Category: Uncategorized

  • Yengemin Muhteşem Kalçaları – Porno Hikayeleri

    Yengemin Muhteşem Kalçaları – Porno Hikayeleri

    Meraba, ben İzmir’den Berkcan, 22 yaşında, 1.85 boyunda, esmer ve çekici biriyim. Sizlere, bundan yaklaşık 6 ay kadar önce yaşadığım, yengem ile aramda geçen bir olayı anlatmak etmek istiyorum. Yengem, hafif kısa boylu, balık etli, çok güzel kalçaları ve kavun gibi göğüsleri olan, sexy bir kadın. Abimle evlendiklerinden beri, sürekli yengemin kalçalarını ve göğüslerini hayal ederek 31 çeker boşalırdım.

    Abim yurtdışına çalışmaya gitmişti, giderken de benden, yengem yalnız kalmasın, korkmasın diye onlarda yatmamı istemişti. Ben de büyük bir sevinçle kabul etmiştim. Ben balkonda açık havada yatıyordum, yengem de 8 aylık çocuğu soğuk almasın diye içerde yatardı. Abim gideli 3 ay olmuştu. Bazı geceler yengem uyuduktan sonra, banyoda kirli çamaşır sepetini karıştırıyor, yengemin iç çamaşırlarını kokluyordum. Hele bir tane kırmzı dantelli külodu vardı ki, beni deli ediyordu. Yengemin özellikle o külodunu yalayarak sanki yengemin amcığını yalar gibi oluyordum ve boşalıyordum.

    Bir gece yengemle oturup havadan sudan falan baya bir sohbet ettik. Vakit geç olmuştu, yengem, “Benim uykum geldi, yiğenin dün gece beni uyutmadı. Saat 01:00’e geliyor, hadi kalk, sen de git yat!” dedi. Kalktım ve yatağıma gidip uyudum. Bir süre uyuduktan sonra uyanmıştım, saate baktım saat 03:30’a geliyordu. Kalktım su içmek için mutfağa gittim. Mutfak ile yengemin uyuduğu oda karşı karşıyaydı, içerden yiğenimin ağlama sesini duydum ve içeri yöneldim. İçeri girdiğimde yengemin iri kavun gibi göğüsleri meydandaydı, yiğenimi emzirirken uyuya kalmış. Yengem çocuğun ağlamasıyla irkilir gibi oldu, ben hemen odadan kaçtım, yatağıma fırladım. Ama aklım yengemin göğüslerinde kalmıştı, dayanamayıp yatağımın içinde 31 çekip boşaldım ve yeniden uykuya daldım.

    Sabah kalktığımda yengem herzamanki gibi kahvaltımı hazırlamıştı. Kahvaltımı yapıp evden çıktım, biraz dolaştım. Ama aklım hep yengemdeydi, yengemin kavun gibi göğüslerindeydi, akşamı iple çekiyordum. Neyse ki akşam oldu, ben yine yengemlere gitim. Akşam yemeği, yengemle sohbet, çay falan derken yatma vakti gelmişti. Yengeme iyi geceler diledikten sonra yatağıma gittim. Ama uyumadan önce telefonumun alarm saatini 03:00’e ayarladım, uyanıp yengemi yine o vaziyette görebilmem için. Yatağımda yengemin göğüslerini hayal edip sikimle oynaya oynaya uyumuşum.

    Telefonumun alarm sesi ile uyandım, saat 03:00 idi. Hemen yataktan kalkıp sessizce yengemin uyuduğu odaya gittim. Yengem yine dün geceki halindeydi, fakat bu sefer dün gecekinden farklı olan birşey vardı. Yengem eteğiyle uyumuştu. Yengem uyurken yatakta sağa sola döndükçe eteği göbeğine kadar çekilmiş, karpuz gibi kalçaları ve külodu görünüyordu. Bazen kirli çamaşır sepetinden çıkarıp yalayarak 31 çektiğim o kırmızı dantelli külodunu giymişti. Sikim derhal kazık gibi olmuştu ve o anda yengeme saldırmamak için kendimi zor tutuyordum. Elimi daha sikime atmadan kendiliğimden boşalıvermiştim. Sessizce yatağıma gidip uyumaya çalıştım, ama gözüme uyku girmiyordu. Sabaha kadar yengemin o halini göz önüme getirerek sikimle oynayıp boşalıyordum. Sabaha kadar hayalimde yengemi siktim!

    Artık yengemi gerçekten sikmeyi kafama koymuştum, ne olursa olsun yengemi sikecektim. Ertesi gece yine telefonumun alarmını ayarlayıp saat 02:00 de uyandım. Yengemin odasına gittiğimde, yengem yine aynı pozisyonda yani kalçaları ve kavun gibi göğüsleri ortada uzanmış, yiğenim de kucağında uyuyorlardı. Yiğenimi yengemin kucağından alıp, beşiğine koydum. Yengemin yanına uzanıp, dilimi yengemin o kavun gibi göğüslerinin uçlarına değdirmeye başladım, bir yanda da sikimi sıvazlıyordum. Yengem birden irkilerek, bir elini başına, diğer elini de kalçalarının üstüne attı. Heyecandan ve korkudan ödüm bokuma karıştı. Ama tam tahrik olmuştum ve dönüşüm yoktu, yengemi sikmek için geberiyordum.

    Hafiften yengemin dudağına bir öpücük kondurup, sonra da dilimi göğüslerini yalayarak amcığına doğru götürüyordum, dilim göbeğinin üstüne gelmişti ki, yengem çığlık atarak uyandı ve beni yanında görünce önce şoka girer gibi oldu, fakat birden bağırarak, “Ne yapıyorsun! Delirdin mi!” deyip buluzunu aşağı çekti. Ben cevap vermeden saçlarını okşadım, boynunu öptüm. Yengem, “Dur yapma, ayıp, ben senin yengenim!” dediği halde, ben yengemi okşuyordum. Yengem kızgın ve öfkeli bir şekilde gözlerimin içine ve kazık gibi olmuş sikime bakıyor, “Ne olursun yapma!” diyordu.

    Ama ben dinlemiyordum ve kudurmuştum. Yengemi zorla sırtüstü yatırdım ve üzerine çıktım, göğüslerini okşamaya başladım, bir yandan da dudaklarına öpücükler konduruyordum. Yengem altımda çırpınıyor ve direniyordu. Yengemi bileklerinden kavrayıp göğüslerini yalamaya devam edince, artık yengem kurtuluşu olmayacağını anladı ve sakinleşti. Artık kendini iyice bıraktı ve “3 aydır benim de canıma tak etti, bileklerimi bırak ve ne yapacaksan yap!” dedi. Bileklerini bıraktığımda, elini sikime atıp okşamaya başladı. Nerdeyse şortun içine boşalacaktım. Yengemi ellerinden tutup ayağa kaldırdım ve birbirimizi soymaya başladık. Bir yandan da öpüşüyorduk.

    Yengem, “Yaraksızlıktan öldüm!” deyip diz çöktü ve sikimi yalamaya başladı. Sikimi köküne kadar ağzına alıyordu ve o kadar güzel yalıyordu ki, 10 saniye içinde yengemin ağzına boşaldım. Yengeme, “Uzan, şimdi de ben senin amcığını yalayacam!” deyip yengemi yatağa uzattım ve hafif kıllı amcığını yalamaya başladım. Yengem saçlarımı okşayıp beni çıldırtıyor, kafamı amına bastırıyordu. Yengemin amı iyice sulanmıştı, am sularını yalıyordum ve aynı zamanda kavun gibi göğüslerini okşuyordum. Yengem zevkten gözlerini kapayıp, “Hadi gir, ne olursun gir!” diye inlemeye başladı. Sikimi yengemin amcığına sürttürmeye başladım. Yengem, “Hadi sok, ama yavaş yavaş sok!” diyordu.

    Ben artık çıldırmıştım yavaşı dinlermiydim! Sikimin başını yengemin 3 aydır yarrak yüzü görmemiş amcığına dayadığım gibi kökledim. Yengemin amı zaten sırılsıklam olmuştu, birkaç kez kökledikten sonra, yengem çığlık atarak boşaldı. Ama ben sikmeye devam ediyordum. Yengem, “Ben bittim, ne olur çıkar artık.” deyip inliyordu. Onu dinlemeyip halen Git-Gel yapıyordum. Yengemin amcığı o kadar sıcaktı ki, sikimi içinden çıkarmak istemiyordum. Yaklaşık 10 dakika kadar öyle devam ettikten sonra, yengemle birlikte boşaldık. Sikimi amından çıkardığımda, yengem bir ‘Ohhhh!’ çekerek yatağa uzanıverdi. Ben de koltuğa geçtim, birer sigara yaktık.

    Yengem rahatlamıştı ve keyfine diyecek yoktu, “Sigaranın yanında bir de çay olsaydı.” deyince, ben hemen mutfağa gidip ocağı yaktım ve çay suyu koyup geldim. “Hadi yenge, çay olana kadar bir kez daha sikişelim!” dedim. Yengem, “Nefes alacak halim kalmadı, biraz dinleneyim, sonra sikişelim!” dedi. Ben de, “O zaman biraz öpüşelim!” deyip dudaklarını öpmeye başladım. Yengemin dilini ağzıma alarak emiyordum, bir yandan da beni deli eden kavun gibi göğüslerini okşuyordum. Çay olana kadar öyle öpüştük ve elleştik. Gittim mutfaktan birer çay doldurup geldim. Yengem çayını içer içmez, ben yatağa uzanıp yengemi üstüme çektim. Ben altta, yengem üstte, bir kez daha yengemi siktim. Birlikte banyoya girip duş aldıktan sonra, yengemle birbirimize sarılarak, karı koca gibi uyuduk.

    İşte ilk defa böyle siktim yengemi. Sonraki günlerde yengemi götten de siktim.

    +18 hikaye +18 hikayeler aldatma hikayeleri anal sex hikayeleri anal sex hikayesi
  • Amcamın Karısını Abim Sikiyordu – Ensest Hikayeler

    Amcamın Karısını Abim Sikiyordu – Ensest Hikayeler

    Slm, ben Adana’dan Metin, 27 yaşındayım. Amcamın karısı yengemle ilgili bu anlatacağım hikaye 3 yıl önce başladı. Ben o zamanlar Üniversitede okuyordum. Hikayemin kahramanı başında da belirtiğim gibi yengem, yani amcamın karsı. Yengem 41 yaşında, oğulları hemen hemen bizimle yaşıt. Yengem yaşına rağmen çok güzeldir, hem de aşırı güzeldir. Her girdiği ortamda dikkat çekecek kadar güzeldir. Ayrıca kapalı, türbanlı. Yani sözde muhafazakar bir aileyiz.

    O zamanlar ben abimle yengemi sürekli tartışırken görüyordum. (Abim benden sadece 2 yaş büyük). Ben bu tartışmalara bir anlam veremiyordum. Ama yengeme de güvenmiyordum. Sonuçta ben birkaç kez falsolu hareketini görmüştüm, hemde halamın kocası ile, baya bir samimi şekilde görmüştüm.

    Bir gün arkadaşımın arabasıyla komşu ilden Adana’ya geliyorduk. Yol uzun diye, canım sıkılmasın diye, yengeme mesaj attım. Numaramı yeni değiştirdiğim için yengemin yeni numaramdan haberi yoktu. Yengemle aram iyi sayılırdı, yani rahat konuşurdum. O gün de, “Aşkitom ne yapıyorsun?” diye mesaj attım. Yengemden gelen mesaj çok ilginçti, “Murat sen misin?” yazıyordu. (Murat benim abim!). Ben de şaşkınlıkla bozuntuya vermeden, “Evet benim!” yazdım. Olay orada koptu!

    Murat abim de Hatay’da Üniversite okuyordu. Yengem hemen bir mesaj daha attı, “Seni çok özledim canım!” diye. Ben şoka girmiştim. Ama bozuntuya vermedim, amacım uzun zamandır düşündüğüm şeyin gerçek olup olmadığını ispatlamaktı. “Ben de seni özledim güzelim!” yazdım. Tabii yengem mesaj atanı abim Murat sanıyordu. “En çok neremi özledin?” diye yazan yengeme, “Memelerini!” yazdım. Yengem, “Aşk olsun Murat, amcığımı özlemedin mi? Hani siktiğin en güzel amcık benimkiydi?” diye yazdı. Sonraki mesajlarda yengemin abimle sikişmeleri artık iyice ortaya serilince, ben dayanamadım ve yengemi arayıp rezil ettim. Yengem ağlıyordu, hemen inkar etmeye kalktı. Ben de, “Mesajların telefonumda ispat olarak duruyor!” deyince baya bir korktu, ses tonundan da anladım zaten. Ben o sinirle telefonu kapadım ve olayları aileme anlatıp anlatmamakta kararsız kaldım. Ama anlatırsam ortalık kan gölüne dönerdi ve biz de zarar görürdük. Sonuçta olayın diğer kahramanı abimdi. Ben abimi sevdiğimden değil, aslında anneme olan düşkünlüğüm yüzünden ses edemezdim.

