Blog

  • Çok Yakışıklı Komşumla Sex

    Çok Yakışıklı Komşumla Sex

    Merhaba, ben İstanbul’dan Köksal. 26 yaşında, 1,87 boyunda ve 80 kiloda, düzenli bir şekilde spor yapan, atletik vücutlu biriyim. İstanbul’da lüx bir site içindeki dairemde yalnız yaşamaktayım. Bir firmanın kâr ortağıyım. Gelirim iyi olduğu için de evlenmekte acele etmedim ve hayatımı bir süre daha dolu dolu yaşamaya karar verdim.

    Bundan iki ay kadar önce bir Pazar sabahı saat 10:00 civarlarında uyandığımda apartmanda sesler duydum. Dairemin kapısını açıp ne olduğunu öğrenmek için baktığımda, karşı kapımdaki daireye birilerinin hummalı bir çalışmayla taşınıyor olduğunu gördüm. Beni öyle görünce kapının önünde duran genç bir adam bana başıyla hafifçe selam verdi. Bu, 1,75 boylarında parlak, tertemiz bebeksi yüzlü bir gençti. “Merhaba, komşu kabul ediyor musunuz?” diye yaklaşarak elini uzattı. Elini sıkıp, “Hoşgeldiniz, ben Köksal. Memnuniyetle; zaten bu kat çok sessizdi, sizin gibi sıcakkanlı bir insanın taşınmasına sevindim.” dedim. Aslında her zaman bu kadar kibar konuşmam, ama bu parlak genç çok hoşuma gitmişti.

    Tam o sırada içeriden, “Hayatım buzdolabını getirebilirler…” diyerek, (karısı olduğu anlaşılan) çok hoş sesli, 1,70 boylarında, genç bir kadın çıktı. Herhalde yeni uyanmış olmanın da etkisiyle birden kadın inanılmaz çekici geldi bana. İncecik ve zarif ayak bileklerinden diz kapaklarının üstüne kadar o kaymak gibi bacaklarını görsel bir şölene dönüştüren bir şort giymişti, (altnda külot olmadığına bahse girebilirdim). Biçimli bacakları kalçalarına doğru kalınlaşıyor ve harika bir popoya uzanıyordu. Göbeği dümdüzdü. Bir gram bile fazlası yoktu ve kendini gösteren dik göğüsleri vardı. Hava çok sıcak olduğundan üstüne de bir askılı bluz giymişti. O da bir anda üzerinde siyah şort ve aynı renk atlet olan beni süzdü. Kocası, “Gel hayatım yeni komşumuzla tanış, bu Köksal…” dedi. Sonra bana dönerek “Bu da eşim…” dedi. Başlarımızla birbirimizi selamladıktan sonra, ben, “Memnun oldum, hoşgeldiniz.” dedim. İşlerine devam etmeleri ve eşya taşıyanları yönlendirmeleri gerektiği için birbirimize, “Görüşürüz…” dedikten sonra ben içeri girdim.

    Bir süre kapıya yaslanarak bu genç çifti düşündüm. Gerçekten ikisi de etkileyiciydi. O güzel yüzlü parlak gençten de, her yerinden seks fışkıran, davetkar vücutlu harika karısından da çok hoşlanmıştım. Bunları düşünürken sikimin sertleştiğini hissettim. Hemen gidip soğuk suyla bir duş aldım. Fakat duşta acaip fantaziler geliyordu aklıma, her ikisini de zorla sikmek gibi. Garip düşüncelerle duşumu alıp çıktım ve gazetemi okurken kahvaltımı yaptım. Ama aklımda her an o çift ve onları zorla sikmek vardı. Koridorda sesler kesilmişti. Eşyaları taşıma işi bitmiş olmalıydı. Hemen dairemden çıktım ve açık kapılarını iki kere tıklayarak içeri girdim. Salonun ortasında durmuş bir yığın eşyaya bakıyorlardı. “Sanırım yardıma ihtiyacınız olacak…” dedim. Açıkça görülen fizik gücümü de hesaba katmış olacaklar ki, hemen memnuniyetle kabul ettiler ve işe koyulduk. Bir yandan da konuşarak birbirimizi tanımaya çalışıyorduk.

    Yeni evlilermiş. Kısa bir süre başka bir yerde oturduktan sonra bu daireyi satın almışlar ve taşınmışlar. Kadın bir bankada yönetici olarak, kocası ise özel bir şirketin müdürü olarak çalışıyorlarmış. Kocasında titizlik hastalığı vardı ve ikide bir ellerini yıkıyor, her yere dokunmamaya gayret ediyordu. Eşyaları taşırken diğer odada iki kere üzerini değiştirdi, ‘giysilerinin kirlendiğini’ söyleyerek. Sonra bir ara perde kornişlerinin bazı dübellerinin eksik olduğunu gördük. Kocası hemen alıp geleceğini söyledi. Ben nalburun yerini tarif ettim. Bu sırada karısının istekleri doğrultusunda koltukları taşıyordum salonun çeşitli yerlerine. Onlara o kadar samimi davranmıştım ki, kocası hiç endişe etmeden güzel eşiyle beni orada bırakıp nalbura gitti. Ve işte sabahtan beri kafamı kurcalayan şey için henüz çok erken de olsa fırsat bu fırsattı…

    Kapının kapandığını duyduk. Bir süre kocasının uzaklaşması için koltuklara yön vermeye devam ettim. Sonra bir anda koltuğu bırakıp kadına yöneldim. Kadın daha “Ne oldu Köksal?” demeye kalmadı, atladım üstüne ve askılı bluzunu bir hamlede yırtıp attım. Kaltak sütyen giymediği için dik memeleri bir anda serbest kaldı. Tam çığlık atmaya yeltenecekti ki, iri elimle ağzını kapattım ve güçlü kollarımın arasında onu büyük kanepeye doğru çektim. Fizik gücü olarak benden çok zayıf bu orospuya istediğim hamleyi basitçe yapabiliyordum. Yırttığım bluzuyla ağzını sıkıca bağladım hemen ve şortunu tutup aşağıya çektim. Külot da giymemişti ve dehşet güzel, esmer bir amı vardı. Dilimi amına daldırınca öyle bir kasıldı ki. Çırpınmaya çalışıyordu ama kolunun tuttuğum yerleri morarmıştı bile. Çaresinin kalmadığını anlayınca çırpınmayı da kesti. Dilimi bal gibi amından çıkartıp yüzüne baktım, ağlamaya başlamıştı…

    Bir tokat geçirdim suratına, şok oldu. Çok canının yandığı belliydi ama ona bile tepki veremiyordu. “Ağzını çözecem, ama gık çıkartırsan bu yiyeceğin dayağın yanında bu tokat okşamak gibi kalır!” dedim. Ürkmüş gözleriyle onayladı. Bir yandan ağlamaya devam ediyordu. Ağzını çözdüm ve o inci gibi dişleri barındıran güzel ağzına yumuldum bir anda. İyice öpüp yaladıktan sonra şortumu indirdim ve dimdik olmuş sikim meydana çıktı. Sikimi görünce resmen korkudan koltuğa yapıştı. “Noldu, yoksa o kız güzeli kocanın siki küçük mü kaltak?” deyip, sikimi elimle sıvazlayarak ağzına götürdüm. Ağzını açmıyordu. Ama bunu çözmek için de bir tokat yetti. O zarif ağzına ancak başını alabiliyordu. “Sen böyle bir siki hak ediyorsun, hadi güzelce yala!” dedim. Çok ağlıyordu. Birden sikimi ağzından çekip saçlarından tutarak taşaklarımı emdirmeye başladım. Bir anda öyle güzel emmeye başladı ki taşaklarımı. Sündürüyordu ağzıyla. İnanılmaz zevk alıyordum…

    Arkamı döndüm ve saçlarından bastırarak suratını götümün arasında soktum. Ne olduğunu şaşırmış olmalıydı. Biraz daha eğildim ve açığa çıkan göt deliğimi yalatmaya başladım ona. Suratını göt deliğime sürtüyordum. Gıkı çıkmıyordu. Bu arada kapı çaldı. Hemen kadının ağzını tekrar bağladım ve susmasını işaret ettim. Kapıya açmaya öyle çıplak gittim. Kapının arkasında durarak açtım ve kocası tam gülümseyerek içeri girerken ense köküne bir yumruk indirerek onu baygın bir şekilde yere yıktım. Bu ibne kılıklıyı alt etmek hiç de zor değildi. Hemen kucakladım ve salona götürdüm. Kadın kocasını o halde görünce daha da ağlamaya başladı. Hemen eşyaların üstündeki bir çarşafı alarak yere serdim ve kocasını yatırdım. Kadını da kucaklayıp yanına yatırdım. Kocasının tişörtünü çıkardım üstünden, harika bir görüntüydü bu, bir tane dahi tüy yoktu ibnenin vücudunda, aynı kız vücudu gibiydi. Terlemişti, ama temizlik hastalığından ötürü teri bile muhteşem kokuyordu. Hemen o kadınsı boynuna, boğazına yumuldum ve vücudunun üst kısımlarını, terlerini koklaya koklaya yaladım yuttum. Omuzbaşlarını da yaladıktan sonra, aşağıya meme uçlarına doğru indim ve onları da ağzıma alıp emmeye başladım…

    Karısı şaşkınlık ve korkuyla olan biteni izliyordu. Bir yandan da onun amını okşuyor yavaş yavaş parmağımı sokuyordum. Kocası hafif kendine gelir gibi olunca oralardan bir bez parçasıyla ellerini ve ağzını bağladım. Artık tüm kontrol bendeydi. Gözlerini açtığında ilk gördüğü manzara yanında karısının sikiliyor olmasıydı. İri yarrağımı yiyen karısının gözlerinden yaş, küçücük amından da kan geliyordu. Kocası çırpınmaya başladı. O kız gibi güzel yüzüne bir tokat atıp, “Sabırsızlanma ibne, sana da sıra gelecek!” dedim. Karısını sikmeyi bırakıp, hızla onun pantolonunu indirdim. Götveren direnmeye çalışıyordu ama ben gördüğüm manzara karşısında şoke olmuştum. Bu ibnenin bacakları da tüysüzdü ve tanga giyiyordu. Evet, altında resmen siyah düz bir tanga vardı. Bu gözümün dönmesine yetti. Tangasını yırtıp attım kenara, bir hamlede yüzüstü çevirdim. Götünün yanakları adeta parlıyordu. Öptüm o güzel götü ve yanaklarından iki yana ayırdım. Tanrım, bir erkekte bu kadar mı güzel göt olurdu, nefis bir göt deliğiydi bu. Dilimi deliğine gömüverdim. Tertemiz götü mis gibi kokuyordu…

    Her yerini yaladım ve pantolonunu tam çıkartarak bacaklarını ayırdım. İbnenin heryeri okadar güzeldi ki, karısını görmez olmuştum. Aynı şekilde siki ve taşakları da tüysüz ve tertemizdi. Siki çok büyük olmamasına karşın taşakları dolgundu. İlk önce o güzel taşakları emmeye başladım, şeker gibi tatlıydılar. Sonra o pasif sikini ağzıma aldım ve her yerini güzelce yaladım. İbnenin siki hafiften kalkmaya başlıyordu, sikini bırakıp tekrar götünü yaladım. Göt deliğini iki parmağımla ayırıp içini yalıyordum. Daha fazla dayanamayarak mis gibi götüne sikimi dayadım ve zorlamaya başladım. Bir süre sonra tamamını soktum. Ama öyle zorlanıyordu ki, alnının ortasındaki damar şişmişti. Onu öyle sikerken karısına da götümü yalattım. Aldığım zevke ve heyecana fazla dayanamadım ve ibnenin götünden sikimi çıkarıp öyle bir boşaldım ki, bir kadında bile böyle rahatladığımı hatırlamıyorum. Sikimi karısının ağzına verdim ve halen gelmekte olan döllerimi temizlettim…

    Sikim halen kazık gibi sertti ve hızımı alamamıştım. Kocasının gözü önünde, karıyı koltuğa domaltıp onu da bağırta bağırta götünden siktim. Karısının götü de ayrı bir harikaydı!

