Author: admin

  • Tatile Gittiğim Kız Arkadaşımı Uyurken Siktim

    Tatile Gittiğim Kız Arkadaşımı Uyurken Siktim

    Slm, ben Antalyadan Coşkun, 22 yaşındayım. Benim dul bir yengem var, eniştemden ayrılalı 10 sene oldu. Yengem 40 yaşında, 90-60-90 vücuda sahip, manken gibi, çok güzel, sexy bir kadın ve yalnız yaşıyor. Beni de çok sever, ben de hep yengeme ziyarete giderdim. Yengeme her gittiğimde, yengem bana kahve yapardı. Yengemden çok hoşlanıyordum ve yengemi sikme arzusu hep içimde vardı. Yengem mutfaktayken ben de tuvalate girme bahanesiyle ilk önce yengemin yatak odasına girer iç çamaşırlarını karıştırır, koklar geri yerine koyar, sonra tuvalete gider 31 çekerdim.

    Yengem bu aralar psikolojik tedavi görüyordu. Bir gün bana telefon etti, “Komşuya hırsız girmiş, çok korktum, bir iki gün bende kal.” dedi. Ben tabi uçarak gittim yengeme. Yengem, “Önce banyoya girecem, sonra pazara gidecem, sen evde otur Televizyon izle, akşama burda kalırsın, korkuyorum.” dedi. 2 gün önce yan komşuya hırsız girmiş, yengem de yalnız olduğundan korkuyordu. Bu benim için müthiş bir andı, hemen olur dedim. Yengem banyoya girdi, ben de çaktırmadan hemen yengemin yatak odasına gittim. Çekmeceden yengemin bir sütyenini aldım ve bir süre sikime sürtüp, sanki yengemi sikiyormuşum gibi fantazi kurdum. Sonra çaktırmadan banyo kapısının anahtar deliğinden yengemi izlemeye ve 31 çekmeye başladım. Yengem soyunmaya başladı, içinde beyaz bir jartiyer vardı, çıkardı ve kirli sepetine attı, sonra suyu açtı ve çırılçıplak suyun altına girdi…

    Yengem banyoda hiç birşeyden habersiz yıkanıyordu, bense izlerken deliriyordum. Sonra yengem vücudunu köpükledi. Köpükleri göğüslerine, amına ve götüne sürerken sanki kendi kendini tatmin ediyor gibiydi. Yengem daha sonra durulandı ve bacaklarına ağda yapıp, amını traş etti. Yengemin amı kaymak gibi olmuştu. Sonra tekrar suyu açtı ve suyun altına girdi yıkandı. Yengem amını tekrar şampunlayıp yıkarken, yengeme birşey olmuştu, kendi kendine orgazm olmaya başladı galiba. Yengem resmen amını okşuyordu. Sonra titredi ve boşaldı. O esnada ben de boşalmıştım. O anda içimden kapıyı açıp banyoya girmek ve yengeme saldırmak geldi, ama o cesareti bulamadım kendimde. Yengem durulanıp üstünü giymeye başladı. Bu sefer de siyah bir jartiyer giydi. Yengemin banyodan çıkacağını anladım ve hemen terasa kaçtım. Terasta kömürleri falan çektim, bilerek üstümü kirlettim ve eve indim. Yengem giyinmişti, bana, “Nerdeydin?” dedi. “Kömürleri çektim yenge.” dedim. “Eline sağlık, ama üstün başın toz olmuş, su sıcak banyo yap, ben pazara gidecem.” dedi, evden çıktı.

    Yengemi biliyorum, pazara gitti mi 2 satten önce gelemezdi. Hemen soyundum banyoya girdim, kirli sepetine baktım. Yengemin beyaz jartiyeri orda idi ve hala sıcaktı. Hemen koklamaya ve yalamaya başladım, mis gibi kokuyordu. Yengemin jartiyerini koklarken sanki yengemi sikiyordum, sikim yine kazık gibi olmuştu. Bir posta 31 çekip, banyo yaptım ve giyindim çıktım. Sonra yengemin yatak odasına daldım ve çekmeceleri karıştırdım. Bir hazine yatıyordu çekmecelerde. Siyah, beyaz, mavi, kırmızı dantelli jartiyerler, sütyenler ve külotlar. Hepsi sanki benimdi, hepsini tek tek kokladım, yaladım sonra yerine koydum çıktım. Salona geçtim, biraz uyumak ve uykumu almak istiyordum, çünkü eğer yengemi bu gece sikmek istiyorsam sabaha kadar uyumamalıydım. Yengemi sikme hayalleriyle güpe gündüz uykuya dalmışım…

    Yengem pazardan gelmiş, akşam yemeğini hazırlamış, beni kaldırdı. Birlikte yemek yedikten sonra Televizyon seyrediyorduk. Yengem psikolojik tedaviyi gereği ağır bir ilaç kullanıyordu. 4–5 tane ilaç içtikten sonra, “Bu ilaçlar çok ağır geliyor, heryerimi resmen uyuşturuyor, hiç birşey hissetmiyorum, hele uyudum mu top atsalar uyanmıyorum, rahat 15 saat uyutuyor, bu kutu bitsin bırakacam, gece hiç ses duymuyorum, hırsızdan korkuyorum.” dedi. Aradan yarım saat geçti, yengem, “Bak yine uykum geliyor, kahve yapayım mı, uyukumuz kaçar?” dedi. Ben de, “Yenge kahveyi boşver, ben limota yapayım, soğuk soğuk içeriz.” dedim. Yengem limonatayı çok severdi, “Olur, hadi yap da içelim.” dedi. Hemen mutfağa gittim limotana yaptım. Kafama koymuştum bu gece yengemi sikecektim, bir yandan da nedense korkuyordum. Kullandığı ilaçlar yengeme ağır geliyordu, ama daha ağır olsun diye, mutfakta yengemin ilaçları arasında bulunan uyku damlasından 5-6 damla damlattım yengemin limonatasına…

    Limonatalarla içeri girdim, yengemin limonatasını verdim. Yengem, “Yanıyorum valla, umarım soğuk limonata iyi gelir.” dedi, limonatayı bir dikişte içti. “Biraz acı olmuş sanki?” dedi. Ben de, “Yenge şekersiz yaptım, içini açar!” dedim. Aradan yarım saat geçti, yengemi ateş basmıştı, eteğini yelledi, bacak bacak üstüne attı. Yengemin sütun gibi bacakları ve jartiyeri gözüküyordu. Çaktırmadan süzüyordum. Yengem esnemeye başladı, “Uykum geldi valla!” dedi. Yengem iyice ağırlaşmıştı, “Başım dönüyor, hiç böyle olmuyordu, ilaçları aralıksız içtim ondan oldu galiba, hepsi ağır geldi, ben gidip biraz uzanacam!” dedi ve kalktı. Vakit daha erkendi, saat daha akşam 21:00 idi, “İyi yenge git yat, ben biraz daha Televizyon seyredip yatarım.” dedim. Yengem, “Yatmadan balkonun kapısını falan kontrol et iyice!” diye tembihleyip gitti yatak odasına yatmaya. Yengem odasının kapısını yarı açık bırakmıştı…

    Uydudan kanallarını karıştırırken bir seks filmi çıktı. Filmi izlerken sikim kazık gibi olmuştu, tuvalete gittim bir posta 31 çektim geldim. Bu böyle olmuyordu arkadaş, ne yapıp edip yengemi sikmeliydim. Yengemi nasıl sikerim diye düşünürken iki saat geçmiş, kafam şişmişti. Kalktım mutfağa gittim, balkonda bir sigara içecektim. Balkonun kapısını açarken elimdeki bardağı pencere kenarına koydum, rüzgardan bardak düştü kırıldı. Hemen mutfağın kapısına koştum, ama yetişemedim, rüzgardan kapı çarptı. Rüzgar yengemin odasını kapısını da kapatmıştı. Balkonun kapısını kapatıp, yengemin odasına gittim, kapısını sessizce açtım. Yengem uyanırsa ve (Ne oldu?) diye sorarsa, (Rüzgardan mutfakta bardak düştü!) diyecektim. İçeri girdiğimde yengem üstü yarı açık bir şekilde uyuyordu, örtü üzerinden kaymış eteği sıyrılmıştı. Yengemin kaymak gibi bacaklarını öyle görünce delirmiştim. Yengemi hafiften dürttüm, “Yenge, yenge!” diyerek. Yengemden ses yoktu. Yengemi hafifçe sarstım, ama uyanmıyordu. Yengemi sağa sola çektim, yine ses seda yoktu. Yengemin dediği doğruydu, uyuyunca gerçekten hiç birseyi hissetmiyordu…

    İyice azmış ve delirmiştim, ama müthiş te korkuyordum. Artık ne olacaksa olacaktı. Yavaşça yattığı yerde yengemin eteğini çıkardım, sonra üzerindeki badisini. Yengem siyah jartiyeriyle kalmıştı ve hiç birşey hissetmiyordu, sanki tamamem felç olmuş gibiydi. Önce yengemin bacaklarını okşamaya ve ipek siyah jartiyerini koklamaya ve yalamaya başladım. Mis gibi koykuyordu. Sonra dantelli külodunu az kenara sıyırdım, yengemin amı jilet gibi olmuş, tamamen tüyzsüzdü ve altın gibi parlıyordu. Amı tıpkı bir bakire amı gibi görünüyordu gözüme, nede olsa 10 yıldır hiç yarak değmemişti. Artık yengem uyansada umrumda değildi, uyansa bile tecavüz edecektim, zorla sikecektim. Yengemin amını yalamaya başladım, amının dudaklarını emiyordum ve yengemde hiç ses yoktu. 10 dakika kadar yengemin amını yaladım. Yengem boşalmıştı, amının sularını yaladım. Sonra yavaş yavaş yukarılara doğru yaladım. Sütyenini kıvırdım ve göğüslerinin o sipsivri uçlarını emmeye başladım. Diken gibi olmuştu uçları. Ordan da yengemin dudaklarına yapıştım ve yarağımı ağzına değdirdim…

    Sonra külodunun kenarından yengemin amına sikimi sokup, yavaş yavaş kökledim. Yengemin amı cayır cayır yanıyorudu. Fazla değil, birkaç gel-git sonrası boşalacağımı anlayınca, sikimi amından çıkarıp elime boşaldım. Hemen banyoya koşup elimdeki döllerimi yıkayıp, mutfaktan da birkaç peçete alarak geri geldim yengemin yanına. Yengemin amını peçeteyle kuruladıktan sonra, yengemi ters çevirdim ve baldırlarından başladım kalçalarını yalamya. Sonra dantelli külodunu dizlerine kadar sıyırdım ve göt deliğini yaladım. Yengemin göt deliği daracıktı ve mis gibi kokuyordu. Yengem çok temiz ve bakımlı bir kadındı. Göt deliğininin etrafında bile birtek kıl yoktu, sanki heran götünü siktirecekmiş gibi hazırlanmıştı. Çekmeceden bir krem alıp yengemin götüne ve tekrar beton gibi olmuş sikimin başına sürdüm. Sonra sikimi yavaşca götüne sokmaya başladım. Bir iki denemeden sonra hepsini sokmayı başarmıştım. 10 dakika kadar yengemin götünü siktikten sonra götüne boşaldım…

    Sikim indikten sonra götünden çıkardım ve peçeteyle yengemin her tarafını temizledim. Yengemin üstünü giydirdim ve hiç birşey olmamış gibi çıktım odasından. Gidip hemen yattım, uyudum. Bir ara uyandığımda saat sabah 06:00 olmuştu, kalktım mutfağı temizledim ve tekrar yattım uyudum. Sonra sabah saat 10:00 gibi tekrar uyandığımda yengem de yeni kalkmıştı. Dikkatimi çekti, yengem çok rahattı. “Akşam iyi uyumuşum, kendimi dinlemiş hissediyorum.” dedi. Yengem bütün gece rüya gördüğünü söyleyince, “Hayırdır yenge, ne gördün?” dedim. Yengem, “Hatırlamıyorum, ama güzeldi!” dedi. Yengem sonra duş almak için banyoya gitti. Demek ki yengemin sikildiğinden haberi yoktu, çok mutlu olmuştum…

    aile içi porn en seksi seksler gözü olmayan anne hikayesi kizini siken hikaye lezbiyen sekx mom sex hikaye sonuna kadar sikişmek turbanli sikia yaşlı adam seks hikayeleri
  • Korku ve heyecan bir arada

    Korku ve heyecan bir arada

    23 yasinda 155 yoyunda minyon tipli biriyim 2 yillik evliyim köyde büyüdüm ve 20 yasimda yan köyde varlikli bir aylenin simarik bir olgluyla görücü usulu evlendim kocam benden yasda büyükdü ikinici evliligi benle oldu aslinda evliligimin ilk yillari iyimi kötümü bilemem kocam her hafta sonu alkol alir ve sex cokda hizli biterdi bazen hafta arasi yapsakda ben cok nadir orgazm olmusumdur kocamin isi nedeniyle sehirde yasiyorduk kocam emlakciydi biz hafta sonu köye giderdik bende köyü cok severdim gine birgün koye gitmemiz gerekdi bahar ayiydi her hafta sonu gideriz bu sefer kayinbabam bizdeydi köye gidecekdi kocam babasiyla gidebilecegimi ve kendisinnde birgün sonra gelecegini söyledi biz kayinbabamla yola cikdik bir marketden birseyler aldik yola koyulduk cok degisik konular konussakda konu iki yildir evli olmamam ramen neden cocuk yapmadigimizi sordu bende olur birgün dedim kayinbabam yöremizin taninmis deli dolu biriydi 50 yasinda bazulu ve boylu biriydi yolda giderken kardesim aradi kardesim üni de okuyordu maddi yardimi kayinbabam yapiyordu bizim durumumuz iyi degildi babam

    madende mevsimlik isciydi bu ara kardesim para isdiyordu ben tamam birseyler yapariz derken kayinbabam anladi ki ben parayi cikardim alabilir demezmi sasirdim kardesime paran yollanmis kayinbabam halletmis dedim kardesim savolsun o her isi hallerder sakin onu üzme saygili ol dedigin yap dedi ve telfon kapatdim bu ara etegim bayagi siyrilmis ki nerdeyse klodum görünecek durumda kayinbabam elini bacagima koyarak kizim cok ince kalem gibi bacaklarin var sen nasil dogum yapacaksin dedi bu ara elide bacagimdaydi ben etegimi düzeltirken kayinbabam gülerek ne o kizim görmedigimimi sandin yoksa diserek bu sefer elini etegimin üstünden bacagima koydu ve cok zayif Tatli ve güzel oldugumu söylerken eliyle oksar gibi yapiyordu ben kizarmis ve utanarak ses cikaramiyordum cünkü kardesim tip okuyordu ters bir etgi onun sonu olurdu zaten evimizin gecimide kayinbabamdan faydalaniyorduk ve kayinbabam elini ileri giderek ta kiloduma ce göbegime ulasmis incecik belimin oldugunu söyleyerek amima temas ediyordu dur baba burasi ana yol bir gören olur dememle merak etme deyip arabayi tam köyümüzün karsisinda bir tarla yoluna girdi arabamiz pikapdi arazi arabasiydi ve durdu elini göhsüme

    götürerek portakal kadar sert memelerimi oksuyordu bu aradada dügmelerimi aciyordu elbisemin tamamen geriye cekerek amimi kilodun yanindan parmaklariyla oksuyorduki anlamis olmali islandigimi gülerek küzel kizim cok güzel amin kücücük deiyerek kilodumu cikardi beni ön koltuga uzatarak bacak arama girip amimi yalamaya basladi gercek harikaydi mütis yaliyordu kocam da yalardi amma böyle olmamisdi kac sefer bosaldim bilemiyorum kayinbabamin agzina bosaliyordum ve sonra beni kaldirdi memelerimi emerek beni asagiya indirdi arkadan kalca arama sikini sokarak gitgel yapiyordu siki kalca arasindan ta önden amimin orden kafasi cikiyordu bu ara boynuma öpücükler kondurarak kizim kasma kendini diyerek islak amimin deligine dayadi sikinin kafasi tam deligimi zorluyordu biraz urasinca kafasi icimdeydi yavas hareketlerle icime giriyordu kizim cok darsin diyerek cikarim biraz tükrükledi tekrar sokunca kasiklarima bir baski basladi ince bir sanci vardi tamam kizim kasma diyerek abaniyor giriyordu biraz durdu ve sanirim hepsini sokmusdu ki öndende iyice kendine cekerek durdu yavas yavas hareket ederek beni yumsattiyordu ve pompalamaya basladi ki ben ayakda duramiyordum cok zevk aliyordum kac sefer bosaldim bilemem kayinbabamin kucaginda iki büklüm olmusdum kayinbabam sikini cikardi ve beni arabaya dayadi önden amima girmeye calisiyordu biraz bacagimi acdim oda ne kayinbabamin sikinin kafasi kipkirmizi olmusdu ve ama yerlesdirdi icine girmeye basladi önden arkaya dogru sokarken sanki siki götüme giriyor gibi olmusdu aci yokdu amma sik kazik gibiydi gitgel yaparken bende iyice sarildim kayinbabam cok yavas hareket ederek beni sikiyordu

