Category: Uncategorized

  • Hamamda Tellak Fena Sikti – Gay Sex Hikaye

    Hamamda Tellak Fena Sikti – Gay Sex Hikaye

    Selamlar ben Can. 26 yaşında, 1.85 boyunda, 80 kiloda, beyaz tenli, pasif bir erkeğim. Bu olay ben 23 yaşındayken oldu. Ben ergenlik çağından beri hem kadınlardan hoşlanan hem de pasif dürtüleri olan biriyim. Dürtüleri diyorum çünkü herhangi bir erkekte beni çeken bir şey yok. Bir erkeğin altında pasif olmak, ona sakso çekmek, onu boşaltmak beni çıldırtan şey. Tip, fiziksel özellik, zeka, para, hiç biri çekici değil bir erkekte benim için. Hatta öpüşmeyi ve yiyişmeyi de sevmem erkeklerle. Daha doğrusu sevmezdim, ta ki adını sonradan öğrendiğim Şenol ile tanışana kadar.

    Bundan üç yıl önce internette dolaşıp aktif birini arıyordum. O sıra yaşadığım şehirde bir tellakın aktif olduğunu, hamamın müsait olduğunu yazan bir paylaşımını gördüm. Hamamda bir şeyler yaşama fikri hep beni çok azdırdığından ona yazdım. Yerini sordum, konuştuk ettik, ama ücretli olduğunu söyledi. Bunun için para vermek istemediğimden muhabbeti bıraktım, ama kendimce plan yapmaya başladım. Aradan biraz zaman geçince normal müşteriymiş gibi gidip amacıma ulaşacaktım. Resim falan atmamıştım, beni tanıyamazdı sonuçta.

    Aradan üç hafta geçtikten götümün etrafındaki kılları alıp lavman yapıp hafta içi sakin olduğunu düşündüğüm bir saatte hamamın yolunu tuttum. Hamamda gerçekten pek kimse yoktu, sadece iki tane tellak ve sonradan gördüğüm çıkmak için giyinen iki müşteri vardı. Şenol’u görür görmez tanıdım. 40’lı yaşlardaydı, yüzünü hiç görmemiştim, ama paylaşımlarında vücudunu paylaştığı için anlamıştım o olduğunu.

    Peştamalimi belime sarıp hamama geçerken, tellaklar kese köpük ister miyim diye sordular. “İsterim, ama önce biraz hamama girmek istiyorum, ben size söylerim!” dedim. Çünkü diğeri gelsin istemiyordum, Şenol’u görüp onu çağırmalıydım. Hamama girdim. Gözüm sürekli kapıda, gelen giden yoktu. Sonra içeri Şenol girdi, “Kese ister misin?” dedi. “Olur!” dedim. “Nerede yapayım, hamam boş kimse de gelmez bu saatten sonra, istersen burada yaparım?” dedi. “Diğer çalışan arkadaş yok mu?” dedim. “Yok, onun işi çıktı, senden sonra ben de burayı yıkayıp kapatacağım hamamı!” dedi. (Sonradan öğrendim, Şenol söylemiş gitmesini).

    Canıma minnetti. “Olur!” dedim. Göbek taşına sırt üstü uzandım önce. Keselemeye başladı. Ben beyaz tenli olduğum için hem sıcaktan hem de kesen kızarmaya başladım. Ön tarafımı yaparken pek hareketlenmedim, o da bir hareket yapmadı. Yüz üstü dönüp uzandım, ilk sırtımı ve kollarımı yapmasını istedim, sonra bacaklarımı yapmasını söyledim.

    Bacaklarıma sıra geldiğinde ben birazcık hareket edip peştamelimi gevşettim. Bacaklarımın üst taraflarına doğru çıktıkça benim içim gıdıklanıyordu. Bitirmeye yakın olduğunu hissettiğimde, bacaklarımın iç tarafını ve az üst tarafını hiç yapmadığını söyledim, oralara da yapmasını istedim. “Tamam!” dedi. Götüme kadar yapıyordu artık. Benim ise nefes alışlarım hızlanmıştı, çok azmıştım. Anlamıştı o da, eli götüme kadar geliyor, biraz bekliyor, beni ölçüyordu. Peştamal götüme kadar sıyrılmıştı, ama eminim götümün çoğu gözüküyordu.

    Sonra beni sırt üstü çevirip köpüğe geçti. Köpüğü üzerime bırakıp elleriyle dağıtıyordu. Bacağımın iç tarafını yaparken ben istemsiz bir şekilde inledim. Elini orada tuttu, çekmeden, “İyi misin yiğenim, bir şey mi oldu?” dedi. “Yok, çok güzel, devam et!” deyince o gerekli sinyali aldı ve bacaklarımı okşarcasına köpüklemeye başladı. “Daha da üstlere yapayım mı?” dedi. “Yap!” dedim. Eli bu sefer götümde geziyor, götümün yanakları arasına giriyordu. Ben de salmıştım kendimi, duyabileceği şekilde inliyordum.

    Parmağını deliğimin üstüne getirdi ve masaj yapmaya, ovmaya başladı. Sonra durdu ve elini çekti. “Devam et!” dedim. “Yiğenim senin gibi çok geliyor, biraz oynuyorum zevke gelip gidiyor, ben siki kaldırmış bir şekilde kalıyorum, siktirmeyeceksen uğraştırma beni!” dedi. Böyle argo konuşması beni daha da zevke getirdi ve “Ben kaldırdığım yarrağı indirmeden gitmem hiç bir yere!” dedim ve doğrulup oturur pozisyona geçtim.

    Ben böyle deyince bir anda bu geldi dudaklarıma yumuldu. Normalde hiç sevmem, ama karşı koyamadım ve karşılık verdim. Elimi direkt sikine attım, semsertti ve oldukça büyüktü. Dudaklarımı bırakıp, boynumu ve kulak mememi yalamaya başladı. Sonra, “Yat orospu!” dedi. Yattım, direkt sikecek sandım, okeydim buna, çok azmıştım. Yüz üstü çevirdi beni, götümü havaya kaldırıp iki şaplak attı götümün yanaklarına. Sonra götümün deliğine tükürüp sikini yerleştirmeye başladı. Milim milim deliyordu beni. Daha sikini doğru düzgün görmemiştim, ama bu kadar büyük olanını daha önce almamıştım. Ama canım yanmıyordu hiç, hem hamamın hem azmışlığın etkisiyle.

    Hepsini götüme soktuktan sonra hızlı hızlı sikmeye başladı. Sert davranıyordu, tadını çıkarmadan direkt hızlı hızlı sikmeye başlamıştı. İnlete inlete birkaç dakika sikti beni ve içime boşaldı. Bu kadar çabuk boşalacağını düşünmüyordum. “Çıldırttın beni orospu!” deyip sikini çıkardı götümden. Sikini su döküp yıkarken gördüm. Gerçekten çok büyük ve kalındı siki. Ama ben boşalamamıştım daha. Elimi sikime attım, 31 çekip boşalacaktım. Ama izin vermedi, “Daha işim bitmedi seninle orospu! Al bakalım şunu ağzına, senin gibi orospuyu bulmuşum bırakır mıyım hemen!” dedi.

    Sikini yalatmaya başladı. Tam küçülmemişti, ama halen çok büyüktü. Ben sikini yalamaya başlar başlamaz tekrar hareketlenmeye başladı ve çok sürmeden dimdik oldu. Ben halen çok azgındım. Bu sefer beni sırt üstü yatırıp bacaklarımı omuzlarına alarak sikti. Herhalde 20 dakikdan fazla sikti beni, ben de elimi sikime değimediğim halde iki defa boşaldım o sırada. O da boşalmaya yakın sikini çıkarıp ağzıma verdi ve döllerinin hepsini yutturdu. Ben neye uğradığımı şaşırmıştım, hafif baygın bir şekilde yatıyordum. İlk defa sikime dokunmadan boşalmış, inanılmaz keyif almıştım. Henüz resmen tanışmamıştık bile ve beni iki defa sikmişti, hem götüme hem ağzıma boşalmıştı.

    Sikilmekten dermanım kalmamıştı resmen. Zar zor ayağa kalktım. Elimi götüme götürdüm, deliğim açıktı, resmen hava girişini hissediyordum. “Çok iyisin orospu!” dedi. Ben de, “Ben hiç bir şey yapmadım bile, sen beni siktin mahvettin!” dedim. “Bu siki senin gibi alan olmadı şimdiye kadar!” dedi, götüme şaplak atıp beni öptü, ben de karşılık verdim.

    Ona, “Seni tekrar görmek isterim!” dedim. O da, “Karım olacaksan olur!” dedi. “O nasıl olacak?” dedim. “Bu götü başka kimse sikmeyecek, ben sikeceğim sadece, ben ne dersem onu yapacaksın bundan sonra!” dedi. “Tamam, karınım bundan sonra!” dedim. “Gel burayı temizle benimle!” dedi, hamamı temizletti bana. İşimiz bitti, hamamı kapattık. Ben gidiyordum ki, “Karımsın lan artık, bana geleceksin, yemek yapacaksın, hizmet edeceksin bana!” dedi. Böyle emir vermesi çok hoşuma gitti.

    İki aya yakın beraber yaşadık. Tam anlamıyla karısı yaptı beni. Beni sikmediği yer, şekil, pozisyon kalmadı. Bana kadın kıyafetleri aldırdı, evde onları giydirdi. Onun her şeyini yapan, istediği zaman siktiği biri haline geldim. Arada birkaç defa eve başka pasif veya kadın getirip beraber sikti bizi. Bunu kıskandım ve “Ben de iki aktifle sikişmek istiyorum!” dedim. İzin vermeyince bitirdik ilişkimizi.

    İlk başta zorluk çıkarmaya çalıştı, ama o ana kadar benim sadece feminen köle ruhlu halimi görmüştü. Sert halimi görüp ciddi olduğumu anlayınca zorluk çıkarmaya götü yemedi 🙂

    gay hikaye gay hikayeleri gay sex gay sex hikayeleri gay sex hikayesi
  • Olgun Teyzem Muhteşem Zevk Aldı

    Olgun Teyzem Muhteşem Zevk Aldı

    Herşey birkaç ay önce başladı. Sıkılmış ve nete dalmıştım. Oradan buradan derken seks hikayeleri içeren bir site geldi önüme. Okuduklarıma inanamadım. Anasını, bacısını sikenden, komşusunu, halasını sikene kadar herkes beni etkilemişti. Ben hayatımda hiç seks deneyimi olmayan biri olarak bunları okudukça sikim hiç inmek bilmiyordu. Bir yandan masturbasyon yapıyor, bir yandan da onların aldıkları zevkleri hissediyordum. Bir süre okuduktan sonra orgazm oldum, döllerim göğsüme, çeneme kadar fışkırdı, ilk defa masturbasyondan böyle zevk almıştım.

    Dışarı çıktım. Okuduklarımın etkisiyle yoldaki bütün kadınları sikişirken hayal ediyordum. Kadınların kocalarının altında inlemeleri sanki gözümün önündeydi, yaşlısı, genci, şişmanı zayıfı hangi kadına baksam seks makinesi gibi düşünüyordum.

    Akşam eve döndüm, Teyzem bize gelmişti. Yemek yerken, 42 yaşındaki teyzeme bakmaya utanıyordum. Teyzemi de sürekli kocasının altında zevkten uçarken hayal ediyordum. Teyzemin memeleri, bacakları, saçları beni çıldırtıyordu. Teyzem 1,65 boylarında, 70 kilo civarında, 2 çocuğu da lisede okuyan, düzgün tenli bir kadındı. Teyzemi sikilebilecek biri olarak düşünmek beni çıldırtıyordu. Odama geçtim. Google’a Teyzemi Siktim” diye yazdım aradım. Teyzesini sikenlerin hikayelerini okumaya başladım. Okudukça kudurdum. Banyoya gittim teyzemi düşünerek 31 çektim, kendimi rahatlattım.

    Odama döndüğümde teyzem odamdaydı, çok korktum bilgisayarı açık bırakmıştım. Sanırım teyzem okuduklarımı görmüştü. Hemen açık pencereleri kapattım. Teyzem, “Ne o? Bakıyorum büyümüşsün, seni yaramaz, sen bunları okuyacak yaşa geldin demek?” dedi. Teyzemden özür diledim. “Önemli değil canım.” dedi bana sarıldı. “Olağan şeyler bunlar, herşeyin bir çağı var, anlayışla karşılıyorum.” deyince, teyzemden anneme söylememesini istedim. Teyzem bana sarılınca sikim sertleşmeye başlamıştı. Teyzem bunu hissedince, “En iyisi gerçekten bir şey olmadan ben gideyim…” dedi ve salona gitti. Biraz sonra bende salona geçtim. Salonda teyzem bana bakıp gülümseyince ben mahçup oluyor, utanıyordum.

    Gece teyzemi hayal ederek bir daha 31 çektim. Sabah uyandığımda annem kahvaltı hazırlıyordu. Teyzem yardıma başlayınca, annem “Ben bir duş alıp geleyim, sen sofrayı hazırla.” dedi teyzeme. Ben de gelip muftağa oturdum. Teyzem eğildikçe kalçaları beni yakıyordu. Penye tişortünün üzerinden meme uçları sivrilmişti. İçim geçiyordu. Cesaretimi topladım teyzemin arkasına yaklaştım, arkadan beline sarıldım, önümü kalçalarına dayadım, bir süre bekledim. Teyzem, “Yapma, yaramaz çocuk seni!” dedi. “Teyze çıldırıyorum.” dedim. “Sen yeğenimsin benim, azıcık oynaşmana kızmak istemem, ama akşamki okudukların asla olamaz!” dedi. Korktum. Teyzem tepki göstermişti ama kalçasını da çekmemişti.

    Göğsümü sırtına dayadım, memelerini avuçladım, “Teyze, ben daha hiç bir kadına ellemedim, biliyor musun?” dedim. Teyzem, “Oğlum sen ciddi ciddi beni sikmek mi istiyorsun?” dedi. Kızardım, bir şey diyemedim. Teyzemin memelerini avucuma doldurmak beni uçurdu, sert sikim iyice kalçalarının arasına yerleşti. Arkadan teyzemin ensesini öptüm. Teyzemden hiç hareket yoktu, sanırım bu onunda hoşuna gitti. 2-3 dakika geçmemişti ki hızla pantolonumun içine boşaldım, gözlerimin önü karardı, dizlerim tutmuyordu. Teyzem döndü, “İsmet sen çıldırmışsın!” dedi. “Beni sen çıldırtıyorsun teyze!” dedim. Teyzem önüme, pantolonumun ıslanan yerine baktı, “Bak şimdi üzüldüm işte, boşa gitti…” dedi, elini uzattı fermuarımı açtı, sikimi tutup dışarı aldı. Sikimden daha spermler damlıyordu, eğildi sikimi öpmeye, döllerimi yalamaya, yutmaya başladı. Teyzemin bu hareketine çok şaşırdım. Teyzem sikimi öpmeye devam edince bu seferde ağzına boşaldım, bu sefer daha kötü olmuştum. Tüm bedenim sarsıldı. Tanrım bu böyleyse, sikmek nasıl bir zevkti acaba…

    Teyzem, “Annene yakalanacağız şimdi, hadi kaybol git şimdi!” dedi. Hemen fermuarımı çektim, içeri geçtim. Yaşadıklarıma inanamıyordum. Öz teyzemin ağzına boşalmıştım!

    Akşam herkes odasına çekildi. Ben kuduruyordum, teyzeme cepten mesaj gönderdim, (Teyzeciğim seni arzuluyorum, odana geleyim mi, ne dersin?) diye. Teyzemin de (Tamam, gel!) diye mesaj çekmesi bir oldu. Meğersem teyzem dünden hazırmış. Eğer umduğum olursa hayatımda bir ilki daha tadacaktım, teyzemi sikecektim. Sesizce süzüldüm teyzemin odaya. Yatağına girdim. Teyzem pijamasının altını ve külotunu çıkarmış olarak yorganının altındaydı. Hayatımda ilk defa bir amı böyle yakından görüyordum. Teyzem, “Öpsene şaşkın!” dedi. Amının dışını yalamaya başladım. Sonra kıllarının arasından dilimi içeri sokmaya başladım. Teyzemin amı mis gibi kokuyordu. Bir süre yaladım, dilim amının taa derinliklerindeydi. Seks benim düşündüğümden daha harika bir şeymiş. 5-6 dakika sonra teyzem, “Yeter, gir içime!” dedi. Teyzemin üzerine uzandım. Memeleri göğsümün altında yam-yassı oluyordu. Sikimi amının dudaklarının arasına yerleştirdim. Az sonra içine gireceğine inanamıyordum. Hafif hafif abandıkça sikim teyzemin amının içinde kayboluyordu, o kadar kolay giriyordu ki şaşırmıştım. Sikimin başında sanki bir ateş yanıyordu.

    Teyzem beni kalçamdan tutup kendine çekti ve birden inlemeye başladı. Teyzemin tırnakları kalçama batıyordu. Trans modundaydı. Teyzem orgazm oluyordu. Ben durmadan pompalıyordum. Sıra bendeydi, sikimi girebildiği kadar derine bastırdım. Uçuyordum. Hayatımda tadılmadık bir zevk yaşıyordum. Döllerim fışkırıyor fışkırıyor bitmiyordu. Döllerim çıkarken sikimin yandığını hissediyordum. Teyzemin üzerine yığıldım, bir süre öyle kaldım. Sohbete başladık, “Amcan 50yi buldu, çoktandır böyle sikilmeye hasrettim.” dedi teyzem. “Merak etme teyze, sen istersen herzaman gelir sikerim seni.” dedim. O gece sabaha kadar güzelce siktim teyzemi ve sabah olmadan kendi odama çekildim.

    Birkaç ay oldu, halen teyzemle fırsat buldukça sikişiyoruz. Yaşıtlarımın hayal bile edemediği zevkleri yaşıyorum. Teyzem de çok mutlu, ben de çok mutluyum 🙂

  • Kuzenim Domalınca Olanlar Oldu – Sex Hikayeleri

    Kuzenim Domalınca Olanlar Oldu – Sex Hikayeleri

    Sex Hikayeleri

    Ben denizcilik sektörüyle uğraşan, geliri ve imkanları iyi bir gencim. Fiziki yapım yeterince iyi, güçlü ve kaslı bir yapıya sahibim. Bir gün gemi kontrolünden geldiğimde kuzenim ve halam bizdeydi. Yazın sıcak olduğu için oldukça terlemiştim. Annem, “Yemek hazır hemen duş al yemeğe katıl!” dedi. Güzel ve çok odalı triplex evimiz var, hemen üst kata çıktım duşumu aldım ve yemeğe katıldım. Uluslar arası ilişkilerde okuyan kuzenim tatile gelmişti. Gayet keyifli bir şekilde yemeklerimizi yedik. Kız kardeşim, “Abi bizi Aliağa’ya çarşıya götürüp gezdirsene!” dedi. “Peki olur!” dedim, arabayla sahilden Aliağa’ya gezmeye gittik, kafelere, barlara takıldık.

