti. Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı. Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına. Ahmet inleyerek, “Yeter artık orospu! Böyle boşalmak istemiyorum, bırak şunu!” dedi.

    Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana, “Merak etme canım, kontrol bende! Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam!” dedi. İçimden gülmek geldi, ama amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma sokuverdiğinde, hepsi uçtu gitti aklımdan. Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet’in koca sikinin içimde batan gemi gibi kayboluşunu izliyordum, dudaklarımı ısırarak…

    Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez. Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen. Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı. Başımı iki yana sallayarak, “Ihhhh!” diye inledim. Amımı yarıyordu hayvansı alet. Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş, “Şşşş… Az kaldı Aylin, sık dişini canım!” dedi. Dediği gibi az sonra Semra’nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen daha fazla girmiyordu yarak. Sonra inip kalkmaya başladı üstümde. Ağır ağır. Acı kaybolmuştu şimdi. Katıksız zevk vardı artık. Semra’nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu. Hızını arttırdı. Nefes alamıyordum zevkten. İçime girip çıkan siki, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni. Ahmet ellerinin üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken gözleri gözlerimdeydi…

    Sonra Semra’ya, “Bırak artık yarrağım kaltakkk! Boşalmak üzereyim!” diye hırladı. Semra elini bırakıp üzerime geldi, dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet’in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra’nın ağzında boğuldu gitti. Ağzımı dudaklarıyla kapatan Semra’nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık. Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.

    Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış, kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe, o elim büyüklüğündeki taşakları ıslanmış arka deliğime vurup duruyordu…

    Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime ulaşan sinyaller artık birbirine karışmıştı. Ahmet’in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan memelerimden, Semra’nın kemirdiği dudaklarımdan… Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki. Küçük ölüm, yarı koma halinde gibiydim. Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra. Ahmet’in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin rahmimin en derinlerini yakan ateşi. Her şey etrafımda dans etmeye başladı. Ahmet… Semra… Gözlerim karardı. Bayılmışım!

    abla kardeş sex hikayeleri annemin arkadaşı sex hikayesi eniştem beni sikti hikaye enset pornu kocam beni istemiyor kocamın arkadaşı sex hikaye liseli sikiş hikayeleri pornahikayesi
  • Bakire Liseliyi Takdirnameyle Götünden Siktim

    Bakire Liseliyi Takdirnameyle Götünden Siktim

    Selam ben Mete. Lise son sınıfta okurken benim matematiğim süperdi. Son sınıflar deneme sınavı yapıyorken ben girme ihtiyacı hissetmezdim, o derece yani. Sıra arkadaşım Zeynep isminde bir kızdı. Birlikte en arka sırada oturuyorduk. Bazen elinden tutup benimkini ellettiriyordum, gülüyor ama o kendininkini ellettirmiyordu. Ben hep şeytanlık düşünüyordum, meğer kız beni seviyormuş. Birgün büyük tenefüste sınıfa girdiğimde, sınıfta Zeynepten başka kimse yoktu. Zeynep de sıraya domalmış, bir şey hesaplıyordu. Onun o duruşuna dayanamadım poposunu elledim ve bana tokat attı. Moralim bozulmuştu, çıktım gittim. Tam bir hafta Zeyneple konuşmadım. Dönem sonuna gelmiştik, matematik son sınavdı. Zeynebin de sözel dersleri süper, fakat matematiği berbat. Matematik hocası da barut mübarek, kimseye acımıyor. Tabi bu benim dolaylı olarak işime yaradı…

    Matematik sınavına iki gün kala Zeynep peşimden koşmaya başladı, “Neden konuşmuyorsun benimle? Lütfen konuş benimle!” diye. Neyse, biz yeniden konuşmaya başladık. Benden matematik sınavında kopya istedi, “Yoksa Takdirname alamıyorum!” dedi. Ben de, “Bir şartla, arkadan bir kere verirsen sınavda kopya veririm! Hatta senin sorularını da ben yaparım!” deyince, bana, “Salak! Manyak! Konuşma birdaha benle!” gibi laflar edip yanımdan ayrıldı. Aradan iki gün geçti ve sınava gireceğiz. Yanıma geldi ve “Tamam kabul, istediğin o şeyi yapacam, söz! Takdirname için bu sınavdan mutlaka yüksek not almam lazım, ne olur kopya ver!” diye yalvarmaya başladı. “Ya sınavdan sonra sözünde durmaz ve arkadan vermezsen?” dedim. “Valla verecem, söz!” dedi. Anlaştık ve sınav başladı. Sorular hep çok iyi bildiğim şeylerdi, köklü ifadeler, üslü sayılar, poblemler, çarpanlara ayırma ve saire. Her neyse onunkileri de yaptım ve sınavdan çıktım. Zeynebi bekliyorum…

    O da benden 5 dakika sonra çıktı ve sevinçle yanıma geldi, boynuma sarılarak, “Oldu bu iş, hadi nereye gideceksek gidelimde ben de sözümü yerine getireyim!” dedi. Annem babam çalıştığı için bizim ev boştu, “Bizim eve gidelim!” dedim. “Tamam!” dedi ve eve gittik.

    Eve girerken kızcağız korkudan ve heyecandan yavru bir kuş gibi titriyordu. İçeri girip te kapıyı kapatır kapatmaz hemen koridorda Zeynepin arkasına geçip sarıldım ve poposuna kerkinmeye başladım. Üzerimizde elbiselerimiz olduğu halde Zeynep zevk alıyordu. Benim yarak kazık gibi olmuştu. Sonra Zeynebin ensesini, boynunu ve kulağını öpüp yalamaya başladım. Daha sonra benim odama geçtik. Zeynebin dudaklarına yumuldum ve deli gibi öpüşmeye başladık. Bu arada gömleğinin düğmelerini tek tek açıyordum. Gömleğini çıkarıp sütyeninden de kurtardıktan sonra o limon büyüklüğünde memelerini öpüp yalamaya ve emmeye başladığımda kız resmen kendinden geçmiş bir şekilde inliyordu. Elimi eteğinin altına sokup amına attım. Altında külotluçorabı ve külodu olduğu halde amının sıcaklığını ve yumuşaklığını hissedebiliyordum. Amını biraz okşayınca külotluçorabının ağ kısmı ıslanmaya başladı…

    Aklımda hep o sınıfta sıraya domalmış hali vardı, Zeynebi çalışma masama sınıftaki gibi domalttım. Arkasından eteğini kaldırdım ve külotluçorabını ve tanga külodunu indirdim. Yüzümü yaklaştırdığımda pamuk gibi götü ve küçücük amı mis gibi kokuyordu. Bir süre amını ve götünü kokladım sonra da öpüp yaladım. Dilimi aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya kaydırarak, amını da götünü de yalıyordum. Götünün deliğine dilimi soktuğumda götünü iyice arkaya veriyordu. Bu arada benim yarak pantolonumun içinde zonkluyor ve biran önce o daracık göte girmek için sabırsızlanıyordu. Hemen pantolonumu Boxerimle birlikte çıkardım. Yarağımın başını tükürüğümle ıslattıktan sonra götünün deliğine de bolca tükürdüm ve yarağımın başını göt deliğine yanaştırdım. Yavaş yavaş sokmaya çalışıyordum, fakat girmiyordu ve Zeynep, “Aşkım acıyor! Ne olur dur!” diyordu sürekli…

    Ben biraz duruyor, sonra tekrar sokmaya çalışıyordum. Yine girmeyince Zeynep, “Aşkım, Halimenin dediğine göre krem sürünce daha rahat oluyormuş!” dedi. “Bak seeen, demek o orospu Halime de götten siktiriyor haa!” demeden edemedim. (Halime bizim paralel sınıfta okuyan kapalı bir kız). “Tamam aşkım, krem getireyim!” deyip, bir koşu banyodan krem kaptım geldim. İyice kremledikten sonra yeniden denedim. Bu sefer başı girmişti fakat Zeynep te aynı anda çığlığı basmıştı. Hemen elimle ağzını kapadım, konuyu komşuyu başımıza toplamasın diye. Yavaş yavaş götüne girerken Zeynep elimi ısrıyordu. Yarıdan fazlası girmişti ki öteki kolumla karnından iyice kavradım ve birden yüklenerek kalanını da sokunca Zeynebin ayakları yerden kesildi. Ben artık elimi ağzından çekmeden götüne köklüyordum…

    Zeynep elimi ısırarak inliyordu. Bir süre götünde gidip geldikten sonra artık elimi ısırmayı bırakmış ve daha hafif inlemeye başlamıştı. Elimi ağzından çekip belini iki elimle kavradım ve kendime çeke çeke 15-20 dakika pompaladım götüne. Sonra birden öyle bir boşalmaya başladım ki, uçtum resmen. Boşalmam bitince yarağımı çıkarmak istedim fakat Zeynep, “Çıkartma!” dedi. Yarağım götünde inene kadar bir süre bekledim. Fakat yine çıkarttırmadı, Büzüğünü sıkarak inik yarağımı içinde tutuyordu. Bir süre sonra büzüğünü sıkıp sıkıp gevşetmeye başlayınca, benim yarakta içinde yeniden kalkmaya başladı ve yine gel git yapmaya başladım. Bu sefer Zeynebin götünü baya bir uzun siktikten sonra ancak boşaldım. Tam Zeyneple işimiz bitti, giyindik toparlandık, babamlar eve geldi. Biz de hemen ders çalışma moduna geçtik ve yarım saat sonra Zeynep evine gitti.

    Zeynebin götünü bilmem ama, (götüne iki kez boşaldığım için) benim kasıklarım ağrıdı bir süre! Ama ne olursa olsun, daracık Liseli götü sikmek gibisi yok!

    ablamla sex baldiza tecavuz hikayeleri bölümlü sex hikayeleri family sex hikayeleri harika sex hikayeleri karımın sikicisi seks hikayeleri zorla srx hikayesi
  • 44 Yaşındaki Evde Kalmış Baldızımı Sikiyorum

    44 Yaşındaki Evde Kalmış Baldızımı Sikiyorum

    Ben Serdar, 37 yaşında, 1.75 boyunda, atletik yapılı birisiyim ve Samsun’da yaşıyorum. Karımla aynı yaştayız ve aramız çok iyidir, sikişmediğimiz gün yok gibidir. Karımın da benim gibi memur olması nedeniyle, çocuklara bakmak için, bazen baldızımı yanımıza alırız, bizde birkaç ay kalır gider. Baldızım karımdan 4 yaş büyük (41 yaşında), esmer, uzun boylu, zayıf, ince belli, hafif geniş kalçalı, dolgun memeleri ve dudakları olan, sexy birisi olmasına rağmen, halen bekardı. Baldızıma sürekli, “Kızım evlen artık, bak açılmadan iade olunanların hesabı ağır oluyormuş!” diyerek takılırım. Baldızım ise bana cevap vermez. Gerçi baldızımı isteyenler olurdu, ama anlaştığı erkeklerle düğüne birkaç hafta veya gün kala evlenme işleri bozulurdu.

