Blog

  • El değmemiş çıtıra girmek muhteşemmiş

    El değmemiş çıtıra girmek muhteşemmiş

    Merhaba ben Kocaeli’ den Ümit. 17 yaşında pek yakışıklı olmayan ve genellikle dışlanan bir erkeğim. Size Seda’ ya tecavüz ettiğim günü anlatacağım ama önce biraz Seda’ dan bahsedeyim.

    Seda 17 yaşında uzun boylu kumral ve küçücük göğüslerinin yanı sıra kocaman bir göte sahip olan bir kız. Seda ile başta sadece normal arkadaş olarak konuşuyorduk ama benim niyetim ortadaydı tek amacım onu sikmek idi ama temiz bir aile kızıydı Seda ve kimseyle adı dahi duyulmamıştı şuana kadar. Seda ile bir gün konuşurken ona tatlı çiftlerin fotoğraflarını yolladım ve ay çok güzeller başka yok mu atsana dedi. Bende bunu fırsat bilerek var ama onlar biraz abartı sekse dönük dedim. Olsun ama fazla abartı olanı atma dediğinde internetten bulduğum seks fotoğraflarından ona birkaç tane yolladım. Çok güzeller ama falan derken bir bakmışım Seda ile seks muhabbetine başlamışız. Seda ile çıkmıyorduk hatta sevdiği başka biri vardı ama arada sırada benden fotoğraflar ister ve bu fotoğrafları ona yapıyormuşum gibi anlatmamı isterdi. Bunları gerçekleştirelim dediğimde ise hep beni tersler ve ben asla evlenmeden hiçkimseyle bir şey yapmam derdi. Sonunda onunla bir buluşma ayarlamıştım ama buluşmada hiçbir şey yapmayacağız diye anlaşmıştık. O gün ormanlık bir alana yakın bir yerde buluştuk ve seda dar siyah pantolonu ve içine soktuğu kareli gömleği ile beni baştan çıkarmıştı bile. Ben ona rahat olmamız için ve yanlış anlaşılmamak için ormanın içinde oturmayı teklif etmiştim o ise başta kabul etmese de sonradan kabul etmiş ve ormana gitmiştik. Gider gitmez tuvaletimi şuraya yapıp geliyorum diyerek yanından uzaklaşmış ve onun için hazırladığım ipleri ve bezi ayarlayıp önce ağzını sonra kollarını zorlukla bağladıktan sonra onu soyup direk o tüysüz ve harika amını emmeye sonrasında ise o koca götünü ısırmaya öpmeye başlamıştım. Seda ise hala kurtulmaya çalışıyordu ve bağırdığını kimse duymuyordu. Ben götünü aralayıp içine zorla girmiş ve gitgel yapmaya başlamıştım. Sonrasında sedanın ağzını ve ellerini çözmüştüm ve kızlığına dokunmayacağımı sadece götünden sikeceğimi zatende başladığımı bitirmeme izin vermesini söyledim. O da kabul etti ve ben elde etmek istediğim koca götü hunharca sikiyordum.

    O olaydan sonra ne yaparsam yapayım Seda ile bir daha buluşamadım. Uzun bir zaman sonra bende videoları olduğunu gelmezse yayacağımı söyleyerek onu elde etmeye devam etmiştim. Her geçen gün dahada fazla tat veriyordu bana.

    erotik öykü hikayeler sevişme hot hikaye porno hikaye porno hikayesi seks hi seks hikaye seks hikayesi seks hikayleri sex hikay sex hikayelri sex hikayesi sex i̇ti̇raflari sex sex hikayeleri sexx hikayesi sikiş hikayeleri sikş hikayeleri sx hikayeleri yasanmis sex hikayelri
  • Sex Hikaye – Ağacın Aldınta Siktim

    Sex Hikaye – Ağacın Aldınta Siktim

    Selamlar, adım Çetin, 42 yaşındayım, yani sikişin tam olgunca yapılacağı yaşta. Boyum 1.70, kumral, mavi gözlü, yakışıklı sayılabilecek biriyim. İlk okulu köyde okudum, Orta ve Liseyi okumak için şehre gitmek zorunda kaldım. Köyümüz çok güzel bir köydür, düz küçük tepecikler vardır, suyu bol bir köydür, yeşilliği boldur. Köydeyken çocuklarla çeşitli oyunlar oynardık, anne baba ve çocuklar olurdu oyunumuzda. Ben genelde baba olurdum, Kezban ise benim karım olurdu. Bir kızımız, birde oğlumuz rolünü oynayan iki çocuk olurdu. Kezban daha küçükken bile çok güzel bir kadın olacağı belli idi. Şemsiye gibi açılmış Çam ağacının altında (Evcilik) oyun oynarken sözde akşam olurdu, toprağa çizdiğimiz evimizin odaları vardı, çocuklar kendi odalarına geçer yatarlardı, Kezbanla ben odamıza geçerdik, aynı karı koca gibi birbirimize sarılır yatardık. Kezban’ı, “Karıcığım!” diye öperdim…

    Orta okulu okumak için şehre geldikten sonra, sadece yazları köye giderdim. Kezbanla buluşur, yine o güzel Çam ağacının altında, bazen çocuklarla, bazen de ikimiz oynardık. Kezban İlk okuldan sonra okumadı, 24 yaşına geldiğinde, çocukken bizim çocuğumuz rolünü oynayan çocukla, yani Ali ile evlendi. Üçümüzün de yaşları aynı idi. Derken, ben Üniversite 3. sınıfa giderken onlar evlendiler ve beni Düğünlerine davet ettiler. Gittim. Düğün boyunca benimle ilgilendiler. Kezban bana baktıkça gülüyordu, anlıyordum neden güldüğünü, ama fırsat bulup ta konuşamıyordum. Neyse düğün bitti, ben o gece köyde başka bir arkadaşımın evinde kaldım. Sabah ta ilk araba ile şehre gittim. Ben köyümüzü çok seviyorum, her fırsatta köye sık sık giderim. Köyde bizim de dayalı döşeli kendi evimiz var, arazilerimiz aynen duruyor. Gittiğimde hep kendi evimizde kalırım.

    Kezbanın Düğününden 20 gün sonra tekrar köye gittim. Köyde birkaç gün kalmak, hem evi havalandırmak, hemde köydeki arazimizi kontrol etmek amacındaydım. Köye gittiğimin ilk günü idi, arazileri gezmek için çıktım. Gezerken o meşhur Çam ağacının altına geldim, biraz dinlenmek üzere yere toprağa uzandım. Bir sigara yaktım, orda çocukken yaptıklarımızı düşünüyordum. Hayallere dalmışken ayak sesi ile kendime geldim. Kafamı çevirip baktığımda, bu gelenin Kezban olduğunu gördüm. Üzerinde ince bir elbise vardı, çok ta yakışmıştı hani. Kezban’ın çok temiz sade bir güzelliği vardı. Kezban benden hiç çekinmezdi, tabii ki ben de ondan. Eee nede olsa, çocukken de olsa benim karılığımı yapmıştı. Geldi yanıma oturdu, “Ne o, eski günleri mi hatırlıyorsun, gelmişssin uzanmışsın buraya?” dedi. Ben de, “Hatırlamamın bir sakıncası mı var?” dedim. “Yok canım, neden olsun ki? Hatırlaman gayet güzel!” dedi.

    “Evlilik nasıl gidiyor kız Kezban?” dedim. “Amaan ne bileyim, bir şey anlamadım!” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “İşte hiçbir şey anlamadım!” dedi. “Kız sikiş işleri nasıl gidiyor diye soruyorum?” dedim. “Tamam işte, ben de ondan bahsediyorum, birşey anlamadım!” dedi. “Ne o, Ali seni sikemiyor mu?” dedim. “Sikiyor sikmesine de, ama iki üç kez sokup çıkarıyor, işi bitiyor, arkasını dönüp yatıyor, ben bir şey anlamıyorum!” dedi. “Valla yazık olmuş sana kız, tüh!” dedim. Bana, “Hep senin yüzünden işte!” dedi. “Neden benim yüzümden ki?” dedim. “Bal gibi de anlıyorsun!” dedi. Anlamıştım, Kezban halen beni seviyordu ve benimle evlenemeyince de, sırf evlenmiş olmak için gitmiş o dümbük Ali ile evlenmişti. Kocasının altına yatınca beni düşündüğü için sikişmekten istediği gibi zevk alamıyordu.

    “Kezban gel biraz yaklaş bana!” dedim. Yanıma sokuldu, kucağıma yattı. “Kezban, şöyle adam akıllı sikilmek ister misin?” dedim. “Madem evlendim tabii ki sikilmek isterim, ama Ali sikemiyor ki!” dedi. Ben Kezban’ın saçlarını okşamaya başladım, yakasından iki düğme açarak elimi gerdanında gezdirmeye başladım. Kezban’ın yüzüne baktığımda, gözlerini kapatmış, okşamamdan zevk aldığı belli oluyordu. Bu durumdan cesaret alarak Kezban’ın bütün düğmelerini açtım ve göğüslerini ortaya çıkardım. Sütyen takmamıştı, göğüsleri dimdikti, hiç ellenmemiş gibi. Artık iş çığrından çıkmış, ok yaydan fırlamak üzereydi. Benim yarrak Kezban’ın amına girmek için sabırsızlanıyordu, artık harekete geçmenin zamanı gelmişti. Kezban kendini tam anlamı ile bana bırakmıştı, dudaklarından başlayarak memelerine, ordan taa amına kadar, her yerini okşadım, öptüm ve yaladım.

    Bu arada tamamen soyunduk. Kezban’ın amını yalarken, “Ye Çetinim, ye amcığımı, Ali hiç yalamıyor amımı!” diye ince ince inliyordu. Amı tam anlamıyla sulanmıştı, öperek dudaklarına çıktım. Benim sabırsızlaşan yarağı Kezban’ın amına dayadım ve az az sokup çıkarmaya başladım. Hepsini sokmuyordum. Kezban, “Sok! Ne olur sok!” diyor, inliyordu. Birden dibine kadar soktum. Kezban’dan öylesine hoş bir, “Ohhhhh! Ahhhhh!” sesleri çıktı ki, beni mest etmişti. Seri bir şekilde beş dakika kadar Kezban’ın amını siktim. Kezban sarsılarak inleyerek orgazm oldu. Ben daha boşalmamıştım, biraz amının içinde bekledim.

    Kezban, “Ohh be, ne güzelmiş adam gibi sikilmek!” dedi. Ben, “Dur daha bitmedi karıcığım, yeni başladık!” dedim. Kezban kollarını boynuma doladı ve kendine çekti. Dudaklarımdan öperek, “Kocacım beni çok sik, yar amcığımı!” dedi. Ben biraz başımı kaldırarark etrafı kontrol ettim, gelen giden yoktu, tekrar pompalamaya başladım. Birkaç dakika geçtikten sonra, (yoruldum bahanesiyle) Kezban’a, “Çık kız üstüme!” dedim. Kezban üstüme çıkarken, “Hiç böyle sikilmemiştim, salak Ali hiç bir bok anlamıyor am sikmekten!” diyerek yarrağımın üstüne oturdu ve üzerimde zıplayarak inip kalkmaya başladı. Çok geçmeden, “Çetinim ben yine oluyorum!” dedi. Artık ben de gelmek üzereydim, “Kezban dikkat et hamile kalma!” dememe kalmadı, Kezban çığlıklar ata ata orgazm olmaya başladı. Ben de kendimi tutamadım Kezban’ın içine boşaldım.

    Hava o kadar sıcaktı ki, sadece bulunduğumuz Çam ağacının altı güneş almıyordu, diğer yerler olduğu gibi güneş altındaydı ve Cehennem gibi yanıyordu. O sıcakta sikişmekten ikimiz de halsiz kalmıştık. Kezban üzerime yığıldı kaldı, “Ohhhhh beee! Dünya varmış, gözlerimin feri canlandı!” dedi. “Kezbanım, amın çok tatlıymış!” dedim. “Çetinim bundan sonra köye her geldiğinde beni sikeceksin!” dedi. Ben de, “Tamam, yeter ki iste, seni her zaman sikerim!” dedim. Biraz öyle bekledikten sonra Kezban üzerimden kalktı, elbiselerimizi aldık, az ilerde küçük bir dere vardı, orda Cenabetlikten yıkanıp evlerimize gidecektik. Gittik suya girdik. Soğuk suyu görünce ikimiz de yeniden canlandık. Ayaklarımız buz gibi suyun içindeyken, bir de dere kenarında siktim Kezban’ı. Sonra yıkandık, giyinip öpüştük ve ayrıldık.

    Şimdi 42 yaşındayız, bu arada ben de evlendim, fakat ne zaman köye gitsem, bir fırsatını bulup, Kezbanı aynı ilk günkü gibi sikiyorum. Bir çocukları oldu, gözleri benim gözüm gibi mavi, saçları benim gibi kumral. Kezban’a soruyorum, “Benden mi?” diye. Kezban da gülerek, “Boş ver!” diyor. Ben de üstüne gitmiyorum.

    Doktora Diye Gelen Kezbanımı Bir Hafta Boyunca Siktim!

    Bir gün evde otururken Kezban’ın kocası beni telefonla aradı ve “Kezban hasta, Doktora getireceğim, tanıdığın Doktor var mı?” dedi. Ben de, “Var, hemen al getir!” dedim. Ve ertesi sabah geldiler. Hoş beşten sonra Kezban’a baktım, hiç hasta gibi değildi, bana bakışlarıyla birşeyler anlatmaya çalışıyordu. Bu arada karımın nerde olduğunu sordular. İstanbul’a amcasının yanına gezmeye gittiğini, bir iki hafta kalacağını söylediğimde Kezban’ın gözlerinin içi gülüyordu. Kezban’a, “Neyin var? Nereni beğenmiyorsun?” dedim. “Her yerim ağrıyor!” dedi. Neyse ben Doktor arkadaşımı aradım, “Bir hastam var, köyden geldiler, muayeneye getireceğim, bir bakmanı istiyorum!” dedim. Doktor arkadaşım da hastahanede olduğunu ve bizi beklediğini söyleyip, hastayı getirmemi istedi…

    Telefonu kapattım ve Ali’yle Kezban’a, “Gidelim, Doktor bizi bekliyor!” dedim. Ali Doktordan bu kadar çabuk randevu alacağımı tahmin etmediğinden biraz şaşırmıştı, “Hemen mi? Benim Valilikte önemli bir işim vardı, ben o işi hallederken sen Kezban’ı Doktora götürür müsün?” dedi. Ben de, “Tamam, olur!” dedim. Kezban’ın da benim de aradığımız fırsat kendiliğinden ayağımıza gelmişti. Ali Valiliğe giderken biz de Kezban’la ben benim arabayla Hastahaneye gitmek üzere hareket ettik. Arabada Kezban hiçbir rahatsızlığının olmadığını, beni çok özlediğini ve benimle sikişmek istediği için böyle bir yalan uydurduğunu söyledi. Şaşırmıştım, “Eeee, Doktora ne diyeceğiz şimdi?” dedim. Kezban da, “Bilmem, Doktoru sen ayarlarsın! Ali’nin Valilikteki işi bitince köyde de halletmesi gereken işleri var, hemen köye dönecek, ben kalmak istiyorum, ne yaparsan yap ayarla, amcığım ateş gibi yanıyor, karın da yok, böyle fırsatı bir daha bulamayız!” dedi.

    Bunu ben de çok istiyordum, ama Doktora ne diyecektim? Gerçi Doktor arkadaşımla çok samimiydik. Neyse Hastanede Doktoru bulduk, bizi bir odaya aldı. Ben o arada düşünüyordum, ne desem de işi uzatsa diye. Sonunda açık kart oynamaya karar verdim ve “Doktor bey, Kezban hasta falan değil, köyde işlerden çok yorulmuş, bir süre dinlenmek için koacasına hastayım demiş, bizi yalancı çıkarma, bir şeyler bul da birkaç gün burda kalsın!” dedim. Sağolsun Doktor beni kırmadı ve “Bir takım tetkikler yaparız, en az bir hafta kadar bayanın burda kalmasını sağlarız!” dedi. Sevinmiştik, çünkü ev boştu ve istediğimiz gibi sikişecektik. Doktor, “Check-Up’tan geçirelim, genel bir kontrol yapalım!” dedi ve çok miktarda tahliller, röntgenler falan verdi. Hastaneden çıktık, Labaratuardan ve röntgenden ertesi güne randevu aldık, tahlilleri falan verdik. İki üç gün sonra çıkacak tahliller vardı. İşin Doktor kısmını ayarlamıştık, ama Ali’ye ne diyecektik…

    Kezban’la evime geldik. Ali’yi aradım. Ali işinin bitmediğini, bir iki saat daha süreceğini söyledi ve Doktorda ne yaptığımızı sordu. Kezban’ın işinin uzun süreceğini, daha Ceck-Up falan yapılacağını, bir sürü tahlil ve röntgenler verdiğini, en az bir haftadan önce sonucun alınamayacağını, hastanın bu durumda yola gitmesinin iyi olmayacağını falan anlattım. Ali, “İyi tamam, işim bitince gelirim.” dedi.