    Alkolü severim, Rakı içerim. İzmir’in Rakısı meşhurdur, havası da, kızları da adama Rakıyı içirir. Rakımı içtim, kuzenimle kız kardeşim de bira içtiler. Vakit geç olmuştu. Eve geri geldik. Halamlar gitmişti. Kuzenim bizde kalacaktı. Kuzenim, “Benim daha uykum yok, evin önündeki havuza girelim, hararetimiz sönsün!” dedi. “Olur!” dedim, kuzenle havuza girdik gece vakti. Kuzenim bikinisini giymiş, iri göğüsleri küçük kalçası gözüme takılmıştı. İçim bir tuhaf oldu. Kuzenimle havuzda yüzüp el şakaları yapamaya başladık. Bu arada babamlar da eğlenmekten gelmişti, “Çocuklar biz yatıyoruz, siz de üşütmeyin gece vakti!” deyip odalarına gittiler. Biz biraz yüzdükten sonra havuzdan çıktık…

    İki havlu vardı yanımızda. Kuzenin havlu havuzda ıslandığı için, kurulanmak için benim havlumu aldı. Kuzenim ayaklarını kurulamak için önümde domalınca, bikinisi amının dudakları arasına sıkışmış, şeftalisi ve götünün deliği belirginleşmişti. Doğrulunca da uçları sivrilmiş göğüsleri bikiniden taşıyordu. O manzara karşısında çıldırmıştım ve benim yarak anında kalkmış, sertleşmişti. Kuzenim kurulandıktan sonra bana, “Nem çok fazla, terden uyuyamam, çok sıcak, senin odada klima var, ben de senin odada diğer yatakta yatsam olur mu?” dedi. “Olur!” dedim. Elimde olmaksızın aklımdan kuzenimi becermek fikirleri geçiyordu. Kız arkadaşımdan ayrılalı aylar olmuştu, aylardır sex de yapmamıştım.

    Odama çıktık. Ben altımda mayo, üstüm çıplak halde yatağıma girdim. Kuzen benim tişörtlerden birini aldı ve ışığı söndürüp, bikinisinin üstünü çıkarıp, benim tişörtümü giydi. Tam küçük yatağa yatmak üzereyken seslendim, “Kuzen benim yatak iki kişilik, gel yanıma uzan!” dedim, o da kabul etti. Girdi benim yatağa ve iyi geceler dileyerek, bana arkasını döndü yattı. Biraz zaman geçtikten sonra, kolumu kuzenimin omuzlarına değdirdim. Hiç tepki vermedi. Yan dönüp, hafifçe yaklaştım ve sikimi kuzenimin kalçalarına değdirdim. Tepki vermesi halinde uykumda yapıyormuşum numarasını çekecektim, fakat yine tepki yoktu. Bundan cesaret alıp biraz bastırınca, sadece, “Ihhh!” diye inledi, sanki zevk alıyor gibiydi. Ben hareketsiz kalınca, kuzen kalçalarını bana doğru ittirdi…

    Üzerimizde çarşaf örtülüydü. Biraz geri çekilip mayomu çıkardım ve tekrar arkasına yanaştım. Elimi de kuzenin üzerine attım, göğüslerine geldi. Sütyensiz memeleri taş gibi ve oldukça iriydi. Memelerine hafif hafif dokunmaya başladığımda kuzenim de belli belirsiz inliyordu. Elimle kalçalarına indim, bikinisine rağmen ateş gibiydiler. Sonra amına dokundum, bikinisinin amına gelen kısmı sırıl sıklam olmuştu. Amını okşamaya başlayınca kuzen kıpırdandı, ben de elimi çekip arkasından biraz uzaklaştım. Kuzen bir iki kez sağa sola döndü. Ben gözlerimi kapadım uyuma numarası yaptım. Kuzen tekrar arkasını bana dönüp yattı. Az daha bekledim. Kuzenin uyuduğunu düşünerek sikimi yeniden kalçalarına dokundurduğumda kalbim duracaktı, kuzen bikinisini çıkarmıştı! Sikimi az aşağı sürttüm, çıplak amının ateşini hissediyordum. Bunu uykusunda yapmış olamazdı, fakat hiç ses te çıkarmıyordu…

    Biraz daha dayandım kuzene, benim yarağın başı amının dudaklarını aralayıp deliğin ağzına değiyordu. Amına sokup sokmamak için terddütteydim ki, kuzenim aniden kendini bana doğru ittirince benim yarak arkadan amına girdi. Korkuyla ve kısık sesle, “Özden ne yaptın?” dedim. O da, “Sok, korkma bakire değilim, seni istiyorum Aydemir!” dedi. Ne kadar rahatladığımı anlatamam. Ben artık ileri geri yaparak amına sokmaya başladım. Amı vıcık vıcık olmuş, sular sızıyordu. Sonra kuzenim sırtüstü yatıp beni üzerine çekti. Artık deli gibi öpüşerek sikiyordum kuzenimin amını. Sonra domaltıp sikmeye devam ettim. Kuzenim orgazm olduktan hemen sonra, ben de amından çıkarıp beline fışkırarark boşaldım…

    O gece sabaha kadar 3 kez sikiştik kuzenimle. Sabah kahvaltıdan sonra kuzenim, “Ben İzmir’e gideceğim, gideceksen beni götürür müsün?” dedi. Evden çıktık, atladık arabama. Aliağa’dan ayrılmadan kuzenim fermuarımı açtı, sikimi ağzına aldı ve bir kez de arabada ağzıyla boşalttı. Ogün bugündür kuzenimi her fırsatta sikiyorum. Yakında kuzenimin okulu bitiyor ve Konya’ya öğretim görevlisi olarak gidecek. Ben de gidip sikebilsem çok iyi olacak, ama babamlara ne derim bilmiyorum, bir formül bulmam lazım 🙂

    porno hikaye porno hikayeler porno hikayeleri sex hikayeleri
  • Müdürün Yarrağı Çok Büyük Çıktı

    Müdürün Yarrağı Çok Büyük Çıktı

    Merhaba arkadaşlar, ismim Nursel, 40 yaşındayım, güzel ve çekici sayılan evli bir kadınım. Dolgun göğüslere, yuvarlak iri kalçalara, düzgün bacaklara ve vücuda sahibim. İstanbul’da bir tekstil firmasında kalite kontrol bölümünde, ütü paket ustabaşılığı yapıyorum. Firmamızın eski imalat müdürü gitmiş, yerine yeni müdür gelmişti. Yeni müdür 30-35 yaşlarında, iri yapılı, yakışıklı, karizmatik, espirili, çapkın bakışlı ve çok hoş bir erkekti. Yalan yok, daha ilk gün tanıştığımızda amımın suları akmıştı. Hani bana (Gel altıma yat!) deseydi, hemen o anda oracıkta altına yatardım. O kadar etkilenmiştim ki kendisinden, tanıştıktan sonra hemen tuvalete koşup, amımı parmaklayarak masturbasyon yaptım ve orgazm oldum.

    Bizim branşta kalite kontrol deyince tekstilde mesaisi en çok olan bölüm gelir akla. Herkes evine gider, biz sabahlara kadar çalışırız. Eski müdür hiç kalmazdı, ama yeni müdür de bizimle mesaiye kalıyordu, bazen sabaha kadar kaldığı oluyordu. Aradan geçen zamanla hem işçilerle hem benimle samimi olmuştu. Kalite kontrolcünün müdürle iş hakkında sık sık konuşması ve rapor vermesi normaldi. Bir gün beni yanına çağırdı konuşmak için. Mesailerde yazanelerde kimseler olmazdı, müdürün yazanesinde başbaşaydık. Yanıma oturdu, beni çok beğendiğini söyleyerek bacaklarımı okşamaya, orama burama ellemeye ve öpmeye başladı. Ben de istemem yan cebime koy dercesine, “Yapmayın müdür bey, işyerinde böyle birşey olamaz!” deyip kendimi naza çekiyordum. Fakat aslında adama saldırmamak için kendimi zor tutuyordum. “Sonra görüşürüz.” diyerek işçilerin yanına döndüm.

    O gün de sabaha kadar çalışmamız vardı ve sabah yükleme yapacaktık. İşçiler akşam yemeğini yedi, tekrar iş başı yaptık. Müdür yazaneden bana telefon etti, “Nursel hanım, iki çay al da yazaneye gel!” dedi. Ben de mutfaktan iki çay alıp gittim yazaneye. İçeriye girdiğimde müdür koltuğa oturmuş, yarağını çıkarmış, sıvazlayarak beni bekliyordu. Müdürün yarağını görünce dibim düşecekti, o ne biçim yaraktı öyle be! Abartısız bileğim kadar vardı! Eşekten ödünç almış gibiydi! Heyecandan elimdeki çay bardakları zangır zangır titriyordu. Müdür kalktı, elimden çayları alıp masaya koydu ve beni tutup öpmeye başladı. Yarağı göbeğimi delecekmişçesine değiyordu. “Yapmayın lütfen, bir gelen olur, işyeri burası!” dedim, fakat müdür, “Korkma, birşey olmaz! Senin için kuduruyorum Nursel!” diyerek dudaklarımı, boynumu, boğazımı öpmeye ve iri elleriyle de göğüslerimi ve götümü avuçlamaya başladı. Hem çok hoşuma gidiyordu, hem de birileri gelecek yakalanacağız diye tedirgindim ve korkuyordum…

    “Müdür bey bukadar yeter, ben gideyim artık!” dediğimde, “Bir kere ağzına al bari de öyle git!” diyerek omuzlarımdan bastırarak önüne çömeltti. Kocamın sikini bile daha hiç emmemiştim, yakalanıp rezil olmamak ve bir an önce yazaneden çıkabilmek için mecburen ağzıma aldım ve müdürün koca yarağını emmeye başladım. Mübarek yarak ben emdikçe sanki daha da büyüyordu. Ağzımdan çıkardım, “Yeter ne olur, ben artık gideyim!” dedim. Saçlarımdan kavradığı gibi ağzıma yeniden soktu ve hızlı hızlı ağzımı sikmeye başladı. Yarak gırtlağıma kadar girip çıktıkça boğulacak gibi oluyordum, nefes alamıyordum ve gözümden yaşlar akıyordu. Sonra birden başımı yarağına bastırıp hırlamaya ve kesik kesik boşalmaya başladı. İstesem de istemesem de döllerinin çoğunu yutmak zorunda kaldım. Bir kısmı da ağzıma yüzüme akmıştı. Yarağını ağzımdan çektiğinde daha halen ucundan döl geliyordu. Kesin yarım çay bardağını dolduracak kadar boşalmıştı. “Müthişsin bebeğim! Harikasın yavrum!” diyerek selpakla ağzımı yüzümü sildi ve “Sen şimdi işçilerin yanına git, ben birazdan yanına gelirim ve bir bahaneyle kesimhaneye çıkarız, kimseler yok, orda sikişiriz!” dedi. Ben olmaz dedim, o olur dedi, ben işime döndüm…

    10-15 dakika sonra atölyeye yanıma geldi, işçilerin yanında bana, “Nursel hanım kesimhaneye az gelirmisiniz!” dedi. “Tabii efendim…” deyip, müdür önde ben arkasında, birlikte kesimhaneye çıktık. İçeriye girer girmez kapıyı kapattı ve beni kumaşların üstüne yatırdı. Gömleğimin düğmelerini açıp göğüslerimi sütyenimden çıkardı ve emmeye başladı. Sonra eteğimi kaldırdı, külotumu çıkardı ve (daha önce hiç yalanmamış) amımı iştahla yalamaya koyuldu. Ben artık iyice azmıştım ve zevkten inliyordum. 5 dakika sonra doruğa çıktım, amımdan akan sularımla halen amımı yalıyordu. Mühtiş zevkli birşeydi bu. Sonra kendi pantolonunu ve külodunu indirdi, o yarma gibi yarağını amıma sokup birden kökledi. Kocam hariç ilk defa biriyle sikişiyordum, hemde bilek kadar büyük ve kalın bir yarakla. Yarağını dibime dibime köklerken ben birkez daha orgazm oldum. Çok geçmedi müdürüm de amıma sıcak tohumlarını boşaltıyordu. Müdürümün altında öyle saatlerce kalabilirdim, fakat işçileri şüphelendirmemek için hemen toparladık. Müdür yazaneye gitti, ben de işçilerin başına döndüm.

    Yarım saat sonra tekrar yanıma geldi ve işçilere çaktırmadan, “Nasıl hoşuna gitti mi?” diye sordu. “Evet, çok hoşuma gitti de, her an yakalanacağız diye tedirgin oluyorum!” dedim. “O zaman Pazar günü yazlığıma gideriz ve rahatsız olmadan sikişiriz!” dedi. “Yazlığınız yakınlarda mı?” diye sordum, “Evet yakın!” dedi. “Olur gidelim, hatta Cumartesiden gidelim!” dedim, anlaştık. İşçiler olan bitenden habersiz çalışıyorlardı. Sabaha karşı 4 gibi işlerimiz bitti. İşler bitince işçiler sabah servis gelene kadar yatakhanede uyurlar, erkekler bir yerde, kadınlar ayrı bir yerde. Herkes yatakhaneye uyumaya giderken müdür yanıma geldi ve “Ben kesimhaneye çıkıyorum, sen de gelirsin!” dedi. Herkes uyuyunca ben sessizce kalkıp kesimhaneye gittim…

    Müdür sabırsızlıkla bekliyordu beni. Hemen yine kumaşların üzerine yatırdı beni ve göğüslerimi emmeye başladı. Deliler gibi emiyordu. Göğüslerimi emmeyi bırakıp dudaklarımı öptü ve “Arkanı dön bakalım, bu sefer götünü sikecem!” dedi. “Aman müdür bey, kocaman şeyiniz var, hiç girer mi oraya? Hem arkadan hiç yaptırmadım!” dedim. “Kızım bu göte girmezse hangi göte girer?” diyerek beni dönderdi ve dizlerimin üstüne domalttı. Acıyacğını biliyordum, götten veren arkadaşlarım anlatırlardı hep, fakat götten sikilmenin nasıl birşey olduğunu da çok merak ediyordum. Kocama hiç bu merakımı söylememiştim, kocam da nedense hiç götten sikmek istememişti beni. Müdür götümü yalayıp tükürükledi ve yarağını dayadı, kasıklarımı tutup götüme soktuğunda nefesim kesildi. Aslında nekadar çok bağırmak istedim, fakat bağırsam biliyorum ki işçiler başımıza üşüşeceklerdi. Sadece sessiz sessiz inliyordum. Müdür de durmadan götüme sokup çıkarıyordu. Müdür götümü 15 dakikaya yakın siktikten sonra sonunda götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında ölü gibi uzandım kumaşların üstüne. Müdür de, “Harika bir kadınsın, muhteşem götün var aşkım!” diyerek ensemi, omuzlarımı ve sırtımı öptü.

    Oturduk biraz soluklandık ve birer sigara içtik. Amım da istiyordu, inik ve sarkık haliyle bile hayvan ölüsü gibi duran yarağını ağzıma aldım ve yeniden kaldırdım. Bacak arama yanaşıp amıma öyle güzel bir giriş yaptı ki, bu sefer zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. Dudaklarımı öpüyor, hem de dibime vurdura vurdura sikiyordu amımı. Daha 4-5 sokmada ben bir kere orgazm olmuştum. Bacaklarımı omzuna alarak 15-20 dakika da öyle sikti beni ve bir kez de o başalırken onunla birlikte doruğa çıktık. Sonra ben sessizce işçilerin yanına yatakhaneye gittim, o da yazanesine döndü.

    Cumartesi günü buluşup müdürün yazlığına gidecektik, kocam bana inanıyordu mesai yapıyoruz dediğimde. Ama bir sorun vardı, hem komşum hem çok samimi arkadaşım Pembe de benim yanımda çalışıyordu, o evinde olursa ben olmazsam yalanım ortaya çıkacaktı. Ertesi gün durumu Pembeye anlattım, “Cumartesi yeni müdürle yazlığına gideceğiz, sen de gel!” dedim, Pembe de kabul etti 🙂

    seksi hikayeler sexhikayeleri yaşanmış sex hikaye yaşanmış sex hikayeleri
  • Canım Yengem Siktirdi Kendini

    Canım Yengem Siktirdi Kendini

    Ben küçükken, o zamanlar yengem (amcamın karısı) daha 24 yaşındaydı. Dayım ve annem, amcamın karısının yarak manyağı bir karı olduğunu, erkek gördü mü dayanamadığını, hatta onlar buraya taşınmadan bizim ilçede çok zengin bir adamın onu devamlı siktiğini konuşurlardı. Dayım o adama çok kızar ama birşey yapmazdı. Bir gün dayımı bir arkadaşı ile konuşurken duymuştum. Dayım arkadaşına (amcamın karısından bahsederek), “Lan elin adamı ilik gibi karıyı evire çevire sikiyor, ben o kadar asıldım istedim bir kere bile vermedi, ah o küçücük götüne bir soksam varya bir daha da bırakamaz!” diye anlatıyordu. Benim de aklım pek ermediğinden ne dediklerine bir anlam veremezdim

    16 yaşına gelmiştim. İzmir’de amcamlara gittiğimiz o tatilde, sanki yengemle aramda birşeyler olacağı içime doğmuştu. Küçüklüğümden beri yengeme sarılıp öperdim ve küçük olduğum için dikkat çekmezdi. Bu arada yengem 34 yaşında, zayıf, minyon tipli, çok şen şakrak, evde açık, dışarıda kapalı, bayan kuaförlüğü yapan bir afettir. O gün de yengem banyodan çıktıktan sonra ben tuvalete girmiştim. Yengemin çıkardığı iç çamaşırları kirli sepetinde duruyordu. Altlardan yengemin külodunu alıp hemen burnuma götürdüm. Öyle güzel kokuyordu ki, amına gelen ağ kısmında beyazlıklar vardı. Gözlerimi kapatıp kokusunu içime çekerken sikim taş gibi olmuştu. Tam o sırada aynadan kapının önünde yengemin aralıktan bana baktığını gördüm ama kıpırdayamadım. Göz ucuyla yengeme baktığımda gözlerinin sikime doğru kaydığını farkettim. Yengemin külodunu burnumdan indiriken, yengem de sessizce gitti.

    İçimi müthiş bir heyecan ve yengemi sikme arzusu kaplamıştı. Hemen banyodan çıktım. Yengem mutfağa gitmişti. Neşeli bir tavır takınıp, elimi cebime sokarak evden başkasının sikimin kalktığını görmesini engelledim ve güle oynaya mutfağa gittim. Yengem tezgahta domates kesiyordu. “Canım yengem benim!” diye şebeklik yaparak, yengemin arkasına dönmesine bile fırsat vermeden, arkasından sarılıp yanağından öptüm. Bu arada da taş gibi olmuş sikimi bütün gücümle yengemin götüne dayamıştım. İnanılmaz heyecanlı bir andı bu benim için. Yengem, “Dur len yemek yapıyorum!” falan diyor, ama götünü de sikime bastırıyordu. Öyle sıcaktı ki yengemin götü, demek beni seyrederken yengem de azdı diye düşündüm nedense. Kollarımla da boynundan sarıldığım için, yengem kurtulmak için uğraşıyor tarzında götünü daha da bastırıyordu. Amcam mutfağa geldiğinde beni o halde gördü ve “Oğlum iş yaparken yengeni bunaltma, elinde bıçak var, bir yerini kestirecek şimdi!” dedi gülerek. Yengem ellerimi açıp kurtuldu, ama amcamın benim sikimi görmesini istemediğinden de arada perdeleme yapıyordu. O tatilde başka birşey olmadı yengemle aramda, ama gece gündüz o anları düşünüp 31 çekmekten sikim yara bile olmuştu.

