Blog

  • Yabancı Yengemi Fena Siktim

    Yabancı Yengemi Fena Siktim

    İstanbul’da iyi bir üniversite kazanmıştım. Üniversitede ilk yılım kaynaşma partileri yerine yoğun atölye çalışmalarında geçti. Günün 14 saati okulda geçiyordu. Yurtta çalışabilecek ortamım da yoktu. Yoğun olan derslerime çalışabilmek için eve çıkmak zorunda kaldım. Aslında İstanbul’da yaşayan Remzi abim kendilerinde kalmam için çok ısrar etmişti, ama onlara yük olmak istemedim. Yine de tuttuğum ev onlarla aynı mahalledeydi. Bir binanın çatı katında kaçak yapılmış, bir kulübe havasında, huzurlu ve güzel, küçük bir daire idi. Bina sakinleri efendi bir öğrenci olduğum için beni sevmişler ve kollamaya başlamışlardı. Her akşam diğer dairelerden yemekler geliyordu. Çok geçmeden mahalleli ile de kaynaştım. Esnaflar dükkanını, tezgahını emanet edip giderlerdi…

    Remzi abim 40 yaşında yeni evlenmişti. Karısı çok güzel Rus bir kadındı, her zaman beğenmişimdir. Her gece rüyalarımı süslese de ablam gibi davrandım hep. Üniversitede hep sevgililerim oldu. Cinsel açıdan fazla aktiftim. Ama sorun eve kız arkadaşlarımı getirememekti. Bir iki getirdikten sonra komşulardan biri sert bir dille uyarmıştı beni. Bu sebepten yengem bana arka çıkıp kızları atacak ev olarak kendi evlerini kullanmama izin veriyordu. Kendisini arayıp, “Yenge arkadaşla proje yapacağız!” dediğimde hemen kendine bir iş uydurur ve evden ayrılırdı. Çarşafa akan döllerimi yengem görmesin diye hemen çarşafı toplar makinaya atardım. Arada unuttuğum veya acele ile toparlamaya fırsatım olmadığı da olmuştur. Birkaç sefer yengem erken geldiğinde gürültümüze şahit olmuştu. Hatta bir seferinde kızı gönderip duşa girdiğimde yengem banyoda beni duş alırken görmüştü. Yengeme karşı hiç yanlışım olmasa da, bir kirli külotunu çalmıştım. Bir de dükkanlarında olduğumuz zaman dar olan tezgah arkasında hafif sürtünmeler oldu…

    Üniversite bitti, işe başladım. Aynı evde oturmaya devam ettim. Yengeme içten içe vurgundum. Denize, havuza, pikniğe birlikte giderdik. Benim tek yaptığım şey çaktırmadan yengemi kesmek olurdu. İzmir’de kendi işimi kurmak için terkettim İstanbul’u. Haftada 2-3 sefer Remzi abimle, 1-2 sefer yengemle kesin telefon konuşması oluyordu. Artık uzaktaydım ve yengemi görememek beni yoruyordu. Hiçbir kadın o yorgunluğu dindiremedi.

    Bir gün öğleden sonra 4 gibi Whatsaptan yengem bir fotoğraf gönderdi. Kestirdiği saçlarını görmem için yandan çekilmiş bir fotoğraftı. Fotoğrafta dikkatimi çeken saçlarından çok füze gibi duran memeleri oldu. Beyaz süveter içinde görünüm harikaydı, büyüklerdi ama cidden büyüklerdi. Hemen aradım ve “Yenge, abim kıskanır, bu fotoğrafı kimseye gösterme!” dedim. Saçlarını beğendiğimi düşündü ve o müthiş Rus aksanıyla, “Teşekkür ederim, ama abin kıskanmaz. Zaten kendisi çekti o fotoğrafı. Sadece arkadaşım Gülay’a ve sana gönderdim!” dedi. Ben de, “Saçlarından dolayı kıskanmaz yenge, ama göğüslerin çok belli olmuş, ondan kıskanır!” dedim. “Olur mu canım, belli değil, hem süveter var…” falan dedi. Ben de, “Tamam o zaman bir daha bak öyle konuşalım!” dedim.

    Baktı ve bana hak verdi. Yengemle çok kez benim çıktığım kızlar hakkında konuşmuştuk, ama ilk defa kendisi hakkında konuşuyorduk. Şimdi konu kapanmadan ilerletmek istiyordum muhabbeti, yoksa bir daha fırsat olmayacaktı. Göğüslerinin çok güzel göründüklerinden bahsettim ve “Süveterle böyleyse süvetersiz nasıllardır diye düşünüyorum!” dedim. Yengem, “İyidirler sanırım, Remzi’ye sorman lazım!” dedi. Ben de, “Sorayım da beni vursun değil mi?” deyince güldük. Dalga geçti benimle, “İstersen Topless göndereyim?” dedi. “Olurrrr! Bekliyorum!” dedim ve kapattım telefonu.