    ben gine orgazm olmaya basladim dermanim kalmamisdi ve kayinbabam kalcamdan tutarak iyice bastirdi ve abaninca icim yandi canimin yandigini anladi ki kizim tamam bitdi az kaldi demesiyle icimi doldurdugu ve sikinin icimde bir yerlere degdigini hisediyordum ve kayinbabam beni sikica sarilip kendine cekerek icime bosaliyordu ufak ileri geri hareketde ediyordu belliydi icimi doldurdugu döllerinin icime akdigini hisediyordum kayinbabam bir mütdet dirdu ve sikini cikardi ki gercek saskindim döller amimdan disari akiyor ayaklarima dökülüyordu kayinbabam pecete aldi sikini temizlerken bende amima bakiyordum banada verdi bende amimi sildim kilodumu giyecekdim elimden aldi bunu giyme dedi elbisemi verdi elbisemi giydigimde kayinbabamhala sörtünü cekmemisdi bana hadi kizi deyince gözüne bakdim beni yere indirdi sikini azima verdi em ve temizle diyerek sikini agzima verdi inmis siki azima aldim hem emdim Hemde yaladim donunu yukari cekerek beni öptü kizim ne zaman ehliyet alacaksin dedi bende bilmiyorum dedim ve bana araba sürmesini öretecegin köy yollarinin musayit oldugunu söyledi bir hafta burda kal dedi bende gülerek sade arabami dedim oda gülerek yok kizim diyerek elini amima götürdü hadi drekson basina gec dedi ve aksam tekrar sikecegini ve benim frsat kollamami ve musait zamanlarda sikisecegimizi söyledi muhtesemdi dreksone gecdim kayinbabama mükemmelsin baba ama cok korkdum senden simdi seni daha cok seviyorum dedim ve öüserek kendimizi hazirladik mütüsbir heycandi her türlü imkanimiz oluyor cokda mutluyum kocam varsin icsin kayinbabam icmiyor dahada mutesem sikisiyoruz heycan dorukda

    görüntülü seks hikayeleri itiraf oku bayan kadına oral seks kocam seks hikaye kocamın yanında sikti resimli cinsel hikayeler sevgilimi eskisi kadar sevmiyorum suyun içinde sex yaşli sıkişi
  • Sonunda Fantezimi Gerçekleştirdim – Sex Hikaye

    Sonunda Fantezimi Gerçekleştirdim – Sex Hikaye

    Merhaba arkadaşlar. Bu siteyi tesadüfen keşfettim ve ilgiyle takip etmeye başladım. Adım Hasan, 49 yaşında, bakımlı bir erkeğim. Karım ise benden yaşça büyük. Ama onunla gençken çok renkli bir sex hayatımız vardı. Sex Hikaye konusunda her yönden açıktı. Fakat malum yaş ilerledikçe, birde torun olunca, karımla hemen hemen aynı yatakta bile yatamaz olmuştuk. Ben de arada sırada orospulara gidiyordum. Fakat bu siktiğim laçkalaşmış amlardan birşey anlamıyordum.

    Kafama koymuştum, bakire bir kız sikmek istiyordum, son zamanlarda bu benim en büyük fantazim olmuştu. Maddi durumum çok iyidir, kendime ait bir Fabrikam var. Bakire bir kız sikmek için büyük paralar bile verebilirdim. Ama hem kendi seçtiğim bir kız olmalıydı, hemde kabul etmeliydi. Ama nasıl başaracaktım. Günler böyle geçip giderken, uzaktan bir akrabamızın oğlu İstanbul’da üniversite kazanmıştı. Adı Alper, 20 yaşında, zeki bir çocuktu. Duyunca çok sevindim. Maddi durumları çok iyi olmadığı için, Ailesi benden yardımcı olmamı istedi, ben de kıramayarak kabul ettim. Birkaç gün bizde kalır, sonra yurda yerleştirir, yurt parasını öderim diyordum.

    Sonra Alper geldi, uzun zamandır görmemiştim, çok yakışıklı bir delikanlı olmuştu kerata. Beraber geziyor, yiyor içiyor, karı kız muhabbeti yapıyor, eğleniyorduk. Resmen onun yanında kendi gençliğimi hatırladığım için gitmesini istemedim ve bir süre daha bizde kalmasını söyledim. Alper de buna sevindi, çünkü evimiz iyi bir semtte, mustakil bir Villaydı. Gençlik işte, Alper (Ev bizim!) diye arkadaşlarına hava atıyormuş. Birgün bana, “Hasan abi, okuldan bir kız arkadaşım var, kızmazsan bizim ev diye getirip, biraz havuzda falan vakit geçirmek istiyorum?” dedi. Sonuçta genç delikanlı, kıramadım kabul ettim. Zaten karım o sıralar oğlumun yanında kalıyordu. Evin işlerine bakan kadına da izin verdim. Rahatsız olmasınlar diye, o gün ben de erkenden Fabrikaya gittim, işlerle ilgileniyordum.

    Eve gitmek aklımın ucunda yoktu, fakat akşam önemli bir iş yemeğim olduğunu hatırladım. Hemen eve gidip giyinmem gerekiyordu. Alper’i aradım, fakat telefonuna bakmadı. Yolda, neyse en fazla havuzda yüzüyorlardır, bir merhaba der çıkarım diye düşündüm. Rahatsız etmemek için kendi anahtarımla eve girdim. Odama çıkıp üzerimi değiştirdim. Gitmeden çocuklara bir merhaba diyeyim diyerek havuza doğru yöneldim. O an gördüklerime inanamadım. Alper’in yanında gencecik bir kız vardı. İncecik beli, dolgun kalçası, hafif küçük yeni olgunlaşmış ama dik göğüsleri, beline gelen uzun saçları ile, tam bir esmer çıtırdı. Görünmeden biraz kızı izlemek istedim. Sikim resmen kazık gibi olmuştu. Bu görüntüyü birdaha bulamam diyerek, cep telefonumla video çekmeye başladım.

    Kız, kırmızı bikinisi içinde, resmen (Gel beni sik!) der gibi sexy duruyordu. Yeni havuzdan çıkmışlar, vücudundan süzülen su damlaları daha bir sexy yapıyordu. Tam yanlarına geçeyim derken, deli gibi öpüşmeye başladılar. Bizim Alper şezlonga oturdu, birden mayosunu indirip yarrağını çıkardı. Kız başta bir şaşırdı, “Napıyorsun sen Alper! Ben gidiyorum!” diyerek çıkıştı. Ama bizim oğlan işinin ehli çıktı, yok işte (Aşkım valla sikmeyeceğim, sadece yala, sadece boşalmak istiyorum, seninle herşeyi yaşamak istiyorum, seni seviyorum!) tarzı konuşunca, kız dayanamadı ve Alper’in yarağını yalamaya başladı. Alper’inki de yarrak değildi, nerdeyse benimkinin yarısı kadar anca vardı. Kız Alper’inkini yaladıkça, sanki benimkini yalıyor gibi hissettim, ayakta izlediğim yerde hemen yarağımı çıkarıp mendilime boşaldım.

    Az sonra da Alper kızın ağzına boşaldı. Kız ağzına boşalmasına kızınca, Alper kızı dudaklarından öptü. Resmen kendi döllerinin tadına bakmıştı. Alper sonra, “Sıra bende!” diyerek kızı şezlonga yatırdı. Kız, “Napıyorsun, ben bakireyim!” diyerek yeniden kızdı. O sırada beynimde şimsekler çaktı, kız istediğim gibi bakireydi. Gerekirse tüm servetimi verip, bu kızı ben sikmeliydim. Bizim salak oğlan sikemesin diye, çaktırmadan hemen çıktım ve evin kapısını deli gibi çalmaya başladım. Nerdeyse 3-4 dakikadır kapıyı çalıyordum, fakat açan yoktu, sanki karımı sikecekler gibi korkmaya başlamıştım. Telaş içinde Alper gelip kapıyı açtı. “Kusura bakma Alper’ciğim, umarım arkadaşın gitmiştir, çok yorgunum mecburen eve geldim!” diyerek bir çırpıda içeri girdim.

    Kız üzerini giyinmiş ve saçları halen ıslaktı. Merhaba derken sesim titredi. Kız da ürkekçe, “Merhaba ben Zeynep.” diyebildi, hemen sonra da Alper’e, “Ben artık gideyim, geç oldu!” dedi. Ben de kızla biraz vakit geçirmek için, “Tamam, ben gideceğin yere kadar bırakayım!” dedim. Alper buna çok sevindi, “Hasan abim benim birtanedir, hadi çıkalım!” dedi. Malesef öne Alper oturdu. Dikiz aynasından kızı kesiyordum. Yolda biraz sohbet ettik. Varoş bir mahallede oturuyordu. Derslerinde başarılıymış ve hukuk fakültesi 1. sınıf öğrencisiymiş. Annesi ve ablasıyla yaşıyorlarmış, babası küçükken terkedip gitmiş, annesi çalışamadığı için ablasının maaşıyla geçiniyorlarmış. Açıkçası üzüldüm desem yalan olur. Aksine, maddi durumlarının kötü olması beni sevindirdi.

    Arabadan inerken dikkatle baktım. Ben gelirken aceleyle giyindiğinden, ıslak bikininin üzerine giyinmişti, vücudunu saran beyaz taytının kalça kısımlarının ıslanması beni fena tahrik etti. Dönüşte Alper’le yol boyu hiç konuşmadım, sadece muzik dinleyerek eve gittik. Onu eve bırakıp, bir bara içmeye gittim ve gece de otelde bir hayat kadınıyla kaldım. Orospuyu sikerken sanki Zeynep’i sikiyordum. Öyle düşünmek bile çok zevk almama yetmişti. O kızı sikecektim başka yolu yoktu.

    Birkaç gün geçmiş, kafamı Fabrikanın işlerine veremez olmuştum. Artık Alper’le konuşmam gerektiğine karar verdim. Alper’i Fabrikaya çağırdım, biraz şaşırmıştı, çünkü bu bir ilkti. Biraz havadan sudan sohbetten sonra, ogün onları gördüğümü, Zeynep’ten çok hoşlandığımı ve eğer onu bana siktirirse, kıza da kendine de ne isterse alabileceğimi söyledim. Alper bu teklifime kızmıştı. Onu sevdiğini, pezevenk olmadığını, kız arkadaşını nasıl satmasını isteyebilceğimi söyleyerek bağırıp çağırıyordu. Ben de onun bu laflarına kızmıştım, “Madem kabul etmiyorsun, defol git eşyalarını topla, akşam seni evde görmek istemiyorum!” dedim. Hızla çıktı gitti. Hevesim kursağımda mı kalmıştı yoksa, korkuyordum. Ama Alper nerde kalacaktı, bana mecburdu.

    Akşam eve üzgün bir halde gittim. Karım evdeydi. Alper’le yemek yiyorlardı. Alper’i görünce sinirlendim, oysa o beni hiçbirşey olmamış gibi karşıladı. Yemekten sonra, “Hasan abi, biraz dışarı hava almaya çıkalım mı, çok sıkıldım…” dedi karımın dikkatini çekmemek için. Hemen çıktık. Ve direk konuya girdi. Böyle birşeyi kendi kabul etse de, Zeynep’in etmeyeceğini, namusuna düşkün bir kız olduğunu falan anlatıyordu. Ben de Alper’e, “Sen sadece kızı getir, bir şekilde bizi yalnız bırak çık, ben hallederim! Hem ben bozduktan sonra, kızı sen de rahat rahat sikersin! Tek istediğim bizi yalnız bırakman! Kızı sikmeyi başaramazsam bile, söz sana bir araba alacağım!” dediğimde, gözleri fal taşı gibi açıldı. Afallamıştı, ne diyeceğini bilemiyordu. “Hemde benim arabaya yakın birşey alacağım!” dediğimde, sevinçten uçacak gibi oldu. Sabah pezevenk değilim diyen Alper, “Hasan abi, böyle bir araba için sana anamı bile siktiririm!” demez mi. Bu lafına beraber güldük. Eve giderken son planları yaptık, yarın karım tatile çıkacaktı ve Alper Zeynep’i bizde kalmaya ikna edecekti, gerisi bendeydi.

    Ertesi gün akşamı zor ettim. Eve giderken de Erotik Shoptan, kadın azdırıcı, ellerini bağlamak için kelepçe, birde küçük fahişemin azıcık canını yakmak icin minik bir kırbaç aldım. Azdırıcıyı mutfağa, kelepçeyi de yatak odama koydum. Ve beklemeye başladım. Sonunda gelmişlerdi. Zeynep beni evde görünce afalladı. Bense uçağıma 2 saat olduğunu ve birazdan çıkcağımı söylediğimde sevindi. Şarap içmeyi teklif ettim, kabul ettiler. Zeynep’in kadehine kadın azdırıcıdan biraz koydum. Aradan biraz zaman geçince sanırım etkisi olmuştu ki, Zeynep kızarıp bozarıp, yerinde duramaz olmuştu. Alper’e göz kırpmamla mesaji aldı. Kıza çaktırmadan Alper’in cebini çaldırdım. Anlaştığımız gibi, Alper telefonunu açıp konuşmaya başladı. Sanki arkadaşları kaza yapmış gibi, telaşla, “Zeynep sen bekle, ben bir bakıp geliyorum!” diyerek, kızı dudağından öperek çıktı.

    O sırada Zeynep lavaboya gitmek istedi. Tam vakti diye düşündüm. Hemen soyundum, parfümümü sıktım, kalkmış yarrağımı kaydırıcı ile yağlayarak iyice parlattım. Zeynep lavabodan çıkar çıkmaz beni karşısında öyle görünce, çığlık atıp kaçmaya çalıştı. Ama hemen tuttum. Belinden sımsıkı tutuyordum, yarrağım göbeğine değiyordu. Mis gibi kokuyordu. “Hasan abi, ben senin kızın yaşındayım, ben böyle şeylerden anlamam, nolur bırak!” diyordu. “Kes lan orospu, geçen havuz başında Alper’e saksoyu çekiyordun ama!” diyerek iyi bir tokat atınca, Zeynep yere yapıştı. O sırada telefonumdaki videoyu açarak, “Ogün sizi gizlice izleyip kaydettim, eğer istediklerimi yapmazsan bu videoyu ailene ve okuldaki hocalarına gönderirim!” deyince çok korktu. “Hasan abi yapamam, ben bakireyim, nolur bırak gideyim!” dedi. Yavaşça yaklaştım, istediklerimi yaparsa kızlığına dokunmaycağımı söyledim, inandı. Çok korkmuştu, ne desem yapacaktı şimdi.

    Elinden tutup yatak odama götürdüm. Hafif muzik açtım. Çaktırmadan kapıyı kilitlemeyi de ihmal etmedim. Yatağıma oturdum, elime de kırbacımı aldım. “Hadi dans ederek soyun!” dedim. Halen ağlıyordu. Kirbaçla bir tane vurdum, “Bak her dediğimi yapmadığında daha hızlı vuracağım!” dedim. Korktu ve yavaşça dans ederek soyunmaya başladı. Siyah askılı bluzu çıkarınca, siyah sutyeni ve küçük göğüsleri çıktı ortaya. İncecik beli, esmer teni çok güzeldi. Sonra altındaki kot pantolonu çıkardı. Aman Tanrım, siyah tanga giymişti. Dayanamadım kalktım, hemen makyaj masasına domaltıp, tangasını yana çektim ve götünü yalamaya başladım. Amının kokusunu alıyordum ve bu da beni benden alıyordu. Hemen makyaj masasına oturtup, bir çırpıda külodunu çıkardım ve amını yalamaya başladım. Hayatımda böyle mis gibi bir am yalamamıştım.

    Artık ağlaması kesilmiş, kısık kısık inliyordu ve sulanıyordu. Amına hafifçe parmağımı sokunca korktu, “Hasan abi, kızlığıma dokunmayacaktın!” dedi. “Tamam, gel yarrağımı yala!” dedim. Masadan inip önümde diz çöktü. Halen sudyeni üzerindeydi ve bu götüntü beni çok tahrik ediyordu. Bir 5 dakika yaladıktan sonra dayanamadım, hemen sudyenini çekip sudyeninin içine, göğüslerine doğru boşaldım. Sonra döllerimi parmaklarımla sıyırarak ağzına sokmaya çalıştım, istemedi. Bu duruma sinirlendim bir tokat daha attım, “Yala lan fahişe!” dedim. Canını acıtmamdan korktuğundan parmağımı uzattığımda hepsini yaladı.