    Aradan iki ay geçmişti. Babaannem hasta olduğundan bizim evde kalıyordu. Daha büyük bir eve taşınmamız aşamasında amcamlar da geldiler. Daha onların geleceğini duyduğum andan itibaren en az 100 tane plan yaptım. O yaşıma kadar daha hiç kimseyi sikmemiştim, ama çok pørnøfilm seyretmiştim. Heyecandan uykularım kaçıyordu. Neyse amcamla yengem geldiler. Birkaç gün telaştan sonra yeni eve yerleştik. Babaannem yatalak olduğu için sürekli yanında birinin kalması lazımdı. Beklediğim fırsat o gün doğdu, amcam arkadaşları ile buluşmaya gidecekti, kuzenim diğer kuzenime gitmiş, abim de ilçe dışındaydı. Annem yengeme, “Biz bir annemlere gideceğiz, sen evdesin nasıl olsa.” dedi. Yengem de, “Tamam siz gidin, ben de rahat rahat bir banyo yapayım!” dedi. İkisi odada yalnızdı, ben balkondan duymuştum bunu. Hemen yaptığım bütün planları bırakıp yeni durumu değerlendirmeye başladım…

    Annem hazırlanırken, ben hemen giyinip, “Halı sahaya maça gidiyorum!” diyerek evden çıktım. Uzaktan evi gözetlemeye başladım, ama içim kıpır kıpırdı. Annemler çıkıp gözden kaybolunca hemen eve gittim, kapıyı çaldım. Kapı biraz geç açıldı. Yengem, “Hayırdır, niye geldin?” diye sordu. Ben de, “Yatacağım, maç iptal olmuş!” dedim ve doğruca odama gittim, kapıyı tam kapamadan yatağa sırt üstü uzandım. Yengem dışarıdan sinirle söyleniyor, “Rahatça bir banyo yapamayacağım!” falan diyordu. Bu arada ben yengemi sikeceğimi düşünerek sikimi iyice kaldırdım, daha iyi görünsün diye de külodumu çıkarıp ince eşofmanımı giydim ve uyuma numarası yapmaya başladım. Yengem tam kapımın önünden geçerken birden durdu ve iki dakika kadar baktı. Sonra babaanneme bakıp tekrar geldi, kapıyı yavaşça açtı, yanıma gelerek usulca, “Enis, uyuyor musun?” diye birkaç kez seslendi. Ben hiç ses vermedim, yengem uyuduğumu sansın istiyordum…

    Öyle de oldu, yengem ordan bir battaniye alıp yavaşça üzerime örttü. Ama bu arada da birkaç kere koluyla kalkık sikime sürtündü. Yengemin ateşini çok net hissediyordum. Yengem sanki istemeyerek çıktı odadan ve kapıyı yine aralık bıraktı. Sonra babaanneme, “Anne ben banyo yapacağım, banyo kapısını aralık bırakıyorum, birşey olursa seslen hemen gelirim, Enis uyuyor!” dedi. Babaannem de, “Tamam kızım, ben de uyukluyorum zaten, birşey olursa seslenirim!” dedi. Ben göz ucu ile çaprazda kalan banyoya doğru bakıyordum. Yengem banyoya girdikten birkaç dakika sonra yatağımdan usulca kalktım. Kararımı vermiştim, yanlışlık olmuş gibi dalacaktım banyoya. Yengem bağrırsa uykudan uyanmış numarası yaparım diye düşündüm. Yüzümü uykulu bir hale getirip işemeye gidiyormuş gibi banyonun kapısına geldim, ama heyecandan neredeyse ölecektim…

    Eşofmanımın önünü indirip yarı inik durumdaki sikimi elime aldım ve banyoya girdim. Yengem çıplaktı. Küvetin olduğu tarafa bakmadan hemen klozetin önüne geldim ve işemeye durdum, ama bir damla çıkmıyordu 🙂 O arada yengem toparlanıp havluyu önüne tuttu ve “Napıyorsun sen salak!” dedi. Ben de uyku sersemliğiyle şaşırmış gibi, sikim elimde yengeme doğru döndüm ve sikimi içeri koyarken, “Pardon yengeciğim, burda olduğunu bilmiyordum!” dedim. Ama bu arada da yengemin havlusunun dışında kalan her yerine bakmaya çalışıyordum. Yengem bağırmayınca zevkim tekrar kabarmaya başladı, yengemin bacaklarına omuzlarına bakarken sikim resmen çadır direği gibi oldu. Yengem de gözlerini sikime dikti. Yanakları al al olmuştu. Bana, parmağını dudağına götürerek, ‘Sus!’ işareti yaptı ve küvetten çıkarak yanıma geldi. Eşofmanımın üzerinden sikimi tutup, gözlerimin içine gülümseyerek baktı ve “Bu ne len?” dedi. Yengem nefesini yüzümde hissettirerek, “Numaracı seni! Demek illa beni sikeceksin, öyle mi?” dedi. Ben tutulmuş gibi duruyordum ve cevap veremiyordum, yengem de eşofmanımın üstünden sikimi taşaklarımı sıkıca avuçlamaya devam ediyordu…

    Tanrım, ne müthiş bir andı, hayaliyle yüzlerce kere 31 çektiğim yengem sikimi okşuyordu. Ben nefesimi tutmuş bir halde kıpırdamadan dururken, yengem birden elini eşofmanımın içine soktu, sikimi bu sefer çıplak okşamaya başladı. Bu arada da, “Demek amcanın karısını sikeceksin, öyle mi ha?” diyordu. Ben de dayanamayıp yengeme sarıldım ve “Ohh yenge, bilsen seni ne kadar istediğimi!” diyebildim. Yengem de gülerek, “Biliyorum hınzır, İzmir’de götüme dayadığın anı unutmadım!” dedi. Sonra diğer eliyle tuttuğu havlusunu bıraktı. Karşımda çıplak halde sikimi okşuyordu. Bana, “Soyun!” dedi. Hemen üzerimdekileri çıkardım. “Daha önce kimseyle sikiştin mi?” dedi. “Hayır!” dedim. “Güzel, demek ilk amcanın karısını sikerek başlayacaksın ha!” dedi ve beni öpmeye başladı. Ben de yengemin amını, götünü, göğüslerini deli gibi sıkmaya, okşamaya, boynunu boğazını ve göğüslerini öpmeye, yalamaya başladım…

    Sikim artık patlayacak gibi olmuştu. Yengem bunu anlamış olacak ki, “Gir küvete!” dedi. Küvetin içine girdim. Yengem duşun süzgecini açıp sikime soğuk su tutunca ben birden irkildim, “Ne yapıyorsun yenge?” dedim. Yengem de, “Nerdeyese boşalacaktın, biraz geciksin diye yapıyorum!” dedi. Sikim soğuk suyun altında iyice küçülüp büzülünce beni tekrar küvetten çıkardı ve yine bana sarılıp boynumu göğsümü öperek önümde diz çökmüş vaziyette durdu. “Bak şimdi yengenin ağzını sikeceksin!” dedi ve gözlerimin içine bakarak dilini sikimin üzerinde dolaştırmaya başladı. Delirecek gibiydim, öpmeyi bile zor hayal ettiğim yengemin o sexy dudakları şimdi sikimi yalayıp öpüyordu. Sonra birden inik sikimi taşaklarıma kadar ağzına aldığında zevkten ve heyecandan ölebilirdim. Yengem sikimi öyle bir emiyordu ki, başını ileri geri hareket ettirmeye başladığında ağzının alevi beni kavuruyordu. Resmen kendimden geçiyordum. Sikim henüz tam sertleşmemişti ama gelmek üzereydim. Bu kadar çabuk boşalacağımı tahmin etmemiştim hiç. Yarıda bırakmasın diye ellerimle yengemin başını tuttum, sikime bastırmaya başladım ve “Geliyorum!” diyebildim.

    Tam patladığımda yengem sikimi anca ağzından çıkarabildi. Döllerimin birazı ağzının içine, geri kalanı da yüzüne, saçlarına ve göğüslerine fışkırdı. Ama yengem hiç bozuntuya vermeden sikimi 31 çektirir gibi okşayıp, içinde ne varsa çıksın diye uğraşıyordu. Benimse dizlerim titriyordu, öylece kala kaldım. Yengem ayağa kaltı, bana gülümseyerek, “Oldu mu? Rahatladın mı?” dedi. Ben de, “Oh yenge bu neydi ya, bittim resmen!” dedim. Yengemin her yeri döl olmuş hali beni tekrer iştahlandırmış, sikim de canlanmaya başlamıştı. Elimi yengemin amına attığımda sırılsıklamdı ve yanıyordu. “Yenge buna da sokayım ne olur!” dedim. Yengem de, “Giy üstünü, sessizce babaannene bir bak gel, ben de temizleneyim!” dedi. Hemen giyinip çıktım, sessizce babaanneme baktım, horul horul uyuyordu. Tekrar banyoya döndüğümde yengem duşun altında yıkanıyordu. Bana, “Az bekle!” dedi. “Tamam!” deyip soyundum. Yengemin o sikiş için yaratılmış vücudundan süzülen suları seyrederken birazdan sikeceğim amcığa bakıp iç geçirirken sikim kazık gibi olmuştu. Yengem küvetten çıkıp hemen havluyu aldı ve kurulandı. Sonra kapıya yönelip dışarıyı dinledi. Ben de yengemin arkasından sarıldım, teni tenimdeyken bir elimle de önünden amcığını okşuyordum…

    Yengem bana döndü ve öpüşmeye, sevişmeye başladık. Eliyle de sikimi ve taşaklarımı okşuyordu. Sonra klozetin kapağını kapattı, üstüne oturdu, öne doğru kaykıldı ve “Gel buraya!” dedi. Yengemin yanına yaklaşınca, “Diz çök!” dedi. Ben de hemen bacaklarının arasına diz çöktüm. Yengemin amcığı hemen bir karış önümdeydi. Yengem elini birkaç kez amına şaplatarak, “Hadi bakalım, bunu örten külodumu koklarken nasıl zevk aldığını gördüm, şimdi yala amımı da ben de zevk alayım!” dedi. Ben, “Neresini?” diye sorunca, yengem güldü, “Cahil çocuk, sen başla, ben seni yönlendiririm!” dedi. Ben de dayanılmaz bir iştahla yengemin o kaymak gibi amcığını öpmeye, koklamaya ve yalamaya başladım. Dilimi amının deliğine soktukça yengem kısık kısık çığlıklar atmaya başladı, başımı da amına doğru iyice bastırıyordu. Yengemin zevk aldığını görmek, yengeme böylesine zevk vermek beni müthiş gururlandırmıştı. Az bir zaman amını yaladıktan sonra yengem resmen ıkınır gibi sesler çıkararark başımı dizlerinin arasında sıkmaya ve öne doğru kaykılmaya başladı. Yengem sarsılarak ağzıma orgazm olurken karnı ve göbeği resmen körük gibiydi. Amının sularını da zevkle yaladım tabii…

    Yengem bir süre sonra kendine geldi, omuzlarımdan tutarak, “Ayağa kalk, sikini yengenin ağzına ver yeniden!” dedi. Ayağa kalktığımda yengemin sikime öyle bir saldırışı vardı ki, bir ara nefes alamadı, birşey olacak diye korktum. Arada bir ağzından çıkarıyor, “Amcanın siktiği amı yaladın, yengenin ağzını sikiyorsun, birazdan yengenin amını da sikeceksin!” diyordu. Yengemin bu konuşmaları beni daha çok tahrik ediyordu. Yengem sikimi kemirircesine iyice bir yaladıktan sonra, banyo paspasının üzerine beni sırt üstü yatırdı, bacaklarını ayırıp tam sikimin üzerine oturmaya başladı. Sikimin başı yengemin amcığına girerken nefesimi tutmuş izliyordum. Sonra birden kendini bıraktı, resmen hepsini sokmuştu amına. (Yengemin seks konusunda müthiş yetenekli olduğunu daha sonra siktiğim kadınlarla kıyaslayınca daha iyi anladım!). Yengem amının suları aka aka sikimin üzerinde hoplamaya başladı. Ben de boş durmuyor, yengemin elime gelen yerlerini okşuyordum. Ara sıra göğüslerini ağzıma alıp emiyordum…

    Bir süre sonra yengem, “Bak beni ne hale getirdin haylaz!” diyerek birden kasılmaya ve işer gibi orgazm olmaya başladı. Yengem müthiş orgazm oluyor, amından akan sular sikimden süzülerek taşaklarıma kadar akıyordu. “Beni bitirdin!” diyerek sikimin hepsi amının içinde öylece durdu ve sadece amının kaslarını kasıp bırakıyordu. İnanılmaz bir şeydi bu, yengemin amı resmen ağzının yaptıklarının aynısı yapıyordu, amı sikimi emiyor gibiydi. Az sonra yengem yine hareketlenmeye başladı, sikimin üzerinde dans eder gibiydi. “Söyle, şu anda kimi sikiyorsun? Amcanın karısını mı sikiyorsun? Yengeni mi sikiyorsun ha?” diye konuşmaları beni müthiş tahrik ediyordu. Yengem bunu anladığı için de bu tür konuşmalarına devam ediyordu, “Boşalacağın zaman içime patlayacaksın, amcanın karısının amına bırakacaksın döllerini, fakat hemen boşalma daha!” diyor, sadece sikimin kafası amına kalacak şekilde kalkıp, tekrar oturuyordu…

    Sonra üzerimden tamamen kalktı. Önümde domaldı ve “Geç arkama!” dedi. Acayip sevinmiştim, “Götünden mi sikeceğim yenge?” dedim. “Hayır, onu başka zaman yaparız, sen şimdi geç arkama!” dedi. Ben de geçtim. Yengem alttan eliyle sikimi tutup amcığına yerleştirdi, belini de kırınca varya müthiş bir görüntüydü. Vücudunun üst tarafını tamamen yere yapıştırıp sadece götü havada, dizlerinin üzerinde domalmış bana kendini siktiriyordu. Ben de götünü ve göğüslerini okşaya okşaya amına git gel yapıyordum. Yengem bu pozisyonda bir kere daha orgazm oldu ve benim de boşalmam için hem git gellerime yardım ediyor, hem de, “Şimdi beni sikiyorsun, içime boşalacaksın, akşama amcan gelince de yüzüne bakacaksın, içinden ne diyeceksin?” diye inliyordu. Bu ben temelli deli etmişti, makine gibi gidip geliyordum. Yengem konuşmasına devam ediyordu, “Amcana ne diyeceksin ha? Amcacığım ben senin karını siktim, bak yanında oturuyor mu diyeceksin haa?” diye inlemeye başladığında dayanılmaz bir zevkle patlamaya başladım…

    Ben boşalırken yengem de, “Ohhhh fışkırt içime, sula yengenin amını döllerinle!” diye çıldırıyordu. Benim boşalmam bittiği halde, yengem halen götünü ileri geri oynatmaya devam ediyordu. İnanamıyordum, yengem yeniden kasılmaya ve orgazm olmaya başlıyordu. O halde yengemin üzerine kapaklandım ve ensesini boynunu öperek yengeme teşekkür ediyordum. Birkaç dakika sonra kalktığımızda yengem, “Bana bak, bundan sakın kimsenin haberi olmasın, yoksa bir daha beni sikmeyi bırak, külodumu bile koklayamazsın!” dedi.

    İleriki zamanlarda yengemin akıllara zarar fantazilerini de yerine getirdim 🙂

    hikaye sex porno sex hikaye resimli sex sec hikayeleri seks hikayeleri sex hikayesi
  • Yeni Gelini Tarlada Siktim

    Yeni Gelini Tarlada Siktim

    Selamlar. Ben Cüneyt, Üniversitde okuyorum. Yaz tatillerinde aileme yardım için sürekli Urfa’daki köyümüze giderim. Köyde tarlalarımız var, bizimkiler geçimlerini ekip biçerek sağlıyorlar. Tarlalarımız köyümüzden baya uzakta olduğu için sabahleyin erkenden kalktık ve hep birlikte tarlaya gittik. Daha saat 12:00 olmuştu ki soğuk suyumuz bitti. Babam da beni buz getirmem için eve yolladı. Eve geldim buzu aldım, poşetin içine koydum, tekrar tarlaya gitmek için yola koyuldum. Ben yola çıkınca bizim komşumuzun gelini de ev işlerini bitirmiş, o da kendi ailesine buz götürüyordu. Tarlalarımız birbirine yakın olduğu için birlikte yürüdük. Tarlalara giden iki yol var, birisi uzun ama köprüden gidiliyor. Diğeri ise kısa ama dereyi geçmek lazım, biraz yokuşlu, kayalıklı ve birde o yolda çok yılan çiyan oluyor. Yani erkek olmadan kadınlar ordan gidemezdi…

    Ben kısa yoldan gidecektim. Komşumuzun gelini, “Ben de senle kısa yoldan geleceğim.” deyip takıldı peşime. Birlikte yokuşu indik, dereye geldiğimizdeyse ben paçalarımı dizime kadar kaldırdım. Gelin de eteğini kaldırdı, eteğin altından paçası lastikli şalvar giymişti, şalvarını dizine kadar çekti. Gelinin buz poşetini de aldım ve dereyi geçmeye koyulduk. Derenin içinden geçerken gelin dengesini kaybetti suya düştü. Üstü başı sırılsıklam olunca acayıp göründü gözüme, elbisesi üstüne yapışınca çok sexy olmuştu. Kolundan tuttum Nazlıyı kaldırdım (gelinin ismi Nazlı) ve dereyi geçtik. Nazlı bana, “Cüneyt sen burada bekle, ben elbiselerimi sıkayım da biraz kurusun.” dedi. Ben de, “Tamam, hadi seni bekliyorum!” dedim. Kayalıklar çok olduğu için iki kayanın arasına girdi, orda üstünü çıkartacak, eliyle sıkıp silkeledikten sonra kurutup giyecekti…

    Nazlı iki kayanın arasına girince, şeytan beni dürttü. Zaten karısızlık başıma vurmuştu, gizlice izlesem bir şey olmaz diyerek, tepeyi biraz çıktım, ordan da kayaya tırmandım. Nazlı beni görmüyordu, ama ben onu ayna gibi görüyordum. Arkası bana dönüktü, şalvarını çıkarmış sıkıyordu, ama eteği üstündeydi. Şalvarını sıktıktan sonra kayanın üzerine serdi biraz güneşte kurusun diye. Sonra eteğini de çıkarttı. Off ne güzel bacakları vardı, süt gibi. Yuvarlak götü muhteşemdi. Ben dalmış Nazlıyı izlerken, o da eteğini yan taşın üstüne koymak için döndü, dönünce de beni gördü. Şaşkınlıktan ne yapacağını bilmiyordu, olduğu gibi çömeldi. Çömelince de amı aralandı. Amı biraz kıllıydı ama çok güzeldi. Ben (zaten olan olmuş diyerek) kayadan atladım Nazlının yanına indim. Kendisine yaklaştığımı görünce kaçmak istedi, kolundan yakaladım ve “Eğer rezil olmak istemiyorsan sesini çıkarma, iki dakika işimizi görüp gideriz!” dedim.