    İkisi de utançtan dolayı, tepkisizce birbirine bakıp duruyordu. Belki de bu yaşadıklarının bittiğine sevinyorlardı. Ama daha bitmemişti! Onları orda elleri ve ağızları bağlı bir şekilde bırakarak, hemen şortumu giydim, bir koşu benim daireye gidip dijital fotoğraf makinamı alıp geldim. Her ikisinin de yüzlerce çıplak resimlerini çektim. Hem de aklınıza gelebilecek (ve gelmeyecek) her şekilde! Her ikisinin de götüne salatalık, patlıcan, pırasa, bira şişesi, mum gibi cisimler sokarak resimlerini çektim. Rujla adamın göğsüne, “Ben ibneyim!”, karısının göğsüne de, “Ben orospuyum!” yazarak, yüzleri de belli olacak şekilde resimler! Resimleri çekerken yine heyecanlandım ve sikim derhal kalktı. Her ikisine birden sikimi yalatırken resimler çektim. Ben adamın götünü sikerken karısının yüzünü sikime yaklaştırıp çektim. Ben karısını sikerken de adamın yüzü görünen resimler çektim…

    Kendimi sağlama almıştım artık. Makinayı ve resimleri daireme bırakıp tekrar geldim. Bunların ellerini ve ağızlarını çözdüğümde, her ikisi de durumun ve çaresizliklerinin farkındaydı. O anda kafalarından neler geçiyordu bilemem ama, ağızlarını bıçak açmıyordu! O resimlerle kariyerlerini bitirebilirdim! Hele eş, dost, akraba ve arkadaşlarının görmeleri facia olurdu. O resimlerle neler yapabileceğimi çok iyi biliyorlardı. Üstelik yeni komşularıma yaptığım bu ‘Sıcak karşılama’ daha bir başlangıçtı!

    18 yaş erotik en yeni sikişme hikayeleri erkek sex hikayeleri götümü sikti kuzenler grubu sax izle sekhikayesi sexs hikay www sex hikayeleri zevkli sex hikayeleri
  • Eşim grup seks isteyince karşı çıkamadım

    Eşim grup seks isteyince karşı çıkamadım

    selam sewgili orosbu hikayeleri okuyucuları. ben ankara dan hakan 42 175 75 ewli bixelsüelim. eşim emine kısa boylu zayıf göğüsler küçük kalçalar biraz iri yani 38 155 50 profilinde birisi. ben alkolu cok sewerim. eşimde alkole karşı ilk baslarda karsı çıktığı için ben alkol almadığım zamanlar onu cezalandırmak için ilişikiye girmiyor alkollu iken bilg. grup pornoları izleyerek sewişir ve ilişkiye girerdik. eşimin grup pornolarının çok hoşuna gittigiini anlamış aynısını bizde yapalımmı diye her ilişkide soruyordum. o da bana “sen bana yetersin başka erkek kabul etmem” diyordu. yıllar bu şekilde geçti gitti. 2014 agustos ayında yine ewde ben hiç içki içiyor hemde emine ile türbanlı porno izliyorduk.

    emineye filmdekileri göstererek bi defa deneyelim dedim. olur veya olmaz demedi hiç. benim biraladan bi tane istedi verdim ilk içiyordu. daha ilk biranın sonunda gözleri kızarmıştı. derken 2 içti 3 ncü biranın yarısına geldi tıkanmıştı. ama kafası güzeldi.kafasının güzel oldugdan istifade edip tekrar grup konusuna girdim. olur ama gecenin bu saati (saat 12:00 gibi)nereden nasıl buluruz dedi. ben buluruz diyerek gabileden arayışa girdim. yarım saatte onlarca kişi ile yazıştım. bize en uygun ve yakınolan 23 yaşında ap esmer kılsız vücutlu aleti oldukça büyük olan ersinle tanıştık. skypede cam falan açtık. 10 dakikaya bize gelebileceğini söyledi. gelirkende votka ve iski getirmiş. evde tanışma faslı içki falan derken saat 2 falan olmuştu. eşimi zaten önce içtiği biralar çarpmış ersinin getirdiği viskiden 1 bardak içmişti. ersine ve emineyi yanyana ben ise karşılarına oturmuş bekliyordum. bir hareket bi kıpırdama olacakmı diye.

    bizimde ilkti ersinin ilkti. herkes ürkek davarnıyordu. belkide bende çekiniyorlardı. ben salonun ışıklarını kapatıp bilg. ve tv ışında biraz gözlerimi dinlendireyim dedim ve 10-15 dakika sonra emine ve ersin birbirlerini okşamaya ve öpüşmeye başladılar. yarim saat falan sessiz bi şekilde devam ettiler ve yatak odasına geçelim dediler. onlar yatak odasına geçtiler 10 dakika sonra ben kapının önünden seslerini dinledim iyice azmışlar ki sesleri iniltileri neredeyse alt ve üst kattan duyulacakti. daha fazla dayanamayıp direk odaya daldım ki. bi de ne göreyim. ersin çoktan eminenin amına girmişti bile. beni görünce birden ikiside afalladı. rahat olmalarını söyledim. bunlar devam ederken ben ersinin poposunu ve deliğini okşamaya başladım hiç bi tepki vermiyordu. onlar zevkin doruklarında iken ben ersinini arkjasına geçtim ve yavaş yavaş girmeye çalıştım. sabaha kdar değişik pozisyonlarda sikiştik. en güzeli de aynı anda emine ye 2 yarak birden girmesi idi. daha sonraki zamanlar da ersinle ve onun gençlerle çok yaptık. ankaradan genç dürüst yeri ve özellikle ARACI olan kişilerle tanışıp daha güzel seyler yaşamak isteriz.

    azgın yengem dolmuşta sex en çok okunan sex hikayeleri en yeni yerli porn genç ensest komsuyu siktim porno hikaye kısa sex eritik sexsi porn şiddetli sex yaşanmış gerçek sekshikayeleri
  • Daracık amcığı bana zevk verdi

    Daracık amcığı bana zevk verdi

    ben mersinde yaşıyorum şu an 48 yaşındayım 185 boy 95 kgyim.bu anlatacağım olay 2 yıl önce oldu. eşimden yeni ayrılmıştım.internette arayış içerisindeydim.adanadan bir kızla tanıştım kısa sürede kaynaştık.telefonda sohbete başladık herşeyi konuşuyorduk. ve ertesi gün buluşmaya kara verdik. akşam hazırlandım adanaya gittim. evinin önünde bekledim.kendisini hiç görmemiştim.telefonda konuşurken çirkin birisiyim demiştim.ismi ayla idi ve öğretmendi. arabamla beklerken geriden geldiğini gördüm uzun bolu sarışın harika dudakları ve gözleri olan atletik bir kızdı. inanıllmaz bir güzelliği vardı. vücudu taş gibiydi.selamlaştık ve arabama bindi hemen birbirimize kaynaştık. buna petrolden bir çikolata aldım. çok hoşuna gitti ve bir kafede oturduk .sohbet etmeye başladık ,kocasından ayrılmıştı.bende eşimden ayrıydım ama boşanmamıştım. Eskort benim çirkin olmadığımı görünce çok sevindiğini söylediişim artık kolaylaşmıştı. o gece sohbet etttik ve ayrıldık güvenini kazanmıştık. bir hafta sonra beni evine davet etti.istediğim olmuştu onu sikecektim.akşam evine gittim dondurma ldık yedik ve sohbvete başladık.

    birden kendini kucağıma bıraktı. boynundan öpmeye okşamaya başladım oda benim sikimi okşamaya başladı. ok yaydan çıkmıştı ve öpüşmaya başladık harşka dudakları vardı ben etli dudakları ve öpüşmeyi çok severim.oturarak birbirimizi yiyorduk.ve ayağa kalktı yatak odasına geçtik ve soyunmaya başladık süt gibi harika bir teni vardı beyaz ten beni kışkırtır. ve biraz sonra o ihtişamlı vücudu karşımdaydı ve gözlerimi alamıyordum. ve birden sikimi ağzına aldı emmeye başladı bu mükemmle bir duyguydu beni çıldırttı.bende başını bastırıp sikimi gırtlağına kadar sokuyordum ve biraz sonra qağzına patladım bütün spermelrimi yuttu ve ben onu yatağa yatırğ dudaklarından başladım boynunu ve kulakmemelerini öptüm inlemeye başladı ve amina indim çizgi gibi amının dudakları vardı tertemizdi ve mis gibi kokuyordu.ben yaladıkaça sulanmaya başladı başımı okşuyor bastırıyordu. ve biraz sonra inleyerek boşaldı amının sularını emdim btirdim ve 69 porno seyret olduk benim sikim tekrar kalktı birbirimizi yalıyorduk. ve amının hazır olduğunu anlayınca bacak arasına geçtim ve sikimi biraz sürttükten sonrabaşını sokmaya başladım amı çok dardı sikimi tükrükleyip bacaklarını omzuma attım ve başını içine sokmayı başardım inlemeye başladı ohhhh diye derinden bir ses geldive ben birden yüklenince hepsibirden içine girdi. ağlamaya başladı hem bağırıyor hem ağlıyordu amı bu kadarmı dar olur. sikimi mengene gibi sıkıyordu ve ben pompalamaya başladım biraz sonra oda alıştı zevk almaya balşdı. oşekilde sikmeye başladıktan sonra sarsılarak boşaldı amı sırılsıklam olmuştu ben pompalamaya devam ettim 20 25 dakka siktikten sonra ben de amına boşalıp döllerimle onu suladım.