    Akşama doğru yengem beni aradı, “Ben işteyim, birazdan çıkacağım, marketin oraya gel de yüz yüze konuşalım!” dedi. Dediği marketin önüne gittim. 5-6 dakika sonra yengem de geldi. Hemen ağlamaklı bir ifadeyle herşeyi inkar etmeye başladı. Ama ben yengemi fazla konuşturmadım, çünkü daha önceden de yengemin falsosunu görmüştüm, o yüzden sustu, suçunu da biliyordu. Sonra bana sus payı vermek istedi, “Kurban olurum kimseye anlatma, ne istersen yaparım!” gibisinden. Ama ben hiçbir şey istemedim, sadece, “Bak yenge, birdaha yaparsan seni tüm aileye ifşa ederim!” dedim. Yengem, “Tamam!” dedi. Ordan ayrıldım…

    Ama daha yengemin o sözünün üzerinden iki gün geçmemişti ki, nenemin odasından sesler duydum. Merakımdan kapının anahtar deliğinden içeriye baktığımda, yine abim yengemi bağırta bağırta sikiyordu. O an ölmek istedim, bilmiyorum sinirden mi, kıskançlıktan mı. Hemen ordan uzaklaştım ve yengeme mesaj attım, “Çabuk gel bekliyorum!” diye. Yengem yarım saat sonra geldi. Yüzü kızarmıştı. Ben öfkemden kendimi tutamadım, bağırdım ona, “Oruspusun sen, fahişenin önde gidenisin! Abim senin oğlun sayılır, utanmıyor musun kendinden 20 yaş küçük biriyle sikişiyorsun!” dedim. Yengem yine ağlamaya başladı. Ben artık yer miyim yengemin Timsah gözyaşlarını, “Ben sana gösteririm orospu!” dedim ayrıldım ordan.

    Ertesi gün arkadaştan arabayı aldım. Sonra gittim yengemi aldım, konuşacağız diye, ormanlık bir yere götürdüm. Tabii ormana girdiğimizde yengem kendisini orda öldüreceğimden korktu ve ağlamaya başladı. Bir sigara yaktım ve ne yapmalıyım die düşünmeye başladım. Susarsam, içimde biriktirirsem kafayı yiyecektim. Sinirle, “Ne yapayım ben şimdi seni orospu?” dedim. Yengem de, “Tamam, benim bu yaptığım hata. Ama istersen seninle de yaparım ve olayı kapatırız!” dedi. Orospu resmen bana sikişme teklif ediyordu. Aslında güzel de fikirdi. Düşündüm, önce kabul etmek istemedim, ama dediğim gibi yengem uzun boylu, iri yapılı, dik göğüslü ve çok sexy bir kadındı…

    Çekimser kaldığımı görünce, hemen orospuluğunu sergiledi ve başladı beni tahrik etmeye. Gözlermin içine bakarak, elini bacağıma koydu ve “Ben oruspuyum, senin orospun olmak istiyorum, beni sikmeni istiyorum!” dedi ve birden elimi alıp amcığına götürdü, “Baksana amım böyle senin için yanarken, beni sikmeycecek misin?” dedi. Ne yalan söyleyim, sonuçta ben de erkeğim, hemen sikim çadırırı kurdu. Yengem olacak oruspu da kalkan sikimi görünce, muzipçe gülerek elini attı sikime ve “Bak bu da beni sikmek istiyor, hadi inat etme artık, sik beni! Amım yanıyor, hadi erkeğim, hadi sikicim! Yarağına kurban olurum! Sikmeyecek misin yengeni?” dedi ve pantolonumun üstünden sikimi sıvazlamaya başladı…

    Tahmin edeceğiniz gibi ben fazla dayanamadım, arabadan indik, bir ağacın altına ceketimi serip oturduk ve yengem beni öpmeye başladı. Tabii ben olayın şoku ve heyecanı, aynı zamanda da (amcama karşı hissettiğim) suçluluk duygusuyla, yengeme hiç karşılık vermiyordum. Ama yengem olacak o oruspu işini öyle iyi yapıyordu ki, resmen deli oldum ve artık karşılık vermeye başladım. Önce dudaklarına yapıştım ve uzun uzun öpüştük. Dilimle yengemi bitirecektim, yengem benim ilk başta karşılık vermememi bilgisizliğimden sanıyordu, ama bilmediği birşey vardı, ben onun yaşı kadar karı siktim. Amacım bu oruspuya güzel bir ders vermekti, yengemi yalvartarak, bağırtarak sikmekti. Zaten öyle de oldu! Öpüşmemi bitirmeden yengemi yavaşça soyuyordum. Üzerinde tek başörtüsü, sütyeni ve külotu kalmıştı. İnanın ki başörtüsü sekse ayrı bir heycan katıyordu…

    Öperek, boynundan emerek, aşağılara doğru indim. Sütyenini çıkardım ve o büyük memelerini öpmeye, yalamaya, dilimle uçlarında daireler çizmeye başladım. Tabii yengem olacak orospu şaşırdı, beni bilgisiz sanıyordu ya, şaştı kaldı. Neyse, dilimle göbek deliğinden yavaşça aşağılara, külotuna doğru indim. Külotunu çıkardım, dilimi amcığına bir defa vurdum, hafif inledi. Ben de yalvartmak için dilimi geri çekip tekrar göbeğine doğru yöneldim. Yengem eli ile kafamı aşağılara, amına doğru götürmek istedi. Ben de sinirlenip, “Rahat dur, işime karışma orospu!” diyerek, yengemin ellerini kemerimle bağladım. Tekrar göbeğinden yalayarak amcığına geldim ve yine bir dil darbesi attıktan sonra tekrar başa. Ama bu defa göğüs aralarına dilimi yanaştırdığımda, yengemin gözlerindeki o azgınlığı gördüm. Bu beni baya bir cezbetti. Tekrar aşağı indim ve bu defa amının iç yanaklarını yaladım. Yengem zevkten inlerken dudaklarını ısırıyordu…

    Dilimi çok iyi kullanırım, benim silahım dilimdir. Dilimle yengemin amcığına ufaktan masaj yaparak uyarıyordum onu. Ama ne yalan söyleyim, yengemin amı da o kadar güzel duruyordu ki, bir an önce sikmemek için kendimi zor tutuyordum. En sonunda klitorisini yakaladım ve somurmaya, içime çekmeye başladım ve hemen bıraktım. Yengem resmen deli olmuştu, kendini sağa sola vuryor, saçlarını savuruyordu. Resmen yalvarmaya başladı, “Hadii, yarağını soookkk!” diye. Zaten amacım da oruspunun yalvarmasıydı, onun sözlerine kulak asmıyor, yalamaya devam ediyordum. Bu defa dilimle göt deliğine masaj yapıyordum. Yengem resmen altımda eriyordu…

    Yengemin göt deliğini de bir süre yaladıktan sonra, ben de pantolonumu çıkardım. Donumdan yarrağımı çıkardığımda, yengemin gözleri faltaşı gibi açıldı. Yalan yok, yarrağım fazla uzun değil, ama aşırı kalın. Yengem hemen, “Ooofff, bu ne böyle Kenan? Sulak yerde mi büyüttün bunu?” dedi. Ama ben ona hiç yüz vermiyordum, “Kes sesini kahpe, girince anlarsın nerde büyüttüğümü!” deyip, yarrağımın başıyla amcığına fırça atmaya başladım. Yavaş yavaş darbelerimle yengemi çıldırtıyordum. Yengem birden kendini öne doğru itmeye çalştı, amacı yarrağımı içine almak, ama ben hemen kendimi geri çektim. Bu hareketim yengemi sinirlendirmişti, bana küfretmeye başladı, “Lan kahpe analı, sikseneee!” diye. Ben hemen amcığına sertçe bir tokat attım. Sustu, küfür etmeyi bıraktı…

    Anneme küfür etmek neymiş gösterecektim orospuya, bir daha baştan yalamak geldi içimden, amacım altımdaki kahpeyi sinir edip çıldırtmaktı. Gögüs uçlarını bu defa yalamıyor, dişliyordum. Aşağı inip amının dudaklarını ve klitorisini dişliyordum. Yengem resmen altımda daha sikmeden orgazm olmaya başladı. İçimden artık bu kadar yeter diyerek, yengemi sağ kolunun üzerine yatırıp, ben de arkasından amcığına girebilecekk şekilde, yarrağımı amcığına hizaladım. Yengem elini arkaya attı, yarrağımı kendi eliyle yerleştirmek için, ama ben izin vermedim, elini tutup ittim. Yarrağımın başını amcığına dayadım, hafif yüklendim. Sadece kafasını soktum bekledim. Yengem çıldırdı, hepsini sokmam için bana yanaştı, ama ben yine uzaklaştım. Yengem yalvarmaya başladı, “Yalvarırım Kenan sookkk, hepsini istiyorum, kökünee kadar sok o kalın yarrağını!” diye.

    Ama ben dinlemiyordum, sadece yarrağımın başını sokup çıkarıyordum, hafif bir ritm tutmuştum. İki elimle de sadece bir omzunu tutuyordum, rahatça girip çıkmak için. Gerçi fazla sokmuyordum, oruspuyu yalvartmak için, ama yarrağımın kafası bile oruspuyu tahrik etmeye yetiyordu. Sikimin başı yavaş yavaş karıncalanmaya başlayınca, en sonunda son bir hamle ile amcığının derinliklerine öyle bir daldım ki, yengem, “İşte buuuu!” diye bağırdı. “Kenan sen harikasın, bilseydim abinle değil senle sikişirdimm hep! Offff, ahhhhh, kökle erkeğim, kökle sikicimmm, daha derine, offff!” diye inlemeyee başladı. Tabii ellerimi bir omzuna kenetlemişim ki, otomatik tüfek gibi amcığına pompalıyordum. Yengem ise kendini koyvermiş, tüm orospuluklarını sergilercesine, “Ben senin oruspunumm, sikicimm harikasınn, sikk beni erkeğimm, uçuurr beni, offf, ölüyorumm kalın yarrağına, bağırtt beni, hadii, hadii!” diye inliyordu…

    Yengem öyle inledikçe, ben yarrağımı başına kadar çıkarıp, tekrar köküne kadar bir hamlede sokuyordum. Böyle sikmem oruspunun çok hoşuna gitmiş olacak ki, sarsılarak titreyerek orgazm olmaya başladı. Ben hemen pozisyonu değiştim, bacaklarını birleştirdim ki, amcığı dar olsun, yengemi bağırtayım diye. Ama altımdaki kaşarlanmış oruspunun meğer acı çekmek hoşuna gidiyormuş. Ben yengemin o darlaşan amcığına kökledkçe, o peş peşe orgazm oluyordu. Ben de artık dayanamıyordum, boşalmak üzereydim. Yengem bunu anlamıştı tabii, hemen amının kaslarıyla sikimi içinde sıkarak, “Yalvarırırm Kenan, içime boşall!” dedi. Ben de çıkamadım zaten ve amının içine boşaldım…

    Doymak bilmeyen oruspu yengem hemen döndü, yarrağımı yalamaya başladı. Belli ki, yarağımın sönmesini istemiyordu. Zaten benimki de yeniden diklendi hemen. Yengem amcığını sikime yanaşıtrdı. (Ama ben niyeti bozmuştum, çünkü bu oruspu zevkten inledi, amacım yengemi acıdan bağırtmaktı, ama amcığından bağırtmam imkansızdı, yengemin o amcığınaa ne tür yarraklar girmişse laçkalaşmış iyice, acı çekmiyordu ve acı çekmeyi hak ediyordu!). Ben sikimi amından çekip göt deliğine yanaştırdım. Yengem niyetimi anladı ve yapmamam için yalvarmaya başladı. Ama ben niyeti bozmuştum, zaten yalvarışları beni daha çok tahrik ediyordu. Yengem, “Bak Kenan, amcığım senin, dilediğin gibi sik, fakat götüme girme, amcan anlar bak, lütfen!” dedi. Ama ben o anda amcamı falan düşünecek halde değildim. Yarrağımı kuru kuru göt deliğine yanaştırdım…

    Yengem baktı götünü sikmeyi kafaya koymuşum, “Ne olur bari başka gün sik, hem yağlayıp sikersin, lütfen!” dedi. “Hayır, senin bu koca götünü şimdi sikecemmm!” dedim ve yüklendim. Sadece kafası girmişti ki, yengem nara atmaya başladı, “Kahpe analı, çıkar lan, çıkar oruspunun oğlu!” diye bağırdı. Ben bu söyledikleri üzerine yarrağımı köküne kadar bir hamlede soktum götüne. Pompalamak için yarrağımı çektiğimde, yarrağım kan içinde kalmıştı. Yengem nasıl bağırıyor ama, nasıl küfürler ediyor, “Orospu çocuğuuu! Yırttın lan götümü! Anası sikişmişin piçi! Sokma götüme, amıma sok!” diye. O küfür ettikçe ben götüne sert sert pompalıyordum…

    10-15 dakika götüne pompaladıktan sonra yorgunluktan dizlerim titremeye başladı ve pompalamam yavaşladı. Fahişe yengemin ise götü yarağıma alışmış ve götünden de zevk almaya başlamış olacak ki, “Lan dümbük, hızlı köklesene! Hepsi bu mu? Götümü sikmek için geberiyordun, ne oldu? Al sana göt işte! Erkek gibi siksene götümü ibne! Sen de sikiciyim diye geçiniyon ya lann! Köklesenee, doldur götümü! Hadi, hadi bekliyorum!” dedi. Bu laflarına erkeklik gururum incinmişti, son dermanımı toplayıp, yarrağımı tekrar çıkardım başına kadar ve aniden sertçe bir kökledim götüne. Yengem bağırdı, “İşte bu! İşte buuu! Harikasın kocacığım, erkeğim, sikicim, işte böyle sik yengenin götünü!” die inlemeye başladı…