    Nazlı elimden kaçmak isteyince, Nazlıyı hemen kayaya yatırdım ve üstüne çıktım. Altımda daha debeleniyordu, ama kaçışı da yoktu. Hemen pantolonumu ve külotumu çıkarttım. Baktı vermeden kurtulamayacak, biraz sakinleşti. Ben de hemen kıllı amına yumuldum, Klitorisini ağzıma aldım emmeye başladım. Elimle de memelerini okşuyorum. Amı sulanmıştı, am dudaklarını emiyor, dişliyor, dilimi amına sokup gezdiriyordum. Nazlı, “Ne olur acele et, biri gelecek rezil olacam!” diye yalvarıyordu. Haklıydı, fazla zamanımız yoktu. Hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, sikimin başını amına soktum ve birden yüklenerek kökledim. Nazlı, “Ahhhh, amımı yırttın, yavaş ol!” diye bağırdı. “Tamam canım!” diyerek içinde biraz bekledikten sonra git gellere başladım. Nazlı artık kendini bırakmış, zevkten, “Aaah oooof haaadiii aslanım sik Nazlı gelini! Ooof ne güzel sikiyorsun! Ohhhhh!” diye inlemeye başladı. Ben de, “Kocandan daha mı iyi sikiyorum?” diye sordum ve yavaşladım. “Hemde bin kat daha iyi, hadiii durma, devam et!” dedi ve tırnaklarını sırtıma geçirerek beni kendine çekiyordu. “Artık kocan ben olacam!” deyip pompalamaya devam ettim. “Tamam yiğidim, hadiii daha hızlı sik karını, amım sana kurban olsun!” dedi…

    15-20 dakika siktikten sonra Nazlı gelin üçüncüye boşalmıştı ve ben de artık boşalmak üzereydim, “Geliyorum, içine mi dışına mı boşalayım?” diye sordum. Nazlı da, “İçime boşalt dölünü yiğidim!” deyince, sarsılarak ve böğürerek müthiş bir şekilde içine boşaldım. Nazlının üstünden kalktığımda, Nazlı iki üç dakika öyle durdu. Ben de, “Kalkıyorsan kalk, yoksa birdaha sikerim!” dedim. Nazlı hemen kalktı. Sırtı, kalçası ve baldırlarının arka tarafları kum olmuştu, dereye gitti yıkandı. Ben de külot ve pantolonumu giydim, Nazlıyı bekliyorum. Nazlı dereden geldi, üstünü giydi, şalvarını ve eteğini giyecekti, ben bir daha beline sarıldım, amını okşadım. Nazlı, “Yeter, geç oldu, gidelim!” dedi. Nazlıya, “Her gün sen mi buz götürüyorsun tarlaya?” diye sordum. “Evet, ben götürüyorum!” dedi. “Tamam, artık hergün birlikte götürürüz!” dedim. Nazlı benden kurtuldu, şalvarını ve eteğini giydi, ordan uzaklaştık…

    Yokuştan çıktık, artık tarlalara yaklaşmıştık. Yolda Nazlı bana, “Ben üç yıldır evliyim, kocam üç yılda senin gibi sikmemişti, en fazla iki dakika sikini içimde tutabiliyor. Ama birdaha senle o işi yapmam, çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncüsünde kendini ele verir. Ben sik yüzünden ölmek istemiyorum. Sen de peşimi bırak!” dedi. “Hayır Nazlı, peşini bırakmam. Bir kere daha yapalım, peşini öyle bırakırım, söz!” dedim. “Olmaz, yakalanırız ikimiz de yanarız!” dedi. “Tamam söz, birkere daha sikişelim, artık sana karışmam. Hadi, olur değilmi?” dedim. Nazlı gelin başını salladı, “Tama ama nerede yapalım? Bu günkü gibi olmaz, her an biri gelebilir!” dedi. Ben de, “Yarın seninkiler tarlaya gidince ben geleyim evinize!” dedim. “Hayır sen gelme, ozaman sizin evinizde de kimse yok, sizin ev daha uygun, ben gelirim!” dedi, anlaştık.

    Akşama kadar tarlada çalıştıktan sonra ailemle eve döndük. Babama, “Yarın merkeze gideceğim, biraz işim var, işimi bitirdikten sonra akşam olmadan gelirim.” dedim. Babam da, “Tamam.” dedi. Sabah oldu, saat 05:00 idi, bizimkilerle birlikte ben de kalktım. Bizimkiler tarlaya gidince pencereden Nazlı gelinin evine baktım. Nazlınınkiler de tarlaya gittiler. Nazlı da hemen ev işlerini yapmaya başladı. Yarım saat geçti, baktım Nazlı yola çıktı ve tarlaya doğru gidiyor. Benden kaçıyordu, sinirden patlamak üzereydim, amına koyduğumun oruspusunu şimdi gidip yolda sikmeli diye düşünürken, birisi en arka odanın penceresini tıklatıyordu. Hemen arka odaya gittim ki, Nazlı! Kimse görmesin diye tarlaya gider gibi gitmiş, evimizin yanından geçmeden hayvan avlusuna girmiş, evin arkasından pencereden içeri girmek için pencereyi tıklatıyordu. Nazlıyı görünce sinirim geçti, hemen pencereyi açtım, elinden tutarak içeri girmesine yardımcı oldum…

    Pencereyi kapatır kapatmaz Nazlıya yumuldum, dudağını öptüm, elimle de memelerini yoğuruyorum. Nazlı gelin temkinliydi, “Kapı kilitli mi?” diye sordu. Hemen bir koşu kapıyı kilitledim tekrar Nazlıma döndüm. Nazlının üstünü çıkarıp çıplak bıraktıktan sonra ben de hemen soyundum. Nazlıyı dıvana uzatıp bir daha dudağını öptüm, boynunu, ensesini, kulakmemesini sırayla emip yalıyordum. Ordan da memelerine geldim, elimle yoğururken biryandan da yalıyorum, göğüsuçlarını dişliyorum. Nazlı inliyor, “Aaah ooof ne güzel yalıyorsun kocacığım!” diyordu. Memelerinden yalayarak göbeğine, ordan da kasıklarına, en son Klitorisini ağzıma aldım emiyorum. Parmaklarımı da amına sokunca Nazlı gelin sarsılarak orgazm oldu. Amının sularını da yalarken göt deliğini de okşuyorum. Nazlı da eliyle başımı amına bastırıyordu. Burnumu amına sokup, sağ sol, ileri geri yapıyordum. Nazlı kendinden geçmiş, “Ne olur artık sik beni, hadiii, yalvarıyorum, bitirdin beni!” diye inliyordu…

    Bacaklarının arasında yerimi aldım, sikimle sulu amına fırça atıyorum. Nazlı amını kaldırıp sikime ulaşmak istiyor, “Sookkkk artık yeteeer!” diyordu. Bir hamlede amına girdiğimde, Nazlı bir “Ooohhhh!” çekti. Başladım Nazlının amında gidip gelmeye. Sikim Nazlının amında dans ediyordu resmen. Nazlı kaç orgazm yaşadı bilmiyorum, inleye inleye sürekli orgazm oluyordu. Amı vıcık vıcıktı. Ben daha boşalmamıştım, Nazlının üstünden kalkıp yere ben uzandım, Nazlı da üstüme çıktı, amını sikimin üstüne koydu ve oturdu. Sonra deli gibi oturup kalkmaya başladı. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Ona, “Nazlı hızlı ol, geliyorum!” deyince, Nazlı daha da hızlandı. Ben tüm vücuduma kramp girmiş gibi kasılmaya ve titremeye başladım. Tam boşalmak üzereyim Nazlı birden üzerimden kalktı, “Nazlı niye kalktıınnnn?” demeye kalmadı, sikimi ağzına aldı ve döllerimin hepsini yuttu. Benim şaşkınlıktan ağzım uçuklayacaktı, “Vaaayyy Nazlı geline bak! Bunu da nerden öğrendin köylük yerde?” diye sormadan edemedim. Nazlı da, “Sağlık ocağına İstanbuldan yeni gelen hemşire anlatmıştı birkeresinde. Hep merak ederdim nasıl birşey diye, fakat utandığım için kocama yapamamıştım. Hoşuna gitmedi mi yoksa?” dedi. “Bayıldım!” dedim.

    Daha kahvaltı yapmamışım, Nazlı da yapmamış, aç acına sikişmekten susamıştım. Ben gittim su içmeye, geri geldiğimde Nazlı giyiniyordu. “Nazlı ne oldu? Niye giyiniyorsun?” dedim. “Artık gitmem lazım!” dedi. “Hayır Nazlı hanım, birdaha yapmadan hiçbir yere gidemezsin!” dedim ve elinden elbiseleri alıp yere attım. Nazlı şaşırmıştı, “Bir kere daha mı yapacaksın?” dedi. “Evet!” dedim. “Benim kocam bir kere yaptı mı bir hafta yapamaz!” dedi. “Eee kızım, ben kocanmıyım? Seni akşama kadar sikebiririm!” deyip Nazlıyı okşamaya başladım. Nazlıyı yere yatırıp hemen 69 olduk. Nazlı sikimi yalarken ben de Nazlının amını yalıyordum. Nazlının götünü parmaklamaya başladığımda, “Ne yapıyorsun? Orası göt!” dedi. “Biliyorum, seni götten sikecem!” dedim. “Yahu amım dururken götümü ne yapacaksın?” dedi. “Dedim ya, götünü sikecem! Kocana götten hiç verdin mi?” dedim. “Hayır vermedim, ama amcamın oğlu beni götten 4-5 kere sikmişti!” dedi. “Acımışmıydı?” dedim. “Evet, ama az acımıştı!” dedi. Ben de, “Ben acıtmadan sikerim! Hadi kalk domal!” dedim…

    Nazlı kalktı ve domaldı. Hemen arkasına geçtim. Sikimi önce amına yerleştirdim, bir iki git gel yaptım, sikim ıslanmıştı ve amından çıkarıp götüne dayadım. Fakat girmiyor. “Nazlı kendini kasmazsan daha kolay olacak!” dedim. Nazlı kasmayı bırakmış benle konşuyordu, birden Nazlının götüne yüklendiğimde yarısı girmişti. Nazlı, “Aaah götüm parçalandı, ne olur yapma, gel amdan sik beni!” diye bağırdı ve durmam için yalvarmaya başladı. Biraz durdum ve birdaha abandım, yine “Aaah!” dedi ama bu sefer sesi daha yavaş çıkmıştı. Biraz daha durdum ve götünde git gellere başladım. Bu arada amını da elliyorum. 5 dakika geçmişti ki Nazlı zevkten inlemeye başladı. “Ne oldu Nazlıcığım?” dedim. “Oooof ne güzel sikiyorsun, amcamın oğlu götümü sikerken bukadar zevk almamıştım! Götüme koyuyorsun amımdan boşalıyorum! Haaadiii yiğidim daha hızlı sik götümü!” dedi. Harbiden Nazlının amı vıcık vıcık olmuş, amının suları elime akıyordu. 20 dakika kadar Nazlının götünü siktim ve götüne boşaldım…

    Nazlı kalktı, giyindi ve “Ben artık gidiyorum!” diyerek çıkmak için pencereye yöneldi. “Nazlı birdaha nezaman sikişeceğiz?” diye sordum. “Söz verdin, birdaha sikişmeyeceğiz! Senin beni istemenden daha fazla istiyorum, ama seninle sikişmek uğruna ölmek de istemiyorum, eğer devam edersek illa ki birgün biryerden hata yaparız, yakalanırız, o zaman beni kesin öldürler!” dedi ve pencereden atladı, geldiği gibi sessizce kayboldu.

    +18 hikayeler aldatma hikayeleri anal sex anal sex hikayeleri sec hikayeleri seks hikayeler sexhikayeleri
  • Üvey Ablamla Anal Sex Hikayeleri

    Üvey Ablamla Anal Sex Hikayeleri

    Merhaba ben Cengiz, 19 yaşındayım. Kayseri’de yaşıyorum. Daha önce hiçbir kadın ile birlikte olmamıştım. Birkaç sevgilim oldu, ancak onlar da kısa süreli ilişkilerdi, el ele tutuşma harici bir şey olmadı zaten. Onun dışında porno izleyip sürekli 31 çeker dururdum.

    Babam ikinci evliliğini (benden 3 yaş büyük bir kızı olan bir kadınla) yapmıştı. Hikayem üvey ablam Seher ile aramda geçti. Seher abla 22 yaşında, 1.65 boyunda, siyah saçlı, portakal gibi göğüsleri olan bir kızdır. Seher abla ev kızı, liseden sonra okumamış, evden pek çıkmayan bir tip. Ailemiz tutucu bir aile, evimize çok gelen giden olmaz. Biz de çok sağa sola çıkmayız.

    Seher ablanın odası aslında ayrıydı, benim odanın yanındaki odada kalıyordu. Ancak babamların odasındaki duvarda boru sızıntı yapıp rutubet almaya başlayınca onlar Seher ablanın odasını kendi odaları yaptılar, Seher ablayı da diğer odayı tamir ettirene kadar benim yanıma verdiler. Yani aynı odada kalacaktık. Aslında benimle aynı odada kalmasını istemiyordum, çünkü geceleri kapımı kapatıp 31 çekmelerim sona erecekti artık.

    Seher ablanın yatağını ve eşyalarını benim odaya taşıdık. Babamlar da onun eski odasına taşındı. Daha ilk gece odamıza çekildikten sonra babamların odasından sikişme sesleri gelmeye başladı. Ben kafamı yastığa koyup uyuyormuş gibi yaptım. İçeriye sokak lambasının ışığı hafif vuruyor, ufaktan loş bir ortam oluyordu odanın içi. Bir ara çaktırmadan Seher ablaya baktım, o da aynı seslerini duyuyordu ki, yatağında kıpraşmaya başladı. Az sonra fısıltıyla, “Cengiz, uyuyor musun?” diye seslendi. Ama ben bilerek cevap vermedim. Sonra yatağından kalktı ve bana baktı. Gözlerimi kapamıştım, uyuyor numarası yapıyordum. “Cengiz, uyuyor musun?” diye yineledi. Ben yine cevap vermeyince yatağına geçti, yorganı üstüne çekti.

    Net olmasa da görüyordum, yorganında sürekli bir hareketlenme başlamıştı. O anda anladım ki amını okşuyordu. Çok şaşırmıştım o an. Bir anda sikim dimdik oldu, hem üvey annemin babamla sikişirken inlemesi, hem üvey ablamın kendini okşaması beni tahrik etmişti. Ama bir şey yapamıyordum. Uzun bir süre sonra üvey annemin inlemesi kesildi, sanırım sikişmeleri bitmişti. Ve sanırım Seher abla da orgazm oldu ki, o da elini yorganın altından çıkardı, arkasını dönüp yattı. Ben de arkamı döndüm ve gizli gizli sikimi okşamaya başladım. İşte o anda ilk defa Seher ablayı hayal ettim. Çok geçmeden de küloduma boşaldım. Üvey ablamı hayal ettiğim için kendimden utansam da yatıp uyudum…

    Sabah uyandım. Seher abla benden önce uyanmış ve kalkmıştı. Salona geçtim. Seher ablayı görünce kendimi tuhaf hissettim. Babam işe gitmiş, üvey annem de kahvaltı hazırlıyordu. Kahvaltıdan sonra üvey annem ve Seher abla markete gittiler, ben de evde tek kaldım. O an içimdeki dürtü Seher ablanın iç çamaşırlarını kurcalamam gerektiğini söyledi.

    Doğruca odaya gittim, çekmecede külotlarını ve sütyenlerini buldum. Normal tipte düz iç çamaşırlarıydı, ama arkalarda bir tane dantelli yeşil bir takım buldum. Sikimi dimdik etmeye yetti. Külodunu sikime sürterek 31 çektim. Boşalacağım zaman ise anlamasın diye peçeteye boşaldım ve peçeteyi odamdaki çöp kutusuna attım. Sonra duşa girdim temizlendim. Sonra da arkadaşlarımla buluşmak için dışarı çıktım…

    Bir gün Seher ablanın aynı mahalleden lise arkadaşı Gülşah abla bize geldi. Üvey annem Gülşah ablayı pek sevmezdi ve kızının onunla görüşmesini istemez, “İyi bir kız değil bu!” derdi. Ama Seher abla görüşürdü. Üvey annem de bizim evde görüşmelerine müsade ederdi. Gülşah abla geldikten sonra üvey annem pazara gitti. Seher abla bana, “Sen de evden git!” dedi. Ben de, “Nereye gideceğim yaa?” deyip gitmedim. Odaya geçtiler, “Odadan alacağın birşey varsa al, odaya girme!” dedi. Ben kıllandım, ama belli etmedim. “Tamam!” dedim. Kapıyı da kilitlediler…

    Ben merak ediyordum, acaba ne yapacaklar diye. Hemen boş bir bardak alıp babamların odasına geçtim, bardağı duvara dayadım, kulağımı da bardağa, odayı dinlemeye başladım. Az sonra Gülşah abla, “Kız zamanın gelmiş senin!” dedi. Seher abla da, “Sen halletmişsin!” dedi. O da, “Eee kızım herkes senin gibi sap değil, benim sevgilim var, kaymak gibi olmam lazım!” dedi ve kahkaha attılar. Seher abla da, “Doğru diyorsun, benimkini kim görüyor ki, orman olsa ne yazar?” dedi. Anladığım kadarıyla ağda yapacaklardı ve demek Gülşah abla’nın sevgilisi vardı ve sevişiyorlardı. Kafayı yemek üzereydim, içeriyi görmek istiyordum, anahtar deliğinde anahtar vardı ve göremezdim. Mecburen dinlemeye devam ettim…

    Anladığım kadarıyla Gülşah abla Seher ablaya ağda yapıyordu. Seher abla da “Ayy, ıyy!” gibi canının yandığını belli eden sesler çıkarıyordu. Daha sonra sesler kesildi. Seher abla, “Gel kız sana da yapalım, tek tük çıkmaya başlamış!” dedi. Gülşah abla da, “Olur!” dedi. Ben ise pür dikkat konuşmaları dinliyordum. Seher abla bir ara, “Kız Gülşah, büzüğünün hali ne böyle?” deyip güldü. Gülşah abla da, “Sorma yaa, iki gün önce Selçuk götten sikmek için ısrar etti, ben de sikmesine izin verdim!” dedi. Seher abla da şaşırmış gibi, “Kız nasıl izin verdin, acımadı mı?” diye sordu. Gülşah abla da, “Acıdı, ama sonra çok zevk aldım. Şimdi de biraz acıyor, ama aldığım zevke değdi!” dedi.

    Şok olmuştum. Bir elim bardakta, diğeri sikimde 31 çekiyordum. Seher abla da, “Ben götüme tarak sapı sokmayı denedim, ama acıyınca bıraktım!” deyince ikinci ve daha büyük şoku yaşadım. Gülşah abla da, “İyi bari kız, en azından birşeyler denemişsin!” diyerek kahkaha attı. Seher abla, “Sessiz ol kız, Cengiz evde!” deyince, konu bana döndü. Gülşah abla, “Cengiz’in kız arkadaşı var mı? Eve kız atıyor mu?” dedi. Seher abla da, “Yok bee, ne gezer. Tüm gün evde. Ben bilmiyorum sanıyor, ama bol bol porno izleyip 31 çekiyor. Geçen 31 çekip döllediği peçeteyi çöp kutusuna atmış salak!” dedi. Açıkçası zoruma gitti benim hakkımda öyle demesi…

    Gülşah abla, “Kızım madem çok azgın, versene götten, tarak sapıyla falan ne uğraşıyorsun? Hem sen zevkini al, hem Cengiz’i mutlu et işte!” dedi. Seher abla da, “Kızım saçmalama, ensest mi yapacağız?” dedi. Gülşen abla da, “Asıl sen saçmalıyorsun, öz kardeş değilsiniz ki ensest olsun!” dedi. Seher abla, “Üvey de olsa kardeşim, ben yapamam!” dedi.

    Ondan sonra konuşmalar normale döndü, ben de salona geçtim. İşleri bitince odadan çıktılar, Gülşah abla gitti ve ablam banyoya girdi. Ben de hemen çöp kutusuna baktım, kıllı ağda bantları çöpteydi. Seher abla banyodan çıktıktan sonra ben de banyoya girdim. Siyah külodu kirli sepetindeydi. Kokladım ve 31 çektim. Seher abla artık iyice ilgimi çekiyordu…

    Bir gün Türkiye deprem haberleriyle çalkalandı. Son depremleri biz de şiddetli hissettik, tüm aile çok korkmuştuk, ama yapacak bir şey yoktu. Artçı sarsıntılar devam ediyordu. Seher abla korktuğunu söyleyip yanında yatmamı istediğinde sevinçten havalara uçtum, nihayet temas edebilecektim. Gece yatağa girince sırt sırta verip yattık. Duvardan tarafta ben yatıyordum ve aklıma bir piçlik geldi. Duvardan destek alarak yatağı biraz salladım. Seher abla, “Ayy yine mi deprem oluyor?” diye birden bana döndü, aynı anda ben de ona döndüm ve burun buruna geldik.

    “Abla sakin ol, geçer şimdi!” dedim. Ama Seher abla çok korkmuştu. Onu sakinleştirmek için, “Tamam geçti, ben buradayım!” dedim. Seher abla tekrar arkasını dönü, ama ben dönmedim. Arkadan ona sarıldım, ama tam yapışık değildim. Kollarım göğüslerini alttan kavrıyordu. Seher abla huzursuz olsa da belli etmiyordu. 10 dakika kadar öylece kaldık. Sikim zonkluyordu ve artık harekete geçmek istiyordum. Yavaştan sikimi arkasına dayamaya başladım. Pijamama rağmen Seher abla hissetmişti, hafif bir irkildi. Ben kollarımı biraz daha yukarı doğru kavrayarak göğüslerinin tam üstüne getirdim.