    üstüne yığıldım ve öpüşmeye başladık. benim sikim birazsonra tekrar harekerlenmeye başladı. ve onu ters çevirdim götünü yalamaya başladım başta olmaz ordan hiçsikitrmrdim dedi ben yaladıkça zevke geldi dilimi sokuyordum ve paramak sokamaya nbaşladım çok dardı. pramagım bilşe zor giriyordu ama kafaya koymuştum o götü sikecektim ve mutafağa gidiy yağ aldım sikimi yağladım götünün deliğini de parmağımla yağladım ve sikimi göt deliğine sürtmeye başladım biraz sonra başı girdi ve bağırmaya başladı canlütfen çık diye bende kalçalarından tuuttum bırakmadım canım biraz sonra geçecek yavaş yavaş gireceğim acıtmayacağım sakin ol dedim ve yavaşça ileri geri yapmaya başladım ama çok dardı sikim kırılacaktı sikimi mengene gibi sıkıyordu onbeş dakika geçti ve ben yavaş yava şilerdim hepsini soktuğumda bir çığlıkattı bütün apartaman duymuştur kesin. götünde bir iki dakka bekledikte sonra. yavaş yavaş hareket etmeye başladım ve gidip gelmeye başladım.müthiş bir zevkti hayatımda ben böyle dar bir göt ve darbir am sikmemiştim odaa lışınca zevk almaya baladı 25 dakka sşktikten sonra o iki defa boşaldı,bende içine döllerimi boşalttım. o gün üç defa amından iki defa daha siktim. sonra eşimle barıştık ama yine beni istediğini söyledi ve araya başka üçüncü girmesin dedi. eşim hemşire olduğu için nöbetleri oluyordu. bende soluğu aylanın yanında alıyordum beni mutlu ediyordu. daha sonra eşimden ayrıldım. özgürleştim. sevişmek isteyen bayanları bekliyorum.instagram adresim stcnz beklerim

    azgın sex hikayeleri dedemin hikayeleri ensert sex hikayeleri erotik hikaye aile fetiş kızlar soruyor seksr sexshikayelri swinger sikiş hikayeleri ulaşım araçları seks hikayeleri
  • Kuzenimle Ateşli Günler

    Kuzenimle Ateşli Günler

    Tekrardan merhaba ben Yağız.Size daha önce kuzenim ile olan ilk seximi anlatmistim.Bugun anlatacagim kuzenim Şevval ile başbaşa geçirdigimiz günde yaptiklarimiz.Bu olay ilk sexten sonraki gün gerceklesti.O gün annem ve teyzem eve gelince birsey yapmamistik.Ertesi gün ben uyurken annem teyzem ve Şevval uyanmis kahvalti hazirliyormus.Bende o sirada uyuyorum tabi.Annem Şevval’e gidip Yağız’ı uyandir demis.Şevval odama gelmis bana sesleniyordu.Bende uyanamiyorum tabi.Sonra Şevval gelip kulagima hadi uyan kocacigim diyince uyanir gibi oldum.Ben ayilirken ona elimle gel isareti yapiyordum.Yanima gelince kocana bir opucuk ver bakalim dedim.Geldi dudagima bir opucuk kondurdu ve beni kolumdan tutup kaldirdi yataktan.Elimi yuzumu yikayip kahvalti masasina gectim.Anneme arabayi babam aldi mi diye sordum kahvalti ederken.Bana almadi anahtar asili dedi.Bende Şevval’e evde sıkıldıysan dışarı çıkıp biraz gezelim dedim.Şevval iyi olur hemde havamiz degisir dedi.Bende kahvaltimizi yapalim cikariz dedim.Kahvalti fasli bitti giyinip disari ciktik.Cikmadan annemlere arabayla sizi biryere birakayim mi dedim.Şuan evdeyiz ama öğleden sonra disari cikabiliriz teyzenle dedi.Bende iyi o zaman biz cikiyoruz diyip ciktik.Araba kapali otoparktaydi.

    Asansore bindik kata bastik kapi kapanir kapanmaz Şevval’e sarildim ve bir opucuk kondurdum.Bugun napalim karicigim dedim.Bildigim cok guzel bir yer var istersen oraya gidelim denizi fln izleriz dedim.Buranin yerlisi sensin sen gezdir iste beni dedi.Bende bugun cok guzel olacak dedim.Önce deniz manzarali yere gittik.Yoldan yiyecek birseyler aldik.Oraya ulasinca Şevval’e hadi biraz yanaş bana dogru dedim.Bana yanasinca dudagina yapistim.Oda hemen bana ayak uydurdu.Opusurken eli pantolonuma gidiyordu.Bende burada olmaz eve gidince istedigin kadar yalayabilirsin dedim.Biraz daha sevistik sonra oradan baska yerleri gezdik.Ogleden sonra 15.00 gibi eve donmeye karar verdik.Eve ulasinca once zile bastik acan olmayinca anahtar ile girdik.Girince anne diye seslendik ses yok anladik ki ev boş.Hemen kapiyi kapatip Şevval’i kucagima alip yatağima götürdüm yine.Hemen soyunduk ve sevismeye basladik.Ben soyunduktan 2 dk sonra direk memelerine yumuldum.Sert bir sekilde yaladim emdim.Geceden beri seni özluyordum dedim.Şevval bende kocacigim dedi.Memelerini emdikten sonra direk amina yumuldum.Deliler gibi yaliyordum.Şevval yüzüne yastigi bastirdi zevkten inlemeleri duyulmasin diye.

    Şevval yastigi kaldirip bende yalamak istiyorum dedi.Ben yalamayi birakip yataga yattim.Benim gibi oda deliler gibi benim yarragimi yalamaya basladi.Bir sure sonra bende hadi prezarvatifi takta baslayalim dedim.Hemen zulamdan prezarvatifi cikarip yarragima takti.Bana seni cok ozledim sakin yavas sikme dedi.Bende seni istesende sert sikemem ben dedim.Sana kiyamam ben dedim.Sana sert sik diyorsam sert sik dedi.Bende olmaz dedim.O zaman ben yaparim dedi ve kucagima sert sert oturup kalkmaya basladi.Bir sure sonra dort ayak uzerine domalttim onu ve ben sikmeye basladim.Kontrol bendeydi artik.Sikerken alttan memelerini avucluyordum ve sirtini opuyordum.Sonra got deligi dikkatimi cekti.Parmagimi delige degdirince bir irkildi.Bende sende ne guzel göt deligi varmis boyle dedim.Bana donerek istersen oradanda sikersin ama suan degil dedi.Bende nasil suan degil dedim.Gece sikersin dedi.Ben sen burada yatmiyorsun ki dedim.Bende bu gece şu kanepede yatacam dedi.Bende oyle olmaz sen benim yatakta yatarsin ben kanepede yatarim dedim.Bana kocacigim bana yatagini mi verecekmis ? dedi.

    Bende tabiki vericem karicigim dedim.Bunlari konusurken bende sikmeye devam ediyordum tabi.Biraz daha sikip bosalmak uzere oldugumu farkedince direk ciktim ve Şevval’i ters cevirip göbegine dogru bosaldim.Sonra yine dusa girdik.Cikip salonda film acip acip izlemeye basladik.1 saat sonrada annemle teyzem geldi.Aksam yemegi fln hazirlanmaya basladi.Babamda gelince yemege oturduk.Bugun neler yaptiniz fln diye sordu annem.Bizde gezdigimiz yerleri anlattik.Yemek bitti salonda sohbet ettik hep beraber.Yatma saati gelince Şevval anneme ben bu gece Yağiz’in odadaki kanepede yatacam dedi.Bende sen benim yatakta yat ben kanepede yatarim fln dedim.Annemde siz bilirsiniz dedi.

    Yatma saati gelince yataklari hazirladik.Evde en son biz yatiyorduk.Herkes yatinca direk karicigimin yanina gittim yattim.O benim koluma yatti bende onu kendime dogru iyice cektim.Sonra dudagina yapistim yine.Öyle guzelki dudaklari opmeye doyamiyorum.Sonra oda elimi boxerden iceri sokup yarragimi sivazlamaya basladi.Bende onun tisortun ustunden memelerini oksuyordum.Sonra soyunduk.Ben bu gece gottende sikecem seni dedim.Oda o zaman zaman kaybetmeyelim dedi.Ben tam yalamaya kayacakken bana dur birsey unuttuk dedi.Bende neyi unuttuk dedim.Bana ben senin sixpacklerini opmedim bugun dedi.Bende öp o zaman dedim.sonra Direk opmeye basladi.Biraz opmesine izin verdim.Sonra 69 pozisyonuna geldik.O benim yarragi yalarken bende deligini yaliyip kivama getiriyordum.Oyle kaptirmisizki yalamaya Şevval’in agzina patladim.Bende agzindan cektim bosalmama bitince.Ustunde kalan birazcik dolu kayganlastici olsun diye deligine surdum.Oni yuzustu yatirdim ve yarragimi gotune surtmeye basladim.Hazirsan daliyorum dedim.Bana kafasini salladi ve sok dedi.Bende once basini sokup biraz bekledim.Sonra kokledim.Agzini kapattigim icin bagirmasi duyumluyordu.5 dk hareket etmeden beklediktrn sonra git gel yapmaya basladim.Bir posta bosaldigim icin ikinci posta biraz gec geldigi icin doya doya siktim o gece o deligi.Bosalmaya yakin cikartip tekrar agzina verip patladim.Bosalmam bitince onu alnindan operek hadi uyuyalim bu gecelik yeter dedim.Sonrada yattik zaten

    azgın hülya baldizsikishikayeleri erotic hikayeler fordculuk hikayeleri harika seks hikayeleri işte sikiş karımla sex s3x porno sex ponro turk ifsa sikisi yeni porno seks hikayeleri
  • Sevgilimin Kız Kardeşini Tehditle Siktim