    O pozisyonda böğrüm ağrımıştı, yengemi domalttım, bir elimle bir göğsünü tutmuşum, bir elimle de belini tutmuşum, olanca gücümle götüne girip çıkıyorum. Yengem altımda kahpe karılar gibi inliyordu, “Iıııhhhh, mmmmmm, offfffff, süper bu yaa, bu kalın yarrağın beni deli etti, bitirdin beni, boşal artık sikicim, doldur götümü döllerinle erkeğim!” diye. Ben daha fazla dayanamadım ve yengemin götüne kilitlenip boşaldım. Sonra sikimi çıkardım götünden, uzattım ağzına, “Yala lan orospu! Temizle!” dedim. Var ya orospu yengem nasıl yalıyor götünden çıkan yarrağı. Yemin ederim kerhanedeki orospulara yaptıramadım bunu…

    Sonra giyindik ve birer sigara içtik ve biraz konuştuk. Yengem, “Söz, abinle birdaha olmayacak, sen ondan daha güzel sikişiyorsun, bu am da göt te artık senin, beni hep sen sikeceksin, sikicim benim!” dedi. Eve döndüğümüzde, bana çıkardı para verdi. “Bu ne?” dedim. “Artık sen benim Jigolomsun, nezaman istersem gelip, beni bugün siktiğin gibi sikeceksin!” dedi. Ben de keyifle kabul ettim :))

    sexhikayeleri sexs hikaye sexs hikayeleri sikiş hikayeleri yaşanmış sex hikayeleri
  • Arkadaşın Babası Götümden Sikti – Sex Hikayeleri

    Arkadaşın Babası Götümden Sikti – Sex Hikayeleri

    Sex Hikayeleri

    Ben Banu, 1.80 boyunda, esmer, kendince güzel sayılacak, etrafımdakilerin söylediklerine göre manken gibi bir kızım. Ben, Tekirdağ’ın deniz kenarına yakın bir sitede çalışan, 10 sene önce buraya çalışmak için gelmiş bir ailenin ortanca kızıyım. Ailem köy kökenli tutucu bir aile olduğu için, buralardaki kızlara göre daha kısıtlı gezer, giyinirdim. Babam sitenin kalorifer işi gibi teknik işleriyle ilgilenir, annem ise ev işlerine gider. Ablam 23 yaşında ve evli. Bir de bu sene Üniversiteyi kazanıp giden erkek kardeşim var. Burdaki seks hikayelerini okumaya başlamam, İstanbul’dan tatile gelen, çok iyi anlaştığım kız arkadaşım Ebru’nun tavsiyesi ve ısrarıyla oldu.

    Ben liseyi bitirince okumamıştım. Evde kalıp anneme ve babama yardım ediyordum. Yazın Ebru tatile gelir, Tekirdağ’da okullar açılıncaya kadar kalıp, daha sonra İstanbul’a dönerdi. Ebru, ailesinin durumu çok iyi olduğundan ve evin biricik kızı olduğundan çok rahat davranan biriydi. Sadece yazları görüşsek te, Ebru benim çok iyi anlaştığım tek arkadaşımdı. Bu yazın da yine geldi. Ebru’yla olunca, ailem benim gezmeye ve denize gitmeme daha rahat izin verirdi. Deniz kenarında yaşamamıza rağmen pek denize girdiğim yoktu, sadece ablam bize geldiğinde ailece gidersek, yada Ebru ile babası babamdan izin aldığında gidiyordum.

    Yine yazın sonuydu. Ebru, ailesinin geri döneceğini, ama kendisinin bir 10 gün daha (okullar açılıncaya kadar) kalacağını söyledi. Haftasonu bir akrabasının yazlığına Cumadan gidip Pazartesi döneceklerini, benim de gelmemi istedi. Ben de ailemin izin vermeyeceğini, sadece babasının babamdan izin alırsa gelebileceğimi söyledim. Ebru da babasından rica etti. Ebru’nun babası (Mustafa abi) 45 yaşında, atletik, uzun boylu ve karizmatik biriydi. Babamla da araları iyi olduğundan, babama ısrarı sonucu bana izin aldı. Cuma sabahı, ben, Ebru, Mustafa abi ve eşi Gülçin teyze ile, kalacağımız akrabalarının yanına gittik. Gittiğimiz yazlık Ebru’nun teyzenin yazlığıydı. Ebru’nun teyzesi, eniştesi ve oğlu Kaan bizi sıcak bir şekilde karşıladılar ve yazlığa yerleştik.

    Öğle yemeğimizi yedikten sonra denize gitmeye hazırlanırken İstanbul’dan bir telefon geldi. Ebru’nun anneannesi rahatsızlanmış, hastaneye kaldırmışlar. Bu haber üzerine tüm aile tatili kesip İstanbul’a dönecekken, Ebru’nun annesi eşine, “Mustafa sen çocuklarla kal, biz eniştem ve ablamla gider gerekeni yaparız.” dedi. Diğerleri de onayladı. Dolayısıyla ben, Ebru, teyzesinin oğlu Kaan ve Ebru’nun babası Mustafa abi kaldık. Onları yolcu ettikten sonra biz de zaten deniz hazırlığımızı yapmıştık, denize gittik…

    Ebru, Kaan ve ben denize girerken, Mustafa abi deniz kenarında güneşleniyordu. Deniz içinde Ebru ile Kaan bir hayli birbiriyle şakalaşıp el kol harektleri yapıyorlardı. Bense biraz tutuk ve çekingendim, onların biraz uzağında yüzüyordum. Bir ara dikkatimi çeken ilginç birşey oldu, Kaan Ebru’nun göğüs ve kalçalarını elliyor, Ebru ise Kaan’a babasının görebileceğini, rahat durmasını söylüyordu. Bir hayli geçmişti ki ben sıkılmış kenara çıkmıştım. Mustafa abinin yanına selam verip uzandım. Mustafa abi mayo ileydi ve önündeki kabartı çok belli oluyordu, biran oraya gözüm takılmıştı. Mustafa abi gülerek, “Hayırdır Banu durgunsun, neden yüzmüyorsun?” dedi. Ben sadece, “Şeyy… ben denize girmeyi pek sevmem, sizin hatrınız için geldim.” dedim. Mustafa abi, “Sağol, bizi kırmadığın için teşekkür ederim.” dedi…

    Neler yaptığımı, nasıl zaman geçirdiğimi sormaya başlamıştı ki, konu döndü dolaştı, erkek arkadaşım olup almadığına geldi. Bugüne kadar sadece Lisede bir kez olduğunu, bir de bizim sitede çalışan birinin sürekli benle arkadaş olmak istediğini, ama babamdan korktuğum için bunu kabul etmediğimi anlattım. O sırada yanımıza Ebru ve Kaan geldi, büfeye gidip birşeyler alacaklarını söyleyip izin istediler. Babası da izin verdi, bize de dondurma ve su almalarını istedi. Onlar gittiler, biz halen oturuyor, sohbet ediyorduk. Akşam üzeri olmuştu sahilde çok kimse de kalmamıştı. Bir ara ben, “Mustafa abi ben de gidip Ebru’ya bakayım.” dedim. “Tabiki!” dedi…

    Ben büfeye giderken elbise değişim kabinlerinin arkasında öpüşen kişileri fark ettim. Biraz daha yaklaşınca bunların Ebru ile Kaan olduğunu gördüm, adeta kendilerinden geçmişlerdi, birbirlerini yiyecekmiş gibi dudakları yapışmış, Kaan Ebru’nun kalçalarını okşuyordu. Şok olmuştum. Gerçi Ebru’yu erkeklerle bu şekilde ilk görüşüm değildi. Ebru çok rahat bir kızdı ve onun için böyle işler normaldi. Ama bu başkaydı, Kaan teyzesinin oğluydu. Bir süre onları izledim, onlar beni farketmemişti. Biraz daha yiyişip toparlandılar, yola çıkıp büfeye gideceklerken, ben arkalarından seslendim. Bana bir arkadaşlarını gördüklerini, biraz onunla sohbet ettiklerini, daha büfeye yeni gideceklerini söylediler. Ebru, istersem benim de büfeye gelebileceğimi söyledi. Ama ben babasının yanına döneceğimi söyleyip, geri döndüm. Onlara maydonoz olmak istemiyordum…

    Ben tam babasının yanına vardığımda, babası yazlığa dönüp şirket ile bir işi olduğunu, onu internetten halledeceğini, istersem benim Ebru’ları bekleyip onlarla dönebileceğimi söyledi. Ben de yazlığa dönmek istediğimi, sıkıldığımı söyledim. “Tabi, gel!” dedi. Ebru’yu da arayıp, bizim yazlığa döneceğimizi, kendilerinin de işleri bitince yazlığa gelmelerini söyledi…

    Yazlığa gittik. Mustafa abi bilgisayarın başına geçti. Ben de banyoya girip bir duş almayı geçiriyordum aklımdam. Odama girip havlumu bırakıp, duştan sonra üzerime giyeceğim elbiselerimi hazırladıktan sonra üzerimdeki mayo ile banyonun yolunu tuttum. Mustafa abiyi bilgisayarın başında zannederek üzerimdeki mayonun askılarını indirip banyoya girdiğimde şok olmuştum. Mustafa abi çırılçıplak banyodaydı ve duşa girmek üzereydi. Plajda mayosuyla gördüğüm kabarık önü, bu defa herşeyiyle karşımdaydı. Ben şaşkınlıkla kocaman yarağına bakarken, o da elimle kapatmaya çalıştığım göğüslerime bakıyordu. Şaşkınlığım geçtikten sonra, “Şeyy, ben sizi bilgisayarın başında sanmıştım, özür dilerim…” derken, Mustafa abi yanıma yaklaştı ve çok güzel olduğumu, gelmemi istedi. Donup kalmıştım adeta. İlk kez böyle birşeyle karşı karşıyaydım. Daha önce çevremde sadece Ebru’yu erkeklerle ve bir kez de ablamı eniştemle sevişirken gören ben, ilkkez canlı yarak görüyordum…

    Ellerim halen göğüslerimdeydi. Mustafa abi istersem dokunabileceğimi söyledi. Ben ise halen kendime gelememiştim ve o şaşkınlıkla, “Şeyy, ilk ilk kez görüyorum…” dedim. Mustafa abi dudaklarıma yapıştı ve öpmeye başladı. Bugün gördüklerimin tesiriyle karşılık bile veremedim. Üstelik çok hoşuma gitmişti, ilk kez bir erkek tarafından öpülüyordum. Mustafa abi beni kendine çekti, rahat olmamı, beni çok güzel bulduğunu, beni istediğini söylerken, halen beni öpüyor, elleri ile göğüslerimi kalçalarımı sıkıyordu. Ben ise birşey yapamıyor, karşılık dahi vermiyordum, ama hoşuma gidiyordu. Beni iyice saran Mustafa abi üzerimdeki mayoyu aşağı çekerek beni çıplak bıraktı, elimden tutarak elimi yarağına götürdü. Yarağı büyük ve kalındı. Nedense o an aklıma seks hikayelerinde okuduğum kalın yaraklar geldi…

    Yarağı elimdeydi, okşamamı istedi, ben ise sadece avuçladım. O ileri geri yapıp, kalçalarımı ve amımı okşuyor, göğüslerimi sıkıp, dudaklarımı öpüyor, beni iyice zevk sarhoşu yapıyordu. Okadar zevk almaya başladım ki, amımın sulandığını hissettim. Ben de karşılık vererek, elimdeki yarağını sıkıp, dudaklarına yapıştım. Acemice öpüşmem onun daha hoşuna gitmişti. Beni tekrar sarıp, boynumu yalıyor, göğüslerimi ısırıyordu. Beni omuzlarımdan aşağı ittirerek önünde diz çökmemi sağladı, “Yala!” dedi. Ben ise daha önnce hiç yapmadığımı, nasıl olduğunu bilmediğimi söyledim. Yarağını ağzıma götürmek istedi, ama ben ağzımı kaçırınca, beni ayağa kaldırdı, kendisi önümde diz çökerek amıma yumuldu. Amımı çok hızlı yalıyor, adeta beni çıldırtıyordu. Bu arada parmakları ile de götümün deliğini zorluyordu…

    Ben artık iyice kendimden geçmiştim. Hayatımda ilk kez, üstelik babam yaşında biri ile sevişiyordum. Mustafa abi çok iyi sevişiyordu, fakat götüme soktuğu parmağı canımı acıtıyordu. Biran, “Ayyy!” diyerek irkildim. “Ne oldu, canın mı yandı aşkım?” diyerek kibarca sordu. “Mustafa abi ben ilk kez böyle birşey yaşıyorum, bence bu yaptığımız çok yanlış!” diye itiraz etmek istedim. Ama o, “Bana abi deme, aşkım de! Herşeyin bir ilki vardır, merak etme güzel olacak!” diyerek yine beni önünde diz çökertti. Yarağını ağzıma vermek istiyordu, ama ben alamıyordum, kalındı ağzıma girmiyordu. “Öp onu, yala!” dedi. Tam öperek yalamaya başlamıştım ki, saçlarımı çekti. Can acısıyla ağzımı açmam ve o kalın yarağın ağzıma girmesi bir oldu. Ağzım yırtılacak gibi, kusacak gibi oluyordum. Ama Mustafa abi çıkarmama izin vermiyor, başımdan tutarak adeta ağzımdan sikiyordu beni. Ben bu arada birkez daha ıslanmıştım. Mustafa abi de fazla dayanamayıp ağzıma boşalmaya başladı. Çok kötü bir tadı vardı, hemde çok geliyordu. Boğulacak gibi oldum. Zorla çıkarmıştım ki ağzımdan, çıkarmamla lavaboya kusmaya başlamam bir oldu…