    Baldızımın en son evlenme işi bozulunca yine bize geldi, kayınpederim ile kavga etmişler ve bizde bir müddet kalacaktı. Bu seferki gelişinde, baldızıma alıcı gözü ile baktım. Baldızım yaşına göre dipdiriydi, memeleri, kalçaları ve vücut hatları adamı baştan çıkarıyordu. Ve ben baldızımı nasıl sikerim hesaplarına başladım. Bazen karımı sikerken, “Ablan evli olsaydı, şimdi birkaç kez de ona kayardım!” diyerek karıma takılıyordum. Karım da, “Sakın öyle birşey yapıp ta Ablamın hayatını karartma!” diye beni tembihliyordu. Baldızım ise bizim evde kaldığı zamanlar herzamankinden daha rahat giyiniyor, benden bir zarar gelmeyeceğini düşündüğünden, sürekli Frikik veriyor, beni azdırıyor, kabaran sikime bakarak gülüp geçiyordu.

    Bir gün baldızımla Ladeş oynadık ve iddiaya girdik, kandıran en beğendiği takım elbiseyi alacaktı. Baldızım beni Ladeşlemek için birkaç denemede bulundu, ama kanmadım. Bir akşam karımla otururken kahve istedim. Gelen kahveyi baldızım ikram etti, gömleğinin iki düğmesi açık, memeleri sütyen içerisinde sıkışmış bir halde görünce, aklım gitti, oynadığımız Ladeş oyununu unutttum ve kahveyi aldım. Baldız hemen, “Ladeşşşş!” dedi ve “Kız kocanı kandırdım!” diyerek karıma takıldı. Karım da, “Evet kaybettin Sedar! Yarın gidin ve Ablamın elbisesini alın!” dedi. Ben de yenilgiyi kabul ettim ve “Tamam söz, yarın alalım!” dedim. Baldızım sevinçten havalara girdi tabii.

    Ertesi gün, mağazalardan baldızıma elbise bakmak üzere, baldızımla evden ayrıldık. Çarşıya indik ve birlikte mağazaları gezdik. Parasından değil, ama baldızın beğendiği elbiseleri ben beğenmiyordum. En son girdiğimiz mağazadaki elbiseler çok güzeldi, ama bu sefer de baldız bir türlü beğenemiyordu. Baldız kabinde elbise denerken, reyona bakan bayana, “Bir müşteriyi kandıramıyorsunuz, ben sizin patronunuz olsaydım hemen kovardım!” dedim. Satıcı bayan da, “Beyefendi yeter ki siz isteyin, ben satarım, nasıl birşeyler olsun?” dedi. “Sexy ve dikkat çekici kıyafetlerden olabilir!” dedim. Bunun üzerine satıcı bayan baldızımı alıp başka bir reyona götürdü. Baldızım ordaki elbiselere bakarken, bayan bana, “Eşinizin tarzı nasıldır?” diye sordu (Baldızımı karım sandı). Ben de, “Kendisini ikna ederseniz her şeyi giyer!” dedim.

    Baldızım bayanın verdiği açık dekolte elbiselerden birkaç tanesini denedi. Baldızımın vucüdunu ilk kez bu kadar açık görüyordum, çıldıracak gibiydim. Baldızıma, “Kız, çok güzel yakıştı, hangisini istersin?” dediğimde, bana sırt dekoltesi olan, memelerinin üstünü açıkta bırakan, tek parça bir elbiseyi gösterdi. Bu elbise belden bağcıklı idi. Baldız, “Bunu beğendim, ama pahalı!” dedi. Ben de, “Orasını merak etme!” dedim. Baldızım kabine girdiğinde, bayana, “Şimdi de Sexy birkaç tane de iç çamaşırı gösterin!” dedim. Bayan, “Kime?” dedi. “Bana. Eşim değil mi, giyeceği iççamaşırını da zevkime göre alayım. Siz ne tavsiye edersiniz?” dedim. Bayan beni bir başka reyona götürdü, raftan bir takım iççamışırı aldı ve “Yeni moda Tanga, bayanlar çok tercih ediyor, altı açık.” dedi. Şaşırmıştım, “Nasıl altı açık?” dedim. Bayan gülerek, “Vajina kısmı açık, istediğiniz zaman işinizi görebilecek şekilde. Göstereyim mi?” dedi. Ben de, “Gösterin!” dedim. Görünce iyiden tahrik oldum!

    Baldızımın vücut ölçülerine göre bir takım şeçtim, ve aynı takımdan karıma da aldım, paketlettim. Baldızım kabinden çıktıktan sonra, birlikte bir elbise de karıma beğenip, iki ayrı paket yaptırdık, hepsini ödedim ve mağazadan ayrıldık. Arabaya gittik. Baldızım arkaya binmek isteyince, “Öne gel kız!” dedim ve öne geldi oturdu. “Güle güle kullan baldız!” dedim. Baldız da, “Teşekkür ederim Enişkom, ilk kez kadınlığımı vurgulayan bir şeyler giyeceğim!” dedi. Ben de, “Hadi bakalım… Şu ana kadar kadınlığından henüz birşey göremedim! Eve varınca artık Eniştene küçük bir gösteri yaparsın!” dedim. Baldızım utandı kızardı, yanaklarımdan öperek tekrar teşekkür etti ve evin yolunu tuttuk…

    Eve vardığımızda baldıza, “Şimdi dene de üzerinde net bir şekilde göreyim!” dedim. Baldız sevinçle, “Tamam!” dedi ve gitti, giydi geldi. Yeni aldığımız elbise ile baldızın vücudu muhtşem görünüyordu. Baldıza, “Çantada iç çamaşırı da vardı, onu da giydin mi?” dedim. Baldız utanarak, “Hayır, giymedim Enişte!” dedi. “Hadi ozaman giy de bir bakayım!” diyerek giymesini istedim. Baldız, “Ama Enişte ayıp!” dedi. Ben de, “Kız evde kimse yok, bir görsem ne olur ki?” diye ısrar edince, “Peki!” diyerek gitti, giyip geldi. Oturduğum yerden kalktım ve elbisenin öndeki bağını çözdüm. Sütyeni transparandı ve memeleri muhteşemdi. Aşağıya baktığımda baldızın amı traş olmamıştı, sıkışan külodun alt açık kısmından amı ve amının kılları dışarı taşmıştı. “Arkanı dön!” dedim. Baldız, “Arkası yok gibi birşey Enişte, arkası incecik bir ip, o da kıçıma girdi nerdeyse!” diyerek utana kızara döndü arkasını…

    Harbiden Tanganın ipi resmen götüne girmişti, “Ulan bacınla evli olmasam şimdi ne sikilirdin!” dedim. Baldız hemen, “Hoop! Enişkom ileri gitme!” dedi. “Tamam tamam, söz ileri gitmeyecem baldız!” diyerek, elimi alt kısmına attım ve amını sıvazladım. Baldız benden böyle birşeyi beklemediği için irkilince, “Kız hiç elletmedin mi?” dedim. Baldız, “Ellettim elletmesine de, ama kimse girmedi daha!” dedi. “Ben gireyim mi?” dedim. “Olmaz Enişte! İleri gitmek yok!” dedi ve kendini biraz geri çekti. “Tamam tamam, sen bilirsin!” diyerek amına ellemeye devam ettim. Baldız, “Yapma Enişte!” diyordu. Bu arada sikim kazık gibi olmuştu, baldızı belinden tuttum kendime çektim, sikimi çıkarıp zorla eline verdim. Sikimi biraz elledikten sonra elini çekti. Baldız sürekli, “Olmaz! Yapma! Sen benim Eniştemsin!” diyor, kendisini benden kurtarmaya çalışıyordu. Bense bırakmıyor, amının içlerine parmağımı sokuyordum. Baldızın amı iyice ıslanmıştı. Diğer elimle de memelerini sıkıp, sütyenin üzerinden biraz emmeye çalıştım. Baldız iyice tahrik olmuştu, tam sikilecek kıvama gelmişti, amından sıvıları akıyordu. Birden kendimi toparlayıp çekildim ve baldızı o halde bıraktım, “Giyinebilirsin!” dedim. (Siktirmek istediği zaman kendisi yalvarsın diye).

    Akşam karım eve gelince, baldız yeni aldığımız elbiseyi giydi, karıma gösterdik. Karım çok beğendi, aynısından kendisine de istediğini söyledi. Ben de kendisine de aldığımızı söylemedim, sonra sürpriz yapmak için, “Olmaz başka model olsun!” dedim. O gece baldız, bacısının görmediği her fırsatta, yeni elbisesiyle bana değişik değişik pozisyonlarla amını gösteriyor, bacısı mutfağa geçtiğinde eteğini yukarı çekip amını eliyle açıyor, beni iyice tahrik ediyordu. O gece baldıza bir şey yapamadan yattım, ama karımla sabaha kadar sikiştik. Hem de ne sikişme! Karım, “Sana ne oldu bu gece böyle, yoksa Ablam mı seni azdırdı? Bana bak Serdar, Ablama bir şey yapmadın değil mi?” dedi. Ben de, “Aşk olsun karıcığım, bana güvenin yok mu?” dedim. “Güveniyorum da, yine de belli olmaz! Ablam o elbiseyle çok Sexy olmuş!” dedi. Ben de sürprizimi yaptım ve karıma da aldığım elbiseyi ve iç çamışırını verdim. Karım çok sevindi ve hemen aldıklarımı giydi. Karım da çok Sexy olmuştu. O gece, bir kez de o (am kısmı açık) iç çamaşırı üzerindeyken siktim karımı.

    Baldıza uyguladığım Strateji etkisini göstermeye başlamıştı. Baldızım artık her gün bana frikikler veriyor, ama ben oralı olmuyordum. Karımın işte olduğu ve benim de izinli olduğum bir gün evde oturuyordum. Baldız yanıma geldi, “Enişkom sana birşeyler mi oldu?” dedi. Ben de, “Ne olmuş bana?” dedim. Baldız da, “İlk gün bu elbisenin içinde beni neredeyse sikecektin, şimdi tık yok! Bacım yatakta seni çok mu yoruyor, yoksa kalkmıyor mu seninki artık?” dedi. Gülerek, “Ne o baldız, canın birden yarak mı çekti? Hani Enişten oluyordum, unuttun mu?” dedim. “Unutmadım Enişte de, artık dayanamıyorum!” diyerek kucağıma oturdu ve sikimi ellemeye başladı. “Dur kız yapma, azdırma beni, bacın öldürür valla beni!” dedim. Ama baldız taşaklarımı sıkıca avuçlayarak, kulağıma, “İkimizin de kocası olmak istemez misin Enişte? Bacımı siktiğin gibi beni de siksene!” dedi. “Olur mu kız? Sikmesine sikerim de, sen bakiresin, sonrası ne olacak?” dedim.