    Yine benim yarrak havalanmıştı. Bu kez bunu yatağa yatırıp üzerine çıktım. Adeta sevgilim gibi sevişiyordum, dudaklarını boynunu öpüyordum. Ordan göğüslerine indim. Göğüsleri küçücüktü, ama Fındık gibi uçları vardı. Yalamaya doyamıyordum. Elimi amına attım ve amının ıslandığını farkettim. Sikimi amına denk getirip sürtünmeye başladığımda irkildi. Bir hamlede içine girmek istedim, fakat anladı ve altımdan kurtulup tekme attı. “Hani sikmeyecektin orospu çocuğu!” diyerek kapıya koştu. Attığı tekme taşaklarıma gelmiş, canım yanmıştı. Kapının kilitli olduğunu farkedince ne yapcağını şaşırdı. Çekmeceden kelepçeyi aldım yanına gittim, buna iki tokat attım. Dengesini kaybedip yere düştü. Ellerini arkadan kelepçeledim ve halının üstüne domalttım. Ağlıyor, yalvarıyordu, ama ben daha çok tahrik oluyordum onun bu çaresiz halinden. Kırbacı alıp sapını amına sürttüm ve götüne hızla 4-5 kez vurdum. Kaba etleri kıpkırmızı olmuştu, hoşuma gitti, dayanamadım bir de ben ısırdım. Aşırı bağırıyordu.

    Artık sikme zamanı gelmişti. Saçlarından asılıp, domalmış vaziyetteyken bir çırpıda amına girdim. Öyle bir çığlık attı ki, sağır olacağım sandım. Orospu kendini öyle sıkıyordu ki, amının içindeki yarrağım acıyordu resmen. Hemen git gel yapmaya çalıştım, ama çok dardı. Rahat hareket edemiyordum. Yaklaşık 20 dakikadan sonra amı yarrağıma alışmaya başladı. Artık sesi de kesilmişti, hatta amı sulanmış, sert bir şekilde sikiyordum. Zeynep birden, “Ohhhhh!” deyince dayanamadım içine boşaldım ve üstüne yığılıp kaldım. Yarrağımı çıkarınca kanla karışık döl aktı amından. Zeynep hiç konuşmuyordu. Kelepçeyi çözüp, Zeynep’i banyoya götürdüm, güzelce yıkadım, kuruladım. Götürdüm yatağa yatırdım. Yatar yatmaz uyudu. Melek gibi uyuyordu. O an kendimden utandım, ama aldığım zevke değmişti.

    Birkaç saat içinde uyandı ve ağlamaya başladı. “Napacağım ben şimdi? Alper’i cok seviyorum, artık beni almaz, hayatımı mahvettin!” diyordu. Sarılıp özür diledim, onu çok güzel bulduğumu, oyüzden dayanamadığımı, bir çaresine bakacağımızı söyledim, alnından öptüm. Biraz sakinleşmişti. Saf bir kızdı, iltifata da dayanamıyordu. Ona, bu gecenin karşılığı olarak oturdukları evi onlara alacağımı söylediğimde, çok sevindi, boynuma sarılarak teşekkür etti. Ben de dudaklarından öperek, “Ben teşekkür ederim!” dedim. Benim yarrak hemen havalanmıştı tabii. Baktı yarrağım kalkmış, kendiliğinden yarrağımın üstüne yavaşça oturdu. Amına aldı ve zıplamaya başladı. Bir süre zıpladıktan sonra, “Ohhh, çok güzel, keşke daha önce siktirseymişim!” deyince, çok tahrik oldum ve hemen boşaldım.

    Duş aldıktan sonra, benden bir ricada bulundu. Alper’e anlatmamamı istiyordu, anlatırsam Alper’in kendisinden ayrılcağından korkuyordu. Kendisini Alper’in bana sattığından haberi yoktu. Ben de ricasını kabul ettim ve arada bir benimle sikişeceğine dair söz alarak, giyinip evden çıktım. Eve gitmesi için Alper’i aradım. Alper merakla, “Ne yaptın? Nasıl geçti?” diye sordu. “Sonra konuşuruz!” diyerek kapadım.

    O gece yaşadıklarımın hem mutluluğu hem yorgunluğuyla ilk gördüğüm otele gidip uyudum.

    aile ici sexs dag evinde sikis erkek erkeğe sex hikayeleri fantazi hikayeler hos seks liseli kizlarin porno hikayeleri liseli kızların sex hikayeleri üvey seks hikayeleri xxx hikaye yetişkin seks hikayeleri
  • Eş Değiştirme Fantezisi ile Baştan Çıkarıldım

    Eş Değiştirme Fantezisi ile Baştan Çıkarıldım

    Yaz mevsimi, üniversiteden memlekete
    gitmek istememişim. Nasıl olsa yalnız yaşıyorum, tüm gün içki
    haytalık falan. Bir süre kafa dinlemeye karar verdim öğrenci
    evimde. Neyse o zamanlar yalnız olduğum için sıklıkla internete
    giriyorum. Bazen sohbet odalarına, bazen sosyal medyaya epey
    takılıyorum. Neyse swinger hesaplarından bir tanesini gördüm.
    Acayip güzel ve genç bir çift idi. Bizim şehirde idi… Ben de
    bira içiyordum, bana dönmeyeceklerini biliyordum hatta sahtedir
    diye sallayıp geçmiştim. Hesaplarına bira içerken anlık
    çekildiğim bir fotoğrafı özel mesaj olarak attım. 5 dakika
    sonra da cevap aldım. Karı koca da içerlerken fotoğraflarını
    atmışlardı ve anlık demişlerdi. Bayağı sohbet ettik ve beni
    evlerine davet ettiler. Senin gibi bir gencin yanında kadın
    olmasına gerek yok, gel tek kabul ediyoruz falan. Grup seks swinger
    daveti idi bu.

    Duş aldım, zaten sarhoşum. Bana her
    yol Paris anlayacağınız moruk, dünya umurumda olmaz. Vardım
    evlerine ama biraz telaşlıyım belki kandırılıyorum falan… Yok
    gerçekten de onlar, aynı içmeye devam ediyorlardı. Aralarına
    katıldım, içtik yedik, sohbet ettik, kahkahalar attık oldukça
    eğlenceli swinger çift idi. Akşam olmaya yakın ise sevişmeye
    başladık. Artık sıra sevişmedeydi, kocası karısını benim
    gibi genç ve yakışıklı bir oğlan ile paylaşacak olmanın haklı
    gururunu yaşıyordu. Karısını benim gibi genç birinin siktiğini
    görmek kendisini de erekte edecekti ve bundan hoşlanacaktı. Kadın
    kocasının yanında benimle öpüşüyor yarrağımı büyük bir
    aşk çeşmesi gibi ağzına dayıyor, oral yapıyordu. Kocasından
    ziyade benimle sevişmek istedi ama, özellikle seksi ve tüysüz
    vücudumu baştan aşağıya doğru süzmesi ve yalaması benim için
    harikaydı… Emdikçe sikim kalkıyor ve onun içine girip
    becermemek için kendimi zor tutuyordum. Sonra kocası götten ben de
    amından iki posta siktik hatunu… Daha sonra oturduk ve kocasına
    beni övmeye başladı, beni sürekli olarak fantezilerine dahil
    etmek istiyorlarmış ve biseksüel grup ilişki de dahil her şeyi
    beraber yaşayabilirmişiz… O zaman hayır demedim elbette, geri
    kalan swinger seks hikayemi diğer yazımda anlayacağım, bu
    heyecanlı seks hikayesi elbette burada bitmedi.

    anal sex hikayeleri porno hikayesi seks hikaye sex hikaye sex hikayeleri
  • Muhteşem bir sikiş oldu

    Muhteşem bir sikiş oldu

    20 yaşında üniversiteye hazırlanan
    bir kızım ve sınavlara hazırlanıyorum. Geçen hafta sonunda
    hayallerimin ve zevklerimin gerçek olduğu bir an yaşadım. Belki
    de dershanenin en yakışıklı çocuğuna sakso çektim. Onu
    gerçekten çok çekici buluyordum ve sıklıkla göz göze
    geliyorduk. Bir süre sonra bayağı samimi olmaya başladık ve
    sonunda beni evine davet etme konusunda cesaret gösterdi. Göster
    verme tarzına sahip değilim ama ilk cinsel ilişkide direkt
    sikişmek istemedim, en azından sevişiriz diye düşünmüştüm.
    Zaten iki biradan sonra bu iş kendi kendine gerçekleşti. Görkem’in
    elleri bacaklarımdan tutun da beyaz göğüslerime kadar varan
    şekilde beni okşuyordu. Sonra dudaklarımız birleşmeye başladı,
    deliler gibi öpüşüyorduk. Dudakları bal gibiydi, bir erkekten
    ziyade kıza benziyordu, parlak yakışıklı ve hafif uzun saçlı…
    Onu mutlu edebilmek için her şeyi yapardım. Usulca elim pantolon
    düğmesine gitti ve açtım. Siki hafifçe kalkmaya başlamıştı
    ve tertemiz duş jeli kokuyordu, iç çamaşırını da sıyırdım
    ve aleti ile karşı karşıya geldim.

    Aleti tam da benim arzu ettiğim
    gibiydi, hafif ince ve fazla uzun değil. Zaten tahmin de etmiştim,
    iyice ağzıma alıp köklüyordum, arada elimle handjob yapıyordum,
    Görkem kendinden geçercesine koltukta arkasına yaslandı ve
    saçlarımı okşamaya başladı. Bir yandan da çok iyisin aşkım
    devam et diye mırıldanıyordu. Aldığı zevki daha da
    keyiflendirmek için taşaklarını ovmaya başladım. Döl dolu
    taşakları ufaldı iyice ve bütün zevk aletine geldi. Boşalacağım
    diye inlemeye ve kendini kasmaya başladı. Fakat umurumda değildi
    çünkü döllerini ağzıma boşalmasını istiyordum, birden amım
    sulanmaya başladı fakat çok geçti, içime sokturma hayallerim bir
    sonraki buluşmaya kalırcasına Görkem tüm döllerini ağzıma
    boşaldı, dudaklarım ve ağzımı döl bulamıştı, afiyet ile
    dilimle buluşturup hepsini yuttum. Böyle tatlı bir dölü hiç
    tatmamıştım desem sanırım abartmış olmayacağım. Bundan
    sonraki görüşmelerimde Görkem’e bir cesaret geldi ve her
    buluşmamızda başka fantezi, fetişler denemeye seks oyuncakları
    kullanmaya başladık. Kendisinin seks ikizim olduğunu düşünüyorum
    ikimiz de porno filmlerde görmeyeceğiniz sınırsız fantezileri
    yapıyoruz ve bundan oldukça hoşlanıyor, şehvet duyuyoruz.

    porno hikaye porno hikayesi seks hikaye sex hikaye
  • Eşim ve arkadaşları acımadan sikti – Tecavüz Hikayeleri

    Eşim ve arkadaşları acımadan sikti – Tecavüz Hikayeleri

    Ben değisik seks yapmaktanda hoşlanırım. Özellikle kölelik yapmak ve cezalandırılmak çok hosuma gider. Bunu bir seks biçimi olarak görüyorum ki gerçekten çok hoslanıyorum. Tercihim iki erkekle seks yapmaktir, bundanda çok hoslanıyorum.

    Kocam Hasan, beni çıplak sekilde görmekten çok hoslanır aynı sekilde bende çıplak sekilde görülmekten çok hoslanırım. Iki hafta kadar önce bana dört arkadasının gelecegini ve benim onlara karsı da çıplak görünmemi istedi. Elbette bundan bende çok hoslanirım. Misafirlerimizin gelecegi gün her tarafımı temizledim ve özel aletlerimi dikkatlice seçip çıkardım. Üzerime yarım bir tisört, kısa bir mini etek ve yüksek topuklu ayakkabılardan baska hiçbir sey giymedim. Hasan mükemmel göründügümü . söyleyerek iltifatlarda bulundu bana. Erkegim beni kisa eteklerle görmekten çok hoslanir çünkü bu sekilde koltuga oturdugumda her tarafimi görür. Free porn xxx Böyle olunca kendimi bir orospu gibi hissediyorum ve bu beni iyice azdiriyor.

    Hasanin dört arkadasi yanimiza vardi ve beni gördüklerinde çok memnunluk verici bir ifadeyle tebrik eder gibi Hasana baktilar. Onlara kisa bir sehir turu yaptirdik ve sonra bir lokantaya yemek yemeye gittik. Gözlerini üzerimden çekemiyorlardi. Onlara her firsatta beni dikizlemeleri için izin verdim. Yemekten sonra dogruca evimize gittik. Hasan videoya bir kaset koydu ancak bu seyrettigimiz Erotik bir filmdi. Artik canim sikilmaya basladi ve tüm erkeklere dönerek bütün bir film boyunca bunu seyretmek istemiyorum ben güzel bir eglence istiyorum dedim.
    Ancak Hasan beni hiç duymamis gibi dudaklarima yapisti, beni öpmeye basladi ve ardindan ellerimi arkama götürerek beni kelepçeledi. Görünüse göre Hasan beni hiç dinlemeyecekti, ve arkadaslarina dönerek bu sadece eglence için, simdi onu nasil köle gibi yaptigimi görebilirsiniz dedi. Etegimi yukari . siyirarak beni kucagina dogru büktü böylece götüm özgürlüğüne kavuşmuştu. Durmasi için biraz haykirdimsa da karsilik olarak kaba etlerime elini çarpmaya basladi. Bunu daha önce denemistik, canimi acitmasina ragmen çok hoslaniyordum bu durumdan.
    Ayaga kalktim ve etegim belimde yere uzandim ve götüm artik arkadaslarinin gözleri önündeydi. Odasina giderek simdiye kadar sadece resimlerde gördügüm bir ağız tıkacı ile geri döndü ve onu ağzıma yerleştirip başımın arkasina dogru uzattigi kayisini baglayiverdi böylece konusamayacaktim. Hasan gülümseyerek bunu çok özel bir gün için sakliyordum ve iste o özel gün geldi dedi. Bir süre popomdan tokatlamaya devam etti. Birkaç vurustan sonra su an için kafi dedi ve durdu. Arkadaslari bütün olayi ve benim sicakligimi gözleri açik bir sekilde izlemislerdi.

    Kocam ayaga kalkmami söyledi ve güzel vücudumu arkadaslarina sunacagini ekledi. Agzimin kapali ve ellerim kelepçeli olmasi beni çok tahrik etmisti bu durumdan çok hoslanmistim. Dört arkadasinin önünde yere diz çöktüm tekrar. Hasan tisörtümü omuzlarima kadar siyirip, etegimde . dizlerime kadar indirdi. Sonra sertlesmis göğüslerimden başlayıp, önce meme uçlarımı, ardından bacaklarımın üst kismini, amimi ve apaçik görünen götümü okşamaya başladı. Bu harika iskenceye zor dayaniyordum. Agzimdaki cisme ragmen inlemeye baslamistim. Hasan beni oksadigi süre içinde devamlı konuştu; “Şu göğüslere bakin. Onun ne kadar atesli oldugunu anliyorsunuzdur. Meme baslarina bakin ne kadar sertleşmiş!” gibi beni öven şeylerdi söyledikleri.
    Arkadaslari çok azgin duruma gelmislerdi ve hepsi tezahürat yapmaya basladilar bana. Hasan bana gülümseyerek “Meryem gördügün dört azgin erkek ile daha iyi keyif alacagindan eminim” dedi. Dizlerimi kendime doğru çekerek bastirdi ve agzimdaki tikaci ve ellerimdeki kelepçeyi çikardi. Sertlesmis penisini daha önceden açiga çıkaran arkadaslarindan biri üzerime dogru geldi. Bende bu durumda çok azmıştım ve hemen arkadaşının yarağını sıcak ağzımın içine aldım. Ardından bir diğerininkini.