    Aradan 10 dakika geçti, benim ellerim ayaklarım buz gibi olmuştu. Artık ok yaydan çıkmıştı ve en fazla bir daha benle konuşmaz diye düşünüyordum. 10 dakika çok uzun gelmişti. Tekrar aradım ve “Göndermedin?” dedim direkt. Yengem, “Saçmalama!” diye karşılık verdi. Ama ben geri adım atmamakta kararıydım. “Yenge, sen soktun aklıma, göndermezsen aklım hep orada kalacak, çıldırabilirim!” diye şirinlikler yaparak konuyu dağıtmadan baskı yaptım. Yengem sonunda, “Tamam, sadece bir tane göndereceim, ama hemen sil!” dedi. “Tamam!” dedim ve kapattım. Yine beklemeye başladım.

    5 dakika sonra halen gelen mesaj yoktu. Aradım meşgul yaptı. Hemen ardından mesaj bildirimi geldi. Gelen harika bir fotoğraftı, fakat sütyenli! Yeniden aradım. Bu sefer şirinlikten uzak, erkeksi ve kendinden emin şekilde, “Yenge, plajda ve havızda seni en az 50 kere bikiniyle gördüm, istediğimin ne olduğunu biliyorsun!” dedim ve kapattım.

    15 dakika sonra yeniden bir mesaj bildirimi ve o beni benden alan fotoğraf ekranımdaydı. Büyük, beyaz, yusyuvarlak, dik memeler. Hem de hayranı olduğum kadından. Bu fotoğraf ile konunun açılmasını sağlayan fotoğraf arasından 5 saat geçmişti. Saat 21:00’i bulmuştu. Abim dükkanı gece 1’de kapatıyordu. Halen 4 saat kadar vaktim vardı. Değerlendirmem gerekiyordu ve değerlendirdim de. Aradım ve 2 saate yakın güzelliğinden, yıllardır içimde tuttuğum düşüncelerimden bahsettim. İyice gevşedi ve ilk başlarda sadece dinleyen yengem konuya müdahil olup sohbeti uzatmaya başladı.

    Yengeme, “Bana 5 dakika müsaade et, banyoya gitmem gerek!” dedim. Hınzırlaşmıştı yengem, neden olduğunu çok iyi anlamıştı. “Çişin mi geldi sohbetimizden?” dedi. Ben de güldüm ve “Sen neyimin geldiğini çok iyi biliyorsun!” dedim. “Kapatma telefonu, işine bak, ben dinlerim!” dediği zaman bu işin sonunda skor olduğu gün gibi meydana çıkmıştı. Sadece bir kerelik bir telefon muhabbetinden çok ötesi olacaktı.

    Kapatmadan banyoya gittim ve kulaklıkla konuşmaya devam ettim. “Yanımda olsaydın o memeleri çürütene kadar ısırır, emerim. Az sonra akacak olan döllerimi üzerine attırırım, memelerini arasına sokar arasında git-gel yaparım!” diyerek 31 çekiyordum. Az sonra yengemin de nefes alış verişi değişti. Anladım ki o da kendisiyle ilgileniyordu. Hemen, “Görüntülü konuşalım!” dedim. Ama o, “Olmaz!” dedi. İlk seferden ürkütmek istemedim, “Tamam!” dedim, ama konuşmaya devam ettik. Boşalırken banyoda kirletmediğim fayans kalmadı. Sonrasında mutlu mesut kapattık ve fotoğrafa bakarak uyudum.

    Sabah erkenden uyanıp işe gitmem gerekiyordu. Yeni kişilerle tanışıp, çok işler başarmak istiyordum. Memur çocuğu olmam sebebiyle ailem sürekli, “KPSS için çalış, memur ol!” diyen insanlardı, fakat ben hırslıydım. Memur olup zengin olamazdım. Yoğun çalışma temposuna ilaveten her gece 2 saat kadar yengemle telefon seksi yapıyorduk. Görüntülü aramalara başlamıştık. Memelerinin güzelliği amının ve götünün güzelliğinin yanında sönük kalıyordu. Artık sanal sevgilim olmuştu yengem. İlk fırsatta yanına gidip sevişmek istiyordum, ama işlerden dolayı fırsat bulamıyordum.