    Evde Ali’yi beklerken Kezban’ı öpüp sevmeye, dudaklarının tadına bakmaya başladım, bacaklarını okşadım, memişlerini okşadım, emdim. Kezban o kadar azmıştı ki, “Böyle burda rahat olmuyor, beni yatak odana götür ve karını siktiğin yatakta adam gibi sik!” dedi. Ben durur muyum, körün istediği bir göz, Tanrı vermiş iki göz misali, Kezban’ı kucakladığım gibi yatak odasına götürdüm. Bir anda çırıl çıplak kaldık. Kezban benim yarrağı iki eli ile tutarak, “Sen nasıl bir yarraksın, hiç aklımdan çıkmıyorsun, amcığım senin için yanıp tutuşuyor!” dedi ve yarrağımı yalamaya başladı. Kezban ilk başlarda dudaktan öpmesini ve yarak yalamasını falan bilmiyordu, hepsini ona ben öğrettim, şimdi de meyvesini yiyordum. Yarrağımı ağzına aldı, emdi emdi çıkardı, başına dil darbeleri atıyordu. Ben sırt üstü yattım ve 69 pozisyonunu aldık. Ben Kezban’ın amını emerken Kezban benim yarrağımı adeta kemirir gibi yiyordu. Bir anda sırtı bana dönük vaziyette aşağı kaydı ve yarrağımı tuttuğu gibi amının deliğine dayadı ve dibine kadar bir defada oturdu…

    Ben alttan, Kezban üstten, sikişin şaklak sesi odayı kapladı. İniltiler, bağırmalar son derece yüksek şekilde devam ediyorduk. Ben arkadan bakınca yarrağımın Kezban’ın taze çiçek gibi amcığına giriş ve çıkışlarını tam görüyordum. Kezban, “Aşkım, Çetinim, sik beni, uçur beni, parçala amcığımı, yarrağına kurban olurum senin sevgilim!” diye inliyordu. Ben de, “Ohhhhh! Kezbanım, seni sikmek çok güzelmiş, orosbum benim, fahişem benim, kahpem benim, karıcığım!” diyerek soktukça Kezban’ı tavana doğru kaldıra kaldıra sikiyordum. Birkaç dakika o pozisyonda siktim Kazban’ımı ve yüzünü bana dönmesini istedim. Kezban yarrağımı amından çıkarmadan bana döndü.

    Kezban’ı hem sikiyor, hemde o kiraz gibi dudaklarını koparırcasına emiyordum. Bir süre de o posizyonda siktim Kezban’ımı ve bir anda altıma alarak sikmeye başladım. Yaklaşık beş dakika da öyle siktim Kezban’ımı, ama bu arada Kezban durmadan orgazm oluyor, sanki işercesine amından sular akıyordu. Artık benim de döllerimi Kezban’ın amının derinliklerine bırakma zamanım geliyordu, çünkü yarrağım kasılmaya başlamıştı. “Kezbanım geliyorum!” dedim. Kezban da, “Doldur içimi aşkım, kocacığım, ne varsa attır içime!” deyince, ben de bol ve ateşli bir şekilde Kezban’ın amının içine boşaldım ve yığılıp kaldık.

    Çok terlemiştik. Nefes almalarımız bir müddet sonra düzeldiğinde, Kezban’a, “Hadi aşkım kalk toparlanalım. Bir hafta burda kalacaksın, seni her gün ve gece sikeceğim. Ali gelir şimdi, bizi böyle yakalamasın!” dedim ve kalkıp duş almadan giyindik. Yatağı düzelttik ve salona geçtik. Sikişin ve orgazmın verdiği rahatlama ve mutlulukla Kezban kendini tam bir hasta gibi koltuğa saldı. Ali geldiğinde hastanedeki durumu yeniden anlattık. Ali de, “Abi sana çok zahmet olacak biliyorum, ama benim köyde çok işlerim var, gitmem lazım. Kezban’ın Doktor işleri ile sen ilgilenir misin?” dedi. Ben de, “Tabii ki! Ne demek! İşi bitince Kezban’ı ben köye getiririm!” dedim. Ali sevindi ve çok teşekkür ederek evden ayrıldı ve köye gitti…

    Buraya geldiklerinde günlerden Pazartesi idi, Cumartesi günü akşam üstü Kezban’ı köye götürdüm. Kezban’ın benim yanımda kaldığı 6 gün boyunca ömrümüzde hiç sikişmediğimiz kadar, gece gündüz sikiştik. Kezban, “Ben sana sikildiğim zaman kadın olduğumu anlıyorum, kadınlığımı yaşıyorum, çok mutlu ediyorsun beni!” diyor…

    Am sikmek, ama sikilmeyi seven bir kadının amını sikmek o kadar tatlı ve zevk verici ki, bunu anca yaşayanlar bilir! Herkese bol bol doyumsuz sikişler! Bütün yarak sever bayanların amlarından öpüyorum!

    aldatma hikayeleri porno hikaye porno hikayeleri porno hikayesi seks hikayeler seks hikayeleri seks hikayesi sex hikaye sex hikayeleri
  • Porno Hikaye – Çıtır Komşuya Soktum

    Porno Hikaye – Çıtır Komşuya Soktum

    Merhaba Arkadaşlar. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesinin müptelalarından biriyim ve günlük takip ediyorum. İsmim Mert, 1.70 cm boyunda ve 75 kiloda, İzmir Alsancak’ta Bağlama (Saz) kursu verdiğim ve müzik aletleri sattığım bir dükkanım var. Yaklaşık 20 yılı aşkın İzmir’in değişik semtlerinde bağlama hocalığı ve müzik aletleri satarak hayatımı idame ettirmekteyim. Evliyim ve 2 çocuğum var. Aynı zamanda da Alsancak’ta oturmaktayım, maddi durumumda iyi sayılır derecede.

    Oturduğumuz apartmanda da hatırı sayılır biriyim. Neredeyse her akşam bir komşumuza gider veya bizim gitmediğimizde onlardan birileri bize gelirler. Bir gün yine komşularımızdan Mehmet bey ve eşi Gaye hanım bizlere gelmişlerdi. 17 yaşında da Buse isminde bir kızları var. Sohbet ederken ve çaylar içilirken Gaye hanım bana, “Mert Bey, kızım Buse tutturdu illa da Saz öğreneceğim diyor, sesi de çok güzel, bir dinlesen, sen bilirsin müzik kulağı varmı yokmu, öğrenirmi öğrenemezmi, elli defa diyoruz kızım Lisede son senen, önünde geleceğin var, sınavlara hazırlan, ders çalış diyoruz, ama bizi dinlemiyor.” dedi. Ben de “Gaye hanım, ben genelde okuyanların Bağlama kursuna gelmesini istemiyorum, Bağlama çalışmayınca olmuyor, dolayısıyla da derslerle birlikte yürümüyor.” deyince kızı Buse yanıma gelip yanağıma bir öpücük kondurarak, “Neolur Mert amca, inan çok istiyorum Bağlama çalmayı ve öğrenmeyi!” dedi. Annesi de ısrar edince, “Peki, ama bir şartla! Sadece Cumartesi ve Pazar akşamları, ama sizin evde ama bizim evde!” dedim. Buse, “Oleyyy!” deyip yanağıma bir öpücük daha kondurdu. Sesini de dinledim çok şahane bir sesi vardı, belli olmaz geleceğin yıldızlarından biri de olabilir diyerek kabul ettim.

    Ertesi günü ona Dükkanımdaki Sazlardan birinin tellerinin hepsini gevşeterek akortlarını bozdum, getirip evlerine çıktım. Buse sevinçten uçuyordu. Annesi Gaye hanıma Bağlamayı teslim ettim ve “Buse Cumartesi akşama kadar bunda biraz çalışsın!” deyip oradan çıkıp üst kata evime geldim. Cumartesi akşamı Buse bize geldi ve “Mert amca, Annem çay filan yaptı, Mert amcan ve yengen gelsinler çay içelim, hem siz de bağlama çalışırsınız dedi!” dedi. “Tamam!” deyip hanımla 10-15 dakika sonra Gaye hanımlara indik. Hoş beşten sonra Buse de üzerinde bir mini etek ve askılı Badi ile salona geldi. Onunla da selamlaştıktan sonra, Gaye hanım, “Mert bey, siz Buse’nin odasında çalışın, ben size istedikçe çay getiririm!” dedi. Biz de bağlamayı alarak Buse’nin odasına geçtik…

    Buse 1.65 boylarında, dolgun kalçalı, ince belli, dolgun göğüslü, Kahverengi gözlü, uzun sarı saçlı (boya olsa gerek) bir kız. Buse’nin yatağının üstüne oturup ben bağlamayı akortlamaya başladım. Buse de heyecandan yanıma sokuldukça sokuluyordu. Bolca kullandığı Parfümünü ve teninin kokusunu içime çekerek akortlamayı bitirdim ve Bağlamanın bacak üstünde duracağı yeri, Klavyenin tutuluşunu, Mızrap (Tezenenin) tutuluşunu göstererek Bağlamayı Buse’ye verdim. Elleri tir tir titriyordu heyecandan. Bağlamanın gövdesi dursa Klavye düşüyor, Klavyeyi doğru tutsa gövdesi bacağından kayıyordu. Anlaşılan işimiz zordu. “Heyecana gerek yok, derin nefes al ver!” deyip, elimi bacağının üstüne koyarak, “Bağlamanın gövdesi burda duracak…” deyip karnına elimi dokundurarak, “Bu kısma da Bağlamanın arkasını dayayacaksın. Kolunu bağlamanın üstüne koyarak, bileğini de büküp Tezeneyi bilekten sallayarak bütün tellere aşağı yukarı vuracaksın!” dedim ve Klavyede de notaları ve notalara karşılık gelen parmakları gösterdikten sonra Buse çalışmaya başladı…

    Arada bacağından saz kayıp gidiyor, ben elimi bacağının üstüne koyup, “Bağlamayı tam buraya koyacaksın!” dediğimde, kafasını kaldırıyor ve manalı manalı gözlerime bakıyordu. “Ne oldu?” dediğimde de, “Elin bacağıma değince içim bir hoş oluyor…” dedi. Ben de gülümseyerek ve biraz da gırgıra alarak, “Bacaklara, karnına, göbeğine ve ellere değdirmeden bu işi öğrenemezsin!” deyince, ikimiz de kahkahayı bastık. Ben yine gülümseyerek, “Hem böyle giderse ben daha senin bu güzel bacaklarına çok ellerim!” dedim. “Gerçekten güzel buluyor musun bacaklarımı?” diye sordu. “Lafı mı olur, şunlara baksana sütun gibi, her erkeğin aklını baştan alan cinsten!” dedim. “Çok mu beğeniyorsun beni, yoksa iltifat olsun diye mi söylüyorsun bunları?” dedi. “Ne iltifatı, aklımı başımdan alıyorsun, günlerdir gece rüyalarımda, gündüz hayallerimdesin!” dedim. Buse, “Biliyor musun, ben de senden çok hoşlanıyorum, bağlama öğrenmeyi de sırf sana yakın olayım diye istedim. Bayılıyorum sana, ama bir türlü söyleyememiştim, artık içim rahat, gerisi sana kalmış!” dediğinde elimi yine bacağının üstüne koyarak Kiraz dudaklarına yapıştım…

    Dudakları heyecandan titriyordu. Bağlamayı kenara koyup, elimi eteğinin altına sokup bacak arasına götürdüğümde, apış arası alev alev yanıyordu. Zilli içine bir de küçücük Tanga Külot giymiş. Tangasının üzerinden amını oynadıkça dudaklarıma daha bir şevkle yapışıyor, arada bir hırsından ısırmaya çalışıyordu. Elini pantolonumun önüne attıp kazık gibi olmuş yarağımı hissedince ve gözlerini iyice açtı ve “Mmmmhhh…” diyerek dudaklarımı vantuz gibi emmeye başladı. Ben de boş durmuyor amını külodunun üstünden oynayıp duruyordum. Külodunun içine elimi sokup yeni tıraş ettiği amına değdiğimde amının vıcık vıcık olduğunu hissettim. Amcığı ile oynamalarımı hızlandırdığımda, Buse derin nefes alarak ve “Immgghh ımmghhh!” diye garip sesler çıkararak ve kendini oturduğu yerden ileri geri yaparak, adeta böğürerek desem yeridir, parmaklarıma doğru boşalıp, elimi apış arasına sıkıştırıp, dudaklarımı ısırmaya başladı. “Dur ne yapıyorsun, dudaklarımı morartacaksın!” dedim. Tam o sırada, annesi salondan seslendi, “Mert bey, çay getireyim mi?” diye. Hemen toparlandım ve bağırarak, “Evet Gaye hanım, iyi olur!” dedim…

    Biraz sonra Gaye hanım kapıyı çalarak çaylarımızı getirdi ve “Nasıl gidiyor çalışma, bir ümit var mı? Kızım öğrenebilecek mi?” dedi. Ben de, “Beklediğimin üstünde bir yetenek var. Bir iki haftaya kalmaz parça çalmaya başlar!” dedim. Gaye hanım da sevinerek, “Hadi bakalım size kolay gelsin, iyi çalışmalar!” diyerek odadan çıktı. Bir kaç dakika sonra Buse’ye, “Ee küçük hanım, sen boşaldın rahatladın, ben ne olacağım?” dedim. Buse de, “Kolay!” diyerek fermuarımı açtı ve kazık gibi yarağımı çıkartarak, “Aboooww! Nu ne yaaa kürek sapı gibi!” diyerek yalamaya başladı. Orospu işini iyi biliyordu, kesin tecrübesi vardı, “Nerden öğrendin böyle yalamayı?” dedim. “Nerden öğreneceğim, pørnø filmlerinden!” diyerek yalamaya devam etti. Yarağımı yalamıyor, adeta kemiriyordu. Arada bir dişliyor, sonra alabildiğince tekrar ağzının derinliklerine kadar sokuyordu. Ben de salondakiler şüphelenmesinler diye arada Bağlamanın tellerini tıngırdatıyordum. Bir 10 dakika kadar bu şekilde yaladıktan sonra dayanacak gücüm kalmadı ve saçlarından tuttuğum gibi yarağıma doğru bastırıp hepsini ağzının içine sokarak ağzına bir volkan gibi boşalmaya başladım. Döllerim gırtlağına fışkırdıkça Buse öğürmeye başladı. Bırakmıyordum, “Yut hepsini!” diyerek bütün döllerimi yutana kadar yarağımı ağzından çıkarmadım. Biraz sonra ağzından çıkartıp geri kalanını da yalattıktan sonra, “Güzelmiydi?” dedim. “Çok güzeldi, hep filmlerde görür merak ederdim, harika bir tadı varmış!” deyip dudaklarımdan öptü ve toparlandık.

    Bir iki hafta boyunca Buse bize geldi, ben onlara gittim. Derken yine bir hafta sonu Annesi bize gelerek, “Mert bey, biz İstanbula gideceğiz, Buse sırf Bağlama öğreneceğim diye gelmiyor. O Biz yokken de kimseye gitmez, öyle de bir huyu var. Biliyorum size zahmet olacak ama, bizim evde çalışabilir misiniz?” dediğinde, benden önce eşim söze atılarak, “Ne zahmeti Gayeciğim, olur mu öyle şey, altı üstü bir kat aşağı inecek. Siz merak etmeyin!” dediğinde dünyalar benim olmuştu. Cumartesiyi dört gözle bekledim. Bu arada Buse sürekli SMS gönderiyor, “Cumartesi sana sürprizim var, çok bekletme erkenden gel!” diyordu. Cumartesi akşamı eve geldim, duşumu aldım, etek traşımı oldum, yemeğimi yedim ve bir iki barak çaydan sonra Buse’nin yanına indim. Hanıma, “İstersen sen de gel!” dedim. Hanım da, “Ben ne yapayım orda şimdi, zangır zungurkafam şişer, sen git, belki ben yatarım.” dedi. Hanımla vedalaşıp aşağı indim ve Buse’nin ziline bastım…

    Kapı açıldı, aman Tanrım o da ne, karşımda bir afet. Beni dantelli bir Sütyen ve bir Tanga Külotla karşılamasıyla, elimden tutup içeri çekmesi bir oldu. Kapıyı kapatıp hemen boynuma atıldı ve dudaklarıma yapıştı. Bir yandan da yırtarcasına üstümdekileri çıkartıyordu. Bir anda koridorda çırıl çıplak kaldım. Oradan salona geçerek bunu tuttuğum gibi koltuğa yatırdım ve ben de onun Sütyen ve Külodunu parçalarcasına çıkartıp, dudaklarına yapıştım. Oradan boynuna indim, yalıyordum her yerini. Memelerine geldiğimde, taş gibi memelerini emmeye, sıkmaya başladım. Birini sıkıyor, diğerini emiyor, biraz sonra da diğerine geçiyordum. O da boş durmuyor başımı elleriyle bastırıyordu. Oradan göbek çukurunu yalayıp, bacaklarını ayırarak, yeni traş ettiği kaymak gibi amına dilimi dayadığımda, Buse çıldırmaya başlamıştı. Eliyle başımı amına bastırıp, “Immmm… Ohhhhh…” diye diye ve kasıla kasıla boşaldı…

    Amının bütün sıvılarını yalayıp yuttum. Parmaklarımla amının dudaklarını iki yana ayırıp tekrar yalamaya başladım. Kalçasını altımda bir oyana bir buyana sallıyor, durmaksızın, “Yala aşkımmmm! Ohhhhh, devam et aşkımmm, hadi hadiiii durma yalaaa! Ohhhhh, ımmmmm!” diye inliyordu. Buse’nin amını ikinci kez boşalana kadar yaladım. Buse’nin sarsıntıları geçince, saçlarımdan asılarak beni üzerine çekti ve “Hadi gel, gir içime!” dedi. Zonklayan yarağım ıslak amına değiyordu, “Hadi sok! Ne duruyorsun?” dedi. Ben duraksadım ve “Sen Bakire değilmiydin?” diye sordum. “Evet Bakireyim! Önemli mi? Boz beni! Hadi sik beni, çok istiyorum, dayanamıyorum artık!” dedi. “Önemli tabii! Kızlığını evleneceğin adama, kocana saklaman gerekiyor! Dön arkanı, götünden sikeyim!” dedim. “Götümden de siktirecem sana, ama önce yanan şu amımı bir söndür, boz kızlığımı, kocam sen ol! Hep seni kocam olarak hayal ettim! Hadi neolur sok artık, dayanamıyorum, yalvartma beni, gir içime!” demesiyle doğruldum, yarağımı tutarak amına badana çekmeye başladım. Altımda yılan gibi kıvranıyordu…

    Buse Bakireydi, fakat nihayetinde ben de bir erkektim. Hangi erkek, bacaklarını ayırmış ve “Sik beni! Kızlığımı boz, kocam ol!” diye yalvaran 17 yaşındaki tazecik Bakire bir amcığa, ne kadar dayanabilir? Buse’nin gözlerine bakarak, “Emin misin? Bak içine girdikten sonra pişman olma!” dediğimde, “Ne pişmanlığı yaaa, saçmalama, koy içime, gir hadi, lütfen konuşmayı bırak sok içime, söndür şu yanan amımı!” diye kalçalarını kaldırıp indirerek yarağımın bir an önce içine girmesini istiyordu. “Peki! Günah benden gitti!” diyerek ağzımdan biraz tükürük aldım, yarağıma sürüp, Buse’nin bacaklarını omzuma alıp, bunu iyice altımda iki büklüm ederek ve yarağımı amına aşağı yukarı bir iki badana çekip deliğine dayayarak birden yüklendim…

    Amına köklememle, “Ayyyyy yırttııın, çıkartttt neolurrr, çok acıyor!” diye ağlamaya başladı. Zevkten ve heyecandan kudurmuştum, o anda Feriştahı gelse durduramazdı beni, “Sus amına koyduğumun Orospusu! Sen istiyordun bunu! Sik beni diye yalvarırken başına geleceği bilmiyormuydun?” deyip amına var gücümle girip çıkıyordum. Biraz git gelden sonra amı alışmış olacak ki, ağlaması kesildi ve sadece “Ağıhhh! Ohhhhhh!” diye inlemeye başladı. Yarağım Buse’nin kızlık kanıyla ve amının sıvılarıyla biraz da olsa kayganlaşmış amına piston gibi girip çıkıyordu. Buse, “Hadi erkeğim devam et! Ohhhh ohhhh! Immmm ımmm! Dünya varmışşş! Sok kocacığım, sik aşkım! Hadi hızlan! Geliyorum! Geliyorum!” demesiyle beni kendisine çekerek bacaklarıyla da belimden kilitleyerek orgazma ulaştı. Buse bana kenetlenmiş, yarağımı amına kıstırmış bir halde sarsılırken, ben de ömrümde hiç boşalmadığım bir şekilde boşaldım. Bütün döllerim içine boşalana kadar bekledikten sonra, Buse bacaklarını ve amının kaslarını gevşetince yarağımı amından anca çıkartabildim…

    Biraz dinlenip birlikte duş aldıktan sonra, çıplak vaziyette biraz da bağlama çalıştık. O gece Buse’yi 3 defa daha amından siktim ve her seferinde içine boşaldım. Aslında o gece Buse’nin götünü de sikecektim, fakat kızın amını dağıttığımdan pek hali kalmamıştı ve fazla geç kalmamdan dolayı eşimin de şüphelenmemesi için götünü sikmeyi de ertesi güne bırakmaya karar verdim. Saat 23:45 gibi evime çıktığımda eşimin uyuduğunu fark edip ben de hemen soyunup yatağa yattım…

    Ertesi Gün Buse’nin Götünü Dağıtışım!