    Böylece kocamın bütün arkadaşlarını ağzımda emdim. Hasan nihayet beni yere yatırdı. Onun yarağını öpmeye, yalamaya ve emmeye basladım. Birkaç dakika sonra elini basıma koyup ağzımı siken penisini çıkardı ve ağzımın üzerinde eliyle bir iki defa oynadigi penisinden spermler fışkırmaya başladı, bütün yüzüm onun zevk sıvısıyla dolmuştu. Hepsini yutmaya çalıştım. Biraz rahatladıktan sonra Hasan tamamen soyunmamı istedi benden. Topuklu ayakkabılarım hariç her şeyimi çıkarıp tüm çıplaklığımla bu dört azgın erkeğin önüne oturdum. Hasan eliyle, sırılsıklam olmuş amımı parmaklamaya başladı. Bana “Sen hep iyi bir kadın oldun hadi beni takip et şimdi” dedi. Yatak odasına doğru ilerledik. Orada ellerim ve ayaklarıma kravat bağladı. Daha sonra bacaklarım çok aralanmış şekilde ayaklarımdan ve ellerimden yatağa bağlandım.

    Hasan tekrar sertleşen yarağını amımın içine kaydırdı. Onun gidip gelmeleriyle beraber birkaç dakika sonra çok güçlü bir orgazm yaşadım. Bu oldukça doyurucu ve uzun bir orgazmdi. Ardindan kocam da içime bosalarak kalkti ve giyinip disarida seyredilen filmi izlemek için yatak odasından çıktı. Yatağa bağlı çıplak bir şekilde yalnız kaldım o arada. Üç saat boyunca, bu beş erkek, yarakları büyür büyümez yanıma gelip beni siktiler.

    En sonunda artik onlarin gitme zamani geldi. Hasan bana son kez yaraklarini ağzina al, bu şekilde daha güzel hosçakalin demis olursun dedi. Tek tek yaraklarını ağzıma alıp emdim. Boşta kalanlar da elleri ile otuz bir çekmeye devam ettiler. Agzıma sokup çıkaran biri geri çekilerek yüzüme doğru boşalmaya başladı, bunu gören bir diğeri de göğüslerime doğru fışkırtmaya başladı spermlerini. Sırayla hepsi üzerime boşaldılar. Ne büyük bir zevk almıştım.

    erotik hikayeler götten sikiş resimleri olgun kadın sex resimleri porno hikaye porno hikayesi seks hikaye sex hikaye türbanlı sex türbanlı sikiş
  • İş toplantısında grup seks

    İş toplantısında grup seks

     

    Benim adım burcu 36 yaşında evli çalışan bir bayanım,hikayem hiç beklemediğim bir anda gerçekleşti.insan bazen nasıl böyle bir şey yaptım der ya işte öyle bir noktadayım bundan sonra ne olacak inanın hiçbir fikrim yok.sadece yaşadığım şeyin nekadar yanlış olduğunu biliyorum fakat bunu yaşamaktan kendimi bir türlü alıkoyamıyorum.

    Oncelikle olay ben,eşim faruk ve kankamız ahmet ile birlikte gerçekleşti,kankamız diyorum çünkü ahmet bizim çocukluk arkadaşımız.küçüklükten beri aynı okullara gitmiş aynı sokaklarda oynamıştık üçümüz hiçbirzaman ayrılmadan bu yaşımıza kadar gelmiştik.gençlik dönemimizde hepimiz fırlamaydık birlikte yapmadığımız şey kalmamıştı deli dolu bir gençlik yaşamıştık.zaman geçtikçe şimdi eşim olan faruk ile yakınlaşmamız oldu ve sonunda evlendik.ahmet herzaman hayatımızda olmaya devam etti.ahmetle faruk hiç kopmadılar herzaman görüşmeye devam ettiler haliyle bende aynı şekilde.ilerleyen zamanlarda birlikte iş yapmaya başladılar.ahmet bir gün egede bir bayi toplantısı olduğunu ve ahmetle birlikte gideceğini söyledi benden izin almaya çalışıyorlardı.ama ikisini başbaşa asla biryere göndermezdim.eğer gidecekseniz bende sizle gelirim yoksa göndermem dedim.mecbur kabul ettiler.

    çocukları annemlere bıraktık ve arabaya atlayıp yola koyulduk 3 günlük kısa bir kaçamak olacağından bizede iyi gelecekti.otele vardığımızda üçümüz içinde tek oda tutulduğu bilgisini aldık otel masraflarını bayii karşılıyordu ve oteli tamamiyle bayi ile doldurmuşlardı.nasılsa 3 gün diyip kabul ettik başkada çaremiz yoktu zaten.ben ortamı yumuşatmak için süper oldu bu tıpkı eski günlerdeki gibi dedim.faruk ta evet ya dedi bu haftasonu çılgınlar gibi eğleniriz dedi ahmette onayladı.tabi farukla başbaşa kalma hayellerimiz suya düşmüştü.akşam bayi yemeğine inmeden önce hazırlanmaya başladık.eski günlerdeki gibi yanyanaydık eskiden de tatillere birlikte gitmişliğimiz olmuştu bu yüzden rahattık.faruk duştayken bende içeri girip elbisemi giymiştim ama fermuarını bir türlü yukarı çekemiyordum.faruğa söyledim ama ellerim ıslak ahmete söyle o çeksin dedi.ama dedim belime kadar açık ozaman bekle sanki ilk defa görücek seni öyle dedi.faruğa kızarak banyodan çıktım ahmetten rica ettim.fakat elbisemin fermuarı tam popomdan itibaren başlıyordu yani ahmet fermuarı çekerken tangamı ve sırtımı komple görüyordu.ahmete arkamı döndüğümde ahmet bir müddet bakakaldı hadisene neye bakayırsun sen dedim ve güldüm bir an afallayıp çekmeye çalıştı.fermuar sıkışmıştı ahmette heycandan uğraşıp duruyordu eteğimi çektikçe popomdan uzaklaşan elbise tangamı iyice ortaya çıkarıyordu.ahmet dedim neden ellerin tittiyor hadi napıyosun orda diyordumki ahmet fermuarı çekmeyi başardı bu arada çekerkende eli tenime dokunuyordu içim bir acayip olmuştu ve tüylerim diken diken oldu ahmet durumu farketmişti.ne oldu burcu dedi ben çekemedim ama sanada bir üşüme geldi galiba elim soğukmuydu diyip pis pis gülmeye başladı.anlamıştı etkilendiğimi bu arada faruk banyodan çıkmıştı.ahmet faruğa dönüp farukçum akşam ben istersen odaya gelmiyim burcu çok güzel olmuş bu akşam ben olsam boş geçmezdim dedi.faruk bırak zevzekliği hadi in sen önden biz birazdan geliyoruz dedi.herzamanki gibi ahmet sulu şakalarından birini yaparak odadan çıkmıştı.çok garip bir şekilde faruk ona hiç kızmıyordu.

    daha sonra yemeğe indik ve yemekte müzik dans eğlence filan derken yatma vakti gelmişti odalarımıza geçtik.kafalarımız iyice güzelleşmişti.odada birer bira daha açıp sohbet ediyorduk.erkekler giyinirken hop dedim odada bende varım unuttunuz herhalde dedim ikiside soyunmaya başlamıştı çünkü.sonra ahmet yine zevzek bir tarzda aman burcu ne olacak zaten fermuarını çekerken herşeyi gördüm hem gençliğimizde de birbirimizi görmedikmi dedi.ben şok olmuştum ama ahmet işte patavatsız bir insandı.faruğa baktım ahmet dedi sen karımın vücudunamı baktın utanmadan ayıp dedi bizde sana güvendik odamıza aldık seni diyince ahmetin yüzü düştü şey ben filan derken faruk kahkahayı bastı gerçekten ahmet bozulmuştu bende gülmeye başladım.faruk işte böyle patavatsız olursan bazen bozulursun diyip ahmetle dalga geçiyordu.ahmette altta kalırmıydı peki ahmet burcuya sor bakalım ben fermuarunı çekerken neden tüyleri diken diken olmuş etkilenmiş olabilir mi diyince oda yine buz kesmişti.biraz durduktan faruk olabilir sonuçta sen karşı cinssin anlık bişey olmuş olabilir dedi.önemli olan senin etkilenmemen dedi.ahmet burcu çok güzel bir kadın bence etkilenmemek çok zor bende de anlık birşey olmuş olabilir dedi.faruk bana baktı yani dedim sonuçta istemeyerek olan bişeydi bukadar abartılacak bir durum değil yani ahmetle alakalı değil x bir kişide olsa aynı olurdu dedim gülerek.ahmet sizin için zor değilmi ya sürekli aynı kişiyle seks hayatı bi yerden sonra monoton oluyordur dedi.ben hayır dedim arada fantezilerle gecelerimizi renklendiyoruz.asıl sen napıyorsun sonuçta düzenli bir seks hayatın yok dedim.evet zaman zaman zorlanıyorum ama parasını verince istediğim zaman oluyor isteremde kendi kendime hallediyorum dedi pis bir şekilde gülerek.siz nasıl fanteziler kuruyorsunuz mesela dedi ahmet merak ettim şimdi diye sordu.bende abartma istersen ahmet burda sana onu anlatıcak değiliz diyip biramdan bir yudum aldım.ahmet ısrar etti sanki şımarık bir çocuk gibiydi. hadi anlatın dedi.faruk ta birasından bir yudum alarak.işte dedi mesela bazen hikayeler okuruz bazen karakterlere bürünür o kişilermiş gibi sevişir dedi.nasıl yani dedi ahmet?

    mesela dedi faruk bir gece ben tanıdığımız bir kişinin kocası olurum kimi zamanda burcu tanığımız bir kişinin karısı olur birbirimize onların adıyla hitap ederiz böylece çok heycanlı olur dedi.ahmet çok şaşırmıştı gerçekten ilişkinizi nasıl ayakta tutacağınızı iyi biliyorsunuz birkere daha size hayran kaldım dedi.ahmet peki dedi bir soru sorucam ama dürüst olun dedi sor bakalım dedik hiç beni düşündünüz mü? faruk bana baktı kafasını sallayarak evet dedi bir kere hayal etmiştik ama seninle ilgili bir kere yaptık ve birdaha hiç denemedik dedi.bende bir anda belkide o yüzden etkilenmiş olabilirim aklıma gelmiş olabilir dedim.ahmet bir an duraksayarak keşke dedi benimde senin gibi yatakta iyi anlaşabileceğim bir karım olsaydı dedi onunla çok mutlu olurdum diye hayıflandı.ahmet bir anda masum bir çocuk gibiydi ona ikimizde acımıştık sanki o yırtık çocuk biranda içinden çıkıp gitmişti.ahmetin soruları bitmek bilmiyordu.peki dedi gerçekten denemeyi hiç düşündünüz mü?
    farukla aynı anda hayır!!! diye çıkıştık ikimizde orak düşüncemizin bu olduğunu anlamıştı.herkes rahatlayınca peki dedim ahmet sen kimleri düşünürsün yaparken dedim ben genelde porno izlerim erekte olamak için ama bu geceden sonra sizi düşünücem sanırım dedi ve yine kahkahayı patlattı. zevzek ahmet geri dönmüştü işte.faruk bizde porno izleyip sevişmeyi çok severiz dedi.ahmet hemen açıyım istersen bir tane otelde vardır nasıldsa dedi.ama dedim odaya ek hesap olarak yansır bayi toplantısı bu sonuçta dedim.ahmet ben onu çıkmadan hallederim diyerek hemen tvden bir porno açtı.

    yaklaşık bir 15 dkka kadar kimse sesini çıkarmadan izledi.faruk sessizliği bozdu ahmetcim şimdi patlayacaksın istersen banyoya git dedi ve gülümsedi.ahmet tabi dedi ben banyoya gideyimde oda da size kalsın dimi gitmem dedi sanırım farukta ahmeti odadan çıkarmak istiyordu onunda aleti artık kocaman olmuştu bende sırılsıklam olmuştum.faruğun kulağına eğildim ve hadi gönder onu burdan dedim.faruk hadi ahmetcim evli çiftin yanında durulmaz dedim.ahmet tuvalete gitti ama bizi izlediğinden emindim eşim gider gitmez dudaklarıma yapıştı birbirimizi deliler gibi öpüyorduk faruk elini gögüslerime getirerek onları dışarı çıkardı zaten içimde birşey olmadığından hemen ağzına almıştı bende elimi aletine attım aletini okşuordum biz bu haldeyden bir baktıkki ahmet yerine oturdu.hemen toparlandık ahmet merak etmeyin sadece sizi izlemek istiyorum dedi.ateş gibi yanıyorduk faruk dayanamayıp beni öpmeye başladı tekrardan.elleri yine gögüslerimde geziniyordu eliyle artık kutumu okşamaya başladı inlemelerim artıyordu.faruk beni sırtüstü yatırarak kutumu yalamaya başladı ahmette karşımızda aletini çıkarmış elinde oynuyordu artık ok yaydan çıkmıştı.faruk kutumu yalamayı bıraktı ve aletini çıkarak ağzıma verdi yalarken bir ara faruğa baktım aleti kıvama gelmişti kucağına oturarak onu içime aldım.üzerinde yavaşça inip çıkarken kulağına aramıza gelsinmi istermisin dedim.sen istiyorsan olur dedi.ahmete bakarak sadece gel dedim faruğun kucağında zıplamaya devam ettim.ahmet yanımıza geldi ve ensemden doğru aşağıya kadar beni yalamaya başladı yine tüylerim diken diken olmuştu eşim bunu farketmişti ona bakarak hafifçe gülümsedim ve ikimizde o anda boşaldık.ahmet bu arada boş durmuyor gögüslerimi okşuyor beni yeniden canlandırmaya çalıyordu.boşalmış olmama rağmen halen canım sevişmek istiyordu.hemen ahmetin önüne eğilerek aletini yalamaya başladım.ahmet bu arada eşim arka deliğimi yalıyor ve beni yeniden kıvama getiriyordu artık yine içimde bir alet istiyordum fakat bu sefer ahmetinkini alıyordum. ilk defa başka bir alet bacak aramdaydı çok heycanlanmıştım vücudum tir tir titriyordu ahmetin aletini hemen içime aldım ahmet yavaşça gitgel yapmaya devam ediyordu.mükemmel bir  duygu ile çok geçmeden ikimizde boşalmıştık.faruğun kulağına eğilerek aşkım seni çok seviyorum beni tost yapın dedim.ikiside mesajımı almıştı eşim yavaşça arka deliğimi kremleyerek içime girmeye çalışıyordu gayet nazik ve yavaş bir şekilde içeme girmeye başlamıştı bu arada ahmette aletini kaldırarak önden kutuma girmeye çalışıyordu o an ikiside içimdeydi çığlıklarımı tüm bayiler duymuştur diye tahmin ediyorum ikiside nazik bir şekilde gitgel yaparken artık ritimlerini hızlandırıyorlardı.dayanacak gücüm kalmamıştı ve sarsılarak boşalmıştım sırayla hepimiz bu müthiş hazzı yaşamıştık.üçümüzde yatağa yığılıp kalmıştık.

    müthiş bir geceydi sabah geceyle ilgili hiçbişey konuşmadık tatilimize o gece yaşanmamış gibi devam ettik ama şuan üçümüzde yeniden olsun istiyoruz uygun zamanı kolluyoruz ama yaptığımızın yanlış olduğunuda biliyoruz çok kararsız kaldık umarım farklı sonuçlar doğurmaz…

     

    gay sex resimleri liseli sex resimleri travesti sex resimleri türbanlı sex hikayeleri
  • Deli ama yarrağı çok büyüktü

    Deli ama yarrağı çok büyüktü

    seks hikayeleri, sex hikayeleri, yeni sex hikayeleri, yaşanmış sex hikayeleri, sex hikayesi oku

    Slm ben Sinem, 6 yıllık evliyim, 27 yaşındayım, 1.72 boyunda, esmer ve balık etli biriyim. Zihinsel özürlü kaynımla aramda geçen bir seks hikayemi paylaşmak istiyorum, çünkü kimseye anlatamıyorum ve içimde de tutmak ağır geliyor bana. Hikayem bundan 2 sene önce Mayıs ayında geçiyor. Kocamla beraber memleketlerine (Anadolu’nun şirin bir köyüne) tatile gittik. Köyde yaşayaşan kaynanam, kayınbabam ve kocamdan küçük olan zihinsel özürlü kaynım (İlhan), geleceğimizden haberleri olduğu için baya hazırlık yapmışlar, bizi bekliyorlardı. Gittiğimizde yoğun bir ilgi, bir alaka, utandırmışlardı beni. Hele kaynım, “Yengem geldi, yengem geldi!” diye diye ortalığı velveleye vermişti. Doğrusu bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Yemekler yenildi, çaylar kahveler içildi, sohbetler edildi. Derken, kocamla ben yorgunluktan mahf olmuştuk, yatmak için izin isteyip, odamıza gittik, yattık uyuduk.