    Aradan 6 ay geçmişti. İstanbul’da bir ihale görüşmesine çağırdıklarında en sonunda beklenen fırsat elime geçti. Gitmeden önce yengeme haber verdim. Havalara uçuyorduk ikimiz de. İş randevumdan 2 gün öncesine aldım biletimi. Yılların hasretini dindirmem gerekiyordu ve yanan iki bedenin birbirini söndürmesi gerekiyordu. Havaalanına iner inmez taksiye binip daha önceden ayarladığım otele gittim. Aradan çok geçmeden yengem geldi. Ne olduysa o an oldu. Yüzü asık, gergin ve geldiğimden hiç memnun olmamış gibiydi. Çok sinirlendim. Oturduk, sohbet kahvaltı, kahve derken, yengem, “İki gün önce adetim başladı!” dedi. Aklımı kaçıracaktım. Elimizden gelen sadece öpüşmek ve memeleriyle oynamak olacak diye hayıflandım.

    Öpüşmeler, elleşmeler, mıncıklamalarla zaman geçerken pantolonumu indirdim. İlk defa dokundu yengemin eli yarağıma. Ateş gibiydi eli. Okşadı, öptü, yaladı ve sonrasında hayatımın en güzel oral seksini yaşattı bana. En sonunda taşaklarımı yalayıp 31 çektirerek boşalttı memelerinin üzerine. Doymamıştım, ama elden birşey gelmezdi. İkinci kahveleri içip bir daha oralle boşalttı. Bu sefer ağzına boşaldım. 5 gün burada olacaktım daha, gerekirse bir iki gün daha uzatabilirdim. Duşa girdim çıktım. Yengem eve gitti. Ben de yarım saat sonra eski mahalleme gittim. Mahalle eskisi gibiydi. Güzel karşıladılar. Yedik, içtik, hasret giderdik. Sonra abimin yanına uğradım. Sarıldık hemen ve hoş beş faslına geçtik. Abim konuşurken aklımda sadece yengemin yaklaşık 1 buçuk senedir sanal sevgilim olması ve daha bu sabah memelerine ve ağzına boşaldığım geliyordu. İçten içe bir pişmanlık ve inceden bir gurur…

    Az sonra abim yengemi aradı, “Dükkana gelsene, toptancıya gitmem gerek!” dedi. Ben de sevindim, abimle gezeriz diye. Meğer abim yengeme sürpriz yapmak için öyle demiş. Biraz sonra yengem geldi. Beni görünce şaşırması, gelip sarılması, son 1 buçuk seneyi hiç bir şekilde çaktırmaması oskarlık bir performanstı. O geceyi abimlerde geçirdim. Abimin lavaboda olduğu sırada yengemi mıncıkladım. Heyecanı anlatamam. Hatta gece bir ara abimle yengemin yatak odasına kadar gidip yengemi kaldırdım ve bir parti daha ağzına boşaldım. Kalp krizi geçirmek üzereydim heyecandan.

    Ertesi sabah kahvaltı yaptık, ardından ben çıktım, otele döndüm. İhale ile ilgili son çalışmaları yaptım ve akşamki toplantıya hazırlandım. Toplantı geç saatlere kadar uzadığı için yorgun argın otele döndüm.

    Sabah erken kalkıp çıktım, kahvaltı için abimlere geçtim. Abim halen uyuyordu, kapıyı yengem açmış beni içeri almıştı. İçeri girerken yüzünde hınzır bir gülümseme farkettim. Ama asıl olay benim içimdeki tuhaf histi, yengemi görünce azgınlık başıma vuruyordu. Yatak odası ile mutfak ters konumdaydı. Abim uyansa bile bizi farkedemezdi. Hemen öpüşmeye başladık. Öpüşürken yengemin memelerini ve götünü yoğuruyordum. Götüyle oynarken elimi tutup eşofmanın içine soktu. Altında külot olmadığını farkettim ve o an içeri girerken oluşan hınzır gülümsemeyi çözdüm. Adeti bitmişti. Defalarca kez görüntülü görüşmelerde gördüğüm göt ve tatlı am ilk defa elimin altındaydı.

    Sonra yengem kulağıma, “Yorgunsun ve uyuman gerek!” dedi. Anlamıştım, “Tamam!” dedim. Daha fazla oynaşmadık ve yengem kahvaltı hazırladı. Abim uyandı, kahvaltı yaptık. Ben yorgunluğu bahane edip uyumak istediğimi söyledim. Abim dükkanı açmaya giderken yengem de beraberinde gitti. Henüz sabah saat 9 bile olmamıştı. Evden çıktıklarında cidden uzandım ve uyumuş kalmışım…