    Sabah eşimin, “Hadi Mert Kahvaltı hazır, işe geç kalacaksın!” sözüyle uyandım. Kalkıp duşumu aldım traşımı oldum ve kahvaltı masasına oturdum. Eşim, “Akşam bayağı geç geldin galiba, hiç duymadım. Nasıl, Buse’de bir ilerleme var mı?” diye sordu. Ben de, “O kadar öğrencim oldu, hepsi saz çalmaya meraklıydı, ama bu daha fazla meraklı, bir türlü bırakmadı, bir an önce öğrenip çalayım istiyor, sabaha kadar çalışsak çalışacak, artık uykum geldi yarın işe gidecem, yarın akşam devam ederiz deyip kalktım!” dedim.

    Neyse kahvaltımı yaptım işe gittim. İşe vardım mesajlar başladı. Zilli beni gözetlemiş çıkarken. Mesajlarında, “Halen sönmedi yangınım! Akşama sana sürprizim var! Yengeyi sakın getirme!” gibi hep belden aşağı ve tahrik edici mesajlar çekiyordu. Benim de işime geliyordu bu mesajlar, azdıkça azıyordum. Akşamı zor ettim. Dükkanı kapattım, biran önce evime varmak istedim. Eve geldim, biraz sohbetten sonra yemek çay derken telefon çaldı. Eşim, “Efendim Buse? Çay içiyor, çıkar birazdan, yok ben gelmeyeyim, siz çalışırken ben sıkılırım, siz çalışmanıza bakın, hele bir öğren dinlemeye gelirim, hadi canım görüşürüz, kendine iyi bak!” deyip telefonu kapattı. Bana da, “Buse! Seni bekliyor.” dedi. Ben de biraz naz yaparak ve suratımı bükerek, “Offf yaaa bu kız şimdi bırakmakta bilmez, başımıza belayı satın aldık!” dedim. Eşim de, “Neden sızlanıyorsun canım, meraklı kız, hem yarın da Pazar işin de yok, yat yatabildiğin kadar!” dedi. “Neyse canım, hadi görüşürüz!” deyip eşimin yanaklarına öpücük kondurarak evden çıktım ve aşağı kata indim…

    Buse’nin ziline bastım. Buse kapının arkasına saklanarak, kapının kenarından sadece başını göstererek kapıyı açtı. Şaşırdım ilk önce, “Hayırdır, birinden mi saklanıyorsun?” dememle kolumdan tuttuğu gibi içeri çekti ve kapıyı kapattı. Aman Tanrım o da ne? Anadan üryan zilli. Bir makyaj yapmış ki dillere destan. Bütün mankenleri sıraya dizseniz, inanın Buse dersiniz. O yusyuvarlak ve dolgun kalçaları, sütun gibi bacakları, iri ve dik memeleri, başında topuz yaptığı sarışın saçları ve rujlu dudakları ile tam bir afet duruyordu karşımda. Hemen kolumdan çekiştirerek beni salona götürdü ve üstümü yırtarcasına çıkartmaya başladı. Bir çırpıda beni çırılçıplak bıraktı ve hemen önümde diz çöküp yarağıma yumuldu. Orospu hırsından kuduruyordu. Yalamıyor adeta kemiriyordu. Bir eliyle yarağımı ağzına sokuyor, bir eliyle de amını oynuyordu. Ben de hırslandım ve bunun saçlarından tutup, amını siker gibi hırçın ve sert bir şekilde ağzını sikmeye başladım. Ağzının derinliklerine soktukça, “Immmgg, ımmggghhh!” ediyordu. Tahminen 7-8 dakika yalattıktan sonra geleceğimi hissettim. Bunun saçlarından tutarak kendime doğru çekip, tüm döllerimi ağzına boşaltmaya başladım…

    Buse, “Ummmgg, ummggghhh!” diyor, bir yandan da kendini geri çekmeye çalışıyordu. Ama saçlarından kavrayıp yarağıma iyice bastırdığımdan kurtulamıyordu da. Bütün döllerimi ağzına boşaldıktan sonra serbest bıraktım ve yarağımı ağzından çıkarttım. Buse, “Öldürecek misin beni aşkım, bu ne hırs?” dedi. Ben de, “Amına koyduğumun Orospusu, beni bu kadar sen azdırdın, beni azdırmak nasılmış gör işte!” dedim. Buse de, “Koy aşkım, her tarafıma koy, doya doya sik amımı, yanıyorum, söndür şu amımın ateşini, bu gün aşkama kadar sana kendimi hazırladım, senin için süslendim, bugün seni amcığıma doyuracam, sende beni yarağa doyur!” dedi. Ben de, “Sende bu güzellik, bu cilve, tazecik kaymak gibi amcık, bu orospuluk varken, ben senin amını çoook sikerim daha! Bugün seni her tarafından sikecem, bütün deliklerini doyuracam yarağa!” dedim…

    Ve bunu tuttuğum gibi Koltuğa sırtüstü yatırıp bacaklarını da omzuma alarak dudaklarına yapıştım. Dudaklarından yavaş yavaş boynuna, oradan o taş gibi ve iri memelerine geldim. Birini yalıyor, diğerini sıkıyor, sıktığımı yalamaya başlıyor, bu sefer öbürünü sıkıyordum. Oradan yavaş yavaş tüm bedenini yalayarak nihai noktaya, mis gibi kokan kılsız tazecik amcığına geldiğimde Ohhluyor, kendini bana doğru ittirip elleriyle başımı körpe amına bastırıyordu. Amının dudaklarını iki yana ayırıp amının dilini yalıyor, adeta bir vantuz gibi içime çekiyordum. Buse zevkten orgazm üstüne orgazm oluyor, o orgazm oldukça ben yalıyor yutuyordum am sularını…

    Buse’nin, “Dayanamıyorum, sabrım kalmadı, nolur sok kocacığım, geçir dibine kadar, söndür şu amımın ateşini! Ohhh! Ohhh! Hadi sok! Nolur sok! Hadi birden kökle!” demesiyle, kazık gibi olan yarağımı amına bir iki badana çekip deliğine denk getirerek sulanmış amına birden yüklenmemle gözleri kaydı gitti ve derin bir Ohhh! çekip bacaklarıyla belimden kilitleyip “Nolur biraz öyle kal! Ohhh dünya varmış! Immmm!” dedi. Ben biraz bekleyip darcık amına yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Ateş gibi yanan amı yarağımı kavuruyordu adeta. Buse de kendince bir ritim tutturup altımda kalçalarını bir o yana bir bu yana sallıyor, yarağımı amının her köşesine değdirmek, her köseşinde hissetmek istiyordu.

    10-15 dakika bu şekilde siktikten sonra Buse orgazm üstüne orgazm oluyor, benim ise dayanacak gücüm kalmıyordu. Geleceğimi anladığımda kulağına eğilerek, “İçine mi dışarı mı boşalayım?” dediğimde, “Sakın dışarı boşalma! O sıcaklığı içimde hissetmek, o zevki tatmak istiyorum!” diye yalvardı. “Al ohalde amına koyduğumun orospusu!” diyerek bütün döllerimi amının en derin köşelerine kadar fışkırtırken, Buse de bacaklarını belimden sarıp kendine doğru çekerek, “Ohhhh hayatımm! Ne güzellll, sıcak sıcak! Immmm, doldur içimi! Ohhhhh!” diye inliyordu. Dudaklarına yumuldum. 3-4 dakika yarağımı amının içinde beklettikten sonra amından çıkartıp, “Hadi banyoya koş, amının içini iyice temizle, bir de hamile falan kalırsın başımıza dert açmayalım!” dedim. Buse de elini amına kapatarak doğru banyonun yolunu tuttu. Ben de bir sigara yakıp içmeye başladım.

    Buse banyodan gelip yanıma oturdu, elini yarağıma atarak, “Senle işim bitmedi daha azmanım, sana bugün neler yaşatacağım, neler!” diyerek yine yarağımı yalamaya başladı. O yarağımı yalıyor, ben sigaramı içiyordum. 5-10 dakika yaladıktan sonra yarağım yine kazık gibi olmuştu. Sigaramı söndürüp bunu köpek pozisyonunda önüme domalttım. Amına ve götüne dil darbeleri atmaya başladım. Amını yaladıkça körpe amı sulanıyor, sulanan amından aldığım sıvıları götüne sürüyor, parmağımı götüne sokmaya çalışıyordum. Buse altımda, “Ohhhh devam et aşkım, çok harika, devam et, ohhhh ohhh! Amım da götüm de yarağa doysun bu gün! Ohhhhhh!” diye konuşmalarına devam ediyordu. Ben bir parmağımı götüne sokmuş, dilimle de amını yalamaya çalışıyordum. Sonra yarağımın başını amına sürteleyip arkadan birden amına girdim. Buse tekrar derin bir Ohh çekerek, “Devam et aşkımm, orospun kurban olsun sana! Hadi durma sik! Geçirrr! Immmm ımmm, daha sert sik, parçala amımı!” diyordu. Pompalaya pompalaya siktim Buse’nin amını…

    Sonra amından çıkıp, bir elimle açmaya çalıştığım göt deliğine yarağımın başını denk getirdim ve zorlamaya başladım. Götü o kadar dardı ki, yarağım bir türlü girmek bilmiyor, ben bastırdıkça (acıdan olsa gerek) Buse ileri ileri kaçıyordu. Bunun karnı koltuğa gelecek şekilde iyice yasladım, kalçalarını iki yana ayırıp, “Kendini sıkma, serbest bırak, yoksa canın çok acır, rahat ol!” deyip tekrar amına girdim. Amında yarağımı iyice ıslattıktan sonra, “Konuş! Devam et konuşmaya amına koyduğumun orospusu, azdır, hırslandır beni konuşmalarınla!” deyip çıkardım amından. Amacım götüne girerken Buse’nin kendini kasmamasıydı. Buse, “Neden çıkartıyorsun? Soksana amıma! Halen ateşi sönmedi, cayır cayır yanıyor bak, hadi kocacığım sok geçir amıma!” demeye başladı. Konuşmaya devam ederken ben tekrar amına girdim, parmağımı da götüne sokmaya başladım. Bir, iki parmak derken, yarağımı amından çıkartıp başını iyice tükürükledikten sonra göt deliğine başını denk getirip birden yüklendim…

    Buse birden, “Çıkarrrrtt! Orospu çocuğu! Öldürecen mi beni! Ayyyy yırtıldı götümm, offff ölüyorum! Nolur çıkarttttt!” diye öyle bir çığlık attı ki, kesin hanım duymuştur diye aklım başımdan gitti. Hemen ağzını kapatım ve “Sus amını götünü siktiğimin kahpesi, sen istedin bunu!” deyip götünde sert bir şekilde gidip gelmeye başladım. Götüm yırtıldı derken haklıydı amına koydumun orospusu, götünden amına doğru kanlar akmaya başladı. Hiç durmadan götünü sikmeye devam ettim. Bir süre sonra Buse’de acı yerini zevke bırakmış olmalıydı ki, o da bana ayak uydurmaya başladı. Ben ittikçe o kendini bana itiyor, ben geri çektikçe o daha çok bastırıyor, “Ohhhh, ohhhh, bunun tadıda bir başkaymışşş, devam et hayatımmm, geçirrrr, parçalaaa götümü, ohhh! Hadi amıma da sok, bir amıma bir götüme sok, ikisini birden sik! Ohhh, ımmmm!” diyordu. Ben artık bir amına, bir (iyice alışan) götüne girip çıkmaya başladım. Buse ise yine orgazm üzerine orgazm oluyor, ben de amının sıvılarıyla ıslanan yarağımla götüne daha rahat girebiliyordum…

    Bir 15-20 dakika Buse’nin götünü o şekilde siktikten sonra, iyice kalınlaşan ve damarları dışarıya çıkan yarağımın boşalma zamanı gelmişti. Götüne bir iki git gel daha yaparak Buse’nin götünün derinliklerine kadar fışkırtmaya başladım. Buse, “Ohhhh, ımmmmm, harika yaaaa, sıcak sıcak, ımmmm, akıt hepsini götüme, götten de bir başka zevkli oluyormuşşş, ohhhh, teşekkürler kocacığımmm, dünya varmışş!” diye sözlerini sürdürürken ben götünden çıktım…

    O gün Buse’yi yine gece 24:00’e kadar, hem amından hem götünden defalarca siktim. Buse’nin amını dağıttığım gibi götünü de dağıtmıştım. Evime döndüğümde karım (iyi ki) çoktan uyumuştu. Karımı uyandırmadan ben de girdim yatağa uyudum. Karım uyansaydı ve sikişeceği tutsaydı, işte ozaman boku yemiştim, karımı sikecek halim kalmamıştı, Buse bitirmişti beni!

    Böyle Kursiyerin her Bağlama çalan kişiye nasip olması dileklerimle 🙂

    +18 hikaye +18 hikayeler porno hikaye porno hikayeleri porno hikayesi seks hikaye
  • At Üzerinde Sikişmek Harikaymış – Sex Hikayeleri

    At Üzerinde Sikişmek Harikaymış – Sex Hikayeleri

    Selam. Adım Ayşe. Bu Sitedeki hikayeleri her akşam okurum. Biraz kendimden bahsedeyim: 18 yaşındayım, 1,68 boyunda ve 48 kiloyum. Oldukça dik göğüslerim ve geriye çıkık kalçalarım var. Uzun düz saçlarımı omuzumdan göğüslerimin yanına atmayı seviyorum. Genelde dizüstü koyu renk elbise veya dar eşofman, badi giymeyi seviyorum. Erkeklerin beni o halde gördüklerinde ne kadar arzuladıklarını görmek hoşuma gidiyor. 16 yaşımda Lisede okurken, okul eteğim sürekli dizüstü ve dardı, kalçalarımı belli ederdi, gömleğim de daracıktı. Göğüs uçlarım belli olsun diye ince sütyen giyerdim. Okulda bana yiyecekmiş bakmaları çok hoşuma giderdi. Güzelliğimi annemden almışım, annemle beraberken bizi kardeş zannederler. Annem 41 yaşında ama çok güzel ve bakımlı bir kadın. Yolda yürürken annemle bana laf atmaları, “Of çıtırlara bak, ne sikilir bunlar!” demeleri doğal şeylerdi.

    Tek çocuğum, annem babam doktordur. 16 yaşımdayken sexle aram mastürbasyondan ileri gitmemişti. 2 defa da sevgililerimle öpüşüp, elleşmekten başka deneyimim olmadı. Gerçekte çıplak hiç yarak görmemiştim, sadece akşamları annemler yattıktan sonra odamın kapısını kilitleyip, seks sitelerinden Sosyal Medya hesabıma eklediğim büyük yaraklı erkeklerle Chat yaparken Webcamda görüyordum. Bunu her akşam yapıyordum, yatağıma oturup kulaklığımı takıyor, sadece göğüslerimi ve amımı okşayarak erkeklerin yaraklarını izliyordum. Onlar da mikrofonda beni nasıl sikeceklerini anlatıyorlar ve beraber boşalıyorduk. Bazılarının yarakları inanılmaz uzun ve kalındı, en çok onlarla Sanalseks yapmayı seviyordum.

    Okulumuz yaz tatiline girmiş ve ben evde yalnız kalıyordum. Okuldan arkadaşlarımın herbirisi değişik bir etkinliğe katılmak amacıyla kamp gibi biryerlere gitmişti. Ben birşey istemiyordum. Bir akşam babam At merakımdan dolayı, “Eğer istersen Ata binmeyi sana Hasan abin öğretsin.” dedi. Hasan abi babamın hastaneden doktor arkadaşıydı, ailecek gelir giderlerdi. 44 yaşındaydı, karısı Nilgün teyze ondan 5 yaş büyüktü ve Alman mürebbiyelere benzerdi. Bu arada Hasan abi her sabah spor yapan, atletik biridir. Beni de çok sever, her gördüğünde sarılır öper. İki gün sonra Hasan abilere gittik. Hasan abi de yıllık iznindeymiş ve beni ertesi gün çiftlik evine götürebileceğini, orda Atlarının olduğunu ve bana Ata binmeyi öğretebileceğini söyledi. Çok sevinmiştim.