    Sabah temiz havanın etkisiyle erkenden uyandım. Pencereden baktığımda kayınım İlhan hayvanları dere kenarına götürüyordu. Ben de üstümü giyinip dışarı çıktım. Kaynanam inekleri sağmış, sütü kaynatmak için ateşe koymuştu. Beni görünce gülerek, “Güzel gelinim uyandın mı, günaydın!” dedi. “Günaydın anneciğim!” deyip, ateşin önünde muhabette koyulduk. Kaynanam, maddi manevi bazı sıkıntılarının olduğunu anlatıyordu. Ben de, “Maddi sıkıntılar halledilir de, manevi sıkıntı nedir anneciğim?” dedim. Başladı anlatmaya, “Biz yaşlandık, kızlar uğramaz oldu, siz İstanbul’da, biz burda kala kaldık öyle. İlhanın durumunu biliyorsun, gitmediğimiz doktor kalmadı, ama hiçbir faydası yok. Geçim kaynağımız hayvanlar, onlar da bakım ister, yaşlandık artık bakamıyoruz, İlhan da anlamıyor, hayvanları suya götürürüyor hepsi o kadar!” dedi, sonra, “Neyse… Hadi gel bir çay koyalım, kahvaltı yaparız!” dedi ve kalktık hazırlık yapmaya başladık. Kocam da uyanmış elini yüzünü yıkadıktan sonra sofraya geldi. Kahvaltıdan sonra kocama, “Biraz gezelim tarlalarda falan…” dedim. Kabul etti ve bahçeye indik. Dalından domates salatalık yemek kadar lezettli bir şey daha yoktu. Çok hoşuma gitmişti…

    Akşam olmuştu, ama benim içim de kaynıyordu, temiz hava ve organik yiyecekler bende adeta Afrodizyak etkisi yapmıştı ve canım öylesine sex istiyordu ki, anlatamam. Yatağa girer girmez, ben hemen yapıştım kocamın dudaklarına ve sevişmeye başladık. İkimizin de Orgazm olduğu güzel bir sikişmeden sonra, gayet huzurlu bir şekilde yattık, uyuduk.

    Sabah yine erkenden uyandım. Yıkanmak için banyoya girdim. Kimse uyanmadan yıkanmalıydım, çünkü köy hali, derme çarpma bir banyoları vardı. Eskiden orası mutfakmış, ama sonra etrafını hasırlarla kapatarak banyo yapmışlar. İşin açıkcası insanı bu tedirgin ediyordu. İyi ki ani su ısıtıcıları vardı, su ısıtmak zorunda kalmamıştım. Hemen aceleyle soyunup suyun altına girdim. 2 dakika sonra sanki bir gölge görmüş gibi oldum, sağa sola baktım, birşey göremedim. Kim ola bu saate deyip devam ettim, banyomu yapıp, hızlıca giyinip yattığımız odaya gittim. Ama banyonun ordan bir takım sesler duydum. Merak ettim, pencereden baktım. Bir de ne göreyim, kaynım İlhan banyo yaptığım yerin arka tarafından çıkıyor. Birden afalladım, ne yapacağımı şaşırdım kaldım. Beni mi röntgenlemişti? Nasıl olurdu böyle birşey? Öğleden sonra banyo yaptığım yerin arka tarafına gidip baktım. Gerçekten oraya konulan buğday torbalarının hemen yanında, bir parmak genişliğinde bir aralık vardı. Artık hiç şüphem kalmamıştı, kaynım beni dikizlemişti. Utana sıkıla geri geldim. Herkes dışardaydı. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kaynıma da kızamıyordum, 24 yaşında genç bir erkekti, belki zihinsel olarak eksikti, ama o da bir erkekti, onun da cinsel ihtiyaçları vardı. Onun için kızmadım ve kimseye de birşey söylemedim.

    Aradan birkaç gün geçmişti ve İlhan’ın bana bakışları çok değişmişti. Bunun farkındaydım, ama ne yapabilirdim ki? Ne diyebilirdim ki? Daha doğrusu sonuçta deliydi. Gece olmuş ve herkes uyuyordu, benim ise uykum kaçmıştı. Uyumaya çalışıyordum, ama uyuyamıyordum. Kocam horlamaya başlamıştı bile. Birden dış kapının gıcırdamasını duydum, doğrulup ön cepheye baktığımda, İlhan’ı banyonun arkasına giderken gördüm. Ne yapıyor bu deli bu saate orda? diye bakmaya devam ettim. Merak işte, yatıp uyusana, sana ne? Ama dedim ya merak işte, beni rahat bırakmadı, peşinden yavaşça dışarı çıkıp, çitlerin aralıklarından baktığımda, adeta şok olmuştum. İlhan donunu indirmiş 31 çekiyordu. Hemen ordan ayrılmak istedim, hatta iki adım geri attım, ama yine vaz geçtim, biraz daha seyretmek için geri döndüm, daha dikatli bakmaya başladım. İlhan tam karşımda yan durmuş, hızlı hızlı 31 çekiyordu. Biraz daha bekledim ve İlhan kasıla kasıla boşalmaya başladı. Ama asıl şoku işte ondan sonra yaşadım, sikindeki kalan dölleri temizlemek için döndüğünde, avlunun ışığı yarağını tam aydınlattı ve ben hayatımda gördüğüm en büyük ve kalın yarağı gördüm. Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı ve gözlerimi yarağından ayıramıyordum, dehşet bir şeydi, gerçekten inanılmazdı. İnternette çok yarak gördüm, ama böylesini hiçbir yerde görmedim. İlhan donunu çekerken ben de hemen geri içeriye girdim. Odaya geldiğimde kocam halen horluyordu. Hemen sırtımı ona dönüp uyumaya çalıştım, ama İlhan’ın yarağı bir türlü aklımdan çıkmıyordu.

    İlerleyen günlerde İlhan’ın yarağı adeta beynimde saplantı haline gelmişti. Tanrım, nasıl bir şeydi o yarak öyle? Bir kadın nasıl içine alabilir onu? diye her düşündüğümde sırılsıklam oluyordum. Ama kocama birşey belli etmiyordum, sadece hemen odama girip kapıyı kilitleyip, İlhanın yarağını düşünerek masturbasyon yapıyordum.

    Günlerden Çarşambaydı, akşam üstüydü, evin telefonu çaldı. Telefonu kocam açtı. Tedirgin bir sesle, “Ne zaman oldu, nasıl oldu? Yaşıyorlar mı?” diye konuşunca, herkes, “Kine ne oldu?” diye ayağa fırladı. Kocam, “Tamam geliyoruz!” deyip telefonu kapattı. Hepimiz merakla ne olduğunu beklerken kocam anlattı: Amcaları tarladan gelirken traktörün romorkü devrilmiş ve amcaları altında kalmış. Durumu çok ağırmış, kan da lazımmış. Kocam, “Hemen hazırlanıp çıkalım!” dedi. Ben de hazırlanmak istedim tabi, ama kocam, “Senin ve İlhan’ın gelmesine gerek yok, biz gideriz! Duruma göre sana haber veririm!” dedi. “Hayır, ben de geleceğim!” dedim, “Olmaz!” deyip kestirip attı. Kocama gizlice, “Kendine gel, ben burada yalnız kalamam, korkarım!” dedim. Kocam da, “Korkma, birşey olmaz. Hem İlhan burda ya!” dedi ve aceleyle çıktılar. Gidecekleri köy traktörle yarım saat sürüyordu, binip gittiler…

    Gece saat 23:00’e geliyordu, daha haber almamıştım. Patlamak üzereydim ki, evin telefonu çaldı. Hemen fırladım açtım. Arayan kocamdı, “Bu gece gelemiyoruz, durumu çok ağır, tıp fakültesine havale ettiler ve oraya gidiyoruz!” dedi. “Peki ne zaman geleceksiniz?” dedim. “Bilmiyorum, belli değil!” dedi. “Bari annem gelsin!” dedim. “Annem de yengemlerde, gelen giden çok, yengem ilgilenecek durumda değil!” dedi. “Tamam!” deyip kapattım telefonu. İlhan yere uzanmış Televizyon seyrediyordu, dünyadan haberi yoktu. Bana dönüp, “Annemler gelmiyorlar mı?” dedi. “Hayır!” dedim. Hiç konuşmadan tekrar filmi seyretmeye devam etti. Ben divanda oturdum, düşünüyordum. Saat baya geç olmuştu, “İlhan yatağına geçip yat istersen!” dedim. Hiç konuşmadan kalktı ve yerine geçti, gömleğini ve kot pantolonu çıkararak, sadece donuyla ve atletiyle yatağa uzandı, üstünü örtmeden. Ve o dev yarak donunun içinde, karşımda öylece duruyordu. İnik hali bile çok büyüktü…

    Ben de orda divanda uzandım, ama uykum gelmiyordu, gözüm hep ondaydı. İçimi karışık duygular kaplamıştı, amım ıslanmış ve istemsiz hareketler yapıyordum, elim çoktan pijamamın içinde amıma varmıştı bile. İki parmağımı amımın içine sokup çıkarıyordum. Birden İlhan’ın bana baktığını gördüm, kaşıyormuş gibi yapıp elimi çektim hemen. İlhana baktım, bu sefer o sokmuştu elini donuna ve gözlerimin içine bakarak yarağıyla oynuyordu. “Napıyorsun İlhan, çek elini ordan!” diye bağırmışım. Hemen elini çekip bakışlarını kaçırdı. Sonradan üzüldüm çocuğa bağırdım diye ve telafi etmek için onunla konuşmaya başladım. Kısa cevplar veriyor, gözünü benden kaçırıyordu…

    “İlhan seninle bir şey konuşamam lazım!” dedim. “Nedir yenge?” dedi ve bana baktı. “İlhan sen neden evlenmiyorsun?” dedim. “Babam erken diyor!” dedi. “Erken değil, tam evlenecek yaşta bir erkeksin ve evlenmem lazım!” dedim. “Babam kimse seni almaz diyor!” dedi. “O yüzden mi 31 çekiyorsun?” dedim. Bakışlarını kaçırdı ve cevap vermedi. “Ben seni geçen gün gördüm, banyonun arkasında 31 çekerken!” deyince, “Yalan söylüyorsun!” deyip, birden doğrulup oturdu. Ödüm koptu biran, birşey yapacak diye. “Hayır, yalan söylemiyorum gördüm, 31 çekiyordun!” diye tekrarlayınca, “Babama söyleyecekmisin?” dedi. “Söyleyim mi?” dedim. “Hayır söyleme, babam beni dövüyor!” dedi. “Daha önce dövdü mü?” dedim. “Evet, bir kere tarlada yakaladı ve çok dövdü!” dedi.

    Bunları konuşurken amım nasıl karıncalanıyordu anlatamam. Şeytan dürtüyordu, işte sana fırsat, değerlendir diyordu. “Peki söylemeyeceğim, ama karşılığında senden bir şey isteyecegim, sen de onu yaparsan kimseye söylemem, yoksa abine de, babana da söylerim!” dedim, ama yüreğim kalbimden çıkacak gibiydi, nefes alamıyordum, boğazım düğümleniyordu, daha şimdiden içimi suçluluk duygusu kaplamıştı. İlhan, “Nedir yenge?” deyip kalktı, pantolonunu giymeye çalıştı. “Hayır giyinme, banyo yapmanı istiyorum, çok kötü kokuyorsun. Ama önce içerden sana temiz iç çamaşır alalım!” deyip dolaba yöneldim, ona bir külot ve atlet çıkardım, “Hadi bakalım, şimdi doğru banyoya!” dedim. “Yıkanınca babama demiyecek misin?” dedi. “Önce seni bir yıkayalım, sonra konuşuruz!” dedim ve banyoya girdik.

    Atletini çıkartıp attı oraya, suyu kıvamına getirip donla altına girdi. Ben ona bakıyorum. Tamamen ıslanınca yarağı olduğu gibi yapıştı dona, bütün hatlarıyla görünüyordu. “Donunu da çıkar, seni lifleyeceğim!” dedim. Hiç itiraz etmeden çıkardı. Aman Tanrım, bu ne ya? dedim kendi kendime. Yarağı kıllı, kirli, ama kocaman bir şeydi! İlhanı lifleyip iyicene yıkadım. Arada elim kazayla değiyor gibisinden yarağına elliyorum. Ve yarak kısa sürede kalkmaya, uzamaya ve kalınlaşmaya başladı…

    Kendime inanmıyordum, hayatımda hiç kocamı aldatmamıştım, fakat şimdi öz kardeşiyle aldatmanın planlarını yapıyordum. Yarağını tutup, “İlhan bu neden böyle oldu?” diye sert çıkmaya başladım. “Bilmiyorum yenge, annem yıkayınca da oluyor!” demez mi! “Nasıl bilmiyorsun?” dedim. “Bilmiyorum işte, sorma bana!” dedi. “Peki 31 çekmesini nasıl öğrendin?” diye sordum. “Asım öğretti!” dedi. Asım komuşlarıymış, ama evleri biraz uzaktaymış. “Peki, hiç bir kadınla yaptın mı o işi?” dedim. “Hayır yapmadım!” dedi. “Nasıl yapılacağını biliyormusun?” dedim. “Bilmiyorum!” dedi. “Peki ben sana öğretsem, kimseye söylermisin?” dedim. “Hayır söylemem!” dedi. “Bak ama, eğer söylersen, ben de senin 31 çektiğini babana söylerim. Askerlere de söylerim, seni ceza evine atarlar!” dedim. “Yok valla söylemem!” dedi. “Peki!” dedim. İlhanı kurulayıp çıktık. Dış kapıyı kilitleyip, yattığım odaya geçtik…

    Ben de soyunup, yatağa sırtüstü yattım ve “Bak İlhan, bir kadın yapmak için, öncelikle onu yalaman gerekiyor!” dedim. Geldi elimi kolumu yalamaya başladı. “Oraları değil, burayı yalayacaksın!” diyerek amımı gösterdim ve “Aynı köpeğin su içtiği gibi, dilini amımın içinde gezdirmen lazım!” dedim. Hiç beklemeden yumuldu amıma ve yalamaya başladı. Ben zevkten uçmak üzereydim. Başından tutup amıma bastırdım, “Daha hızlı yala! Daha hızlı!” diye diye şidetli bir şekilde orgazm olup boşaldım. Ama ne boşalma, anlatılamaz! İlhan halen yalamaya devam ediyordu. “Yeter bukadar! Şimdi de senin sırtüstü yatman lazım!” dedim. Dediğimi yaptı. Yarağını elime alıp sıvazlamaya başladım. Ama avucuma sığmıyordu ki, içime nasıl girecekti? Nasıl alabilirdim içime onu? Hem almak için sabırsızlanıyordum, hemde bana bir şey olur diye çok korkuyordum. Bütün cesaretimi toplayıp, ata biner gibi üstüne diz çöktüm. O sadece olacakları bekliyordu. Elimi bolca tükürükleyip yarağının başını iyice ıslattım. Benimki zaten ıslak olduğu için, yarağının gövdesinden kavrayıp yavaşca amıma sürtmeye başladım. Yok böyle bir delilik ya, kendime inanamıyorum, zevkten uçuyordum adeta.