    Baldız da, “Enişte yaşım 41 olmuş, bundan sonra beni kim alıp da başına bela eder? Bu zamana kadar sikilmeden durmanın ızdırabını bana sor! Artık daha fazla dayanamayacam, beni sikmeni istiyorum!” diyerek sikimle oynamaya devam etti. Ben naz yaptıkça baldızım iyice azıyordu. Ayağa kalkarak, eteğini beline kadar topladı, aldığım (am kısmı açık olan) iç çamaşırını giymişti yine. Bacağının birini kaldırıp ayağını koltuğa koyarak, yeni tıraş ettiği belli olan amını, külodun açık olan kısmından bana göstererek, amının içini açıyor, parmaklıyor ve sikmem için resmen yalvarıyordu. Amacıma ulaşmıştım artık ve sikim de kazık gibi olmuştu. Hemen koltuktan kalkıp, yerime balızı oturttum, kendim de yere halıya, bacaklarının arasına dizlerimin üzerine çöktüm ve baldızın amını yalamaya başladım. Bir elimle de memelerini avuçluyor ve sıkıyordum. Baldız gözlerini kapatmış, artık olacakları bekliyordu…

    Baldızın amını yalayarak, baldızı bir posta Orgazm ettikten sonra, yerimden kalkarak fermuarımı açtım, sikimi çıkartıp, “Em!” diyerek baldızın ağzına uzattım. Baldız sikimi tutarak, “Nasıl yapacam bilmiyorum ki Enişte?” dedi. “Dondurma yalar gibi yalayacaksın baldız, ağzına alıp emeceksin işte!” dedim. Baldız sikimin başını yalayıp emmeye başladı. Fakat sadece başını ağzına alıyordu, hayatında hiç sakso çekmediği bariz bir şekilde belli oluyordu. Çenesinden tutup, “Baldız ağzını biraz daha aç!” deyip sikimi biraz daha soktum ağzına. Fakat baldız kusacak gibi oldu ve sikimi ağzından çıkararak, “Enişkom ağzıma sığmıyor işte, ağzıma alacağıma amıma soksana!” dedi. Ben de, “Merak etme amına da sokacam, sırası var!” diyerek, sikimi baldızın ağzına yeniden verdim ve ensesinden çekerek, ağzına gidip gelmeye başladım. Sikim baldızın gırtlağına dayandıkça, baldız nefes alamıyor, gözlerinden yaşlar, ağzından burnundan salya sümük geliyordu. Birkaç kez daha çıkarıp sokarak, baldızın ağzına boşaldım. Yarısı direkt midesine fışkırdı…

    Sikimi ağzından çeker çekmez, baldız elini ağzına tutarak banyoya koştu ve ağzında kalanları lavaboya tükürdü. Ben de arkasından gittim, baldız lavaboda elini yüzünü yıkarken, ben de duşun süzgeciyle sikimi yıkadım. Baldız ağzını yıkadıktan sonra bana kötü kötü baktı ve sitemkar bir sesle, “Niye yaptın böyle birşeyi Enişte, insan bir haber verir Boşalıyorum diye!” dedi. Hemen lavabonun önünde duran baldızın arkasına yanaştım ve ellerimi öne, göğüslerine attım. Göğüslerini okşayarak, ensesini öptüm ve “Kusura bakma baldız, birdaha haber verip öyle boşalırım!” dedim. Bu arada sikimi kalçalarına iyice bastırıyordum. Ve çok geçmeden sikim yeniden sertleşmişti…

    Baldızın yönünü kendime çevirerek dudaklarına yumuldum, öpüşmeye başladık. Okadar ateşli öpüşüyorduk ki, saatlerce öpüşebilirdik. Fakat lavabonun taşı baldızın belini ağrıttığı için tekrar salona geçtik. Baldızı koltuğa oturtup memelerini sütyeninden çıkardım. Baldızın memeleri taş gibiydiler, karım baldızımdan yaşça daha küçük olmasına rağmen, karımın memeleri bu kadar sert değillerdi. Baldızın memelerini iyice yaladım emdim. Bir elimle de amını okşuyor, amını götünü parmaklıyordum. Baldızı yine iyice azdırmıştım, “Sik beni artık Enişte!” diye kıvranmaya başlamıştı. Ayağa kalkarak sikimi ağzına vermek istedim, ama baldız ağzını açmıyordu. “Bak şimdi iyi yalaman lazım ki, amına rahat girsin, canın yanmaz!” deyince, baldız ağzına aldı, emmeye ve yalamaya başladı. Tam o sırada kapı çaldı! Hemen toparlandık, üstümüzü başımızı düzeltip kapıya baktık. Karşı komşunun 22-23 yaşlarındaki kızı gelmişti. El işi örneği almak istediğini söyleyerek içeri girdi ve oturdu. Hep birlikte kahve içtik. Kız sanki inadına yaparcasına akşama kadar oturdu, akşam karım gelince el işi örneğini alıp gitti. Bu kızı da çok beğeniyordum, ama baldızım kadar değil…

    Yani anlayacağınız o gün de baldızı sikemedim. Ertesi gün işteydim, baldızımı aradım, “Nasılsın baldız, ne yapıyorsunuz?” gibilerinden. Baldız da, “Enişte bilgisayara bakıyorum, ama hiç pørnø resim ve film bulamıyorum!” dedi. Ben de, D diskinde saklı olan pørnø filmlerin yerini söyledim, “Ordaki filmleri izle, yarın uygularız!” dedim ve kapattım. Akşam oldu, karım çocuğu emzirirken, baldızı birkaç kez sıkıştırıp, amını ve memelerini elledim. Baldız, “Enişkom dayanamıyorum artık, sikişmek istiyorum!” dedi. “Sabret kız başkasına deldirme sakın!” dedim. Baldız da, “Deldirmek için seni bekliyorum, ama sabrım kalmadı!” dedi. O gece de baldızımı sikemeyişimin acısını karımdan çıkarırcasına, karımı deli gibi iki posta siktim. Karım, “Bu günlerde sürekli yapmaya başladın, noluyor lan?” dedi. “Azıyorum napıyım?” dedim. “Aman başkasına gitme, ben çileni çekerim erkeğim!” dedi ve uyuduk.

    Sabah karımı işe bırakırken, akşama arkadaşlarımla gezeceğimi, eve geç geleceğimi söyledim vadalaşıp ayrıldık. Hemen baldızı aradım, “Hazırlan geliyorum!” dedim ve evin yolunu tuttum. Arabayı arka sokağa, evden uzak bir yere bıraktım ve eve gittim. Kapıda ayakkabıları çıkarıp elime aldım ve içeri girdim. Baldızım, “Enişte odamdayım!” diye seslendi. Odasına girdiğimde baldız yatakta çırıl çıplaktı. “Hadi baldız, o elbiseyi ve külodu giy, seni onun içinde sikeceğim!” dedim. Baldız da, “Üff Enişte, bir de onlarla vakit kaybetmeyelim, artık dayanamıyorum!” diyerek yataktan çıktı ve hemen beni soydu ve sikime yapışarak, “Filimlerden emmeyi öğrendim!” diyerek, sikimi emmeye başladı. Gerçekten güzel sakso çekiyordu, aynı filmlerdeki karılar gibi yapıyordu. 10 dakika kadar sakso çekti. Sikimi ağzının derinliklerine alıyor, çıkarken de sıvazlıyor, ağzının salyalarını silerek sikimi kurutuyor ve beni iyice tahrik ediyor, sikim sanki daracık amın içerisindeymiş gibi hissediyordum…

    Artık sikim kıvamına gelmişti, “Yeter bu kadar!” dedim ve baldızı yatağa yatırdım, üzerine çıktım. Baldızın amı da sırılsıklam olmuştu. Amına yerleştirmek için sikimi sürtüp sürtüp çekiyordum. Baldız bir eliyle sikimi yakaladı ve “Şunu yerine sok artık Enişte!” diyerek, öteki eliyle amının dudaklarını iki yana çekti, sikimin başını amının ağzına dayadı. Yavaş yavaş amına girmek için yükleniyordum, fakat amı çok dar olduğundan sokmakta zorlanıyordum. Zar zor başını biraz sokmuştum. Amı çok sıkıydı girmiyordu, iyice zorlamaya başladım. Bastırdıkça giriyor, girdikçe baldız inliyor ve sızlanıyordu. Birazını daha sokmuştum ki, amının içi alev alev yanıyordu. Tam sikim kızlık zarına dayanınca, baldız birden eliyle beni itekledi ve “Dur Enişte, ileri gitme!” dedi. “Noldu amına koyum, vaz mı geçtin?” dedim.

    “Evet Enişte korkuyorum, beni bozmadan vakit geçirsek olmaz mı Eniştem? Ne olur beni bozma!” dedi. Nasıl sinirlenmiştim ama! Hay amına koyayım! Siker misin sabaha mı bırakırsın? Mecburen, “Tamam!” dedim ve bu şekilde yavaş yavaş girip çıkıyor ileri gitmiyordum. Tam da amı sikime alışmış, amı iyice sulanmış, açılmaya başlamış, sikilecek kıvama gelmişti! Yetmiyormuş gibi bir de aramıza yastık koydu, ileri gitmemem için. Anca belirli bir yere kadar girip çıkıyordum. Tamamını sokturmasa da, artık iyice hızlanmıştım. Baldız da iki eliyle göğsümden iterek beni kendinden uzaklaştırmak istiyordu, bu da beni daha da sinirlendiriyordu. Birden gözüm karardı, aramızdaki yastığı çekip attım, “Madem tam anlamıyla siktirmeyecektin, beni neden bu kadar uğraştırdın Orospu!” dedim ve var gücümle abandım! Abanmamla sikimin tamamının amına girmesi, kızlığının bozulması ve ciyaklayarak bağırması bir oldu! “Geçmiş olsun baldız!” diyerek kökledim. Artık deli gibi gidip geliyordum…

    Sikim baldızın amının derinliklerine indikçe, baldızım kendini sıkıyor, hem ağlıyor hem de sarsıla sarsıla boşalıyordu. Baldızın amını 15-20 dakika siktikten sonra, tam boşalmak üzereyken sikimi dışarı çıkardım, baldızın göbeğine ve memelerine kadar attırarak boşaldım. Baldızımın amından halen hem kan geliyor, hemde amının sıvıları dışarı akıyordu. Hemen yatağın başucunda duran kağıt mendillerle önce sikimdeki kanları sildim, sonra da baldızımın amından akan kanları temizledim. Baldızım sitemkar bir şekilde, “Enişte neden hepsini soktun, ben öyle negüzel idare edecektim!” dedi ve tekrar ağlamaya başladı. Nedense ağlayan kadınlar beni daha çok sinirlendirir. Hiç bir şey söylemeden, duş almak için banyoya gittim. Duşumu aldım, aynanın karşısında kurulanırken baldızım geldi. Ağlaması bitmiş, arkamdan bana sarılıyor, şirinlik yapıyordu. “Üfff be baldız git başımdan, böyle maymun iştahlı olduğunu bilseydim valla sikmezdim!” dedim. “Kızma be Enişte, iyi ki siktin, sen sikmeseydin kim sikecekti?” dedi. Ben de, “Tamam tamam, hadi duşunu al!” dedim ve üzerime bornozu giyip banyodan çıktım.