    Ertesi gün babamlar işe gidince Hasan abi Jeep’i ile saat 10’da beni almaya geldi. Ben de üzerime dar düşük belli eşofman ve kolsuz dar badi giydim, saçlarımı bağlamadım ve çıktık. Çiftliğe geldiğimizde atların yanına gittik. 2 tane atı vardı. Biraz sevdim atlardan birisini. Hasan abi de ahırdan bir eyer getirdi, atın bir tanesine taktı ve atı dışarı çıkardı. Nasıl bineceğimi anlattı ve “Gel bin hadi, ben tutacağım!” dedi. Sol ayağımı ayaklığa (Üzengiye) koydum ve Hasan abi de popomdan tutup kaldırarak çıkmama yardım etti. Ama ne tutuş, resmen götümü avuçladı. Sonra da o atın yularından çekerek, o yürüyerek ben atın üstünde, yavaş yavaş bir tur dolaştık. Epey keyif almıştım, “Hasan abi yuları bana ver de hızlı süreyim nolur!” dedim. “Kızım düşersin, daha öğrenmedin, tek başına olmaz!” dedi. “Sen de bin ozaman, nolur biraz hızlı sürelim!” dedim. “Peki!” deyip arkama atladı…

    Eyer dar olduğundan rahat edemiyorduk, beni belimden tutup kaldırdı, eyere kendisi oturdu, ben de onun bacakları ve kucağına oturdum. Biraz sonra atı koşturmaya başladı. Çok eğlenceliydi. Göbeğimden tutuyordu bir eliyle, bir eliyle de yuları. Birden altımda bir sertlik hissetmeye başladım. Götümün yanaklarına doğru bir sertlikti, Hasan abinin yarağı kalkmıştı. Rahat edemedik, “Bir dakika…” deyip atı durdurdu. Beni belimden tutup kaldırdı, sanırım o arada sikini düzeltti. Tekrar oturduğumda amımın dudakları resmen yarağının üzerindeydi. Altımızda eşofmanlar olmasına rağmen, yarağının kalınlığını ve sıcaklığını hissedebiliyordum. “Şimdi rahatmısın?” dedi. “Evet, böyle rahat!” dedim. Bu ona iyice cesaret vermişti, elini göbeğime bastırıp arkamdan bana iyice yapıştı. Yarağı da resmen amıma yapışıktı ve nefesi ensemdeydi. İçim bir hoş olmuştu. Webcamda izlediğim yaraklar gibi kalın birşey olmalıydı. Ben de amımı yarağının üzerinde hafif ileri geri oynatmaya başlayınca, göbeğimi tuttuğu elini yukarı kaydırarak (güya bana çaktırmadan) hafiften göğüslerime dokunmaya ve belli belirisiz okşamaya başladı. Amım ıslanmaya, göğüs uçlarım dikleşmeye başlamıştı. Atı çiftlik evine doğru sürüp, “Biraz dinlenelim!” dedi…

    Önce Hasan abi indi ve sonra beni tutup indirdi. Tanga külodumun amıma denk gelen kısmı ıslanmış, arkasındaki ipi de götümün arasına sıkışmıştı. Ben eve doğru yürüdüm, Hasan abi de atın yularını çite bağladı. Önüne baktığımda yarağı kazık gibi olmuş, çadır kurmuş, eşofmanı delecek gibiydi. İçeri girdik, dolaptan soğuk kola aldık içiyorduk. Halen ayaktaydık ve yarağı da halen kazık gibiydi. Önünü göstererek, “Hasan abi noldu sana böyle?” dedim. Hasan abi gülerek, “Töbe töbe, ne olduğunu bilmiyormuş gibi ne soruyorsun? Hınzır!” dedi. Ben işi saflığa vurdum ve, “Valla bilmiyorum, ciddi ne oldu?” dedim. “Ne olacak kızım, körpecik bir fıstığı kucağıma oturtursam böyle olur! Sen hiç Ereksiyon olmuş Penis görmedin mi?” dedi, güldü. Ben saflığa aynen devam, “Yooo görmedim, hem Ereksiyon nedir ki?” diye sordum. Hasan abi oynadığım saflık numarasını anlamış olmalı ki, “Yarrağın kalkmış hali! Bak aynen buna denir!” diyerek eşofmanını indirdi. Altında külodu yoktu…

    “Yakından görmek istermisin?” dedi ve eşofmanını çıkardı yanıma geldi. İnanılmaz kalın birşeydi, kafası mantara benziyordu, gövdesi uzun ve kalındı, Webcamda gördüğüm büyük yaraklar gibi. “Dokunmak istermisin, korkma ısırmaz!” dedi gülerek. Ben şoktaydım ve amımın suları çoktan akmaya başlamıştı. Elimi tuttu ve yarağına götürdü. Yarağına dokunduğumda ateş gibi yanıyordu. Elimle gövdesini tuttuğumda parmaklarım birbirine değmeyecek kadar kalındı. Yarağını biraz okşadıktan sonra, “Hadi yala onu!” dedi ve yarağını ağzıma yaklaştırdı. Hep merak etmiştim, emmek zevklimidir diye. Dilimle kafasını yaladım, hafif bir sidik tadı vardı, ama sıcaklığı güzeldi. Kafasını ağzıma sokup emmemi istedi. Emiyordum ve tarifsiz güzeldi. Saçlarımdan tutup ağzıma gitgel yapmaya başladı. 5 dakika kadar yaladım. “Nasıl güzel mi tadı?” diye sordu. “Harika!” dedim. “Çok güzel yalıyorsun, bitirdin beni küçük Orospu!” dedi. Bana Orospu demesi beni dahada ateşlendirdi ve daha iştahlı emmeye başladım. “Ağzına boşalacam şimdi, hepsini yut, sakın ağzından çıkarma, tamam mı?” dedi, ben de kafa salladım…

    Birden böğürmeye ve ağzıma sıcak sümüksü döllerini fışkırtmaya başladı. Kafamı öyle sıkı tutuyordu ki, ağzımda yarağının kafası olmasına rağmen dölle doldu ağzım. Kesik kesik fışkırıyordu. Bir yandan da, “Amına koduğumun Orospusu yut, sakın çıkarma Fahişe!” diyor, beni dahada ateşliyordu. Tadı iğrençti, ama ağzımla kocaman bir yarağı böğürterek boşaltmak çok hoşuma gitmişti. Hasan abinin boşalması bitti ve yarağını ağzımdan çıkardı, “Harikaydın aşkım, bebeğim!” dedi. “Sen de harikaydın, sikicim, erkeğim!” dedim. Yarağının ucundan bir iki damla daha döl geliyordu, onu da yaladım yuttum ve kanepeye oturduk. “Demek sikicim, erkeğim haa? Nerden öğrendin bunları Orospu?” dedi. Ben de her akşam Webcamda erkeklerle Sanalsex yaptığımı, onlar boşalırken bana söylediklerini, benim onlara söylediklerimi falan anlattım…

    Hasan abinin yarağı hala inmemişti. Webcamdaki erkekler boşalınca yarakları hemen inerdi. “Neden halen inmedi bu?” dedim. “Senin gibi körpeye nasıl insin? Beni kudurtuyorsun, o daracık kıyafatlerinle hasta oluyorum sana! Annenle seni öyle arzuluyorum ki, gözlerimi alamıyorum bebeğim!” diyerek beni yavaşça soydu, çırıl çıplak kalmıştım. Üzerime uzandı, öpüşmeye başladık. Boynuma memelerime indi, onları ısırıyor, “Bunlara bitiyorum!” diyordu. Bir eliyle de amımı okşuyordu. Yalayarak göbeğime, derken amıma indi. Diliyle resmen beni kudurtuyordu. Amımın yalanmasının bu kadar güzel olduğunu bilseydim, ne yapar eder daha önce birilerine yalatırdım. Dayanamadım ve Hasan abinin ağzına boşaldım. Boşaldıgımı görünce daha hızlı yalamaya başladı…

    Sonra birden kanepeye uzandı, beni de yüzüm yarağına amım da ağzına gelecek şekilde üstüne yatırdı. Amımı hızla yalamaya başladı ve “Sen de benimki yala Orospu!” dedi. Ben de itaat ederek yarağını yalamaya başladım. Amım tuhaf olmuştu, üst üste boşalıyordum. Arada bir dilini göt deliğime değdiriyor, bu da müthiş zevk veriyordu. “Sevda bebeğim, seni sikmek istiyorum!” dedi. “Hasan abi bakireyim ben!” dedim. “Orospu ben sikmesem biri sikecek ya da tecavüz edecek, gel tadını çıkar, seni kadın yapayım!” dedi. Haklıydı. Yalamanın ve yalanmanın tadını almıştım, dayanamaz biri sikerdi, en azından zevk alarak kızlığımı veririm diye düşündüm. “Tamam, ama canım acırsa çıkaracaksın, söz mü?” dedim. “Acımaz hayatım, ilk girdiğinde biraz acıyacak, alışınca çok hoşuna gidecek!” dedi. Kalkıp çekmeceden Spreyle Bebeyağı getirdi. Yarağını kurulayıp önce Spreyi yarağına sıktı, sonra da Bebeyağını yarağına sürdü ve amıma döktü biraz da. Götümün altına iki tane yastık koydu, bacaklarımı omzuna, kollarına doğru açtı. Amım tabak gibi ortaya çıkmıştı…

    Bebeyağından parlayan mantar gibi yarağının kafasını amıma sürtmeye basladı. Yarağının kafası yavaş yavaş am dudaklarıma değdikçe kasılıyordum. “Bebeğim, hazırmısın kadın olmaya?” dedi. “Evet!” diyebildim. Yarağının kafası amımı zorluyor fakat girmiyordu. Çıkarıp biraz daha Bebeyağı döktü, tekrar sokup biraz daha içime girdi. Yarağı santim santim giriyordu ve sanki bıçak yada jilet kesiyormuş gibi acıyordu. Dudaklarımı öpüyordu. “Bebeğim birazdan karım olacaksın!” dedi ve birden yüklendi. Çığlığı basmıştım, inanılmaz bir acı duydum, sanki bacak aramdaki kemiklerimden ses gelmişti, am duvarlarım çatlıyordu sanki. İçimde bir akıntı hissettim, kızlığımı bozmuştu galiba. Çığlığımı duyunca çıkardı hemen, yarağı yarısına kadar kan içindeydi. Amım zonkluyordu. Ağlıyordum acıdan. Beni kaldırıp banyoya götürdü, acıdan yürüyemiyordum. Amıma su tuttu, biraz rahatladım, kan durmuştu. Beni havluyla kuruladıktan sonra o da yarağını yıkadı…

    Kanepeye geçip uzandık. Öpüşüyorduk, ama amım acıyordu. Hasan abinin yarağı hala dimdikti (kesin Viag.. hapı almış olmalıydı!). Tekrar göğüslerimi emmeye başladı. “Amım çok acıdı!” dedim. “Alışırsın!” diyerek, tekrar amıma ve yarağına Bebeyağı döktü ve yerini aldı. Yavaş yavaş içime giriyordu. Yine acıyordu ama deminki kadar değil. Git gel yaparak gittikçe içime daha çok giriyordu. Am duvarlarım yağın etkisiyle kayganlaşmıştı. Çok güzeldi. Taşaklarını amımın dudaklarında hissettim, en sonunda kocaman yarak artık tamamıyla içimdeydi. Bağırmam geçmiş, zevkten inliyordum artık. “Orospu çok dar amın var, beni kudurttun bugüne kadar!” demesi beni daha da ateşliyordu. 15 dakika kadar bacaklarım yana açık sikti. Ben kaç defa boşaldım sayamadım, ama Hasan abi halen boşalmamıstı…

    Benden kollarımı boynuna dolamamı istedi, beni yarağı içimde ayağa kaldırdı. Ayaktaydık, yarağı içimde, belimden tutup zıplatmaya başladı. Ayakta sikilmek de hoşuma gitti, bu pozisyonda yarağı amımın girmediği yerlerine kadar giriyordu. 5 dakika sonra tekrar çığlık çığlığa orgazm olmuştum, “Yeter nolur bittim!” dedim. Beni yatağa bıraktı ve “Arkanı dön dizlerinin üstünde!” dedi. Arkadan amıma getirip tekrar soktu. Bu defa kalçalarıma tokat atıyor, alttan göğüslerimi sıkıyordu. Yarağı amıma hızlı hızlı girip çıkarken taşakları Şap Şap sesler çıkararak amıma çarpıyordu. Zevkten gözlerim kararıyordu artık. “Orospu, hoşuna gidiyor mu amına koymam?” diye sürekli küfrediyordu. Çok hoşuma gidiyordu. Bitmiştim…

    “Bayılıyorum götüne!” diyerek göt deliğime Bebeyağı döktü, amımdan sikerken götüme parmağını sokuyordu, daha da zevk almaya başlamıştım. Götüme iki parmağını sokmaya başladığında ben yine boşaldım. Hasan abi üzerime eğilip ensemi öpüyor ısırıyordu. Kulağıma, “Bebeğim, seni bir de götünden sikeyim de tam Orospu ol! Benim çıtır Orospum ol!” dedi. Hayır desem de sikecekti, “Sik erkeğim, götümün de ilk sahibi ol!” dedim. Yarağını amımdan çıkardı, biraz Bebeyağı döktü, götümün deliğine de döktü, Bebeğim canın yanacak ama alışınca geçer, sıkma kendini! dedi ve yarağının kafasını göt deliğime dayadı. Yavaşça giriyordu götüme ama müthiş acıyordu, “Çok acıyor, çıkar nolur!” dedim, “Dur alışşsın!” diyerek biraz öylece bekledi. Sonra birden hızla yüklendi ve göbeğini kalçalarımda hissettim. Çığlığı basmıştım, nasıl acıyordu ama, gözümden yaşlar geliyordu. Aynı günde amımın da götümün de kızlığı bozulmuştu…

    Boynumu ensemi öperek, “Tamam geçti canım, geçti bebeğim, kıpırdama alışsın!” dedi ve 5 dakika kadar götümün içinde öyle kaldı. Sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Götüm ya alıştı, ya da uyuştu, acımıyordu. Hasan abi gittikçe hızlanmaya ve “Orospum benim! Amını götünü siktimiğin fahişesi!” demeye başladı. Götümü sikerken amımı da sürekli parmaklıyor, Klitorisimle oynuyordu. Bana Orospu, Fahişe demesi beni bitiriyor, amımdan sular, işiyormuşum gibi akıyordu. Götümü nekadar sikti hatırlamıyorum ama birden hızlanmaya başladı ve “Geliyorum Orospu, geliyorum Fahişem!” diye böğürerek, götüme sıcak sıcak boşalmaya başladı. Boşalması birkaç dakika boyunca sürdü. Yarağının götümün içinde kasılıp kasılıp, kesik kesik döllerini fışkırtmasını zerresine kadar hissedebiliyordum. Boşalması bitince yarağını götümden çıkarmadan üstüme yığıldı. Burnundan soluyordu. 4-5 dakika sonra yarağını çıkardığında götümden dölleri de dışarı akıyor ve amıma süzülüyordu. Parmağıyla götümden akan dölleri sıyırıp tekrar götümüm deliğine doldururken de, “Harikasın bebeğim!” diyerek sırtımı öpüyordu…

    Biraz dinlenip kendimize geldikten sonra beraber duşa girdik. Bir sefer de duşta ağzımla boşalttım. Daha sonra yatağa geçip biraz uzandık, birbirimize sarılıp öpüştük, konuştuk. “Bugün beni daha Ata bindirmeyecekmisin?” diye sorduğumda, yarağını kökünden kavrayıp sallayarak, “Bindirecem bindirecem, ama benim Ata bindirecem!” dedi. O gün bir kez daha götümü sikti ve eve bıraktı.

    Hasan abiyle artık her haftasonu Ata binmeye gidiyoruz. Yağmurlu günlerde sadece Hasan abinin Atına biniyorum. Geceleri de Webcamda sadece onun yarağını izleyip boşalıyorum. Bu arada Hasan abi haftaiçinde annemi de çiftlik evine götürmüş. Dediğine göre annemin bakire götünü de orada bozmuş. Bunu duyunca annem için çok sevindim. Bayılıyorum Hasan abiye, valla ağzının tadını biliyor bu adam!

    Kalkmış yaraklarınızdan öpüyorum 🙂

    anal sex hikayeleri anal sex hikayesi sex hikaye sex hikayeleri
  • Şarj Aleti Götüme Tam Uydu – Erotik Hikaye

    Şarj Aleti Götüme Tam Uydu – Erotik Hikaye

    Selam herkese, ben İzmirden Aylin. Yandaki boş daireye bekar bir erkek taşındığında, ilk önce öğrenci sanmıştık. Sonra komşulardan öğrendiğimize göre meğersem işadamıymış, İzmire de iş için gelmiş ve buraya yerleşmiş. Komşumuz genç ve yakışıklı birisiydi. Aramızda ufaktan ufaktan selamlaşmalar falan derken, gittikçe merak etmeye başladım. Biz kadınlar meraklıyızdır, adam yakından neye benziyor, evinin içi nasıl döşenmiş falan diye merak ederiz. Birgün Cep telefonumun şarj aletini bulamadım ve kocam da işe gitmişti. Komşumun şarj aletini ödünç istemek için kapısını çaldım. Beni içeri davet edip, “Bende bu var.” diyerek kendi telefonunun şarj aletini getirdi. Fakat markaları farklıymış, benimkine uymadı. Teşekkür edip, etrafa bir göz atıp çıktım. Böylece merakımı da biraz da olsa gidermiştim.