    Sevgilimin Kız Kardeşini Tehditle Siktim

    Merhaba www.kirmizihikaye.com seks okurları,ben istanbul ümranide oturuyorum ismim ahmet 20 yaşındayım. kız kardeşim esra 18 yaşında uzun saçlı zayıf 55 kiloda çok güzel bir kızdır. 3 ay önce babam ve annem köydeki dedem rahatsızlandığı için onun yanına gitmişlerdi. bize bikaçgun gelmeyeceğiz evde dikkatli olun şunu şöyle yapın diye tavsiye ettiler ve gittiler. bende evde oturmaktan canım sıkılmıştı arkadaşım hakanı çağırdım. bizimkiler köye gitti evde canım sıkılıyo bize gel oturalım dedim. tamam dedi aradan bi süre sonra hakan geldi. kardeşime dedim bize kola getir dedim.
    o mutfaktaydı tamam biraz sonra getiririm dedi. bende hakanla bilgisayarda internete girdik. porno vidyolarına bakıyorduk. sonra kardeşim odaya girdi kolalarımızı getirdi. o anda arkadaşım kardeşime baka kaldı. çünkü kardeşimin üzerinde yaz olduğu ve hava sıcak olduğu için göğüs dekolteli askılı ve mini etek vardı. altında külotlu çorap yoktu. arkadaşım kardeşimin bacaklarına bakıyordu. kardesım bizlere kolamızı verirken göğüs dekoltesi biraz daha açılmıştı arkadaşımın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.sonra kardeşim odadan çıktı diğer odaya gitti. biz internette porno sitelerine bakarak azmıştık. sonra arkadaşım benim canım içki çekti zaten kimse yok hadi içki alda içelim dedi. bizim eve içki satan yer uzaktı yürüyerek yaklaşık yarım saat sürüyordu. tamam dedim hadi gidelim. ben yorgunum ben burda bekleyeyim sen alıp gel dedi. bizim dolapta votka ve viski vardı ama bunu hakana söylemedim. tamam ben alıp geleyim dedim. odadan çıktım kapıyı kapattım. diğer odaya seslendim kız kardeşime ben dışardan içki alıp gelecem sen boş kola bardaklarını al odadan dedim tamam dedi. ben dış kapıyı açtım ayakkabımı elime alıp hızlıca annemlerin yatak odasındaki dolaba girdim. ben dışarı çıkınca arkadaşım ne yapacaktı bunu anlamak için yaptım. bekledim bir süre. sonra kardeşim diğer odaya girdi boş bardakları almak için arkadaşım porno izlediği için çok azmıştı. kardeşimi o şekilde görünce dayanamadı ve beni dışarda sandığı için kardeşime bişay yapmak istiyordu. kardeşim odaya girince arkadaşım pantolununun üzerinden sikini okşuyor ve porno izliyordu. kardeşim odadan bardakları aldı çıkarken kardeşimin kolundan tuttu. cebinden bıçak çıkardı kardeşimin boğazına dayadı.bağırırsan seni keserim sakın sesini çıkarma dedi. kardeşim çok korktu.kardeşimin ellerini arkadan bağladı. ağzınada bezle bağladı. kardeşimi yataya götürdü. üzerine çıktı. kardeşimi soymaya başladı. kardeşimin gözlerinde korku vardı gözlerinden yaşlar akıyordu. ağzı kapalı oldugu ıçın bağıramıyordu ve elleri bağlıydı. kardeşimin eteğini ve kilotunu çıkardı. kalmış sikini amına sokacağı sırada kardeşim çırpınmaya başladı. arkadaşım kardeşime iki tokat attı. sonra kalkmış kalın ve büyük sikini kardeşimin küçücük amına sürmeye başladı. yarağını amına sokmaya başladıgında kardeşim çırpınıyor ama engel olamıyordu. gözlerinden yaşlar akıyordu. o sırada kardeşimin amına baktığımda amından kan geliyordu. arkadaşım kardeşimin ağlamasını hiç umursamadan ve acımasızca amını parçalarcasına sikiyordu. deli gibi kız kardeşimin amına pompalıyordu. ben olayları kapı deliğinden izliyordum. bu durum banada zevk veriyordu. çünkü en yakın arkadasım kız kardeşimi sikiyordu. bu duruma engel olmadım. bir müddet sonra içine boşaldı. kardeşimin o şekilde resimlerini çekti. bu olaydan kimseye bahsetme seni öldürürüm dedi. kardeşim ağlıyordu. ben dolabtan viskiyi ve votkayı aldım. o sırada arkadasım kardeşimin elini çözdü ve ağzındaki bezide açtı. ben dış kapıdan girmiş gibi yaptım kapıyı açtım geri kapadım. sonra odaya girdim kardeşimin altında mini eteği yoktu kilotta yoktu. yatağın üzerinde kanda vardı. elimdeki poşeti yere bıraktım. kardeşimin yanına gittim. ben yokken yapıcağını yapmışsın artık iş işten geçmiş. şimdi bu olaya karşı koymamam için bende yapacam dedim. kardeşim yalvarıyor yapma diyordu. hakan yardım et dedim. hemen kardeşimin ellerini tuttu. domalt dedim. domalttı. kardeşim ağlıyordu. ben dedimki ben arkadaşımın siktiği deliği sikmem dedim. arkasına gectim sikimi tükürükledim. kardeşimin arka deliğine dayadım girmeye çalışıyordum. kardeşim ağlıyordu. ben yüklendim belinden tuttum başını soktum hızlı hızlı sıkmek istiyordum bağırta bağırta ağlata ağlata sikmek istiyordum. kardeşim bağırıyor ağlıyor ama kurtulamıyordu. ben hızlı hızlı sikiyordum bir süre sonra kardeşimin götüne boşaldım. sonra uzerimizi giyindik kardeşim ağlıyordu. bitmiş tükemiş haldeydi bu olaydan kimseye bahsetmemesini söyledik. arkadaşım onu tehdit etti. kardeşim kımseye soylemedi. şuan devam ediyor. arkadaşımda sır tutan birisi olduğu için kimseye söylemiyor. şuan devam ediyor.

    porno hikayesi sex hikayesi tecavüz sex hikaye
  • Kiracılarımız Yarak Hastası Çıktı

    Kiracılarımız Yarak Hastası Çıktı

    Esra’yla eve döndükten sonra biraz internete takıldık. Sabah yola gideceğimiz için erkenden yattık, sabah erkenden kalkıp saat 06:00’da yola çıktık. Ereğli’de hastaneye vardığımızda saat 7:30’du. Esra’nın dedesinin odasına çıktığımızda, Fatma ve Fatma’nın annesi Asiye hanım bizi karşıladılar. Esra dedesine sarıldı. Hoşbeşten sonra, Fatma, “İyiki geldiniz, nerdeyse kirden kokmaya başlamıştım! Kemalcığım annemle beni eve götür de, bir temizlenelim!” dedi. Birlikte Annesigilin evlerine gittik.

    Fatma hemen banyoya girdi, temizlenip çıktı. Fatma’dan sonra annesi Asiye hanım banyoya girince, Fatma kolumdan tuttuğu gibi beni yatak odasına sokup dudaklarıma yapıştı. Elimi amına attığımda sanki yanıyordu Fatma’mın amı. Çırılçıplak olduk anında, yatakta yiyişmeye başladık. Fatma, “Çok özledim yarağını aşkım!” diyerek sikimi somurmaya başladı. Ben de Fatma’mım amıyla öpüşmeye başladım. Amı kıvama gelmişti, bacaklarını omzuma alıp kökledim amına. Fatma, “Ohhh aşkım harikasın, çok özledim, sik beni!” diye haykırmaya başladı. Köküne kadar sokup, kertiğine kadar çekiyor tekrar gömüyordum yarağı fatmanın amına. Fatma, “Sik, kökle, orospunu doyur yarağa, ohhh!” diye inleye inleye ve sarsıla sarsıla boşaldı. Yarağımı amından çıkarıp, başladım amını yalamaya. Fatma, “Öldürüyorsun zevkten Kemalll, offf aşkım süpersin!” diyordu.

    Amının sularını yaladıktan sonra, domalttım Fatma’yı, göt deliğini yaladım, somurdum, dilledim. Fatma, “Götümü de sik aşkım, sok o koca yarağını götüme!” diye tekrar inlerken, yarağımı götüne dayayıp bastırdım. Başı girince, “Ufff çok acıyor aşkım, yavaş lütfen!” demeye başladı. Biraz bekledim. Göt deliği yarağıma alışınca kökledim hepsini. Fatma altımda kıvranıyor, “Sik aşkım, sik götümü!” diye bağırırken, amını okşayarak tekrar boşalmaya başladı. Ben de sona gelmiştim. Götüne iyice abanarak, en derine döllerimi fışkırttım.

    Önce ben giyinip çıktım odadan. Fatma’nın annesi Asiye hanım yatak odasının yanında bulunan mutfaktaydı. Mutfağa girip, bir bardak su aldım. Asiye hanım, “Git temizlen de öyle iç suyunu!” dedi. Bardağı bırakıp banyoya gittim. Fatma banyodaydı, “Ne oldu?” dedi. “Su içecektim, annen temizlen sonra iç dedi. Ben de temizlenmeye geldim!” deyince, beni soydu, duşun altına girdik birlikte. Öpüşüp oynaşırken yarağım yine keser sapı gibi oldu. Fatma’yı duşun altında domaltıp arkadan amına geçirdim. Fatma’yı boşaltıncaya kadar pompaladım. Sonra duş alıp birlikte çıktık. Hepimiz hazırlandıktan sonra evden çıkıp hastaneye döndük.

    Hastane odasına girince, Asiye hanım, “Fatma kızım, telaşeden çamışır almayı unuttum, ne olacak şimdi?” dedi. Ben hemen atıldım, “Ne olacak canım, gider alırız!” dedim. “Size de zahmet olacak...” dedi. “Boşver Asiye hanım, ne zahmeti, hemen gider geliriz!” dedim. “İyi o zaman, hadi gidelim!” dedi. Asiye hanım ve ben tekrar evlerine doğru yola çıktık. Arabayla giderken Asiye hanım manalı manalı bana bakıyor, çaktırmadan da önümü kontrol ediyordu. Sonunda dayanamadı, “Kemal bey, kızıma ne yaptın öyle, bağırta bağırta bir hal ettin Fatma’yı!” dedi. Ben de, “Asiye hanım size rahatsızlık verdiysem özür dilerim. Fatma artık benim karım sayılır, size anlatmadı mı? Kendisine evlenme teklif ettim, ama böyle daha iyi diyerek reddetti teklifimi, evlenmesekte ben senin karınım diyerek kestirip attı!” dedim. Asiye hanım, “Demek ki kızımı mutlu eden başka birşey var o zaman sende…” derken, evin önüne gelmiştik.

    Arabayı park ettim ve eve girdik. Asiye hanım mutfağa girip dolaptan bir şişe çıkardı, iki bardağı doldurup birini bana uzattı, “Al iç, bal şerbeti ve karadut suyu, bu sıcakta iyi gelir!” dedi. Bir yudum aldım, tadı harikaydı, kalanını bir seferde içtim. Asiye hanım, “Bu güzel bir içecek, bizim buralarda damatlara gerdeğe girmeden önce içirirler, enerji veriyormuş!” dedi. Anladım ki, ben kızı Fatmayı sikerken, Asiye hanım oldukca etkilenmiş, ama bir türlü (Beni de öyle siksene!) diyemiyordu. Ona, “Şimdi bana da içirdin bunu, bu enerji nereye gidecek, Fatma da yok ki?” deyince, Asiye hanım, “İnan Kemal bey, ben 38 yıllık evliyim, ne kocamdan böyle birşey gördüm, nede Fatma’yla rahmetli kocası arasında bu kadar uzun süren birşey gördüm! Siz içerdeyken sesinizi duyunca banyodan çıktım, işiniz bitinceye kadar kapınızın önünden ayrılamadım. Hatta sen mutfağa geldiğinde kasılmalarım devam ediyordu…” derken, Asiye hanımın dudaklarına yumuldum.