    Birden yarağımla oynandığını farkettim ve uyandım. Saat 11 olmuştu ve yengem eve gelmişti. Abimin evinde, salonda karısı yarağımı yalıyordu. Yengemi üzerime çektim ve öpüşmeye başladık. O sırada ellerimiz saldırgan bir biçimde karşılıklı vücutlarımızı araştırıyordu. Her yerde eller vardı sanki. Öpüşüp sevişirken çırılçıplak kaldık ikimiz de. Aniden 69 pozisyonuna geçtik. O benim yarağımı yalarken ben de ilk defa amını yalamaya başladım. Rus bir kadından çirkin bir am bekleyemezsin zaten. Am dudaklarını ayırmadan içini göremezsiniz, sadece bir yarık olan bu am 1 buçuk yıldır sanal sevgilim ve daha öncesinden beni benden alan yengemin amıydı. Yalamaya doymuyordum, yengemin yarak yalama konusundaki maharetlerini ise anlatamam. Taşaklarımı ve yarağımı sanki iki farklı kişi aynı anda yalıyor gibiydi. Yengemin de amı güzel kokuyordu. Ara sıra amının üzerindeki şekilli bırakılmış kılları dişlerimle çekiyordum. Yengem inliyordu.

    Sonunda dayanamadım ve yengemi altıma aldım. Misyoner olduk, bir taraftan öpüşürken diğer taraftan yavaş yavaş yengemin daracık amına giriyordum. Dibine kadar girdiğimde aniden ikimiz de kendimizden geçtik ve ben hızlanmaya başladım. Uykudan yeni uyanmış, dinlenmiş olmam, uzun zamandır bu anı bekliyor olmam gibi sebepler birleşince çok dayanamayacağımı farkettim. Yavaşladım ve yengemi üzerime aldım. Her zıplamasında memelerinin de zıplaması beni benden aldı. Yengem üstte olduğu için hızı kendine göre ayarlayıp çok sürmeden orgazm oldu. Yanıma yığıldı kaldı. 2-3 dakikalık dinlenmeden sonra yarağımı tekrar ağzına aldı ve ardından domaldı. Domalır domalmaz arkasına yanaştım ve sert bir şekilde amına girdim. Götünün yanaklarını her sıktığımda, vurduğumda elimin izi çıkıyordu bembeyaz tenine. Çok sürmeden titreye titreye boşalmaya başladım. Ben içine boşalırken yengem de bir daha orgazm oldu. İkimiz de yatağa yığılıp kaldık.

    Yarım saat sonra bir daha sevişmeye başladık. Yengem bu sefer ilk seferin heyecanını tamamen attı ve çok daha aktif bir role büründü. Yan yattı ve beni arkasına aldı. Ben amına girmeye çalışırken yarağımı tuttu ve götüne dayadı. “Lütfen yavaş ol, çok uzun zamandır ilk defa arkadan olacak, Remzi günah diye istemiyor!” dedi. Götüne girdiğimde yengem hayatımın sikişini yaşattı bana. Büzüğünü sıkıp bırakarak sanki sikimi sağıyordu. İlk sevişmemizin üzerinden henüz yarım saat geçmesine rağmen dayanamadım ve 15 dakika içinde boşaldım bu maharet karşısında. Kalktık, duşa girip temizlendik. Saat 1’e gelmişti. Daha 3 günüm vardı ve yengeme ayırabileceğim yeterli zamanım.

    +18 hikaye +18 hikayeler aldatma hikayeleri anal sex hikayeleri anal sex hikayesi ensest hikaye ensest hikayeler erotik hikayeler sex hikaye sex hikayeleri
  • Babamın Arkadaşı Affetmedi Sikti

    Babamın Arkadaşı Affetmedi Sikti

    Merhaba, ben Ezgi, 29 yaşındayım. Yediğime içtiğime çok dikkat ettiğim ve düzenli spor yaptığım için güzel bir fiziğe sahibim. Geçen sene kısa bir evlilik yaşadım ve boşandım. Yani şu anda dul bir kadınım. Genç, güzel ve dul bir kadın olmanın avantajlarını kullanıyorum. Beni sikmek için etrafımda pervane olan erkeklerden istediğimi seçip sikişiyorum.

    Anlatacağım hikayem babamın arkadaşı Osman amca ile aramda geçiyor. Osman amca 50 yaşında, yaşına göre çok yakışıklı ve karizmatik, kart zampara bir adam. Karısı yıllar önce ölmüş. Bu arada ben özel bir hastanede çalışıyorum. Gece nöbetine kaldığım bir haftaydı. Belirli periyotlarla hastanenin yatış bölümünde hastalarla ilgileniyor, ilaçlarını veriyor veya kontrollerini yapıyordum. O gece 23:00 gibi babam aradı ve “Osman amcan senin çalıştığın hastanede ameliyat olmuş, ilgilenir misin?” diye rica etti.

