Blog

  • Çocukluk arkadaşımı siktim – Seks Hikaye

    Çocukluk arkadaşımı siktim – Seks Hikaye

    Çocukluk arkadaşımla seksim oyun oynarken başladı. Saklanbaç oynarken onunla saklanıp köşelerde yiyişiyorduk. Mahallede direğe yuman bir arkadaşımızın ardından hemen bir apartmana girdik. O götümü tokatladı ve ben arkamdan gelmesini söyledim.

    Çatıya çıkarak onunla saklandık. Orada bizi kimse bulamazdı ve bana yaklaşarak memelerimle oynamaya başladı. Ufaktan kilo bir kız olduğum için vücudum harikaydı. O zayıf çelimsiz çocukluk arkadaşım çok porno izliyordu. Bunu bana anlatıp duruyordu. Çatıda birlikte öpüşmeye başladık ve sonrasında benim memelerimle oynamaya başladı. Ben vajinamı ona açtım ve o görür görmez boşaldı. Sikini peçeteyle temizledi ve amıma sokmaya çalıştı. Küçük siki olduğu için tam girmiyordu. Ama beni tatmin etmeyi başarmıştı. Belime iki elini birleştirerek sarıldı. Kafasını meme dayadı ve pompalamaya çalışıyordu. Ben ona bir şey demedim ve kendince uğraşıyordu. Sonra çatıda bulunan bir halının üzerine onu götürdüm. Sonra yere yatırdım ve dikelmiş yarrağının üzerine oturdum. Sadece belimi çalıştırarak üzerinde hoplamaya başladım. Çok güzel zevk alıyordum ve doyum olmuyordu. Orada beni boşalttı ve toparlanarak dışarı çıktı. Ertesi gün bizim eve geldi ve odama girer girmez kapıyı kitledi. Sikini çıkardı ve beni yatağa yatırdı. Üstümü soyarak bacaklarımı ayırdı. Yarrağını amıma soktu ve pompalamaya başladı. Bir saat boyunca beni sikti ve ben neden boşalmadığını ona sordum. Ama sonra öğrendim ve büyüklerinden yardım almıştı. Geciktirici siprey ile beni saatlerce sikmişti. Ben o kadar boşalmıştım ama o hala boşalamamıştı. Beni her çeşit şekle sokarak sikti. Beni sikerken gördüğüm tipi beni hep güldürüyordu. Çok terliyordu ve bende yanımda o yüzden bol peçete saklıyordum.

    Küçüklüğümden bu yaşıma kadar onunla birlikte seks yapmaya bayılıyorum. Çünkü komik bir tipi var ve yaşı geçtikçe bana daha çok zevk vermeye başladı. Ne olursa olsun ona baktığımda yüzüm gülüyordu. Ona aşık olmuştum ve yatağımdan ayırmadığım erkek haline geldi.

    anal sex hikayeleri porno hikaye porno hikayesi seks hikaye
  • Arkadaşın annesini siktim – Erotik hikayeler

    Arkadaşın annesini siktim – Erotik hikayeler

     

    arkadaşlar ben sıklıkla bu siteyi ziyaret edenlerdenim doğrusu başımdan geçen olayı yaşadıktan sonra burda anlatılanların doğru olduğuna inanmaya başladım ve sizinle paylaşmaya karar verdim …ben kız arkadasımla her türlü ilişki yasayan biriyim onunla nerdeyse yaşamadığım fantazim yok denecek kadar azdır .kız arkadasım benim üst katta oturuyor ve annesi ilişkimizi biliyordu birgün yine okuldan döndüğümde onlara çıktım kız arkadasşm işte olduğu için annesi aysu kapıyı açtı ben aslıyı sordum oda bana işte olduğunu söyledi aslında ben biliyordum ama yinede çıktım onlara beni eve davet etti bende girdim içeri aysu banyodan yeni çıkmıştı 40 yasında olmasına rağmen gerçekten taş gibi biriydi üzerinde bornozu vardı bana dürbünden seni gördüm öyle açtım yoksa açmayacaktım dedi ben o an kendimden geçtim ve onu bornozla görünce beynimden vurulmuşa döndüm ve salona geçtim ne içersin dedi bende gerek yok dediysemde gel beraber kahve yapalım dedi ocakta kahve yaparken gözümü kalçalarından alamıyordum ve benimki fazla kalkmıştı gizlemeye çalışıyodum.
    Kahveleri getirdi karşılıklı içerken bacaklarına baktığımı farketti ve benimkine bakmaya başladı ben utanmaya başladıkça aysu bacaklarını dahada açmaya başladı ve bana aslıyla nasıl gidiyo diye sordu bende iyi dedim bana nasıl aslı iyimi dedi ben dondum kaldım ve bana sizi alt katta gördüm sevişirken dedi ben yok falan gevelemeye başlamıştım ki bornozunun kemerini açtı ve karşımda bir amcık görmeye başladım bu nasıl dedi bende hiç durmadan amcığına yapıştım ve yalamaya başladım dilimle yalayarak ayakta onu boşalttım ordan yatak odasına geçtik karsımda kız arkadaşımın annesi duruyor ve amcığını okşuyordu yarragımı ağzına verdim yalamaya başladı ve gerçekden aslıdan çok daha iyi yalıyordu onu önce duvada dayadım ve benimkini soktum soktukça inliyordu adeta ve o kadar dardiki zor giriyordu soktukça inliyordu ve ellerini yataga dayayıp domalttım arkadar girmeye başladım okadar inliyorduki korkmaya bile başladım sik beni kocam ol diyip duruyordu birden zil çaldı ve toparlanmaya başladık ben kapıyı açmaya gittim aysu içerde kaldı aslı gelmişti beni görünce şaşırmıştı hemen boynuma sarıldı ve elini yarragıma attı napıyosun annen evde dedim dur odama geceriz dedi salonda aslı ve aysuyla oturuyorduk ve ben ikisini birden sikmemek için kendimi zor tutuyordum ama aynı anda yapmak istiyordum şu an ikisinide beceriyorum ama fantazim üçlü yapmakta bu anım yayınlanırsa devamını anlatırım.

    Aldatma Porno Hikayeleri, Ensest Porno Hikayeleri, Mobil Porno Hikayeleri, Seks Hikayeleri, Sex Hikayeleri, Sikiş Hikayeleri, Yenge Porno Hikayeleri

    anal sex hikayeleri porno hikaye seks hikaye sex hikaye
  • Çıtır liseli ve ben – Porno hikaye

    Çıtır liseli ve ben – Porno hikaye

    Merhaba ben Antalya’ dan Ömer. 17 yaşında uzun boylu esmer ve yakışıklı bir erkeğim. Size lise arkadaşım Mehtap ile olanlardan bahsedeceğim.

    Ben okulun en favori çocuğuydum ve istediğim kızla çıkıyordum ama benim tek isteğim okulun popi kızı olan mehtapla birlikte olabilmekti. Mehtap okulda kimseye yüz vermeyen lüks arabalardan hoşlanan esmer bir kızdı. Okula hep mini eteği ve dar düğmeleri açık olan eteğiyle gelir okuldaki herkesin dikkatini çekerdi fakat o sadece lüks arabaları olan zenginler ile konuşur muhabbet ederdi ve okul devlet okulu olduğundan böyle durumlara sahip olan kimse yoktu. Ben bir plan yapmıştım ve bu plan tıkır tıkır işlemişti. Topladığım para ile 4 günlüğüne spor lüks bir araç kiralayacaktım ve okula onunda gidip geldiğimde mehtabın dikkatini çekecektim. Aynende böyle olmuştu ve Mehtap benimle daha okula arabayla geldiğim ilk günden konuşmaya başlamıştı fakat ben iki gün boyunca kendimi ağırdan satmış 3. gün mehtabı buluşmaya davet etmiştim ve oda seve seve kabul etmişti. Ben arabayla beklerken gelen mehtaba bir baktım ve baka kaldım. Amının en fazla üç cm altında olan bir elbise giymiş ve elbisenin göğüs dekolteside bütün herşeyi ortaya koyuyordu. Onu arabadan inip karşıladım ve kapısını açarak arabaya bindirdim. Arabaya bindikten sonra ufaktan müzikler açarak yolumuza baktık. Yol boyu bana yılışan mehtabı orman gibi bir yerde deniz görünecek şekilde arabayı park edip koltuğu en arkaya yatırmış onada önüme gelmesini söylemiştim. Hiç zorluk çıkarmadan resmen kucağıma atladı ve dudaklarıma yapışmaya başladı. Bu kadar kolay olacağını bilseydim daha önceden kiralardım arabayı diye düşünerek sikimi çıkardım ve onuda soyduktan sonra ağzına vermeye başladım. Sonrasında kucağıma alarak onu sikmeye başladım ve 2 saat boyunca farklı pozisyonlarda hem amından hem götünden siktim.

    Olaydan iki gün sonra okula arabasız geldiğimi gören Mehtap yanıma koşarak arabana ne oldu dedi ve bende kaza yaptım ve araba perte çıktı suçlu bendim yaptıramadımda dedim. Mehtap beni şaşırtarak olsun araban olmasada şuana kadar birlikte olduğum en zevkli kişi sensin gecekonduda bile kalsan seninim demişti. Artık amacıma ulaşmış en az haftada bir kere mehtabı sikiyordum.

    Oral Sex Hikayeleri porno hikaye porno hikayesi seks hikaye sex hikaye
  • Okuldan arkadaşa acımadım – Porno hikayeler

    Okuldan arkadaşa acımadım – Porno hikayeler

    ben ali,ankaralıyım,üniversiteyi gecen yıl bitirdim ve size basımdan gecen bi olayı anlatmak istiyorum.Bölümümüzde ilknur adında çok güzel ve zarif bi kız vardı bakmaya kıyamazdım gercekten müthis bi fizigi ve yüzü vardı.hel dar pantolon giydigi zamanlar kendimi zor kontrol ederdim.ama bu kıza karsı hiç kötü bi istek gecmemisti icimden,taa ki o güne kadar…Bizim üniversitenin kampüsü çok rahattır herkes kendi kafasına göre takılır,arkadaslarıyla oturup bira icenler,sevgilisiyle öpüşenler vesaire..bi akşam ben de arkadasımla kampüsteki banklarda otururken ilerideki bankta ilknur ve sevgilisini gördüm.hava yeni kararmaya baslamıstı ama melegimi direk tanıdım.malesef sevgilisiyle öpüsüyordu ve dünyam basıma yıkıldı cünkü sevgilisi oldugunu bilmiyordum.çocuk ilknurun masum dudaklarını hayvanlar gibi öpüp ellerini vücudunda gezdiriyordu,ilknur da halinden memnun olacakki hic tepki vermeden öpüsmeye devam ediyordu.çocugun aleti kazık gibi olmustu oturdugumuz yerden pantolonuna baskı yaptıgını görebiliyordum,derken ilknurun elini tutup yarragının üzerine götürdü,ilknur biraz ürkse de çocuk ısrarcı davranınca elini çekmemeye basladı ve cocugun aletini pantolonun  üzerinden oksamaya basladı.bunun üzerine çocuk iyice kendinden geçti ve ilknurun elbisesinin askılarını indirerek omuzlarını boynunu öpmeye basladı,etraf tenha oldugu icin cekinmeden sevisiyorlardı hatta ilknurun muhtesem güzellikteki kücük ama dipdiri gögüslerinin bi kısmı görünüyordu.Derken çocuk hoyratca ilknurun göğüslerinin dısarıda kalan kısımlarını öpmeye basladı,sonra bi eliyle ilknurun göğüslerinden birini sütyeninden dışarı cıkardı.Allahım bakmaya kıyamadıgım kızın gögüslerini görüyordum.portakaldan biraz büyük dipdiri ve yusyuvarlaktı.çocuk avcuna alıp oksamaya ve ucunu emmeye basladı.daha rahat öpebilmek icin ilknuru kucagına aletinin üzerine oturtup devam etti.ilknur da azmıs gibiydi cünkü cocugun sikinin üzerinde ileri geri hareket ediyordu.Sonra cocuk diger göğsünü de sütyeninden cıkardı ve ikisine birden yumulmaya basladı.ilknuru da belinden tutup sikinin üzerinde ileri geri hareket ettiriyordu.izledigim şeyler bende şok etkisi yapmıs olacakki arkadasım beni dürtmek zorunda kaldı.ve o an ilknuru becermek istedigimi farkettim…ama bunu nasıl yapacaktım?hemen bi plan kurmak icin beynimi patlatmaya basladım.