    Artık kendime hakim olamıyordum, ensesini öpmeye başlayınca irkildi ve kısık bir sesle, “Ne yapıyorsun sen?” diye sordu. Bir şey demeden devam ettim, ellerimi geceliğinin içine sokunca elimi tuttu ve bana döndü, göz göze geldik. Bana sinirli bir bakış atıp, “Ne yaptığını sanıyorsun?” diye çıkıştı. O an korktum, ama alttan almadım ve “Babamlar sikişirken amını okşadığını biliyorum! Götüne tarak sapı sokmaya çalıştığını ve acıyınca bıraktığını da biliyorum!” dedim. O an yüzünün şekli değişti ve “Terbiyesiz! Sana ne benim yaptığımdan? Sen önce kendine bak, salak, 31 çekip peçeteyi çöp kutusuna atıyorsun!” dedi.

    “Abla bırak inadı işte, ikimizin de ihtiyaçları var, inatcılık yapma da şu zevkleri tadalım!” dedim. O an biraz yumuşar gibi olunca hemen elimi külodunun içine soktum ve amını avuçladım. Önce elimi tutmaya çalıştı, ama naz yapar gibi, ben amını okşamaya başlayınca yelkenleri suya indirdi. Zevkten gözlerini kapattığında hemen dudaklarına yumuldum. Diğer elimle de geceliğinin içine sokup sütyen üstünden memesini avuçladım. O kadar zevkli, heyecanlı ve tahrik ediciydi ki, sikim zonkluyordu. Sikimi pijamamdan çıkardım, elini tuttum ve sikime götürdüm. Eline aldı, ama öylece tutuyordu. “Okşasana sikimi abla!” deyince okşamaya başladı…

    Sırt üstü yatırdım, geceliğini çıkardım. Sütyenini de sıyırdım. Odaya vuran sokak lambasının loş ışığında portakal gibi göğüsleri meydandaydı. Hemen yumuldum memelerine, yalamaya, emmeye başladım. İlk defa meme yalıyordum. Göğüs uçları dikleşmişti. Gözleri halen kapalıydı ve kendini bana teslim etmişti. Bir süre memelerini yaladıktan sonra doğruldum. Külodunu indireceğimde irkilip elimi tuttu. Ona, “Sakin ol, sadece süreteceğim!” dediğimde elimi bıraktı. Külodunu sıyırdım, üzerine çıktım. Sikimi amının dudakları arasına sürtmeye başladım. Halen gözleri kapalıydı, sürtünmemle aldığı zevk artmıştı, kasılarak orgazm oldu. Ben zaten zor tutuyordum kendimi, ben de göbeğine boşaldım. Kalktı peçeteyi aldı, göbeğindeki dölleri sildi ve geceliğini giyip arkasını döndü, yattı, uyudu. Ben de sırtımı döndüm. Bundan sonra ne olacak diye düşünürken uyumuşum…

    Sabah uyandığımda yatakta yalnızdım. Salonda gördüğümde yüzüme bakmadı. Üvey annem evdeydi, o gün yakınlaşıp konuşamadık. Ama içim içimi yiyordu, bundan sonra ne olacaktı, devam edecek miydi?

    Nihayet yatma vakti geldiğinde babamlar odalarına çekilmişlerdi. Biz salonda kalmıştık. Ne diyecektim bilmiyordum. Yüzüne bakıyordum, ama o bana bakmıyordu. Odaya geçtim, Seher abla da er ya da geç gelecekti. Yatağa uzandım beklemeye başladım. Çok geçmeden odaya geldi ve direkt kendi yatağına yattı. Yanına yatmak için yatağımdan kalktığımda bana dönüp, “Aklından bile geçirme!” dedi. “Neyi?” diye sordum, o da, “Dün gece yaptığımız şeyi!” dedi. Ben piç piç gülerek, “Ne yaptık ki biz dün gece?” dediğimde, “Cengiz, sinirlendirme beni, defol git!” diye sert çıktı. Tüm bu konuşmalar kısık sesle oluyordu. O gece bir şey olmayacağı belliydi, ama yine de şansımı zorluyordum. Belki de yumuşak davranmalıydım ona karşı.

    Az sonra yan odada babamların sikişme sesleri duyulmaya başlayınca yatağımdan kalktım, Seher ablanın yatağına oturdum ve kulağına fısıldayarak, “Zevk almadın mı?” diye sordum. Cevap vermedi. “Ben çok zevk aldım, bana çok zevk verdin!” dedim. Bana dönüp, “Üvey de olsa biz kardeşiz, ben senin ablanım, bu yaptığımız çok yanlış!” dedi. Ben de, “Kimse bilmezse yanlış diye bir şey yoktur, kim bilip ne diyecek? Senin de sevgilin yok, benim de yok, bırak ikimiz de zevkimizi alalım!” dedim ve boynundan öpmeye başladım.

    O an tepkisiz kaldı, ama yan odadan inleme sesleri yükselmeye başlayınca o da bana karşılık vermeye başladı. Ben geceliğin üstünden memelerini okşarken onun da elleri sırtımda geziyordu. Aslında bir çırpıda soyunup sevişmek istiyordum. Geceliğini çıkarmaya yeltendiğimde durdurdu beni ve “Yarın sabah annem komşuya gidecek, ben gitmeyeceğim!” dedi. Mesaj açık ve netti, ne yapacaksak yarın yapalım demeye getiriyordu. “Tamam! Bari beraber yatalım, korkma, bir şey yapmayacağım!” dedim. Güldü, “Gel hadi!” dedi. Yanına yattım, ama rahat durmadım tabii. Uyuyana kadar ellerim götünde ve göğüslerinde gezindi durdu…

    Ertesi gün uyandığımda heyecandan yerimde duramıyordum. Belli etmese de Seher abla da heyecanlı ve telaşlıydı. Benden önce uyanmış ve banyoya girmişti. Ondan sonra da banyoya girdim, sikimdeki kılları kestim. Kahvaltıdan sonra üvey annem, “Ben çıkıyorum çocuklar!” deyip gittiğinde içimi bir heyecan kaplamıştı. Hemen Seher ablanın elini tutup odaya götürdüm. Halen çekingen duruyordu. Kapımızı kapattık, Seher abla gerdeğe girecek gelin gibi ayakta bekliyordu. Yanına yaklaştım ve dudaklarına yumuldum. Karşılık verdi. Tişörtünü çıkardım, mavi bir sütyeni vardı. Onu da çıkarmaya uğraştım, ama çıkaramadım. Gülümsedi ve kendi çıkardı. Sonra onu yatağa oturtup göğüslerine yumulup yalamaya başladım. Seher abla iyice kendinden geçmişti…

    Seher ablanın eşofmanını ve külodunu da çıkardım ve amını yalamaya başladım. O an elektrik çarpmış gibi irkildi. Ben amını yalayıp klitorisi ile oynarken bir elimle de memelerini okşamaya başladım. Çok geçmeden orgazm oldu. Ben de soyundum ve sikimi uzattım yalaması için. Yüzünü buruşturdu, sikimi ağzına almak istemiyordu. Yalvarıyordum, “Hadi, lütfen!” diye. “Hiç yapmadım!” dedi. “Hiç mi porno izlemedin, ordakiler gibi yapacaksın!” dedim. Ben ısrar edince eğilip ağzına almaya başladı. Dişleri değiyordu ve canım yanıyordu, ama belli etmedim. İki elimle kafasından tutup bastırdım ve hızlandırdım. Durmam için nerem denk gelirse vuruyordu, ama duramazdım, boşalmak üzereydim. Ki çok geçmeden ağzına boşalmaya başladım. Kurtulmak istese de bırakmadım. Boşalmam bitince bıraktım. Hemen lavaboya koştu…

    Döndüğünde bana kızgın bakıyordu. Hemen sarıldım ve “Dayanamadım aşkım, özür dilerim!” dedim, gönlünü aldım. Sikim halen taş gibi duruyordu. “Bakiresin, değil mi?” diye sorduğumda, “Salak, tabii ki bakireyim!” dedi. Ben de, “O halde götten sikeceğim!” dedim. “Acıyormuş!” dedi. “Gülşah abla zevk de almış ama!” dedim. “Sen nereden biliyorsun? diye sorduğunda, o gün yan odanın duvarından onları dinlediğimi söyledim. “Pisliksin!” dedi ve güldü. Sonra çekmecesine uzanıp Bebe yağı verdi. 69 pozisyonunu tarif ettim ve 69 olduk. O benim sikimi yalarken ben de onun hem amını yalıyor, hem de götünü yağlayıp ufaktan parmaklıyordum. Parmağımın her boğumu girdiğinde kasıyordu kendini…

    Artık ikinci parmağım da girince hazır olduğunu düşündüm. Önümde köpek pozisyonunda domalttım, arkasına geçtim. Sikimin başını göt deliğine dayayınca irkildi bir an. Hafiften bastırmaya başladım, daha sikimin kafası girmeden kastı ve kendini öne attı. Hemen belinden yakaladım ve bastırmaya devam ettim. Sikimin kafası girince çığlığı bastı. Ben hemen ensesinden bastırıp yüzünü yastığa gömdüm, çok sesi çıkmasın diye. Buna rağmen, “Çıkar!” diye bağırıyordu. “Sakin ol aşkım, zor kısmı girdi, gerisi daha kolay olacak!” dedim. Birkaç dakika öyle bekledim, bu sırada amını okşuyordum. Yavaş yavaş kalan kısmını sokmaya başladım. Daracık göt deliği sikimi adeta mengene gibi kıstırıyordu, içerisi alev alev yanıyordu. Yavaş yavaş dibini bulmuştum…

    Ona, “Zevk alıyor musun?” diye sordum, “Canım yanıyor, ama zevk de alıyorum!” dedi. Yavaşça gidip gelmeye başladım. İki elimle belinden tutup git gel yapıyordum. Seher abla o sırada yüzünü yastığa gömmüş, “Ahh, ığhh!” gibi sesler çıkarıyordu. Ben bir yandan da amını okşamaya başladığımda çıkardığı sesler, “Ohhh, mmmhhhh!” şeklini aldı. Amından elime orgazm suları gelince ben de götünün içine boşaldım. Sikimi çıkardığımda göt deliğinden döllerim akıyordu. Hemen peçeteye uzandım, götünü ve sikimi sildim. Seher abla yorgun düşmüş şekilde kendini yatağa attı.

    Ben de yanına uzandım ve dudaklarından öperek, “Nasıldı aşkım?” diye sordum. O da, “Acıyor halen, ama zevk aldım!” deyip dudaklarımı öptü. “Bir kez daha yapalım mı?” dediğimde, “Annem gelebilir, duş alıp temizlenmeliyim!” dedi ve duşa girdi…

    O günkü sikişmemiz ilk oldu, ama son olmadı. İlişkimiz halen devam ediyor, bazen ev boşken, bazen de geceleri sessizce işimizi hallediyoruz 🙂

    anal sex hikayesi ensest hikaye seks hikayeler yaşanmış sex hikaye
  • Karımı Asker Arkadaşım ile Siktik

    Karımı Asker Arkadaşım ile Siktik

    Merhaba ben Metin. Ben 34, karım 27 yaşında, evleneli yaklaşık 4 yıl oluyor. Karım kapalı bir kadındır, ama modern kapalılardan. Abartıya yakın makyajı, dar etekleri, hatta amının götünün tüm hatlarını olduğu gibi belli eden taytları, nerdeyse diz kapağına kadar kısalan etekleri ile karım gerçekten teşhiri seven ve bunu bilerek yapan bir kadın. Sadece anne baba baskısı sonucu kapanan bir kadın yani sizin anlayacağınız.

    Bu durum ilk başlarda bana garip gelse de, sonraları beni feci şekilde azdırmaya başladı. Tabii zaten renkli olan seks hayatımız bu sayede daha da bir renkleniyordu. Erkeklerin karıma bakışları, karımı gözleriyle sikmeleri acayip tahrik ediyordu beni.

    O yaz karımla Bodrum’da iki haftalık bir tatil ayarlamıştık memur maaşımın yettiği kadarıyla, idare eder bir otelde. Karım yine formundaydı, incecik vücudunu saran siyah haşema ile bikinili kadınlardan bile daha azdırıcı bir halde plajda yürürken adeta dans ediyordu. Denizden çıkıp şezlonga uzanmış, ıslak haşema iyice vücuduna yapışmış ve kabaran meme uçları göze batarcasına yatıyordu.

    “Keşke şöyle rahat güneşlenebileceğim bir yer olsaydı!” diye dert yandı. Ben de şaka yollu, “Hayatım zaten göstermediğin yerin yok, inan bikini giysen daha az dikkat çekerdi!” dedim. Karım gülerek, “Deli!” dedi. Biliyordum, biraz daha zorlasam sevgili karım valizinde getirdiği ve sadece otel odasında giydiği birbirinden sexy bikinilerini plajda da giyerdi, ama konu orada kaldı…

    Tatilimizin son günleri yaklaşmıştı. Karımla alışveriş merkezinde gezerken askerlik arkadaşım Kaan ile karşılaştık. Kaan ile askerde çok yakındık, zengin bir müteahhit aileden geliyordu. Bodrum’da yazlık yaptırmış. Ayak üstü sohbetten sonra bizi akşam için yazlığına davet etti. Sözleşip ayrıldık.

    Akşam için hazırlandık. Karım yine her zamanki o sik kaldırıcı haline bürünmüştü. Açık pembe bir eşarbı vardı başında, dudaklarındaki pembe ruj ile güzel bir bütünlük sağlıyordu. Bütün hatlarını belli eden daracak beyaz bir elbise vardı üzerinde. Dikkatli bakınca altındaki kırmızı sütyeni hafif de olsa belli oluyordu. Kıyafetin boyu da dizinin bir karış altında bitiyordu. Bileğinde halhal ve krem rengi topuklusu da pastanın üzerindeki çileğiydi adeta. Dudaklarını öpmek için sokulduğumda, “Dur aşkım rujumu bozacaksın!” diyerek uzaklaştı. Ben de ses etmedim, zaten geç kalmıştık.

    Taksiye atladık, adresi söyledim taksiciye. Kaan’ın yazlığı Bodrum’un biraz dışındaydı. Geniş arazinin ortasında lüks bir villaydı. Villanın yüksek duvarlarla çevrilmiş bir avlusu, avluda da geniş bir havuzu vardı. Kaan bizi kapıda karşıladı, benle selamlaştıktan sonra sıra karıma geldi. Alışveriş merkezindeki tanışıklığın verdiği cesaretle karım Kaan’ı yanaklarından öperek selamladı. Olayın şaşkınlığı Kaan’ın yüzünden okunuyordu. Yanaklarında belli belirsiz ruj lekesi bile oluşmuştu. Orospu ruhlu karım anlaşılan bugün havasındaydı, bozulur diye öpmeme izin vermediği dudakları Kaan’ın yanaklarına kendiliğinden yapışmıştı. Ruj izini görmek sikimi uyandırmaya yetmişti.

    Olayın şaşkınlığını üzerinden atan Kaan bizi içeri buyur etti. Güzel bir sofra hazırlamıştı ya da hazırlatmıştı. Yüzü kızarmış, kaçamak bakışlarla bir beni bir karımı süzüyordu. Ama daha çok gözleri karımın ışığın altındaki kıyafetten belli olan kırmızı sütyenindeydi. Sikim iyice büyümüş, rahatsızlık vermeye başlamıştı. Kaan’ın durumu benden daha da vahimdi, arada birşeyler getirmek için ayağa kalkıyordu ve önündeki kabarıklık inanılmaz dikkat çekiyordu.

    Kaan yemeklerin yanına güzel bir şarap açtı. İkimiz içerken karım meyve suyu içiyordu. Sohbet arasında Kaan karıma bize eşlik etmesini teklif etti. Karım alkole çok dayanıklı değildi, zaten ayda yılda bir içerdi. Biraz nazlandıktan sonra, Kaan’a, “Peki, seni mi kıracağım!” diyerek yarısını içtiği meyve suyu bardağını uzattı. Göz göze bakışırlarken bir taraftan da karımın bardağını ağzına kadar doldurmuştu Kaan, nerdeyse taşıracaktı…

    Yemekten sonra hep birlikte salona geçtik. Karım içtiği şaraptan mı, yoksa Kaan’ın sikici bakışlarından mı bilmiyorum, iyice kızarmış, etrafa o sexy gülüşlerini saçar olmuştu. Salondaki L şeklindeki kanepede oturuyorduk. Karım ve ben koltuğun uzun tarafına oturmuştuk, Kaan da benim tarafımdaki kısa yere oturmuştu. Oturduğu yerden karım tam karşısında kalıyordu.

    Kaan bu sefer viski açtı. Biz elimizdeki viskileri yudumlayıp sohbet ederken, karım da bize kahkahalarıyla eşlik ediyordu. Kaan gözlerini karımın üzerinden alamıyordu, alkolün de etkisiyle ilk zamanki utangaçlığı kaybolmuştu ve bana da aldırış etmiyordu. Merak edip çaktırmadan karıma doğru baktığımda arkadaşımın neden gözlerini alamadığını anlamıştım. Karımın zaten kısa olan elbisesi oturunca iyice yukarıya sıyrılıp dizinin üzerine kadar toplanmıştı ve o bembeyaz güneş görmeyen bacakları insanı tahrik eden bir görüntü sunuyordu. Benim merak ettiğim karımın ne kadar ileriye gidebileceğiydi, hem de ben yanındayken.

    Sohbetimiz ilerledikçe Kaan’ın yaptığı çerez meze falan getirip götürme işini karım üstlenmişti. Tabii her gidişinde o muhteşem götünü Kaan’a izlettiğinden emindim. Kaan’ın kazık gibi siki ve kızaran pempe rujlu yanakları herşeyi anlatıyordu. Hoş ben de ondan farksız değildim. Bu durum nedense beni daha da azdırıyor, bu gösteri hiç bitmesin istiyordum…

    Bir ara karım mutfağa gitti ve Kaan’a seslenip, rendenin yerini sordu. Kaan da karımın yanına gitti. Aradan beş dakika geçti, ama ne gelen vardı ne de giden. İçimi merak ve heyecan kaplamıştı. Sessiz adımlarla mutfağa doğru yöneldim ki içerden şapurtu sesleri gelmeye başladı. Elim ayağım heyecandan titreyerek koridordan içeriye bir göz attım. Karım ve Kaan birbirlerine kenetlenmişler ve adeta dudaklarını yercesine öpüşüyorlardı. Kalbim olanca hızıyla atıyor, kulaklarımda şapırtı sesleri yankılanıyordu.

    Neden sonra ayrıldılar. Karımın eli Kaan’ın pantolonunun önündeydi, “Bunu istiyorum!” dedi sessizce, sanki beni unutmuşlardı ya da umursamıyorlardı. Kaan birşey demeden derin bir öpücük daha kondurup rendeyi verdi karıma. O sırada ben hızlıca salona döndüm. Az önceki gördüklerimi düşünüyordum. Kaan salona geldiğinde, “Gösterdin mi rendenin yerini?” diye sordum. “Gösterdim gösterdim!” dedi Kaan pembe ruj bulaşmış dudaklarıyla.