    Hemen hasta listesine baktım. Yeni yatış yapmıştı. Çok önemli bir ameliyat geçirmemişti, ama en az 3-4 gün yatması gerekiyordu. Odasına gittim, geçmiş olsun diledim ve ilgilenmeye başladım. Osman amca beni gördüğüne çok sevinmiş, mutluluktan havalara uçmuştu adeta. Ben ilk pansumanını yapmaya başladım. Bu sırada iyi ki burada olduğumu söyleyip duruyor, “Görmeyeli ne kadar güzelleşmişsin!” gibi iltifatlar yağdırıyordu. Pansumanını yaptıktan sonra diğer hastalara bakmak için odadan çıkacağımda, Osman amca, “Boş vakitlerinde gel, sohbet ederiz Ezgiciğim!” dedi.

    Diğer hastaların kontrolünü yaptıktan sonra odama geçip bir kahve içtim. Bulunduğum kat yoğun değildi, birkaç hasta vardı, onlar da yarın taburcu olacaktı zaten. Nöbeçti olarak benden hariç bir de doktor vardı. Ama doktor gecenin ilerleyen saatlerinde odasına çekilip uyurdu genelde. Acil bir durum olmadıkça da ben onu uyandırmaz, kontrolleri ben yapardım. Kahvemi içtikten sonra Osman amcanın yanına gittim.

    Osman amca uyumamış, TV izliyordu. Özel odadaydı, tek başına kalıyordu. Yatağının kenarına oturup, “Nasılsın Osman amca, ağrın sızın falan var mı?” diye sordum. Osman amca elini bacağıma koyup, “Valla Ezgiciğim seni görünce tüm ağrılarım geçiyor!” diye iltifat etti. Ben de gülümseyerek karşılık verdim. Osman amca ameliyattan sonra üzerini değiştirmemiş, ameliyat önlüğüyle duruyordu. Yardım edecek kimsesi de olmadığı için, “Üzerimi değiştirmeme yardımcı olur musun?” diye rica etti. Kıramayıp kabul ettim, sonuçta özel misafirimdi, ama onu çırılçıplak görecek olmak da biraz garibime gitmişti.

    Onu yatağın kenarına oturtup üzerindeki önlüğü çıkardım. Çırılçıplaktı artık. Çantasından giyeceği şeyleri getirdim. Bu sırada göz ucuyla Osman amcanın sikine bakıyordum. Gördüklerim gerçek olamazdı. Adamın siki inik haldeyken bile kocaman ve kalın bir şeydi. Taşaklarının her biri ise yumruğumdan büyüktü. Boşandığım kocamın ve ondan sonra sikiştiğim erkeklerin hiç birinde böyle büyük taşaklar yoktu. Bu durum çok ilgimi çekmiş ve içimde bir şeyler kıpırdamaya başlamıştı. Çünkü erkeklerin taşaklarıyla oynamaya bayılırdım. Hem sakso çekerken, hem de sakso sonrası uzun süre oynardım taşaklarıyla…

    Üzerini giydirmeye yukarıdan başlamıştım. Atletini giydirirken Osman amca hareket etmekte biraz zorlandığı için sürekli yakın temastaydık, dizim bazen sikine ve taşaklarına sürtünüyordu. Osman amca kendini tutuyordu sanki, siki erekte olacak gibiydi. Daha sonra külodunu aldım ve giydirmek için önüne çömeldim, siki ve taşakları tam karşımda duruyordu ve içim gidiyordu, ellememek için zor tutuyordum kendimi. Külodunu ayaklarından geçirirken külodu bir ayağına takılmış ve ben dengemi kaybetmiştim. “Ay düşüyorum!” deyip sanki refleksle yapmışım gibi elimi sikine attım. Dengemi bulana kadar da elim birkaç saniyeliğine sikinde durmuştu.

    Dengemi sağlayığ külodunu yukarı doğru çektim. Bu sırada gördüklerime şok olmuştum, daha fazla dayanamayan Osman amcanın siki erekte olmuştu. İçimde çok garip bir his vardı, sanki amım karıncalanır gibi olmuş, o an önümde duran siki adeta ağzıma almak istemiştim. Sikine baktığımı fark eden Osman amca utanarak, “Pardon kızım!” dedi. Doğrusu ikimiz için de garip bir durumdu. Ben pijamasını da giydirdim ve yatağa yatırdım. Müsade isteyip odadan çıktım. Sabah olup nöbetim bitene kadar aklımdan çıkmadı Osman amcanın siki ve taşakları…

    Ertesi gece mesaiye başladığımda bulunduğu katta bir tek Osman amca kalmıştı. Hemen yanına gidip selam verdim, halini hatırını sordum. Beni gördüğüne çok sevinmişti. Benim ise aklım halen onun sikindeydi. Biraz odanın içinde yürütmeye başladım Osman amcayı. Yürürken benden destek alıyor, belimden tutunuyordu, ama eli adeta popomun bir yanını avuçlamıştı. Ses etmiyordum bu duruma…