    Bir keresinde gece vakti, seslerden anlaşıldığı üzere yan daireye misafir gelmişti. Gelen misafirin sesinden bir bayan oldğunu anlayınca, kocam da merak etti ve suların akıp akmadığını sorma bahanesiyle komşunun kapısını çaldı. Kocam geri geldiğinde anlattı, komşumuz kocamı gayet hoş karşılamış, “Çok efendi birisi!” dedi. Herneyse, yatma vakti gelince biz yatakodamıza geçtik. Kocamla iyi bir sex hayatımız var (en azından ben öyle sanıyordum!), hemen hemen her gece sikişiriz, güle eğlene boşalırız. O gece yine kocamla çılgınca seviştik ve sikiştik, kocam her deliğimi doldurdu. Gecenin ilerleyen saatlerinde yan daireden deli gibi inleme sesleri geliyordu. Yatak odalarımız bitişikti ve Müteahit malzemeden kıstığı için ara duvarlar inceydi. Kocam acayip kıskanç birisi olduğu halde, “Helal olsun bizim komşuya, adamda nebiçim bir yarak varsa, iyi vuruyor, dağıttı kadını resmen!” dedi. İçim bir acayip oldu, amım ıslanmıştı resmen. Kocamın kucağına çıktım, komşumu hayal ederek birkez daha amıma vurdurdum.

    Komşumuz kirli sakallı, kara kaşlı, kara gözlü tatlı bir çocuktu, beni her gördüğünde selam verir, boynunu aşağı eğerdi, çok efendiydi, ama sürekli evine farklı bayanlar gelirdi. Gelen bayanların kaliteli olduğu belliydi, sıradan kadınlar ve Orospu değillerdi. Her misafiri geldiğinde yatakodasına geçer dinlerdim, duvara kulağımı yapıştırmaya gerek kalmazdı, gelen kadınlar öküz gibi böğürür, “Çok kalın, yavaş gir!” deyip, sonra, “Canım yanıyor ama, sik, çıkarma içimden!” diye bağırırdı. En çok hoşuma giden ise, dışarıdan çok efendi gözüküp, yatakta da tam biz azgın olması ve gelen kadınları sikerken küfürleşmeleriydi. Artık gelen kadınları kıskanmaya ve ilk defa kocamdan başkasını arzulamaya başlamıştım. Kararımı vermiştim, ne yapıp edip ben de kendimi komşuma siktirecektim…

    Komşum Pazartesi günleri sabahtan işe gitmiyordu. Kocam kahvaltısını yapıp işe gider gitmez, komşumun kapısını çaldım. Selamlaştıktan sonra, “Bizim uydunun çanağı dönmüş galiba, görüntü yok, müsaitseniz sabah proğramını sizde izleyebilir miyim?” dedim. “Tabi, buyrun!” deyip içeri davet etti. Sıradan giyinmiştim, ama vücudumun hatları belli oluyordu, altımda pembe renkli dar eşofman, içime beyaz tanga külot giymiştim, göğüslerime dantelli bir sütyen takmıştım, üstümde de askılı bir tişört vardı (90’lık göğüslerim dimdiktirler, kalçam biraz dışardadır ve amım da etlidir). Neyse içeri girdik, onda da lacivert bir eşofman ve beyaz bir tişört vardı. Eşofmanından sikinin iriliği belli oluyordu, inik siki eşşek siki gibi sarkmıştı. Benim istediğim kanalı açıp, iki dakika izin istedi, odaya geçip altına Kot pantolon giyindi geldi. İçimden keşke Kotu giyinmeseydi diye geçirmiştim, amım şimdiden sulanmıştı.

    Komşum çay yaptı getirdi, birlikte oturduk TV izlerken, aynı zamanda da sohbet etmeye başladık. Sıcakkanlıydı. Sohbet bayağı ilerleyince, “Çok çalışıyorsunuz…” dedim. “Nereden biliyorsunuz?” deyince, “Sürekli işe gidiyorsunuz, bazen eve geç geliyorsunuz, evde olduğunuz zamanlar da eve iş getiriyorsunuz galiba?” dedim. “Yok yanılıyorsunuz, hayatta eve iş getirmem!” dedi. “Öteki işlerden bahsediyorum! Bazı geceler sabaha kadar yatakodanızdan sesler duyuluyor!” dedim. “Haaa!” dedikten sonra başını öne eğdi ve “Rahatsızlık verdim sanırım, özür dilerim!” dedi. “Hayır, özür dilemenize gerek yok, aksine hoşuma gidiyor!” dedim. “Pardon anlayamadım?” dedi. Bacaklarımı araladım ve Kotunun üzerinden belli olan kabarık sikine işaret ederek, “Çok mu büyük?” diye sordum. Niyetimi anlamıştı, “Buna kendin karar ver!” diyerek kalktı yanıma oturdu. Elimi sikine attım ve “Kot pantolondan tam hissedilmiyor!” dedim…

    “Dur ozaman eşofmanı giyeyim tekrar!” dedi. “Onu da giyinmeseniz?” dediğimde, “Yok, yiyişmeden öyle hemen vermem eline!” dedi, gitti eşofmanını giyindi geldi, tekrar yanıma oturdu. Elimi attığımda zaten iri olan siki daha da büyümeye başladı. Böyle birşey olamazdı, siki okadar kalındı ki, elimle kavrayamıyordum sikini. Kucağına çıkmak istedim, “Hayır, daha değil!” dedi ve saçlarımdan tutup çekti. Sonra dudaklarıma yumuldu. Resmen dudaklarımı ısırıyor, dilimi emiyor ve arada bir de ağzımın içine tükürüyordu. Tişörtümü çıkardı, boynumu emiyordu, “Morartma lütfen!” diyebildim sadece. Sütyenimle ise hiç uğraşmadı, Caart! diye yırttı. “Ben de sert seviyorum, ama kocam yapamıyor!” dedim. “Sert sevdiğini biliyorum, bazı geceler sizin de sesiniz bana geliyor ve daha sert sik dediğini duyuyorum!” dedi. “Peki sen beni daha sert sikebilir misin?” dediğimde, “Birazdan görürsün!” dedi…

    Göğüslerimle uzunca ilgilenip, yalayıp emdikten sonra alt taraflara indi. Eşofmanımın üstünden amcığımı ağzına alıyor, ısırırıyordu. Amımdan akan sularla pembe eşofmanımın önü resmen sırılsıklam oldu. Eşofmanımı çıkarıp tanga külotumu gördüğünde, “Evet, işte bu!” dedi. “Ne oldu?” dedim. “Tanga hastasıyım, beni acayip tahrik ediyor, çıkarmadan sikebilirim!” dedi. “Beni de senin siktiğin kadınları inletmen tahrik ediyor!” dedim. “Merak etme seni de inletecem!” diyerek tangamı kenara çekti ve amcığımın kenarlarını bayağı bir yaladı, öptü. Tadını çıkarıyordu. Ben kocamın amımı böyle yaladığını görmemiştim, kocam iki diller, direk sikerdi. Fakat komşum hiç bıkmadan ve ara vermeden yarım saat falan yalamış ve ben bu arada defalarca boşalmıştım. Sıra amımın dudaklarına geldi, amımın dudaklarını emiyor, dişleriyle kıstırıp çekiyor, sündürüyordu. “Dilini amıma sok!” dediğimde, “Hayır, oraya yarrağım girecek!” dedi ve en zevk aldığım yeri, yani Klitorisimi emmeye başladı. Klitorisime hafiften dişlerini batırdığında resmen götüm koltuktan ayrıldı, havalardaydım. Okadar iyi yapıyordu ki, dişlerinin değmesine rağmen acıtmıyordu (kocamın diliyle acıttığını bilirim).

    Okadar zevk alıyordum ki, biran önce sikilmek istiyordum, “Hadi sik artık!” dedim. “Dur daha var!” dedi ve kalçalarımı havaya kaldırdı, dilini götümün deliğine dayadı. Yok böyle bir zevk yaa, kaç yıllık evliyim ve o kocam olacak Orospu çocuğu bunu hiç yapmadı, götümü yalamadan, parmaklamadan direk sikini götüme sokup, götüm dar olduğu için de fazla dayanamaz, hemen boşalırdı. Yani götümün sikildiğinden birşey anlamazdım. Fakat komşum kocam gibi değildi, götümü parmaklıyor, büzüğümü emiyor, vantuz gibi içine çekiyor, götümün deliğine tükürüyor, tekrar yalayıp emiyordu…

    Götümü yalamayı bırakıp soyundu ve baş ucuma geldi, sikini ağzıma dudaklarıma uzattı. Siki etliydi, kafası mantar kafası gibi kocaman, gövdesi damarlıydı. Çok uzun değildi, ama fazlasıyla kalındı. Saçlarımdan tuttu, “Aç ağzını Orospu!” diyerek gırtlağıma kadar soktu ve ağzımı sikmeye başladı. “İyi aç ağzını amcık ağızlı karı!” dedikçe ben daha bir iştahla alıyordum ağzıma. Sonra bacaklarımı omuzuna aldı, sikinin kafasını amımın deliğine dayadı fakat sokmadı, göğüslerimi yalıyordu. “Soooook!” diye yalvarıyordum, resmen yarrak hastası etmişti beni. Sinirimden bir tokat attım ve “Sok artık! Sen başka karıları sikerken, sikini amımda hayal edip amımı parmaklamaktan bıktım!” dedim. “Yarrak mı istiyorsun Orospu? Al sana yarrak!” deyip öyle bir dayadı ki, ben amımın her gece kocamla sikiştiğim için geniş olduğunu ve kocamın oyüzden dar olan götümden zevk aldığını düşünürdüm, meğersem amım geniş değil kocamınkı ufakmış.

    Komşum amıma kalın yarağını köklediğinde nefesim kesildi ve yutkunamadım. Böyle enteresan birşey olamazdı yaa, kalın yarağı amımı tamamıyla doldurmuş, amımın hava alacak yeri kalmamıştı. Bu yetmiyormuş gibi, bir de taşaklarını da sokmak istercesine kanırtınca, amım resmen yırtılıyor sandım. Acı ve zevki aynı anda hissediyordum. Parmaklarımı ağzına almış, parmaklarımı emerek alttan da amcığımı hızlı hızlı pompalayarak sikiyor, bazen de iyice hayanlaşıyor, göğüslerimi koparacakmış gibi sıkıyordu. Sonra beni yan çevirdi ve sikmeye devam etti. Amcığım sikilmekten Hamburger gibi olmuştu. Okadar tatlı sikiyordu ve ritimleri harikaydı. Ben bir yandan ardı ardına orgazm oluyordum, biryandan da, “Vur aşkım! Vur erkeğim! Vur kocacığım!” diye inliyordum…

    20 dakika sonra sikilmekten artık amım uyuşmuş, halim kalmamış, “Yeter aşkım, pilim bitti! Sen de boşal!” diye yalvarmaya başladım. Komşum da, “Senin pilini öyle bir şarj edecem ki, en az bir hafta gidecek!” diyerek birden yarağını amımdan çıkarıp beni ters çevirip domaltması bir oldu. Sonra götümün deliğine tükürüp yarağının başını dayadı ve kanırta kanırta yüklenerek, hepsini sokana kadar abandı. Ben tabii, o siktiği kadınlar gibi, öküz gibi böğürüyordum ve “Çok kalın, yavaş, dur biraz, yırttın götümü!” diye yalvarıyordum. Komşumsa, “Sus amına koduğumun Orospusu, sert sikilmek istiyordun, al sana sert!” diyerek, beni osurta osurta götümü sikmeye devam etti. 15 dakika bu şekilde götümü siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında, götümün deliği öyle bir genişlemiş ve açılmıştı ki, abartısız Rakı bardağı rahat girerdi!

    Öğleye doğru komşum işe giderken, ben de perişan birşekilde evime gittim. Amım götüm sızlıyordu resmen. Akşam kocam da doğal olarak (her geceki gibi) sikişmek isteyince, çok hastayım mazaretiyle, kocamı ağzımla boşalttım. Komşumun şarjı gerçekten bir hafta gitti, yani kocamı bir hafta boyunca her gece ağzımla boşalttım. Amımın ve götümün sızısı bir hafta sürdü!

    Herkese sert sikişler diliyor, güzel yaraklarınızdan öpüyorum 🙂

    porno hikayeleri porno hikayesi sex hikayeleri
  • Baldızın Yarrak ihtiyacını Giderdim

    Baldızın Yarrak ihtiyacını Giderdim

    Selam Ben Mersin’den Barış 41 yaşındayım ve 15 yıllık evliyim. Eşimle çok güzel bir evliliğimiz ve mükemmel bir seks hayatımız var, hemen hemen hergün sikişiriz. Fakat ben göt düşkünü bir erkeğim, ama 15 yıllık evliliğimizde karım hiç bana götten vermedi. Nekadar uğraştıysam da karım kesinlikle götten istemiyor. Benim bir de 42 yaşında bir baldızım (karımın ablası) var ve hiç evlenmedi, yani halen bakire. Kayınpederim yıllar önce vefat edipte eşimin benle evlenmesinden itibaren, baldızım kayınvalidemle birlikte yaşıyor. Kayınvalidem rahatsız olduğundan dolayı, yalnız bırakmamak için mecburen birlikte yaşıyorlar. Baldızım hayatını kayınvalideme adamış durumda, bu nedenle ne evlenmeye, ne de bir erkek arkadaş yapmaya hiç vakti olmadı. Bense baldızım bu durumuna çok üzülüyordum…

    Birgün eşimin baldızımla mutfakta konuşmasına salondan kulak misafiri oldum, eşim birlikteliğimizi anlatıyordu. Eşim benim sürekli arkadan sikmek istediğimi, ama bana arkadan hiç vermediğini söylüyordu. Buna baldızım biraz kızar gibi oldu ve “Yapma kızım yaa, bak sonra kocan bir göt sikme uğruna başka karılara gider, sen de üzülürsün!” dedi. Eşim ise, “Eğer bir göt uğruna gidecekse gitsin, benim götümden uzak dursun da ne yaparsa yapsın!” diyordu. Baldızımın söylediklerini duyunca daha çok şaşırdım, baldız eşime, “Aslan gibi kocan var ve sen ona götten vermiyorsun, yarak buldun da bunuyorsun! Bak ben bu yaşıma kadar hiç bir şey bulamadım valla, keşke sikecek erkek bulsam da götten sikse! Elindekinin kıymetini bil!” diyordu. Bunları duydukça daha çok azmıştım ve baldızımın o güzel götüne olan düşkünlüğüm daha çok artmıştı, sikim tamamiyle taş gibi olmuş ve boşalmak üzereydim, hemen banyoya gidip başladım 31 çekmeye ve rahatlamaya.

    Akşam oldu yemek faslı, çay faslı derken yatma zamanı gelmişti. O gece baldızım da bizde yatacaktı. Eşim baldızımın yatacağım yeri hazırlayıp, baldızım odasına, bizde eşimle yatakodamıza çekildik. Soyunup yatağa girdiğimizde eşime, “Bugün konuştuklarınıza kulak misafiri oldum…” dedim. Eşim şaşırmıştı, “Bizi mi dinliyorsun sen?” diyerek bana biraz kızdı. Bense eşimin dudaklarına yumuldum ve başladık sevişmeye. Herzamanki gibi süper bir sikişten sonra uyuya kalmışız.

    Sabah oldu, ben banyonun yolunu tuttum. Yataklar toplandı, kahvaltı yapıldı. Eşim teyzesi ve annesi ile beraber yazlığa gitmek istediklerini söyledi. Ben de, “Hiç keyfim yok, siz gidin, ben gelmeyecem!” dedim. Baldızım da gitmek istemiyordu, kaldı. Eşim arabayı aldı teyzesine gitti, teyzesini aldıktan sonra annesini de alıp yazlığın yolunu tuttular. Baldızımla evde yalnız kalmıştık. Bir süre sonra baldızım üzerine kalçalarını anca örten bir etek ve üstünde ise sadece bir bluzla, yanıma salona geldi. “Enişte hadi bir DVD seyredelim!” deyip, yılın son flimlerinden birini koydu. Hafif erotik bir filmdi, filmdeki erkeğin kız arkadaşıyla ateşli bir sevişme sahnesi vardı. Benim sikim, hem baldızın o güzel kalçalarını seyrederken ve birazda filmin etkisiyle yine taş gibi olmuş ve şortumdan fırlayacak gibi duruyordu. Neyse film sona erdi ve biz başladık filmin kritiğini yapmaya…

    Baldız başladı, yok böyle sevişilir mi?, yok böyle olur mu? falan derken, ben de, “Peki nasıl olmasını isterdin?” diye sordum. Aldığım cevap karşısında donakalmıştım. Baldızım, “Böyle yumuşak bir şekilde olur mu yaa? Daha ateşli, daha sert olması gerekir! Karıyı altında inim inim inletmesi gerekir!” deyip resmen kendinden geçiyordu. Ben artık dayanamayarak baldızın dudaklarına yapıştım ve bir anda aynı karşılığı gördüm. Artık baldızla birbirimizi çılgınlar gibi öpüyor, aynı zamanda da üzerimizdekileri çıkarıyorduk. 30 saniyede ikimiz de tamamen çıplaktık. Baldızımın ayaklarından başlayarak heryerini yaladım. En çok da götünü. Baldızın amını yalarken baldız orgazm olmuş ve zevkten inliyor, “Sik beni götçü eniştem! Kızkardeşim götten vermezse ben veririm, sik baldızının götünü!” deyip kıvranıyordu. Ben de artık biran önce baldızın o çok arzuladığım götünü sikmek için kuduruyordum…

    Baldızmı dört ayak vaziyetine getirip domalttım ve arkasına geçtim. Yıllardır beni çıldırtan baldızın el değmemiş götünü biraz daha yalayıp, sikimi dayadım. Götünün deliğine tüküre tüküre içine girmeye çalışıyordum, ama götü o kadar dardı ki anlatamam. Epey bir uğraştan sonra götüne sokmaya başladığımda baldız minderi kemiriyordu. Yaklaşık 10 dakika sonra götüne tamamıyla sokabilmiştim. Yarım saate yakın baldızın amını okşayarak götünü siktim. Bu arada baldızım en az 3-4 kez orgazm olup boşalmıştı, amının suları dizlerinden aşağı akıyordu resmen. Sikim artık taşaklarıma kadar baldızın götüne rahat rahat girip çıkıyordu. Gittikçe hızlanarak baldızın götüne öyle bir boşaldım ki, baldız, “Ohhhhhhh enişteeem! Müthiş birşey bu! Sakın çıkarma sikini götümden!” diye inledi.