    planımı ve ilknuru nasıl zorla becerdigimi sonra yazacagım herkese iyi okumalar..

    anal sex hikayeleri ensest hikaye ensest hikayeler porno hikaye
  • Teyzem ile güzel anlar – Seks hikayeleri

    Teyzem ile güzel anlar – Seks hikayeleri

    Tamamen gerçektir, kurgu veya fantazi değildir..
    Teyzemin amına boşalmanın verdiği heyecanla uyumuş kalmışım. Teyzemin bana seslenmesiyle uyandım. yanına vardığımda ekmek pişiriyordu. Bana dolaptan tereyağını ve balı getirmemi söyledi. Bi bardakta süt alıp sofraya oturdum. Hediye teyzem sacın üstünden sıcacık ekmeği alıp benim önüme koydu ve yağlayıp yememi söyledi. Bende öyle yaptım ama üzerimde büyük bir tedirginlik vardı.. ha şimdi açacak konuyu ha şimdi açacak diye diye kendi kendime sitrese giriyordum ama teyzemin bana iyi davranması, gülümsemesi, zorla bir tabak balı yedirmesi beni rahatlatan etkenlerdi. Hali tavrı değişmiş, benimle sanki bir bebekmişim gibi ilgileniyordu. Konuyu hiç açmadı… ona dokunmamdan uyurken içine girmemden falanda bahsetmedi. Akşama kadar tv izledim, Hediye teyzem firikik verdikçe götüne baktım… böyle böyle akşamı ettik. Eniştem eve gelince akşam yemeğini yedik ardından teyzem bize güzel bir çay demleyiverdi.. çayı içerken eniştem uyuklamaya başladı zaten. Bir iki bardak içtikten sonra teyzeme yatağı hazırlamasını yorgun olduğunu, erkenden yatıp uyuması gerektiğini söyledi. Teyzem yer yatağını serdi hemen. Eniştem yattı ve daha beş dakka bile geçmeden uyumaya başladı. Teyzemle ikimiz tv izlemeye devam ediyorduk. Arada Hediye teyzemin bana baktığını hissediyordum ama onu utandırmamak için ondan tarafa bakmıyordum. Biraz daha oturduktan sonra teyzemde yatağa girdi. Bende tv yi kapatıp diģer odaya geçip yatmak için ayağa kalktığımda; teyzem bana “daha erken sen izle rahatsız olma uykun gelince kapatır yatarsın” dedi. Benim canıma minnet duymak istediğim söz buydu işte. Ben divanda onlar yerde böyle bir saat kadar geçti.

    Tv yi kapattım ışıkları da søndürdüm. Divana gidip yatmak yerine doğruca Hediye teyzemin yanına varıp yattım. Eniştem zaten horul horul uyuyor dünya yıkılsa uyanmayacak… rahatım yani. Bu sefer sabahki gibi çekingen değildim. Zaten teyzemin hala uyanık olduğunu biliyordum ama o sanki yanına yattığımın farkında değilmiş gibi tepkisiz yatıyordu. Sol elimi onun beline attım okşaya okşaya amına doğru kaydırdım. Elimi şalvarının içine sokup usul usul amını okşamaya devam ettim. Hediye teyzem arada bacaklarını kasıyor zevk aldığını belli ediyor ve bu hareketiyle adeta devam etmem için teşvik ediyordu. Boynunu ve yanaklarını öpmeye başladım. Daha fazla tepkisiz kalamadı dudak dudağa geldik ikimizde. Öyle bi öpmeye başladı ki sanki kırk yıldır yarağa hasretmiş gibi. Şalvarını dizlerine kadar sıyırdım kendimde aşağı doğru kaydım ve o sulu amını yalamaya başladım. Hayatımda yaladığım en tatlı amdı. Ben yaladıkça o kıvranıyor ama kocası uyanır korkusundan ses çıkaramıyordu. Hediye teyzemin aldığı zevki gördükçe daha bi iştahlı yalıyordum amcığını. Kasıla kasıla boşalması beni de içine bile girmeden boşalttı. Bi süre daha amcığını ve bacaklarını öpüp kokladım. Beş on dakika sonra usulca şalvarını yukarı çekti Artık divana gidip yatmam gerektiğini anlamıştım. Dudaklarından iştahlı bi öpücük alıp ayrıldım yanından….
    DEVAM EDECEK

    ensest hikaye ensest hikayeler
  • Taze gelinime kaydım – Sex Hikayeleri

    Taze gelinime kaydım – Sex Hikayeleri

    Bizim oğlan evleneli tam bir ay oldu, kendisi iş bulmak için İstanbul
    gitti. Bu orda ev ve iş bulana kadar gelin bizim yanımızda kalacaktı.
    Gelinim 21 yaşında etine dolgun görülmeye değer, her erkeğin sikmek
    istediği esmer güzeli bir kız idi. Hele arkadan bakınca ,o götü yokmuydu
    !!! Ben içimdeki canavar hislere tam bir hafta dayandım, kolay deĝil
    evin içinde böyle güzel dolaşırken bir erkeğin rahat durması. Kafama
    koydum gelinimi sikecekdim, o hasretini çekdiĝim koca ĝötüne, artık
    yarraĝımı sokmak akıtana kadar sikmek istiyordum. Günlerden salı, bizim
    hanım her salı komşularla bir yerde toplanırlardı genelde bizim gelinide
    götürürdü, amma ben bir hasta numarası yapdım, karım gelini götürmedi
    evde kalıp bana bakmasını istedi ondan, oda bunu kabul etdi. Aradan
    yarım saat geçti, ben koltuk da uzanmış hasta numarasına devam ederken
    yanıma gelip, bir şey istermisin diye sordu bende şaka maniyetinde gel
    yanıma uzan dedim. Gelinim çok şaşırmıştı, yüzü kızardı hemen mutfağa
    kacdı. Az sonra tekrar yanıma gelip oturdu, ben bastırıyom hadi gel
    artık diye o bana hayır olmaz…ayıp…ayıp diye kaçıyordu… Artık canavar
    hisler tamamen beni kontrol altına almıştı, tekrar geldiğinde ben ayağa
    kalktım bunu elinden tutup koltuğun üzerine atdım, üzerine çullandım,
    ellerini arkadan tuttum.

    Gelinim, altımda başladı kıvranmaya, bırak beni diye bana yalvarıyordu.
    Bense tamamen azmıştım onu o koca götündek sikmeden önce bırakmaya
    canavar hislerim izin vermiyordu. Elimin tekiyle kilodunu aşsaga doğru
    sıyırdım, başladım gelinin taze götünü okşamaya, hem okşuyordum hemde
    parmağımla götün deliğini benim koca yarraĝa hazırlıyordum. Gelinim
    halen bana yalvarıyordu ile bırak beni diye, ben gelinime tamam
    yalvarmana gerek yok ben seni sadece götden istiyorum ondan sonra
    bırakıcaĝım dedim, bu kıvranmaya devam ediyordu bende artık okşamaya ve
    parmaklamayı kesdim yarraĝımı dışarı çıkardım artık o hasretini çekdiĝim
    götün tadına bakmak istiyordum. Elimin biriyle yarraĝımı gelinimin
    götünün deliğine dayadım, gelinin götü zaten benim parmaklamdan biraz
    ıslanmıştı, ben de fazla acı çekmemesi için götünün deliğine az tükürdüm
    ve gelinimin o güzel götüne yavaş, yavaş girmeye başladım. Yavaş
    giriyordum çünkü gelinime gereksiz yere acı vermek istemiyordum, hemde
    bu işin sonuna kadar zevkini almak istiyordum. Benim yarraĝım 22 cm var,
    hatırı sayılır kadarda kalın, yarısı girmiştiki gelinim başladı
    bağırmaya belliki çok acı çekiyordu. Elimin bir eliyle ağzını kapattım
    ve içine girmeye devam ettim, çok sürmedi yarraĝımı köküne kadar
    gelinimim dar deliğine sokmuştum. Gelinim yarraĝımım verdiği aĝırlık
    altında kıvranırken ben başladım pompalamaya. Gelinin dar deliği o kadar
    tat ve zevk veriyorduki bana, benin yerimde başka erkek olsaydı hemen
    boşalırdı. Gelinim altımda kıvranmayı ve bağırmayı kesmişti, bayılmış
    gibi bir hali vardı ben ellerini birakdım hareket yokdu..iki elimle
    götünden tutdum tempoyu hızlandırdım, zaten dar deliğe fazla dayanacak
    halim yokdu…çok sürmedi büyük bir iştahla gelinim dar deliğine boşalmaya
    başladım ve üzerine yıkılı verdim. Malı götünden çıkarıp, karşısına
    oturdum ve gelinin götünü seyretmeye başladım. Sanki bizim gelinin
    götünden patlıcan çıkarmışlar gibi, deliği iyice açılmış..Bir sigara
    yakdım ve gelinimin deliği kendine gelene kadar seyrettim. Gelinim
    kendine geldi dizlerinin üzerinde tuvalete kadar gitti, çıkdında buna
    bundan hiç bir kimseye bahsetme dedim, yoksa seni bir daha böyle sikerim
    dedim, o tamam dedi… Oğlan, iki ay sonra bizim gelini alıp götürdü…

    ensest hikaye ensest hikayeler porno hikayesi seks hikaye sex hikaye
  • Annemin Sikicisi Platonik Aşkım Çıktı – Sex Hikaye

    Annemin Sikicisi Platonik Aşkım Çıktı – Sex Hikaye

    Merhaba, adım Esra. 23 yaşındayım. Bir akşam regl ağrısı nedeniyle erkenden yattım. Babam henüz işten gelmemişti ben yatmaya giderken, annemse dizilerden birine dalmıştı. Gece saat 24:00 gibi tuvalete gitmek için kalktım. Salonun ışığı yanıyordu ve kapı da çok hafif aralıktı. Annemle babam konuşuyorlardı. Son zamanlarda evliliklerinin iyi gitmediğini görüyordum. Dışardan çok iyi anlaşıyor gibi görünüyor olsalar da böyle olmadığını biliyordum. Ancak bunun sebebinin ne olduğunu bilmiyordum. Bir iki kez annemle bu konu hakkında konuşmak istemiş ama vazgeçmiştim.

    O gece şahit olduğum konuşma ise meselenin ne olduğunu açık seçik ortaya koyduğunda hayretten ağzım açık kaldı. Beni odamın kapısı kapalı ve yatıyor biliyorlardı. Ama evimiz küçük olduğu için yine de ihtiyatı elden bırakmamaya çalışarak fısıltıyla konuşuyorlardı. Yavaşça yanaştım ve konuşmalarına kulak kabarttım:

    Annem: Ben artık dayanamıyorum, bu şekilde istemiyorum!

    Babam: Hayatım, inan her şey daha iyi olacak, yoluna girecek…

    Annem: Recai bana masal anlatma, iki sene oldu ya, iki sene!

    Babam: Aşkım ben de biliyorum, ama lütfen biraz daha sabret…

    Annem: Sabır sabır nereye kadar, yeter artık, canıma yetti benim!

    Babam: Aşkım, her şey daha güzel olacak, biraz daha…

    Annem: Ya Recai, sen herhalde işin farkında değilsin, iki sene oldu diyorum sana ya, iki sene!

    Babam: Biliyorum hayatım ben de farkındayım, ama lütfen biraz daha…

    Annem: İki senedir elin elime değmedi, bu nasıl evlilik ya?

    Babam: Asiye tamam, farkındayım her şeyin, ama lütfen bak…

    Annem: Ya Recai, iki senedir doktora git diyorum gitmiyorsun, hoca buldum ona da gitmedin. İlaç al diyorum almıyorsun. Sen ne istiyorsun ya, ne yapmaya çalışıyorsun?

    Babam: Ya hayatım tamam…

    Annem: Ne tamamı ya, hayatım gitti benim, gençliğim çürüyor senin yüzünden!

    Babam: Aşkım lütfen böyle yapma…

    Annem: Başlatma aşkından. Eskiden ayda bir kere olduğunda şükrediyordum, ama şimdi aradan geçmiş iki sene. Ben de insanım, ben de kadınım. Benim de ihtiyaçlarım var, yeter artık ya!

    Babam: Ya bir tanem tamam, her şey düzelecek…

    Annem: Ya git işine ya. İki sene oldu, iki sene. Her yanım gerildi benim, akıl makıl kalmadı artık bende. Yazık ya, bana da yazık!