    Yarım saate yakın baldız banyodan çıkmayınca, gidip bakmaya karar verdim. Banyoya girdiğimde baldızım küvetin içerisine yatmış, amını sudan dışarı çıkartıp amına bakıyor, amının dudaklarıyla oynuyor, elleriyle amının dudaklarını açıp kapatıyor, şak şak amına vuruyordu. Baldızı öyle görünce sikim yeniden kalkmıştı. “Ne oldu kız, napıyorsun?” dedim. Baldız da, “Hiiç, amımla oynuyorum! Şimdi ben kadın mı oldum Enişte?” dedi. “Evet, geç kalmış bir şekilde!” dedim. “Enişte neolur sikiştiğimizden bacımın haberi olmasın, tamam mı!” diye tembihledikten sonra, “Hamile kalmam değil mi Enişte? Amıma boşalmadın değil mi? Amımdan akan sıvılar senin değildi değil mi?” dedi. “Hayır, korkmana gerek yok!” dedim ve ellerinden tutarak küvette ayağa kaldırdım. Ben de küvete girip, küvetin içine oturdum. Sikimi elimle tutarak, “Arkanı dön ve yavaş yavaş otur!” dedim. Baldız saf saf, “Ne olacak, ne yapacağız?” diyerek arkasını döndü. “Ne olacağı var mı, birdaha sikmek istiyorum!” dedim. Baldız, “Ama acıyor halen!” dedi. “Eee, olacak o kadar!” diyerek, kalçalarından tuttum kendime çektim, amının dudaklarını ayırıp, sikimin üstüne oturttum…

    Ve küvetin içerisinde tekrar başladık baldızımla sikişmeye. Suyun içindeki sikişimiz yarım saat kadar sürdü. Baldızı iki kere Orgazm ettikten sonra, ben de boşalmaya yakın amından çıkararak ağzına verdim, “Şimdi de yala!” dedim. Baldız sikimi iştahlı iştahlı yalarken, yine haber vermeden ağzına boşaldım. Baldız tabi hemen kusmaya başladı…

    Yine haber vermeden ağzına boşaldım diye, iki gün hiç konuşmadı benimle, taaki amı kaşınmaya başlayıncaya kadar. Kaşıntısı tutunca kendisi gelerek, “Enişkom sikişelim mi?” dedi. O günden beri baldızım artık bizle birlikite yaşıyor. Evlenmeyi de düşünmüyor. Bu arada baldızım ağzına boşalmama da alıştı, artık ne var ne yok kusmadan tükürmeden yalayıp yutuyor, hepsini midesine indiriyor. Ben de her iki bacıyı da aynı gün içinde sikmenin zevkini yaşıyorum. İki Evlilik bu olsa gerek 🙂

    azgın hülya baldizsikishikayeleri erotic hikayeler fordculuk hikayeleri harika seks hikayeleri işte sikiş karımla sex s3x porno sex ponro turk ifsa sikisi yeni porno seks hikayeleri
  • Yengem Seks İçin Yaratılmış Resmen

    Selam millet ben murat, Dayımın hanımı yani yengem i becermeyi kafama koymuştum. Bir hafta sonu dayımlara gittim. Bir iki akşam dayımlarda kalıp yengemi sikmeyi planladım. Sohbet yemek derken akşam oldu. Rakılar türküler derken uyuyup sabah kalktık. Dayımın cumartesi akşam gece mesaisi varmış. Biz gün boyu gezdik eğlendik. Ama benim aklım yengemde. Eve geldik Dayım Duşunu alıp çıktı. Biz yengemle baş başa kaldık.

    Tavla oynadık film izledik bayağı eğlendik. Neyse; ben duş almak için izin istedim. Yengemede mümkünse sırtımı keselemesini rica ettim. Sen git ben gelirim dedi. Ben duştayken kapıyı aralıklı bıraktım. çırılçıplaktım. Yengem geldi. Mahsustan sırtımı döndüm önümü kapadım yengem keselemeye başladı. Elleri bana dokundukça benim yarrağım dimdik kalktı. Ayağa kalktım yengem yarrağımı görünce ilk önce kızardı. Her tarafımı sabunlayıp en son yarrağımı da sabunladı. sonra gitti.

    Duştan çıkıp odama geçtim. Benden sonra yengem duşa girdi. Baktım kapı hafif açık. Çırılçıplak karşımda duş alıyor. Yenge sırtını keseliyeyim mi diye seslendim. Gel dedi. Dehşet bir fiziği vardı ve benim onu sikmem lazımdı. Her tarafını sabunladım ve elimle masaj yapmaya başladım tüyleri diken diken olmuştu.

    Yengem de İstiyordu

    Elimi kalçalarına götürüp okşamaya başladım. Alttan da amını parmaklıyorum. Benim yarrak dimdik oldu şortum çadır vaziyeti aldı. Göğüslerini de iyice masaj yaptıktan sonra onu suyla bir güzel temizledim. Gel sana yatakta masaj yapayım dedim. Sonra beraber duş alırız dedim. Yengemde dünden razı.

    Yatak odasına girdik yengem e yatağa sırt üstü uzattım. Şortumu çıkardım bende çıplaktım. Çıktım üstüne tam yarrağım kalçalarının üzerine gelecek şekilde oturdum. Başladım masaja bir yandan da yarrağımla temas halindeyim. Elimi alttan amına götürdüm baktım ki ıslak. Belli ki sikişe hazır. Bana sen dur ben sana masaj yapayım dedi.

    Sırt üstü uzandım. Benim yarrağı ağzına alıp emmeye başladı. Müthiş sakso çekiyordu. Beni boşalttı hepsini yuttu. Sonra ben onu yalamaya başladım amını yalıyorum yaladıkça akan sularını içiyorum. Uçuyordu adeta dilimle göt deliği ni yalamaya başladım ve inliyordu yengem. Kafamı bacak arasına soktum dilimle bir amını birde göt deliğini yalıyorum. O da benim yarrağı ağzına almış emiyordu. Kalktı domalıp hadi sok demeye başladı.

    Ben arkasına geçip sokmadan değdirip çekiyorum yarrağımı. Yengem sok artık diye yalvarıyordu. İlk önce amına bir soktum ki dibine kadar abandım. Gidip gelmeye başladım. Sert darbelerle aynı anda ikimizde boşaldık. Ama ne boşalma ikimizde nefes nefese kalmıştık.

    Sonrasında yengemle düzenli  olarak ilişki yaşamaya başladık. Ama şimdi hamile ara vermek zorunda kaldık. Büyük ihtimalle çocuk benden

    am yalatma hikayeleri entest porno seks hikayeleri liseli sekxhikaye sevişme örneği sex hikayeleri gerçek sikiş hikaye blog sikiş hikayeleri izle
  • Sosyetik Hatunu Sikmeyi Bırak Ayaklarını Bile Yaladım

    Sosyetik Hatunu Sikmeyi Bırak Ayaklarını Bile Yaladım

    Selam ben Serdar, 34 yaşında, 1.82 boyunda, kumral, koyu kestane renkli dalgalı saçlı, evli ve Ankara’da yaşayan, Kamuda görevli, sıradan bir devlet memuruyum. Bu olayda geçen kişilerin isimlerini değiştirip, kendilerinin de müsadesiyle yazıp yolluyorum. Anlatacağım olay, geçen hafta, eski bir tanıdığım olan Banu’nun çocuğunu görmeye gittiğim gün gerçekleşti. Ogün tesadüfen Tunalı’da Banu’nun eşi Murat’la karşılaştık. Ayaküstü birkaç dakika konuştuk. Bebeklerinin olduğunu anlattı. Ben de bebekten dolayı tebrik ettim, Banuya selamlarımı gönderdim ve ayrıldık. Akşam eve gelip İnternete girdiğimde Banunun E-Maili ile karşılaştım, Murat ona görüştüğümüzü anlatmış, bebeği ziyarete gitmediğime sitem ediyordu. Ben de aslında çok istediğimi yazdım ve müsait olurlarsa Cumartesi öğleden sonra uğrayabileceğimi belirttim. Bir saat sonra, “Bekleriz.” diye cevap geldi.

    Cumartesi günü küçük bir hediye alarak evlerinin yolunu tuttum. Kapıyı çaldım ve bir teyze kapıyı açtı. Yanlış mı geldim? diye afallayarak ağzımdan, “Ben Murat’ın arkadaşıyım…” kelimeleri çıktı. İçeri girdim. Banu ve Murat beni samimi bir karşılamayla içeri buyur ettiler. Yine evlerinde kendileri gibi sosyetik bir aile ve iki de bayan vardı. Anlayacağınız ev epey kalabalıktı. Sonradan öğrendim, teyze Banu’nun annesi, diğer aile Murat’ın iş ortağı, bayanlardan biri Banu’nun kızkardeşi, diğer bayan ise Nilüfer, çocukluktan beri arkadaşı imiş. O ortamda biraz sohbet ve muhabbetten sonra konu teknolojiye geldi. Banu benim bilgisayardan anladığımdan falan bahsediyordu. Ben ise, “Pek fazla bilmem, ufak tefek bakarım…” falan diyordum. Nilüfer, 4 yaşında çocuğu olduğunu, bilgisayarla çok oynadığını, bilgisayarın artık hiç açılmadığını söyledi ve ne yapılması gerektiğini sordu. Ben de, “Bilgisayarda önemli dosyalar yoksa, Formatlayıp yeniden kurun.” dedim. Hakikaten fazla anlamam.

    Bir süre sohbetten sonra kapı çaldı, içeriye bir bey girdi. Tekin bey. Nilüfer’in kocası oluyormuş. Ama ben çok yaşlı gördüm, çünkü Nilüfer 30-32 yaşlarında, kocası Tekin bey ise 45-47 yaşlarında idi. Aradan yarım saat geçti. Biraz sohbet ettik. Nilüfer kocasına benim bilgisayarlardan anladığımı söylüyordu. Sonra ben müsaade istedim. O sırada Tekin beyle Nilüfer aralarında fısıldaşarak ve bana bakarak birşeyler konuştular, sonra da, “Biz de kalkalım, evde çocuğa bakıcısı bakıyor, bakıcı bu akşam evine gidecek.” dedi. Hep beraber kalktık ve ayakta konuşmaya başladık. Bana, nereye gittiğimi sordular. Ben de, “Demetevler.” dedim. Onlar Çankayada oturuyorlarmış. Yollarımız tersti. Tekin bey bana bir işim olup olmadığını sordu, “Eğer işin yoksa bize gidelim, bilgisayara bir bakarsın. Sonra bakıcıyı Etlik taraflarına bırakacağım, ikinizi birden bırakırım.” dedi. Ben, “Bazı program CD’leri lazım, Başlangıç disketi falan….” dedim. Murat, “Bizde var Baslangıç disketi.” dedi. Bir iki de program CD’si aldık ve Tekin beyin arabasıyla yola çıktık.