    Ben lavobaya dönmüş kusarken, Mustafa abi arkadan kalçalarımı ve amımı yalıyor, parmağını amıma sokuyordu. Ben halen kendime gelememiştim, fakat o anda tek düşündüğüm şey kızlığımdı. Ona bakire olduğumu, kızlığıma zarar vermemesini istedim. Mustafa abi de bunun üzerine amımı parmaklamayı bırakıp, parmağını götüme sokmaya başladı. Canım acıyordu, ama Mustafa abi çok iyi biliyordu işini, bana zevk te veriyordu. Ben önünde domalmış durur halde lavaboda ağzımı yıkarken, o ise parmağını götümde ileri geri yaparak sırtımı yalıyordu. İyice çıldırmıştım ve kendimi daha da ona teslim etmiştim. O da bunu anlayınca yarağını götüme sokmaya çalıştı. Yarağını götümün deliğinde iyice hissettim, fakat kalındı ve girmiyordu. Aslında korkuyordum da, istiyordum da…

    Bana, “Böyle kal!” diyerek, banyo dolabından losyon aldı, bolca yarağına ve götüme sürdü. Ben olacakları beklerken yine yarağını götüme zorladı. Yine girmiyordu. “Kendini rahat bırak, sıkma!” diyerek, lavobayo doğru dahada domalmamı istedi. Dediklerini yaptım, yeniden zorladı. Birden içimde tarif edilemeyecek acı hissetim, beynimde şimşekler çakıyordu. “Çıkarrr!” diye bağırıyordum, fakat kaçamıyordum çünkü kafam lavabonun altındaki duvara dayanmış, Mustafa abi de beni sıkıca kavramıştı. O kocaman yarak götümde yavaş yavaş ilerlerken, ben ise artık acıya dayanamıyordum ve ağlıyordum. Elim ayağım kesilmişti. O ise hala götüme sokmaya devam edip, “Geçti aşkım, girdi, az kaldı!” diyordu. Kasıklarını kalçalarımda hissetiğimde acıdan kendimden geçmiş ve bayılmışım…

    Ayılıp kendime geldiğimde yatak odasındaydık, yüzüstü yatıyordum. Mustafa abi kasıklarımın altına yastık koyup beni domaltmış, arkamda götümü sikiyordu. Bende hal kalmamıştı, o ise sürekli abanıyor, sırtımı ensemi öpüyor, götümü sikmeye devam ediyordu. 15-20 dakikadır sikmesine rağmen boşalmamıştı. Garip tarafı, bu iş bana acının yanında zevk te veriyordu. O zevkle ben de kalçalarımı ona itiyor karşılık veriyordum. Mustafa abi müthiş bir tecrübeyle sikiyordu götümü. O kalın büyük yarağın içimde olduğuna ve götüme nasıl alabildiğime halen inanamıyordum. Her tarafım uyuşmuş ve götümün deliğini hissetmiyordum. Artık bende hal kalmamıştı, “Mustafa abi boşalll!” diye yalvarmaya başladım. İyice hızlanmıştı. Ben zevk ve acıdan yatağı dişliyordum. Sonunda acaip bir hırıltı ile götüme boşaldı…

    Yarağını götümden çıkarıp, yarağını çarşafa sildi. Bana iltifatlar ediyor, “Seni çok seviyorum aşkım, karıcığım!” diyor, omuzlarımı, sırtımı, belimi, götümün yanaklarını öpüyordu. Ben halen o acı ve şaşkınlıkla, şok bir halde yatakta yüzüstü yatıyordum, sesim çıkmıyordu. Derken alt kattan sesler duyuldu, kesin Ebru ile Kaan gelmişlerdi. Mustafa abi mayosunu giyip bilgisayarın başına giderken, ben de dölden sırılsıklam olmuş çarşafı alıp banyoya koştum…

    porno hikaye porno hikayeleri seks hikaye seks hikayeleri sex hikaye
  • Kuzenimi Sikerken Yengem Yakaladı

    Kuzenimi Sikerken Yengem Yakaladı

    Sıradan bir Cumartesi günüydü, salonda TV izliyordum. Öğleye doğru amcamın kızı Zeynep geldi, annemin evde olup olmadığını sordu. Ben de evde olmadığını, ne zaman geleceğini bilmediğimi söyledim. Annem son zamanlarda Cumartesileri babamla birlikte balığa gidiyordu. Zeynep de, “Tamam o zaman beklerim!” dedi, girdi salona. Aradan 5 dakika falan geçti, Zeynep bana durup dururken, “Senden akıyor mu?” diye bir soru sordu. Ben anlamadım ne demek istediğini, “Ne akıyor mu?” dedim. Gülerek, “Sikinden döl akıyor mu?” dedi. Şaşırmıştım, birkaç saniye duraksadım, sonra bu konulara acemi olmadığını düşündüm ve “Evet akıyor, niye sordun ki?” dedim. “Hiiiççç!” diye bir cevap verdi.

    Sonra bana çok tipsiz olduğumu, kendime bakmadığımı falan söyledi. Gittikçe çirkefleşiyordu, erkekliğimden şüphelendiğini, ibne olduğumu söyledi. Ben de sinirlendim ve “Bak sikecem şimdi, defol git başımdan orospu!” dedim ve daha cümlemi bitirir bitirmez geldi eşofmanıma yapıştı, “Hadi o zaman sik beni!” dedi ve eşofmanımı asılarak aşağı indirdi. Ben hem sinirden, hemde heyecandan titriyordum. Zeynep, “Bakalım sikin kalkıyor mu?” deyip sikimi donumdan çıkardı, eline aldı ve okşamaya başladı. Tabii sikim anında kalkmıştı. Ben heyecandan ne yapacağımı bilmez halde donup kaldım. Daha sonra ağzına götürdü, yalamaya, emmeye başladı. Ben halen titriyor, sık sık nefes alıyordum. O yalamaya devam ediyor ve bana zevk alıp almadığımı soruyordu. Bense heyecandan ve zevkten cevap bile veremiyordum, ki bir anda volkan gibi ağzına patladım…

    Zeynep ise hiçbir tepki vermeden hepsini yuttu ve yalamaya devam etti. Benim yarak inmemişti, yaklaşık 5 dakika kadar yalamaya devam etti. Bu arda ben de kendime geldim ve vahşi bir hayvan gibi Zeynebin tişörtünü çıkarttım, ardında da sütyenini çıkardım ve memelerini yalamaya başladım. Zeynep inlemeye başladı. Daha sonra yatırdım, şortunu çıkardım, sonra da külodunu. Kıldan neredeyse amı görünmüyordu, fakat vıcık vıcık amından sular akıyordu. Ben hiç yalamadan falan, tam sikimi amına sokacaktım ki, “Hayır, orası olmaz, bakireyim!” dedi. Ben birkaç saniye düşündükten sonra ona hak verdim. Sonuçta ikimiz de henüz 17 yaşında idik ve başımızın yanmasını istemezdik…

    Hemen Zeynebin arkasına geçtim ve ona götünü sikeceğimi söyledim. Gayet relax bir şekilde, “Siikkk!” dedi ve iyice domalarak götünü kaldırdı. Götünün deliğini ve sikimi güzelce tükürükledim ve yavaşca götüne yerleştirip sikmeye başladım. Zorlukla girmiştim ve Zeynep çok bağırıyordu. Hemen ağzını kapattım, çünkü yan dairede öbür yengemler (dayımlar) oturuyordu, duyabilirler diye korkuyordum. Ben 5 dakikadır hafif hafif Zeynebin götüne gidip geliyordum. Elimle ağzını kapamama rağmen elimi ısırıp yine bağırıyordu…

    Ve sonunda korktuğum başıma geldi, kapı bir anda açıldı ve dayımın karısı olan yengem içeri girdi. Aile apartmanı olduğundan kapı kilitleme huyumuz yoktu. Toparlanmaya bile fırsatımız olmadan yengem o halde bizi gördü. Ben korku ve panikle götünden çıkınca Zeynep hemen yerden kıyafetlerini alıp amının üzerine koydu, ben de elimle sikimi kapatmaya çalıştım. Yengem şaşkınlıkla öylece bakıyordu bize. Ama biz çok korkmuştuk ve yengeme, “Ne olur kimseye söyleme!” diye yalvarmaya başladık.

    Yengem güldü ve “Hepimiz genç olduk, olur böyle şeyler!” dedi. Biz daha da şaşırmıştık, Zeyneple birbirimize baktık. Yengem yanımıza iyice yaklaştı ve Zeynebe bakire olup olmadığını sordu. O da bakire olduğunu söyledi. Bunun üzerine yengem bana, “Sakın kızın amına yerleşme!” dedi. Ben de, “Tamam yenge!” dedim. Yengem zorla elimi sikimden çektirince, “Yenge ne yapıyorsun?” dedim. Yengem, “Şşşşşttt!” deyip Zeynebi üzerime çıkardı ve sikimi tutup Zeynebin götüne soktu. Ama Zeynep nasıl bağırıyordu. Yengem sinirlendi ve Zeynebi üzerimden attı, “Madem acıya katlanamıyorsun, ne diye sikişmeye kalkışıyorsun orospu!” diyerek azarladı. Sonra da bana, “Anlaşılan iş bana düştü!” dedi ve sırtüstü yatarak eteğini kaldırdı, külodunu yana çekerek amına yerleşmemi istedi.

    Ben durur muyum, hemen yengemin bacak arasına yanaştım ve amına sokup, girip çıkmaya başladım. Ben yengemi sikerken, yengem, “Bas aslanım, iyi bas yengene!” diyordu. Yengemin amına gidip gelmelerim yaklaşık 10 dakika sürdü ve benim aletin başı artık iyice şişti. Gelmek üzereydim. Yengem de bunu anladı ve “Sakın içime boşalma!” dedi. Hemen sikimi amından çıkarttım ve bir volkan gibi patladım. Döllerim taa suratına kadar fışkırmış, yengemin yüzü dölden görünmüyordu…

    Yengem yüzünü yıkadı geldi. Zeyneple birlikte evden çıkarlarken, yengem kulağıma, “Haftaya Cumartesi adam gibi sikişelim, ama yalnız ikimiz, bu salağı çağırma!” dedi. Cumartesiyi sabırsızlıkla bekliyorum :)

    ensest sex erotik hikaye porno hikayeler porno sex hikaye resimli sex seks hikaye
  • Gelinimin Koca Götü – Porno Hikayeleri

    Gelinimin Koca Götü – Porno Hikayeleri

    Bizim oğlanı evlendireli tam bir ay oldu. Sonra da iş bulmak ve çalışmak için İstanbul’a gitti. Oğlan iş ve ev bulana kadar gelin bizim yanımızda kalacaktı. Gelinim daha 21 yaşında, kapalı giyinen, fakat etine dolgun düzgün vücudu ile görülmeye değer, her erkeğin sikmek isteyeceği esmer güzeli bir kız idi. Hele arkadan bakınca, ayak bileklerine kadar uzun eteğinin içinde yürürken bıldır bıldır titreyen o koca götü yok muydu! Zaten bizim oğlana kız istemeye gittiğimizde gelinin o götüne hasta olmuştum ve kızı oğlana isterken sanki kendime istiyormuşum gibi sevinerek istemiştim.

    Oğlan İstanbul’a gideli bir hafta olmuştu ve ben içimdeki canavar hislerimi bir hafta zor zapt ettim. Kolay değil evin içinde böyle güzel götlü taze bir gelin dolaşırken, (kayınbabası da olsa) bir erkeğin rahat durması. Hele bir de ev işleri yaparken, yerleri süpürürken önümde domalmaları falan bana kafayı iyice yediriyordu. Sanki bilerek ve isteyerek öyle hareketler yapıyor gibiydi. Artık çıldırmıştım ve kafama koymuştum, gelinimi sikecektim, hem de o hasretini çektiğim koca götünü sikmek ve götüne boşalmak istiyordum. Günlerden Salı, bizim hanım her Salı komşularla bir yerde toplanırlar ve genelde bizim gelini de götürürdü. Fakat ben bir hasta numarası yaptım ve karım gelini götürmedi. Gelinden evde kalıp bana bakmasını istedi, gelin de niyetimden habersiz bunu kabul etti…

    Karım gittikten sonra aradan yarım saat geçti. Ben koltukta uzanmış hasta numarasına devam ederken, gelin yanıma gelip, “Bir şey ister misin baba?” diye sordu. Ben de şaka mahiyetinde, “Gel yanıma uzan!” dedim. Gelinim çok şaşırmıştı, yüzü kızardı ve ne yapacağını bilemez bir şekilde öylece dondu kaldı. Birkaç saniye sonra şoku atlatıp da kendine gelince, “Mutfakta işim var!” deyip mutfağa kaçtı. Ben de hemen kalktım ve peşinden mutfağa gittim. Geline arkasından yanaştım ve kalkık yarrağımı kalçalarına dayadım, boynunu boğazını okşayarak, “Hadi gel içeri gidelim biraz uzanalım!” dedim. Ben bastırıyorum, “Hadi gel artık!” diye. Gelinim de, “Hayır olmaz! Ayıp ayıp, yaşından başından utan, ben senin kızın sayılırım!” diye kaçmaya çalışıyordu. Artık canavar hislerim tamamen beni tamamen kontrol altına almıştı, gelinimi kolundan tutup sürükleye sürükleye salona götürdüm ve koltuğun üzerine yüz üstü attım…