    Babam: Ya tamam hayatım lütfen…

    Annem: İnsaf ya, insan biraz karşısındakini de düşünür. Gel diyorum, sana doktor buluyorum, randevu alıyorum, beraber gidelim diyorum gelmiyorsun. İlaç al diyorum onu da yapmıyorsun. Sen ne yapmak istiyorsun Recai, onu söylesene bana?

    Babam: Hayatım tamam, bundan sonra her şey düzelecek, söz veriyorum…

    Annem: Ya git işine, ne sözü. Lafla peynir gemisi yürümüyor Recai, icraat lazım icraat!

    Babam: Ben de onun için çabalıyorum hayatım…

    Annem: Ya git işine, senin bir şeye çabaladığın falan yok, hepsi boş laf bunların. Hani devamlı isterdin ya götten ver götten ver diye. İnan artık götten verecek noktaya geldim, razıyım buna ama sende tek icraat yok, tek bir tık yok, hareket yok!

    Babam: Hayatım lütfen böyle konuşma ama…

    Annem: Ben onu bunu bilmem Recai, ya bu işi halledersin, ya da bu diyardan gidersin. Ben artık bacı kardeş hayatı yaşamak istemiyorum. Karı koca olmak istiyorum. Bıktım artık senin korkaklığından, pısırıklığından, biraz erkek ol erkek!

    Babam: Canımın içi, ben her şeyi ikimiz için yapıyorum…

    Annem: Ya ne yapıyorsun sen, ne yapıyorsun, senin hiçbir şey yaptığın yok, sen sadece boş boş konuşuyorsun. Ben icraat görmek istiyorum, anladın mı icraat. Bana boş laflar anlatma. 43 yaşındayım, daha gencim, Hülya Av*ar gibi kendimi parmaklamak istemiyorum artık!

    Babam: Ya hayatım tamam, her şey düzelecek…

    Annem: Hiçbir şeyin düzeldiği yok, bana hikayeler anlatma. Benim canıma tak etti, ya bu işi halledersin ya da ben boşanırım, anladın mı, yeter artık!

    Annemin bu son sözünden sonra yerinden kalktığını anladığımda hızla odama geçip kapıyı kapadım. Az sonra salonun kapısı gıcırdayarak açıldı, koridorda ayak sesleri duydum, ardından da yatak odasının kapanma sesi geldi. Annem ve babam arasındaki meselenin sebebi cinsellikti, inanamıyordum. O yaşıma kadar pek çok kez kavga ettiklerine, tartıştıklarına şahit olmuştum ama sebepleri hep gündelik şeylerdi. Oysa şimdi en mahrem konuda tartışıyorlardı. Duyduklarım karşısında şok olmuştum. Babamla annem en son iki sene önce sikişmişlerdi, konuşmaları bunu gösteriyordu. Annem babamdan şikayetçiydi, sebebi de babamın sikinin kalkmamasıydı. Bu yüzden de normalde sert ve otoriter biri olan babamın bu gece süt dökmüş kedi gibi olduğunu görmüştüm.

    Annemin son zamanlardaki gerginliğinin sebebi de buydu anlaşılan. Olur olmadık şeylerde parlıyordu. Ben menopoza girdiğini düşünüyordum ama öyle bir şey yoktu, tam tersi annem cinselliğini yaşayamadığı için gerilmişti yay gibi. Yıllardır annemle babamın yatak odalarından ses geldiğini duymamıştım. Yatak gıcırtısına benzer bir ses çıkmamıştı hiç. Oysa en yakın kız arkadaşlarımdan birisi annesiyle babasının yatak gıcırtılarını duymaktan geceleri uyuyamadığını söylemişti bir keresinde.

    O gece sabaha kadar uyuyamadım. Duyduklarım beni uyutmadı bir türlü. Annemin “Sana götten vermeye razıyım.” sözünü düşündükçe içim bir tuhaf oluyordu. Ayrıca “Hülya Av*ar gibi kendimi parmaklıyorum.” sözü de bir garipti.

    Sabah çok erkenden kalktım, salonun kapısı yine aralıktı. Babam çekyatta yatıyordu. Geceki tartışmadan sonra annem onu yatağına almamıştı. Yatak odasının kapısını açıp anneme baktım. Sırtı kapıya dönük halde uyuyordu. Sıcak gecede rahat edebilmek için sutyen ve külotla yatmıştı. Yeniden yatağıma döndüm. Bir saat kadar sonra babamın kalkıp işe gitmek için hazırlandığını duydum. Bir ara annemin “Rahat bırak beni, ben diyeceğimi dedim sana!” demesini duydum. Sonrasında sesler kesildi, dış kapının açılıp kapanma sesi geldi daha sonra. Bir saat sonraysa annemin çıktığını işittim…

    Bu olayın üzerinden birkaç hafta geçti. Evde annem ve babam arasındaki gerginlik devam ediyordu. Birbirleri ile pek nadir konuşuyorlardı. Annemin siniri ise son sürat devam ediyordu…

    Bir Cumartesi günü kız arkadaşlarım ile büyük bir AVM’de buluştuk. Etraf çok kalabalıktı. Kızlarla yürürken o kalabalıkta annemin sesini duydum. Etrafıma bakındım ama göremedim. Ancak sesin ona ait olduğuna emindim. Yemek katına çıktık, oturduğumuz masa korkulukların yanındaydı ve aşağıdaki insanları görebiliyorduk. Bir ara bakınca arka çaprazdan da olsa annemi gördüm, yürüyen merdivenlerden aşağı iniyordu, yanında bir adam vardı ve adamın koluna girmişti. Adamın yüzü görünmüyordu. Siyah saçlı, uzun boylu ve geniş omuzlu biriydi adam, babam olmadığı çok belliydi. Annemi kıyafetinden, başındaki türbanından ve omzundaki çantasından tanımıştım ama o adam kimdi? Yemek bana zehir oldu. Annem babamı aldatıyordu. Bunu annemle konuşmak istesem de nasıl yapabilirdim? Babama hiç söyleyemezdim.

    Akşam eve gittiğimde annem benden önce gelmiş, yemek yapıyordu. Gerginliği geçmiş, neşeli görünüyordu. Bana ayakkabı almıştı, kaç zamandır istediğim spor ayakkabılardı bunlar. Teşekkür ettiğimde “Kuru kuruya teşekkür olmaz, gel bakalım, sarıl anneye!” dedi. Sarıldığımda üzerinden gelen erkek parfümünün kokusunu aldım. Yabancı gelmeyen bir kokuydu bu, o adama aitti. Kimdi bu adam? Aklımı yiyecektim nerdeyse.

    O günün akşamında babam ve dedem birlikte eve geldiğindeyse kıyamet koptu. Babaannem ve dedem ile yakın oturuyorduk. Annem kahvenin önünden geçerken dedem de kahvedeymiş ve yanındaki bir adam kendisine, “Senin bu gelinin nasıl giyiniyor böyle, bu nasıl kapanmaktır, evli barklı kadına yakışıyor mu?” demiş. Dedem de babama telefon edip adamın sözlerini söylemiş. Babam sinirle peşine dedemi de katarak eve gelmişti.

    Annem 43 yaşında, kapalı, türbanlı bir kadındır. Eskiden pardesü veya ferace giymese de, uzun ve bol etekler, bluzlar, tunikler giyer, başını büyükçe türbanlarla bağlardı. Ama şimdi onları geride bırakmış ve dar kotlar, pantolonlar giymeye başlamıştı. Giydiği eteklerin de hem boyu kısalmış hem de kalıbı darlaşmıştı. Başını örtse de koynunu açık bırakacak şekilde daracık bluzlar ve gömlekler giyiyor, arada sırada gözlerine makyaj yapıyordu.

    O gün de üzerinde dar mavi kotu ve beyaz bluzu vardı. Ben 23 yaşında başı açık bir kız olarak o pantolonu giymeye çekinirken annem hiçbir sıkıntı duymuyordu. Götünün yanaklarının şekli pantolonun altında belli olurken külotunun izi de görünüyordu. Şişkin memeleri de dar bluzunun altında kabarmıştı.

    Önce babam anneme birkaç şiddetli tokat attı. Sonra da dedemin küfürleri izledi bunu. Arada birkaç tokat da o attı. Annemi ikisinin elinden alamadım, alt kat komşumuz Sema Teyze yetişmese annemi öldüreceklerdi nerdeyse. Annemin burnu ve dudağı kanıyordu.

    Babam ve dedem gittikten sonra Sema Teyze epey zaman bizde kaldı. Annemi teselli etmek için konuştu uzun uzun. Ancak annem, “Ben yapacağımı biliyorum, sen görürsün!” deyip duruyordu sürekli. Sema Teyze annemin neden dayak yediğini benden öğrenip, anneme, “Kızım sen de azıcık giyimine dikkat et, bu şekilde giyinme!” dediğinde, annem, “Neyim varmış benim?” diye sordu. “Kızım tutucu mahalle burası, sen de evli barklı kadınsın, boyunca çocuğun var. Allah aşkına bu nasıl pantolon, götünün fotoğrafı çekilmiş gibi, her şeyin meydanda!” deyince annem sinirlendi ve “Sema Abla hadi sana güle güle, çok kaldın!” diyerek kadını nazikçe kovdu. O gece babam eve gelmedi, ben de annemle koyun koyuna yattım.

    Annem 1.65 boyunda ve 70 kiloydu. Son zamanlarda, “Çok kilo aldım!” diyerek kilosuna dikkat eder olmuştu. Basenleri genişti, bunun dışında vücudunda kilo fazlası olduğunu gösteren yeri memeleriydi. Memeleri aldığı kilolarla birlikte şişmişti. Giydiği dar bluz ve gömleklerle birlikte fazlasıyla belli oluyorlardı. Anne kız olarak birlikte banyoya girdiğimiz, birbirimizi yıkadığımız çok olmuştu. Annemin vücudu benim için yabancı değildi. Birbirimizin sutyenlerini takmaya başlamıştık. Benim boyum annemle aynı olsa da kilom biraz daha fazlaydı. O nedenle memelerim de eskisi gibi küçük sutyenlere sığmaz olmuştu. Ben de artık anneminkileri kullanır olmuştum…

    Dayak olayının üzerinden birkaç hafta geçmişti. Babam ve annem arasındaki gerginlik doruk noktasındaydı artık. Hiç konuşmuyorlardı. Babam tamamen salonda yatmaya başlamıştı. İşi gereği sabahın erken bir saatinde çıkıyor, akşam da çok geç saatte geliyordu. Bazı geceler dedemlerde yatıyor eve de gelmiyordu. Doğru düzgün yüzünü göremez olmuştum. Annem ise bu durumdan çok memnundu. Onu akşamları salonda tek bırakıp odama geçiyor ve Sosyal Medyada arkadaşlarla takılıyordum. Annem de her akşam başka bir diziyi izleyip elinde telefon arkadaşları ile yazışıyordu. AVM’de annemin yanında gördüğüm erkek olayı da güme gitmişti. Evde ortam bu kadar gerginken üzerine bu konuyu açmak istemedim. Ancak adamın kim olduğunu merak etmeye devam ediyordum. Unutmuş değildim…

    ero hik erotic hikayeler erotik hikaye gerçek sex hikayeleri hikaye ero hikaye sex hikayeler erotik ilişki hikayeleri seks hikayeleri sex hik sex hikayeleri
  • Kapalı Hacer Teyze Götünü Sikmemi İstedi – Porno Hikaye

    Kapalı Hacer Teyze Götünü Sikmemi İstedi – Porno Hikaye

    Merhaba, adım Rıfat. 25 yaşında tıp fakültesinde öğrenciyim. Ailem Hatay’da yaşıyor. Birkaç arkadaşla beraber kaldığım evden ayrılmak zorunda kalınca kendime yeni bir ev arayışına girdim. Ama emlakçılara para vermek istemiyordum. Nihayet uzun uğraşlar sonucu camında kiralık ilanı olan bir daire buldum. Daire eski bir binanın zemin katındaydı. Kaldırım seviyesinde pencereleri olan temiz bir daireydi, içi yeni yapılmıştı. Beklediğimden daha iyi durumdaydı. Kirası da çok değildi.

    Daireyi gezdiren Hacer Teyze evin yeğenine ait olduğunu ama vekaletinin kendisinde olduğunu, kirayı alıp ona gönderdiğini söyledi. Kendi dairesi dördüncü kattaydı. Sözleşme yapmak için onun dairesine geçtik. 65 yaşındaki Hacer Teyze eşini uzun zaman önce kaybettiğini, Amerika’da yaşayan bir kızı olduğunu ama kendisini hiç arayıp sormadığını söyledi üzülerek. Öğrenci olduğum için kirayı biraz daha düşürdü. Depozito olarak da yarım kira bedeli aldı sadece.