    Çankayadaki evlerine vardığımızda ağzım açık kalmıştı. Evleri teraslı dubleks ve oldukça güzeldi. Bakıcı kadın kapıyı açtı, çocuk hemen annesine zıpladı. Nilüfer, “Bak oğlum bu Serdar amca. Bilgisayarını yapacak.” dedi. Sonra çocuk bana sarıldı, elimden çekistirerek bilgisayarın olduğu odaya götürdü. Ben Bilgisayarı açmaya çalışırken, Nilüfer, “Yemek hazırdır sanırım, bir bakayım.” diyerek asağıya indi. Kocası Tekin bey, ben ve çocuk, bir taraftan Bilgisayarla uğraşıyor, diğer taraftan konuşuyorduk. Bilgisayar bir türlü açılmıyordu. Tekin beye, “Format atmamız lazım.” dedim. O da, “Uzun sürer mi?” dedi. “Programların yüklenmesiyle beraber 1-2 saat sürer.” dedim. O esnada saat aksam 19:30 olmuştu. “Ne yapalım, Formatla bari… Ben bir asağıya bakayım.” diyerek dışarı çıktı. Bir süre sonra Nilüfer gelerek, “Yemek hazır, yiyelim, sonra devam edersiniz.” dedi. Kafamı ona çevirdiğimde ağzım açık kalmıştı, üzerinde mini bir şort ve nerdeyse göğüslerinin yarısını dışarıda bırakan askılı bir tişört vardı.

    Aşağıya indik yemeklerimizi yedik ve çocuk durdurmadan beni tekrar yukarı çıkardı. 5-10 dakika sonra Tekin bey ve Nilüfer de yanıma geldiler. Tekin bey bana, “Senin işin uzun sürecek, müsadenle ben bakıcıyı evine bırakıp geleyim.” dedi ve Niliüferle bakışarak odadan ayrıldı. Nilüfer de, “Ben de aşağıları toplayayım.” dedi ve kocasının arkasından çıktı. Merdivenlerden inerlerken aralarında birşeyler konuşuyorlardı, ama tam olarak ne konuştuklarını duyamıyordum. Çocukla biz Bilgisayarı formatlayıp programları kurmaya başlamıştık. Saat 21:00 olmuştu. Çocuk sıkılarak karşımdaki çiftli koltukta uyuklamaya başladı.

    Bir süre sonra Nilüfer odaya geldi. Üzerinde boydan, etek boyu diz hizasında, kolsuz bir elbise vardı. Aklımdan bacak şovu kaçtı diye düşünürken, nemli saçları duş aldığını gösteriyor ve o güzel kokusu kapıdan yanıma kadar geliyordu. “Çocuğu odasına götüreyim…” diye çocuğun yanına gittiğinde, hemen fırladım, “Ben yardımcı olayım.” dedim ve Veledi kucakladığım gibi odasına götürdüm. Nilüfer çocuğu yatağına yerleştirirken, ben tekrar Bilgisayarın başına gittim. Bir süre sonra Nilüfer de gelerek karşıma oturdu ve bacak bacak üstüne atıp bir sigara yaktı. Terliği ayağından çıkmıştı ve ayağını sallıyordu. Ayakları çok bakımlı ve güzeldi. İçimden, ‘İnsanda para çok olunca, çocuğunu bırak, ayağına bile bakıcı tutuyor Millet. Adaletsiz dünya! Biz ise ihtiyaçlarımızı zor karşılıyoruz!’ diye geçirdim.

    Nilüfer’in sigarasını çırptığı kültablası biraz uzaktı. Sigarasını her çırpışında ayaklarını indiriyor, sonra tekrar ayak ayak üstüne atıyor, bana frikik veriyordu. Benimse ara sıra gözüm onun bacaklarına dalıyordu. Bir taraftan da konuşuyorduk. Sigarası bitti ve yanıma geldi. Ayakta, başucumda duruyordu. Elini Mouse Pad’in üzerine koyup öne doğru eğilmişti. O güzel kokusunu içimde hissediyordum. Mouse’u oynatırken eline dokundum, tepki vermedi. Elini çekmedi. Üzerime eğilmiş ekranı seyrediyordu. Saçları yanaklarıma değiyordu. Kafamı ona doğru çevirdigimde burun buruna gelmiştik. Kibarca müsaade istedim Mouse için.

    Güldü, karşıya geçti ve tekrar ayak ayak üstüne atıp oturdu. Ben yine bacaklarına dalmıştım. İçimden onu arzuluyordum, ama nasıl diyeceğimi bilemiyordum. Bacaklarına daldığımı görmüştü, bana gülümsedi. Ben de, ayaklarının güzel olduğunu, özel bakım yaptırıp yaptırmadığını soruverdim. “Evet, kadın heryeriyle kadın olmalı, bütün vücuduna bakmalı!” gibi sözler söyledi. Ben de imalı bir şekilde, “Eminim siz hertarafınızın bakımını başkasına yaptırıyorsunuz?” dedim ve güldüm. O da bana gülerek, “O kadarda değil, bazı yerlerin bakımını kendim yapıyorum!” dedi. Hafiften bacaklarını aralayıp, kapattı. İçim erimişti. Beni yanına çağırarak, “Bak, ellerimi bugün kuaförde manikür yaptırdım.” dedi. Yanına vardım ve bakmak için elini tuttum. Heyecandan titriyordum. Hemen ayaklarını havaya kaldırarak, “Pedikürüm nasıl, güzel mi?” dedi. Ben de ayağını elime aldım ve “Çok güzel!” dedim. Nilüfer’in ayaklarını okşarken, bir anda dudaklarımız kenetlenmiş, öpüşüyorduk.

    O sırada dışardan sesler geldi, ben hemen dudaklarımı çekip biraz uzaklaştım. Nilüfer beni tekrar kendine çekti, “Çocuktur, meraklanma!” dedi. Saat 22:00 olmuştu, “Tekin bey de her an gelebilir!” dedim. O da, “Korkma birşey olmaz!” dedi. Sonra ayağa kalktık ve birbirimize sıkıca sarıldık, deliler gibi öpüşüyorduk. Benim tişörtümü çıkardı, boynumu yalıyordu. Biryandan da pantolonumu çözüyordu. Bir anda yalnızca külotumla kalmıştım. Ben de onun elbisesini çıkardım. İçinde sütyen yoktu, altında ise siyah, dantelli külot vardı. Ayakta birbirimize sımsıkı sarılmıştık. Kulağıma, “Yatak odasına gidelim!” dedi. Ve elimden tutarak beni yan odaya götürdü. Sikim müthiş sertleşmişti. Beni yatağa yatırdı ve kendi de yanıma geldi. Hayatımda böyle ateşli bir kadın görmemiştim. Sanki o erkek, ben kadındım. Benim her tarafımı öpüyor, okşuyordu.

    Heyecandan çıldırıyordum. Sırt üstü yattım, zevkime bakıyordum. Uzun uzun göğüslerimi emdi ve göbeğimden aşağıya indi, bacaklarımın arasına girdi, sikimi göbeğime yaslayıp, taşaklarımı emmeye başladı. Yumurtalarımın birini bırakıp diğerini ağzına alıyor, arada bir de tümünü ağzına alıp sikimi emer gibi emiyordu. Sonra sikimi eliyle kavrayıp ağzına sokup çıkarmaya başladı. Artık gelmek üzereydim, “Geliyorum!” sözlerimi duymazdan geliyor, sikimin tamamını hızlıca ağzına alıp, dudakları ile ezerek geri çıkarıyordu. Kasılmaya başladım, bu kadar zevkten sonra musluk gibi fışkırttırıyordum. Nilüfer’in ağzı, yüzü, saçları falan spermlerimle dolmuştu. Bir süre hareketsizlikten sonra, Nilüfer’e sordum, “Neden boşalttın ki beni, acele olmadı mı?” dedim. O ise, “Ben mutlaka önce erkeğimi birkez bitiririm ki, sonra o beni uzun uzun sikip bitirsin, sekse doyayım!” dedi ve üzerimden kalktı.

    O esnada Tekin beyin kapıdan bizi izlediğini gördüm ve telaşlandım. Nilüfer ise hiç birşey olmamış gibi, kocasına, “Geldin mi hayatım?” diyerek, bir taraftan da eline aldığı havluyla üzerindeki ve benim üzerimdeki spermleri siliyordu. Ben utancımdan üzerime çarsafı çekiverdim. Tekin bey sırıtarak, “Geleli çok oldu karıcığım, siz çalışma odasındayken ben evdeydim!” dediğinde, ben derin bir nefes alıp, biraz da olsa rahatlamıştım, demek ki karı koca anlaşmalıydılar. Tekin bey, “Ben bir çocuğa bakıp geleyim.” dedi ve odadan çıtı. Nilüfer yanıma yatarak bana sarıldı, “Şimdi sıra sizde beyefendi!” dedi. Ben hafiften doğrularak üzerine çıktım ve öpüşmeye basladık. Yavaş yavaş boynunu yalamaya başladım ve ordan göğüslerine indim. Göğüs uçları fındık gibi büyümüştü. Sonra yalayarak göbeğine, ordan da amına indim.

    Az sonra Tekin bey de odaya girerek soyunmaya başladı. Ben Nilüfer’in bacaklarını iki yana açıp arasına girdim ve sikimi amına sokarak, tam siper amına gömüldüm. Nilüfer de bacaklarını sırtıma dolamıştı. Tekin bey yanımıza gelerek, önce karısının dudaklarından öptü, sonra da memelerini emmeye basladı. Nilüfer’in ayakları belimi kavramış bir şekilde vücudumu okşuyordu. Ben amına biraz pompladıktan sonra, hafiften geriye doğru kayarak yataktan asağıya, ayaklarının ucuna indim ve o güzel sexy ayaklarını yalamaya başladım. Tekin bey de Nilüfer’in üzerinde 69 oldular. Ben Nilüfer’in ayaklarını yalarken, kocası da tam karşımda amını yalıyordu. Arada bir göz göze geliyorduk. Nilüfer sürekli kasılmalar yaşıyordu. Bir süre sonra Tekin beyle yer değiştirdik, Nilüfer’le ben 69 oldum, o ayaklarını yalıyordu. Ve gözü de hep bana bakıyordu. Sonra Tekin bey yatağa yattı, Nilüfer de onun üzerine oturdu, yavaşça Tekin beyin yarağını içine aldı. Ben boşta kalmıştım.