    Ogün 3 kez daha baldızın götünü siktim. O günden sonra baldızım da götüyle karım olmuştu, eşimden habersiz göt zevkimi baldızımda gideriyorum artık. Baldızım amının bakireliğini de bana vermek ve amdan da karım olmak istiyor, ama ben baldızı amdan sikme konusunda biraz temkinli davranıyorum.

    Yarak ihtiyacı olan tüm Baldızlara yardımcı olun Enişteler 🙂

    ensest hikaye ensest hikayeler porno hikaye porno hikayesi seks hikaye seks hikayeleri seks hikayesi
  • Ablamın Kocası Beni Orospusu Yaptı

    Ablamın Kocası Beni Orospusu Yaptı

    Ablamın kocası bana beni bir kez sikmişti. Azgınlığı geldikten sonra bana tekrar geldi. Bu hep böyle sürdü ve ben ne yapacağımı bilmiyordum. Öncelikle eniştemin bana yazılma sebebi ablam ile aralarının kötü olmasıydı. Bizim eve gelip ablam ile kalıyorlardı. Ablamı üzüyordu ve sürekli kavga ediyorlardı. Bir gün bizim eve geldiler ve iyi olduklarını gördüm. Sonra tekrar evlerinde mutlu hayata devam ettiler. Evimiz tek katlı gece konduydu. Ben evi temizlerken kapı açıktı. Kimse yoktu ve eniştem bunu bildiği için eve geldim. Ablamın kocası ben yatak odasını düzenlediğim sırada içeri geldi. Hoş geldin enişte dedim ve konuşmaya başladık. Bana her şey için sağol dedi ve ben ne yaptığımı bilmiyordum. Ablam ile arasını düzelttiğim için teşekkür etmeye gelmişti. Ben çarşafları katladığım anda bana arkadan sarıldı ve yıllardır hayalini kuruyorum dedi. Bende ne yapıyorsun enişte dedim ama beni dinlemedi. Götümü avuçladı ve göğüslerimi yalamaya başladı. Ben kurtulmaya çalışıyordum ve sonrasında beni baştan çıkardı. Sonra beni yatağa yatırdı ve boynumu emmeye geçti. Beni tahrik etmişti ve bir eli amımdaydı. Okşayarak beni zevke getiriyordu. Ardından yarrağını çıkardı ve amıma soktu. İlk soktuğunda canım yandı ama sikmeye başladığında alışmıştım. Sekse pek ihtiyacım yoktu. Çünkü kocam ile ne kadar kavga etsem de zevkimi alıyordum. Neredeyse her gece seks yapıyorduk. Eniştem benimle o gün akşama kadar becerdi. Domalttı, bacağımı kaldırdı, üstünde hoplattı ve bana her şeyi yaptırdı. Ben kocam ile seks yaptığım sırada hep eniştem aklıma gelmeye başladı. Karşımda sanki eniştem vardı ve ona öyle davranıyordum. Geceleri uykuma girmeye başladı ve uyandığımda elim amımdaydı. Memelerim açıktı ve kocam uyanmamıştı. Ben tekrar onunla seks yapmak istiyordum. Çünkü bana farklı bir el dokunduğunda değişik olmuştum. Farklı kişilerin dokunması daha çok zevkli oluyor tavsiye ederim.

    anal sex hikayeleri ensest hikaye ensest hikayeler erotik hikayeler porno hikaye porno hikayesi seks hikaye seks hikayesi sex hikaye
  • Kocamın Kardeşi Delicesine Sikti Beni

    Kocamın Kardeşi Delicesine Sikti Beni

    Selamlar, adım Tuğçe. 21 yaşında, 1.73 boyunda, 55 kiloda, sarışın, mavi gözlü, fındık burunlu, kalın dudaklı, alımlı bir kadınım. Bundan 1 yıl önce görücü usulüyle, benimle bir boyda, 33 yaşında, şişman, kel, kaba saba ve çirkin bir adamla, sırf çok zengin olduğu için evlendirildim ve Bursa’ya gelin gittim. Kocam, cinsel anlamda tam bir felaketti. Sadece onun işi görülene kadar yataktaydık. Zaten siki de küçüktü (olsa olsa 10-12 cm kadar anca var). Evlendikten sonra orgazm nedir hiç bilemedim.

    Genç kızken, kızarkadaşlarımızla birbirimize, fantazilerimizi yaşamış gibi anlatır, neşelenirdik. Evlendikten sonra o günleri düşünür, arkadaşlarımın anlattıkları hikayeleri hatırlamaya çalışır ve elim amımda kendimi tatmin etmeye uğraşırdım. Ancak kocamın kıl yumağı gibi vücudu aklıma gelir ve herşey berbat olurdu. Evlilik yıldönümümüzde en seksi kıyafetlerimi giymiş ve kocamın işten gelmesini beklemeye başlamıştım. Kararlıydım, kocamı azdırıp beni sikmesini sağlayacak, en azından bu gece ben de tatmin olacaktım. Ancak kocam telefonla aradı ve gelemeyeceğini, işleri için 2 günlüğüne İzmir’de olacağını haber verdi, kaynım Serhat’ı da bana gözkulak olsun diye eve yolladığını söyleyip kapadı telefonu. Evlilik yıldönümümüzü bile unutmuştu öküz! Sağlık olsun dedim kendi kendime.

    Kocam telefonu kapadıktan yarım saat kadar sonra Serhat geldi. Ben buarada üzerimi değişmiş, tekrar günlük kıyafetlerimi giymiştim. Serhat’a kapıyı açtım ve toklaştık. “Merhaba yenge, naaber?” dedi. “İyiyim yengeciğim, sen nasılsın? Hoşgeldin!” diyerek karşıladım kaynımı. Serhat, 1.80 boylarında, body sporu yapan, 25 yaşında, bekar bir gençti. Kocam İzmir’den dönene kadar, ben yalnız kalmayım diye bizde kalacaktı.

    Saat gece 21:00 civarı Serhat’ın odasını hazırladım ve “Serhat odan hazır, istediğin zaman yatabilirsin, ben 10 dakikalığına bir komşuya uğrayacağım!” diye seslendim. Serhat kocamın bilgisayar odasındaydı. Ses gelmeyince yanına gittim. Kulağında kulaklık, bigisayardan müzik dinliyordu. Kulaklığı çıkardım ve tekrar odasının hazır olduğunu, komşuya gidip geleceğimi söyledim. “Tamam yenge, sağol!” diyerek bana göz kırptı ve gülümsedi, kulaklıkları yine taktı. Ben de komşuya gittim. 10 dakikalığına diye çıkmıştım evden, ama 2 saat kadar oturmuşum Hayriye hanımla. Saat 23:00 gibi tekrar eve geldiğimde Serhat yatmıştı. Ben de odama çekilip uyudum.

    Bir ara uyandım, saate baktım, gecenin 02:30’unu gösteriyordu. Açlıktan midem kıyılmıştı, mutfağa iki lokma birşeyler atıştırayım diye odamdan çıktım. Kocamın çalışma odasının kapısına yaklaştığımda bilgisayarın monitoründen ışık vuruyordu koridora. Kapıya biraz daha yaklaştım, tahmin ettiğim gibi Serhat bilgisayar başındaydı. Yarı çıplaktı, boxerla oturuyordu ve sırtı kapıya dönüktü. Hafifçe kafamı kapıya doğru uzattığımda, bilgisayarda pørnø izlediğini farkettim. Kulaklıkları yine takmıştı ve benim geldiğimin ve onu izlediğimin farkına bile varmamıştı. Koridorda, bilgisayara sadece 1,5 metre uzaktan, ben de onun izlediklerini izlemeye başladım. Gördüklerim beni fena etkilemişti, amım birden sırılsıklam olmuştu. Elim bacaklarımın arasında, koridor duvarına dayanmış halde amımı okşuyordum. Bir süre sonra sırtım duvara dayalı, yere oturacakmışım gibi bir vaziyette aşağı kayarak gözlerim kapandı ve titreyerek orgazm oldum…

    Ama tam o sırada Serhat kulaklığı çıkarmış ve orgazm olurken çıkardığım iniltileri duymuş, kapının ağzında dikilmiş, beni izliyormuş. Gözlerimi açıp Serhat’ı farkettiğimde hemen toparlandım, “Ben… ben mutfağa gidiyordum… birşeyler atıştıracağım, sen de istermisin Serhat?” diyebildim kekeleyerek. Başını hafifçe salladı, yüzünde hin bir tebessüm vardı. Mutfağa girdiğimde (Ne yapacağım ben şimdi?) diye düşünüyor, bir yandan da telaşla birşeyler hazırlamaya çalışıyordum. Ama inanın ne hazırladığımı ben de bilmiyordum. Serhat sessizce gelip arkamdan sarılınca, elimdekiler fırladı elimden ve bir çığlık attım. Serhat belimden sımsıkı tutmuştu. Kulağıma eğilip, “Korkma yenge, benim!” diye fısıldadı. “Serhat ne yapıyorsun sen? Kendine gel!” diyerek itmeye kalksam da, mümkün değildi, çok güçlüydü…

    Boynumu öpmeye başladığında, kalçalarım arasındaki sertliği farkettim. Çok korkuyordum, “Serhat lütfen yapma, ne yaptığını bilmiyorsun sen!” desem de faydası yoktu. “Abim seni tatmin etmiyor mu da, mastürbasyon yapıyorsun yenge?” dedi bana. Korkuyla birlikte müthiş bir heyecan dalgası kaplamıştı içimi, çünkü arkamdaki sertliğin çok büyük olduğunu hissedebiliyordum. “Beni mi sikeceksin Serhat? İstediğin bu mu?” dedim. Cevap bile vermeden beni kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Sırtüstü yatağa yatırdı, geceliğimin eteklerini yukarı sıyırdı, bir çırpıda külodumu çekip çıkararak, ağzını amıma gömdü. Artık itiraz edemiyor, sadece o anın tadını çıkarıyordum. Dudaklarını amımın dudaklarıyla birleştirmiş, deli gibi emiyordu. Sadece amımı yalayıp emerken 2 kez boşalmıştım. O arada geceliğimi de fora etmiştim. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin karşısında çırılçıplaktım…

    Kafasını amımdan kaldırdığında, ağzı yüzü amımın sularıyla sırılsıklamdı. Bana, “Olduğun gibi kal!” diyerek yatakodamdaki banyoda ağzını yüzünü yıkayıp geldi. Ancak boxerini henüz çıkarmamıştı. “Hadi çıkar şunu!” dedim gözümle boxerini işaret ederek. Kolumdan tutup ayağa kaldırdı beni, dudaklarıma yumuldu. Harika öpüyordu. Ateş yine basmıştı vücudumu. Bana, “Sen çıkaracaksın onu!” diyerek omuzlarımdan bastırdı. Sikini ağzıma almamı istiyordu besbelli. Bunu kocam da çok isterdi, ama ben kocama bunu yapmayı sevmiyordum. Serhat’in göğsünü öpüp yalamaya başladım, ordan da aşağıya, beline kadar indim. Yarağı boxeri yırtıpta çıkacak kadar zorluyordu. Boxeri aşağı sıyırdığımda, kocaman birşey yüzüme çarpmıştı. Gözlerim yuvalarından çıkacaktı. Belki vücuduna oranla sikinin boyu çok büyük değildi, ama ben böyle birşeyi daha önce canlı canlı hiç görmemiştim…

    Serhat kafamı sikine doğru bastırdı, “Ağzına al yenge!” dedi. Ağzımı açabildiğim kadar açtım, ama yarısı ancak girmişti ağzıma, onu aldığımda da öğürmeye başlamıştım. Ağzımdan çıkarıp, “Serhat bu çok büyük, alamıyorum!” dediğimde, “Alırsın yenge, alırsın!” diyerek tekrar başımı sikine doğru bastırdı. Alabildiğim kadarını ağzıma almış, biraz da alıştıktan sonra emmeye başlamıştım. Hiç sesi soluğu çıkmadan ağzımdayken boşaldı hınzır. Ben kalkıp banyoya fırladım ve kusmaya başladım. Serhat ise beni izliyor ve kahkahalarla gülüyordu. Geri döndüm, “Serhat, bak bu yaptıklarımız ilk ve sondu! Sakın bir yerlerde anlatma, rezil oluruz valla!” dedim ve giymek için külodumu aldım yerden. Ama Serhat külodumu elimden alıp kenara fırlattı ve “Daha işimiz bitmedi yenge! Abimle evlendiğinizden beri onun seni doyuramadığını biliyorum. Seni abimin hiç sikmediği gibi sikeceğim!” deyip beni kendine çekti, dudaklarıma yumuldu…

    Dudaklarımı koparacakmış gibi öperken nefesimi kesmişti. Bir eliyle belimden çekerek beni kendine yapıştırmış, diğer eli de götümün yanaklarını avuçluyor, yoğuruyordu. Artık ben kendimi salmıştım ve karşılık veriyordum. Ayakta çılgınca öpüşmeye başladık. Serhat’ın güçlü kollarında sıcakta eriyen tereyağı gibiydim. Vücutlarımız ter içinde kalana dek öpüşüp seviştik. Bu arada tüm korkularımı ve kaygılarımı unutmuş, açılmaya başlamıştım yavaş yavaş. Yatağa uzandım ve “Hadi aslanım, söndür yengenin ateşini, yanıyorum!” dedim, iniltilerle Serhat’ı kolundan tutarak yatağa çektim…

    Serhat yine dudaklarıma yapıştı. Kalın etli dudaklarım onu çok çekiyordu. “Dudaklarına dünyaları veririm yenge!” diye mırıldandı. Sonra boynuma, ordan da göbeğime indi. Bu arada elleri boş durmuyor, kocamın nerdeyse hiç dokunmadığı göğüslerimi mıncıklıyordu. Avuçlarında kaybolup gidiyordu göğüslerim. Amıma indiğinde, ben bir kez boşalmıştım bile. Diliyle amımı sırılsıklam edene dek yaladı ve amımı emmeye başladı. Bir ara dudaklarını amıma dayadı, resmen amımla öpüşüyordu. Müthiş zevk alıyor ve inim inim inliyordum. Doğrulup bacaklarımı iki yana araladı. Bu defa yarağını ağzıma hiç almamıştım, ama yarağından zevk suları gelmeye başlamıştı. Yarağının başını amıma dayadığında sanki amımda bir yumruk var gibi geldi. Ben daha, “Lütfen yavaş sok Serhat, abinin siki bamya kadar bile değil…” diyene kadar, amıma soktu yarağını. İlk girdiğinde sadece, “Iıııhhh!” diye bir ses çıktı benden. Her yanım uyuşmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, hemen gidip gelmeye başlamıştı…

    Ben, “Yavaş hayvan!” diye bağırdıkça, Serhat pis pis sırıtarak ve hiç istifini bozmadan köklüyordu amıma. Acı ve zevk karışıp gitti birbirine. Kısık kısık çığlıklar atıyordum. Taşakları o kadar büyüktü ki, götüme vurduğunu, o kadar büyük bir yarağa rağmen hissedebiliyordum. “Yavaş sik orospu çocuğu, amımı dağıttın, senin gibi bir piç daha varmı bu dünyada!” diye yırtınıyordum altında. Bir süre beni bu pozisyonda sikti. Amım yarağının kalınlığına alışmıştı, ama uzunluğu başıma dertti. Her köklediğinde geri kaçmaya çalışıyordum.

    Derken amımdan çıktı ve “Domal bakalım yenge!” diye emretti adeta. Ben önünde domaldım ve omuzlarımı çökerttim. Amım kabak gibi karşısındaydı. Kalçalarımdan kavradı ve yarağını tekrar amıma soktu. Kasıklarını kalçalarımda hissettiğimde ölüyorum sandım. Demek ki bu pozisyonda yarağı daha derine iniyordu. Benim acı içinde inlemem ve bağırmam delirtmişti onu, sert sert köklerken, “Bağır orospu, bağır! Senden ala orospu çocuğu mu olur lan, baksana kaynına veriyorsun!” diye söyleniyordu. Ben sadece, “Aaaayy, aman, off!” diye inleyebiliyordum. Canım gerçekten çok yanıyordu.

    Çok geçmeden bu pozisyona da alışmıştım. Bu defa tatlı tatlı inlemeye başladım, “Serhat’ım, sik beni erkeğim, sikin ne kadar tatlı, ne kadar güzel sikiyorsun yengeni!” dedikçe, Serhat’ın hırıltıları daha da yükseliyor, ama bir türlü boşalmıyordu. Birden içimden çıktı ve yine sırtüstü yatırdı beni. Aslında bu pozisyonu çok seviyordum. Şimdiye kadar, şişko, kel ve şekilsiz, öküz kocamın yüzüne tahammül etmiştim. Oysa Serhat oldukça yakışıklıydı ve boğum boğum kasları olan bir erkeğin beni eze eze sikmesi müthiş bir zevkti. Bacaklarımı omuzuna aldı ve eliyle yarağından tutarak amıma dayadı. Yine birden bire köküne kadar sokmuştu. “Aayyyy!” diye çığlık attım yine. En derine girmişti yarağı. “Lan piç, her seferinde bağırtma beni, tatlı tatlı sikeceksen sik işte!” diye söylenirken, Serhat amıma kocaman yarağını pompalamaya devam ediyordu…

    Bir elini yatağa dayamış, diğer eliyle boynumdan yakaladığı gibi üzerime abandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Anestezi etkisi yapmıştı bu ateşli öpücük. Çok geçmeden Serhat adeta yaralı bir hayvan gibi böğürerek, içimde volkan gibi patlamıştı. “Eyvaah, Serhat naaptın sen yaa? Korunmuyorum!” diye hayıflanarak söylenmeye başladım. O ise yüzünde mutluluktan uçar bir tebessümle, “Abimle bu aralar bir sikişsen hiç fena olmaz yenge!” diyerek üzerimden kalktı. Kocaman yarağının ucundan dölleri sarkıyordu. Yarağını ağzıma dayadı. Ben de yine alabildiğim kadarını ağzıma alarak, yarağında kalan tüm dölleri emdim. Sonra birlikte duş aldık, tekrar yatağa girdik, sabaha kadar sevişip sikiştik ve birbirimize sarılarak uyuduk.