    Teyze Seks Hikayeleri

    Birkaç gün sonra eve taşındım. Zaten çok fazla eşyam olmadığı için kolayca yerleştim. Hemen o akşam Hacer Teyze arayıp evine yemeğe davet etti. 65 yaşındaki kadın çok güzel bir sofra hazırlamış, yemekler yapmıştı. Pamuk gibi bembeyaz saçları omuzlarına dökülen, yüzünde yaşına rağmen çok kırışık olmayan gençliğinde güzel olduğu her halinden belli olan bir kadındı. Zaten duvarlardaki kimisi siyah beyaz gençlik fotoğrafları da bunu gösteriyordu. Dışarı çıkarken mutlaka mantosunu giyip başını kapatıyordu ama beni kendisine yakın gördüğü için evde başını örtme ihtiyacı duymuyordu.

    Tıp fakültesi son sınıfta okuyor, TUS sınavlarına hazırlanıyordum. Bu durumum Hacer Teyze gibi yaşlı bir kadın için bulunmaz nimetti. Yaşına bağlı olarak hastanelere çokça işi düşüyordu. “Bundan sonra ufak tefek şeyler için doktora gitmeme gerek kalmaz, sen muayene edersin. Artık son sınıftasın, doktor sayılırsın!” deyince, “Elimden ne gelirse yaparım!” dedim.

    O günden sonra hemen her gün Hacer Teyzenin yanına uğrayıp bir ihtiyacı olup olmadığını sormaya, ufak tefek alışverişlerini yapmaya başladım. Kadının kimsesi yoktu, tamamen yalnız kalmasın diye çabalıyordum. Arada bazen sırtını dinleyip muayene ediyor, şikayetlerini dinleyip tavsiyelerde bulunuyordum.

    Yine bir akşam Hacer Teyze aradı. Yemek için evine davet ederken aynı zamanda rahatsız olduğunu, kendisini muayene etmemi istedi. Sesi de sıkıntılı geliyordu zaten. Yemek yemiştim ama kendisini kırmamak için yukarı çıktım. Daha kapıyı açtığında yüzündeki sıkıntıyı gördüm. Peşinden içeri geçtim. “Hayırdır Hacer Teyze, neyin var, neren ağrıyor?” dediğimde karnını tutup, “Yavrum kaç zamandır tuvalete çıkamıyorum, kabız oldum. Geçmek bilmedi bir türlü. O kadar su içtim, zeytinyağı içtim, ne ettiysem de geçmedi. Şimdi de alttan alttan vuruyor meret, sıkıştırıyor ama bu sefer de çok sızlıyor, korkuyorum tuvalete girmeye. Patlayacak hale geldim!” diye yanıt verdi.

    Ona, “Lavman yapmamız lazım Hacer Teyze!” dediğimde, “O ne ki yavrum, nasıl bir şey?” dedi. Kabaca anlattığımda, “Bilmem ki, ben yapabilir miyim?” diye endişeyle baktı bana. “Yaparsın, kolay bir şey. Ama nöbetçi eczane bulmak lazım. Sen biraz bekle ben alıp geleyim!” diyerek caddeye çıktım. Birkaç yüz metre ötede nöbetçi bir eczane olduğunu gördüm internetten. Koşar adım gidip birkaç lavmanla fitil aldım. Kadıncağız zor durumdaydı, bir an önce tuvalete çıkması gerekiyordu.

    Eve geldiğimde sıkıntısı daha da artmış gibiydi. Lavmanı gösterip nasıl yapacağını söyledim. “Yavrum ben onu yapamam şimdi, elim ayağım titriyor zaten. Sen yap!” deyince irkildim. “Hacer Teyze bu arkadan yapılıyor, sen yapsan daha iyi!” dedim. “Yavrum ben yapamam şimdi, sen yapıver işte. Doktorsun, niye utanıyorsun?” dediğinde, “İyi, peki!” dedim. “Tuvalete gitmemiz lazım, etkisini çabuk gösterir bu!” dediğimdeyse, “Tamam, gel o zaman!” dedi karnını ovuşturarak.

    Banyoya geçtik. Hacer Teyzeden klozetin kapalı kapağından tutunarak eğilmesini söyledim. Ellerini dayayarak karşımda eğildi, yani domaldı. Uzun kapalı yırtmaçlı bol bir eteği vardı. Eteğini beline sıyırmasını isteyip külotunu da indirmesini söyledim. “Yavrum önceden söylesene!” diyerek tepki gösterip doğruldu, eteğini kaldırdı. Beyaz, pamuklu ve kocaman götünü örten külotunu indirdi kalçalarına ve yeniden domaldı.

    Kadının bu görüntüsü karşısında bir doktor adayı olsam da etkilenmedim dersem yalan olurdu. Bembeyaz götünün kocaman yanaklarını tutup ayırdığımda amının derin ve içi kırmızı yarığı ile biraz kararmış göt deliği çıktı ortaya. Uzun ve beyazlamış kıllarla kaplıydı amı. Göt deliği ise temizdi.

    Lavmanın başlığını taktım. Eldiven de kullanmam gerekiyordu ama almayı unutmuştum. Sol elimle göt deliğinin ağzını açmış, sağ elimde de lavmanı tutuyordum. “Hacer Teyze yapıyorum, ben yaptıktan sonra tuvalete oturacaksın hemen!” dediğimde, “Dur o zaman yavrum!” dedi. Ahlayıp ıhlayarak doğrulup, “Yavrum ben yapmaya korkuyorum, çok sızlıyor, arkam acıyor. Bir de sen bunu yaparsan iyice mahvolurum, arkam çok sızlıyor çünkü!” dediğinde, “Haklısın, ilk başta zorlar, ama sonra alışırsın!” dedim.

    Ama yine de Hacer Teyzeyi inandıramadım sözlerime. O zaman garip bir şey söyledi. Zamanında kocasının da böyle olduğunu, tuvalete çıkmakta zorlandığı bir zamanda arkasına şişe sokup genişlettikten sonra rahatlayıp tuvalete çıkabildiğini söyleyince kulaklarıma inanamadım. “Hacer Teyze o dediğin nasıl bir şey öyle? Çok sağlıksız, çok tehlikeli!” dediğimde tepki gösterip, “Yavrum ne yapsaydı adam, ölse miydi? Canının acısıyla kıvranıp duruyordu, ben de son çare arkasına şişe soktum, adam ondan sonra rahatladı, bana dua etti!” dedi.

    Sonra da, “Sen de şişe var mı, soda şişesi olur!” deyince, “Yok!” dedim. “Bende de yok!” diye hayıflandı. “Komşulardan isteyeyim!” dediğimde, “Yok, bu saatte milleti rahatsız etmek istemem, zaten hiçbiriyle konuşmuyorum!” dedi. Hacer Teyze çöp meselesi yüzünden diğer oturanlarla kavgalı olduğunu söylemişti daha önce. Komşularsa Hacer Teyzenin aklından zoru olan aksi ve huysuz bir kadın olduğunu, kendisine bulaşmak istemediklerini söylemişlerdi. Aksi ve huysuz olduğuna kani olmuştum, ama aklından zoru olduğuna bu gece şahit oluyordum. Kadın gerçekten dengesizdi.

    İşi şakaya vurup, “Salatalık, patlıcan, kabak da olur!” dediğimde, “Yavrum ben canımın acısıyla kıvranıyorum, sen alay ediyorsun benimle!” dedi. Ardından da, “Bu hafta pazara gidemedim, o dediklerin de çok pahalanmış zaten!” diye ilave etti. “E nasıl olacak, hastaneye gidelim o zaman!” dediğimdeyse, “Devlet hastanesine gidersek dünya kadar sıra vardır şimdi, özele de gitsen bir sikmedikleri kalıyor adamı. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Sen hele biraz parmağını sok bakalım, öyle genişletmeye çalış!” deyince, “Ya Hacer Teyze sen ciddi misin?” dedim. “Yavrum ciddiyim, sen dediğimi yap, ne biçim doktorsun sen, benden mi iğreniyorsun?” dedi sinirle.

    Onun bu sinirli ve kendini bilmez açıklamalarına, “Oldu olacak sikimi sokayım da öyle genişleteyim!” dediğimde, “Olur mu öyle?” dedi ciddi bir yüzle. “Ya Hacer Teyze git işine, sen kafayı mı yedin ya?” dediğimdeyse, “Allah rızası için yavrum ne yapacaksan yap artık, parmağını mı sokacaksın, sikini mi sokacaksın bilmem ama beni kurtar bu dertten, yoksa balon gibi patlayacam şimdi!” dedi. Ardından da külotunu çıkarıp eteğini belinde topladı.

    65 yaşındaki ev sahibim kendisini götünden sikmemi istiyordu. Sikim ister istemez bu düşünce nedeniyle sertleşmişti, ama bu nasıl bir şeydi, nasıl olacaktı? Nenem yaşında bir kadındı Hacer Teyze. Başını yana çevirip, “Hadi yavrum acele et, genç delikanlısın, kaldır sikini de sok şunu!” dedi. Bu arada acı dolu iniltiler çıkartmaya başlamıştı.

    Mecburen dediğini yapacaktım. Pantolonumu ve külotumu indirdim. Hacer Teyzenin yıllanmış, beyaz uzun kıllı amına ve büyük buruşuk götüne bakıp sikimi okşadım, sıvı sabundan biraz sikime döküp 31 çeker gibi yaptım. Sikim sertleşmeye başladığında yanaşıp, “Hacer Teyze az belini indir, bacaklarını aç!” dedim. Hacer Teyze ayağındaki lastik tuvalet terlikleriyle ayaklarını açıp belini ıhlayarak indirdi. Yaşlı olsa da boyu 1,70’e yakın ve cüsseli bir kadındı.

    Göt yanaklarını ayırdım. Göt deliğine sikimin kafasını sürttüğümde birden elektrik çarpmış gibi titredim. İlk defa bir göt sikecektim. Daha önce öğrenci evimizde arkadaşlarla iki kadın getirmiş, onları sikmiştik. Ancak kadınlar götten kesinlikle olmaz diye diretmişti. Şimdiyse 65 yaşındaki Hacer Teyze beni götünü sikmem için zorluyordu. Hayat garip şeyler çıkartıyordu insanın karşısına…

    Sikimi bastırmaya başladım götüne. İlk anda deliği açılıp sikimin kafası içine girer gibi oldu ama hemen sonra geri çektim. Hacer Teyzenin göt deliği dar olmasının yanında çok da sıkıydı. Göt deliğinin ağzındaki kaslar yaşına rağmen gevşememişti. Başparmaklarımla ayırdım göt deliğini ve yeniden bastırmaya başladım ama olmadı yine. Göt deliği sikimi içine almamak konusunda ısrarcıydı. Hacer Teyzenin tuvalete çıkamama korkusu normaldi. Göt deliği bu kadar sıkı ve darken lavman yapamazdım.

    O zaman eğildim ve sağ orta parmağımı soktum içine. Göt deliğinin darlığını ve sıkılığını daha net hissettim. Parmağım ilk boğumuna kadar içindeydi ama Hacer Teyze de kendini kasınca delik mengene gibi sıkmıştı parmağımı. “Hacer Teyze, kendini rahat bırak, kasma!” dediğimde ıhlayarak, “Kolaysa sen bırak!” dedi.

    Banyoda ayaküstü olacak bir şey değildi bu. “Hacer Teyze içeri gidelim, burada olmaz bu iş!” dediğimde, “Yavrum hadi elini çabuk tut, duramıyorum!” diyerek kalktı. Kalkınca da ilk baktığı önümde sallanan sikim oldu. “Sikin de amma büyükmüş ha!” dedi gülerek. Ben de gülümseyip, “Bunu yersen açılırsın, o zaman istediğin kadar tuvaletini yaparsın!” dediğimde yanağıma vurup, “Bakıyorum senin de hoşuna gitti köftehor!” dedi. Elimden tutup, “Gel hele!” diyerek yatak odasına götürdü.

    Yatak odasının mobilyaları antikaydı, eski tipte parlak cilalı ceviz rengindeydi. Kalın ve büyük kadife perdeler çekili ve yere kadar iniyordu. Eski ahşap yatak başlığında büyük bir dantel işlemesi vardı. Kocası ile evlendikleri zaman çektirdikleri siyah beyaz fotoğraf yatağın yanı başındaki komodinin üstündeydi.