    Az sonra da karım dağılmış rujuyla geldi. Sanki salondaki fazlalık bendim, kendimi öyle hissediyordum. İkimiz de karımın süzülüşünü izledik. Kendi elleriyle yaptığı mezeyi sehpaya koyduktan sonra geçip yerine oturdu. Artık ikimiz de karıma kilitlenmiş, onun hareketlerini, firikiklerini izler olmuştuk. Karım otururken kendini koltuğa öyle bir bırakmıştı ki, artık eteği nerdeyse baldırlarına kadar toplanmıştı. Bu manzara ikimizi de hipnoz etmişti sanki. Kaan artık başka yere bakamaz olmuştu, eminim oturduğu yerden karımın tangasını görebiliyordu…

    Vakit gece yarısına yaklaşınca, “Bize müsaade, kalkalım!” dedim. Ama ikisinin de böyle bir isteği yoktu. Hoş ben de halimden memnundum, ama artık otele gidip karımı sikmek istiyordum. Kaan kalmamızı teklif etti, yatacak yerin sorun olmadığını söyledi. Karım da razı olunca, ben bir iki mırın kırın ettim, ama nafileydi, anlaşılan ikisi de sikişmeyi kafasına koymuştu…

    Biraz daha oturup, bir duble daha içtikten sonra, karıma alkolün beni çarptığını ve yatmaya gitmemizi teklif ettim. Karım gönülsüzce kalktı. Kaan da kalktı, kalacağımız odayı gösterdi. Karımla odaya çekilirken Kaan da bizim bir yan odamıza giriyordu. Ben hemen üzerimi çıkarıp sadece boxerle yatağa attım kendimi. Karım da makyajını silmek için banyoya geçti. Karım banyodan çıktığında ben horlama numarası yapmaya başlamıştım bile.

    Beklediğim gibi, sevgili karım uyuduğumu sanıp yavaşça odadan dışarı süzüldü. Biraz sonra yan odadaki kapının açılma sesi duyuldu. Ardından da kilitlenen kapı. Vay orospu! diye içimden geçirerek onları izleyemeyecek olmanın verdiği üzüntüyü yaşıyordum. Yataktan kalktım, pencereyi açıp bir sigara içmek istedim. Yan tarafın ışığı yanıyordu ve bingo, iki odanın balkonu birleşikti. Hemen süzüldüm balkondan. Kaan’ın odasının penceresi de açıktı ve sesler olduğu gibi duyuluyordu…

    İçeriye baktığımda ikisi de yarı çıplaktı neredeyse. Karım yatağın kenarında, ayakları yerde olacak şekilde yatağa uzanmış. Kaan gömleğini çıkarmış, üstü çıplak, karımın elbisesinin eteğini yukarıya sıvamış, bacaklarını aralayarak önünde diz çökmüş vaziyette, yüzünü karımın bacak arasına gömmüştü. Karımın elbisenin önü açılmış, kırmızı dantel sütyenden taşan memelerini avuçlayan Kaan bir yandan o bıngıl bıngıl memeleri sürekli sıkıştırıp bırakırken, kabarmış meme uçlarıyla oynamayı da ihmal etmiyordu. Sütyenin takımı dantel tanga külot hafif aşağıya indirilmiş, Kaan ağzını karımın kaymak gibi amına gömmüş, yalayıp duruyor…

    Karım başını yatağa bırakmış. Etli dudakları zevkten aralanmış, uzun kirpikli gözleri şehvetle kapanmış, iki eli Kaan’ın saçlarını kavramış, kendine çekiyor, daha fazla yalaması için. Tadını çıkararak sevişiyorlar, pek aceleleri yok gibi, boynuzlu koca yandaki odada uyuyor nasıl olsa!

    “Ahhh!” diye inledi karım, “Çok güzel… Harika…” diye mırıldandı. Kaan hiç oralı değildi, karımın amcığını yalamaya devam ediyordu. Dili karımın klitorisinde çalışıyor, arada aşağılara kadar iniyor, sonra amının dudaklarını içlerini yalayarak tekrar yukarıya çıkıyordu. Karımsa yatakta kıvranıyor, başını sağa sola çeviriyor, sürekli inliyordu. Karım, “Hadi! Sik artık beni! Dayanamıyorum!” diye mırıldanırken sikim kazık gibi olmuştu. Onları porno izler gibi canlı canlı izlerken elimi boxerimin içine soktum, sertleşmiş sikimi dışarıya çıkardım. Fazla oynayamıyordum, yoksa her an boşalabilirdim.

    Kaan ayağa kalktı, bir çırpıda pantolon ve boxerden kurtuldu. Karımın ellerinden tutup ayağa kaldırdı ve dudaklarına yumuldu. Şapurtu sesleri eşliğinde karımın üzerindeki elbise ve dantel tanga sütyen takımından da kurtuldular. İkisi de çırıl çıplaktı şimdi. Kaan’ın heybetli zenci sikine yakın koyu renkli siki kazık gibi olmuş, karımın beyaz bacaklarına sürtünüyordu. Karımın bir eli Kaan’ın sikine gitmiş, onu kontrol altına almaya çalışıyordu. Kaan’ın elleri ise karımın götünde geziniyor, karımı çekebildiği kadar kendine çekmeye çalışıyordu. İnanılır gibi değildi, karım asker arkadaşımla sevişiyordu, hem de kocası yan odada uyurken (!).

    Kaan karımın omuzlarına bastırıp yere çömeltti. Kaan’ın siki şimdi karımın dudaklarında geziniyordu. Karım iştahla araladı dudaklarını ve ağzına aldı. Karımın küçük ağzı sikin yarısını ancak alabiliyordu. Siki ağzından çıkarıyor, okşuyor, öpüyor, sıvazlayıp tekrar ağzına alıyordu sevgili karıcığım. Zevkten inleyip duran Kaan, sikini karımın ağzına kökledikçe karımdan duyulan boğuk sesler, nefessiz kalan karımın çırpınmaları. Tüm bunlar benim kendimden geçmeme sebep oluyordu…

    Biraz sonra karımın ellerinden tutup ayağa kaldırdı, karımın dudaklarına yumuldu yeniden. Yavaşça yatağa yatırdı. Biraz önce yalaya yalaya zevk sularını akıttığı amcığına bu kez kazık gibi sert sikini dayamıştı. “Ohhh!” diye bir inleme koptu karımdan. Sikin sertliğini ıslak amında hissetmekten müthiş bir zevk aldığını görebiliyordum. Koala gibi Kaan’ın boynuna sarılıp dudaklarını daha bir hırsla öptü. “Hadi!” dedi sonunda, “Ne yapacaksan yap bana, dayanamıyorum, seni istiyorum!” diye inledi.

    Kaan hareket ettikçe siki karımın amının girişine sürtünüp duruyordu. Karımın etli dudaklarını öpmüyor, adeta yiyor, somururcasına emiyordu. Dillerinin birbirini okşadığını bile görebiliyordum. Sonra sikini bir eliyle tutup karımın klitorisine bastıra bastıra sürttü biraz. “Ohhhh!” diye inleyerek başını sağa sola sallıyordu karım. Yavaşça doğruldu Kaan, karımı bacaklarından katlayıp iyice altına aldı. Sonunda karımın zevkten açılıp kapanan amcığının girişine dayadı ve olanca gücüyle bastırdı. “Ahhhh!” diye bir çığlık koparan karım Kaan’ın boynuna sarıldı. Oysa ki daha sadece sikin başı girmişti.

    “Ohhh! Amcığın daracık güzelim!” diye iltifat eden Kaan’a, karım, “Ahhh! Dur biraz! Bekle! Alışsın biraz! Senin şeyin çok büyük! Çok kalın! Bekle ne olur!” diye cevap verdi. Kaan da, “Beklerim canım! Aşkım! Güzel amcıklım benim!” dedi. Karımın dudakları titriyor, iki eliyle Kaan’ın belini tutmuş, amına köklemesini engellemeye çalışıyordu…

    Az sonra Kaan belini oynatmaya, yavaşça ileri geri yapmaya başladı. Kazık gibi siki karımın amında milim milim ilerliyordu. Karımın zevkten gözleri kaymış, Kaan’ın belini tutan elleri kasılmış vaziyetteydi. Dudaklarını ısırarak içine giren yarağa dayanmaya çalışıyordu. Kaan’ın gözleri kaymış, sabrı tükenmişti, bir hamlede kalanını kökleyiverdi karımın amına ve karım bir çığlık kopardı, “Aaahhhh!” diye.

    Kaan’ın iri bedeni ağır ağır karımın bacak arasında inip kalkıyor, o koca sikini karımın amına sokup çıkarıyordu. Karımsa bacaklarını açabildiği kadar ayırmış, elleri Kaan’ın sırtında, tırnaklarını batırırcasına kasılmış, sürekli inliyor, minik çığlıklar atıyor, “Ahhh! Yavaş! Yavaş sik ne olur! Ahhh! Amımı dağladı sikin, içim yanıyor!” diyordu. Dakikalarca sürdü bu sahne. Hırsla, vahşice sikişiyorlardı…

    Karım bacaklarını Kaan’ın bacaklarına sarmıştı şimdi. Kaan’ın acımasız köklemelerini feryat ederek karşılıyor, içinden çıktığındaysa belini kaldırıp sikin peşinden gitmeye çalışıyordu. Kaan ise sadece zevk homurtuları çıkıyordu…

    Kaan karımın amından sikini çıkarmadan yuvarlandı yatakta, karımı da üstüne çekti. karım bu kez sikin üstünde yaylanmaya başladı. Ellerini Kaan’ın geniş göğsüne dayamış vaziyette götünü indirip kaldırıyordu yavaş hareketlerle. Kaan’ın siki bir görünüp bir kayboluyor, her kaybolduğunda karımdan bir inleme sesidir yükseliyordu. Karım, “Ohhh! Dibimde hissediyorum, dibime dayandı, dibimi okşuyor sikin, en derinlerime değiyor!” diye mırıldandı.

    Kaan bu kez sımsıkı karımın beline sarıldı, memelerini hırsla emerken, üstten sabitlediği karıma alttan hızlı hızlı köklüyordu şimdi. Karımın gözleri kaydı zevkten, inlemeleri sıklaştı, zevk çığlıkları yükselmeye başladı. Bunca yıllık karımı tanıyordum, orgazmın eşiğindeydi, iyice yükselmişti. Kaan karımın amcığına son sürat girip çıkarken, parmaklarıyla da karımın şişmiş klitorisini okşadığını görebiliyordum. “Aaahhh!” diye bir çığlık kopardı karım, “Dayanamıyorummm, ne yapıyorsun bana öyle, geliyorummm!” diye kıvrandı…

    Karım şiddetli bir orgazmla sarsılmaya başladığında Kaan da daha yüksek homurdanmaya başladı. Son bir kez kökleyip durdu. Zevkten üzerine yığılan karımın amının derinliklerine döllerini boşaltmaya başlamıştı. Karımın zevk sıvıları ile karışan döller Kaan’ın taşaklarına sızıyor, ordan da yatağa ulaşıyordu. Birden şimşek çaktı kafamda, karım korunmuyordu, çocuk istediğimiz için kontrol hapını bırakmıştı. Bu düşüncelere ve karşımdaki manzaraya daha fazla dayanamadım ve balkona döllerimi boşalttım…

    Kaan’ın odasında bir sessizlik oluşmuş, karım Kaan’ın yanına devrilmişti. Bir hayli genişlemiş amcığından halen Kaan’ın dölleri sızıyordu. Sessizce geldiğim gibi odaya geçtim, yatağa yattım. Yarım saat kadar sonra karım sessiz adımlarla odaya girdi. Ben yine yalandan horlamaya devam tabii. Karım yatağa uzandı, Kaan’la sikişmek karımı çok yormuş olmalıydı ki, hemen uyudu. Bense karmaşık duygular ve düşünceler içinde uykuya daldım…

    Ertesi gün kalktığımda mutfaktaydılar, ikisinin de yüzünde güller açıyordu. Kahvaltıyı birlikte hazırlıyorlardı, bana da fırından taze ekmek alıp gelme görevi düşmüştü. Ayaklarım geri geri giderek çıktım evden. Kaan’ın arabasıyla fırına giderken dün gece yaşananları düşünüyordum. Kendime bile itiraf edemiyordum, ama karımın başka bir erkek tarafından, hem de asker arkadaşım olan bir erkek tarafından hoyratça sikilmesinden acayip zevk almıştım ve şimdi yine çifte kumruları evde baş başa bırakmıştım. Bunu ben de onlar kadar istiyordum demek ki!

    Fırından ekmek alıp eve döndüğümde ikisi de ter içindeydi. Eminin aceleyle sabah sikişi yapmışlardı ve şu an karımın amının içinde Kaan’ın taze dölleri doluydu. Neşeli bir kahvaltıdan sonra otele gitmek için vedalaşırken, Kaan’dan yeni bir teklif geldi. Tatilimiz bitene kadar onda kalabileceğimizi ve bundan memnun olacağını söyledi. Tabii bu teklifin alt yazısı (Senin orospu karının tadı damağımda kaldı!) idi.

    Kabul etmemem gerekiyordu, ama onların dün geceki sikişmesini izlerken yaşadığım o farklı duyguya söz geçiremiyordum. Karım zaten dünden razıydı. Onun için seve seve kabul ettik. Kaan bizi arabasıyla otele götürdü. Çıkışımızı yaptık, eşyalarımız alıp villaya döndük.

    Tek sorun karımın korunmuyor oluşu ve bunu hiç sorun etmiyor olmasıydı. Kim bilir belki de bilerek Kaan’dan bir çocuk yapıp sefil memur hayatımızdan kurtulmak istiyordu. Bunları düşünürken havuz kenarındaydık. Karım havuzda yüzüyor, Kaan’la ben de karımı izliyorduk. Üzerinde yine o haşema vardı. Yüzerek havuzun kenarına yaklaşan karıma, “Karıcığım, Kaan yabancı değil, hem zaten duvarlar da yeterince yüksek, bikiniyle gir havuza!” dedim. Ortamın erotizmini elimden geldiğince artırmak istiyordum. Sonra Kaan’a, “Öyle değil mi ortak?” diye pas verdim. Kaan da, “Tabii yenge, rahat ol, biz bizeyiz zaten burda!” dedi.

    Karım, Kaan’ın da söylediklerinden sonra sudan çıktı ve içeriye gitti. Kızaran yanaklarından onun da heyecanlandığını anlayabiliyordum. Karımın bikini giyeceğine çok ta ihtimal vermemiştim, ama anlaşılan karım işimi oldukça kolaylaştıracaktı. Kaan’ın canına minnetti zaten, o benden çok istiyordu bunu aslında.

    Bikinisini giymiş halde geri geldi yanımıza. Güzel göğüsleri, inanılmaz derecede ince kumaşlı bikini tarafından zar zor gizlenmişti. İki erkeği birden delirtmek hoşuna gidiyordu kahpenin, mankenler gibi birkaç kez etrafında döndü. Bilmiyorum bilerek mi yaptı, ama bikini altının arkası dipdiri götününün yanakları arasına sıkışımış, G-Stringi andıran bir görüntü oluşturmuştu. Neredeyse götü çıplak gibi görünüyordu. Mükemmeldi. Bembeyaz bedenine hayranlıkla baktım. İltifatlar ettim, tabii Kaan da bana katılmıştı karıma iltifat etme konusunda.

    Karım iltifatlarımıza teşekkür ederek havuza atladı. Biraz yüzdükten sonra sudan çıkıp havuzun kenarına geldi. Adeta çıplak sayılan bedeni güneşin altında parlıyordu. İkimiz de çadırları çoktan kurmuştuk. Pürüzsüz ve bebeksi vücudundan süzülen su damlacıkları ve zar zor göğüslerinin bir kısmını ve götünü örtmekten aciz bikinisiyle karım Kaan’la benim aramdaki şezlonga uzandı.

    Biz iki erkek içkilerimizi yudumluyor, bir yandan da vücuduna güneş kremi süren karımı izliyorduk. Biraz sonra karım, “Kocacığım sırtıma sürer misin?” dedi. “Karıcığım tam da lavaboya gidecektim!” deyip kalktım ve Kaan’a, “Ortak sen sürüversene!” dedim. Biraz absürt olmuştu, ama artık önemi de yoktu, ortamdaki erotizm beynimi iyice uyuşturmuştu. Kaan ikiletmeden doğruldu ve yüz üstü uzanan karımın sırtına krem sürmeye başladı. Ben de yalandan bir lavaboya gidip geldim.

    Karımın iki gün önce tanıştığı Kaan’la sikişmesini izlemiştim ve şimdi de hiç itiraz etmeden elin adamının yanında bikiniyle uzanmış sırtına krem sürdürmesini güneş gözlüğümün altından hayretle izliyordum. Karım beğenilmeye, arzulanmaya ve erkekleri tahrik etmeye bayılıyordu. Bu arada Kaan işi iyice ilerletmiş, adeta okşamaya çevirmişti…

    Kaan’ın güçlü elleri altında karımın kıvrandığını fark ettiğimde bu işkenceye bir son vermenin vakti gelmişti. Ayağa kalkıp, “Ben bir markete gideyim, sigaram bitti. Bir de bankamatiğe uğramam gerekiyor. Dönmeden önce ararım, akşama birşeyler lazım olursa söylersiniz!” dedim. Karım zevkten çatallanmış sesiyle belli belirsiz, “Peki hayatım!” dedi. Kaan arabasıyla gitmemi teklif etti, ama ben, “Merkezde park edecek yer bulunmaz şimdi, dolmuşla gider gelirim!” dedim.

    Onları orda bırakıp evin çıkış tarafına yöneldim. Çıkış tam ters taraftaydı ve geçiş için evin içinden geçmem gerekiyordu. Gittiğimi sanmaları için otomatik kapıyı açıp kapatmam yeterliydi. Koşarak mutfağa geçtim, onları görebileceğim pencereye yanaştım. Sikimi açığa çıkardım, ancak fiziksel provokasyon olmadan bile boşalamaya yakın olduğum için sikime dokunmaya cesaret edemedim.

    Kaan’ın okşamaları yerini çoktan öpüşüp koklaşmaya bırakmıştı bile, birbirlerine yumulmuşlardı. Benim vücudumu ise yine o bilindik ateş sarmıştı. Pencereyi açıp seslerini daha net duymak istedim. Az sonra Kaan karımın ağzına haşmetli yarağını sokmuş, gözlerini kapatmış karımın şezlongunun baş ucunda zevkten kendinden geçiyordu. Karım daha önce görmediğim bir iştahla yalıyordu Kaan’ın sikini. Karımın içe hafifçe çökmüş yanaklarından, sanki ağzındaki sikin içini boşaltmak istiyormuş gibi emdiğini anlıyordum. Götünü de artık şezlongun üstünde delice çalkalanmaya başlamıştı…

    Kaanın zevk homurtuları ve karımın şapurtuları beni dayanılmaz noktaya doğru itiyordu. Elimi sikime atıp yavaşça okşamaya başladım, onlara eşlik etmek istiyordum. Biraz sonra Kaan karımın bacaklarının arasına çömelmiş, ağzını kocaman açmış, karımın amına yapıştırmıştı. Şapırtılı sesler çıkararak yalıyordu karımın amını. Az önce karımın ağzını sikmişti. Şimdi de amını yalıyor, karımın şezlongun üstünde çırpınıp kıvranmasına neden oluyordu…

    Karım, “Ohhh, çok güzel! Ohhh, çıldırtıyorsun beni! Sok dilini içime öyle n’olur! Ohhhhh!” derken, birden, “Oouuvvv!” diye inledi. Beli bükülmüş, vücudunu kasılmıştı, karın kasları dalgalanıyordu. Karım zirveye ulaşmış, orgazm olmuştu.