    Sikimi elimle kavradım ve Tekin beyin kafasının üzerine ayaklarımı açarak dikildim ve sikimi Nilüfer’in ağzına verdim. Nilüfer sikimi bir süre yaladıktan sonra arkasına geçmemi istedi ve Komodin’in üzerinde krem olduğunu söyledi. Ne yapacağımı anlamıştım. Kremi aldım ve arkasına geçtim. Nilüfer kocasının üzerine iyice eğildi, ben de kremi, iyice ortaya çıkan götünün deliğine sürdüm. O sırada Tekin beyin siki Nilüfer’in amından çıktı, sikini elimle kavradım ve tekrar girmesini sağladım. Nefes, nefese idiler ve teşekkür ediyorlardı. Nilüfer’in götüne sikimi sokup, ben de onlarla birlikte tempo tutuyordum. Nilüfer ikimizin arasında sandviç olmuş, zevkten bas bas bağrıyordu. O anda ağzından çıkan lafları Genelevdeki orospu karılar kullanırdı anca, “Geçirin bana erkeklerim! Bayılana kadar sikin beni! Amımı götümü parçalayın! Doyurun beni!” gibi laflar ediyordu.

    Biraz sonra kocası Nilüfer’in altından kalktı, ben Nilüfer’in götüne pompalamaya devam ederken, o da Nilüfer’in altında 69 olmaya çalışıyordu. Nilüfer iyice domalmış, ben götünü sikiyorum, taşaklarımın altında ise kocasının kafası vardı. Ellerini bacaklarımın arasından geçirerek benim popoma bastırıyor, bir taraftan da, “Sıkı geçir Fahişeye!” diyordu. Nilüfer ise kocasının sikini ağzına almıs, ama bağırmaktan ememeyince, 31 çektiriyordu ona. Kocası Nilüfer’in amını yalamaya çalışırken, benim taşaklarımın burnuna ve gözüne çarptığını hissediyordum. Arada bir, eliyle beni bastırıyordu karısına doğru, bir ara da taşaklarımı yaladığını hissettim. Nilüfer’in çığlık ve kasılmaları iyice artmıştı. Ben de hızlanmaya başladım. Ve sonunda o hareketsiz kaldığı esnada, götünün derinliklerine boşalmaya başladım ve olduğumuz yere, kocasının üzerine yığılıp kaldık. Kalktığımızda kocasını da boşalmış olduğunu, Nilüfer’in yüzünün spermle dolu olduğunu gördüm.

    O gece orada kalmamı rica ettiler. “Evde karım ve çocuğum bekliyor, gitmem lazım.” dedim. Nilüfer bana banyonun yerini tarif etti. Duş alıp üzerimi giyindim. Tekin bey hala yatakta hareketsiz yatıyordu, yorgunluktan sanırım. Ben onlara, onlar da bana çok teşekkür ediyorlardı. “Lütfen yaşadıklarımız burda kalsın.” dediler. Ben de, “Ne yaşadık ki?” diye karşılık vererek onayladım. Tekin bey üzerini giyinmeye başladı, “Seni eve bırakayım.” diye. Saat 23:30 olmuştu. Ben, “Gerek yok, bir Taksiye atlar giderim.” dedim. “Bari kapıya kadar geçireyim.” dedi. “Peki.” dedim. Nilüfer’le hiç birşey olmamış gibi resmi bir şekilde tokalaşarak, teşekkür ettim ve Tekin beyle asağı indik. Kapıda Tekin bey bana çok teşekkür ederek 200 $ uzattı. “Almam!” falan diyerek, binbir nizah ettim. Ama Tekin bey, “Taksi parası, lütfen al!” dedi. İşin gerçeği yanımda Taksiye binecek kadar para dahi yoktu, Dolmuşla gitmeyi düşünüyordum. Zorla da olsa parayı aldım. Ordan ayrıldım ve onlarla bir daha hiç görüşmedik.

    babam sikti hikaye beni sikmek mi istiyorsun en uzun sex hikayeleri erkek erkeğe seks hikayeleri escort bodrum pornocu bla sexshikayesi tahrik edici hikayeler teyzemle hikayem yerli seks hikayeleri
  • Kocam Sikmeyince Eniştem Deliler Gibi Sikti

    Kocam Sikmeyince Eniştem Deliler Gibi Sikti

    Selamlar. İsmim Nursel. Kendimi boyacı Enişteme nasıl siktirdiğimi anlatmak istiyorum. 40 yaşındayım ve halen güzel sayılır bir kadınım. Kocamla 17 yıllık evliyim. Evlendiğimizde beş parasızdık, ama el ele sırt sırta verdik, çalıştık ve epey para kazandık. Şu anda durumumuz iyi, Avrupa yakasında 4 katlı binamız var, bir dairesinde kendimiz oturuyoruz, diğer daireleri kiraya verdik. Kocamın kendine ait işi ve altında son model arabası var. Artık benim çalışmama gerek kalmadığı için evde oturuyordum. Ama maddi durumumuz çok iyiye gittikçe, kocam beni ihmal ediyor ve sikmiyordu. Her gece bir bahane buluyor, içip içip eve zil zurna sarhoş geliyordu.

    Binayı komple iç dış boyatacaktık, daireleri de. Kadıköy tarafında oturan küçük Kızkardeşimin kocası (yani Eniştem) boyacı olduğundan, nasiplensin diye Enişteme boyatmayı düşündük. Bu arada Eniştem kocamı hiç sevmez. Neyse bir akşam gittik evlerine, durumu anlattık. Eniştem (Kocama gıcık olduğu için), “Elimde işim var, ben boyayamam!” dedi. Kocam da, “Acelesi yok, elindeki işini bitirdiğin zaman gel boya!” dedi. Eniştem bu defa da, (İstanbulun ayrı yakalarında oturduğumuzdan) “Her gün köprünün trafiği çekilmez!” dedi. Kocam da, “Oğlum sen yabancımısın, Binanın boyası bitene kadar bizde kalırsın!” dedi. Eniştem başka mazeret bulamayınca sonunda kabul etmişti. Elindeki işi bitince bize gelecekti, ikimiz birlikte gidip boyaları alacaktık. Neyse, işi bitti, geldi bize, gittik beraber boyaları aldık geldik. Alt katta oturan kiracımız kadınla tesadüfen Apartmanın girişinde karşılaşınca, o da yardım etti, boyaları yukarı, bizim daireye taşıdık. Eniştem kiracımı görür görmez hayran kaldı, ona çaktırmadan bana, “Çok güzel kadınmış, ne sikilir ama!” dedi. Enişteme ters ters baktım, “Enişteeeee!” dedim. Eniştem hemen kıvırdı, gülerek, “Kızma hemen, şaka yapıyorum!” dedi.

    Kiracımla önce öğle yemeği hazırlayıp, birlikte yedikten sonra, Eniştem işe başladı. Akşama kadar çalıştı ve bir odanın boyasını bitirdi. Yorulmuştu, banyo yaptı. Eniştem var diye kocam akşama erken gelir, akşam yemeğini birlikte yeriz diye düşündüm, ama gelmedi. Telefonunu da kapatmış, birkaç kere aradım, sürekli Telesekreteri çıkıyordu. Eniştemle saat 9 a kadar bekledik, kocam gelmeyince biz yemeğimizi yedik, çaylarımızı içtik, oturduk TV izleyip, sohbet ettik. Eniştem sürekli kiracımız kadın hakkında sorular soruyor, kadının sikişken olup olmadığını öğrenmeye çalışıyordu. Ben de, “Demek kadın verse yapacaksın ha? Kızkardeşimi düşünmüyormusun Enişte?” diye tersledim. Eniştem de, “Verse yaparım valla! Bir kereden ne olacak canım, sanki kızkardeşini boşayıp o kadını mı nikahıma alacam. O iş ayrı, bu iş ayrı! Hem kızkardeşini ihmal etmiyorum ya!” dedi. Eniştem kızkardeşimi ihmal etmediği konusunda haklıydı. Hatta kızkardeşim bana sürekli, Eniştemin nekadar azgın olduğunu ve kendisini sabah akşam siktiğini anlatırdı…

    Kocam çok geç saatte, yine sarhoş bir halde geldi. “Niye geç geldin, evde misafir olduğunu biliyordun!” diye kocama biraz kızdım. Kocam da, “İşim vardı, kusura bakma!” dedi ve bizimle oturmadan direk gitti yattı. Vakit epey geç olmuştu, ben Eniştemin yatağını açtım, Eniştem de gitti yattı. Ortalığı toparlayıp ben de yatakodasına, kocamın yanına gittim. Eniştemle konuştuklarımızdan sonra canım kocamla sikişmek istiyordu, ama kocam çoktan uyumuş, ölü gibi yatıyordu. Beni sikmesi için kocamı uyandıramayınca kızdım ve kocama bağırıp çağırmaya başladım. Sesimi yan odada yatan Eniştemin duyduğunu bile bile. Aslında Eniştemin yanına gidip kendimi siktirmek geçti aklımdan, ama yapmadım. Kocama kızgın bir şekilde, kendi kendimi tatmin edip, Eniştemi düşünerek uyudum.

    Kocam sabah erkenden kalkıp işe gitti, üstelik beni hiç öpmeden, bana elini bile sürmeden. Eniştem daha uyuyordu. Geceliğimi, külodumu ve sütyenimi çıkardım, yatak odamın kapısını da sonuna kadar açıp, yatağa çırıl çıplak uzandım. Eniştem kalkıp elini yüzünü yıkamaya nasılsa bizim odanın önünden geçecekti ve beni böyle görecekti. Bir süre sonra Eniştemin kapısının açıldığını duyunca, ben bacaklarımı ayırarak uyuyormuş gibi yattım. Yüzüm kapıya dönüktü ve gözlerimi iyice kısmıştım, fakat kapıyı görebiliyordum. Eniştem geçerken kapıdan bakıp beni öyle sereserpe uyuyor görünce kapının ağzında durdu. Ben hiç kımıldamıyor, sesimi çıkarmıyordum, uyuyormuşum gibi. Eniştem elini eşofmanından içeri sokup yarağıyla oynamaya başladı. Sonra dayanamadı yarağını çıkarıp 31 çeker gibi sıvazlamaya başladı…

    Artık hiç şüphem yoktu, versem azgın Eniştem beni sikecekti. Hemen bu fırsatı değerlendirmeye karar verdim, çünkü Eniştemin 31 çekerek döllerini boşa akıtmasına gönlüm razı olmadı. Hemen kafamı kaldırarak, “Gel lan buraya azgın Köpek!” dedim. Eniştem bir an şaşırdı, ama hemen herzamanki pişkinliği ile sırıtarak, “Sen uyumuyormuydun yaa?” diyerek yarağı elinde yanıma geldi. Hemen doğrulup Eniştemin yarağına sarıldım ve ağzıma alarak emmeye başladım. Kocaman, kalın yarağı vardı. Eniştem çok geçmeden ağzıma boşaldı. Eniştemin döllerini güzelce yalayıp yuttuktan sonra, bu sefer Eniştem benim bacaklarımı öperek amıma geldi. Amımı deli gibi yalıyordu. Amımı uzunca yaladıktan ve beni boşalttıktan sonra göğüslerime çıktı, göğüslerimi emiyor ısırıyordu. “Sakın morartma azgın Köpek!” diye Eniştemi uyardım. Eniştem de, “Sus amına koduğumun Orospusu, zaten dün de am sikemedim, kuduruyorum!” diyerek, boynumu boğazımı yalamaya devam etti.