    Sabah kahvaltıdan sonra Serhat, “Yenge ben çıkıyorum, akşama istediğin birşey varmı?” diye seslendi. Akşama geç kalmamasını rica ettim ve uğurladım. Akşam saat 20:00 sularında Serhat geldiğinde, ben henüz dinlenememiştim. “Ne o yenge, çok bitkin görünüyorsun?” deyince, “O yarağı sen yesen, sen de bitkin görünürdün!” diye cevap verdim. Akşam yemeğine oturduğumuzda, yemeğini çabuk çabuk yemeye başladı. “Yavaş yesene, acelen ne?” dedim. Serhat yine pis pis sırıtarak, “Yemekten sonra tatlı olarak seni istiyorum yenge!” dedi. “Aaaa, hayır Serhat yaaa, lütfen ama, bana da acı, ben de insanım, sabaha kadar siktiğin yetmedi mi?” dedim. Ama o sırada bacaklarımın arasında birşey hissettim. Eğilip baktığımda, ayağıyla amımı okşamaya çalıştığını gördüm. “Deli oğlan!” diyerek gülümsedim ve ekledim, “Ama bu akşam hiç heveslenme, amım dağıldı, sikişemeyiz!” dedim. Serhat yemeği bırakıp, ayağa kalktığı gibi beni kucakladı ve yine yatak odasına götürdü…

    Ona yalvarırcasına, “Nolur bu akşam sikme, sonra yine sikersin, çok yorgunum!” dedikçe, o başını hayır der gibi iki yana sallıyordu. Yatağa yatırdı ve “Merak etme yenge, çok uzun sürmeyecek!” dedi. Çırılçıplak kalana dek soyundu. Yarağı henüz kalkmamıştı, ama bu haliyle bile kocamım sikinden çok büyüktü. Ben yarağına bakarken, “Soyunsana amına koduğum orospusu!” diyerek yüzüme hafif bir tokat attı. Sanki robot gibiydim, tokadı yer yemez soyunmaya başladım ve bir çırpıda çırılçıplak kaldım. Bir an önce ne olacaksa olsun istiyordum. Ağzıma almamı istediği yarağını bu haliyle zorda olsa hepsini ağzıma almış, emmeye başlamıştım. Birkaç saniyede yine o ihtişamına kavuşmuştu.

    Domalmamı istedi, ben de domaldım. Götüme parmağını soktuğunda canım çok yandı. “Aaaaahhh! Naapıyorsun lan?” diye bağırdım ve arkama dönüp baktığımda parmağını götümden çıkardı. “Bana zorluk çıkarırsan canın çok yanar yenge, madem amın dağıldı, bu gece de götünü sikeceğim!” deyince, ben ayağa kalkmaya çalıştım, ama Serhat’a gücümün yetmesi mümkün değildi. Çaresiz olacakları beklemeye başladım. Götümün deliğini sırılsıklam yapana kadar yaladı ve tükürükledi. Ben az önce parmağının verdiği acıyla yarağının götüme nasıl gireceğini düşünürken, o yarağının kafasını götüme dayamıştı bile. “Bağırma sakın!” dedi ve birden yüklendi. Beynim karıncalanmış, gözlerimde şimşekler çaktı. “Ooouufff!” diye bir ses çıktı benden, ardından, “Orospu çocuğu yırttın götümü!” diye bağırdım. Serhat kaçamayım diye kasıklarımdan tutmuş, kıpırdamadan bekliyordu.

    Ben götten sikilmek çok ta kötü değilmiş diye düşünürken, içimi adeta parçalarcasına sokmaya devam etti. Meğer daha yarısı girmemiş. “Serhat noolur yapmaaa, çok canım acıyoor!” diye ağlamaya başladım. “Sus amına koduğumun orospusu, sidikli kızlar gibi ağlamayı kes!” diye azarladı ve götüme pompalamaya başladı. Benden çıkan acı dolu sesler onu çıldırtmıştı adeta, daha hızlı gidip geliyor, götüm cayır cayır yanıyordu. Çok geçmeden boşaldı götümün içine. Halen iki gözüm iki çeşme ağlıyordum. Yarağını götümden çıkardığında, gazoz şişeleriyle parmağımızla oynarken çıkan sese benzer bir ses çıktı. Göt deliğimin kapanmadığını hissediyordum. Yanıma uzandı ve “Bebişiim, tatlı yengem benim, hadi ağlama artık, bak bitti işte! Bundan sonra seni yaraksız bırakmayacağım!” diye teselli ediyor, nazikçe dudaklarımı öpüyor, göğüslerimi okşuyordu. Yarım saat kadar yattıktan sonra kalktık ve duş alıp, kalan yemeğimize devam ettik.

    sevişme hikayesi sex hik sex hikaye sex hikayeler sex hikayeleri sex hikayesi sexhikayeleri sikiş hikayeleri yaşanmış seks hikayeleri yaşanmış sex hikaye yaşanmış sex hikayeleri
  • Karımla Birlikte Grup Sex Yaptık

    Karımla Birlikte Grup Sex Yaptık

    Adım Turgut, 53 yaşında, 1.75 boyunda, kumral, atletik yapılı, oldukça yakışıklı biriyim. Hayatım boyunca hiçbir kadın tarafından red edilmedim. İyi bir kolej eğitimi, ardından üniversite, derken askerliği aradan çıkarıp, yaşadığım şehre döndüm. Aileden varlıklı biriyim. Üniversite yıllarında çok aktif bir seks yaşantım oldu, halen görüştüğüm kız arkadaşlarım vardır.

    Askerden geldikten sonra, bir dış ticaret şirketinde, çok iyi bir maaşla işe başladım. Ve kısa zamanda yabancı dil avantajıyla işimde bir numara oldum. Boş zamanlarımda da turist rehberliği yapıyordum. Rehberlik olayı para için değildi, amaç farklı insanlarla tanışmaktı. Bu sayede, Alman, İngiliz, Fransız, Japon… aklınıza gelecek her milletten kadınla tanışıp, seks yaptım. Bu insanların o dönemde sekse bakış açısı beni şaşırtmıştı, hiç bir tabuları yoktu. Sadece, sizden hoşlanırlarsa, rahatlıkla beraber oluyorlardı. Hele bir Fransız kadın vardı ki, benim için tatilini 1 ay uzatmış, benimle seksin her türlüsünü, oral, anal, çoklu yapmış ve benim adeta öğretmenim olmuştu. Tatilinin sonunda eşini de çağırmış, bir hafta boyunca da üçlü seks yapmıştık. O dönemde Türk erkeği böyle bir şeyi hayal bile edemezdi.

    Vur patlasın, çal oynasın! Hayatım süper bir şekilde geçiyordu. Ta ki (müstakbel karım) Berna’yı görünceye kadar. Onu ilk gördüğümde adeta çarpılmıştım. Berna, 1.70 boyunda, harika bir fiziği olan, güzel kalçalı, uzun bacaklı, göğüsleri normal bir afetti. Kafaya koymuştum, ne yapıp edip bu kızla tanışmalıydım. Bir akraba ziyareti için gelmişti, günlerce peşinden koştum ve tanıştık. Deli gibi aşık olmuştum Berna’ya. O da bana karşı aynı hisleri besleyince, hemen nişanlandık. Kısa bir nişanlılık döneminden sonra evlilik için güne karar verdik. Bu süre içinde Berna için deli oluyordum, biran evvel benim olmasını istiyordum. Nişanlıyken birkaç kaçamağımız olmuştu, ama ileri gitmemiştik. Şirket çalışanları bendeki bu değişikliğe şaşırmış, (Hergün bir dala konan Ferit’i bu kız iyice adam etmiş!) deyip, bıyık altından gülüyorlardı.

    Derken düğün günü gelmişti. Çok güzel bir düğünden sonra evimize gelmiştik. Kısa bir dinlenme faslından sonra yavaşça karımı soyup, küçük öpücüklerle işe başlamıştım. Gelinliğini çıkarınca, altında şeffaf bir sütyen ve ozamanlar çok bulunmayan bir ağ kısmı açık, yine şeffaf beyaz bir külotla kalmıştı. Hafif birer içki alıp, sevişmeye başlamıştık. Memelerini yalayıp yutup, amına doğru inmiştim ve küçük dil darbeleriyle yalamaya başlamıştım. Amı mis gibi kokuyordu. Külodun ağ kısmının açıklığı beni kudurtmuş, adeta azgın bir boğa gibi karımın amını ve göt deliğini yalıyordum. İyice kıvama geldiğini am sularının fazlalaşmasıyla anlamıştım.

    Karım beni yavaşça üzerinden kaydırıp, yarağımı bir iki ağzına alarak, tekrar sırtüstü yatıp, “Hadi erkeğim, artık gir! Aylardır bu sikin hayaliyle kendimi parmaklamaktan bıktım, hadi sik beni!” dedi. Yarağımı amının üstüne koyup, bir iki sürtmeden sonra kafasını amına sokup yavaş hareketlerle dibini bulmuştum. Karım adeta altımda yarağımı bir vantuz gibi sıkarak tadını çıkarıyor, her amına giriş çıkışımda Ohhh’ları artıyor ve üstüste boşalıyordu. Daha külodunu çıkarmamıştım, külodun ağı açık olduğu için karımı rahatlıkla sikiyordum ve bu görüntü beni daha da azdırıyordu. Sabaha kadar her pozisyonda sikişmiş ve yorgun düşmüştük…

    Birbirimize sarılarak sohbete başlamıştık. Karım daha önce bana, birkaç kez erkek arkadaşıyla beraber olduğunu söylemişti, ama bakire olmadığından bahsetmemişti. Sorduğumda, “Bak Ferit, ben sana aşık oldum ve hayatımın sonuna kadar bu böyle devam edecek! Sen artık benim erkeğimsin ve ben seni, senin bilgin olmadan asla aldatmayacağım. Senle nişanlıyken, beni kaç tane kadın arayıp, senden ayırmak istedi biliyor musun? Ama ben senin beni sevdiğini, aşık olduğunu bildiğim için, söylenenleri amıma bile sallamadım. Sana öyle bir karılık yapacağım ki, adeta cenneti yaşayacaksın, sana seksin her türlüsünü yaşatacağım!” deyip bana sarılmış ve kaldığımız yerden devam ederek tekrar sikişmiştik.

    Bundan sonraki hayatımın çok farklı olacağının ilk sinyalleriydi bunlar. Kendi kendime (Bekle gör Ferit, bu tapılası kadın sana neler sunacak, neler yaşatacak!) deyip, bu günlerin tadını çıkarmaya karar vermiştim. Balayı günlerimiz süper bir şekilde geçiyor ve seksi bilen bir kadınla evliliğin tadını çıkarıyordum.

    Çok süper bir pørnø arşivim olduğu için, hem karımla izliyor, hem de ihtiyacı olanlara ödünç veriyorduk. Bir gün ısmarladığım bir pørnø film gelmiş, fakat o gece misafirimiz olduğu için izleyememiştik. Ertesi gün ben işteyken karım filmi izlemiş ve beni arayıp, “Çok süper bir pørnø, ben izledim, sana akşama sürprizim var!” demişti. O gün işyerinde akşamı zor etmiştim. Akşam, yurtdışından sipariş ettiğim yeni içkileri de alarak eve gittim. Karım kapıyı açtığında şaşırmıştım, sanki bir Alman kadın karşımda duruyordu. Karım kuaföre gitmiş, saçlarını açık sarıya boyatmıştı. Üzerinde süper bir mini etekle ve benimle Almanca konuşarak beni içeri almıştı. Oyunu hiç bozmadan, ben de ona Almanca karşılık verip, fantaziyi başlatmıştık.

    Karımla birlikte filmi izlerken içkilerimizi yudumluyorduk. Konunun, bir Alman kadının kocasını başka bir erkekle aldattığı olduğunu görmüştüm. Karım, kendini o Alman kadının yerine koyarak, beni gizlice içeriye alan kadını, ben de kadının erkek arkadaşını oynuyordum. Karımın bluzunu çıkarıp memelerini emmeye başladığımda, bana Almanca (Çok harika olduğumu, kocasını sevdiğini, ama bana da am göt vereceğini) söylüyordu. Ben de tam havaya girmiştim, filmdeki erkek gibi yarağımı karımın ağzına vermiş, 69 pozisyonuna gelerek ben de karımın amcığını ve götünü yalamaya başlamıştım. Ama kontrol karımdaydı, o idare ediyordu. Yine ağı açık külotlu çorapla beni deli ediyordu.

    Karım üzerimden kayarak, amını sikimin hizasına getirmiş ve bir seferde dibine kadar almıştı. Üzerimde adeta hoplayıp amını siktiriyordu. Sonra üzerimden inip, önümde domalmış, tabak gibi amcığını yarağıma dayayarak içine almış ve deliler gibi dibine vurduyordu. Bu esnada hiç Türkçe konuşmadan, sürekli Almanca küfürler ediyor, filmin orjinaline sadık kalarak sikişiyordu. Karımla sevişme ve sikişme seanslarımız en az 2 saat sürer ve ben kesinlikle boşalmadan saatlerce sikişirim. O gece de neredeyse filmi bitirme aşamasına gelmiş, karım defalarca boşalmasına rağmen ben daha boşalmamıştım. Finali, karımın bacakları omuzumda, o tatlı amına dibine kadar girerek yapmış ve ben de yarağımı çıkarıp, filmdeki gibi, karımın kasıklarına, göbeğine, memelerine boşalmıştım. İkimiz de pelte gibi olup, bir müddet uyuduktan sonra, birer duş alıp odamıza geçmiştik. Yatakta bu çılgın kadının beni ve seks hayatımızı bu kadar değiştirdiğine bir daha bakarak uyumuştum.

    O senenin yılbaşını, eşimin memleketinde geçirme kararı vermiştik. Yılbaşından 10 gün önce karım gidecek, ben de birgün önce gidip, beraber bir hafta kalıp dönecektim. Karımın ailesi çok ileri görüşlü, aydın insanlardı. Anne ve babası beni çok sevmiş ve kendi evlatları olarak görmüşlerdi. Karımı havaalanına bıraktığımda, bana, “Aşkım sensiz nasıl 10 gün geçireceğim bilmiyorum, ama sen fırsatını bulursan istediğin kadınla beraber olabilirsin, çünkü sana geldiğinde sürprizlerim olacak!” demişti.

    Karımın hiç bir sürprizinin normal olmadığını bildiğim için, heyecanla bu 10 günün geçmesini bekliyordum. Ama bu esnada şirkette bana ilgisinin olduğunu bildiğim dul bir bayan olan Asuman’la, onun evinde güzel bir gece geçirmiş ve karımın yokluğunda kendime iyi bir sikiş partneri bulmuştum. Asuman, uzun süredir benle yatmak istediğini ve karımın çok şanslı olduğunu söylemiş, hatta götünden doyasıya siktirip, göt sikme özlemimi gidermişti. Zira evlendiğimizden beri karım bana götten hiç vermemişti. Doğrusu Asuman’ın göt deliği, karımın amı kadar tatlıydı…

    ailece grup sex anal sex hikayeleri anal sex hikayesi ensest hikaye ensest hikayeler erotik hikayeler grup sex hikaye porno hikaye
  • Üvey Kızım ile Gelinimi Beraber Siktim

    Üvey Kızım ile Gelinimi Beraber Siktim

    Sabah İzmir’deki Doktordan randevu saatinin diğer güne alındığını öğrendiğimizde, gün boyu apar topar hazırlanıp, gece saat 22:00 gibi Ankara’dan İzmir’e doğru yola çıktık. Arabayı yaşlıca olan şoförüm kullanıyordu, yanında karım. Arkada solda gelinim, yanında yani ortada kaynanam, en sağda da 16 yaşındaki üvey kızım Sinem ve ben. Doktordan sonra yazlığa gitmeye niyetlendiğimizden, Sinem’le kucak kucağa idik. Kaynanam, arkada, ortada oturmayı sever. Hem yolu görüyor, hem ayakları rahat ediyormuş. Hanım, uzun yolda şoför uyumasın diye ve arkada dört kişi oturmaktan kurtulmak için önde. Sinem’le ben zaten oldum olası iyi uyuşup anlaştığımız için, biz de memnun olarak arkada, sağda yerimizi kabullendik.

    Polatlı’yı geçip, Sivrihisar’a doğru yol aldığımızda, karım, gelinim ve kaynanam çoktan horlamaya başlamışlardı bile. Sinem şoförle ordan burdan saçma sapan konuşuyor, el kol hareketleri yetmezmiş gibi kucağımda da hop oturup hop kalkıyor, bir o yana bir bu yana, kendini bir sağıma bir soluma, bir ayaklarımın arasına yerleştiriyordu. Ben de farkında olmadan ellerim belinde, göbeğinde ona yardımcı oluyor, rahat etmesi için çaba harcıyordum. Aynı zamanda (Ne yapıyor bu kız? dememe kalmadı), sikimin kabarıp, sıkışıp beni rahatsız ettiğini fark ettiğimde, Sinem de bir anda sessiz kalıp, götünü iyice sikime bastırmaya başladı.

    O zamana kadar aklımdan geçmeyen bir sürü düşünceler, görüntüler birbiri peşine beynime yığılmaya başladı. Şimdi, üvey kızım Sinem kucağımda kendisini bana ittirir, yaslarken ister istemez bir sürü duygular uyandı. İlk aklıma gelen, Sinem’in amcığı, bir de götü oldu.