    Biraz yürüttükten sonra ağrılarının başladığını söyleyip ağrı kesici vermemi istedi. Yatağa uzandırdım ve “Hemen ağrı kesici vermeyelim, ben sana biraz masaj yapayım!” dedim. Kollarından başlayıp bacaklarına doğru indim. Bacaklarının üst kısımlarını ovarken siki de uyanmaya başlamıştı. Osman amca da bu sırada çok iyi geldiğini söyleyip devam etmemi istiyordu. Az sonra siki tamamen kalkmış ve pijamanın içinde çadırı kurmuştu. Yüz yüze geldik ve birbirimize utanıyor gibi bakış attık. Osman amca, “Pardon kızım, senin gibi güzel birine karşı dayanamıyor bu meret!” deyip mahçup bir şekilde gülümsedi. O an ben de utanmıştım, ama yine de gülümseyip, “İnsanlık hali, hep görüyoruz hastalarda zaten!” dedim.

    Masaj yapmayı bıraktıktan az sonra siki inmişti. Osman amca WC’ye gitmek istediğini söyleyip yataktan indi. Hemen yardım edip koluna girdim, WC’ye kadar götürdüm. Küçük tuvaleti gelmişti, ayakta yapacaktı. Pijamasını ve külodunu aşağı sıyırdığımda yine o kocaman siki ve taşaklarıyla karşı karşıya kalmıştım. Osman amca iki eliyle de korkuluklardan tutunduğu için sikini klozete nişanlayamıyor ve işerken etrafa sıçratıyordu. Hemen fırsattan istifade sikini tuttum ve işemesine yardımcı oldum. Bu hareketime çok şaşırmıştı, ama siki de yine uyanmaya başlamıştı.

    İşemesi bitmişti. Islak mendille sikini ve taşaklarını silmeye başladığımda artık siki tamamen kalkmıştı. Osman amca yine utanarak, “Pardon kızım!” dediğinde, ben de, “Bu sürekli böyle kalkacak mı Osman amca?” deyip güldüm. O da, “Valla bu sefer suçlusu sensin, yıllardır bu merete kadın eli değmemişti!” deyip gülümsedi. O an kendimi saldım ve “Sen benim özel hastamsın, ben burada senin rahat etmen için varım. Madem suçlusu benim, hemen kendimi affetireyim!” dedim ve önüne çömelip kalkık sikini ağzıma aldım. Osman amca, “Napıyorsun?” diyerek şaşırmıştı. “Bana bırak kendini!” deyip yalamaya devam ettim. Sikini yalarken de taşaklarını okşuyordum.

    Ben yaladıkça siki daha da büyümüş, ağzımın içini doldurmuştu. Osman amca artık bir eliyle korkuluktan tutunurken diğer eliyle de saçımı okşuyor ve deli gibi inliyordu. Saçımdan tutup sikine bastırmaya başlamıştı. İştahla yalamaya ve taşaklarıyla oynamaya devam ettim ve çok geçmeden ağzıma boşaldı. Tüm döllerini yutup ayağa kalktım. Ben ayağa kalkar kalkmaz Osman amca dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı dudaklarından zorlukla kurtarıp, “Yavaş ol bakalım!” deyip yatağına götürdüm.

    Koridoru kontrol edip tekrar geldim. Odanın kapısını kilitledim ve soyunmaya başladım. Ben soyundukça Osman amcanın gözleri fal taşı gibi açılıyordu. Tamamen soyunduktan sonra Osman amcayı yatağa sırt üstü yatırıp üzerine çıktım. Amımı inik sikine sürtüyordum. Elimi de taşaklarına atmıştım. Osman amca da memelerimi avuçluyor, ağzına alıyordu. Sürtünürken siki yeniden kalkmış ve amım da ıslanmıştı. Aşırı azmıştım, ama tadını çıkarmak istiyordum. Tekrar yalayıp sikini ıslattım, sonra göğüslerimin arasına aldım ve git gel yapmaya başladım…

    Artık içimde hissetmek istiyordum. Sikini elimle tutup amımın girişine yerleştirdim ve yavaşça içime almaya başladım. Siki köküne kadar amıma girdiğinde ikimiz de inledik. Aşırı zevk alıyordum, daha önce böyle bir heyecan yaşamamıştım. Hafif hafif kalkıp oturmaya başladım. Kalkıp oturduğumda götüm taşaklarına değiyordu. Yavaşça zevkini çıkara çıkara üzerinde gidip geldim. Bir süre sonra iyice hızlandım. Artık yatak deli gibi gıcırdıyordu, katta kimse olmadığı için çok rahattım. Bir süre sonra Osman amcanın inlemelerinden ve yüz ifadesinden boşalmaya yakın olduğunu anladım. Üzerinden inip ağzıma alarak boşalttım. Sabah olmak üzereydi, hemen toparlanıp odasından çıktım…