    Yatağın üstündeki pikeyi alıp kaldırdı. Kalın bir atlas yorgan vardı, onu da kenara çekti. “Hadi soyun yavrum, tuvalette olacak iş değil dediğin gibi!” dedikten sonra da üstündekileri çıkartmaya başladı. Bir tiyatro muydu, kamera şakası mıydı aklım almıyordu, ama 65 yaşındaki ev sahibimle sikişeceğim bir gerçekti.

    Kadın bakışlarım arasında üstündeki uzun kollu, çiçekli ve bol gömleğini çıkardı. Altına beyaz bir atlet giymişti. Onu da başının üstünden çıkarınca pörsümüş, karnına inen kavun büyüklüğündeki memeleri çıktı ortaya. En ufak hareketinde memeleri sallanıyordu. Eteğini indirdi, zaten külotunu banyoda çıkartmıştı. Amının üzerinde epey zamandır alınmamış bembeyaz uzun kıllar şimdi daha net görünüyordu. Un gibi beyaz vücudunda yaşına bağlı olarak çiller ve benler çıkmıştı.

    Yatağa uzanınca ben de soyunup yanına uzandım. Yatağa girince ilk sözü, “Ben işte böyle yatağıma alırım seni!” diye kikir kikir gülmek oldu. Takma, beyaz dişleri ile gülmesine devam ederken, “Hacer Teyze, sen gerçekten hasta mısın, kafan iyi mi?” dediğimde, “Yavrum sana da şaka yapmaya gelmiyor!” dedi ardından da sırtını döndü. “Sok bakalım nasıl olacak!” dedi ve sağ eliyle götünü avuçlayıp deliğini açığa çıkardı. Bense sol yanıma uzanıp sikimi tuttum ve arkadan götüne bastırdım. Sikimin kafası göt yanakları arasında gezindi bir süre, bu arada amının uzun kılları da sikime sürtüyordu.

    “Bulamadın mı yavrum götümü?” dedi başını dikleştirip. “Hacer Teyze senin götün de bakire kızın amı gibi, bulunmuyor öyle kolay kolay!” dediğimde, “Yavrum yapamıyorsan yüzüstü uzanayım!” dedi. Kendimi geriye çekince de dediği gibi yüzüstü uzanıp bacaklarını iki yana pergel gibi açtı. Ben de dizlerimin üzerinde doğrulup bacaklarının üzerine yerleştim. Sikimi okşarken Hacer Teyze iki eliyle götünün yanaklarını ayırdı. Göt deliği meydana çıkmıştı. Tavandaki zayıf sarı ışığın altında daha da kararmış görünüyor gibiydi.

    Eğildim, ağzımı yaklaştırdım ve ağzımda biriktirdiğim tükürüğümü deliğin üstüne bıraktım. Ardından parmağımla yavaşça yedirdim içine. Sikimde halen sıvı sabunun kalıntısı vardı, kaygan bir haldeydi. İyice sertleşip dikleştiğinde üstüne eğilip sikimi bastırdım götüne. Yumuşak göt yanakları büzüşüp löpürderken sikimin kafası deliğin içine girmeye başlamıştı. Ağırlığımı daha da verdiğimde götündeki ilerlemem arttı. Bir süre sikimin kafası içinde kaldım, öylece bekledim. Ancak Hacer Teyze çok sabırsızdı. Bir an önce sikimin tamamını sokmamı ve götünü genişletmemi istiyordu. “Hadi yavrum, daha da bastır, sok şunu iyice!” dedi başını yana çevirerek. Elleriyle götünün yanaklarını ayırmaya devam ediyordu.

    Ellerimi yatağa dayayıp belimi indirdim ve bastırmaya başladım. İlk andaki sıkılık ve darlık giderek kaybolmaya başladı. Hacer Teyzenin göt deliği açılıyor, ıslanmış bir ekmek gibi yumuşuyordu. Sikimin neredeyse yarısı içine girdiğinde Hacer Teyze ıkınıp ahlamaya başladı. “Girdi mi yavrum, sızladı biraz!” dedi çenesi yatağa dayalı halde. “Giriyor Hacer Teyze, az sabırlı olursan daha da girecek!” diyerek belimi biraz kaldırıp yeniden bastırdım sikimi. Sikim göt deliğinde tünel kazan bir makine gibi ilerledi ve birden Hacer Teyzeden derin bir inilti ve ıhlama sesi çıktı. Sikim de köküne kadar girmişti içine bu arada.

    Ellerini göt yanaklarından çekip başının iki yanına attı. “Devam et yavrum devam et, durma öyle!” dedi ıhlamalarının arasında. Ben de belimi oynatmaya, ileri geri hareketlerle sikimi götüne sokup çıkartmaya başladım. Hacer Teyzenin 65 yıllık götü sikimi boydan boya almıştı, içinde rahatça gidip geliyordum. Bu arada büyük zevk alıyordum. Zevkten kudurmuş bir halde pompalamaya başladığımda Hacer Teyze başını yastığa gömüp daha fazla ahlamaya başladı. Komşuların duymasından çekindiği için yastığı soktu ağzına ve ısırdı büyük bir güçle. Ancak bir kere başlamıştık bu işe ve devamını da getirmemiz gerekiyordu.

    Hacer Teyzenin acılı iniltilerinin arasında ben büyük zevk yaşıyordum ama kendimi tutma konusunda acemi olduğum için boşalmaya gitgide yaklaşıyordum. Yaşlı kadının götünden aldığım zevk tüm vücudumun gerilmesine, kasılmasına neden oluyordu. Kalbim deli gibi atıyordu. Abandıkça göt yanakları sütlaç gibi titriyor, sırtının yumuşamış etleri löpürdüyordu. Üzerine uzandım, göğsümü sırtına dayadım. Bembeyaz ve sabun kokan saçlarının arasına yüzümü gömerken ellerimi alta sokup memelerini avuçladım. Kocaman memeleri avuçlarımdan taşıyordu. Hacer Teyze ağlamakla inlemek arasında sesler çıkarıyordu.

    Ahşap yatağı yıllara meydan okumuştu ama abanmalarımla beraber dantelli yatak başlığı duvara değmeye başlamış, sesler çıkartır olmuştu. Daha da abanmaya, pompalamaya başladım boşalmam yaklaşırken. Kendimi kaybetmiş gibiydim. Hacer Teyze inliyordu, göt deliğinin genişlemesini istemişti, ama şimdi epeyce genişlediğini hissediyordum. Sikim yağlanmış bir piston gibi girip çıkıyordu götüne büyük bir hızla.

    Sonunda daha fazla kendime hakim olamayıp boşalmaya başladım. Tüm kaslarım gerilmişti. Baldırlarıma kramp girer gibi oldu. Götüne o kadar bastırmıştım ki birden çat diye bir ses geldi ve yatağın sağ tarafı çöktü. O an Hacer Teyze de kendine gelip, “Ne oldu yavrum ne yaptın?” diye sordu. Halen boşalmanın etkisindeydim. “Yavrunun amına koyayım senin, boşalttın beni!” dedim. Yavaşça doğrulup sırtını öptüm. Sikim halen götündeydi. Çıkardığım vakit nasıl bir manzara ile karşılaşacağımı merak ediyordum. Sonunda yavaşça çıkardım sikimi götünden. Hacer Teyzenin beklediği ve istediği şey gerçekleşmişti, kızarmış göt deliği epey genişlemiş ve açılmıştı.

    Yataktan kalkarken onun da kalkmasına yardım ettim. Yaşlı kadın yavaşça doğrulurken, “Kemiklerimi kırdın yavrum!” dedi. Ayağa kalktığındaysa, “Ayyy!” diye bir feryat kopardı. Kendini kasıp göt yanaklarını sıktı. “Oldu mu acep?” deyince, “Oldu oldu, gel şimdi lavman yapalım!” dedim. Elinden tutup banyoya gitmesine yardım ettim.

    Hacer Teyze klozet kapağından tutunarak domaldığında lavmanı alıp açık duran göt deliğine sıktım. “Sen otur şimdi, işini yap, ben içerdeyim!” diyerek çıktım. Bir dakikaya kalmadan şiddetli osuruk sesleri gelmeye başladı, Hacer Teyzeden acı dolu birkaç inilti çıktı önce ama sonrasında sesleri kesildi. O içerde işini yaparken ben de yatak odasına döndüm. Aynanın önündeki kutu mendilden alıp sikimi sildim iyice. Yatağın düşen sağ tarafına baktım. Yatağı tutan ahşap parçalardan biri kırılmıştı, o nedenle yatak çökmüştü. Giyinip salona geçtim, televizyonu açtım.

    Hacer Teyzenin gelmesi 15-20 dakikayı buldu. Geldiğindeyse yüzünde güller açıyordu. “Allah senden razı olsun yavrum, sayende rahatladım!” dedi. “Geçti mi ağrın sızın?” dediğimde, “Geçti çok şükür, iyi geldi ilaç ama sikin olmasaydı ne ederdim bilmiyorum!” dedi gülerek. “İyi, rahatladıysan sevindim!” dedim. Evden çıkacakken ilaçların ne kadar tuttuğunu sordu. “Ne parası Hacer Teyze, sen de götünü verdin, ödeştik, borcun filan yok!” dedim.

    Kendi daireme indim ve banyoya geçip duşun altına girdim hemen. Kendimden 40 yaş büyük bir kadını sikmiştim hem de götünden. Hayalini kuramayacağım bir şey gerçek olmuştu. Saat 23:00’e gelirken kapının önünde merdivenlerden sesler geldi. Biraz sonra da kapıya vuruldu. (Bu kim şimdi?) diyerek merakla delikten baktım. Hacer Teyze elinde üstü kapaklı bir tabakla duruyordu. Kapıyı açınca, “Yavrum sana yemek getirdim, yukarda vermeyi unuttum!” deyince içeri davet ettim.

    O da benim gibi banyo yapmış, yeni kıyafetler giyinmişti. Başını çiçek desenli büyük bir türbanla bağlamıştı ensesinden, ıslak saçlarının uçları görünüyordu. Kalın çerçeveli büyük gözlüklerini takmıştı. Eski çekyata oturup benim de yanına oturmamı istedi. Tabağı masanın üstüne koyup oturdum yanına. Elimi tutup, “Yavrum hoşuna gitti mi?” diye sorunca, “Gitti!” dedim. “Ben de onun için geldim, eğer istersen bundan sonra gelirsin yanıma, kimim kimsem yok nasılsa, sen de teksin. Her türlü ihtiyacında yanıma uğra, yalnızlık çekme!” deyince, “Tamam gelirim!” dedim gülümseyip.

    Kırılan yatak aklıma geldi. “Hacer Teyze kusura bakma yukarda yatağını da kırdım!” dediğimde, “Olsun yavrum, olsun aslan evladım, kırılan yatak olsun, sen bu zavallı Hacer’in derdine derman oldun ya, önemli olan o, yatak yapılır önemli değil!” dedi gülümseyip. Ardından da elimi tutup çiçekli bluzunun üstünden kocaman sarkık memesine götürdü, sutyensiz memesini avucumda hissettiğimde sikim yeniden hareketlendi. “Gönüller bir olsun yeter ki yavrum, önemli olan bu, sen boş ver yatağı!” dedi lacivert gözlerini gözlerime dikip.

    Elimi bluzun altına sokup beyaz kocaman memelerini avuçladım bir süre. “Gene yapalım mı?” diye sorduğumda, Hacer Teyze, “Yarın yapalım yavrum, bugün her yanım ağrıdı, ben senin gibi genç değilim, yarın akşam gelirsin bana!” dedi takma beyaz dişlerini göstererek gülerken. Onun bu hoşnut ve dünden razı hali hoşuma gitti. Bir süre daha memelerini okşamama izin verdikten sonra da kalkıp gitti.

    Sikeceğim kadın 65 yaşındaydı ama artık 31 çekmek zorunda kalmayacaktım…

    erotik hikayeler erotik seks hikayeleri sek hikayeleri seks hik seks hikayeleri seksi hikaye sexsi hikayeler sikişme hikayeleri yaşanmış seks hikayeleri yaşanmış sex hikayeleri
  • Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Analdan – Ensest Hikaye

    Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Analdan – Ensest Hikaye

    Merhaba, adım Orhan. Sakarya’nın merkez ilçesi olan Adapazarı’nda yaşıyorum. 29 yaşında ve evliyim. Eşim Arzu 21 yaşında, kendisiyle 4 yıl önce görücü usulüyle evlendim. Biri 3 diğeri 1 yaşında iki kızım var. Kendime ait işyerimde ikinci el eşya satışı yapıyorum.