    Gelin kalkmaya çalışırken ellerini arkadan tuttum ve üzerine çullandım. Gelinim altımda başladı kıvranmaya, “Bırak beni!” diye yalvarıyordu. Bense tamamen azmış ve kudurmuştum, gelini o koca götünden sikmeden bırakmaya içimdeki şeytan izin vermiyordu. Elimin tekiyle eteğini beline topladım ve külodunu aşağı sıyırdım. Sonra başladım gelinin taze götünü okşamaya. Hem okşuyordum hem de parmağımla götünün daracık deliğini benim koca yarrağa hazırlıyordum. Gelinim ağlayarak yalvarıyordu, “Bırak beni!” diye. Gelinime, “Tamam! Sakin ol yavrum! Amına ellemeyeceğim, seni sadece götten istiyorum, götünü bir kere sikeyim, ondan sonra söz bırakacağım!” dedim. Gelinim hüngür hüngür ağlamaya ve kıvranmaya devam ediyordu. Ben de artık götünü okşamayı ve parmaklamayı bıraktım ve yarrağımı dışarı çıkardım. Artık o hasretini çektiğim götün tadına bakmak istiyordum…

    Elimle yarrağımı gelinimin götünün deliğine dayadım. Gelinin götü zaten benim parmaklamamdan biraz alışmıştı, ben de fazla acı çekmemesi için götünün deliğine az tükürdüm ve gelinimin o güzel götüne yavaş yavaş girmeye başladım. Hem gelinime gereksiz yere acı vermek istemediğimden yavaş giriyordum, hemde bu işin sonuna kadar zevkini almak istiyordum. (Benim yarrağım biraz büyüktür ve hatırı sayılır kadar da kalın). Yarısı girmişti ki gelinim başladı bağırmaya, belli ki çok acı çekiyordu. Hemen boşta kalan elimle ağzını kapattım ve götüne girmeye devam ettim. Çok sürmedi yarrağımı köküne kadar gelinimin daracık deliğine sokmuştum. Gelinim yarrağımın verdiği acı ve benim ağırlığım altında kıvranırken, ben başladım pompalamaya. Gelinin daracık göt deliğini sikmek o kadar tat ve zevk veriyordu ki, boşalmamak için zor tutuyordum kendimi…

    Beş dakika yavaş tempoda götünü siktikten sonra gelinim altımda kıvranmayı ve bağırmayı kesmişti, bayılmış gibi bir hali vardı. Ağzını ve ellerini serbest bıraktım, hiçbir hareket yoktu. İki elimle kasıklarından tutup götünü biraz yükselterek tempoyu hızlandırdım. Zaten benim de fazla dayanacak halim kalmamıştı, çok geçmeden büyük bir rahatlamayla gelinim daracık götüne boşalmaya başladım ve üzerine yıkılıverdim.

    Son damlaları da götüne akıttıktan sonra yarağımı götünden çıkarıp, öteki koltuğa oturdum ve gelinin götünü seyretmeye başladım. Sanki bizim gelinin götünden patlıcan çıkarmışlar gibi, götünün deliği iyice açılmıştı. Bir sigara yaktım ve gelinimin büzüğü kapanana kadar seyrettim. Gelinim on dakika kadar ölü gibi hareketsiz yattıktan sonra anca kendine geldi. Koltuktan zar zor kalkabildi ve külodunu çekip eteğini indirerek tuvalete gitti. Çıktığında gelinime, “Bana bak, bundan kimseye bahsetmeyeceksin, değilse millete senin orospuluk yaptığını söylerim ve babanın evine geri yollarım!” dedim. Gelinim de ‘Tamam’ anlamında başını salladı.

    O günden sonra gelinim benle bir saniye bile yalnız kalmadı ve hiç konuşmadı. Sadece yanımızda birileri varken benle konuşuyordu. Oğlan iki ay sonra bizim gelini alıp İstanbul’a götürdü.

    amatör sex hikayeleri ensest sex erotik hikaye Evli Çift Hikayeler hikaye sex ilişki hikayeleri
  • Dul Kaynanam Ve Amcığı – Ensest Hikayeler

    Dul Kaynanam Ve Amcığı – Ensest Hikayeler

    Adım Sinan, bir devlet kuruluşunda memur olarak çalışmaktayım. Eşim de büyük bir hastanede hemşire olarak görev yapıyor. Ben bu siteyi 6 aydır takip ediyorum ve benim de uzun bir zaman önce başımdan geçen ve halen devam eden dul kaynanamla olan ilişkimi yazmak istiyorum.

    Ben ailemi hiç tanımadım ve çocuk esirgeme kurumunda büyüdüm, devletin imkanlarıyla da memur oldum. Bu yüzden eşimin annesini ve babasını kendi ailem gibi gördüm ve çok sevdim, saydım. Bundan 8 yıl önce eşimle tanışarak evlendik, mutlu bir evliliğimiz var. Evlendiğimizde kaynanam 40 yaşında idi. Biz evlendikten 6 ay sonra kayınbabam kalp krızi sonucu hayatını kaybetti. Kaynanam genç yaşında bir başına dul kalmıştı ve çok üzülüyor, rahmetlinin sürekli yasını tutuyordu. Birbirlerini çok seviyorlardı. Eşimle ben, kaynanamın kendini yalnız hissetmemesi için elimizden gelen herşeyi yapıyorduk. Eşimle karar aldık, hep beraber bizde otururken kaynanama, “Bak anne acını anlıyorum, fakat bu böyle olmaz, hayat devam ediyor, sen o evde kaldığın sürece bu acı hiç bitmeyecek. Bizim bir teklifimiz var, sen de bize taşın hep beraber gül gibi geçinir gideriz, senin de bizden başka kimsen yok!” dedim…

    Kaynanam kem küm etsede teklifimizi kabul etti ve bize taşındı. Belli bir süre sonra evini de içindeki eşyalarla birlikte kiraya verdik. Bir müddet sonra da rahmetlinin emekli maaşını da kaynanama bağladılar. Böylelikle kira geliriyle de ailemizin bütçesi rahatlamıştı. Kaynanam emekli maaşını ve kirayı alır almaz eşime veriyordu. Bankada rahmetliden birikmiş parayla da güzel bir araba almıştık bana. Hayatımız gayet rutin bir şekilde akıp gidiyordu. Biz eşimle işe gidiyor, kaynanam da evin işleriyle uğraşıp, akşam yemeğimizi hazır ediyordu. Eşim hemşire olduğu için haftada 2-3 gece nöbete kalıyordu. Ben kaynanama hiçbir zaman kötü gözle bakmadım, aklımın ucundan dahi geçirmedim. Kaynanama başka niyetle bakmak bana çok ters gelen bir durumdu. Kaynanam da zaten namusuna düşkün biriydi ve kadınlığını rahmetliyle birlikte toprağa gömmüştü.

    Aradan 2 yıl geçmişti ve biz tam aile olmuştuk. Kaynanamla geceninin ilerleyen saatlerine kadar uzun uzun seviyeli sohbetlerimiz olurdu, bazen eşim de olurdu bu sohbetlerde. Kaynanamla hiçbir zaman cinsellikle ilgili konuşmazdık. Yine böyle bir gün kaynanamla konuşurken, kaynanam, “Oğlum ben bir duş alayım, terledim!” dedi. Şaşırmıştım, kaynanamın ben evdeyken hiç duş aldığını hatırlamıyorum. Ama ne olduysa ondan sonra oldu, şeytan benim de içime girip beni dürtmeye başlamıştı. Bana neler oluyordu böyle? Bedenimi ateş basmış, kaynanamı çıplak hayal ediyor, sikim benden habersiz elimde olmadan kalkıyordu. Çok geçmeden kaynanam duştan çıktı ve doğruca kendi odasına giderek üzerini giyindi ve yanıma geldi. “Oğlum Sinan neyin var? Terlemişsin! Sen de bir duş al gel istersen!” dedi. “İyi olur…” diyerek yerimden kalktım. Bu arada eşofmandan sikimin kalktığını unutmuşum, kaynanam bunu farketti ve hafiften yüzü kızardı. Ben de utanmıştım, doğruca banyoya gittim.

    Banyoda kirli sepetinin üzerinde ne göreyim? Kaynanamın az önce çıkarttığı siyah külotunun amına denk gelen kısmı ıslak ve beyazdı. Külotu elime aldım inceleyerek burnuma götürdüm, kokladım. Aman Tanrım bu ne güzel bir kokuydu bu böyle. Kendimi kaybetmiştim, adeta sikimi kerpetenle sıkıyorlardı, dizlerimin bağı çözülmüş ne yapacağımı bilemiyordum. Sikimi çırakıp, külotun ıslanmış yerine başını sürtmeye başlamıştım ki, zangır zangır titreyerek yoğun bir biçimde boşaldım. Hayatımda böyle birşey ve bu kadar yoğun boşalmam ilk defa oluyordu. Tam bu sırada kaynanam banyonun kapısını açtığında dona kalmıştım. Kaynanamın da benden farkı yoktu. Kendini toparladı, hiçbir şey söylemeden elimden külotu aldığı gibi kapıyı kapatıp çıktı banyodan. Ne yapacağımı bilemeden çaresizce bekledim, kendimden çok utanmıştım. Aklım yerine gelmeye başlamıştı, demek ki kaynanam da benden etkilenmiş ki, amı sulanmış, belki de boşalmış diye düşündüm. Banyodan çıkarak yavaşça kaynanamın odasına yaklaştım. Kapısı hafif aralıktı, kaynanamı görebiliyordum. Elinde külotu, benim döllerimi inceliyor, hafif hafif kokluyor, eliyle hissediyordu. Beni görmemesi için geri çekildim ve kapıyı vurarark içeri girdim…

    Kaynanam kafası önünde, külotu bırakmıştı elinden. “Biraz konuşalım mı?” dedim. “Oğlum yalvarırım çık odamdan!” dedi. “Sakin ol, sadece konuşacam!” dedim ve yanına oturdum. Kaynanam yüzüme bakamıyordu. Elimle tutup yüzünü bana çevirdim, yavaşça dudağına bir öpücük kondurdum. Kaynanam hiç tepki vermiyordu, ben de yavaşça, onu ürkütmeden devam ettim. Boynunu, kulağını öpüyor, tekrar dudağına geliyordum, ama karşılık alamıyordum. Tam konuşacağı zaman elimi ağzına götürüp sus işareti yaptım ve tekrar yumuldum dudaklarına. Bu sefer hafif de olsa karşılık vermeye başladı. Ben de bu arada ellerimle göğüslerini sıkıp okşuyordum. Bu şekilde bir müddet öpüştükten sonra, kaynanamı yavaşça yatağa uzatıp, bacaklarının arasına girerek sikimi amında hissetmesini sağladım. Üzerindeki Bodysini çıkartmak için yataktan doğrulttum, Sütyenini de çıkarınca, elleriyle memelerini kapatmak istedi. Ama yavaş yavaş öperek ellerini çektirdim ve tekrar yatağa uzattım. Fazla sarkık olmayan harika göğüslerini deli gibi yalıyordum. Artık hafiften kaynanam da kıvama gelmiş, meme uçları kabarmıştı…

    Dilimle göbeğine kadar indim, eteğini hafiften beline dolamak istedim. Kaynanam eliyle beni engelliyor, “Oğlum yapma! Bu yaptığımız çok yanlış!” diyordu. Ama dinleyen kim? Beyaz külotunun içinde amı kabarmış, adeta sikime davetiye çıkarıyordu. Külotunun üzerinden amını okşarken, hafif hafif külotu ıslanmaya başlamıştı. “Hani yapma diyordun? Banyodaki külotun gibi bu da ıslandı, bir de amına sor istersen, istiyor mu istemiyor mu?” dedim. Kaynanam çaresizdi. Külotunu da çıkarttım. Gördüğüm manzara müthişti. İlk defa yaşlı biriyle sikişecektim, onların amı böyle olmaz diye düşünüyordum. Deli gibi kaynanamın amını yalamaya ve ısırmaya başladım. Müthiş zevk alıyordum. Amının suları yüzüme burnuma bulaşmış, hiç aldırış etmeden çölde susuz kalmış gibi yalamaya devam ettim. Kaynanam da iyice kıvama gelmiş, eliyle çarşafı sıkıyor, kafasını sağa sola sallıyor, hırlamalı sesler çıkartıyordu…

    Artık zamanı gelmişti, bir çırpıda soyunup, yarağımı tükürükleyerek amına hafiften bastırdım. O an kaynanamla göz göze geldik, mel mel gözlerimin içine bakarak, yapma der gibi bir ifadeyle boynunu sağa düşürdü ve gözünden yaşlar gelmeye başladı. Ama ben duracak durumda değildim. Ama garip birşey vardı, sanki bakire amı siker gibi girmekte zorlanıyordu sikim, kaynanam epeydir yarak yemediğinden olsa gerek. Yavaş yavaş git gel yaparak amının derinliklerine ilerliyor, yaşadığım anın tadını çıkartıyordum. Kaynanam da benden farksız, ohluyor ahlıyor, garip garip sesler çıkartıyordu. Ben biraz hızlanıp, biraz yavaşlıyordum. Tam bu sırada kaynanam kasılmaya başladı, çarşafı yırtacak gibi sıkıyor, deli gibi kafasını sağa sola sallıyordu. Ben mesajı almıştım, daha da hızlanarak sikimi amının derinliklerine dibine kadar sokuyor geri çekiyordum. Kaynanam uzun zamandır yaşayamadığı orgazmı altımda titreyerek kasılarak yaşıyordu. Kaynanamın amından çıkan sular çarşafı resmen göle çevirmişti. Kaynanamın orgazmını geçirmeden devam edip hızlı hızlı sikimi sokup çıkarttım. Artık benim de daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı, ben de boşalmak üzereydim. Kaynanamdan ilk defa, “Devam et, durma neolur, yine gelecem!” sözünü duydum ve aynı anda boşaldık!