    Kaynanam uyanmasın diye, sol elimle Sinem’in belinden kavrayıp, biraz yukarı alıp, sağ elimle de pantolonumun içinden sikimi sıkıştığı yerden kurtarıp, göbeğime yaslatıp rahatlamıştım. Sinem, güya şoförle konuşmak için öne eğilip, sikimi götünün arasına denk getirdi. Üstünde, pek de uzun olmayan, etek vardı. Pantolon giymemişti. Yola çıkmadan kimin nerede oturacağı tartışılmıştı. Kerata, tahmin ediyorum, bütün bunları hesaplamış, özellikle pantolon giymemişti. Böyle düşününce, daha bir heyecanlanıp, sikim daha bir sertleşti. Sinem de artık çekinmeden götüyle iyice sikime baskı yapmaya, götünü sikime sürtmeye başladı. Ben, Sinem’in bu hareketleri bilinçsizce yaptığını düşünürken, o andan itibaren kasıtlı yaptığını ve zevk aldığını anladım. Sinem üvey kızım, ama benimkisi de nefis yani! Üstelik ikimiz de zevk alıyorduk bundan, aramızda hiç konuşmadan, ikimiz de bundan fazlasını istiyorduk …

    Uzun süre nefsimle mücadele ettikten sonra, nefsime yenildim ve daha ileriye gitmeye karar verdim. Sinemi sol elimle belinden kavrayıp, yukarı kaldırdım, pantolonumun fermuarını indirdim, zor da olsa sikimi dışarı aldım. Bu arada Sinem benim zorlamama meydan vermeden kendini yukarı çekip bekliyordu. Eteğini kaldırıp külodunu aşağıya sıyırdım. Üvey kızımın küçücük göt deliği ve hemen atında bir çizgi gibi birleşmiş amcık dudakları, sikimin bir karış yukarısında bütün ihtişamı ile duruyordu. Baktım ağzımda tükürük kalmamış, çok heyecanlanmışım. Avucumu Sinem’in ağzına uzattım, kulağına fısıldayarak, “Bolca tükür avucuma!” dedim. Hem sikimi, hem onun göt deliğini iyice ıslattım. “Yavaş!” dedim, yavaş yavaş sikimin başını götünün deliğine denk getirip, Simem’i oturtmaya başladım. Bir süre sonra kendisi küçük küçük zorlamalar, bastırmalarla, acısını ayarlayarak sikimin başına oturmaya başladı. Bu arada yine saçma sapan konuşuyor, zırvalıyordu ama, garip kaçmıyordu. Şöyle bir etrafa göz attım, her şey yolunda gibi görünüyordu. Gelinim, kaynanam ve karım uyuyorlardı. Şoför de zaten hem yolla hem Sinem’in çenesiyle meşguldü.

    Ben Sinem’den daha çok zorlanıyordum. Her an patlayabilirdim. Zamansız gelmemek, boşalmamak için kendimi epeyi zorladım. Hatta bir ara ödenmemiş çekleri borçları düşünerek kendimi tutmayı, boşalmamayı becerdim. Sinem halen küçük küçük bastırmalarla başını içine almaya çalışıyordu. Heyecandan tükürüğüm nasıl yok olduysa, şimdi de bir anda ağzımın suları dolmaya taşmaya başladı. Hemen tekrar bolca Sinem’in götünü ve sikimi ıslattım. Belinden hafif hafif bastırmalarla ona yardımcı oluyordum. Sinem Şöföre durmadan masal anlatıyor, anlattıklarını da seslendiriyor, “Oooovvv…, Ahhhhh…” gibi sesler çıkarıyordu. Bir ara kuvvetlice “Ahhh!” çekip, başını içine almayı başardı. Bu arada gelin ve kaynanam uyandı tabii. Ne oluyor der gibisinden bakındılar. Sinem hemen, “Masal anlatıyorum Anneanne!” dedi. Gelinimle kaynanam yeniden uyumaya koyulunca, Sinem başladı sikimi kaydıra kaydıra götüne almaya. Köküne kadar oturduğunda, sanki anlattığı masalın Ohhhh’larını anlatır gibi derin bir “Oooohhh!” çekti. Doğrusu şaşırdım kızın bu oyunculuğuna.

    Ben sırtımı arkaya vermiş, sikim dibine kadar üvey kızımın götünün içinde, öylece oturuyorum, bir elimi eteğinin altından amına atmışım, klitorisini okşuyorum. Sinem çok küçük hareketlerle, aşağı yukarı inip çıkmaya başladı. Bu arada biz de neredeyse Afyon’a geldik geleceğiz. Gerçi var daha biraz ama, alışkanlık, durup çay molası v.s. vereceğiz. Ben de alttan hafif hafif pompalamaya başladım. Sinem iyice alıştı, inip çıkmaya başladı sikimin üstünde. Ben artık kendimi koyverdim, ne olacaksa olsun deyip, Sinem’in belinden göbeğinden sarılıp onu üstümde at gibi hoplatmaya başladım. Bir anda şiştim ve patladım. O da aşağı yukarı aynı zamanlarda sarsılıp kasılmaya başladı ve elime boşalarak rahatlayıp durdu. Uzunca bir süre öylece bekledik. Benimki yavaş yavaş götünün içinde inmeye, küçülmeye başladı. Sinem kendini kurtarıp, külodunu çekti. Ben de sikimi pantolonumun içine, yerine oturtabildim.

    Tam da bu durumda gelinim kaynanamın arkasından elini uzatıp, omzumu dürterek, bana, ‘Seni seni!’ der gibi işaret parmağıyla işaret yapmaz mı! ‘Anlamadım, ne diyorsun?’ der gibilerden göz kırptım. O da ne? Gelinim iki parmağının arasından baş parmağını geçirip (çomak işareti yapıp), yumruğunu yüzüme doğru sallamaz mı? Başımdan kaynar sular döküldü. Gelinim anlamıştı durumu. Nasıl anladı, gördü mü, görmedi mi, bilmiyorum ama, olanın bitenin farkındaydı. Ben de hemen işaret parmağımı dudaklarıma götürüp ‘Sus, aman kimse duymasın!’ anlamında işaret ettim. Gelinim başını salladı, ‘Merak etme!’ der gibilerden. Ama, eliyle kendisini göstererek avucunun içiyle de memelerine doğru işaret etti. Anlamıştım, demek gelinim de istiyordu! Vay orospu vay dedim içimden. Güldüm, göz kırptım, başımla onayladım. Gelinim de güldü, dudaklarını diliyle yaladı, bakıştık, anlaştık. Üvey kızım kucağımda, gelinim de kaynanamın arkasından elini uzatmış, çaktırmadan ensemi boynumu, saçlarımı ve kulak mememi okşayarak, Afyon’a kadar geldik.

    Afyon’da mola verdiğimizde herkes hemen tuvaletlere seğirtti. Ben tuvalette külodumu çıkardım, cebime koydum. Temizlendim. Millete yiyecek içecek bir şeyler ısmarladım. Bir çay içip, şöyle biraz ayaklarımı rahatlatacağımı, yürüyeceğimi söyledim. Gelinim hemen, “Ben de geliyorum baba!” dedi. Aslında üvey kızım gelmek istiyordu o yürüyüşe, ama gelinim erken davranmıştı. Gelinimle dışarı çıktık. Tesisin ışığının aydınlatamadığı koyu karanlık bir köşeye doğru yürüdük. Hiçbir şey konuşmadan hemen gelinimin beline sarılıp, kendime çekip, dudaklarını ağzımla kapattım. Dilim ağzının içinde yılan gibi kıvrılıyordu. Gelinim kendisini toparlayamadan inlemeye, kıvranmaya başladı. Gelinim de aç kurtlar gibi öpüşlerime karşılık veriyordu. Fermuarımı açtım, sikimi çıkardım, “Seni de götünden sikeceğim, alabilecek misin bakalım, benim güzel gelinim?” dedim. Gelinimin, “Hiç durma, o orospu kızını nasıl siktiysen beni de hemen şimdi götümden sik!” diye sokak ağzıyla argo konuşması beni iyice alevlendirdi. “Al, nasıl istiyorsan kendine göre hazırla bakalım!” dedim. Daha o sikimi eline alıp ağzına sokmadan kazık gibi oluverdim. “Hadi bakalım orospu, iyice bir yağla tükürüklerinle, yoksa senin o götünü kuru kuru bağırta bağırta sikerim!” dedim. Sikimi ağzına alıp iyice hazırladı.

    Gelinimi domalttım, eteğini beline toplayıp, külodunu indirdim. El yordamıyla götünün deliğini bulup, sikimi deliğin ağzına yerleştirdim, belinden kendime çekerken yüklenmemle başı içine girmişti. Gelinimin ağzından “Iıhhh!” diye sessiz bir çığlık çıktı. Biraz bekleyip iyice yüklendim. Gelinim de hepsini içine almıştı artık. “Al bakalım benim orospu gelinim, çok mu merak ettin babanın yarağını, ye bakalım!” diyerek sikiyordum gelinimin götünü. Gelinim de, “Buldun buz gibi götü, sik bakalım. İlk> sen bakıyorsun tadına, nasıl beğendin mi götümü?” diye sordu. “Harika götün varmış!” diyerek pompalamaya devam ediyordum. Gelinim inleyerek, “Amıma da sok, bir amımdam bir götümden sik beni!” diye kıvranıyordu. “Sen neymişsin yavrum benim, yoksa oğlan yetmiyor mu, beceremiyor mu seni, iyi sikemiyor mu?” dedim. Gelinim de, “Önce bir kaldırabiliyor mu diye sorsana! Kalkmayan sikle beni nasıl siksin?” dedi. “Vay benim aç gelinim vay, bundan sonra seni de ben doyururum, merak etme!” derken götüne giriş çıkışlarım hızlanmış, yarağım iyice şişmiş, patladım patlayacağım.

    Gelinimin götünden çıkarıp amına soktum. Birkaç Git Geld’en sonra ben çeşme gibi amına boşalırken, gelinim de aynı anda sarsılarak, kıvranarak boşalmaya başladı. Sikimi amından çıkardığımda hemen döndü ve ağzına aldı, bir güzel yaladı temizledi. Dudakları dudaklarımı bulduğunda diliyle sanki ağzımı sikiyordu. “Doymadın değil mi orospu gelinim benim?” dedim. “Doymadım tabii!” dedi. “Merak etme güzelim, yazlıkta seni doyuracam, şimdi fazla gecikmeden bizimkilerin yanına gidelim hemen!” dedim. Giderken gelinim, “Oh ne güzel, İzmir’e kadar yine Sinem’i sikeceksin!” dedi. “Çeşme miyim ben? Zor biraz!” dedim. Gelinim de, “Var mısın iddiaya, sen istemesen bile Sinem seni uyandırır ve kendini siktirir sana. O ne orospu o, bilmezmiyim! Bulmuş böyle bir fırsat, kaçırır mı orospu? Keşke Sinem’le ben yer değiştirebilsem!” dedi. “Vay azgın gelinim, merak etme ileride seninle güzel sikişmelerimiz olacak!” deyip yatıştırmaya çalıştım gelinimi.

    Yanlarına vardığımızda bizimkiler yemeklerini daha yeni bitirmişler, şoförle birlikte alış verişe çıktılar. Bu arada ben de ayaküstü duble porsiyon kaymaklı ekmek kadayıfını bir güzel mideme indirdim. Yetinmedim, böyle durumlar için hep yanımda bulundurduğum o meşhur güçlendirici haplardan hemen bir tane yuttum.

    Arabaya yine aynı nizamda oturarak yola koyulduk. Herkes molanın verdiği uyanıklıkla, şarkılar vs. söyleyerek neşeli bir şekilde yol aldık. Kısa bir süre sonra karımla kaynanam yine horlamaya başladılar. Ama bu kez gelinim uyanıktı. Ara sıra göz göze geliyor, gözlerimizle sanki sevişiyorduk. Sinem kucağımda etrafa şöyle bir göz attıktan sonra elini eteğinin altından uzatıp sikimi bir yokladı. Fermuarım açıktı. Fark etti, elini soktu, külodumun olmadığını anladı, eliyle sikimi bulup, başladı oynamaya. Ben de eteğinin altına elimi uzattığımda onun da (molada, tuvalette) külodunu çıkardığını anladım. Baba kız külotsuzduk. Elimle amcığını karıştırmaya, sıvazlamaya, okşamaya başladım. Sikimi çıkarıp, bacaklarının arasına aldı, amcığına badana yapıyor, fırça çekiyordu. Benim sikim de kıvama gelmişti yine. Kulağına eğilip, “Sakın önden içine alma!” dedim. Duydu mu, duymadı mı, anladı mı, anlamadı mı bilmiyorum ama, sanki atına binmiş de, üzerinde rahvan gidiyormuş gibi tempolu bir ritmle boyuna fırça çekiyordu.

    Şeytana pabucunu ters giydirir benim bu üvey kızım olacak orospu, elini ayağımın dibinde duran çantasına atıp, (demin Marketten alışveriş yaparlarken kimseye sezdirmeden almış olduğu) bebe yağını çıkardı verdi bana ve avucunu açtı! Avucuna biraz bebe yağı döktüm, götünün o şahane kara deliğini bir güzel yağladı. Sonra elinde kalan yağı da sikime sıvazlayarak sürdü. Bebeyağını çantasına geri koydum ve sikimi elimle götünün deliğine ayarlayıp yavaş yavaş sikimin üzerine oturtmaya başladım. O da kendini bastırarak, ilk sefere göre daha kolay ve kaygan bir şekilde hepsini içine aldı. Yine derin bir “Ohhhh!” çekti ama bu seferki sessizdi. O sırada gelinime baktım, eliyle zafer işareti yapıyordu, göz kırptım ve gülümsedim. Sinem yavaş tempo ile kalkıp oturarak yarağımı götünün içinde milim milim hissetmek ister gibi inip çıkıyordu. Artık öyle hemen boşalmazdım, boşalacağımı boşaltmıştım zaten. Şimdi üvey kızımın o şahane götünün, ben de milim milim tadına varıyor, keyfini çıkarıyordum.

    Benim, bir şeyden anlamaz zannettiğim üvey kızım sanki kırk yıllık siktirici gibi, değme orospulara taş çıkartıyordu. Taa sikimin başına, şapkasına kadar götünden çıkarıyor, sonra tadını ala ala dibine kadar içine alıyor, alırken de büzüğünü sıkıp sıkıp gevşeterek beni delirtiyordu.

    Gelinim kendisini arkaya vermiş, gözleri kapalı, eli önünde, büyük ihtimalle masturbasyon yapıyor, kendi kendini tatmin ediyordu. Sinem sikimi götünden çıkararak tekrar bacaklarının arasına alıp, badana fırçaya devam ediyordu. Ben zevklerin birinden öbürüne geçiyordum, elimin biri amcığında, öbürü memelerinde, hafif hafif yoğuruyorum. Sinem dayanamayarak, kendisini ve başını geriye atarak dudaklarını dudaklarıma doğru uzatmaya çalıştı. Artık film kopmuştu, o hokka dudaklarını dilimle aralayarak ağzının içinde dilleşmeye başladık. Bir yandan kaynanam uyanmasın, bir yandan aman şoför bir şey fark etmesin diye kendimi kontrol ederken, Sinem’in neler yaptığının farkında olmadım. Biz öpüşür, dilleşirken, bir anda sıcacık, daracık bir kuyuya girdiğimi, kaydığımı fark ettim. Anladığımda iş işten geçmişti. Üvey kızım kendisini bana bozdurtmuştu. Artık kadındı!

    Kulağına, “Na’ptın sen?” diye sessizce ve biraz da kızgınlıkla fısıldadığımda, “Karışma bana!” diyerek, az önce götüne aldığı gibi, şimdi de yavaş yavaş oturup kalka kalka, amcığına alıyordu. Kendisini iyice öne alarak, yediğinin tadını çıkarmaya çalışır gibi temposunu ayarlayarak yarağımın üstünde gidip gelmelere başladı. İçinde ilk kez duyumsadığı aletle sanki müzik çalıyor, raks ediyordu. Ama, tüm bunları az hareket, çok yoğun hissetmelerle yaptığı için daha fazla dayanamayarak, sessiz kalmaya çalışarak, bitmek bilmez kramplar halinde amından ilk orgazmını yaşıyordu.

    Ben cebimden külodumu çıkardım, sikimin ve Sinem’in amının sularını ve kanlarını sildim tekrar cebime koydum. O da çantasından pedlerini aldı, bir kez de kendisi sildi, temizledi. Sonra sağ bacağıma oturarak, sırtı kapıya doğru, bana yan dönüp sol kolunu boynuma attı, ben de belinden sardım, başı omzumda, uyuyan baba kız tablosu olduk. Beni sik halen kazık gibi meydanda, gelin eğilip (ağzının suyu akarak) bakıyor, Sinem elini atmış sıvazlıyor, ağzı boynumda, dudaklarıyla küçük küçük, kulağımı boynumu gıdıklıyor, öpüyor, dilliyor. “Yapma, uyu artık!” diyorum, “Canavar uyanık ama!” diyor, devam ediyor. Hep fısıl fısıl sessiz konuştuğumuzdan, o da ayrı bir heyecan ve haz veriyordu. Sinem’e, “Gelin biliyor, fark etti!” dedim. O da, “Biliyorum, ben de epey zamandır farkındayım, çok da hoşuma gidiyor aslında onun bizi izlemesi!” demez mi! Vay orospular vay, ben de kendimi uyanık, cingöz biri sanırdım güya. Gelin de, kız da çoktan Üsküdar’ı geçmişler de haberim yok.

    “Hadi toparlanalım artık, dinlenelim biraz!” dedim. Ama Sinem sikimi sıvazlamaya devam ederek kulağıma, “Tamam toparlanacam, fakat önce son birkez amımdan sikeceksin ve içime boşalacaksın!” diye tehditkar bir şekilde emrivaki yaptı. (Vay anasını, ya ben şimdi bugün böyle orospu yaptım bu kızı, ya da zaten iyice kaşarmış! deyip) tekrar Sinem’i kucağıma oturttum. Anında amına aldı orospu. Çok değişik duygular heyecanlar gidip gelmeler arasında artık ben de dayanamadım, 15-20 dakika Git-Gel’den sonra amının içine çeşme gibi akmaya başladım. Boşaldım ve rahatladım. Sinem, sikim içinde inene sönene kadar amıyla hareketlerine devam etti ve kendisi de orgazm olup boşaldı. Sonra yine çantasından aldığı pedleriyle temizlendi ve sikimi de bir güzel temizledi sildi, pantolonumun içine yerleştirdi.

    İkimiz de toparlanarak, tekrar uyuyan Baba-Kız tablosuyla sabahın erken saatlerinde İzmir’e vardığımızda kafamda tek şey vardı: Çeşme’de yazlıkta, gelinim ve üvey kızımla yaşayacağım yeni maceralar…

    ensest hikaye ensest hikayeler porno hikaye porno hikayeleri porno hikayesi