    Evlendikten kısa süre sonra insanın sadece eşi ile değil aynı zamanda ailesi ile de evlendiğini öğrendim. Kayınpederim aksi ve geçimsiz biriydi. En başta karısına ve iki çocuğuna ardından bana da olur olmadık zamanlarda sataşıyordu. Geçmişinde içkiye çok para harcamış bunun neticesinde geçim sıkıntısı yaşamaya başlamıştı. Zaman zaman benden para ister, aldıklarını da ya geç öder yada hiç ödemezdi. Ama haftada birkaç akşam eve sarhoş gelmeye de devam ederdi. Kayınvalideme hayatı zindan ediyor, onu ara sıra dövüyordu.

    Kayınvalidem dayak yediği yada iyice bunaldığı zamanlarda kaçıp bize gelirdi. Ona, “Anne bırak bu adamı, boşan, gel burada bizimle yaşa!” desem de beni dinlemez gene evinin yolunun tutardı. Eşim evlenerek babasından kurtulmuştu. Eşimden 3 yaş büyük olan kayınbiraderim iki yıllık bir bölümü sonra da açık öğretimi bitirmişti ve KPSS ile bir yerlere girebilmek için çabalıyor, o da kendini babasından kurtarmaya çalışıyordu.

    Ancak bütün bu sıkıntılar birkaç ay önce kayınbabam ölünce sona erdi. Uzun seneler içki içmenin sonucunda vücudu iflas etmişti. Hastalandı, bir süre hastanede yattı ama kurtulamadı. Kayınvalidem ilk günlerde kocasının ölümünden dolayı çok ağladı, üzüldü. Kötü de olsa 25 yıllık kocasıydı sonuçta. Ancak günler geçtikçe üzüntüsü de gitgide azaldı ve kırkı çıktıktan sonra nerdeyse kayboldu, hatta kocasının ölümüne sevinir bile olmuştu.

    Kayınbiraderim önce babasının ölümü sonra da KPSS’den umudunu kestiği için askerliğini aradan çıkarmaya karar verdi. Sonunda o da askere gidince kayınvalidem evinde tek kaldı.

    Kayınbiraderim askere gittikten bir hafta on gün sonraydı. Bir akşam evde Facebook’a girmiştim. Eşim bütün gün çocuklarla uğraştığı için yorulmuş ve erkenden yatmıştı. Saat 23:00’e geliyordu. Kayınvalidem Solmaz’ı online gördüm. Ona askere giden oğluyla görüşebilmesi için Facebook hesabını birkaç gün önce ben almıştım. Nasıl kullanacağını da kısaca göstermiştim. Bu saatte Facebook’da ne işi olduğunu merak ettim.

    Ona, “Anne hayırdır, ne yapıyorsun?” diye yazdım. Bana Kader adında bir arkadaşı ile yazıştığını, Kader’in çocukluk arkadaşı olduğunu, yıllardır birbirlerini görmediklerini, İstanbul’da yaşadığını yazdı. “İyi tamam!” diyerek yazıp gönderdim. Sonra kendi arkadaşlarımla yazıştım, sayfalarda gezindim. Aradan yarım saat geçmişti, bana, “Nasılsın?” diye yazdı. “İyiyim, sen nasılsın?” diye yazdım karşılık olarak.

    “İyiyim, iyi ki bunu bana almışsın, arkadaşlarımı arayıp buluyorum…” diye yazdı. Kayınvalidem Facebook’u çok sevmiş, bunun için teşekkür ediyordu. Askerdeki oğluyla görüşebilmesi için aldığım Facebook hesabıyla arkadaşlarını arayıp buluyordu. Havadan sudan konuşmaya daha doğrusu yazışmaya başladık. Eşimi ve çocukları sordu, uyuduklarını yazdım. Konudan konuya atlıyorduk. Kayınvalidem ilkokul mezunuydu, bilgisayarla da daha yeni tanışmıştı. Ama çok kısa sürede kapmış, sevmişti.

    Yazışmamız ilerlerken konu kayınbabama geldi her nasılsa. Ona, “Kusura bakma ama kayınbabamın ölmesi iyi oldu, ben hiç üzülmüyorum, en başta senin hayatını mahvetti!” diye yazdım. “Doğru söylüyorsun!” diye yazdı cevap olarak. Uzun yıllardır çektiği çileler kocasının ölümüyle bitmişti. “Bundan sonra senin zamanın artık, keyfince gez eğlen. Bu hayata insan bir kere geliyor, ne zaman istersen bizim yazlığa gideriz!” diye yazdığımda, “İnşallah oğlum!” diyerek cevap gönderdi.

    Kendi ailemin Karasu’da yazlığı vardı. 2 katlı bir villaydı. Ben, babam ve eniştem ortak almıştık. Ne zaman müsait olsam eşim ve çocuklarımla giderdim. Yazın ise eşim ve çocuklar devamlı orada annemin babamın yanında olurdu. Kayınvalidemi de kaç defa davet etmiştim, ama her seferinde kayınbabam karşı çıkmış karısını göndermemişti. Çocuklarımız doğduğunda eşime yardımcı olmak için gelip kalırdı, ama o zamanlarda bile kayınbabam ağzından burnundan getirirdi kadının.

    Kayınbiraderimin laptopundan giriyordu Facebook’a. Ona, “Kamera açsana!” diye yazdım. Nasıl yapılacağını da göstermiştim, ama beceremediğini yazdı. Gene tek tek yazdım, ama, “Ben anlamıyorum oğlum, yarın sen gelip yaparsın!” diye cevap yazdı.

    Sohbetimiz bittiğinde saat 01:00’e geliyordu. Kayınvalidem alışık olmadığından klavyede yazı yazmakta zorlanıyordu, bu yüzden de sohbetimiz çok uzun sürmüştü. Sabah eşime akşam annesiyle Facebook’da sohbet ettiğimi söylediğimde şaşırdı, ama sonra, “Onun adına çok sevindim, kadın senelerce neler çekti!” dedi.

    O gün işten çıktıktan sonra kayınvalidemi aradım. “Anne müsaitsen gelip şu kamera işini halledeyim?” dedim. “Müsaidim oğlum, ne zaman istersen gel!” deyince evine gittim. Kapıyı açınca içeri geçtim. Kayınbabamın ölmesi ile birlikte kayınvalidem rahata kavuşmuştu ve bu rahatlık onun davranışlarına ve giyimine de yansımıştı.

    Her ne kadar kayınvalidem olup ona anne diyor olsam da gerçekte benden sadece 13 yaş büyüktü, 42 yaşındaydı. O da eşim gibi 17 yaşında evlenmiş ve 18 yaşında anne olmuştu. Yıllarca kocasının kahrını çekmiş olsa da halen genç ve güzel bir kadındı. Eşim güzelliğini annesinden almıştı. Eşimle anne kız değil abla kardeş zannedildiklerine pek çok kez şahit olmuştum.

    Tesettürlü, kapalı giyinmeye dikkat eden ve yanımda başını açmayan dindar bir kadındı. Her zaman koyu renkli uzun ve bol pardesüler giyer, başını büyük türbanlarla bağlardı. Bu haliyle olduğundan daha yaşlı gösterirdi.

    Kocasının son zamanlarındaysa etek yerine kot pantolonlar, pardesüler yerine uzun gömlekler ve tunikler giymeye başlamış, güneş gözlüğü takar olmuştu. Bu değişiminde karımın büyük payı vardı. Ona karşı başka türlü duygular beslemeye de ilk o zamanlar başlamıştım. Değişen görüntüsü duygularımın da değişmesine sebep olmuştu. Ama yine de şimdi karşımda alışık olduğum gibi değil başka bir haldeydi.

    Solmaz anne saçlarını bir tokayla arkadan topuz yapmış ve küçük bir eşarpla üstten bağlamıştı. Uzun, kumral saçlarını ilk kez görüyordum. Üstünde gri renkli bir eşofman takımı vardı. Her zaman kapalı ve bol giyinen kadın şimdi vücut hatlarını belli eden bir kıyafet giymişti. Eşimden biraz daha kısa yaklaşık 1.70 boyunda ve hafif balıketiydi. Saçları gibi teni de kumraldı. Büyük kahverengi gözleri, kalın siyah kaşları haricinde Sibel Can’ın kopyası gibiydi.

    Gri tişörtünün üstü vücuduna tam oturmuştu, ne eksik ne fazlaydı, ama bu durum memelerini belli etmeye yetmişti. Memelerinin bu kadar büyük olduklarını hiç bilmezdim. İçine sutyen giymemiş gibiydi, çünkü meme uçları eşofmanın altında belli oluyordu. Ayağıma terlik vermek için eğildiğinde ise eşofmanın altındaki dolgun götünü ve külotunun izini gördüm.

    “Kusura bakma oğlum, ev hali!” dedi gülümseyerek. “Anne ben yabancı mıyım Allah aşkına!” dedim ama bu görüntüsünün yabancısı olduğum kesindi. “Geç içeri oğlum!” diyerek içeri davet etti. Kayınbabam varken tek başıma hiç gelmediğim bu evde şimdi kayınvalidem ile tektim.

    Laptop salondaki büyük masanın üzerindeydi. Ona, “Gel bak, şöyle yapacaksın…” diyerek yanıma oturmasını ve beni izlemesini söyledim. Sandalye çekip oturdu. Ben gösterip anlatırken dikkatle izliyor, anlamak için sorular soruyordu. Kamera haricinde bilgisayarda bilmediği, öğrenmek istediği şeyleri de sordu, hepsini anlayacağı şekilde anlattım.

    En sonunda, “Anladın mı, göster bakalım bana!” dedim ve laptopu önüne ittim. Heyecandan titreyen parmakları mouse ve klavye üzerinde gezinirken yanlış yaptığında müdahale ettim ama bu sırada elim de eline değiyordu doğal olarak. Solmaz anne ilk anda çekinir gibi olup elini çekmeye çalıştı ama sonra bıraktı.

    Mouse tutan elinin üstüne koydum elimi ve ekranda yaptıklarımı izlemesini istedim. O an içimde bir şeylerin kıpırdadığını fark ettim. Elini tuttuğum öz kaynanamdı ama erkeklik duygularımın kabarmasına neden olmuştu. Benden sadece 13 yaş büyüktü. Belki de onca zaman kayınbabamın karısını benden uzak tutmasının sebebi buydu, aramızdaki bu küçük sayılabilecek yaş farkıydı. Ona karşı içimde farklı duygular oluşabileceğini düşünmüştü kayınbabam. Ve şimdi haklı olduğu ortaya çıkmıştı.

    Sonunda Solmaz anne gösterdiklerimi kendi başına yapar hale geldi. “Sağ ol oğlum, bundan sonra kendim yaparım İnşallah…” dedi titreyen sesiyle. İlginç şekilde onun da benim gibi olduğunu fark ettim. Benim gibi o da utanmış, yüzü pembeleşmişti.

    “Bundan sonra Tufan’la görüşürken kamera açarsın, o şekilde birbirinizi görürsünüz!” dedim. Tufan kayınbiraderimdi. “İnşallah, oğlumun yüzünü özledim zaten!” dedi duygulanarak. “Yemin törenine beraber gideriz!” dediğimde daha da duygulandı. Çıkarken, “Yemek ye öyle git oğlum, nereye hemen?” dedi. “Arzu bekler, ona söylemedim buraya geleceğimi…” dediğimde biraz şaşırır gibi oldu. “Söylemedin mi ona?” diye sordu. “Yok, söylemedim!” dedim yine. “İyi, sen bilirsin…” dedi sözlerime karşılık, kalmam için ısrar etmedi.

    Çıktım, daha doğrusu kendimi dışarı zor attım. Hislerimden dolayı çok utandım, hatta ablamın kocası anneme karşı böyle şeyler hissetse bunun ne kadar iğrenç olacağını getirdim aklıma. Ama kendime engel olamadığım da gerçekti.

    Eşime annesinin yanından geldiğimi söylemedim. O akşam eşim yatak odasına geçti ve annesi ile telefonda uzun uzadıya konuşup dedikodu yaptı. Yanıma geldiğinde, “Annem kamera açmasını öğrenmiş!” dedi gülerek. Benim öğrettiğimi söylemiştir diye düşündüm ama eşim bundan bahsetmedi. “Nerden öğrenmiş?” diye sordum büyük bir merakla. Eşim, “Ne bileyim, öğrenmiştir bir yerlerden…” diyerek üstünde durmadı.