    Birbirimize hiçbirşey demeden ve sikimi amından çıkarmadan, kaynanamın üzerine yığılmış vaziyette uyuduk. Uyandıktan sonra kaynanam kendi isteğiyle sikimi elleyip kaldırarak, üzerine oturdu ve kendini siktirmeye başladı. Tıpkı bir Amazon gibi ata biner vaziyette, kendini bir öne bir arkaya atarak, sikimi en derin yerine alıyordu. 10 dakika sonra daha da hızlandı ve bağıra bağıra boşalıp üzerime yığıldı. Ben daha boşalamamıştım, kaynanamı üzerimden kaldırarak altıma aldım ve hızlıca amına girip çıkmaya devam ettim. 5 dakika sonra müthiş bir şekilde kaynanamın amına döllerimi akıttım. Birbirimize sarılarak, canımlı cicimli konuşmaya başladık. Kaynanama, “Beni ne zamandır arzuluyorsun?” diye sordum. “Sinan yavrum ben seni bu eve taşındığım günden beri arzuluyorum. Rahmetliden başka kimseyi görmedim bu hayatta, onun için sana açılmadım. Ama hep seni düşündüm, kendi dünyamda rahatladım!” dedi. O gün kaynanamla sabaha kadar değişik pozisyonlarda sikiştik. Ama ne yaptıysam o gün bir türlü sikimi ağzına almadı, hiç yapmamış.

    Kaynanamla ilişkimiz yaklaşık 7 yıldır devam ediyor. Artık ağzına da alıp boşaltıyor, küçük göt deliğinden de sikiyorum 🙂

    aldatma hikayeleri ensest hikaye ensest hikayeler ensest sex erotik hikaye erotik hikayeler
  • Karımın Götünü Zekle Siktim

    Karımın Götünü Zekle Siktim

    Karımı ne zaman götten sikmek istesem şiddetle reddeder, siktirmezdi. Bu isteğime engel olamıyordum, artık ne pahasına olursa olsun karımı götten sikecektim. Bir plan yaptım ve uygulamaya koyuldum. Satın aldığım azdırıcı damlayı, sevişme gecemizde karımın kahvesi ile birlikte içtiği suyun içine 5-6 damla damlatıp, içmesini sağladım. Azdırıcının etkisini göstermesini beklerken karımın yanına oturdum, yavaş yavaş okşamaya, saçlarıyla oynamaya başladım. Yarım saat kadar sonra, karım da artık benim üstümdekileri çıkartmaya, dudaklarımı öpmeye, emmeye başladı. Ben de karımı soymaya başladım, önce badisini ve südyenini çıkarttım, serbest kalan memelerini emmeye başladım. Bir elimle amını okşuyor, yavaş hareketlerle parmaklıyordum…

    Memelerinden göbeğine, ordan amına inip, emiyor, amına dilimi sokup karımı delirtiyorum. Bu şekilde 10-15 dakika kadar emdikten sonra, karım bana, “Hadi, kudurttun beni, gir artık!” demeye başladı. Fakat asıl şimdi başlıyordum, dilimi amından göt deliğine kaydırdım ve dillemeye, parmağımla oynamaya başladım. Karım her zaman, “Sakın oraya dokunma!” derdi, ama bu sefer sesini çıkartmadı. Ben bundan cesaret alıp parmağımı sokmaya başlayınca, “Hayır yapma!” dedi. Ben de, “Birşey yapmayacağım, sen kendini bana bırak karıcığım, tadını çıkart, gevşe!” dedim, bir yandan da parmağımı göt deliğinde hareket ettiriyordum. Karım ise sürekli, “Oramla oynamayı bırak da amımı sik!” diyordu.

    “Tamam karıcığım!” diyerek, karımı yüzüstü yatırdım, göbeğinin altına iki yastık koyup, arkadan amına sikimi sürtmeye başladım. Karım, “Artık gir, dayanamıyorum!” demeye başlayınca sikimi tek hamlede amına soktum. Karım, “Ihhhh!” diye ses çıkarttı ve “Hadi devam!” diye inlemeye başladı. İlk defa bu kadar ateşli sevişiyordu. Planım tam istediğim gibi devam ediyordu. Amına girip çıkarken, orta parmağımı iyice tükürükleyip göt deliğine tekrar sokmaya başladım, aynı anda iki deliğini de doldurmuştum. Karımın artık inlemeleri artmış, altımda zevkten kıvranıyordu. Parmağımı göt deliğinden çıkarttım ve daha önceden ayarladığım losyonu çaktırmadan elime alıp kapağını açtım, sikimi amından birden çıkartıp, losyondan elime alıp sikime iyice sürdüm. Karım, “Neden çıkarttın? Sakın bitti deme, hadi devam et!” dedi…

    Kafasını kaldırıp bana çevirecekken, ensesine eğilip öpmeye başladım ve “Tamam, şimdi tekrar içine girecem, gevşe, kendini bana bırak!” dedim ve götünün yanaklarını ayırıp göt deliğini ellemeye, losyonlu parmağımı götünün deliğine sokup çıkarttım. “Ne yapıyorsun? Orası olmaz!” dedi. “Tamam, ordan yapmayacağım!” dedim, ama yine de göt deliğine sikimi dayayıp ittirmeye başladım. “Hayır yapma!” demeye ve debelenmeye başladı. Fakat üstüne abanıp sikimi iyice ittirip götüne tamamını soktum. Karım birden tiz bir çığlık attı ve “Çıkart lütfen, yapma, acıyor!” diyordu. Bense yıllardır sikme özlemi çektiğim karımın götünü sikmeden bırakmayacaktım, ne pahasına olursa olsun. “Az bekle karıcığım, şimdi acısı geçecek, gevşe, zevk alacaksın!” diyerek biraz hareketsiz bekledim. Karım sürekli, “Hadi çık!” diye yalvarıyordu…

    Ben artık yavaş yavaş hareketlenmeye başladım ve karımın götüne girip çıkıyordum. Karım da artık sesini kesmiş, işimi bitirmemi bekliyor gibiydi. Ama birkaç dakika sonra artık o da kısık sesle inlemeye ve zevk almaya başlamıştı. Artık içim rahatlamıştı ve daha bir zevkle karımın götünü sikmeye başlamıştım. “Götünü sikmek çok zevkli oluyormuş karıcığım, bak artık sen de zevk alıyorsun, güzel değil mi canım?” dediğimde, “Evet canım, çok güzel, hadi devam et, götümün derinliklerine boşal!” demesi beni iyice azdırmış, elimi karımın amına atıp klitorisini okşayarak, sikimi götüne köküne kadar sokmaya başlamıştım. Birkaç dakika sonra artık dayanamadım ve son kez abanarak köküne kadar sokup götünün derinliklerine boşaldım. Artık ikimiz de bitmiştik. Sikimi karımın götünden çıkarmadan yan devrilip sarıldım ve öylece uzandık, sikim götünün içinde uyduk…

    Sabah olduğunda karım bana sarılıp dudaklarımı öperek uyandırdı beni ve “Götüm de amım gibi artık senin, isteğin zaman sikeceksin, hadi tekrar götüme gir de, mahrum kaldığım bu zevki tadayım!” diyerek götünü döndü. Artık karımın hasta olduğum götünün derinlikleri de bundan sonra sikimin yuvası olmuştu 🙂

    anal sex hikayeleri anal sex hikayesi ensest hikayeler erotik hikayeler porno hikaye sex hikaye sex hikayeleri
  • Otel Odasında Harika Bir Sikiş

    Otel Odasında Harika Bir Sikiş

    Ankaraya ucakla mi otobusle mi gitsek diye tartisirken arkadas grubumuzdan tunc ucakla gitmemizi ancak bunu tur yerine kendimizin ayarlamasini boylece belli degil de istedigimiz otellerde dolasa dolasa kalabilecegimizi soylemistiBizde bunu ok`liyerek cumaya ankara icin bilet aldik.Ve o gun geldi catti4 kisiydik.

    Ben,tunc,ercan ve sibel.Bayagi eglenceli ve heyecanli bir gunun ardindan evleri terkedip havaalaninda bulustuk.Boarding anonsuna kadar biraz muhabbet sigara molasi yapip ucaga gectik ve kalkis anini bekledik.aslinda hepimizin amaci eglenmekti ama ben uzun zamandir istanbul disina ciktigim icin ve nasilsa gozden zuak yerler diye cilginlik falan yapabilirim dusunceleriyle 2 kat heyecanliydim.

    Tabi ne yapabilecegimi bilmiyordum.ankaraya vardigimizda gece saat 21.15 tiNerede kalab,ilecegimizi dusunurken yer gorevlileri yardimci oldu ve havaalanina yakin bir otelden bahsettiler.Bizde oraya dogru yol aldikBagaj alma servis bekleme derken zaten cok yorulmustuk.Otele vardigimizda bayagi nezih ve hos bir yer oldugu hemen belli oluyordu.

    Ercanla sibel sevgililerditemmuzdada evleneceklerdiErcan “Biz sibelle odaya cikiyoruz yemege kadar inmeyiz“ deditunc ta siritinca ercan biraz utandi ama yinede sibele caktirmadiTunc ta “bende odaya cikip uyuycam“ deyince sanirim herkes sen ne yapacaksin gibilerinmden bana bakti

    Ben de yorgun oldugumu ama uyumöadan once otelin masaj salonu varsa masaj yaptiracagimi oyledimBoylece herkes anlasarak yemekte bulusmak uzere ayrıldık.Resepsiyondan masaj var mi yok mu ogrenip salona gecmek icin 2 kat asagiya indimguzel bir yerdi ama genelde tur yolcularini agirlayan bir otel oldugundan ve eylül aylari oldugu icin bom bos sayilirdi

    Salona gecip once saunanin yerini ogrenmek istedimO sirada gozume 35-36 yaslarinda 1.70 75 kiloa girliginda esmer tenli bir bey dikkatimi cektibem beyaz giyinmisti doktor gibiDanismaya benzer bir platform ardinda bana bakiyordu ve buyrun diye seslendisaunayi ve masaj yerini sorunca masaji ben yapiyorum saunada ilerde sagda dediOk ben dus alip dinlenip masaja gelicem deyip ayrildim ve saunaya gectim.

    Saunada bayagi mayismistimSicak tum iliklerime islemis ter icidne kalmistimcikip soguk dus alip tekrar girdimBus efer dagida relax oluyordu insanKum saatini dondurup 15 dakika daha iceride kaldim.boylece iyice dinlenmis oldum ama hala yorgun hissediyordumckip dusumu alip masörün yanina gittim

    İsmi mehmet tiMasaj salonuna birlikte ilerlerken 3-5 havadan sudan konusuyorduk.salona girince karanlık ir odada orttada uzunca bir masa ve yanda da bir masa ustunde kremler halular vardiduvarda masörün sertifikaları ve rehabilite uzmani oldugunu gösteren belgeler bulunuyorduicimde aman iyi,iyi bir dinlence cekerim dedimadam uzman olmaliydi.

    Ne kadar sürer memhmet bey dedigimde masaj 1 saat e yakin surer dinlenmene bak dedi.konusmasi duzgun bir turlkce degildi herjhalde gocmen olmaliydi ve ulkesinde bu isi ogrenmistibunlari dusunurken neyse deyip masaya yoneldim

    Yanliz altimöda bisi yok dustan ciktim dedimYa sorun degil su pstamali alın dedionume tutup simdi havlunu sıyır dedisıyırınca cıroıl cıplak kaldımoda pestamali ustume sardisimdi yuzustu uzan dediuzandim ve mehmette havluya bicşim verip bacaklarımı sırtımı acık bırakacak sekilde toparladı ve sonra kapıyı kapatıp los ısıgı actı

    elini ozel kremle kremleyip bacaklarıma dokup masaja basladidaha 2 dakıka gecmeden rahatlamaya basladıgımı hissedip dusuncelere daldım

    Bacaklarim kalcamin ayrisi kasiklarim ortadaydi ve mehmet bacaklarimi guzelce yoguruyorduarada bir kremli eli kasiklarimda tasaklarima degmeye basladiginda ilk basta dusunmemeye calistim ama nafile sikim kalkiyordu

    Elimde degildibas parmaklari kasiklarimdan ice dogru kivriliyor ve parmaklari tasaklarima degiyorduHatat arada bir eliyle soyle bir uzerlerinden geciyordusikim karnımın altında ok gibi olunca utanmaya baslamistiminsallah yuz ustu donene kadar iner dedimsonra sırtımı ovalamaya basladı

    sonra 1 dakka deyip iceri gwecti ve dondugunde oda pestemalleydive sırtıma masaj yapmaya devam ettiyarım saat sırt omuz kol bolgelerinden sonra hadi yuzunu don dedi ve döndümgözüme dşinlendirici bezden bir gozluk takti ve havluyu kasık bölgemde yopladiyine bacaklarimdan masaja basladi.

    ama maalesef sikim hala tas gibiydinadiren konusuyorduk.Mehmet masallah zpkin gibi cocukmussun dediKusura bakma mehmet ya elimde degil oldu valla bosver dedimutanctan kelimelerde karisti agzimdaYa evlat bosver olur dedisikim pestamel uzerinden tepe gibi gorunuyor olmalıydı

    adam tekrar kasıklarımı ovuyor karnıma dogru cıkarken kolu eli sikime degiyorduBirden elim o bölgeye gidebilir ovarken utanma dedibu sefer rahatladimnasilsa masör oydu ve isi geregi olcak diye soyledi bana bosver utanmayı dedive rahatlamaya baktımeliyle sikimin cevresinide ovuyordusikim zaten traslıydı elinin sıcaklıgını hissediyordumartık demir gibi olmustu sikim

    sıvazlamaya basladiBirden sik,imi avucladi mehmetSasirdim ama sesim solugum kesildizaten gözlükten bakamıyordumsıvazlamaya basladi.Ben susmus ne oalcagini bekliyordum amöa kalbim güm güm atiyoırduböyle bir sey yasar miyim acaba diye heyecanlanmsistin

    mehmet oglum kazık gibisin biraz rahatlatayım seni deyip aniden tasaklarima dila tip sikimi vakum gibia gzinin derinligine kadar sokup cikarmaya basladiaman allahim böyle bir duygu olacaks ey dedigldimükemmel yalıyor emiyorduparmagimla hafiften gözlügü araladim.ç.mehmet pestamalini atmistibalik etli yaslica bir adamdi iste ama ben bu isi yapmasina zevkim icin musade edip susuyordum

    mehmet ara pestamalinide cikardiyuzu gozukmuyordusomurup sikğimi emip yutkunuyordubogazina kadar sokup cikariyorduGözüm götüne dikildiyandan da olsa büyük etli bir götü vardi ve kilsizdisonramasaya dogruldu ve ustume ters sekilde bindiben,im izledigimi anlamamisti

    götü tam gözümün önündeydi ve deligi mühür gibi aciliyordu zevktenpatlicak gibiydim ama kendii tutuyordum.dahada yuzume dogru geldi ve skimi iyice emmeye basladiharikasin evladım oglum benim tas gibi sikin var,amcani mutlu et dedi.ben hala suskundum.