    Öpüşerek yiyişerek yatak odasına kadar gittik. Asiye hanım anında çırılçıplak soyunmuştu. Vücudu yaşına göre oldukça diriydi, “18’lik kız gibisin Asiye hanım!” dedim. Asiye hanım, “Sen de tam bir erkeksin, yarım saat boyunca Fatma’yı durmadan bağırttın!” dedi. Ben de soyundum, külotumu çıkardığımda Asiye hanımın gözleri faltaşı gibi açıldı. “Bu ne ya böyle, at yarağı gibi! Kızımın bağırdığı kadar varmış, o nasıl girecek bana Kemal bey?” derken elini uzatıp yarağımı avuçladı ve okşamaya başladı. “Asiye hanım sen rahat ol, ben onu 16-17 yaşındaki kızların hem amına hem götüne soktum, zevkten inim inim inlediler. Birazdan sen de inleyeceksin!” dedim. Asiye hanım, “Valla Kemal bey, ben bizim herifinkini büyük diye bilirdim, ama bu üç katı kadar var!” dedi. Ona, “Desene Asiye hanım sen daha bakiresin, bak bunu yediğinde kadın olduğunu anlayacaksın, inan bana!” dedim.

    Asiye hanımı karyolanın üstünde domalttım, arkadan amını yalamaya başladım. Amının tadı nefisti, kokusu harikaydı Asiye hanımı boşaltıncaya kadar somurdum amını, am suyunu içime çektim. Asiye hanım nefes almakta zorluk çekiyor, içini çeke çeke kasılmaya devam ediyordu. Bu defa göt deliğini yalamaya dilemeye başladım. Asiye hanım, “Ayyy Kemal bey, öldürecek misin beni, lütfen biraz dinleneyim!” dedi, yüzükoyun yatağa uzandı. Ben de yanına uzandım, “Kız Asiye amın daracık, sanki Fatma buradan çıkmamış gibi!” dedim. Asiye de, “Ordan çıkmadı zaten, Sezeryanla aldılar!” dedi. “İyi de, bunca yıllık evlisin, halen bukadar dar olması şaşırttı beni!” dedim. “10 yıldır parmağımdan başka birşey girmiyor, ondandır!” dedi. “Kocan sikmiyor mu?” dedim. “Ahh ahh Kemal, sorma 10 yıl önce ceviz çırparken kocam ağaçtan düştü, sikiyle taşakların birleştiği yere parmak kalınlığında bir odun parçası girdi, kanı durmadı, acele doktora yetiştirdik, ameliyatla çıkarıp dikiş atıldı. O günden sonra tık yok herifte!” diye anlatınca; onun adına üzülmüştüm.

    “Peki, başkasıyla hiç olmadın mı?” dedim. “Ayy Kemal, burası küçücük bir yer, anında orospu diye tefe koyarlar valla!” dedi. Ona, “Benimle neden istedin peki?” diye sorduğumda, “Sen yabancısın, hem kızımla bir ilişkin var, beni sağda solda anlatmazsın!” dedi. Dudaklarına yumuldum, yanaklarını, kulak memelerini, boynunu yaladım somurdum. Gögüslerini koparırcasına emdim. Vücudunda dilimin değmediği yer kalmadı. Asiye, “Harikasın Kemal, ohhh sik beni!” diye kıvranmaya başladı altımda. Yarağımı tükürükledim ıslattım, amının dudaklarını ayırıp dayadım, yavaşca bastırdım. Sikim başı girince, Asiye, “Iıhhh! Yavaş, kurban olurum yavaş!” diye inleyince bekledim. Göğüslerini avucuma alıp yoğurdum. Bu arada o farkında olmadan yarağımı amına kökledim. Asiye bastı çığlığı, “Orospu analı, yırttın amımı!” diye feryat etmeye başladı.

    Hırslanmıştım, var gücümle pompaya devam ettim. Asiyenin amı gevşemiş, sulanmış, yarağımı rahat alır olmuştu. 15 dakika pompalamamın sonunda Asiye de zevkten uçuyordu artık. “Harika sikiyorsun Kemal, ohhh erkeğim, kökle, dibime vur o koca sikini!” diye diye boşaldı. Asiye’yi yüzükoyun çevirdim, arkadan tekrar amına girdim. Yarağımı köküne kadar sokuyor, çıkartıp tekrar köklüyordum. Asiye altımda sırılsıklam olmuş, her yeri terden ıslanmıştı. Yarağımı çıkarıp, bacaklarını iyice ayırdım, amını yalamaya başladım. Götünü de yalıyordum. Asiye, “Ohhh Kemalll, sikilmenin bu kadar zevkli olduğunu ilk defa hissettim, harika bir erkeksin!” diyordu. “Asiyeciğim daha dur bakalım, yeni başladık, daha ne zevkler yaşatacağım sana!” dedim. “Valla Kemal ne diyeceğimi bilmiyorum, 38 yıldır kocam beni sikiyor sanıyordum. Belki de kocamın beni bu güne kadar boşalttığı kadarını sen şu ana kadar yaptın. İnan kendime hakim olamıyorum, sürekli amımın suyu akıyor! Damızlık boğa gibisin Kemal!” dedi.

    “Asiyeciğim amın çok tatlı ve de çok dar. İnan bana, kızın Fatma’nın ve torunun Esra’nın amından bile dar seninki!” dedim ve tekrar amına geçirdim yarağımı. Kalçalarını yoğururken, parmaklarım da göt deliğine masaj yapıyordu. Asiye başını çevirip, “Esra’yı da mı siktin Kemal? Daha o körpecik bir kız, senden bunu beklemezdim!” dedi. “Asiyeceğim, Esra’yı sikmemek için çok direndim, ama beni tehdit etti, mecbur kaldım. (Kendimi başkasına siktirir, anneme de senin siktiğini söylerim!) deyince, inan gözüm döndü o anda ve amını patlattım orospunun!” deyince, Asiye, “Annesi de, (Kemal amcası Esra’ya iyi geldi, kızım düzeldi!) diye seviniyordu, demek neşesi yarak yemesindenmiş!” dedi.

    Bu arada Asiye yine inlemeye, ohlamaya başlamıştı, boşalması yakındı. Ama ben onu götünden de sikmek istiyordum. “Asiyeceğim götünün de tadına bakmak istiyorum, ne olursun aşkım, bunu benden esirgeme!” dedim. “Ayy Kemal, o kocaman yarak küçücük deliğe nasıl girecek? Zaten amıma bile zor aldım sikini!” dedi. “Asiyeciğim, evet girerken biraz acıyacak, ama sonrasında amından aldığın zevkin on katını alacaksın!” dedim. Yarağımı anından çıkartıp, göt deliğini yaladım, “Aşkım ellerinle göt yanaklarından tut ve iyice ayır!” dedim. Asiye dediğimi yaptı. Yarağımın başını sıktırdım, götünün deliğine dayayıp bastırınca başı biraz girdi. “Çok acıyor Kemal, lütfen yapma!” diye yalvarmaya başladı. Öylece bekledim, “Acının hepsi bu Asiye, başka birşey yok, birazdan alışır götün, sik diye yalvarırsın! Sen şimdi bir elinle amını okşa!” dedim.

    Ben de göt yanaklarını avuçlayıp iyice ayırdım, “Derin nefes al!” dedim. Asiye nefes alınca birden abandım götüne. Yarağımı köküne kadar oturtmuştum götüne. Asiye altımda feryad figan ediyor ve bana, “Orospunun evladı, piç, anası sikişmişin çocuğu!” diye küfürler yağdırıyordu. Göt deliği yarağıma alışıncaya kadar bekledim ve sonra çok yavaş hareketlerle alıştırdım. Artık Asiye kalçalarını oynatmaya başlmamıştı. Yarağımı geri çekince sanki götü yerinden çıkacak gibi oluyordu. Asiye, “Yapma ne olur, çok acıyor, sanki götüme odun sokuyorlar!” diyordu.

    Baktım bu iş böyle olmayacak, Asiye’nin beline bastırdım ve var gücümle sokup çıkarmaya başladım. 4-5 dakika böğürdü Asiye altımda, ama göt deliği de gevşemişti, artık rahat girip çıkıyordum. Asiye’den de ‘Ahh ohh!’ sesleri çıkmaya başlayınca rahatlamıştım. Asiye’nin götünü her pozisyonda 40 dakika siktim ve götünün derinliklerine döllerimi fışkırttım. Sikim yumuşayıncaya kadar içinde bekledim. Asiye’nin götünden yarağı çekince ‘Fosss!’ diye çıkan havayla birlikte döllerim de amına doğru akmaya başladı. Asiye’nin üzerinden kalktım ve “Asiyeceğim, şimdi tam bir kadınsın! Bu yarak senin emrinde, bundan böyle dilediğin zaman yiyebilirsin tatlım!” dedim.

    Asiye parmaklarıyla göt deliğini yokluyor, “Ayy Kemal mahvetmişsin yaa, bu nasıl kapanacak şimdi?” diyerek ağlamaya başladı. “Hadi gel banyoya girelim, ben kapatırım onu!” dedim. Ayağa kalktı, ama bacaklarını birleştiremiyordu, sanki gerdekten çıkmış gelin gibiydi. Belinden sarılıp kucağıma aldım, banyoya kadar taşıdım. Sıcak suyu açtım, her yerini köpürte köpürte yıkadım. Götüne sıcak suyla masaj yaptım, göt deliği bir nebze kapanmıştı. Kendim de duşumu aldım ve çıktık. Asiye giyindi geldi, ben de giyinmiştim, dudağıma bir öpücük kondurdu, “Harika bir erkeksin, müthiş zevk aldım. Beni asla bu zevkten mahrum etme Kemal, tamam mı?” dedi. Ben de, “Tamam Asiyeciğim, her zaman emrindeyim, sen iste yeter ki!” dedim.

    Evden çıktık, onu bir lokantaya götürdüm, yemek yedik. Lokantadan, Fatma, Esra ve dedesine de birşeyler hazırlattık, hastaneye gittik. Fatma bizi görünce, “Nerde kaldınız ya, meraktan öldüm?” dedi. Ben hemen, “Annen iyice bunalmış, onu biraz dolaştırdım. Lokantada bir yemek yedik ve geldik işte, abartma!” dedim. “İyi, tamam!” dedi. Fatma, Esra ve dedesi getirdiklerimizi yediler. Sonra Fatma’ya, “Bu gece Asiye hanımla Esra kalsın dedesinin yanında, sen biraz dinlen!” dedim. Teklifimi herkes onaylayınca, Fatma’yla ben hastaneden ayrıldık…

    ailece sex anne seks hikayeleri oku arkadaşımın dul annesi cok sex kanka diyen kızdan sevgili olur mu kayınbaba sex hikayeleri sex hikayeleri ilginç sex hikayeleri yeğen tatilde sikiş hikayeleri
  • Arkadaşımın Türbanlı Karısını Orospuya Çevirdim

    Arkadaşımın Türbanlı Karısını Orospuya Çevirdim

    Merhabalar. Adım Nahit, 32 yaşındayım. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim.

    Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkan’ı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkan’a çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Birkaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkan’dı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Birkaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş…

    Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkan’ın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan birkaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim.

    Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriye’nin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum.

    Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana, “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriye’ye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriye’den de gözümü alamıyordum. 19-20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum.

    Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkan’ın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriye’nin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm.

    Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu…

    Ben ise Hayriye’yi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle, “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriye’ler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi.

    Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm…

    Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak, “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Birkaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Ben de, “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim.

    Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için birkaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum…

    Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkan’ı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi.

    “Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim.

    Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriye’ye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi.

    Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkan’ın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriye’den telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu halen telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı…

    “Alo.” dedim. Hayriye’den titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi.

    “Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı ben de isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi.

    “Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriye’nin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük…

    “Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkan’da, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi.

    İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkan’ın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi.

    “Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriye’yi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriye’nin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!).

    Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim…

    Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriye’den, “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım!

    Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik…

    Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım…

    Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkan’da sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim…

    Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriye’nin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriye’nin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi.

    Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum…

    Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkan’ın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti.

    Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Ben de onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi.

    Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım…

    Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkan’ın yanında tecavüz ederdin bana, Erkan’a da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim.

    “Oooohhh, eveeet, sik Erkan’ın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkan’a boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkan’ın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim.

    “Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum…

    Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi…

    O gece Hayriye’yi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş 🙂

    baldiza asik olma erıtik hikaye İş Yeri Seks Hikayeleri karım seks hikaye karnımdan su sesleri gelmesi komsuyu siktim köpek sikme hikayeleri sex hikayeleri üvey anne
  • Yengemin Amını Yırttım Resmen

    Yengemin Amını Yırttım Resmen

    İsmim Ardunç  yaşım 23 yağız bir delikanlıyım besyo okuyorum ve mükemmel bir fiziğe sahibim, aslen izmirliyim fakat istanbulda yaşıyoruz. Size başımdan geçen ve yüzde yüz doğru yaşanmış amcamın karısı ile bir anımı anlatıcam, amcamın karısı Birgül standart evli kadınlardan çok farklı sürekli dap dar kıyafetler giyer öyle bir taytları vardır ki resmen ışıkta güneşte içindeki çaşırları görürsünüz.

    Herneyse yaz tatili geldi bende okuldan istanbula döndüm, her zamanki gibi sülale turuna çıktım amcamlara uğradım, amcam evde yoktu yengem gel sohbet edelim , amcan akşam gelir hemde bizde kalırsın dedi, bende olur dedim, mutfakta yemek pişiriyordu bende sürekli onun mükemmel kalçasını seyrediyordum altında beyaz bir tayt vardı ve içinde leopar desenli bir külot her neyse akşam olmuştu amcam geldi onunla da sohbet ettik ama yemgemle arası yoktu belliydi sohbet dahi etmeden televizyon başına geçti.

    Bende yemgemle sohbete başladım derken aralarının kötü olup olmadığını sordum oda limoni olduğunu söyledi geçiştirmeye calıştı ben dahada ısrarkar olunca döküldü, amcamın kendisini aldattığını ve seks hayatlarının berbat olduğunu ama elinden birşey gelmediğini söyledi, bende olsun diyince “sen olsan ne yapardın ” dedi, bende “terk ederdim” dedim .Oda” kolay olmuyor coluk cocuk para yok” dedi, “o zaman unuturdum” dedim. Oda “unutulmuyor işte” dedi, bende “o zaman bende aldatırdım içimi rahatlatırdım” dedim.

    Bunun üzerine yengem gülümsedi ve ” vaay fena fikir değilmiş… ama kiminle ?” diyerek gözümün içine baktı.Bende ” şimdi herkezle olmaz, tehdit eder, her zaman ister veye gören olur söz olur ” ” kolay değil ” dedim. Oda ” yani bana yakın olucak, derdimi bilicek, bana bu konuda yardım edicek birini tanıyorum ” dedi ve sürekli gözü üzerimdeydi, derken elleriylede baçaklarımdan kasıklarıma kadar çıktı, nutkum tutulmuştu birşey söyleyemiyordum. Derken amcama seslendi ” biz Ardunçla dertleşicez rahatsız etme bizi ” diyerek mutfağın kapısını kapattı kitledi ve direk kucağıma oturdu ve dudaklarıma yapıştı, adeta yıllardır bu anı bekliyor gibiydi bende sömürüyor,ellerimle o koca götünü okşuyordum…

    Birden ayağa kalktı ve ” yeter bu kadar ” dedi , ben bitti sandım ama yengem daha yeni başlıyordu,birden masanın altına girdi ve pantolonumun fermuarını açıp aletimi eline aldı ve direk ağzına götürdü , vakumlaya vakumlaya emiyordu bir ara bıraktı ve ” sakın boşalma daha devam edicez ” diyerek gülümsedi bende kalkması için omzuna dokundum, direk tezgaha doğru götürdüm belini kırmasını söyledim , o beyaz taytını okşaya okşaya indirdim, karşımda leopar desenli küloduyla kaldı, ve külodu yana cektim cıkartmadım aletimi aldım ve tezgahtaki sıvı yağdan biraz döküp amına bir hışımla girdim önce ” ıhhhmmm” diyecek oldu ama parmaklarını ıssırıyordu, ben hem amcam gelicek korkusu ve hemde o muhteşem götün kasıklarıma çarmasıyla sersem gibi olmuştum.

    Bir süre bu şekilde yemgemi siktim daha sonra sandalyeye otturdum ve o minicik ayaklarını elime aldım sikime sürtmeye başladım, parmaklarında siyah ojeler vardı adeta bir orospu gibi ayak seksi yapıyordu daha fazla dayanamadım ve ayaklarının üzerine boşalmaya başladım, yengem gülümsüyordu kalktı ve bezle ayaklarını temizledi, daha sonra derin bir oh cekerek, taytını yukarı çekip yanıma oturdu bir orgazm sıgarası yakıp, gözlerime bakarak ” çok iyi geldi ” ” ama daha rahatlamadım” diyerek kahkaha attı.

    anal sex anal sex hikayesi ensest hikayeler ensest sex erotik hikayeler porno hikayeleri
  • Yengemi Dans Ede Ede Siktim Harikaydı

    Yengemi Dans Ede Ede Siktim Harikaydı

    Üniversite mezunu, yakışıklı, ağzı iyi laf yapan, çevremde sürekli kadınlar olduğu için ‘Sende şeytan tüyü var!’ denen ve lise yıllarında beyaz tenime rağmen arkadaşların ‘Arap!’ lakabı takmalarına sebep olacak büyüklükte yarağı olan biriyim. Tüm bu özelliklerim sayesinde lise yıllarında kızlarla yakınlaşmaya başlamış, Üniversiteye başladıktan kısa bir süre sonra da 39 yaşındaki dul bir kadınla birlikte olarak, seks ve kadın vücudu ile tanışmıştım.

    O dul kadınla birlikteliğim seks hayatıma yön veren olay olmuştu, ilişkilerimi hep seks üzerine kuruyor, aşk ve sevgi kavramlarından uzak bir hayat yaşıyordum. Sekste tercihim ise olgun kadınlardı, onların halden anlıyor olmaları, ne istediklerini biliyor olmaları ve en önemlisi de ilişkimi istediğim zaman bitirebiliyor olmam bu tercihimin sebebiydi. Yakın çevremdeki kadınlardan ve özellikle de evli kadınlardan ise başıma bela olmamaları için uzak duruyordum.

    Böyle bir hayat yaşamamın temelinde ise acı bir olay yatıyordu. Orta okula başlayacağım yıl ailemi bir trafik kazasında kaybetmiş, o acı olaydan sonra bana sahip çıkan amcam ve yengem ile yaşamaya başlamıştım. Amcam ve yengem benim aileme göre rahat insanlardı. Amcam iyi para kazanan, sürekli içki içen, eve sarhoş gelen bir adamdı. Yengem ise güzel ve rahat giyinen, amcamın parasını yiyen bir kadındı. Özellikle yengem gibi güzel ve rahat bir kadınla aynı evde olmak ergenlik yıllarıma renk katmış, Üniversite ve sonrasında askerliği bitirdikten sonra kendi başıma yaşamaya başlamıştım…

    Amcam sağ olsun, beni kendi kızından ayırmadan bir dediğimi iki etmemiş, en önemlisi de benim geleceğim için babam öldükten sonra babamdan kalanları satıp 4 tane ticari taksi almıştı. Ben tüm bunları ise 18 yaşımı doldurduğumda öğrenmiştim. Askerden sonra bir mali müşavirlik bürosunda çalışmaya başladım. 29 yaşına kadar o büroda çalışmaya devam edip, bu süre içinde ise mali müşavirlik belgemi de almıştım. Artık büroda çalışmaktan sıkılmış, kendime rahat ve yorucu olmayan bir iş bulmak adına işten ayrılmış, iş aramaya başlamıştım…

    Yaz aylarıydı ve iş aradığım o dönem amcamın kızının düğünü vardı. Amcamın kızı benden 3 yaş küçüktü ve Üniversitede tanıştığı Antalya’lı zengin bir ailenin oğlu ile evlenecekti. Düğün için hep birlikte Antalya’ya gittik, damadın ailesinin bizim için ayarladığı otele yerleştik. Düğün bizim kaldığımız otelde olacaktı. Biz Cumartesi günü otele girmiştik, o gün dinlenmiş, ertesi sabahta erkenden kalkıp hazırlıklara başlamıştık. Gün boyu amcam, yengem ve kızlarında hazırlık telaşı vardı. Ben de onları uzaktan takip ediyor, elimden gelen bir şey varsa yardımcı oluyordum. Akşam düğün saati yaklaştığında hazırlanıp, salona indiğimde gözüm yengeme takıldı. Yengem derin göğüs dekoltesi ve mini sayılabilecek eteği olan tek parça kıyafeti, güzel makyajı ile genç kızları kıskandıracak bir haldeydi. Yengemi salonda gördüğüm ilk anda ise aklıma yine eski günler gelmişti…

    Askerden sonra amcam ayrı eve çıkmamı istememiş, onlarla yaşamayı sürdürmem konusunda ısrarcı olmuştu. Benim ayrılma sebebim ise açıkçası yengemdi, onun bana yakınlığı ve aşırı rahat giyimiydi. Yengem evde sürekli mini kıyafetler giyer, sabahları geceliği ile dolaşır, banyodan çıktığında bana aldırış etmeden vücudunun büyük bölümünü açıkta bırakan havlu ile karşımda otururdu. Yengem beni belki oğlu gibi görüyordu, ama ergenlik yıllarımda bana keyif veren bu durum, özellikle Üniversite döneminde yengeme karşı farklı duygular beslememe sebep olmuş, ben de bu durumdan kurtulmak adına tek başıma yaşamaya başlamıştım…

    Düğün başladı. Ben, amcam ve yengem ile bize ayrılan masada oturuyorduk. Kimseyi tanımıyorduk. Amcam su gibi içki içiyor, yengemle ben de etrafı izliyor, yengem arada bana uygun kızları gösterip, “Çok güzel kızmış, sana yakışır!” diyerek bana takılıyordu. Slow Dans müziği çalmaya başladığında, yengem amcama, “Hadi Dans edelim!” deyince, amcam, “Beni rahat bırak, Dans etmek istiyorsan Serdar’la Dans et!” diyerek topu bana atmıştı. Yengem de bana, “Dans edelim mi?” diye sorduğunda, yengemi kıramadım ve piste çıktık.