    Biraz zorladıktan sonra yavaş yavaş amımın dudaklarını gerildiğini hissettim. Ve biraz sonra daha şidettli bir acı ile durdum, kafası içimdeydi. Ama içimden çıkarmak istemiyordum, hepsini almayada korkuyordum. O an aklıma çantadamki nemlendirici krem geldi ve “Sen kıpırdama!” dedim, gidip getirdim ve yarağına baştan aşağıya iyice sürmeye başladım. Sonra yine yarağını amıma almayı denedim. Bu defa biraz daha rahat oluyordu galiba. Biraz daha, biraz daha derken içimde yer kalmadığını anladım, inanılmaz zorluyordu rahmimi. Ama daha hepsi girmemişti, elimi attığımda daha 3 parmak kadarı dışarda duruyordu. Ben ise kıpırdamaya korkuyordum. Biraz o şekilde git gelden sonra inanılmaz bir orgazm daha yaşadım. Yarağına da alışmaya başlamıştım, artık yavaş yavaşta olsa oturup kalkabliyorum. Benim sıvımın ve kreminde etkisiyle, yarak içimde kayıyordu adeta. Sonra hızlanmaya başladım. Yarak beni zorluyordu, ama istiyordum da…

    Bir süre sonra ayağa kalkıp, “İlhan, sen hiç sikişen eşek gördün mü?” diye sordum. “Gördüm!” dedi. “Beni o eşek gibi sik! Yarağına bolca tükür ama!” dedim ve ellerimle duvara dayanıp domaldım. İlhan yarağını tükürükleyip arkadan amıma girmeye çalışıyordu. Ve işte kafası içimdeydi, ama birden öyle bir abandı ki, gözlerim karardı ve istemeden de olsa bastım çığlığı. İlhan sesimden korkup durdu. Kendime geldiğimde, “Tamam devam et, ama yavaş yavaş!” dedim. Dediğim gibi yavaşça gidip geliyordu, ama ben zor duruyordum ve tutunduğum duvardaki beyaz alçıyı söküyordum. Kendimi geriye ittirerek, tamamını içime almak istiyordum. Sonunda taşaklarının kalçalarıma çarptığını hissedince daha çok hızlandım. O da aynı anda hızlanmaya başlamıştı…

    Korunmuyordum ve içime boşalmaması gerekliydi. Ama iş işten geçmişti, son darbelerdi, ben kopmuştum, hiçbir şey umrumda değildi ve aynı anda boşaldık. Duvara tutunmaktan kollarımda derman kalmamıştı, aşağıya kayarak dizlerimin üzerine çöktüm, İlhan da yarağını çıkarmadan benimle birlikte kaydı ve üstüme yığıldı kaldı. İçime öyle bir boşalmıştı ki, yarağı içimde olduğu halde etrafından dölleri süzülüyordu. Yarağı kendiliğinden küçülüp amımdan çıkınca, İlhan ayaga kalktı ve “Bu 31 çekmekten daha güzeldi, bundan sonra bana hep sen öğret yenge!” dedi. “Peki, ama kimsenin bilmemesi lazım, yoksa abin seni öldürür!” dedim. “Ben kimseye söylemem, ama sen de söyleme!” dedi. “Tamam! Hadi gel yanıma uzan!” dedim. Gelip yanıma uzandı. Hiç kıpırdamadan ytaıyordu. Elimi inmiş yarağına atıp biraz okşayıp sevdikten sonra, yarağı yine kazık gibi oldu. “İlhan bir daha sikmek istermisin?” dedim. “Evet yenge, hadi yapalım!” dedi. O gece sabaha kadar 4 kere siktirdim kendimi İlhana.

    Ertesi gün telefonun sesiyle uyandığımda, saat ögleden sonra 16:00’yı geçiyordu. Hemen fırladım telefonu açtım. Kocam arıyordu, “Niye açmıyorsun telefonu, nerdesin, 1 saaten fazladır arayıp duruyorum!” dedi. Ben de, “Bütün gece uyuyamadım, sabah ta erken kalktım, uykusuz olduğum için divanda uyuya kalmışım!” demek zorunda kaldım. “İlhan napıyor, orda mı?” dedi. “Nerde bilmiyorum, sabah hayvanları saldı sonrada eve gelmedi, ben de kapıyı kilitleyip uyudum. Amcanın durumu nasıl?” dedim. “Bilmiyoruz, daha bir gelişme yok, yoğun bakımda olduğu için içeriye almıyorlar, sadece yaşadıgını biliyoruz!” dedi. “Ee, gelmeyecekmisin?” diye sordugumda, “Sanırım gelemiyoruz!” dedi. Üzülmüş gibi yapıp (içimden baya sevinmiştim), geçmiş olsun dileyip telefonu kapatım. Sonra dışarıya çıkıp İlhana seslendim, ama ses yoktu, nerde olduğunu da bilmiyordum.

    Banyoya gidip duş alıp pencerenin karşısına oturdum ve İlhanın gelmesini bekledim. Saat 19:00 olmuştu, ben yemekle uğraşırken kapının zorlandığını duydum. “Kim o?” diye sorduğumda, İlhan, “Ben geldim yenge, kapıyı aç.” dedi. Açtım ve “Nerdesin sen?” diye kızdım. Hiç konuşmadan içeriye girdi, “Ben acıktım!” dedi. Dünden beri hiçbir yememişti garibim. “Nerdeydin?” dedim, “Hayvanlarla beraberdim, onları otlattım, şimdi hepsini götürüp ahıra soktum!” dedi. Ben de gülerek, “31 de çektin mi?” dedim. “Hayır artık yapmıyacağım onu, seninle daha güzel oluyor!” dedi. Gülerek, “Bak seeen, neden daha güzel? dedim. “İşte sen çok güzel kokuyorsun!” dedi. Yemeğini koydum, yemek yedikten sonra çay içtik, “Hadi yatalım!” dedim. “Tamam!” dedi ve yatağına doğru gitti. Onu bu gece de istiyordum, hemde daha çok. “İlhan, yine yanımda yatmak istermisin?” dedim. Kafasını sallayarak, “Evet yenge!” dedi. İçimi yine bir heycan sarmıştı. “Tamam, o zaman benim odaya gidelim!” dedim.

    İkimiz de çırıl çıplak soyunarak yorganın altına girdik. Elimi yarağına attım ve okşamaya başladım. Yarağı hareketlenmeye başlamıştı. Ağzıma almak istiyordum, ama hayatımda hiç yapmadığım için tiksiniyordum. İnternette hep görüyordum, hep ağızlarına alıyorlardı, ama cesaret edemedim, biliyorum midem kaldıramzdı. Okşamaya devam ettim, taş gibi olmuştu elimde. Bu sefer ben sırtüstü yatarak bacaklarımı iki yana actım ve üstüme çıkmasını söyledim. Bacaklarımın arasında yerini almıştı, fakat bir şey yapamıyordu. Yine ben yarağını kavrayarak amıma sürtmeye başladım. Sırıl sıklam olmuştum ve zevk sularımla yarağını ıslatıyordum. Öyle içime girmeyeceğini bilgidiğim için yine avucuma tükürükleyip onun yarağını iyicene ıslattım ve yavaşca içime girmesini söyledim, “Sakın zorlama, ben dur deyince de dur!” dedim. “Tamam yenge!” dedi. Eliyle yarağını tutarak içime sokmaya çalışıyordu, ama başaramıyordu. Ona yardım edip bacaklarımı iyicene açıp havaya kaldırdım ve elimi yandan uzatıp yarağını tutup amımın hızasına getirip, tam deliğime denkledim, “Şimdi yavaşça gir!” dedim…

    Dediğimi yaptı. Yarağının başı içimdeydi ve dün geceki kadar canım yanmamıştı. Biraz daha girdi, “Dur!” dedim. İçim yanmaya başlamıştı ve amımın duvarını zorluyordu yine. Biraz bekledikten sonra ellerimi kalçasına atıp sıkıca tutarak kendi kalçalarımı oynatmaya ve yarağını içime almaya çalışıyordum. Çoğunu almıştım. Zaten ıslanmıştım onun da etkisiyle daha da kayıyordu içime ve sonuda nihayet yine kasıklarımız birleşmişti. Tamamı içimdeydi ve benim gözlerim kapanmış, nerdeyse dudaklarımı koparıyorudum ısırmaktan. Onu serbest bıraktım ve “Şimdi istedigin gibi yapabilirisin!” dedim. İçime sokup çıkarmaya başladı. Kafasına kadar çıkarıp, dibine kadar sokuyordu. Her girdiğinde ben yine uçuyordum. Tamemen içime girmesi için bacaklarımı iyicene havaya kaldırıp yanlara doğru açtım. İlhan kudurmuştu, deli gibi girip çıkıyordu. Ben kaç kere boşaldım bilmiyorum. Nefes alışları hızlanmıştı. Onun boşalmasını istemiyordum, daha da hızlanmasıyla onu içimden çıkardım…

    Zavallı yüzüme öyle mazlum mazlum bakıyordu ki, sanki ‘Neden?’ diye sorar gibiydi. “Çok yoruldum, biraz bekle!” dedim. Yarağı dimdik duruyordu, inmesin diye biraz okşadım. Yine onu içimde istiyordum, ama domalacaktım, o şekilde daha iyi sikiyordu. Önünde domaldım ve arkama geçmesini istedim. Diz çöküp tekrar sikini tükürükleyip içime öyle bir girdi ki, gerçekten bayılacağım sandım. Hem acı, hem zevk ikisi biraradaydı. Bu sefer bütün kontrol ondaydı ve istedigi gibi sikecekti. İlhan sanki az önce onu yarı yolda bıraktığım için intikam alır gibi, beni sıkıca belimden kavrayıp sert ve hızlı bir şekilde sikmeye başladı. Ben yine doruktaydım. İlhanın nefes alışları hızlanmıştı ve son hamlesini yaptığında, içimde bir yerlerin yırtıldığını hisettim, ama aldığım o zevk bana hiçbir şeyi umursatmıyordu. Dölleriyle yine içimi doldurmuştu. Ben uzanınca, yarağı içimdeyken o da üstüme yığıldı kaldı. Biraz dinlendikten sonra hemen banyoya gittim. İçimdeki dölleri çıkarmak için çömeldiğimde, döllerle karışık biraz da kan aktığını gördüm. Elimi amıma attığımda, amımın kıç tarafına yakın yerinde çok kötü yanan bir bölge hissetim. Amımı yırtmıştı, ama beni de dünyanın en mutlu kadını yapmıştı.

    Ertesi gün kaynanam eve gelmişti. Ondan sonraki gün de, amcalarının komadan çıktığını ve hayati tehlikeyi atlatığını ögrendik. Çok sevinmiştik. Kocam da eve gelmişti. O gece kocam benimle sikişmek istiyordu, ama amımın genişliğini hisetmesinden korktuğum için yalan söyledim, “Sen gittiğin gün adet oldum, daha iki gün yok sana birşey!” dedim. İki gün geçmişti ve amım normalleşir gibi olmuştu ve kocamla sikişebilirdim artık. Kocam, “Bu gece çok ateşlisin! O kadar sulandın ki, içine girip çıkarken hissetmiyorum bile!” dedi. Kocamın üzerine çıkıp, onu kudurttum. “İn, boşalıyorum!” demesine rağmen daha çok hızlanıp, kocamın içimde boşalmasını sağlamıştım. Artık her şey tamamdı, İlhandan hamile kalsam da, kocam kendisinden olduğunu sanacaktı. 3 gün sonra İstanbul’a döndük.

    abi kardeş porno hikayeleri abla kardeş seks hikayeleri bedava yerli seks gerçek fantazi hikayeleri gizli sex itirafları ilk anal sex hikayeleri kapalı kız sex lezbiyen anne seks
  • Kızlığımı Yere Düşüp Kaybettim 🙂

    Kızlığımı Yere Düşüp Kaybettim :)

    Selam arkadaşlar, ismim Zeynep, 19 yaşındayım. Şuan üniversite eğitimim için İstanbul’da yaşamaktayım. Biraz kendimden bahsedersem, 1.68 boyunda, siyah saçlı ve beyaz tenli biriyim. Kendimi çok beğenirim. Özellikle yaşadığım mahallede güzelliğim meşhurdu ve bu yüzden de ailemin baskısı altında kalırdım. Küçük bir mahallede yaşıyorduk. Sürekli aile baskısından ve mahalle baskısından dolayı, yolda bir erkekle selamlaşsam olay olurdu. Mahallemdeki Liseye de gidince, sırf bu yüzden de bir ilişki yaşayamadım. Bu da beni sekse aşırı meraklı ve istekli bir hale getirdi, nerdeyse her gün birkaç kez mastürbasyon yapıyordum. Neyse ki, İstanbul’da bir üniversiteyi kazanınca biraz rahatlamıştım ki, Korona salgını çıkına memlekete geri dönmek zorunda kaldım.

    Ama okula başladığım ilk ay Burak adında bir çocukla çıkmaya başlamıştım. Hayatımda ilk defa bir erkekle arkadaşlık yapıyordum. Çok acemiydim bu konuda. Burak da bunun farkındaydı ve ilişkimizi yürütme konusunda oldukça başarılıydı. Kendisi İstanbul’luydu ve ailesi ile birlikte yaşıyordu. İki çok yakın arkadaşı (Ekrem ve Sinan) ile sürekli birliktelerdi. Ekrem ve Sinan’ın da sevgilileri (Buse ve Aslı) vardı. Dışarıda buluşunca hep birlikte takılıyorduk. Ben içten içe çok arzu etmeme rağmen, Burak’la cinsel yönden herhangi bir ilişkimiz olmamıştı. Sadece birkaç kez beni dudağımdan öptü ve göğüslerimi okşadı, okadar. Ona (Beni sik!) diye söyleyemesem de, amdan ve götten sikilmek için yanıp tutuşuyordum.

    Araya Korona pandemisi girince ilişkimizi uzaktan yürütüyorduk. Burak’la yazışmalarımız artık seviye atlamış, birbirimize çıplak resimler atmaya başlamıştık. Bu yıl okullar açılınca da yazın erkenden İstanbul’a döndüm. Yurt işerini hallettim ve hemen Burak’la buluştuk. Kendimi ona sunmaya hazırdım, çünkü son aylarda (gerçeğini yapamasak da) Sexting yaparak işleri oldukça ilerletmiştik.

    Buluşacağımız kafeye gidince Burak’ın yanında Sinan’ı gördüm. Sinan çok değişmiş, pandemi süresince badi yaptığından vücudu çok kaslı ve sexy duruyordu. Zaten üstüne dar bir tişört giymişti. Yalan değil, bir an (Acaba yanlış çocukla mı çıkıyorum?) diye düşündüm. Oturduk sohbet etmeye başladık. Sinan’a, “Aslı nerede?” diye sorunca, “Aslı’dan ayrıldım, artık tek tabanca dolanıyorum, vurduğumu indireceğim!” dedi. Bunu söylemesi beni biraz çoşturmuştu ve istemsiz ona gülümseyerek sexy bir bakış attım. Burak konuya girdi ve “Ee akşam ne yapıyoruz?” diye sordu. “Ben benim bir planım yok!” dedim. Sinan da, “Ben çok azgın bir kız düşürdüm, akşam onunla ilgileneceğim!” dedi.

    Burak ta Sinan’a kızdı, “Bari Zeynep’in yanında böyle konuşma!” dedi. Ben de Burak’a, “Boşver önemli değil. Akşam ne yapalım, onu söyle!” dedim. O da, “Aslında bu akşam değil de yarın akşam bizimkiler şehir dışına gidiyor, bizde toplanıp küçük bir parti verebiliriz!” dedi. İçimden (Salak Burak! Madem ev boşalacak, atsana beni eve, çatır çatır sikişiriz, kaç aydır bunun planını yapıyoruz, ne partisi şimdi?) dedim. Sinan hemen atladı ve “Olurrr! Ekrem ile Buse de katılır, eğleniriz!” dedi. Sinan bir süre sonra kalktı gitti ve biz de mekan değiştirdik…

    Tam heabı ödeyip kalktık ki, telefonuma Sinan’dan Mesaj geldi, “Selam güzellik!” yazmıştı Çok şaşırmıştım. “Yanlışlık oldu galiba, başka birine atacağın mesajı bana göndermişsin!” diye cevapladım. O da, “Yanlışlık yok, sana yazdım!” dedi. Bir cevap verememiştim. Bir süre sonra bana, “Ne yapıyorsun, neredesin? diye yazınca, “Burak’layız, dışarıda!” diye yazdım. O da, “Biliyorum, sizi gördüm!” yazdı. Burak bana, “Kiminle yazışıyorsun?” diye sorunca, “Hiççç, annemle yazışıyorum!” dedim (Sinan’la yazıştığımı söyleyememiştim!). Sinan’la mesajlaşmalarımız artıkça kalbim güm güm atmaya başladı. Onunla yazıştıkça yüzümde istemsiz gülümseme oluşuyordu ve Burak bunu fark etti, “Ne oldu, bu kadar hoşuna ne gitti?” diye sordu tabi. Ben de, “Yok birşey, her zamanki annem işte!” dedim.

    Beşiktaş vapur iskelesinde ayrıldık. Burak karşıya gidiyordu. Ben de taksiye binip yurda dönecektim ki, karşımda Sinan’ı buldum. Bana yaklaşıp yanaklarımdan öptü ve “Tekrardan selam güzellik!” dedi. Ben büyük bir şok yaşamıştım, şaşkınlık ve heyecandan doğru dürüst konuşamaz durumdaydım. Ve aramızda aynen şöyle bir sohbet geçti:

    – Nereden çıktın sen Sinan?
    – Sizi takip ediyordum.
    – Niye?
    – Seninle konuşmak için.
    – Benimle ne konuşacaksın? Hem senin planın yok mu, nerede o düşürdüğün kız?
    – Tam karşımda duruyor.