    Çocuklar eşimi çok yoruyordu, bu nedenle son zamanlarda cinsel hayatımız eski hareketliliğini kaybetmişti. Eşim Arzu 1.75 boyunda ve 55 kiloydu. O da annesi gibi kumral tenli ve saçlıydı. Türbanlı olmasına rağmen her zaman şık ve güzel giyinmeye çalışır, makyaj yapmaktan çekinmezdi. İki çocuk doğurmuş olmasına rağmen vücudu deforme olmamıştı. Onu güzel görmek beni çok mutlu ederdi. Büyük bir aşkla birbirimize bağlıydık.

    O gece çocuklar uyuduktan sonra sarıldım karıma. Çok uykusunun olduğunu söyledi, ama, “Hadi kız, kaç zaman oldu, ne uykusuymuş bu?” dediğimde daha fazla direnmedi. Çocuklar hemen yatağın yanındaki beşiklerinde yatıyordu. Küçük bir gece lambası koridordaki prize takılı halde yanıyor ve yatak odasının aralık kapısından içeriyi loş bir şekilde aydınlatıyordu.

    Arzu üzerindeki ince pijamalarını çıkartırken ben de soyunup çıplak kaldım. Diri ve içleri sütle dolu dolgun memelerine yumuldum hemen. Küçük kızımız meme emiyordu halen. O da saçlarımı çekiyor, okşuyordu. Ellerim kalçalarında geziniyor, bana iki çocuk veren taze amını avuçluyordum. Ancak ben ne kadar istekliysem de Arzu gönülsüz davranıyordu. Bundan hoşlanmadığımı söylediğimde, “Orhan çok yoruluyorum bütün gün, çocuklar çok yoruyor beni, canım çıkıyor. Sen bütün gün iştesin bilmiyorsun benim çektiklerimi…” diye serzenişte bulundu.

    Her ne kadar böyle söylese de ikinci çocuğumuzu erkenden yapmayı o istemişti. Ben birkaç yıl daha bekleyelim demiş ama söz dinletememiştim. Yapacak bir şeyim olmadığında da onu damızlık bir boğa gibi sikmiştim. Kadınlar çocuk yapma istekleri depreştiğinde kocalarını bir erkek olarak değil de damızlık bir hayvan gibi görme eğiliminde olurlardı.

    Üstümüzdeki yorganı ittim yatağın ucuna doğru, çıplak yatan karımın vücudunu okşadım, öpüp yaladım bir süre daha. Ama ne yaparsam yapayım Arzu isteksizliğini sürdürüyordu. Ancak Arzu’nun gönülsüz tavrına inat yarağım kalkmıştı. “Bacaklarını aç!” dediğimde iki yana ayırdı iyice.

    Gardırop çekmecesinde prezervatif kutusu vardı. Üçüncü kez hamile kalmaması için bu şekilde korunuyorduk. Kutudan bir tane alıp yarağıma taktım hemen. Karşılıklı zevk diye geçen tırtıklı bir kondomdu bu. Bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı sıvazlayıp amının üzerine sürttüm. Sonra da yavaşça bastırdım amına. Yarağım dibine kadar girmişti karımın amcığına.

    Bir süre o halde bekledikten sonra ağır ağır amında çalışmaya başladım. Arzu bu kez istediğim gibi karşılık vermeye başlamıştı. Elleri sırtımda, saçlarımda geziniyor, boynumu ve yanaklarımı öpüyordu. Karımın karşılık vermesinin keyfiyle daha güçlü abanmaya başladım, ama komşuların bizi duyabileceği endişesi ile kendime hakim oluyordum. Oysa Karasu’daki villamızda komşular duyar diye bir sıkıntımız yoktu. Orada Arzu ile at gibi sikişiyorduk hatta ikinci çocuğumuzun temellerini de orada atmıştık. Ama orada sadece biz değil ablamla eniştemin ve hatta annemle babamın bile aynı bizim gibi sikiştiklerine kulak misafiri olmuştum. Oranın sikiş konusunda bir tılsımı vardı.

    Arzu uzun bacaklarını belime doladı önce, beni kolları ile sıkıca kendine bastırıyordu. Ardından bacaklarını havaya kaldırıp iki yana pergel gibi açtığında daha güçlü pompalamaya başladım. Yarak darbelerimle birlikte Arzu’nun sütle dolup taşan, uçları koyu pembe etli memeleri sallanıp duruyordu.

    Yatağın gıcırtısı ve kasıklarımızın çarpışmasının çıkardığı ‘Şak şak şak!’ sesleri sonucu küçük kızımız uyanır gibi olup sesler çıkarınca Arzu sol eliyle beşiğe uzanıp sallamaya başladı. Ben de havada duran bacaklarını tutup omuzlarıma attım. Bir süre daha pompalarken büyük bir zevkle boşaldım. Büyük bir keyif almıştım.

    Amından çıkıp tuvalete geçtim, prezervatifi çıkarıp attım klozete. Çişimi yaptıktan sonra yatak odasına döndüm. Arzu giyinmiş ve fısıltılı bir sesle, “Hişşşş, hişşşş…” diyerek uyanır gibi olan küçük kızın beşiğini sallıyordu. Bana sessiz olmamı işaret etti. Az önce benimle sikişen kadın gitmiş yerine müşfik bir anne gelmişti. Üstümü giyinip salonun balkonuna çıktım.

    Sıcak gündüze inat serin bir geceydi. Bir sigara yaktım, birkaç nefes çektim ama sıkıldım. Yatak odasında Arzu halen kızı yatırmaya çalışıyordu. Bana yine sessiz olmamı belirten bir işaret yapınca ben de bilgisayarın olduğu arka odaya geçip kapıyı kapadım. Uykum kaçmıştı, bilgisayarı açıp Facebook’a girdim.

    Saat 00:30’a geliyordu, ama kayınvalidemi online görünce şaşırdım. Kadın her akşam Facebook’a girmeye başlamıştı. “Anne ne yapıyorsun bu saatte?” diye yazdım. Bir süre cevap vermedi yazdığıma. Ama sonra, “Kader’le kamera açtık, konuşuyoruz…” diye yazdı. Kadın birden internet canavarı olup çıkmıştı.

    15-20 dakika gezindim, online olan arkadaşlarla yazıştım. Derken kayınvalidemden kameralı arama isteği geldi, tıklayıp açtım. Mikrofonlu kulaklığı taktım, “Orhan nasılsın?” diyen sevinçli sesi kulaklarımı tırmaladı önce. Ses ayarlarını yaptım. “Sen nasılsın, ne yapıyorsun bu saatte?” dedim. “Kader’le konuştum uzun uzun. Allah senden razı olsun, iyi ki yaptın şu kamera işini, çok sağ ol!” dedi keyifle.

    Laptopun kamerası üst gövdesini ve başını çekiyordu. Saçlarını şimdi tamamen açmıştı, eşarp yoktu. Aynı gri eşofmanı da üzerindeydi. “Kim bu Kader, nerden buldun?” dediğimde ilkokuldan ve mahalleden arkadaşı olduğunu, 1999’daki büyük depremden sonra İstanbul’a taşındığını ve o günden beri görüşmediklerini söyledi. Uzun zaman sonra yakın bir arkadaşını bulmuş olmanın sevincini yaşıyordu.

    “Arzu nerde?” deyince, “Yatıyor, bizim küçük yaramazları uyutmakla meşgul!” dedim. “Yarın size gelirim, torunlarımı çok özledim!” dedi. “İstediğin zaman gel. Burası senin evin. Artık kayınbabam da yok. İstediğin kadar kal. Öyle misafirliğe gelir gibi kalma!” dediğimde, “Bakarım!” dedi gülümseyerek.

    “Karasu’ya ne zaman gideceksiniz?” diye sordu. “Bilmiyorum, ama sen gitmek istiyorsan götürürüm!” dedim. “Nasıl orası, güzel mi?” deyince, “Fena değil, güzeldir!” dedim. “Denize giriliyor mu, plajı var mı?” deyince, “Var, gelince beraber gideriz!” dedim. Kadın en basit imkanlardan kocası nedeniyle faydalanamamıştı. Hayatında hiç denize gitmediğini, girmediğini biliyordum.

    Gülerek, “Ben yüzme bilmiyorum!” deyince, “Ben öğretirim korkma!” dedim. Gene gülünce, “Arzu’ya öğrettim, sana da öğretirim, çok kolay!” dedim. Gerçekten de eşime yüzmeyi öğretmiştim. Onun annesi gibi hayatın zevklerinden mahrum kalmasını istemiyordum. Türbanlı, kapalı bir kadın olsa da denize girmesinde sakınca görmüyordum. Aynı şekilde o da ilk zamanlardaki çekingenliğini atmış ve haşema denilen mayosuyla denize girmekten çekinmez olmuştu.

    Karasu’daki ev ile ilgili sorular sordu. Kaç odası var, banyosu, mutfağı vs bir sürü soru sordu, tek tek cevapladım. Aslında Arzu’nun ona evle ilgili bilgiler verdiğini ve orada çekilmiş resimlerimizi gösterdiğini biliyordum ama yine de soruyordu.

    “Gideriz beraber, gündüz denize girer akşam da balkonda mangal yaparız!” dediğimde gülerek, “Benim mayom yok ki denize gireyim!” dedi. Kayınvalidemle muhabbeti ilerletmiştim, hiç çekinmeden, “Ben alırım sana!” dedim. Kameranın karşısında yüzünün ciddileştiğini, ters bir şeyler söyleyeceğini sandım ama öyle olmadı.

    “Senin de anlamadığın konu yok!” dedi laptopa biraz daha yaklaşarak. Bu haldeyken kamera sadece göğsünü çekiyordu, “Kamerayı kaldır biraz yukarı, ekranı geriye it!” dedim. Dediğimi yapınca yüzü ekranda daha net ve büyük göründü. “Bana almana gerek yok, ben Arzu’nunkini giyerim!” dediğinde, “Olmaz öyle. Mayo dediğin iç çamaşırı gibidir. Sen kızının iç çamaşırını mı giymek istiyorsun?” dedim. Kayınvalidemin buna cevabı gülmek oldu.

    “Ben alırım sana, güzel bir tane seçerim. Nasıl bir şey istersin peki? Böyle Arzu’nunki gibi haşema mı, düz kapalı mı, yoksa bikini mi?” dedim kahkaha atmamak için kendimi tutarak. Kayınvalidem bu konuşmalar karşısında ciddileşmek yada konuşmayı kesmek şöyle dursun daha da içine girmeye çalışıyordu. “Bikini bana olur mu?” dedi gülerek. “Çok güzel olur. Çok güzel kadınsın. Hiç falson yok. Senin yaşındaki başka kadınların her yeri sarkıyor ama senin Maşallahın var!” dediğimde, “Öyle mi?” dedi kahkahayla.

    “Valla öyle!” dedim işi ilerleterek. Bir süre sağ eli çenesinde kaldı. Sonra, “Kader 110 kilo olmuş!” dedi. “Yuh, o neymiş öyle?” dediğimde, “Kocası beğenmiyormuş onu!” diye devam etti. “110 kilo kadını kim ne yapsın?” dedim.

    Saat artık 01:00’i geçiyordu. “Ben sana güzel bir bikini alırım, hatta hemen yarın bakarım internetten. Sen bana ölçülerini ver yeterli!” dedim. “Allah iyiliğini versin!” dedi gülerek. “Ben aslında tahmin ediyorum, ama gene de ölçü versen daha iyi olur!” dedim. “Neymiş benim ölçülerim merak ettim?” dedi.

    Karşımda konuştuğum karımın öz annesiydi, ben de onun kızının kocasıydım. Ama konuşmanın içeriği birbirlerine kur yapan bir kadınla erkeğinkinden farksızdı. “Valla, ne desem. Göğüs 105 veya 110, bel 90 veya 95, kalça da 110 falan herhalde?” dediğimde kameranın karşısında katıla katıla güldü.

    Sonra da, “110, 90 ve 115. Çok yaklaştın, bakıyorum beni iyi incelemişsin!” dedi. “Öyle, karşıma geçen kadının hemen ölçülerini çıkarırım terzi gibi!” dedim. “Kızım çapkın olduğunu söylemişti, ama bu kadar olduğunu bilmiyordum!” dediğinde, “Arzu beni sana mı şikayet ediyor?” dedim alınmış gibi.