    Kaan dizlerinin üstünde doğruldu. Siki iyice sertleşmiş, kocaman olmuştu, tıpkı gerilmiş bir yay gibiydi. Karımı şezlongta domaltıp arkasına yanaştı. Sikinin morarmış başının, karımın o baş döndürücü yuvarlaklarının arasına daldığını gördüm. Bu temasla karımın tüm vücudu elektrik akımına kapılmış gibi titredi. Karım kendini hırsla geriye itti. Aynı anda Kaan da bastırdı, kocaman siki bir anda kayboluverdi. “Ohhh, ne güzel geçirdin amıma!” diye inledi karım…

    Kaan delirmiş gibi sikmeye başlamış, karımın ise inlemeleri giderek küçük çığlıklara dönüşmeye başlamıştı. Zevkten uçmuş gibiydi. Bir süre sonra da, karımın kıvranmaları çırpınma halini aldı. Karımı tanıyordum, an meselesiydi yeniden zevkin doruğuna çıkması. Kendisini hırsla geriye bastırıyor, arkasındaki Kaan’a kendini daha da sunmaya çalışıyordu. Birden derin bir inleme çıktı karımın ağzından, yeniden orgazm olmuştu…

    Kaan karımın arkasından çekildi. Kaan daha boşalmamıştı. Kocaman siki, karımın sularıyla sırılsıklam ıslanmış, pırıl pırıl parlıyordu. Karımı tutup sırt üstü çevirdi şezlongta. Sonra da karımın bacaklarını hafif ayırıp üstüne uzanıverdi. Kaan’ın beli ufak hareketler yapıyordu. Sonra birden sert bir hareketle bastırınca, karım, “Ohhh, ne güzel geçirdin!” diye inledi. Karımın kolları Kaan’ın boynuna dolanırken, Kaan şimdi yavaş yavaş, acele etmeden sikiyordu karımın amını. Karım da bacaklarını onunkilere dolamış, götünün yukarı hareketleriyle her hamlesine karşılık veriyordu…

    Sikim kazık gibi olmuştu. Onlara katılmak için karşı konulmaz bir istek vardı içimde. Ama yanlarına gidemedim. Birbirlerine dalmış feryat figan sikişen iki bedenin yanında kendimi fazlalık hissedecektim. Karımın yüzündeki o sikilmekten ve zevkten kızarmış kendinden geçmiş yüzüne birkaç metre uzakta gizlendiğim mutfak penceresinden bakıyordum. Ben karıma hiçbir zaman bu kadar zevk verememiştim. Kaan karıma adeta yapışmış, yüzünü karımın boynuna gömüp ısırıp emiyor, aynı anda da olanca gücüyle sikini karımın amına sokup çıkarıyordu. Hırsla sikiyordu karımı, adeta kendisini azdırıp deliye döndürdüğü için intikam alıyordu sanki karımdan…

    Birden kasılmaya başladılar. Kaan’ın artan homurtularına karımın kısılan sesiyle inlemeleri eşlik ediyordu. İlk gelmeye başlayan sevgili karımdı. Kaan’ın altında çırpınmaya başladı, bacaklarıyla ve kollarıyla Kaan’ı sarıp olanca gücüyle onu içinde tutmaya, hapsetmeye çalışıyordu. Halen sevgili karımı sikmeye devam eden Kaan da daha fazla dayanamadı, dibine kadar soktu karımın amına. Öylece kaldı…

    Ezbere biliyordum, sevgili karımın şimdi amının dudakları titriyor, amının girişi açılıp kapanıyor, içindeki koca sıkı sağıyordu kesin. Kaan da yine döllerini boşaltıyordu karımın içine. Benim biricik karımın amının en dibine fışkırtıyordu. Karımı döllüyordu. Ben de elime aldığım kağıt havluya çoktan boşalmıştım. Yanlarına gidip bu büyüyü bozmak istemedim, fazlalıktan başka birşey değildim. Asker arkadaşımla karımı rahat bıraktım.

    Neden sonra sakinleştiler. Kaan karımın bacaklarının arasında birkaç dakika hareketsiz kaldı. Sonra da halen sertliğini koruyan koca sikini karımın amından çıkardı. Yana devrilip sırt üstü yatıp uzandı şezlonga. Karım da bacakları ayrık vaziyette, sırt üstü yatıyordu. Soluk soluğa kalmışlar, göğüsleri inip kalkıyordu nefes alıp verirken. Karım bacaklarını biraz ayırınca, Kaan’ın kökleye kökleye cildini kızarttığı kaymak gibi amının hırpalanmış dudaklarının arasından döller süzülmeye başladı. Koyu beyaz döl damlaları amından çıkıyor, göt deliğinden süzülüp şezlonga damlıyordu…

    İlerleyen günlerde de değişen bir şey olmadı. Karım bulduğu her fırsatta Kaan’la sikişti. Daha doğrusu o fırsatları onlara ben yarattım. Yaz tatilimiz uzayabildiği kadar uzadı Kaan’ın villasında. Yaz bitmeden önce karım çoktan hamileydi. Doğacak çocuk sevgili asker arkadaşımdan bize minik bir hatıraydı. Çocuk erkek olursa ismi şimdiden belli 🙂

    porno hikayeleri porno sex hikaye resimli sex sec hikayeleri sexhikayeleri
  • Yengem Sex Bağımlısı Çıktı

    Yengem Sex Bağımlısı Çıktı

    Selam arkadaşlar, ben Osman. 25 yaşındayım ve nişanlıyım. Nişanlım bir markette çalışıyor, ben de şoförlük yapıyorum. Ailem yurt dışında olduğu için, ben bazen halamda, bazen de yengemde kalıyorum. Genellikle evimde kalmaya çalışıyordum, ama yengemde kalmayı tercih ediyordum. Sebebi ise çok basit idi:

    Yengem 43 yaşında, dayımdan ayrılmış, kızını evlendirmiş, kendi hayatını kurmuştu. Yengem deli dolu bir kadın idi, hiç utanma sıkılma olmadan her yerde her şeyi konuşan, biraz da patavatsız birisiydi. Boşandıktan sonra etraftan laf söz olmasın diye kapanmıştı. Ama evinde rahat biriydi, tişört ve pijama altı giyerdi genellikle. Yengemin ev hali çok hoşuma gidiyor, belli etmeden amına götüne ve memelerine bakıyordum. Birkaç kez de tesadüfen giynirken sütyen külotla görmem ilgimi daha çok artırmıştı. Memeleri, bacakları, götü harika idi. Eve gidince yengemi düşünerek 31 çekiyordum, harika oluyordu.

    Benim evi ayda bir kere temizlemeye gelen kadın köye taşındığı için evi temizletecek birini arıyordum. Yengem, “Ben temizleyim, boş boş oturmaktan sıkıldım!” deyince evin yedek anahtarını verdim. Ertesi gün sabahtan evi temizlemeye geleceğini söyledi. O gece sabahı zor ettim.

    Sabah olmuş, heyecanla bekliyordum ki, yengem aradı, “Yarın geleyim, Remziye bana kahve içmeye gelecek!” dedi. “Sorun yok yenge, ne zaman istersen gel, nasıl olsa anahtar var sende!” dedim. Ama doğrusu gelemeyeceğine üzülmüştüm, çünkü yengem kendi evinde temizlik yaparken sürekli eğiliyor, domalıyor, göğüslerinin bir kısmı ve açılan belinden külodu kısmen görünüyor, farkında olmadan bana bol bol 31 malzemesi veriyordu. Eve döndüğümde de beynime kazınmış o görüntülerle 31 çekiyordum.

    Kendi kendime, (Şansına küs Osman, bugün yengenden sana 31’lik malzeme yok!) deyip bir sigara yaktım. Efkarlı efkarlı sigara içerken nişanlım aradı, “Bu gün izinliyim, gezmeye çıkalım mı?” dedi. “Olur!” dedim. Öğlen çıkmak için anlaştık. Daha vakit var diye ben üzerimde sadece boxerla yatıyorum, telefondan porno izleyip sikimi sıvazlıyordum. Az sonra kapının zili çaldı, pornoyu kapatıp kapıya koştum. Kapının gözetleme dürbününden baktım ki nişanlım kapıda.

    Kapıyı açtım, “Hayırdır aşkım, hani öğlen çıkacaktık ya?” dedim. “Evde canım sıkıldı, öğleni beklemeyedim. Hadi çıkalım!” dedi. “Tamam, gel içeri iki saniye!” dedim. Nişanlımla fırsat buldukça öpüşüyorduk, fazlası yoktu, daha ileri gitmiyorduk. Biraz öpüştük. Nişanlım, “Hadi hazırlan çıkalım!” dedi. “Biraz daha öpüşelim!” dedim. Nişanlım öpüşmeyi çok seviyordu, öpüşmeye devam ettik. Benim sikim boxerin içinde çadırı kurdu tabii. Nişanlıma, “İleri gitmeden biraz sevişelim!” dedim. Önce, “Olmaz!” dedi. Israrlarıma dayanamayıp, “İyi hadi, ama fazla ileri gitmek yok!” dedi.

    Benim odama gidip yatağa uzandık. Nişanlımın üerinde tişört ve kot pantolon vardı, öylece yanıma yatmıştı. “En azından tişörtü ve kot pantolonu çıkarsan aşkım?” dedim. “Ya olmaz, sabret, iki ay sonra evleneceğiz!” dedi. Ben yalvardım, “Yemin ederim ileriye gitmeyeceğiz, nolur çıkar!” diye. Zor bela ikna ettim, çıkardı kıyafetlerini, sadece sutyen külot kalmıştı. “Bunları çıkarmam ama, ısrar etme!” dedi. “Tamam aşkım!” dedim. Ufacık tanga külot giymişti. “Harika külotun var!” dedim, güldü, yanıma yattı.

    Öpüşüyoruz, bacaklarını, götünü okşuyorum. Memeleri sutyenin üzerinden okşayıp öpüp yalıyorum, ama zevk vermiyor. Herhalde sütyen üzerinden olunca kendisi de zevk alamadı ki, memesinin tekini sütyenden çıkardı. Okşadım, öpüp yaladım, emdim. Hoşuna gitmişti, diğer memesini de sutyenden çıkardı. Sırayla yalıyordum memelerini. Bu arada benim üzerimde halen boxer var, boxerli şekilde sikimi amcığına külotunun üstünden sürtüyorum. Hoşuna gitmişti. Elini uzatıp boxerin üzerinden sikimi elleyince, ben doğrulup boxeri indirim.

    Sikime biraz bakıp, “Boxerine geri sok şunu!” dedi. “Ya birşey olmaz, bırak özgür kalsın!” dedim. Öpüşmeye devam ediyorduk. Nişanlım, “Dur bir saniye, sütyen böyle rahat vermiyor!” deyip sütyeni tamamen çıkardı. Memelerini şimdi daha rahat öpüp yalıyor, emiyor, meme uçlarını içime çekiyordum. Nişanlım zevkten deli olmuştu ve inlemelerine hakim olamıyordu. Fırsat bu fırsat deyip külotunu yandan tutup aşağı sıyırdım. Nişanlım hemen külotunu geri yukarı çekti, “İleri gitmek yok!” diyerek. “Rahat ol, yemin ederim ileriye gitmeyeceğim, sadece sürteceğim biraz!” deyip külotunu indirip çıkardım. Sonra da benim boxeri tamamen çıkardım.

    Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık ve tam kıvama gelmiştik. Misyoner pozisyonunda bacak arasına yanaştım, sikiyormuşum gibi nişanlımın amına sürtüyorum sikimi. Amı çoktan ıslanmıştı. Ama nişanlım sokacağım diye çok korkuyordu, ki elini uzatıp sikimi tuttu, kendisi sürtmeye başladı sikimi amının dudakları arasına. İkimiz de inanılmaz zevk alıyor, deli gibi inliyorduk ki, birden odamın kapısının açılması ile çok korktuk. Hemen yorganı üzerimize çektik.

    Yengem güldü ve “Nişanlı kumrular, evlenmeyi bekleyemediniz mi?” dedi. Nişanlımın suratı kıpkırmızı olmuştu, “Bildiğin gibi değil…” diyor, açıklama yapmaya çalışıyordu. Ama ne desen boş, yengem bizim gerçekten sikiştiğimizi sanmıştı. Yengem, “Ben de zamanında nişanlı iken böyle idim!” dedi, halen gülüyordu. Ben, “Yenge hani bugün gelmeyecektin?” dedim. Yengem, “Remziye çok durmadı, geleyim dedim, sen yoksun sandım, ama görüyorum ki siz mercimeği fırına vermişsiniz!” dedi.

    Nişanlım memelerini ve amını elleriyle örterek kalktı, giyinmeye başladı. Ama yengem nasıl bakıyor nişanlımın vücuduna, “Cenabet durmayın, girin duş alın!” dedi. Nişanlım, “Valla bir şey yapmadık!” dedi. Yengem, “Yapmadık diyorsun da zevk suların amından bacaklarına akmış!” deyip güldü. Sonra da bana dönüp, “Cidden bir şey olmadı mı?” dedi. Ben giyinirken, “Yok valla yenge!” dedim. Yengem, “Ulan çırılçıplak soyunmuşunuz, seni kızın amının üstünde yakaladım, nasıl olmaz? Sen nasıl bir erkeksin?” dedi.

    Nişanlım bu arada giyinmişti, yengeme, “Gaz verme Osman’a!” dedi. Yengem de, “Kızım öyle ya da böyle bu yarağı yiyeceksin. Ha şimdi yemişsin, ha evlenince!” deyip güldü. Ben de giyinmiştim, “Biz gezmeye çıkacağız yenge!” dedim. Yengem, “İyi çıkın, cenabet cenabet dolaşın!” dedi. “Valla yok öyle bir durum!” deyip çıktık. Nişanlım çok utanmıştı, “Ya yengen söylerse birilerine, evlenmeden yapıyorlar derse?” dedi. “Saçmalama kızım, kime söyleyecek?” dedim. Ama gün boyu nişanlım kafasından atamadı o korkuyu…

    Akşama kadar gezdik nişanlımla. Nişanlımı evine bırakıp kendi evime geldim. Yengem halen evdeydi. Evi temizlemiş, çamaşırları yıkamıştı. Yengeme para verdim, almak istemedi, “Rüşvet mi veriyorsun?” deyip güldü. Ben de, “Rüşvet değil, başkası temizliğe gelse alacak parayı!” dedim, zorla verdim.

    Sonra yengem kahve yaptı. Kahvelerimizi içerken bugün yaşananlar hakkında konuştuk. Yengem halen sikiştiğimizi düşünüyordu. Sikişmediğimize yemin ettim. Yengem hiçbir konuda lafını esirgemezdi, “Götten de mi vermedi?” diye sordu. “Yok yenge, ordan da vermedi!” dedim. Yengem nişanlıma iyice sinir olmuştu, “Ulan senin gibi bir erkeği bulmuş, ne amdan veriyor, ne götten! Ağzıyla da mı boşaltmadı seni?” dedi. Ben yine, “Yok!” deyip başımı öne eğdim.

    Yengem halen nişanlıma saydırıyor, “Namuslu orospuya bak hele, kaldırdığı yarağı da indirmiyor zilli! Ah ulan ah! Ulan benim 10 tane kızlığım olsa 10’unu da verir indirirdim o yarağı!” diyordu. Bu arada yengemin bu konuşmalarıyla sikim kalkmış, pantolonumun önünde çadırı kurmuştu. Yengem de fark etmişti. Gülerek ayağa kalktı, temizlik yaparken giydiği tişörtü ve eşofman altını çıkardı, sütyen külot ile kaldı. Ben tabii şokla ne olduğunu anlamaya çalışırken, yengem, “Nişanlın kaldırmış ama indirmemiş, ama ben öyle değilim, ben kaldırdığımı indiririm!” deyip sütyen külodu da çıkarıp çırılçıplak yanıma oturdu.

    Elini önüme attı, pantolonun üstünden sikimi avuçlayıp, “Çıkar üstündekileri!” dedi. Durur muyum, hemen soyunup çırılçıplak kaldım ve tekrar oturdum. Yengem sikimi biraz sıvazlayıp eğildi ve ağzına aldı. Olamazdı böyle bir zevk. Yıllardır hayaliyle 31 çektiğim yengem bana sakso çekiyordu. Fakat bu muhteşem olay çok kısa sürdü, daha 30 saniye bile geçmeden boşalacağımı hissettiim. Utana sıkıla, “Yenge geliyorum!” diyebildim. Ama yengem hiç istifini bozmadan saksoya devam etti. Ve ben ağzına boşaldım tabii. Ama ne boşalma, döllerimin sonu gelmeyecek gibiydi…

    Yengem döllerimin hepsini yutmuştu. Sikimden son çıkan dölleri de yaladı. Ağzını koltuğun üstünde duran tişörtüne sildi. Sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı, sürüklercesine odama götürdü. Yatağa uzanıp öpüşmeye başladık. Sonra ben yengemin o beni hep azdıran memelerine saldırdım. Memelerini avuçlayıp yoğurdum, öpüp yalayıp emdim. Yengem başımı aşağı doğru bastırınca ne istediğini anladım. Aşağı kayıp amını yalamaya başladım. Amı zaten ıslaktı, yalayınca vıcık vıcık oldu. O kadar tatlı bir amı vardı ki, yalamayı hiç bırakasım gelmiyordu…

    Orgazm edene kadar yaladım yengemin amını. Sonra tekrar yukarı çıkıp memelerine yumuldum. Yengem elini aramıza atıp sikimi yokladı. Sikimin yeniden sertleşmiş olduğunu anlayınca beni sırt üstü yatırdı. Sikimi biraz yalayıp üstüme çıktı. Eliyle sikimi amına yerleştirip oturup kalkmaya başladı. Öyle güzel sikişiyordu ki, sanki yengem beni sikiyordu. Demin ağzına boşaldığım için ikinciye kolay kolay boşalmayacaktım, ki sikişmemiz epey uzun sürdü. Yengem bir kez daha orgazm olunca pozisyon değiştirdik. Bu sefer misyoner pozisyonunda sikmeye devam ettim. Ve boşalacağımda da amından çıkıp memelerine boşaldım. Biraz dinlendikten sonra bir posta da domaltıp siktim yengemi. Bir saatin sonunda yengem yıkanıp gitmiş, bende de yengemi sikmiş olmanın verdiği zevki kalmıştı…

    Artık hemen hemen hergün yengemle sikişiyorduk. Bazen benim evde, bazen onun evinde. İkimiz de çok mutlu oluyorduk. Yaklaşık bir ay kadar bu sikişmelerimiz böyle devam etti. Yine güzel bir sikişin ardından yengem, “Yarın senin evi temizlemeye Remziye’yi göndereceğim!” dedi ve güldü. “Niye gülüyorsun?” diye sorduğumda, “Bakalım Remziye’yi sikebilecek misin!” dedi.

    Remziye dediği kadın yengemin yakın bir arkadaşıydı ve evliydi. Birçok kez Remziye’yle yengemin evinde karşılaşmıştık, neşeli ve şakacı bir kadındı. “Remziye’yi sikme işi de nerden çıktı?” dedim. “Kocası çok ihmal ediyor Remziye’yi. Kadının güzel bir sikişe ihtiyacı var, ama o benim gibi atılgan değil, epey bir uğraşman gerek sikebilmen için!” dedi. Ben de, “Bakarız yarın duruma!” dedim, ama heycanlanmıştım…

    Ertesi gün Remziye temizliğe gelmişti. Minyon, ufak tefek bir kadın idi. Ufacık götü vardı. Odaya gidip üstünü değişti geldi. Gri bir tayt, beyaz bir tişört giymişti. Saçlarını da açmıştı. Temizliğe salondan başladı. Ben de yardım ediyordum. Arada bir domalan Remziye’nin beli açılıyor, pembe külotu az da olsa görünüyordu. Salonun temizliği bitince mola verdik. Kahveyle sigara içiyoruz. Karşımda oturuyor, tayttan amcığın şekli belli oluyordu. Dolgun amcığı vardı. Kahvelerimizi ve sigaralarımızı içerken çaktırmadan taytın önünü şişirmiş yumruk gibi amcığına baktım.