    Birden gözlügü attimzaten biraz karanlikti odacok hostu ortamhemen az dogrulup götüne yapistimtertemizdi belli ki dus almisti masaja baslamadan oncehemen dillemeye deligini emmeye basladimkalcalarini salliyor yuzume bastiriyordu.ve aniden kalk evlat dedikalktim masadan ve masaya cikti.

    Ve kopek pozisyonunda domaldihadi gel sik bakalim begenecek misin dediciktim ve elimi azcik kremleyip sikime sürdümMehmetina rkasinda yerimi aldim ve deligine sikimi bastirmamla icine zipkin gibi girdimtasaklarim kocaman göt yanaklarina yapismistimehmet uvvvv,ohhhhh acit daha hızlı kanat deyip hadi sik beni deyip yavasca inliyordu

    böylece mehmetin arkasinda götünü pompalamaya,ileri geri saydırmaya baslamistimaldigim zevki anlatmak mumkun degil sicacik dap dar bir sey sikimi kavriyordu sımsıkıkreminde verdigi vıcıklıkla tasaklarım götüne şaplak atıyorşakkk şakkk şakk sesler cıkıyorduen sonunda gelicem dedigimde mehmet hemen one atılıp hızla geri döndü ve sikimi gırtlagına kadar soktu

    bende böylece mehmetin bogazindan asagiya volkan gibi patladimsaçindan tutup bastırıyordum oda somuruyordubiberon emer gibi son damlasina kadar lıkır lıkı icti.toparlanip dusa gittimolay bitince ikimizde suskunduk bir sey olmamis gibiama o otelden ayrilana kadar mehmeti defalarca siktim

    masaj salonundadustatuvalettebodrum katindakapi ardindaher yerde siktimboylece mehmet sayesinde göt manyagi oldum,erkeklerin kalcasina bakmadan edemez hale geldim

    seks hikayeleri sex hikaye sex hikayeleri sex hikayesi
  • Oğlum Ve Arkadaşı Beraber Sikti Beni

    Oğlum Ve Arkadaşı Beraber Sikti Beni

    Merhaba, ben Serpil. 42 yaşında, 1.69 boyunda, 68 kiloda, sarışın, beyaz tenli, dolgun ve diri vücutlu, bakımlı bir bayanım. Dulum. Eşim iki sene evvel trafik kazasında vefat etti, ben de oğlumla başbaşa kaldım. Bir giyim mağazamız var, durumumuz oldukça iyi. Bu olay başımdan geçtiğinde oğlum Emre 19 yaşındaydı. Yaz tatili için Alanya’daki yazlığımıza gitmeye hazırlanıyorduk. Emre, “Anne, Murat ta bizimle gelmek istiyor.” dedi. Ben de, “Tabii oğlum, gelsin.” dedim. Murat Emre’nin en iyi arkadaşıydı, o da 19 yaşında bir delikanlıydı. Hazırlığımızı tamamlayıp geceden yola koyulduk.

    Sabah saat dokuz civarı yazlığa vardık. Eşyaları yukarı çıkardıktan sonra, “Ben üstümü değiştireyim.” diyerek odama girdim. Havalar çok sıcak olduğu için kapıyı tam kapatmamıştım. Üstümdeki elbiseleri çıkarıp altıma bir şort üstüme de bir askılı badi giydim. Tam arkamı dönüp kapıya yöneldiğimde, kapının önünden bir karaltının uzaklaştığını gördüm. Oğlumdur diye umursamayıp çıktım. Aşağı inip sağı solu toparlayıp düzeltmeye başladım. Ben temizlikle uğraşırken Murat hep benim yanımda geziyordu. Sonra bunun sebebini anladım, ben temizlik yaparken eğilip kalktığımdan göğüslerim gözlerinin önüne seriliyordu. Başta sinir olmuştum Murat’ın göğüslerime bakmasına, ama sonra bu iş hoşuma gitmişti. Neyse temizliği tamamlayıp, bazı eksikleri alması için Emre’yi alış verişe gönderdim. Murat ta, “Serpil teyze ben bir duş alayım.” dedi ve banyoya gitti…

    Duş bahaneydi, kesin 31 çekmeye gitmişti. Bir iki dakika sonra banyonun önünde soluğu aldım ve anahtar deliğinden bakmaya başladım. Tam da tahmin ettiğim gibi, Murat yarrağını çıkarmış 31 çekiyordu. Oldukça büyük bir yarrağı vardı. İki senedir elime erkek eli değmediği için amım bir anda sulanıverdi, elimi amıma attım ve okşamaya başladım. Murat gitgide hızlanıyordu, tabii ben de. Bir süre sonra Murat öyle bir boşaldı ki, dölleri duvardaki fayanslara fışkırdı. Tabii o anda ben de orgazm olmuştum. Hemen toparlanıp sessizce odama gittim ve vıcık vıcık ıslanmış külodumu değiştirdim. Murat banyodan çıktığında Emre de marketten gelmişti.

    Kahvaltı tarzında hafif bir öğlen yemeği hazırlayıp yediğimizde, bu arada saat te 14:00 civarı olmuştu. “Hadi denize gidelim!” dediler. “Tamam gidelim!” dedim ve bikinimi giymek için odama çıktım. Odamın kapısını bu sefer bilerek aralık bırakmıştım, acaba Murat dikizleyecek mi diye. Soyunup, özellikle en küçük bikinimi giydim, göğüslerim bikiniden taşacak gibi duruyordu. Arkamı döndüğümde kapıda kimse yoktu. Emre’nin, “Hadi anne yaa, nerde kaldın!” demesiyle, “Tamam hazırım!” dedim ve aşağı indim. Emre, “Amma oyalandın anne yaa!” diyerek yazlıktan çıktı. Ama Murat öylece durmuş, tepeden tırnağa vücudumu süzüyordu. Gülümseyerek Murat’ın yanından geçtim ve biz de çıktık…

    Sahile vardığımızda havluyu serdim ve üzerine oturup sağa sola bakınmaya başladım. Emre ve Murat denize girmiş yüzüyorlardı. Sonra bir ara Murat denizden çıkıp yanıma geldi ve “Serpil teyze güneşin altında böyle oturursan yanacaksın, güneş kremi süreyim sana!” dedi. “Tamam!” diyerek havlunun üzerine uzandım. Murat güneş kremini sırtıma sürerken sanki vücudumu okşar gibi yavaş hareket ediyordu. İçim bir hoş olmuştu, ben de Murat’ı iyice azdırmaya karar vermiştim, “Muratcığım bikiniyi çöz de iz kalmasın!” dedim. Murat, “Tamam Serpil teyze!” derken sesi titriyordu. Bikinimin ipini çözdü ve sırtımı yağlamaya devam etti. Bu arada ben de iki senenin özlemiyle iyice azmıştım ve amım yine sulanmaya başlamıştı. Murat işi ilerletmiş göğüslerimin yana doğru taşan kısımlarını kremliyordu. Kafamı çevirip baktığımda yarrağı kalkmış, nerdeyse mayosunu yırtıp dışarı çıkacaktı. Bacaklarıma filan da sürdükten sonra, “Tamam oldu, ben gidiyorum!” diyerek koşarak denize gitti…

    Ben bir süre güneşlendikten sonra doğrulup bikinimi bağladım, ön tarafımı kremlerken baktığımda Murat yalnız başına denizde duruyordu, Emre yoktu yanında. Ben de kalkıp denize girdim. Murat’ın yanına giderek, “Emre nerde?” diye sordum. “Bir kızla çıktı gitti!” dedi. “Sen niye gitmedin?” diye sordum. Murat ta, “Onlar eskiden tanışıyorlarmış, bir işleri varmış, akşama geç gelecekmiş…” falan dedi. Ben de gülümseyerek, “Ne işiymiş o?” dedim. “Yaa Serpil teyze, sorma işte!” dedi. “Tamam, tamam!” diyerek buna su sıçrattım, o da bana sıçrattı, ben bunun üstüne atladım ve suda oynaşmaya başladık. Murat’ın eli vücudumun her yerinde geziyordu, bu çok hoşuma gitmişti ve ben de mahsus bunun yarrağına elimle çarpıyordum. Bir saat kadar oynaştıktan sonra sudan çıktık. Bir süre güneşlendikten sonra, “Hadi gidelim artık!” dedim. Kalktık ve eve gittik…

    Üzerimi değiştirmek için odama girdiğimde amım halen cayır cayır yanıyor, canım müthiş sikilmek istiyordu. Fakat Murat’la bu iş olmazdı, oğlumun en yakın arkadaşıydı diye düşünürken, Murat, “Ben duşa giriyorum Serpil teyze!” diye seslendi. Kendime hakim olamadım ve çırılçıplak vaziyette hemen banyonun önünde aldım soluğu. Kapının deliğinden baktığımda Murat yine 31 çekiyordu. Artık ne olacaksa olsun diye düşünerek kapıyı açıp banyoya daldım. Murat elinde yarrağı ile bana bakıp kalmıştı. İkimiz de bir tek kelime etmeden bunun yanına gittim ve “Bu ateşi sen yaktın, sen söndür!” diyerek bunun dudaklarına yapıştım. Deli gibi öpüşüyorduk. Yarrağını elime aldığımda içim titremişti, kolay değil, iki senedir yarrak yüzü görmemiştim. Hemen eğilip yarrağını ağzıma aldım. Murat ta saçlarımdan tutmuş bastırıyor, yarrağını gırtlağıma kadar sokup çıkarıyordu. Sonra kalkıp tekrar dudaklarına yapıştım. Biraz daha öpüşüp banyodan çıktık ve odama gittik…

    Yatağa uzanıp, “Hadi gel!” dedim. Murat bacaklarımı aralayıp üzerime uzandı ve dudaklarıma yapıştı. Bir müddet öptükten sonra göğüslerime geçti. Ordan aşağılara doğru kayarak amımı yalamaya başladı. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, Murat’ın saçlarından çekerek, “Sikeceksen sik beni artık!” dedim. Murat, “Tamam Serpil teyze!” dedi ve yarrağını amıma soktu. Yarrağı sanki içimi yararak girmişti amıma. Yavaş yavaş sokup çıkarıyordu. Dayanamadım ve “Hızlan!” diye bağırdım. Murat git gide hızlanırken, ben de bacaklarımı beline dolamış, yarrağının daha derinlere girmesini sağlıyordum. Bu arada ben ikinci orgazmımı yaşıyordum. Birden pozisyon değiştirip ben üste çıkmıştım, Murat’ın yarrağı üstünde bir jokey gibi zıplıyordum. Murat, “Boşalacağım!” dedi. Ama ben istifimi bile bozmadan zıplamaya devam ettim ve Murat bütün döllerini içime boşalttı. Aynı anda ben de üçüncüye orgazm olup Murat’ın üstüne yığılmıştım…

    Murat’ın boşalmasına rağmen yarrağı halen içimde kütük gibi duruyordu. Bir iki dakika öyle kaldıktan sonra birden beni kaldırıp önünde domalttı, arkadan amıma girip beni köpekleme pozisyonunda sert sert sikmeye başladı. Sonra kollarımı ve bacaklarımı yanlara çekiştirip beni yatağa yüz üstü yapıştırıp üstüme abanarak beni sikmeye devam etti. Öyle bir sikiyordu ki beni, altında ağırlığıyla zevkten dört köşe oluyordum. Birkaç dakika kadar o pozisyonda siktikten sonra beni çevirip sırt üstü yatırdı ve göğüslerimin üstüne oturup yarrağını ağzıma verdi. Yarrağını deli gibi yalıyordum. Bir iki dakika yalattıktan sonra ağzıma öyle bir soktu ve titremeye başladı ki, ağzıma boşalıyordu. Çıkarmak istedim ama başaramadım, bütün döllerini ağzıma boşalttı, ben de mecburen bütün döllerini yuttum. Murat, “Harika bir kadınsın Serpil teyze!” diyerek yanıma yattı, biraz göğüslerimi okşayarak boynumu boğazımı öptükten sonra, “Ben bir duş alayım…” diyerek kalktı odadan çıktı.