    Ertesi gece nöbete geldiğimde Osman amca taburcu olmuştu. Ben ise çalışmaya devam ediyordum, ama aklım halen onun sikindeydi. Bir hafta sonra Osman amca bana teşekkür çiçekleri ve hediyeler göndermeye başlamıştı. Çok hoşuma gitmişti bu jestleri. Daha sonra babamdan telefon numaramı almış, “Arayıp bir teşekkür edeyim!” diye. Telefonda, beni çok özlediğini ve yarın buluşup bulaşamayacağımızı sordu. Hemen kabul ettim. Osman amca lüks bir otel tutmuş. Otelin adresini ve oda numarasını mesaj attı…

    Yine sikişeceğimizi biliyordum, hazırlanıp gittim. Kapıyı tıklattım ve Osman amca kapıyı açtı. Karşımda duran adamla geçen haftaki adamın nerdeyse hiç alakası yoktu. İyileşmiş ve o halsiz halinden eser kalmamıştı, adeta genç delikanlı gibiydi. İçeri girdiğimde, “Hoşgeldin Ezgiciğim!” deyip götüme bir tokat attı. Yatağın üstü büyüklü küçüklü hediye kutularıyla doluydu. Oturduk ve şampanya içmeye başladık. Osman amca kutuların en büyüğünü alıp yanıma geldi, “Bunu benim için giyinip gelir misin?” diye rica etti.

    Ne olduğunu merak ettiğimden kutuyu alıp banyoya gittim. Kutuyu açtığımda şok olmuştum. Hiç üşenmeyip fantazi hemşire kıyafeti almıştı. Hemen giyindim ve banyodan çıktım. Üzerimde etek demeye bin şahit ister kısacık bir şey, bembeyaz transparan sütyen ve beyaz jartiyer vardı. Müthiş sexy görünüyordum. Osman amcanın yanına gittiğimde hiçbir şey demeden ayak bileklerimden yukarıya doğru beni yalamaya başladı. Sonra yatağa yatırdı ve amımı yalamaya geçti. Ama ne yalama. Diliyle amıma öyle darbeler atıyordu ki, adeta diliyle sikiyordu beni…

    İlk orgazmımı olduktan sonra kalkıp Osman amcayı soymaya başladım. Soyduktan sonra hemen sikine yumulup yalamaya ve taşaklarıyla oynamaya başladım. İlk seferini ağzımla boşaltmayı düşünüyordum, ama beni tuttuğu gibi yatağa fırlatıp bacaklarımı ayırdı. Koca sikini amıma yerleştirdi ve sikmeye başladı. Sertçe sikiyordu beni, sanki geçen haftaki adam gitmiş yerine bambaşka bir adam gelmişti. Öyle sert sikiyordu ki, adeta belimi kıracaktı. Altında sikilirken bir kez daha orgazm oldum…

    Sonra domalttı beni ve sikmeye devam etti. Nerdeyse yarım saattir sikiyordu. Nihayet boşalacağını söyledi. “İçime boşal erkeğim!” diye inledim. Korunuyordum bu yüzden rahattım. Beni kendine çekerek boşaldı, ama dölleri bitmeyecek gibiydi, kesik kesik fışkırıyordu içime. Boşalması bitince içimden çıkıp yanıma uzandı. Hayret etmiştim, şimdiye kadar sikiştiğim erkekler bu kadar dayanamıyordu. “Nasıl böyle sikebiliyorsun be Osman amca?” deyip güldüm. Osman amca da, “Senin gibi ne genç kızları eskittim ben!” deyip pis bir gülüş attı. Adamda şeytan tüyü vardı, istese sikemeyeceği kadın yok gibiydi…

    Dinlenirken, en çok sevdiğim şey olan taşaklarıyla oynuyordum. Oynaya oynaya sikini tekrar kaldırmıştım. Zaten benim de azgınlığım halen geçmemişti. Bu sefer ben onun üzerine çıktım ve sikişmeye başladık. Götüm kocaman taşaklarına çarptıkça deliriyordum. Öyle sert zıplıyordum ki anlatamam. Bu pozisyonda da bir kez orgazm oldum ve Osman amca da içime boşaldı…

    Ben Osman amcayı yorarım diye düşünürken yorulan ben olmuştum, gece boyu iki posta daha sikti beni. Birlikte duş aldıktan sonra yatıp uyuduk. Sabah uyandığımızda bir de sabah sikişi yaptıktan sonra ben bana aldığı pahalı hediyelerimle birlikte evimin yolunu tuttum. Malum, gece nöbetim vardı. Normal hayatlarımıza devam ediyor, fakat Osman amcayla sık sık buluşup sikişiyoruz. Her seferinde beni hem orgazmdan orgazma uçuruyor, hem de pahalı hediyelere boğuyor 🙂

    erotik hikaye erotik hikayeler porno hikaye porno hikayeleri porno hikayesi seks hikayeleri seks hikayesi sex hikaye
  • Baldızla Uzun Geceler