    Kahvelerimiz bitince temizliğe devam ettik. Diğer odalar ve mutfak bittikten sonra en son banyoya girdik temizlik için. Ben hortumla fayanslara su tutuyorum, Remziye süngerle yıkıyor. Bilerek biraz üstüne tutup ıslatıyorum. Remziye gülüyor, “Yapma, donuma kadar ıslattın!” diyor, şakalaşıyoruz. Bir ara küvetin içine girdi, “Şu kovaya su doldur!” dedi. Doldurdum. Hiç beklemediğim bir anda tası kovaya daldırıp su aldığı gibi suyun yarısını yüzüme, diğer yarısını şortuma attı. Tam kaçacaktı ki, kolundan tutup yakaladım, “İntikamım kötü olacak!” dedim. “Yapma!” dese de kovada kalan suyu tepesinden aşağı döktüm.

    Remziye sırılsıklam olmuştu, bana şaka yollu vurmaya başladı. Ben de güya vurmasın diye ona sarıldım, şaka yollu biraz götünü elledim, memelerini elledim. Remziye, “Tamam, yeter bu kadar şaka!” deyip kollarımın arasından sıyrıldı. Havlu alıp kurulanmaya başladı. Kurulanırken, “Ee, yanımda başka don yok, ne yapacağım?” dedi. “Donsuz gidersin!” dedim. “Hiç alışkın değilim!” dedi. “Bir şey olmaz!” dedim. Havluyu beline sarıp alttan taytı çıkardı. “Yaptığına bak!” deyip çıkardığı taytı gösterdi ve “Islak külot ile gideceğim artık!” dedi. “Külot çok mu ıslak?” dedim. “Evet, su gibi oldu!” dedi. “Benim donlardan birini giy!” dedim. Güldü ve “He, kocam görsün bir de onla uğraşayım değil mi?” dedi.

    Domalır gibi eğilmiş beline sardığı havlu ile bacaklarını kuruluyordu. O manzara sikimi kazık gibi yapmıştı. Arkadan yanaştım buna, önümü götüne dayadım, memelerini elleyip boynunu öptüm. Remziye, “Rahat dur, şakanın sırası değil!” deyip önümden biraz çekildi. Bunu omuzlarından tutup kendime çevirdim ve “Şaka yapmıyorum, seni istiyorum!” deyip dudaklarına yumuldum.

    Remziye önce biraz debelenir gibi olsa da sonra karşılık vermeye başladı. Banyoda deli gibi öpüşmeye başladık. Zaten yarı çıplaktık, tamamen soyunduk. Bunu kucakladığım gibi yatağıma götürdüm. Memelerinden yalamaya başladım, amına indim. Dolgun, tertemiz bir amcık. Amını yalarken kudurmuştu, “Hadi sik!” diye inlemeye başladı hemen. Misyoner pozisyonunda amına geçirdiğimde çıkardığı inleme müthişti. Yaklaşık bir saat boyunca Remziye ile pozisyon değiştire değiştire sikiştik. En son domaldı, götüne girdim. Rahat almıştı, yengem gibi daha önce götten çok sikildiği belli idi. Finali götünün içine boşalıp yaptım…

    Düğünüm olana kadar sıraya koymuştum. Bir gün yengemi, öbür gün Remziye’yi sikiyordum. Ama artık evlendim, ikisine de gerek kalmadı, karımla çok mutluyum 🙂

    anal sex hikayesi ensest hikaye ensest sex erotik hikaye erotik hikayeler Evli Çift Hikayeler porno hikaye
  • Eniştem Hiç Acımadı Bana

    Eniştem Hiç Acımadı Bana

    Selamlar, ben İpek. Hayatımın en zevkli gecelerinden birini anlatmaya başlamadan önce biraz kendimden bahsetmek istiyorum. 22 yaşında, 1.70 boyunda, dolgun göğüslü, incecik su gibi bir fiziği olan biriyim. Üniversitede öğrenciyim. Aktif olarak sevgilimle sürdürdüğüm bir cinsel hayatım var.

    Anlatacağım hikaye ablamın üç yıldır sevgilisi olan Aykut abi ile aramda geçiyor. Aykut abi 30 yaşında, 1.80 boyunda, esmer ve yakışıklı bir erkek. Düzenli spor yaptığı için omuzları geniş ve kaslı bir yapısı vardı, her kızın düşeceği bir tipti anlayacağınız. Ablamla çok yakın olduğumuz için bana her şeyini ben de ona her şeyimi anlatırdım. Henüz evlenmemelerine rağmen aralarında aktif bir cinsellik vardı. Aykut abiden ilk defa etkilenmeme sebep olay bundan bir yıl önce yaşadığım şok edici bir tesadüftü.

    Yaz mevsimiydi, annemle babam köye gitmişti ve evde yalnızca ablam ve ben vardık. Ben annemlerin de evde olmamasını fırsat bilerek arkadaşlarla takılacaktım ve o gece arkadaşlarımda kalacaktım, ablam da durumu idare edecekti. Ancak gecenin ilerleyen saatlerinde işler planladığımız gibi gitmedi ve gece yarısı gibi evlere dağılmak zorunda kaldık. Ablamın erkenden yatma huyu olduğundan uyandırmamak için kapıyı anahtarımla yavaşça açıp sessizce eve girdim.

    Ablamı uyuyor sanıyordum, ama ablamın odasından boğuk bir inleme ile karışık nefes alış veriş sesleri geliyordu. Ayakkabılarımı çıkardım ve sessizce ablamın odasına doğru yürümeye başladım. Kapıya vardığımda gördüklerime şok oldum. Ben evde yokum diye kapıyı kapatma gereğini bile duymamışlar, Aykut abi ablamı altına almış feci bir şekilde sikiyordu. Bu manzara karşısında içim kıpır kıpır olmuştu. Aykut abinin kocaman yarağı ablamın amına girip çıktıkça, benim amımdan da sular akmaya başlamıştı. Dayanamadım ve bir süre izledim, ta ki Aykut abi ablamı domaltıp sikmeye başlayıncaya kadar.

    Hızlı bir şekilde pozisyon değiştikleri için, aniden Aykut abi ile göz göze gelmiştim. O an dünyam başıma yıkıldı ve saniyesinde kaçıverdim. Hemen girişte çıkardığım ayakkabılarımı alıp odama gizlendim, en azından ablam gördüğümü anlamasın diye. Sesleri halen geliyordu ve sikişmeye devam ediyorlardı. Ben de yatağımda boş durmayıp masturbasyon yapıyordum, ki güzel bir orgazm yaşadım. Ablamların sesi de kesilmişti, sanırım artık uyuyacaklardı. Ben de Aykut abinin yarağını düşünerek uykuya dalmışım. Sabah olunca Aykut abi sanki bana evden çıkmam için işaret verircesine ablamı inlete inlete sikmeye başlamıştı. Hemen giyinip sessizce evden çıkıp, öğleye doru sanki ilk defa geliyormuş gibi eve geldim…

    Aykut abinin kalın yarağı ve kaslı vücudu aklımdan çıkmıyordu. Ablam böyle bir herifin altında olduğu için çok şanslıydı ve ne yalan söyleyeyim, biraz kıskanmıştım. Aykut abiye karşı utanç içinde olsam da, Aykut abi sanki böyle bir olay yaşanmamış gibi davranıyordu. Bu durum biraz içimi rahatlatmış, tedirgin olmayı bırakmıştım. O olayın üzerinden iki ay geçmiş, Aykut abi ile ablam nişanlanmıştı, yakında da evleneceklerdi.

    Bir gece ben kız arkadaşlarımla içip eğlenmek için bir mekanda buluştuk. Mekanda tesadüfen Aykut abi de erkek arkadaşlarıyla oturuyordu. O gece benim üzerimde bol dekolteli bir elbise vardı ve boyu oldukça kısaydı, ani hareketlerde frikik vermeye müsait bir elbiseydi. Aykut abi yanıma gelip, “Kız İpek, ne kadar güzel olmuşsun böyle!” deyip yanağımdan bir makas alıp arkadaşlarının yanına dönmüştü. Yalan yok, onun her teması içimi kıpırdatıyordu. Oturduğu yerden arada bir bacaklarıma kaçamak bakışlar attığını da sezebiliyordum…

    Biz kızlar tabii içkileri su gibi götürürken çakırkeyif olmuş, soluğu pistte almıştık. Delicesine eğleniyor ve oynuyorduk. Tuvaletim gelince lavoboya gittim ve dağılan makyajımı da tazeleyip çıktım ki, Aykut abi ile karşılaştım. Bana, “Yoruldun mu hemen güzellik?” deyince, “Valla yoruldum be Aykut abiciğim!” dedim. “İyi gel bir sigara molası verelim!” deyip mekandan çıktık. Mekanın arkasında ışıksız bir alanda, yan yana taburelere oturup, birer sigara yaktık.

    Aykut abi konuyu evliliğe getirip, “Ee sende bir şeyler yok mu İpekciğim, senin nişanını düğününü ne zaman yaparız?” diye sohbet açtı. “Valla daha genciz bakalım, eğlenmeye bakıyorum şimdilik Aykut abiciğim!” dedim. Aykut abi, “Yavaştan bakmaya başla canım, yaş ilerledikçe bulması zorlaşıyor valla!” dedi. O an neden böyle bir şey dedim, alkolün etkisinden mi bilmiyorum, ama birden, “Valla doğru söylüyorsun, özellikle senin gibi birini bulmak zor!” deyiverdim. Aykut abi, “Ne varmış bende canım, abartma!” dedi. Ben iyice bokunu çıkarıp, “Olur mu canım, senin gibi yakışıklı, yapılı ve performanslısını nerden bulacağım?” dedim. Aykut abi birden şaşırıp, “Performanslı derken?” dedi.

    Elimle git-gel hareketi yaparak, “Anlarsın ya!” dedim. Aykut abi sırıtarak, “Sen şu geçenki meseleyi söylüyorsun yani. Aslında hiç olmamış gibi davranıyordum, ama madem açtın konuyu, evet görmemen gereken şeyler gördün, kusura bakma!” dedi. Ben iyice salağa bağlamış şekilde, “Ne kusuru Aykut abiciğim, büyük bir zevkti!” diye kahkaha attım ve elimi bacağına koydum. Elimi sikine götürünce, “İpekciğim bir gören olacak, alkollüsün, en iyisi kalkalım!” deyip beni oracıkta bırakıp gitti.

    Bir an yaptıklarımdan çok utandım, kendime hakim olamamıştım. Saçıma başıma çeki düzen verip tekrar mekana girip kızların yanına döndüm. Aykut abi hiçbir şey olmamış gibi davranıyor, arkadaşlarıyla oturduğu masada sohbete devam ediyordu.

    Gecenin ilerleyen saatlerine doğru artık bizim kızlar yorulmuş ve evlere dağılmak için toparlanmaya başlamışlardı. Normalde o gece ben kızların birinde kalmayı düşünüyordum. Ama kızlara, “Siz gidin, beni Aykut abi bırakır eve!” dedim. Kızlar gittikten sonra kendime bir içki daha söyledim. Masada tek başıma içerken etraftaki abaza erkeklerden bana asılanlar oluyor, ben de sırf Aykut abiyi sinir etmek için onlarla cilveleşiyordum.

    Derken Aykut abinin masasında bir hareketlenme oldu. Arkadaşları kalkıp gidince Aykut abi yanıma geldi ve “Hadi seni evine bırakayım!” dedi. Ben de, “Eve gidemem, evdekilere kız arkadaşımda kalacağımı söyledim!” dedim. Aykut abi de, “Ee niye gitmedin o halde kızlarla?” dedi. Ben de, “Seninle konuşmak istediğim için kaldım!” dedim. Aykut abi, “İyi konuşalım da, nerde kalacaksın bu gece?” diye sorunca, “Sende kalırım!” dedim. “Bende kalamazsın, bizimkilerin ne kadar tutucu olduğunu biliyorsun!” dedi. “Öyleyse bir otel bulurum!” dedim.

    Aykut abi biraz düşündükten sonra, “Hadi kalk madem, önce sana bir otel ayarlayalım!” dedi. Kalktık. Aykut abinin tanıdığı bir otele gittik. “Otelde tek başına kalman doğru olmaz, ben de kalayım!” deyip iki yataklı bir oda tuttu. Otelin barından bir şişe de viski alıp çıktık odaya. Birer kadeh viski koydu. Yataklara karşılıklı oturup içmeye başladık. Aykut abi, “Ee, ne konuşacaktın, anlat bakalım!” dediğinde, “Aykut abi sigara içerken yaptığım şey için kusura bakma, bir anlık boş bulundum…” diye konuya girdim.

    Ters bir tepki verecek diye çok korkmuştum. Ama, “Demek benim gibi performanlısını arıyorsun ha baldız?” diyerek gülmeye başladı. Benle dalga geçiyor sanıyordum ki, bir anda kalkıp benim yatağa gelerek elini bacağıma attı ve okşayarak, “Göstereyim o zaman sana performansımı!” dedi. Ne olduğunu anlayamamıştım, “Bana kızmadın mı yani?” dedim. “Ne kızması İpekciğim, gece boyu bu kıyafetinle beni azdırmadığını mı sanıyorsun?” diyerek elini baldırlarımdan yukarı götürüp küloduma getirmişti. Külodumun üstünden amımı elliyordu.

    İlk şoku atlatmıştım ve aylardır hayalini kurduğum şeyin hazzına kendimi bırakmıştım. Amım şimdiden ıslanmıştı bile. Elini külodumun içine sokmuş amımı okşarken bir yandan da dudaklarıma yumulmuştu. Ben de boş durmuyor, deli gibi öpüşürken pantolonu üzerinden sikini sıvazlıyordum. Pantolona rağmen sikinin taş gibi sert olduğunu hissedebiliyordum…

    Ayağa kalktığı gibi tamamen soyundu karşımda. Bu kadar yakından görmek daha da fena yapmıştı beni. O karın kasları, göğüs kasları geniş omzu, damarlı kalın siki gerçekten daha sikişmeye başlamadan beni titretmeye başlamıştı. O bir şey söylemeden önüne diz çöktüm ve sikini ağzıma aldım. Aykut abi saçlarımın arasında elini gezdirirken, “Ohhhhh!” sesleri çıkarıyordu. Ben bir süre şehvetli bir saksonun ardından ayağa kalktım ve soyunmaya başladım.

    Artık bembeyaz incecik vücudum karşısındaydı. Memelerime yumularak biraz emip yaladıktan sonra beni kucaklayıp yatağa yatırdı. Memelerim, göbeğim derken yalayarak yavaşça aşağıya doğru iniyordu. Aykut abi gerçekten işini biliyordu, dili de elleri de sanki sihirli gibiydi, beni zevkten zevke uçuruyordu. Sonunda amıma kadar indi ve amımı yalamaya başladı. “Ohhh, bu amcığı biraz sonra parçalayacağım, orospu baldızım benim!” diyordu. Bana karşı böyle azgın davranması hoşuma gidiyordu. Daha yalanırken ilk orgazmımı olmuştum.

    Misyoner pozisyondayken sikini amıma dayayıp yavaşça içime girmeye başladı. Müthiş bir zevk alıyordum, ellerimle kaslı omuzlarını kavramış kendime çekiyordum. Siki tamamen girince aniden hızlandı, tam bir sikiş robotu gibi aynı ritimde ve delicesine sikiyordu. Kaslı bacakları baldırlarıma çarptıkça amımdan akan suları hissedebiliyordum…

    Bir süre bu pozisyonda siktikten sonra beni domalttı. Domaltır domaltmaz götümü tokatlayıp sikini tekrar amıma geçirmişti. Saçlarımı eline dolamış, sert sert pompalıyordu. Gerilip gerilip öyle bir köklüyordu ki, sanki götümün yanaklarına duvar çarpıyor gibi hissediyordum. Benim artık orgazm üstüne orgazm olmaktan dermanım kalmamıştı ve kendimi salmıştım yatağa. Aykut abi bu halimi görünce iyice sertleşmiş, delicesine pompalıyordu. Nerdeyse 20 dakika tempolu siktikten sonra birden amımdan çıkıp beni sırt üstü yatırdı ve “Ohhhh baldız!” diyerek tüm döllerini suratıma boşalttı. Sanki yüzüme yoğurt boca edilmiş gibi hissettim. Boşalması bitince Aykut abi de yanıma yığıldı…

    Biraz dinlendikten sonra ben duşa girdim ve temizlenip çıktım. Sanki biraz ayılmış gibiydim. Benden sonra da duşa Aykut abi girdi. Bornozla çıktığında yanıma oturup, “Hayal ettiğin gibi var mıymış baldız?” diyerek güldü. “Hayalimdeki ne kelime, hayatımda böyle bir şey yaşamadım!” diyerek azgın bir bakış attım. “Yalnız İpekciğim, bunlar aramızda kalacak, ablanın haberi olmayacak, ona göre!” dedi. “Hiç söyler miyim Aykut abiciğim!” deyip hemen bornozunun önünü açıp sikini kavradım. “Ne azgın çıktın be sen!” deyip kendini bana bıraktı. Ağzıma almamla hemen şahlanması bir oldu.

    Bir süre sakso çekip kıvama getirdim. Ardından Aykut abi yatağa geçip uzandı, “Gel bakalım baldız, seninim!” deyip sikini tutup salladı. Mesajı almış hemen kucağına çıkmıştım. Sikini tutup amıma yerleştirdim ve içime aldım. Kucağında yavaş yavaş zıplamaya başladım. Amım sulandıkça iyice hızlandım. Ellerimi karnına koymuş destek alıyordum, ben kendimi kasıklarına bıraktıkça kasılan o karın kasları beni fena azdırıyordu. Delicesine zıplamaya başladığımda, Aykut abi, “Ohhh sen neymişsin böyle, ablan senin yarın kadar azgın olsa var ya!” diyerek beni birden çevirip altına aldı. Bir çuvala koyulmuş iki kedi gibi kavga ediyorduk sanki.

    Sikini amıma geçirdiği gibi artık daha sert bir sikişin zirvesine ulaşmıştık. Amıma köklerken memelerimi de koparacakmış gibi yoğuruyordu. Beni birden kucağına aldığı gibi sikmeye ayakta devam etti. İki eliyle götümü kavrayıp kaldırıp kaldırıp sikine bırakıyordu. Sonunda beni yere indirdi ve yatağa tekrar uzandı. Ben hemen tekrar kucağına çıkıp sikinde zıplamaya başladım. Birkaç dakika sonra, “Geliyorum İpekciğim, kalk!” deyince iyice hızlandım ve üzerimden kalkmadım. Dölleri amıma akmaya başlamıştı, siki adeta zonk zonk atıyordu. Siki içimdeyken Aykut abiye sarıldım. Korunuyordum, panik yapmamasını söyleyince rahatladı.

    Siki halen inmemişti ve içimde duruyordu. Alttan bana git gel yapmaya devam etti. İçimde vıcık vıcık döller akarken halen sikilmeye devam etmek çok farklı hissettiriyordu. Adeta bulutların üzerinde gibiydim. Bir süre de öyle siktikten sonra siki küçüldü. Üstünden kalkıp yanına yığıldım. Bir süre dinlendik ve biraz da uyukladık. Gecenin ilerleyen saatlerinde ben tam dalmışken siki tekrar şahlandı. Gerçekten böyle bir performans yoktu, enerjisinden hiçbir şey kaybetmemişti. O gece zevklerin doruklarına ulaştım. Bir posta da duşta sikti ve geceyi sonlandırdık…

    Ertesi gün sabah sikişinden sonra kahvaltıya indik, sonra da beni evime yakın bir yere bıraktı. Herhangi bir pişmanlığım yoktu, zaten tek gecelik bir olaydı, bir daha asla yakınlaşmamız olmadı. Ayrıca ablamla evlenip farklı bir şehire taşındılar. Ancak onu bayramda seyranda gördükçe içim kıpırdamıyor değil. Umarım kendime hakim olabilirim 🙂

    amatör sex hikayeleri anal sex porno hikayeler porno sex hikaye seks hikayeler sexs hikaye sexs hikayeleri