    Ben zevkten mayışmış bir şekilde kalkamamıştım. İki yıldır yarrağa hasretlikten sonra ilk defa sikilmenin yorgunluğuyla biraz daha yattım. Aşağıdan konuşma sesleri gelince ne oluyor diye merak ettim, üzerime sabahlığımı geçirip aşağıya indim. Emre gelmiş, Murat ta duşunu almış banyodan beline doladığı havluyla salonda oturmuş, gülüşerek konuşuyorlardı. Ben olanı biteni anlamaya çalışırken, Emre gülümseyerek başıyla Murat’ı işaret etti ve “Sana sürprizimi beğenmişsin anne!” dedi. Ben şok olmuştum, kaçarcasına hemen odama geri döndüm kapımı kapadım. Doğrusu utancımdan ne düşüneceğimi bilmiyordum. Oğlum beni en iyi arkadaşına siktirmişti. İki dakika sonra kapı açıldı Emre odama girdi. Ben öylece oturuyordum. Yanıma oturdu ve, “Anne, senin daha fazla erkeksiz kalmana gönlüm razı olmadı. Adının kötüye çıkmasını istemediğin için kimseyle beraber olmadığını biliyordum, o yüzden böyle bir oyun yaptık. Bunda utanılacak bir durum yok, Murat’a sonuna kadar güvenebilirsin ve istediğin zaman beraber olabilirsin!” dedi.

    Emre’ye sarılıp yanaklarından öperek, anlayışı ve beni düşündüğü için teşekkür ettim. O günden beri Murat’la karı koca gibiyiz, istediğimiz zaman sikişiyoruz. Emre yanımızda olsa da, Murat’ın canı sikişmek istediğinde Emre’den müsade isteyip, beni odaya götürüp bir güzel sikiyor. Sikilmek kadar güzel birşey yok, hele yediğiniz yarrak oğlunuz yaşında gencecik bir delikanlının sert yarrağıysa 🙂

    porno hikayeleri porno hikayesi porno sex hikaye resimli sex hikayeleri seks hikaye
  • Karımın Bakire Yeğeni

    Karımın Bakire Yeğeni

    Yaz tatilini memleketimizde geçirmiştik. Dönerken baldızımın kızı Leyla’nın Ankara’ya gelmek istediğini söylemesine pek sıcak bakmamıştım, ama karım olur deyince bir şey diyemedim ve bizimle geldi. Bizde iki hafta kalıp dönecekti. Leyla 16’sına yeni girmiş, modern giyinen, açık bir kızdı, ama küçük şehirde fazla açılamıyordu. Bize geldiğinde açılıp saçılmış, tam bir çıtır olmuştu. İlk zamanlar aklıma kötü bir şey gelmiyor, Leyla’ya daha çocuk gözüyle bakıyordum.

    Hafta sonları uzun uyurum. Bir hafta sonu yine uyuduğum için, karım beni kahvaltıya uyandırmayıp, Leyla ile birlikte kahvaltılarını yapmışlar. Kalktığımda, karım, “Alışverişe çıkmam lazım, Leyla sana kahvaltı hazırlar.” deyip gitti. Ben de Leyla’ya duştan sonra kahvaltı yapacağımı söyledim ve duşa girdim. Duştan çıktığımda, Leyla mutfaktan seslenerek, “Enişte kahvaltını buraya mı hazırlıyayım?” diye sorduğunda, “Evet.” deyip mutfağa geçtim. Hava sıcak olduğundan altımda bir şort, üstümde bir tişort vardı. Leyla’nın da altında kısacık şortu ve dekoltesi oldukça fazla bir bluzu vardı, içinde sütyen olmadığı belli idi.

    Ben kahvaltıya oturdum, Leyla da çayımı doldurup mutfakta kaldı. Leyla’nın bakışlarından kafasının birşeylerle meşgul olduğu belli idi, ama benim yine aklıma kötü bir şey gelmiyordu. Leyla yanımdan geçerken bana sürtünüp geçiyor, bana baygın baygın bakıyor, buna rağmen ben pek aldırmıyordum. Konuşurken bir ara, “Enişte sabah kalkamadın, gece çok mu yoruldun?” dedi. Ben de, “Hafta sonları tembellik ediyorum işte.” dedim. Ama Leyla bu cevaba tatmin olmamış ki, “Teyzem çok mu yoruyor?” demez mi! “Sus kız, sen daha anlamazsın böyle şeyleri! Ayıp, teyzen duyarsa sana kızar! demem üzerine, “Teyzem akşama ancak gelir, onun alış-verişi biter mi? Bugün akşama kadar ikimiz yalnızız enişte!” deyip mutfaktan çıktı, odasına gitti.

    Kahvaltıyı bitirip salona doğru giderken gözüm odasının kapısına takıldı. Odasının kapısı aralıktı, içeriye baktığımda ne göreyim: Leyla üstünü çıkarmış aynada kendini izliyor ve orta boy portakal kadar olan memelerini okşuyor. O anda benimki bir ok gibi dikildi ve ne kadar onu izledim bilmiyorum, tam dönüp salona geçecektim ki, beni fark etti ve kapıya doğru gelerek, “Enişte memelerim çok küçük, hep böyle mi kalacaklar?” deyip memelerini göstermez mi!

    Ben her ne kadar tahrik olduysam da, “Kız üstünü çıkarırken kapını kapat!” diyerek salona gittim. Ama gördüğüm manzara karşısında kendime hakim olamıyordum. Hemen bir sigara yaktım ve kendi kendime (Kendine hakim ol, olmaz öyle birşey!) diyordum ki, üstüne yine dekolte bir bluz, altına dizinin üstünde bol bir mini etek giymiş bir halde salona geldi ve “Enişte neden kızıyorsun? Ben artık genç bir kız oldum ve erkeklerin beni beğenmesini isterim, yanlış mı?” dedi.

    Gelip karşımdaki kanepeye oturmuştu. Bazen bacak bacak üstüne atıyor, bazen de bacaklarını açarak bana nefis bir bacak ziyafeti sunuyordu. Bembeyaz ve yukarıya doğru kalınlaşan, yaşına göre muhteşem bacakları vardı. Erkek kadın ilişkileri, arkadaşlık falan derken konu sekse gelmişti. Konuşma esnasında heyecanlanmıştı ve acaip frikikler veriyordu. Bir ara gözüm kaydı ve bacaklarına bakarken, altında külot olmadığını fark ettim. Muhteşem bir şeydi bacaklarının arasındaki yeni tüylenmeye başlamış amcığı. Göğüsleri kadar amı da küçücük, ama muhteşem bir şeydi.

    Bir ara yerimden kalktım ve salondan çıkmak istedim, yoksa oracıkta onu sikecektim. “Enişte ne güzel konuşuyorduk, senden çok şey öğrenebilirim!” dedi. “Ben biraz hava alayım!” deyip balkona çıktm. Balkonda ne kadar kaldım bilmiyorum. Dağılmıştım. Yeğenim olması bir yana, daha çocuk sayılırdı, o istese bile nasıl olurdu? Biraz kendimi topladım ve salona döndüm.

    Tam içeri girecektim ki gözlerime inanamdım. Leyla kanepeye uzanmış, eli bacak arasında, amını okşuyor! Sırtı kapıya dönük olduğu için beni fark etmedi. Ben de elimde olmadan bir süre izledim. Leyla’yı izlerken yaslandığım kapı gıcırdayınca geldiğimi fark ederek hemen toparlandı. Ama gözlerime öyle bir bakıyordu ki, ilk tecrübesini yaşamak istediği belli idi. Hiç beklemediğim bir anda ayağa kalkarak boynuma atıldı, bana öyle bir sarıldı ki, sanki bana yapışmıştı. Göğüslerinin sıcaklığı içime işlemişti.

    Benim birşey dememe fırsat vermeden dudaklarımız buluştu, ikimiz de elektriğe kapılmış gibiydik. Bir anda elim götüne gitti. Kısacık eteği sıyrılmıştı. Elimin tenine değmesiyle benim alet taş gibi oldu. O da bunu hissetmişti ve kendini bana doğru iyice bastırıyordu. Onu kanepeye doğru götürüp yatırmak istedim, artık hiçbir güç beni o körpecik göğüsleri ve yeni tüylenmiş amcığı yalamaktan alıkoyamazdı. Niyetim biraz yalayıp boşalmaktı.

    O sırada Leyla kısık bir sesle, “Enişte teyzemi siktiğin yatağa gidelim, ilk kez seninle tatmak istiyorum!” demez mi. Benim birşey dememe fırsat vermeden, “Devamlı sizi izliyorum, çok harika şeyler yapıyorsun teyzeme, ben de istiyorum!” diyerek beni yatak odamıza doğru sürükledi ve beni yatağın üstüne iterek üstüme uzandı.

    Artık geri dönüşü yoktu, dudaklarımız yapışık vaziyette Leyla’yı altıma aldım, boynundan başladım yalayarak aşağı doğru iniyordum. Bluzunu çıkardım. O körpecik memelerini ağzıma alıp emerken inliyordu, “Devam et, çok güzel!” diyordu. Gerçi o devam et dese de demese de, ben durmazdım artık. Aşağı doğru, göbeğine ve sonunda bacak arasına inmiştim. Mini eteğini çıkardım, amcığının dudaklarına dilimi değdirdiğimde hem ıslaktı, hemde alev gibi sıcaktı.

    Amcığının dudaklarını ayırıp, adeta dilimle sikiyordum amcığını. Leyla’nın inlemeleri çoğalmış, nefes alış verişi hızlanmıştı, yarı baygın bir halde olacakları bekliyordu. Ben de tam azmıştım ve iyice kadurtmuştum, fakat amcığına giremezdim, Leyla daha bakire idi. Yüz üstü çevirdim. Götünün yanaklarını ve göt deliğini yalamaya başladım. Parmağımı sokarak göt deliğini alıştırıp götünden sikecektim. Önümde köpek pozisyonunda domalmasını istedim, hiç itiraz etmedi. O da olacakları merak ediyordu.

    Karımı götten sikerken kullandığım Bebe yağını çekmeceden alarak yarağıma ve Leyla’nın götüne sürdüm. Arkadan yanaşarak yarağımı göt deliğine dayadım, ama çok dardı. Götünün yanaklarını okşayarak gevşeterek kendisini bana bırakmasını istedim. Zorlayarak başını soktum. O da götünü kıvırarak almaya çalışıyor, ancak alamıyordu. Belinden kavrayarak birden yüklendim, göt deliğini yırtarak girmiştim! Ama Leyla öyle bir çığlık atmıştı ve bağırıyordu ki, zaptedemiyordum kızı. Yalvarıyordu çıkmam için, ama ben çıldırmıştım, sıkıca kavrayarak gidip gelmeye devam ettim. Biraz alışmış gevşemişti, sanırım zevk almaya başlamıştı. Birkaç dakika sikip götünün içinde patladım. İçinden çıkarak sikimi yıkayıp geldim ve ağzına verdim. Onun dar götünü bir kez daha sikmek istiyordum. Hali kalmamıştı ama yine de hayran hayran bakarak yalıyordu.

    Yalayarak yine kaldırdı yarağımı. Domalmasını isteyince, Leyla, “Ama ben kızlığımı sana vermek istiyorum!” dedi. “Bakiresin, ordan olmaz!” dememe rağmen, “Enişte sen bozmasan başka biri bozacak, beni bozan neden sen olmayasın?” deyince tekrar sevişmeye başladık ve istediğini yapmaya karar verdim. Hazır olduğunu anladığımda banyodan havlu getirdim. Havlunun üstüne sırt üstü yatırarak bacak arasına yerleştim, çok heyecanlanmıştı, bayılacak gibiydi. Saçlarını ve yanağını okşayarak, güzel sözlerle teskin ederken, yarağım da amcığının kapısında davet bekler gibi geziniyordu.

    Leyla iyice gevşemişti, tam zamanı diyerek kafasını soktum, fakat çok dardı. Bu işin yavaş yavaş olmayacağını anladığımda yüklendim ve bir hamlede taşaklarıma kadar girdim amcığına. Leyla yine bir çığlık attı ve ağlayarak, “Olmuyor enişte, sikin çok kalın, girmeyecek, lütfen yapma, bırak!” diyordu. Ağlasa da sızlasa da, yarağım sonuna kadar içinde idi ve ben o daracık amcıkta gidip gelmeye başlamıştım bile. Ben ileri geri hareket ettikçe Leyla rahatlamıştı ve kendini serbest bırakmaya başlamıştı. Birkaç dakika pompaladıktan sonra Leyla’nın kasıldığını fark ettim, orgazm olmuştu. Ben de daha fazla sabredemedim, amından çıkarak göbeğinin üzerine patladım.

    Kanlı havluyu Leyla hatıra olarak saklamak istedi. Sonra banyoya girdik, yıkandık. Bir saat sonra karım geldiğinde Leyla odasında uzanıyordu. Karım anlayacak diye ödüm patladı. Ama Leyla karıma aybaşı olduğunu ve sancısı olduğu için yattığını söylemiş. Kızı perişan etmiştim, ilk sikişten sonra bir hafta kendine gelemedi.

    Leyla Ankara’da işe girdi ve bizde kalıyor. Her fırsatta kendini sikmem için fırsat yaratıyor ve sikişiyoruz. Zamanla seks konusunda daha da gelişti, profesyonelleşti ve benim küçük orospum oldu. “Evlenene kadar sikmeye devam enişte. Evlensem de seni unutmam, yine sana siktirirm!” diyor 🙂

    anal sex anal sex hikayeleri ensest hikaye ensest hikayeler sex hikaye