    “Yok be şikayet değil, aksine çok seviyor kızım seni. İyi ki seninle evlenmiş, ben de öyle düşünüyorum zaten. İyi ki evlenmiş seninle!” dedi. Sonrasında bu muhabbeti kapatıp askerdeki kayınbiraderle ilgili konuştuk. Bilgisayarı kapadığımda saat 01:30 olmuştu.

    Yatak odasına döndüğümde Arzu uykuya dalmıştı. Fısıltıyla, uykusunda konuşur gibi, “Kiminle konuşuyordun gece gece?” dediğinde, “Hiç, bizim arkadaşlardan biriyle!” dedim.

    Oysa konuştuğumun annesi olduğundan habersizdi…

    cinsel hikaye erotic hikaye erotik hik erotik hikayeler hikaye seks seks hikayem sex hikaye sex oku sexs hika sikiş hikayeleri xxx hikayeler
  • Annemi O Halde Görmemeliydim – Ensest Hikayeler

    Annemi O Halde Görmemeliydim – Ensest Hikayeler

    Merhaba arkadaşlar, ben Berkay. İzmir’in şirin bir kasabasında yaşıyoruz. Ben daha çocukken gördüğüm bu görüntüler anneme karşı olan bütün güvenimi ve sevgimi götürdü. Tanık olduğum olayın üzerinden seneler geçmesine rağmen, kimseye anlatamayıp içimde tutmak beni çok gergin biri haline getirdi. Belki de içimde kopan fırtınalara bir son verir diye sizlerle paylaşmak istedim.

    Anlatacağım olay gerçekleştiğinde, dediğim gibi ben daha çocuktum. O zamanlar annem ise 30 yaşlarında falandı. Annem esmer ve minyon tiplidir. 3 çocuk doğurmasına rağmen fit bir kadındı (Halen de öyledir!). Babam Tır şöförü olarak çalıştığından dolayı haftada bir gün eve ya uğrar, ya uğramazdı. Annem bu durumdan dolayı boşluğa düşmüş olacak ki babamı aldatmıştı, hemde babamın (inşaat ustası) bir arkadaşıyla.

    Babamın da evde olduğu bir Pazar günü ailecek toplanmış akşam yemeği yiyorduk. Annem babama sürekli banyonun restore edilmesi gerektiğini söyleyip duruyordu. Evimiz 2 katlı, bahçeli dublex tarzı, çok eski bir evdi. Banyo duvarlarında çatlaklar oluşmaya başlamış, fayanslar dökülüyordu. Babam da annemin ısrarına dayanamayıp inşaat ustası olan arkadaşını çağırdı. Yapılması gerekenleri söyledi, konuşup fiyatta anlaştılar. Usta Çarşamba günü tadilata başlayacaktı, kaporasını alıp gitti.

    Yaz aylarında olduğumuzdan okul tatildi. Babam Salı gününden doğuya bir yük almış, yola çıkmadan önce, “Anneni yalnız bırakma!” diye beni güzelce tembihleyip yola çıkmıştı. Ertesi sabah usta gelmiş, gerekli tadilatlara başlamıştı. 2 gün içerisinde, sabah erkenden gelip, akşama kadar çalışarak işini bitirip banyoyu teslim etmişti.

    Daha sonra annemle babam, mutfakta da bazı işlerin olduğu kanaatine vardılar. Dolayısıyla ustanın 3 günlük işi daha çıkmıştı bizim evde. Usta ertesi sabah geldi. Hep birlikte kahvaltımızı yapıtık. Usta işine koyuldu, öğlen yemeği, çay kahve ikramları derken, usta güle oynaya çalışıyordu. Tabii babam yine yollarda…

    Ertesi sabah kahvaltı yaparken ustanın annemle göz göze gelip birbirlerine gülümsediğini fark ettim. (Bu benim için herhangi bir şey çağırıştırmıyordu, bu tarz olaylar için çok küçüktüm daha, kardeşlerimse biri okula yeni başlamış, öbürü daha 4 yaşındaydı!). O gün de bu şekilde geçti…

    Üçüncü gün, kapının tıkırtısına uyandım. Her sabah 9-10 gibi gelen usta saat 06:30 gibi gelmişti. (Biz annem ve kardeşlerimle üst katta uyuyorduk). Etrafıma baktığımda annem yatağında değildi, seslendim cevap gelmedi. Alt kattan fısıltı şeklinde konuşma sesleri duyuyordum. Merak edip ne oluyor diye bakmaya karar verdim. (Bu hayatımda aldığım en kötü kararlardan biriydi, keşke yatıp uyumaya devam etseydim!).

    Sessiz bir şekilde merdivenlerden aşağıya indim. Salona geldiğimde inilti gibi sesler duydum. Olan biteni iyice merak edip seslerin geldiği oturma odasına doğru yöneldim. Fakat kapı kapalı olduğundan hiçbir şey görünmüyordu. Ama içeriyi görmenin bir yolu daha vardı, hemen bahçeye çıkıp odun yığınlarının arasından oturma odasının penceresine doğru yaklaştım. Pencere açıktı ve tam çekilmemiş tül perde içeriyi yeterince gizlemiyordu. Zaten bahçemiz etrafında 3 metre yüksekliğinde bir duvarla çevrili olduğundan çoğu zaman perdeleri bile kapatmazdık.

    Annemle usta ayakta sarmaş dolaş öpüşüyorlardı. Usta yaklaşık 1.85 boylarında, sarışın, mavi gözlü, iri bir adamdı. Annem minyon tipli olduğundan çocuk gibi kalıyordu yanında. Ne olup bittiğine anlam veremiyordum. Annemin üzerinde sadece tül siyah külotu kalmış, sütyenini falan çıkartmıştı. (Daha soraki yıllarda anladım ki, annemin fiziği, göğüsleri, beli, kalçaları muhteşemmiş!). Üzerinde sadece beyaz külotuyla kalan ustayla sarmaş dolaş sevişiyorlardı. Çok korkmuş ve şaşkın bir halde pencerenin kenarından gizlice olan biteni izlemeye çalışıyordum.

    Daha sonra usta annemin omuzlarından bastırıp önünde diz çökmesini sağladı. Adamın arkası bana dönük olduğundan hiçbir şey göremiyordum, sadece adamın kalçalarının yanlarından annemin saçlarının ileri geri sallandığı görünüyordu. (Aklıma annemin sünnet dikişlerimi alırken sürdüğü kremler geldi ve herhalde usta yeni sünnet oldu, onun da dikişlerini alıyor diye geçirmiştim!). Bir süre böyle devam ettikten sonra annem ayağa kalktı ve tekrar öpüşmeye başladılar.

    Usta annemi tam karşımdaki koltuğa yatırdı ve annemin külodunu çıkardı, her yerini öpüp yalamaya başladı. Usta, “Ohhh, yanıyorsun orospu, amına koyacam senin!” gibi laflar ettikçe, annem, “Yavaş ol, çocuklar uyanacak!” diyordu. Usta ise, “Merak etme birşey olmaz!” deyip annemin göğüslerini, karnını, göbeğini, bacaklarını yalamaya devam ediyordu. Sonra usta kendi külodunu çıkardığında o koca devasa sikini gördüm, kolum kadar bir şeydi. (O anda eşofmanımı indirip kendi sikime baktım ve onunkiyle kıyasladım. Çocuktum tabii, korkmuştum o büyüklükteki bir sikten!).

    Usta annemin bacaklarını iki yana ayırıp yerini çoktan almıştı bile. O iğrenç esprisi kulaklarımda halen çınlıyor. “Orospu, biz her türlü sıva çekeriz!” deyip sikini yukarı aşağı annemin bacak arasına (amına) sürtüyordu. Annem olacak şahıs ise zevkten 4 köşe olmuş, dudaklarını ısırıp o pis adamın içine girmesi için hazır bekliyordu. Annemin hazır olduğunu gören usta yavaş yavaş yüklenmeye başlamıştı. (O anda gördüğüm şeylerin ne olduğunu idrak edemiyor, ne yaptıklarını anlayamıyor, sadece gizlice izliyordum!).

    Bir süre böyle yaptıktan (siktikten) sonra usta hızlı bir şekilde kalkıp sikini annemin suratına doğru tuttu ve annem ustanın sikini ağzına aldı. (Bana çok iğrenç gelmişti. Adamın işediği şeyi neden ağzına soktuğunu anlayamamış, iğrenmiştim. Halbuki adam oluk oluk boşalıp, döllerini anneme yutturmuştu!). Siki hiç inmeden, “Domal!” dedi. O an annem arkası tam olarak pencereye dönük bir şekilde domaldı ustanın karşısında. (Çok tuhaf gelmişti bana, ilk kez bir am görüyordum. Beynim o anın fotoğrafını çekmiş olacak ki, o manzarayı unutamıyorum. Muhteşem bir kalçaya sahipti annem, bakımlı, tüysüz, kılsız, güzel bir kadındı!).

    Usta arkasına geçip sikini annemin yarığına sokmuştu. O an çok net görüyordum ustann sikinin annemin amına giriş çıkışlarını. Annem sürekli inliyor, “Geliyorum yine!” gibisinden şeyler söylüyordu. (Nereye geliyordu? Bu hep kafamda soru işaretiydi o zaman!).

    10-15 dakika böyle devam ettikten sonra annem, “Biraz da arkadan yap!” diyerek kalkıp vitrinde duran kremi alarak geldi. Ustanın önüne sırt üstü yattı tekrar ve bacaklarını birleştirip yukarıya kaldırdı. Biraz yarığına krem sürdü ve ustaya, “Acıtmadan sok!” dediğini hatırlıyorum. (Annem adama götünü de siktirmişti, yıllar sonra idrak ettiğim şeylerden biri de bu olmuştu!). Usta annemin havada birleştirdiği ayaklarını bileklerinden tutarak yavaş yavaş girmeye başlamıştı yine. Ama bu sefer birşeyler ters gidiyordu, annem sürekli kıvranıp, “Acıyor, yavaş!” deyip duruyordu.

    Usta annemin götünü sikine alıştırmış olacak ki, kasıkları annemin kalçalarına vuruyor, hayvan gibi böğürerek sikiyordu annemi. Annem ağlamaklı bir şekilde inleyerek, elleriyle adamın bacaklarını ittirmeye çalışıyordu. Birkaç dakika daha böyle devam ettikten sonra usta (Daha fazla dayanamamış olacak ki!) annemin bacaklarını sağ omzuna koydu, annemin bacaklarını kıracak zannettim, öyle bir yüklenip öpmeye başladı annemi, iniltiler eşliğinde. (Adam annemin götüne boşalmıştı!).

    Bir süre öylece durdular, sonra toparlanıp giyinmeye başladılar. Annem bir sigara yaktı. İçine çektiği dumanı ustayla öpüşerek onun ağzına aktarıyor, usta da annemin ağzından çektiği sigara dumanını annemin yüzüne üflüyordu. (Bu yaşıma geldim böyle fantazileri daha ben bile uygulamadım!). Annem, “Haydi toparlanalım, çocuklar uyanır şimdi!” demesiyle birlikte ben sessiz sedasız ordan uzaklaştım. Yukarıya çıkıp, yatağıma girdim. Demin gördüklerimin şaşkınlığıyla uyuyup kalmışım.

    Bir iki saat kadar sonra annem gelip kaldırdı bizi. Duş almış, kahvaltıyı hazırlamış, aşağıda ustayla beraber bizi bekliyordu. İçimde tuhaf şeyler hissediyor, ama birşey diyemiyordum. Gözüm sürekli annem ve ustanın üzerindeydi. Bizim yanımızda birbirlerine bakıp, gülümseyerek, göz kırparak flörtleşiyorlardı.

    Usta işini bitirip gittikten birkaç gün sonra babam eve gelmişti ve yapılan tadilatın çok iyi olduğunu, ucuza yaptırdıklarını söyleyip seviniyordu. Ahh garip babam ahh, sen tadilatı ucuza getirdiğine sevinirken, elalemin Hanzosu senin karını amından götünden sikti. Sen boynuzu yemiş, bense hayatım boyunca unutamayacağım bir trajik olaya tanıklık etmiştim!

    erotik hikayesi erotik sex hikaye hikayeler seks se hikaye seks hikayeleri seksi hikayeler sex hi sex hikaye sex hikayesi sexk hikayeleri sikiş hikayeleri yaşanmış sex hikaye