    Yengemle ilk başta mesafeli bir şekilde Dans ediyorduk. Yengemin bir ara, “Burada o kadar güzel kız var, neden kimseye bakmıyorsun?” demesine, “Yenge salondaki en güzel kadınla Dans ediyorum!” diye cevap vermem, yengemin bana iyice sokulmasına sebep olmuştu. Yengemin büyük göğüsleri vücuduma baskı yapıyor, bacakları bacaklarıma değiyor, baktığımda dışarı fırlayacak gibi duran göğüslerini görmek ise beni heyecanlandırıyordu. Bu duruma yarağım da kayıtsız kalmadı ve taş gibi sertleşti. Yengem bu durumu hissettiğinde ise bana bakıp, tatlı bir şekilde gülümsedi ve sanki yarağımı daha da iyi hissetmek istercesine kendini bana iyice bastırdı.

    Beni bir ateş basmıştı, bir yandan büyük bir keyif alıyor, diğer yandan da biri görür korkusunu yaşıyordum. Allahtan salonda loş bir ortam vardı ve müziğin bitmesi ile Dansı bitirmiş, ben ceketimin düğmesini hızlıca kapatıp, yengemle masamıza geçmiştik. Masamıza geçtiğimizde yengem bana iyice sokulmuş, bacağını sürekli bacağıma değdirmeye, elini arada bacağıma koymaya başlamıştı…

    Düğün bittiğinde amcam sızmak üzereydi, yengemle birlikte amcamı odaya çıkardık. Yengem amcamın üstünü çıkartırken, ben de, “İyi geceler yenge!” diyerek odama geçtim. Takım elbiseden kurtulup banyoya girdim, duş aldım. Üzerimde şortla yatağa uzandım, odadaki TV kanallarını karıştırırken odanın kapısı çaldı. Kapıyı açtığımda yengemi üzerindeki mini şort ve göğüslerinin yarısını ortada bırakan askılı tişört ile karşımda buldum. Yengem, “Uyuyamadım Serdar, senin de uykun yoksa biraz oturalım mı?” dediğinde, “Olur yenge!” dedim. Birlikte odamdaki yatağa oturup sohbet etmeye başladık.

    Yengem kızının evlendiğine ve en önemlisi de Antalya’da yaşayacağına çok üzüldüğünü dolu gözleri ile anlatıp, sonra da amcamın içkisinden bıktığını, bu özel gecede bile sarhoş olduğunu uzun uzun anlatırken, ben de yengemi teselli ediyordum. Yengem daha sonra, “Serdar, artık senin de evlenme zamanın gelmiş, Dans ederken, yaşlı maşlı demeden az daha yengenin içine girecekti şeyin!” dedi. O an utancımdan yerin dibine girdim. “Özür dilerim yenge, nasıl oldu ben de anlayamadım….” dediğimde, yengem, “Önemli değil, ben yabancı değilim, ama benim gibi yaşlı bir kadına bile sertleşiyorsa, senin artık evlenme vaktin gelmiş demektir!” dedi.

    Yengem çok rahattı ve bu rahatlık o ilk andaki utanmamdan kurtulmamı sağlamıştı. Yengeme, “Yaşlı değilsin yenge! Maşallahın var, çok güzelsin!” dedim. Yengem de, “Öyle miyim cidden?” dediğinde, “Evet yenge, neden yalan söyleyeyim? Hatta yaşına göre çok daha genç duran, çok güzel bir kadınsın!” dedim. Bunları duymak yengemin hoşuna gitmişti, “Sen de çok yakışıklısın! Hatta Dans ederken şeyini hissetmek çok hoşuma gitti! Amcamınki artık sertleşmiyor, uzun zaman sonra o sertliği hissetmek, hele senin gibi genç ve yakışıklı birinden hissetmek çok hoşuma gitti!” dedi.

    Muhabbetin rengi iyice değişmişti, sanki o an konuştuğum yengem değil, tanımadığım bir kadındı. Yengeme, “Üzüldüm senin adına, bu güzellik ile bu yaşta bundan mahrum kalmak kötü bir durum!” dedim. Yengem derin bir ‘Ahhh!’ çekip, “Evet Serdar, o yüzden arada bir seninle Dans edelim de özlediklerimi yaşat bana!” dedi. Yengemin niyeti belliydi, benim söyleyeceğim ve yapacağım şeyler ise tüm hayatımı alt üst edebilirdi. En önemlisi de, bana sahip çıkan, büyüten amcamın yüzüne bakamama sebep olacaktı. O an bunları düşünmüş, bir süre sessiz kalmıştım.

    Yengem, “Ne düşünüyorsun?” diye sorduğunda, “Seninle bazı şeyleri yaşamak çok güzel olur yenge, ama amcamın yüzüne bakamam!” dedim. Yengem de, “Biliyorum, ama benim de sana çok emeğim geçti, mutlu olmayı hak etmiyor muyum?” dedi. Yengeme, “Ediyorsun!” dediğimde, “O zaman kırma yengeni, sadece Dans etmek istiyorum!” dedi. İkimiz de bu işin Dans ile kalmayacağını biliyorduk. Ama yine de, “Tamam yenge!” dedim. TV’den bir müzik kanalı bulup, yengemi Dansa kaldırdım.

    Yengemle bu sefer çok yakın ve sıcak bir şekilde başladık Dansa. Yengem Dans sırasında kendini bana iyice yapıştırmış, arada boynumdan ve kulağımdan öpmeye başlamıştı. Sertleşen yarağımı hissettiğinde ise, “İşte bu çok güzel!” diyerek, ellerini kalçalarıma götürüp, beni iyice kendine çekti. Ben de artık dayanamıyordum, ellerimi yengemin kalçalarına götürüp, yavaş yavaş okşamaya başladım. İkimiz de yoldan çıkmıştık artık. Yengemin kalçalarını okşadıkça, yengem, “Ohhh, çok güzel!” diyordu.

    Uzun bir süre böyle devam ettik. En sonunda yengemle göz göze geldiğimizde, yengemin dudaklarına bir öpücük kondurdum ve “Çok güzelsin yenge!” dedim. Yengem de beni öpüp, “Sen de çok yakışıklısın!” dedi ve bir anda önümde diz çöküp şortumu indirerek, taş gibi olmuş yarağımı eline alıp yalamaya başladı. Zorlanarak da olsa yarağımı yarısına kadar ağzına sokup çıkarıyor, sonra tekrar başını öpüp, yalıyor, emiyordu. “Serdar çok büyük bu… Çok güzel!” diyerek bir süre daha yaladıktan sonra ayağa kalkıp, önümde soyunmaya başladı.

    Ergenlik yıllarıma renk katan o güzel vücudunu çırılçıplak olarak görmek çok keyif vericiydi. Yengemi kucaklayıp yatağa yatırdım ve üstüne çıkıp uzun bir süre göğüslerini öpüp, yaladım, emdim. Yengem ufaktan inlemeye başlamıştı. Bacak arasına inip amını yalamaya başlamam ile ise yengem artık kendinden geçmiş bir halde yüksek sesle inler olmuştu. Yengem amını yalamama fazla dayanamadı, bir süre sonra kasılarak, titreyerek ve inleyerek orgazm oldu. Ama ara vermek istemeden, “Hadi sik yengeni erkeğim!” dedi.

    Yengemi yatakta domaltıp arkasına geçtim. Kalçalarından tutup, yavaşça yarağımı amına sokmaya başladım. Yaşına rağmen yengemin amı çok dardı. Ne kadar yavaş ve kibar davransam da, yengem acı çektiğini belli eden sesler çıkarıyor, “Yavaş!” diyordu. Zor da olsa yarağımın hepsi yengemin amına sokmuş, içinde beklemeye başlamıştım. Yengem beni yönlendiriyordu sanki, bir süre sonra kalçalarını hareket ettirmeye başladığında, ben de yavaş yavaş yengemi sikmeye başladım. Bir süre önce acı sesler çıkaran yengem, artık zevkten inliyordu. Ben de giderek hızlanıyordum, bir süre sonra yengemi bir makine gibi sikmeye başlamıştım…

    Birbirine çarpan vücutlarımızın sesi, yengemin inlemeleri, benim sesim odada yankılanıyordu. Yarım saatte yakın sürdü bu tempo. Yengem dizlerinin ağrıdığını söyleyince pozisyon değiştirdik. Yengem sırtüstü uzanıp bacaklarını ayırınca, bir süre de o pozisyonda siktim. Artık yengem yaşadığı orgazmların yorgunluğu ve zevki ile yığılmış kalmıştı. Ben ise boşalacağımı hissettiğim an yarağımı amından çıkartıp, yengemin göğüslerine boşaldım. Yengemin gözleri kapanmış, nefes nefese bir haldeydi. Ben de su gibi terlemiştim, yengemin yanına uzandım…

    Bir süre sonra kendine gelen yengem elini yarağıma atıp, “Ben buna ölürüm, çok güzel!” diyerek yarağımı okşadı. Ben de yengeme iltifatlar ettim. Yengem iyice kendine geldiğinde ise, “Serdar, ben artık gideyim, gerçi amcan uyanmaz, ama uyanırsa da beni göremezse sıkıntı olur!” dedi. “Tamam yenge, ama önce bir duşa gir, üstünü başını temizle!” dediğimde, yengem, “Haklısın!” diyerek kalkıp banyoya gitti. Yengemin peşinden banyoya gitmeyi çok istiyordum, ama gidersem orada da sikişeceğimizi bildiğim için yatakta kaldım…

    Yengem saçlarını ıslatmadan, vücudunu yıkayıp kurulandıktan sonra yanıma geldi. Giyinip, beni dudağımdan öptü ve odamdan çıktı. Yengem gittikten sonra da ben duşa girdim. Olayın heyecanı ve zevki geçtikten sonra ise vicdan azabım ile baş başa kalmıştım. O gece sabaha kadar doğru dürüst uyuyamadım…

    Ertesi gün Saat 10:00 gibi odanın kapısı çaldığında, ben zorla uyandım. Kalkıp kapıyı açtığımda, karşımda amcamı gördüğümde açıkçası korkmuştum. Amcam, “Yeğenim hadi hazırlan, bizim damadın ailesi bizi kahvaltıya davet etti, oraya gideceğiz!” dediğinde biraz rahatlamıştım. “Tamam amca, hazırlanıp aşağıya iniyorum!” dedim. Hızlıca bir duş aldım ve hazırlanıp, aşağıya indim.