    Ben de elimi Eniştemin yarağına attım, okşayıp kaldırmak için, ama Eniştemin yarak zaten kalkmıştı, taş gibiydi yeniden. Bacaklarımı ayırıp Eniştemi üzerime çektim, “Hadi sok yarağını Enşite, sik beni! O Pezevenk bacanağın nezamandır elini sürmedi bana, amım yarak görmedi! Hadi sik beni erkeğim!” dedim. Eniştem dudaklarıma yapışıp, “Acele etme, seni yarrağa doyuracam! Bacanakla zaten fiyatta kabala anlaştık, Binanın boya işlerini bir aydan önce bitirmem! Merak etme seni hergün sikecem, amını götünü dağıtacam! Dön bakayım!” dedi ve beni ters çevirdi, dört ayak domalttı. Ben, Eniştem arkadan amıma sokacak diye beklerken, göt deliğimi yalamaya başladı. İlk defa götüm yalanıyordu ve çok zevk alıyordum. Eniştem götüme dilini sokuyor, parmaklıyordu. Sonra yalamayı bıraktı ve “Böyle dur, kımıldama!” dedi. Yarağını amıma sürtüp, birden kökledi amıma ve deli gibi sikmeye başladı. Eniştem beni zevkten inlete inlete, bağırta bağırta, 20-25 dakika sikti. Bü sürede ben 2 defa daha Orgazm olmuştum. Sonra Eniştem de inlemeye başladı ve hırlayarak boşaldı amıma. Amımda döllerini hissedebiliyordum…

    Eniştem yarağını amımdan çıkardı ve ağzıma verdi. Eniştemin yarağını yalayarak temizledikten sonra banyoya gittik, duşumuzu almaya. Kaç senedir böyle sikilmemiştim. Bir günde 3 defa Orgazm olmak ise hiç tatmadığım, bilmediğim bir şeydi. Bunu Eniştemin sayesinde yaşadım ve Kızkardeşimin ne kadar şanslı olduğunu düşündüm. Benim canım aslında sikildikçe sikilmek istiyordu. Eniştem beni bir kere de banyoda siksin diye, yarağın yalamaya başladım, ama Eniştem, “Biraz da işimi yapayım da Pezevenk bacanak şüphelenmesin. Merak etme, sikişmek için daha çok vaktimiz olacak!” diyerek, hemen iş elbiselerini giyindi ve öbür odanın boyasına başladı 🙂

    ablami sikmek istiyorum am sikme hikayeleri oku erotik doktor hikayeleri kadın azdırıcı porno resimli sikis hikayeleri sarhoş edip sikmek sevgilimi aldatıyorum uyurken seks yasanmis sexk hikayeleri
  • Kızımın Volkan Gibi Yanan Amcığı – Sex Hikayeleri

    Kızımın Volkan Gibi Yanan Amcığı – Sex Hikayeleri

    Aslen İzmir’li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte, memuriyetim gereği İstanbul’da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece vakti İzmir’den acı bir haber aldık, eşimin bir yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı, ayrıca Eda’nın okulu olduğunu ve okul sonrası tenis kursuna gittiğini hatırlatıp, onun için bizim gidemeyeceğimizi, ama isterse kendisini gönderebileceğimi söyledim. Eşim kısa sürede hazırlandı, onu terminale götürüp İzmir otobüsüne bindirdim.

    Eve döndüğümde Eda geceliğini giymiş, salonda televizyon izliyordu. Banyoya gidip duş aldım. Duştan sonra üzerime bir şort giyip salona geçtim, Eda’nın yanına oturdum. Eda, “Sıhhatler olsun!” diyerek beni yanaklarımdan öptü. Eda 16 yaşında tatlı bir kızdı. Eşimin tek çocuğu olduğu için, eşim gibi ben de Eda’yı şımartır, bir dediğini iki etmezdim. Eda ile şakalaşırken ve oyunlar oynarken, her tarafına eller, onun düzgün fiziğini, pürüzsüz bacaklarını, belli belirsiz göğüslerini çaktırmadan okşardım. Eşimin İzmir’e gitmesiyle, birkaç günlüğüne de olsa, Eda ile evde yalnız kalacaktık. Bunun, uzun zamandır tasarladığım, fakat uygulama fırsatı bulamadığım hayalim için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyordum.

    Salondan kalkıp Bilgisayarın bulunduğu odaya geçtim. Bilgisayarı açıp, hoparlörün sesisini kapatıp, pørnø bir film izlemeye başladım. Şortumun içinde yarağım çoktan kalkmış, kazık gibi olmuştu. Daha sonra filmi Pause’ye basarak ekranın altına atıp, İnternetten erotik ve hafif pørnøgrafik resimlerin olduğu sitelere girdim ve onları da ekranın altına attım. Bilgisayar koltuğunu sonuna kadar arkasına yaslayıp, şortumun içinde yarağımı da ayarlayıp, Eda’ya seslendim, “Gel internette biraz sörf yapalım, sana yeni ayakkabı falan bakarız!” diye. Eda TV’yi kapatıp geldiğinde kucağıma oturttum. Birlikte birkaç ayakkabı sitesi gezdikten sonra, ben koltuğun arkasına yaslanıp, “Sen devam et!” dedim. Ben arkama yaslanmış onu izliyordum, onun kalçaları ise benim yarağıma yaslanmış, yarağımla adeta dans ediyordu.

    Eda bir süre sonra, “Aaa, bunlar da ne? Bir sürü Spam sayfa açılmış!” diyerek, ekranın altına attığım erotik sayfalardan birini açtı. Pür dikkat ekrandaki açık saçık resimleri inceliyordu. Neye baktığını çok iyi bildiğim halde, “Dur bakayım, neymiş onlar?” diyerek, resimlere birlikte bakmaya başladık. Ekranın altına attığım sayfaları özellikle seçmiştim, resimler, tangalı ve sütyenli genç kızların hafif erotik pozlarından başlıyor, ilerleyen sayfalarda tamamen çıplak pozlarla devam ediyor, daha sonraki sayfalarda ise resimler kademeli olarak remen sikişli sokuşlu Hardcøre Pørnøya dönüşüyordu. İlk sayfaya bakarken, aynı zamanda da resimlerdeki yarıçıplak kızların vücutları hakkında yorum yapıyorduk. Eda’nın kendi göğüsleri çok küçük olduğundan, özellikle resimlerdeki kızların göğüsleri hakkındaki düşüncelerimi öğrenmeye çalışıyordu. Ben de özellikle küçük göğüslü kızları beğendiğimi söylüyordum.

    Sıra sikişli sokuşlu pørnø resimlere geldiğinde, Eda kalçalarını kalp gibi atan yarağıma daha çok bastırmaya başladı. Yarağımı şortumun içinden çıkarmaya karar verdim. Eda’ya, “Hoparlörün sesini açar mısın?” dedim. Eda hoparlörün düğmesini açmak için kucağımdan kalkıp öne doğru eğildiğinde yarağımı şorttan çıkarıp, geri otururken yarağımın üzerine oturmasını sağladım. Şimdi yarağımla Eda’nın amı arasında sadece geceliğinin altındaki külotu vardı. Külotuna rağmen amının kavurucu sıcaklığını yarağımda hissedebiliyordum. Eda yarağımın üzerinde hafif hafif ileri geri sürtünerek, pørnø sayfaların birini kapatıyor diğerini açıyordu. Ben de bu arada bir elimi geceliğinin altına, göbeğine sokarak, hafif hafif göbeğini okşuyordum.

    Eda, “Bunlara baktığımızı anneme söylemeyeceksin, değil mi?” dediğinde, göbeğini okşayan elimi yukarı, sütyensiz göğsüne götürüp, hafifçe okşayarak, “Merak etme, herşey aramızda sır olarak kalacak! Hem sen artık büyüdün, yetişkin genç kız oldun, bazı şeyleri keşfedip yaşamak senin en doğal hakkın!” dedim. Eda’nın nefes alışverişi sıklaşmış ve her nefes alıp verdiğinde sertleşmiş göğüsucu avucuma değiyordu. Artık filmi açma zamanı gelmişti, öne doğru eğilerek filmi tıklayıp tam ekran yaptım ve Start’a bastım. Filmden gelen (Ahh, Uhh!) sesleri eşliğinde seyretmeye başladık. Filmi ileri geri alma bahanesiyle, kucağımdaki Eda’nın külotlu amına sürtünüp duruyordum. Eda filmi izledikçe külotunu zorlayan sertliğin nedenini anlamıştı ve hiç bozuntuya vermeden kendisi de yarağıma sürtünüyordu. Arkama iyice yaslandım ve Eda’yı yarağımın üstünde tutarak sürtünmesine yardımcı oldum.

    Çok geçmeden külotunun ıslandığını hissettim, Eda orgazm olmuştu. Ben de nerdeyse boşalmak üzereydim ve kendimi zor tutuyordum. Boşalırsam Eda’yı ürkütebilirim diye düşünüp tuttum kendimi. Neyse ki film çabuk bitti. Hemen Eda’yı kucağımdan kaldırdım ve yarağımı şortumun içine sokup Bilgisayarı kapattım. Banyoya zor yetiştim ve yarağımı şortumdan çıkarır çıkarmaz müthiş bir patlamayla boşaldım. Döllerim lavabonun üstündeki aynaya kadar fışkırmıştı. Boşalmam bitince tuvalet kağıdıyla aynayı ve lavaboyu silerek fışkırmış dölleri temizledim. Sonra duşa girip yarağımı yıkadım. Kurulanıp şortumu tekrar giydim ve banyodan çıktım.

    Eda bu arada salona geçmiş, TV’yi açmış, üçlü koltuğa uzanmış, gözleri kapalı yatıyordu. Biraz önce yaşananlardan utanmış olsa gerek, uyuyor numarası yapıyordu. Uyumadığını biliyordum, fakat onun bu oyununa katılmaya karar verdim. TV’yi kapattım ve yanına giderek, “Eda, uyuyor musun?” diye seslendim. Eda cevap vermeden arkasını döndü ve uyuma numarasına devam etti. Saçlarını okşayarak, “Eda, burda uyunmaz, kalk yatağına yat!” dedim. Eda gözlerini açmadan sağa sola biraz kıpırdadı, ama yatmaya devam etti. “Kalk canım, seni yatağına götüreyim!” diyerek kucağıma aldığımda, gözleri kapalı bir şekilde, “Annem yok, bugün senin yanında yatayım!” diye mırıldandı. “Tamam canım!” deyip, bizim yatak odasına götürdüm, yatağa yatırdım.