    O an kalbim duracaktı, ona, “Ne saçmalıyorsun sen?” diye kızdım. Sinan da, “Hadi ama, bugün bana attığım bakışlar ve gülümsemeler neydi? Bal gibi düşürdüm seni!” dedi. Benim şaşkınlığım geçmeden daha ileriye gidip, “Seni yatağa bile atarım bu akşam!” deyince, kendisine bir tokat atıp uzaklaştım hemen…

    O an kafam o kadar karışmıştı ki, kendime geldiğimde Bebek Ortaköy’de buldum kendimi. Yani Sinan’ın söyledikleri çokta yalan değildi, onu bugün beğenmiştim. Bir bank bulup oturdum. Olanları düşündükçe kafayı yiyecek durumdaydım ki, yanıma Sinan geldi ve oturdu. Ona, “Cidden mi ya? Sapık mısın sen? Beni niye takip ediyorsun? Şuan bağırmıyorsam tek sebebi Burak, yoksa seni şuan rezil ederdim. Bunu ona nasıl yapıyorsun, o senin en yakın arkadaşın!” dedim. Bunu söylerken elim ayağım titriyordu. Sinan ise hiç konuşmuyor sadece beni dinliyordu…

    En son, “Bitti mi, rahatladın mı?” diye sordu. Ben (Ne demek istiyorsun?) gibi bir bakış attım. O da, “Öncelikle, evet Burak benim en yakın arkadaşım, ama ona çok fazla güvenme, seni yarı yolda bırakır! Hem bir kızı bin kişi ister bir kişi alır! O seni haketmiyor, senin gibi bir güzeli bakire bırakmış, o hep böyle kızları mındar eder zaten!” dedi. Ben, “Ne saçmalıyorsun şuan?” deyince, bana, “Yalan mı? Bakire değil misin? Eminim daha hiç sikişmemişsinizdir bile. (Elimi tutarak) Ben seni memnun ederim!” dedi.

    Cevap vermeden hemen elimi çekip uzaklaştım ve ilk taksiyle yurda döndüm. Aklımda sürekli Sinan’ın söyledikleri vardı. Çok haklıydı, Burak ben dünden razı olmama rağmen beni halen sikmemiş ve fırsatı olacakken de parti yapalım diyerek bu fırsatı engellemişti. Neyse, belki parti sonrası için planları vardır diye düşündüm. Bun arağmen telefonuma sürekli bakıyordum, acaba Sinan’dan mesaj gelmiş mi diye, ama hiç birşey yoktu. Kalbim ondan mesaj gelmesini istiyor, beynim (Saçmalama Zeynep!) diyordu…

    Bir sonraki gün duşa girip, parti sonrası belki Burak beni siker diye temizlik yaptım. Altıma diz üstü bir etek giydim ve güzel bir makyaj yapıp Burak’ın evine gittim. Vardığımda Ekrem ile Buse oradaydı, bir koltuğa yanyana oturmuş içmeye başlamışlardı. Burak beni öperek karşıladı ve içeri buyur etti. Sinan ortalıkta yoktu. Ve bu iyi birşeydi, çünkü nasıl davranırdım bilmiyordum. Biz de bir koltuğa oturduk, içmeye başladık…

    Saatler ilerlemişti ve Burak çok fazla alkol alıyordu. Ben ise alkolle pek aram olmadığından az içiyordum. Artık Burak’a daha fazla içmemesini söyledim, ama Burak oralı olmuyordu. Ekrem ile Buse de hafiften yiyişmeye ve elleşmeye başlamışlardı. Ben de elimi Burak’ın önüne doğru atacaktım ki, tam o sırada kapı çaldı. Burak kalkıp kapıya baktı. Gelen Sinan’dı! İçeri girdi ve direkt benim yanıma oturdu. “Naber?” dedi ve yanağıma öpücük kondurdu. Burak ta tekrar yerine geçince, koltukta üçümüz sıkışık şekilde oturmaya başladık. Sinan her fırsatta elini bacaklarıma atıyor, ben kendimi geri çekiyor elini alıp kaldırıyordum. Burak ise hiç birşey fark etmiyor, kafası bir milyon olmuş halde içkiye takılıyordu.

    İçimden Burak’a (Ne yapıyorsun sen, böyle giderse Sinan beni sikecek!) diyesim geliyordu, ama bir şey yapamıyordum. Hem karşımızda Buse ile Ekrem azgınca yiyişiyorlardı ve ben onları öyle görünce daha çok azmıştım. Burak ile daha yakın olmaya çalışıyordum, ama Sinan tutup kendine çekiyor beni, bacaklarımı ellemeye çalışıyordu. Burak ise iyice kafayı bulmuş, dokunsan yıkılacak durumdaydı. İçimden (Burak beni öpse ne olur, sikse ne olur, bu durumda bir bok yapamaz, bari Sinan’a ellet kendini de zevk al!) dedim ve kendimi ona serbest bıraktım. Sinan bundan daha çok cesaret aldı ve iyice beni okşamaya başladı. Resmen sevgilimin yanında, onun en yakın arkadaşına kendimi ellettiriyordum…

    Sinan kulağıma eğilip, “Seni çok pis sikeceğim, bugün bakireliğinin son günü, kendini rahat bırak ve zevkini yaşa!” dedi. Bu sözleri sonrası daha çok azmıştım ve dönüp Burak’a baktım. Burak sızmış kalmıştı. Ben de Sinan’a, “Peki! Ama Buse ve Ekrem fark etmesin!” dedim. O da, “Merak etme onlar transta, hem birazdan kalkıp odaya geçerler, biz de diğer odaya geçeriz!” dedi ve elini zevk suları akan amıma yaklaştırıp parmağını gezdirmeye başladı. Ekrem ile Buse kalkıp bir odaya geçince, Sinan beni kendine çekip dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı emerek öpüyordu. İlk defa bu kadar ateşli öpülüyordum. Kendimi onun kucağına attım ve ellerimi onun boyununa doladım, öpüşmeye devam ettik…

    Artık dünya umrumda değildi, kendimi Sinan’ın kaslı kollarına bıraktım. Ben halen kucağındayken üstümü soymaya başladı. Ben de onun üstünü çıkarmaya çalışarak, “Hadi bir odaya geçelim!” dedim. Ama Sinan, “Yok, seni burada sikeceğim, Burak’ın yanı başında!” dedi. Ben, “Olmaz, ya uyanırsa?” deyince, “Bu mal uyanmaz, hep böyle bu, içmeyi bilmez! Hem odaya gitmemiz riskli olur, Buse ve Ekrem sesini duyar. Çünkü seni bağırtarak sikeceğim, burada müzik var, sesin gitmez!” dedi. Bu sözleri beni deli etmişti, “Tamam aşkım, bağırtarak sik beni!” diye yalvarmaya başladım.

    İkimiz de çırılçıplak soyunduk. Ben gözümü Sinan’ın sikinden alamıyordum, ilk defa gerçek bir sik görüyordum (Daha Burak’ın sikini görmemiştim bile!). Hemen karşı koltuğa geçtik. Sinan tekrar bana yapıştı ve boynumu öpmeye, oradanda memelerimi öpüp yalamaya başladı. Ben ise zevkten kudurmuş halde inlemeye başlamıştım. Dudaklarını bacaklarıma, oradan da ayaklarıma kadar götürmüş, amım hariç bütün vücudumu yalayıp öpmüştü. Dudaklarını amıma getirip, zevkten ıslanan sularımdan içi göl olmuş amımı hafiften öpmeye başlayınca, ben titreyerek orgazm olmuştum bile. İlk defa bu kadar zevk alarak orgazm oluyordum.

    “Sıra sende!” dedi ve ayağa kalkıp elimden tutup beni de kaldırdı, Burak’ın dibine kadar gittik, “Yere çömel!” dedi. Anlamıştım bana sikini yalatacaktı. Hiç tecrübem yoktu, ama çok merak ediyor ve isttiyordum. Hemen dilimi götürüp yalamaya başladım. Burak yanımda sızmış halde iken ben Sinan’a sakso çekiyordum. Tabi acemice, ama elimden geldiğince iyi yapmaya çalışıyordum…

    Sinan, “Yeter, dayanamayacağım!” dedi ve beni kaldırıp tekrar koltuğa yatırdı. Cüzdanından bir adet kondom alıp sikine taktı. Ben ise heyecan ve korkuyla karışık duydular içerisinde olacakları bekliyordum. Burak sikini amıma fırça gibi sürterek yavaşca sokmaya başladı. Ben çıldırıcak haldeyken birden tamamını soktu. Ben çığlık atınca eliyle ağzımı kapatıp, içimde birkaç kez gidip geldi. Sonra sikini çekti. Ben zevk almaktan çok acı cekmiştim. Amımın heryeri kan olmuştu. Sinan’ın siki de tabi.

    Bana, “İşte şimdi karım oldun!” deyip peçete getirdi. Peçete ile amımdaki ve sikindeki kanı temizledi ve “Şimdi zevk almanı istiyorum!” dedi ve tekrardan yavaşca amıma sokup sikmeye başladı. Misyoner pozisyonunda sikiliyordum ve Sinan’ın altında zevkten inliyordum….

    Bir süre sonra tam pozisyon değiştiricektik ki, kapıda Ekrem’in elinde telefonuyla bizi çektiğini fark ettik. İkimiz de şok olmuştuk. Ben hemen toparlanmaya başlıyordum ki, Sinan kalkıp Ekrem’in elinden telefonu almak istedi. Ama Ekrem telefonu vermediği gibi, bana, “Sen ne orospuymuşsun bee! Şu göte, memelere bak! Ben de karı sikiyorum diye Buse’yi sikiyorum!” dedi. (Buse de güzel kız aslında, ama belki de beni o halde çok sexy bulmuştu.)

    Sinan, “Niyetin ne oğlum?” diye sordu. Ekrem de, “Ben de sikeceğim, yoksa (elinde telefonu göstererek) bu önce Burak’a, sonra da herkese gider!” dedi. Sinan, “Peki amına koyum, ama sıranı bekle!” dedi. Benim ise korkudan sesim çıkmıyordu. Sinan bana döndü ve tekrar öpmeye başladı. Ben kaçamak öpücükler veriyordum, çünkü halen korkuyordum. Bana, “Rahatla aşkım, hem çok şanlısın, bir yerine iki yarakla daha çok zevk alacaksın!” diyerek beni rahatlatmaya çalışıyordu. Ekrem de zaten geldiğinde sadece altında külodu vardı, onu da indirmiş, bizi izleyerek kalkmış sikini sıvazlıyordu…

    Sinan beni domaltıp tekrar amımı sikemeye başlayınca, Ekrem bana yaklaştı ve sikini yüzüme tuttu. Önce yalamak istemiyordum, ama iki kişi tarafından aynı anda sikilecek olma duygusu korkumun önüne geçmişti. Yine acemice yalamaya başlayınca, Ekrem Sinan’a, “Bu daha yarak yalamayı bilmiyor!” dedi. Sinan da, “Bu ilk sikilişi, bakireydi, ben bozdum!” dedi. Ekrem şaşırmıştı, “Olsun oğlum, belki evlenmeyi beklemişlerdir, tek yol o mu? Götten sikişmişlerdir!” deyince, ben dayanamayıp, “Götüm de bakire!” dedim. Sinan güldü, ama Ekrem şok olmuştu. Sinan, “Sen kaşındın güzelim, Ekrem de götünü bozar!” dedi. O an büyük bir yanlış yaptığımı anlamıştım.

    Sinan amımda hızlanmaya başlayınca Ekrem’e saksoyu bıraktım, benim inlemelerim arttı. Ben artık yüksek sesle inlemeye başlayınca, Sinan Ekrem’e Buse’yi sordu. O da, “Kanka, o da Burak gibi çok sarhoş olmuş, uyuyup kaldı, hiç bir bok anlamaz!” dedi. Sinan da, “O zaman bununla işim bitince sana bırakır, Buse’nin yanına giderim!” dedi. Ekrem çok bozuldu ama ses çıkarmadı. Ben ise aldığım zevkten dolayı orgazm üstüne orgazm oluyordum. Sinan da dayanamayıp boşaldı ve geri çekildi. Ben de yüz üstü koltuğa uzandım. Bir an gözlerim yanda sızıp kalmış Burak’a takıldı. O an ağzımdan, “Oh olsun! Sen beni sikmedin, ama ben en yakın arkadaşına siktirdim kendimi!” sözleri çıktı.

    Sinan, “Ben bir Buse’yi ziyaret edeyim!” deyip yanımızdan ayrıldı. Ekrem hemen yanıma geldi ve bana sarılıp öpmeye başladı. Yanyana uzanmış öpüşüyorduk. Elleri bacaklarımda dolanıyor, sakalı boynuma değdikçe içim bir hoş oluyordu. Epey bir seviştikten sonra beni domaltıp amıma girdi, ama kondomu yoktu. Ona, “Kondom tak!” dediysem de dinlemedi, “Merak etme kendimi tutarım, hem niyetim burası!” diyerek elini göt deliğime götürüp ellemeye başladı. Ben, “Ohhh, evet, durma!” diyerek sikilirken, Sinan geldi ve elinde telefonuyla çektiği videoyu gösterdi. Buse’yle öpüşürken ve onu sikerken video çekmişti. Buse zaten transta gibiydi, onu kimin siktiğini anlayacak durumda değildi.

    Ekrem Sinan’a, “Çok kısa sürdü kanka?” dedi. Sinan da, “Boşalmayı beklemedim. Benim karım burada, ona saklıyorum kendimi!” deyince, ben de, “Evet, Buse’yi değil, beni sikin, doyurun karınızı, amım da götüm de sizin!” diye bağırdım. İkisi de, “Oooo!” diyerek gülüp, Sinan da, “Merak etme istediğini alacaksın!” dedi. Ekrem pozisyon değiştirip beni altına aldı ve öpmeye başladı, ben de bacaklarımı beline doladım. Bir süre öyle amımı siktikten sonra kendini geri çekti ve dışarıya boşaldı. Sinan, “Diğer odaya geçelim, burada rahat olmaz!” dedi. Ekrem beni kucağına aldı ve bahsettiği odaya geçtik.

    Beni yatağa uzandırdı. O sırada Sinan elinde krem ile geldi ve kremi Ekrem’e verip benim yanıma uzandı. Bir eliyle götümün yanağını kaldırıp deliğimi ortaya çıkartırken, bir yandan da dudaklarıma yapışıp beni öpüyordu. Ekrem de göt deliğimi iyice kremleyip parmaklarını sokuyordu. İki parmağını aynı anda sokabilmişti, ama canım acıyordu. Ekrem hemen arkama uzanıp sikini göt deliğime sokmaya başladı. Şimdi ikisinin arasında kalmıştım, önümde Sinan’la öpüşürken, bir elimi arkaya atıp Ekrem’in boyumu öpmesini sağlıyordum. Ama Ekrem her ne kadar boynumu öpse de, niyeti bir an önce götüme girmekti ve bunu da yarısını sokarak başarmıştı…

    Çok acı cekiyordum, ama umrumda değildi. Gözlerimi kapatıp bağırıyordum, ama dur demiyordum. Ekrem kalanını sokamayınca, Sinan’a, “Çekil!” deyip beni yüzüstü yatağa yatırdı ve bacaklarımı iki yana iyice açıp, götüme tekrar girdi. Ama ne girme, beynimde şimşekşer çaktı sanki. Pişman olmuştum ki, götüm alışınca zevk almaya başladım. Ve artık götümden çıkmasını istemez olmuştum. Bir süre Ekrem götümü siktikten sonra çekildi. Sinan sırtüstü yatıp beni kucağına aldı, alttan amıma girdi. Ekrem de boşta kalan göt deliğime tekrar soktu ve beni tost yapmış oldular…

    Her ikisi de gün ağarıncaya kadar beni evire çevire siktiler. Pestilim çıkmıştı resmen, ama aldığım zevk inanılmazdı. Üçümüz yatakta uzanmış halde sigara içerken, ben, “Ne bok yiyeceğiz şimdi, Burak beni bakire diye biliyor?” dedim. Ekrem espiri yaparak, “Bisikletten düştüm, kızlığım bozuldu!” dersin dedi. Üçümüz de güldük, ama benim için konu ciddiydi. Sinan, “Merak etme, o salağı getirir koyarız yanına, sabah ona sarılarak uyanırsın. Hem o kanlı peçeteleri de atmayız, sanki seni o bozmuş gbi sabah ona gösterirsin!” dedi.