    Hep birlikte bizi bekleyen arabaya binip, damadın ailesinin yaşadığı eve, daha doğrusu villaya gittik. Damadın ailesi sıcakkanlı ve iyi insanlardı, bizi sıcak karşılamış ve kahvaltıdan sonra da gün boyu bize yakınlık göstermişlerdi. Bize Antalya’nın görülmeye değer yerlerini de gezdirdiler. Akşam yemeğini de onlarla birlikte yedikten sonra geç saatte otele geri döndük…

    Ertesi sabah havaalanında uçağı beklerken, amcam yengeme, “Damadın babası bana Antalya’da iş teklif etti, ben de sen kızından ayrı kalmak istemiyorsun diye kabul ettim. Antalya’ya taşınacağız!” dedi. O an yengem de, ben de şaşırmış, açıkçası ben yengemden uzaklaşacağım için sevinmiştim.

    İstanbul’a döndükten sonra ben iş arama işini hızlandırdım. Amcam ve yengem ise taşınmak için hazırlık yapmaya başladılar. İki hafta sonra yengem beni aradı. “Antalya’ya gitmeden seninle bir kere daha Dans etmek istiyorum Serdar!” dediğinde, yengeme, “Yaşadıklarımız bir kere ile sınırlı ve hoş bir hatıra olarak kalsın yenge, sen çok güzelsin ve sana alışırsam sensiz yapamam!” diyerek biraz da yalan söyledim. Yengem de, “Haklısın Serdar, o zaman akşam bize gel hep birlikte yemek yiyelim!” dedi. O akşam amcam ve yengem ile birlikte yemek yedik, geç saatlere kadar sohbet ettik…

    Birkaç gün sonra da Antalya’ya taşındılar.

    baldız seks hikayeleri ensest porno hikayeler eski sexx konulu enset lezbiyen erotik hikaye seks porno hikayeler sekshikayeleri oku sex h sex hikayem sex seksi x seks porno
  • Kaynanam Bir Türlü Doymuyordu Sikime

    Kaynanam Bir Türlü Doymuyordu Sikime

    Adım Alper. Mesleğim öğretmenlik. Karımla eğitim fakültesinde tanıştık ve sevişerek evlendik ve halen bol bol sevişip sikişmeye devam ediyoruz. Karım balık etli, iri ve diri göğüslere sahip, büyük kalçaları olan, seks düşkünü, güzel bir kadın. Birbirimizi nasıl mutlu edeceğimizi çok iyi biliyoruz ve bol miktarda sikişerek birbirimizi doyuruyoruz. Karımı istediğim zaman sikebilmenin verdiği rahatlıkla gözüm diğer kadınlara hiç kaymamıştır.

    Evliliğimizin üçüncü yılında bebeğimiz oldu. Biz işteyken bizim evde bebeğimizin bakımıyla kaynanam ve kayınbabam ilgileniyordu. Anasına bak kızını al atasözünün gerçek olduğunu kaynanama bakınca anlıyorum. Kaynanam da eşim gibi kıvrımlı ve sexy vücut hatlarına sahip, ancak seksapelini giyimiyle veya tavırlarıyla asla ortaya koymayan eşine sadık bir kadın.

    Karımla farklı okullarda görev yapıyoruz. Karım müdür yardımcısı olduğu için eve benden daha geç gelir. Ben öğretmen olduğum için eve erken gelip, karımın ailesini erkenden eve yollarım. Pazartesi günleri öğleden sonra 3 saat dersim vardı. Bir Pazartesi programların değiştiğini ve öğleden sonra dersimin olmadığını öğrenince, karımın ailesine sürpriz yapmaya karar verdim ve onları aramadan eve geldim.

    Zili çalmadan kapıyı kendi anahtarımla açtım. Tam seslenecekken koridordaki halının üstüne atılmış sexy kıyafetler beni durdurdu. Siyah süper mini yırtmaçlı bir elbise, siyah dantelli külot, sutyen, jartiyer ve ayak bileğini ve parmakları açıkta bırakan yüksek topuklu bir çift ayakkabı ve kayınpederimin kıyafetleri. İçeri doğru sessiz bir şekilde ilerledim. Banyodan sesler geliyordu. Sessizce banyo kapısına ilerledim. Kapı kapalıydı. Anahtar deliğinden baktım, ama içeriyi göremiyordum. Ancak duşun altında çıkan seslerden kayınpederimin kaynanamı sert bir sekilde siktiğini anlamıştım. Görmesem de kaynanamın çıkardığı sesler ve koridordaki halının üzerinde gördüğüm sexy kıyafetleri yarağımı dimdik yapmıştı.

    Demek ki biz evde yokken kaynanamla kayınpederim çılgınca fantazi yapıp, sikişiyorlardı. Bu azgınların nasıl sikiştiklerini görmeden bana rahat yoktu. O an, müsait bir zamanda evin her odasına gizli kamera yerleştirmeye karar verdim. Sessiz bir şekilde evden çıkıp, arabada beklemeye başladım…

    Arabada beklerken telefonum çaldı, arayan kayınpederimdi. Okuldan çıkınca oyalanmadan eve gitmemi, kaynanamın evde yalnız olduğunu söyleyince yaşadığım şoku size anlatamam. Kaynanam kayınpederi aldatıyordu. Bu skandalı kimseye anlatmamaya karar verdim. Anlatırsam boşanırlardı ve ben azgın kaynanamı sikme fırsatını kaçırabilirdim. Boş günümde eve gizli kameraları yerleştirdim ve beklemeye başladım. Kaynanamın kiminle sikiştiğini çok merak ediyordum. Birkaç gün sonra kim olduğunu öğrenecektim de!

    Kaynanamın sikicisi alt kat komşusu Ahmet abiydi. Görüntüler elimdeydi. Kaynanam o etli ve kalın dudaklarıyla Ahmet abinin sikini dakikalarca emiyor, yalıyor Ahmet abiyi kendinden geçiriyordu. Ahmet abi de kaynanamı mutfakta, yatak odasında, salonda, koridorda şekilden şekile sokup amını götünü defalarca sikiyordu. Görüntüler şu ana kadar izlediğim bütün pornolardan ve karımla yaptığım sikişlerden daha fazla zevk verdi bana.

    Kaynanamın evde tek olduğu bir okul çıkışı eve geldiğimde kaynanam mutfakta yiyecek birşeyler hazırlıyordu, sırtı bana dönüktü. Arkasından yaklaştım ve iri göğüslerini avuçladım, çadırı kurmuş yarağımı da dolgun kalçalarına yapıştırdım. Kaynanam benden kurtulmaya çalıştı ve kurtuldu da. “Sen ne yaptığını sanıyorsun sapık!” diyerek okkalı bir tokat attı. Bu tokat beni daha da çıldırtmıştı. Ağzını elimle kapatarak yatak odasına sürükledim.

    Odada, “Bırak beni sapık!” diyerek beni yumruklamaya ve tekmelemeye başlayınca, kaynanama sağlam bir tokat yapıştırdım, bayılır gibi sendeledi. Yatağa itekleyip, “Bırak bu namuslu kadın ayaklarını, Ahmet abiyle sikiştiğini biliyorum, görüntüler elimde!” dediğimde kaynanam şok olmuştu. Elbisesini ve iççamaşırlarını yırtarcasına çıkardım. Koca memeleri ve dolgun vücudu ile altımda çırılçıplak titriyordu. Ben de soyunup, boxerimi indirdiğimde kazık gibi yarağımı görünce gözü korkmuştu. Önce amını yaladım bir güzel, heyecandan ve korkudan amı çabucak şelale kıvamına gelmişti. Bacaklarını ayırıp yarağımı yerleştirdim amına. Büyük bir zevkle yavaş yavaş orospu kaynanamın amına pompalamaya başladım. Az sonra kaynanam altımda inim inim inlemeye başlamıştı. Kaynanamı sikerken çıkardığı inleme sesleri beni delirtiyordu…

    Kaynanama, “Bundan sonra senin sikicin benim, ikinci karımsın bundan sonra! Ahmet abiyi postalıyorsun, ben de sessiz kalmaya söz veriyorum! Tamam mı?” dedim. Kaynanam, “Tamam erkeğim, tamam sikicim, tamam kocacığım!” diyerek beni altına aldı ve yarağımın üstünde deli gibi zıplamaya başladı. İri ve diri göğüsleri bu pozisyonda nefis görünüyordu. Göğüslerini avuçladığımda daha bir zevke geliyordu. Sıcak ve sulu amcığından akan zevk suları ikimizi de zevkin doruklarına çıkardı. Kaynanam defalarca boşalmıştı…

    Kaynanamı üstümden indirip önümde domaltmaya çalışırken, ani bir hareketle o etli ve kalın dudaklarını yarağıma yapıştırdı. Yok böyle bir zevk size anlatamam, karım da güzel sakso çeker, ama orospu kaynanamın etli dudaklarının etkisinden olsa gerek kendimi sarhoş gibi hissediyordum. Yapıştı bırakmıyor, yarağımı dudaklarından zorlukla kurtardım ve önümde domalttım.

    Kaynanamın götü amından akan zevk sularıyla doluydu. Arkadan götüne kökledim ve hızlı hızlı sikmeye başladım. Her pompaladığımda çıkan ‘Şlap şlop!’ sesleri ikimizi de delirtiyordu. Kaynanamın götünü sikerken inleme sesleri ayyuka çıkınca ağzını tekrar elimle kapamak zorunda kaldım. Bu pozisyonda artık dayanacak gücüm kalmadı ve böğüre böğüre kaynanamın götünün içine patladım…

    Kaynanam artık ikinci karım gibi oldu, tek kaldığı günlerde deliler gibi sikişiyoruz. Karım da, kayınbabam da bizden şüphelenmiyor. Hele haftasonları gittiğimiz yazlık evimiz tam Festival oluyor bana. Önce karımı büyük iştahla yorgunluktan bayıltana kadar sikiyorum. O esnada yan odada kaynanam da kayınpederle sikişiyor. Kayınpederimin de pili bitip uykuya dalınca, kaynanamı alt kata indirip, sessiz ama tutkulu bir şekilde sikiyorum. Karım veya kayınpederim bizi yakalarsa da hiç sorun olmaz, azgın kaynanamla yoluma devam ederim. 🙂

    am yalama resimleri baldızıyla sex beren saatin ami hala seks kocamı aldattım seks hikayeleri şehvetli sevişme izle sex masalları sikiş anlat tatil porno hikayeleri