    Gece lambasını yaktım, şortumu da çıkarıp ben de yatağa uzandım. Eda arkasını bana dönmüş uyuma numarasına devam ediyordu. “Eda canım, hava sıcak, bunalırsın!” diyerek geceliğini çıkardım. Şimdi sadece külotu kalmıştı ve külotunun arkası iyice götünün yanakları arasına girmişti. Bir süre o halini seyrettikten sonra, kulağına eğilip, “Külotunu da çıkarayım mı canım?” diye sordum. Eda sadece, “Hı hı!” diye mırıldanınca, külotunu yavaşça çıkardım. Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık. Tam arkasına 66 pozisyonunda yanaşıp, yarağımı bacak arasına doğru yerleştirip ona sarıldım…

    Uyumak bir yana, Eda’nın kalbi hızla çarpıyordu. Yarağım amının dudakları arasında dolaşırken nefes alışverişleri hızlanıyordu. Amının suyu yarağıma bulaşmaya başlamıştı. Arkasından çekilip, Eda’yı sırt üstü yatırdım. O halen uyur numarasına devam ediyordu. Elimi küçücük göğüslerine götürüp biraz okşadıktan sonra, göbeğine, ordan da amına geldim. Parmaklarım amının dudaklarında gezindikçe, Eda soğukta kalmış kuş gibi titremeye başladı. Sonra bacaklarını aralayıp, o körpecik amını doyasıya öpüp yaladım. Klitorisini emmeye başladığımda, Eda kasıklarını yükseltip amını ağzıma bastırıyordu. Birden elektriğe çarpılmış gibi titreyerek orgazm oldu. Ben yalamaya devam ediyordum. Eda orgazm olduktan sonra amını yalamama fazla dayanamadı ve bacaklarını kapadı.

    Yataktan kalkıp, komodinin üzerinde duran kağıt havludan bir iki tane alıp, önce yarağımın ucundaki zevk suyunu sildim, sonra elime birkaç tane kağıt havlu alarak Eda’nın başucuna dikildim. Eda’nın halen gözleri kapalıydı. Yarağımı dudaklarına sürdüm, ağzına almasını istiyordum. Hafifçe araladığı iki dudağının arasına yarağımın başını sokup, hafif hafif gidip gelmeye başladım. Her gidip gelişimde birazcık daha soktum ağzına. Yarağımın sadece kafası ağzındaydı, öylece hızlanıp zevkin doruğuna çıktım. Boşalmama yakın yarağımı ağzından çıkarıp, elimdeki kağıt havluya boşaldım. Sonra banyoya gidip yarağımı yıkadım.

    Yatağa geldiğimde, Eda yüzüstü dönmüştü, aklı sıra uyuyor numarasına devam ediyordu. Ensesinden başlayarak, omuzlarını, sırtını, belini öptüm yaladım, kalçalarına geldim. Süt gibi götünün yanaklarını ayırıp, minnacık götdeliğini dilledim. Dilimi götüne soktuğumda, Eda zevkten çığlık atmamak için yastığı ısırıyordu. Eda’nın öpülmedik, koklanmadık, yalanmadık yerini bırakmadım. En son ben sırtüstü yatıp, Eda’yı üzerime aldım. İki elimle kalçalarından tutarak, amıyla yarağıma sürtünmesine yardımcı oldum. Eda birkez daha orgazm olurken halen uyur numarasına devam ediyordu, ancak birsüre sonra üzerimde gerçekten uyudu.

    Sabah erkenden kalkıp, Eda’nın külotunu ve geceliğini giydirdim ve üzerine battaniye örttüm. Benim işe gitmem gerekiyordu, Eda’nın da okulu vardı. Ben hazırlandıktan sonra Edan’ın kahvaltısını hazırlayıp, onu uyandırdım. Zor da olsa kalktı. Ona iyi dersler dileyip evden çıktım, işe gittim.

    İşyerimde sürekli gece olanları düşünüp, akşamı iple çekiyordum. İşten çıkıp eve geldiğimde, Eda da benden yarım saat sonra tenis kursundan dönmüştü. Tenis kursundan geldiğinde hep duş alırdı. Tenis çantasını bırakıp banyoya duş almaya girdi. Bu fırsat kaçıramazdım. Bir iki dakika sonra banyonun kapısını tıklatıp açtım ve “Sırtını sabunlamamı istermisin canım?” diye sordum. Eda arkası bana dönük, duşun altındaydı. Sadece kafasını çevirip, “Hı hı!” diye onaylayınca banyoya girdim. Hemen soyundum ve ben de Edan’ın yanına, duşun altına geçtim. Sırtını sabunlama bahanesiyle, şampuanla omuzlarından başlayarak sırtını, belini, kalçalarını, baldırlarını topuklarına kadar masaj yaparak sabunladım.

    Topuklarına geldiğimde yere oturdum. Arka tarafını sabunlamam bitince, önünü döndürdüm ve bacaklarını hafif araladım. Ayak parmak uçlarından başlayarak bacaklarını, amını, göbeğini, göğüslerini yine masaj yaparak sabunladım. Ayağa kalkmıştım, fakat yarağım da ayaklanmıştı. Ben Eda’nın sabunlu vücüdunu ılık suyla durularken, o gözlerini yarağıma dikmişti.
    Eda’yı duruladıktan sonra arakamı dönüp ben duş almaya başladım. Eda ise bir elinde şampuan şişesi ile kolumdan çekerek, “İstersen ben de senin sırtını sabunlayayım?” dedi.

    Zaten beklediğim de buydu, onun için, “Çok iyi olur canım!” dedim. Benim ona yaptığım gibi, sırtımı sabunlayıp topuklarıma geldiğinde, ona önümü döndüm ve bacaklarımı hafif araladım. Yarağım dimdik ayaktaydı. Ayaklarımdan sabunlamaya başlayıp, bacaklarımdan yukarı çıkarak yarağıma geldiğinde, Eda’nın yüzü kasıklarımın hizasında ve dudakları yarağıma birkaç santim mesafedeydi. Başının arkasından küçük bir dokunuşla dudaklarını yarağıma yapıştırıp devam etmesini söyledim. Yarağımın başını biraz öptü yaladı, taşaklarımı okşadı, ama bu benim için yeterli değildi.

    Ayağa kaldırdım. Elinden şampuanı alıp, önce yarağımı sıvayıp, sonra elime bolca şampuan döktüm ve amını şampuanladım. Bacaklarını açıp, ayaktayken Eda’yı kucağıma aldım. Eda kollarını boynuma, bacaklarını da belime dolamıştı. Ben de kalçalarından tutuyor ve götünün yanaklarını yoğuruyordum. Bu pozisyonda yarağım amının küçücük dudakları arasına yerleşmişti. Amına girmek için yanıp tutuşuyordum. Eda’nın kulak memelerini biraz yalayıp emdikten sonra, kulağına, “İçine girmemi istermisin?” diye fısıldadım. Eda kollarını boynuma daha sıkı dolayarak, “Hı hı!” diye mırıldandı. Kucağımdaki Eda’yı, birkaç kez ileri geri yaptırarak, yarağımın kafasını amının deliğine denk getirip, ritmik hareketlerle yarağımın üstüne bırakmaya başladım…

    Yarağımın kafası amına girince, Eda kendini sıkıp kasmaya başladı. “Sıkma kendini, serbest bırak!” dedim. Kendini serbest bırakınca; Eda’yı yarağımın üstüne bırakıp, aynı zamanda yarağımın daha derine girebilmesi için hamle yaptım, iyice bastırdım. Eda’nın çığlığı banyoyu inletirken, yarağım tamamen amının içinde kaybolmuştu. O kadar sıcaktı ki, adeta yarağımı bir yanardağın içine sokmuştum. Kucağımda hoplatırken, Eda ağlamaya ve “Çıkar, çok acıyor!” demeye başlamıştı. Bir elimle ağzını kapatıp, “Tamam, birazdan çıkaracağım, ama ağzını açtığımda bağırma!” dedim ve alttan amına birkaç kez daha kökledim.

    Eda’nın körpecik amını saatlerce sikmek isterdim, fakat çok geçmeden boşalmak üzere oluğumu hissettim. Eda’yı koltuk altlarından tutarak yarağımdan kaldırmaya çalıştım, ama yarağım oraya çakılmış gibiydi ve zevkten ölüyordum, nerdeyse patlamak üzereydim. Hızlı bir şekilde kaldırıp içinden çıkmamla birlikte, Eda’nın amından kan, yarağımdan da döl boşaldı!

    aile arasında baskın sahnesi anneler gununu cok abartmayin annem ile sex baldiz sikisi enişteme aşığım gelin kayınpeder sex hikayeleri sex açık
  • Dar taytlı kızıl saçlı kızı nasıl siktiğimi anlatıyorum

    Dar taytlı kızıl saçlı kızı nasıl siktiğimi anlatıyorum

    Merhaba beyler ben necmi geçen yıl alanyada takılıyorduk bizim arkadaşlarla sonra diskoya girdik öyle bi hatun vardıki sanırım rustu ve dapdar amına yapışan bir tayt giymişti onu resmen gözüme kestirmiştim. O kızı ogün sikmessem herhalde ben kendimi kesecektim o derece iddalıydım kendimden. Sonra barmenlerden birine kızı sordum ve bana müthiş cevabı verdi o kız burada çalışıyor dedi.. Ne diye çalışıyor diye sorduğumda burda fahişe dedi aman allahım dünyalar benim oldu. Kızın pazarlığını yapmak için bir pezevenkede ihtiyaç yokmuş direk ona gidip söylüyormuşsun parasını sonradan dilediğince veriyormuşsun. Gittim konuştum ben sizi çok beğendim falan önce biraz içtik tabi ben ısmarladım. Sonra ordaki barın özel odaları varmış elimden tuttu yukarı götürdü kızın amı artık okadar çok kabarmıştı ki tayttan yanak gibi çıkmıştı kız beni yatağa itti ve ondan taytı çıkarmamasını söyledim
    Nasıl yani dedi?
    Gel dedim anlarsın şimdi nasıl yaniyi dedim.
    Geldi ve sikimin üstünde ben uzanırken dans etmeye başladı ve bir anda tam amının olduğu bölgeden taytı yırttım ve kotumdan yarrağı çıkarıp löp diye soktum okadar çok haz aldım ki hayatımda girdiğim en dar amcıklardan birtanesiydi diyebilirim. Mükemmel bir haz aldım sikim demir gibi oldu ve git gel git gel yapmaya başladım. Arada sikimi çıkartıp kızın götüne tokat vururmuş gibi vuruyordum kız bana sikin gerçekten demir gibi dedi ben o an dahada azdım ve yarrağı daldırdım tekrar amının içine.. Kız resmen sikimin üstünde dans ediyordu sonra dayanamadım boşalıcam dedim kıza haplarımı aldım rahatlıkla boşalabilirsin demesiyle beraber sikim kızıl saçlı kızın amının içindeyken patlayıverdi amını adeta döllerimle kapladım. Sonrasında barda duş alıp giyindik kıza 200 tl verdim. Harkulade bir geceydi.

    Bundan sonra dar taytlı porno ve kızıl saçlı porno izlemeye başladım. Sırf o kızın beni o gün azdırmasından dolayı devamlı olarak o pornoları izliyorum. Beni acayip etkiliyor o kızı birdaha görebilsem sikebilmek için cebimdeki son kuruşu veririm.

    porno hikaye rus sex hikaye sex hikaye