    Ve aynen dedikleri gibi oldu. Burak’ı yanıma getirip soydular, ben de ona sarılarak uyuya kaldım. Sabah uyanınca da kanlı peçeteleri gösterip, beni sikip kızlığımı bozduğunu söyledim. Burak gururlu şekilde övündü bu durumdan…

    Sonraki günlerde, Burak (beni bozduğunu düşünüp) nasıl olsa ileride evleneceğiz diye artık beni siker olmuştu. Ama onunla sikişmekten okadar çok zevk almadığımı farkettim, o yüzden ileride Burak’la evlenemezdim. Birkaç hafta sonra eften püften sebepler uydurup ondan ayrıldım. Ama halen Ekrem ve Sinan’la seks ilişkim devam ediyor. İkisi birlikte beni istediğim gibi sikiyorlar 🙂

    14 yaş seks hikayeleri arkadaşımın kocası beni sikti cinsel hikaye en ilginc sex hikayeleri itiraf okumak istiyorum kankamla sex türbanlı kadınların seks hikayeleri uzun erotik hikayeler
  • Yeni Evli Çıtır Gelin – Seks Hikayeleri

    Yeni Evli Çıtır Gelin – Seks Hikayeleri

    Merhaba ben Fatih. 34 yaşındayım. İzmir’de yaşıyorum. Digital pazarlama üzerine kendi şirketim var. İşim bilgisayar ve internetle ilgili olduğundan eğer müşteri ile görüşmeyeceksem bazen ofise gitmiyorum ve işlerimi evimdeki çalışma odamdan yürütüyorum. 4 yıllık evliyim ve karımla mutlu bir evlilik hayatım var. Karım da bir şirkette insan kaynakları biriminde çalışıyor.

    Yine bir sabah evimdeki çalışma odamda tam işe koyulmuştum, kapı zili çaldı. İşe gitmek için hazırlanmış karımla birlikte baktık. Karşımızda 25-26 yaşlarında çelimsiz bir erkek ve yaşının sonradan 23 olduğunu öğrendiğim, ama taş çatlasa 18-19 gösteren, boyu 1.70’ten yüksek, düz, uzun ve bakımlı saçları olan, göğüsleri giydiği badiden taşan harika bir kız duruyordu. Bizim karşımızdaki boş daireyi tutmak istiyorlarmış. Ev sahibi benim yakın bir arkadaşım olur ve bir anahtarı bana bırakmıştı.

    Karımla birlikte daireyi gezdirmeye başladık. Erkeğin ismi Ahmet, kızın ismi ise Selen imiş. Bir ay sonra düğünleri varmış. Ahmet babasının şirketinde muhasebeye bakıyormuş, Selen ise çalışmıyormuş. Evi çok beğendiler. Yalnız evi gezdirirken dikkatimi çeken bir durum oldu. Selen sanki bir ay sonra düğünü olacak bir kız gibi heyecanlı değildi ve evle çok ilgilenmiyordu. Ahmet ise çocuklar gibi şendi.

    Selen mutfak dolaplarını incelemek için eğilince benim yarak dimdik oldu ve saklamak için başka bir odaya geçtim hemen. Herneyse, şartları konuştuktan sonra Ahmet’e uygun geldi ve arkadaşımla konuşup evi tutacaklarını söyledikten sonra tokalaşarak ayrıldık. Çift gittikten sonra karım, “İpsiz sapsız birileriyle komşu olacağımıza bu çiftin evi tutması güzel oldu. İkisi de iyi insanlara benziyorlar di mi?” dedi. Ben de, “Evet, iyi insanlara benziyorlar!” dedim. (Özellikle de Selen çok iyi, taş gibi!) diye de içimden geçirdim.

    Bir hafta sonra yavaş yavaş eşyalarını taşımaya başladılar. Karım hemen Selen’le samimi olmuş. Öğrendiğine göre, Selen’in babası yıllarca Ahmet’in babasının şirketinde çalışmış. Emekli olurken de Ahmet’e Selen’i istemişler. Karımın yorumuna göre de Selen Ahmet’i çok sevmiyormuş…

    Derken bir haftalık balayından sonra nihayet taşındılar. Taşınalı üç gün oldu ama ikisini de hiç görmedik. Dördüncü günün sonunda akşam üzeri eve gelirken apartman kapısında Selen’le karşılaştım. Daracık bir kot pantolon, üstünde kısa kollu, pembe ve yukarıdan ilk iki düğmesi açık bir gömlek vardı ve beni benden alan göğüslerinin üst kısmı yine görünüyordu. Selamlaştık, “Nasılsın, iyi misin?” diye sordum. “İyiyim!” dedi, ancak suratının halinden iyi olmadığı anlaşılıyordu. Birlikte asansöre bindik. Parfümünün kokusu beni mest etti. Kata gelince birbirimize iyi akşamlar dileyerek ayrıldık. Evde karım bana, “Selenleri haftasonu yemeğe davet edelim mi?” deyince hiç tereddütsüz kabul ettim…

    Pazar akşamı bize geldiklerinde gözlerim yuvalarından fırlayacaktı. Tek parça, kısa, kırmızı bir elbise giymişti Selen. Harika görünüyordu. Ahmet ise kahverengi bir takım elbisenin içinde, sanki 60 yaşındaki devlet memurları gibiydi. O an anladım ki bu kız Ahmet’e çok fazla. Evde şarap ve rakı vardı. Karım ve Selen kırmızı şarap içerken, biz de Ahmet’le rakı içtik. Selen karıma çaktırmadan ara ara bana kaçamak bakışlar atmaya başlamıştı.

    Üçüncü dubleler bittiğinde ise Ahmet çakır keyif olmaya başladı ve maalesef çenesi düştü. Sırf Selen’i daha fazla görebilmek uğruna Ahmet’in saçmalamalarına katlanıyordum. Selen ise sanki Ahmet orada yokmuş gibi davranıyordu. Sürekli karım ve benle sohbetteydi. Karım mutfağa boşları götürürken ben de hemen Selen’e odaklandım. O da dikkatlice bana bakıyordu…

    Ahmet bir ara benden kartvizitimi isteyince, çalışma odamdan kartvizit kutusunu getirdim. Ahmet’e birkaç tane verip, kutuyu sehpaya bıraktım. Ahmet kartvizitleri ceketinin cebine koymak için kalkınca, Selen kocasına çaktırmadan bana göz kırpıp, kutudan bir tane kartvizit alıp çantasına attı. Mesajı almıştım, telefon numaramı almak istemişti. O an çok heyecanlıydım. Bu arada gecenin başında herkes birbirine hanımlı beyli hitap ederken, sonradan bunlar bize abi-abla demeye başladılar. Selen bir muhabbet esnasında bana, “Fatih abi…” diye konuşunca, içimden (Ben sana abiyi göstercem!) dedim…

    Yemeğin üzerinden iki gün geçti. Ofisimdeyken kayıtlı olmayan bir numara aradı. Açtım. “Merhaba Fatih Abiiii :)” diye gülen bir tonda Selen’di arayan. “Merhaba Selencim!” dedim. Telefonda yaklaşık yarım saat konuştuk ve muhabbet esnasında olayların tam da benim tahmin ettiğim gibi olduğunu öğrendim. Selen Ahmet’i sevmiyormuş ve babasının baskısıyla evlenmiş. Çok mutsuzmuş, bana güvenmiş, ısınmış vs. vs… Bu şekilde neredeyse her gün telefonda konuşmaya başladık.

    Bir ay böyle devam etti. Telefonda çok samimiydik, ama apartmanda karşılaştığımızda Selen son derece resmi olduğundan bir adım öteye gidemiyordum. En sonunda bir telefon görüşmemizde kendisinden çok hoşlandığımı ve artık sadece telefon görüşmelerinin yetmediğini, sevişmek istediğimi söyledim. O da benden hoşlandığını, ancak görüşürsek yakalanmaktan korktuğunu, Ahmet’in kendisini öldürebileceğini, çok dengesiz olduğunu anlattı.

    Ben de, “Merak etme, senin o çelimsiz kocan bir bok anlamadan görüşürüz!” deyince Selen şuh bir kahkaha attı ve “Nasıl olacak peki?” dedi. Ben de, “Karım sabahları 08:00’de evden çıkıyor, akşam 18:00’de geliyor. Ben yarın işe gitmem, sen de Ahmet işe gidince bizim eve gelirsin!” dedim. “Tamam!” dedi. O akşam Selen’in heyecanıyla sabahı zor ettim ve karımı hayvanlar gibi siktim. Öyle ki, karım, “Ne oldu bu akşam sana böyle :)” demeden edemedi.

    Sabah kalkar kalmaz duş aldım, giyindim. Kahvaltıdan sonra karım gidince ortalığı topladım ve Selen’i beklemeye başladım. Saat 10:00 olmuştu ve halen Selen gelmemişti. Kocası bugün evden gitmeyecek herhalde diye düşünmeye başlamıştım ki, kapının zili çaldı. Baktım, Selen gelmişti. Hemen kapıyı açtım. Onu içeriye alıp, bir gören olmasın diye hızlıca kapıyı kapattım. Selen hiç konuşmuyor, sadece gülümsüyordu. Üzerinde bacaklarını sımsıkı saran mavi bir tayt ve muhteşem göğüslerini belli eden beyaz bir badi vardı. Bir anda Selen’i kucaklayarak salondaki çekyata götürdüm. Selen, “Dur, yavaş, acele etme!” dedi gülerek, ama benim durmaya niyetim yoktu.

    Önce uzun uzun öpüştük. Öpüşürken bir yandan saçlarını okşuyordum. Sonra badisini çıkarttım ve beni benden alan göğüslerine yumuldum. Vücudu ateş gibi yanıyordu. Ona kendisini çok beğendiğimi, kendisinin çok sexy olduğunu söyledim. O da bana, “Kıymetimi bilen yok ki!” dedi. Kocasıyla iki ayda sadece 5-6 kez sevişmiş. Ahmet’in ne kadar gerizekalı olduğunu bir kez daha anladım. Böylesi bir hatun benim olsa bütün işlerimi boşlar, sabah akşam sikerdim.

    “Merak etme artık ben varım ve kıymetini bileceğim!” dedim. Birlikte taytını çıkardık. Ayak parmaklarından başlayarak öperek, emerek amına kadar geldim. Siyah bir tangası vardı. Çıkardığımda karşımdaki manzara harikaydı. Tüysüz, ince kıvrımlı, kaymak gibi çok güzel bir amı vardı. Hemen yumuldum, kokusu harikaydı. Çok temiz bir hatundu Selen. Ben amını yalarken çıldırmaya başlamıştı ve ilk kez amının yalandığını, bunun harika olduğunu söylüyordu. Çok geçmeden çığlıklar atarak Selen orgazm oldu.

    Nefes alışverişleri normale döndükten sonra kazık gibi olmuş yarağıma gözü takıldı ve “Çok kalın!” dedi. Yarağım 15 cm uzunluğunda ama 3-4 parmak kalınlığındadır ve bu kalınlık hakkında bütün seviştiğim hatunlardan övgü aldım desem abartmış olmam. Yarağımı elleyip okşamaya başladı. Sonra ağzına vermek istediğimde ilk defa yapacağını söyledi. “Olsun!” dedim. Ağzına alıp acemice yalamaya, emmeye başladı. Ama acemi olmasına rağmen dişlerini değdirmiyordu.

    5-6 dakika ağzına verdikten sonra “Bu kadar yeter!” deyip kendisi yatırdım, bacaklarını omzuma doğru alıp yarağımı yavaşça amına yerleştirdim. Amı sulu olmasına rağmen yarrağımın daha kafası girerken, “Ahhh, yavaşşş!” diye bir çığlık attı Selen. Amı çok dardı. O an yavaş yavaş yaparsam girişim zor olacak diye düşündüm ve bağıracağını tahmin ettiğimden elimle ağzını kapatım, birden yarağımı köküne kadar soktum. Ağzı kapalı olduğundan bağıramıyordu, ama yüzünün aldığı şekilden ne kadar acı çektiğini anlayabiliyordum.

    Elimi ağzından yavaşça çektim ve yarağımı yavaşça ileri geri oynatmaya başladım. Selen, “Amımı yırttın, lütfen yavaş!” dedi. “Merak etme birazdan alışır!” dedim. Amının içinde gelip gitmek harikaydı. Yarağım sanki bir mengene tarafından sıkılıyordu daracık amcığının içinde. 5 dakika yavaşça git gel yaptıktan sonra Selen alışmıştı ve iniltileri artmıştı. Sonra birden hızlanmaya başladım. 10 dakika kadar da hızlıca siktikten sonra artık boşalmaya yaklaşmıştım. Selen de anlamıştı ve “Ben de geliyorum, ama içime boşalma sakın!” dedi.

    Dinleyen kim, dayanamadım ve aynı anda boşaldık. Döllerim Selen’nin amına boşalttım. O kadar yoğun boşaldım ki, bir kısmı amından taşmaya başladı. Selen de boşaldığı için çekyat sırılsıklam oldu. Selen içine boşaldığım için tedirgin olmuştu, bense çekyat battığı için tedirgindim, karımın anlamasından korkmuştum. Ama o an aldığımız zevkten bunu düşünemedik.

    Selen’e, Ertesi günü hapı kullanırsın, ben sana alırım!” dedim. O da bana, “Ben de çekyatı temizlerim merak etme!” deyince ikimiz birden gülmeye başladık. Bu harika hatuna gülmek çok yakışıyordu. Bir sigara yaktım. Bize yemeğe geldiklerinde sigara içmedikleri için Selen’e ikram etmedim. Ama Selen bana ara sıra kullandığını söyledi. Tam ona da bir tane verecektim ki, “Seninkini birlikte içelim!” dedi.

    Sohbet sırasında, ilk defa bir saat içinde iki kere orgazm olduğunu, kadınlığını hissettiğini söyledi ve bana teşekkür etti. Ben de kendisine, “Bu daha başlangıç!” dedim. Selen’le aramızdaki şey sadece seks değildi. Başını göğsüme yasladığında saçlarını okşuyordum ve doğru olmamasına rağmen aramızda duygusal bir yakınlaşma da başlamıştı.

    Ortamı değiştirmek için tekrar dudaklarına yumuldum. O sırada Selen yarağımla oynuyordu ve kısa süre içinde benim yarak yeniden göreve hazır hale geldi. Önce göğüslerine yumuldum. Sonra da yarağımı ağzına verdim. Bu sefer işini daha güzel yapıyordu Selen. Yarağımı bir vantuz gibi emiyor, ara sıra da eliyle okşuyordu. Sonra Selen’i ters çevirdim. Yuvarlak ve kaymal gibi pürüzsüz kalçaları vardı. Göt deliği küçük bir nokta gibiydi. İlk seferde ürkütmeyim diye yarağımı amına soktum ve hızlıca sikmeye başladım.

    Domaltılıp sikilmek Selen’in çok hoşuna gitmişti. “Harikasın erkeğim!” diyordu. Ben de, “Bundan sonra senin kocan benim!” dedim. “Evet, sensin. Dilediğin gibi sik beni!” dedi. Tam bu sırada telefonu çaldı, çekyatın üstündeki telefona baktığımda Ahmet arıyordu. Selen ürktü. Ona, “Sakin ol ve telefonu aç!” dedim. Selen benden ayrılmak için hamle yaptı ama sımsıkı tutarak kendime çektim ve “Boynuzlu kocanla seni sikerken konuşmanı istiyorum!” dedim. “Delisin sen!” diye bağırdı, ben de, “Sana deliyim!” deyince güldü ve açtı telefonu. Ben de bu sırada sikmeye devam ettim.

    Selen inlememek için kendini zor tutuyordu. Ahmet, “Napıyorsun, akşama yemekte ne var?” gibi sıradan şeyler için aramıştı. Bu sırada yarağımı geri çektim ve birden yüklendim. Selen ister istemez, “Ahhh!” diye bağırdı. Ahmet telaşla, “Ne oldu, iyi misin, neden bağırdın?” diye sormaya başladı. Selen de ayağını mutfak masasına çarptığı söyleyince ben sessizce gülmeye başladım. Sonra Selen telefonu kapatınca bana döndü ve “Çok hainsin!” dedi gülümseyerek. Ben tempomu arttırınca onun da inlemeleri arttı, boşalacağımı anlayınca Selen’in yüzünü bana çevirdim ve o mükemmel göğüslerine boşaldım.

    Saate baktığımızda 14:30 olmuştu. Selen yemek yapması gerektiğini ve artık gideceğini söyledi. Aslında ikimiz de ayrılmak istemiyorduk, ama mecburduk. Çok hoşuna gittiğini, bir kez daha tekrarlamamız gerektiğini söyleyince, “Merak etme bundan sonra seni bırakmam. Sen harika bir hatunsun!” dedim. Selen hemen dudaklarıma yumulup öptü ve “Kocam sikemiyor, ama sen hakkımı veriyorsun, sana aşık oldum, gerçek kocam sensin artık!” dedi.

    aile içi ensest sikiş aile içi sikiş arkadaşımın annesi sex boşaltan hikayeler çılgın sikiş hikayeleri dede seks eşli porno hikayeler hala sex hikayeleri sex hikayeleri kadın türkçe sesli sex hikayeleri