    Baldızla Uzun Geceler

    Merhaba, ben Cem. 35 yaşındayım, evliyim ve İsviçre’de yaşıyorum. Malum bizim buralar kışın bol karlı ve soğuk geçiyor. İşte böyle bir kış sezonunda Avrupa’nın başka bir şehrinde yaşayan ve bizden 600 km uzaktaki akrabaların düğünü vardı. Akraba dediysem karımın akrabalarıydı. Uzak diye ben gitme taraftarı değildim, üstelik karım da hemşire olduğu için hasta kayınvalidemin yanında kalması gerekiyordu. Ben karıma tek başıma gitmeyeceğimi, o kadar uzun yolu yalnız çekemeyeceğimi söyledim. Kayınvalidem de, bizim aileden giden olmazsa akrabalarının küseceğini, yanıma baldızımı alıp gitmem için ısrar etti. Israrlara dayanamadım ve baldızımla birlikte arabama atlayıp yola çıktık. Giderken yolda trafik normal seyrindeydi, hiç bir sorunla karşılaşmadık…

    Avrupa’da yaşayan Türk’lerin düğünlerinde gösteriş eksik olmaz. Düğün lüks bir mekandaydı. Canlı müzik, birbirinden güzel yemekler, tatlılar ve tabii ki su gibi içki vardı. Düğünde baldızımla yedik, içtik, eğlendik ve bol bol dans ettik. Aramızdaki resmi Baldız-Enişte ilişkisi her kadehten sonra yerini biraz daha samimiyete bırakıyordu. Baldızım sanki karımın eksikliğini gidermek ister gibiydi, slow müzikler çalarken sürekli elimden tutup beni dansa kaldırıyordu. Dans ederken vücudunu bana yapıştırıyor, o kocaman memeleri aramızda eziliyordu. Tabii benim yarak da istemdışı sertleşiyordu. Kafalarımız bir milyon olmuş, baldızımla dans ederken sanki ayakta ön sevişme yapıyor gibiydik. Gecenin ilerleyen saatlerinde düğün bittiğinde, maalesef akrabaların bize hazırladığı evlerinde haremlik selamlık şeklinde yatmak zorunda kaldık…

    Ertesi gün Zürih’e geri dönüşte yarı yolda korkunç bir kar fırtınasına tutulduk. Radyodan otoyollar kapandı anonsu geçiyordu. Baldızla konuştum, ne yapalım diye. Baldız da, “Yola devam edip otobanda mahsur kalacağımıza, bir otele gider kalırız, Pazar günü yola devam ederiz!” dedi. Bu fikir benim de kafama yatmıştı. Karıma telefonla aradım ve durumu anlattım, fırtınanın telefon hatlarını da etkileyebileceğini, aradığında ulaşamazsa merak etmemesini söyledim. Sonra da otel aramaya başladık. Ama yola çıkmış olan birçok kişi aynı şeyi düşünmüş olmalı ki, o civarda gezdiğimiz otellerde boş oda bulamadık. Karamsar karamsar aranırken, ahşaptan küçük dağ Bungalowlarından oluşan turistik bir tatilköyü bulduk. Boş olan son Bungalowu da biz kiraladık…

    Üşümüştük, hemen resepsiyondan anahtarı alıp Bungalowa gittik. İçeri girdiğimizde ikimiz de şaşırdık. İki oda vardı. Bir odada çift kişilik bir yatak, karşısında yanan bir şömine. Bitişik oda ise bildiğimiz hamam gibi yapılmıştı, içi buhar dolu ve sıcaktı. Baldızım, “Aynı yatakta yatacağız galiba!” derken hafiften sırıtıyor gibiydi. Ben de, “Burayı bulduğumuza şükredelim!” dedim, ama baldızımla aynı yatakta yatacak olmam beni müthiş heyecanlandırmıştı. Belki düğünde dans ederkenki gibi yine yaklaşabilir, temas edebilirdik birbirimize. Hatta belki de baldızımı sikebilirdim.

    Çantalarımızı bıraktıktan sonra, baldıza, “Ben hamama giriyorum!” dedim. Şömine yandığı için odanın içi sıcaktı zaten. Üzerimi çıkarıp elbisemi dolaba astım, havluyu doladım belime, en son boxerimi de havlunun altından çıkarıp koydum dolaba. Bu arada baldızım yatağa uzanmış meraklı bakışlarla beni izliyordu. Hamam bölümüne girdim, içerideki buhar ve sıcaklık iyi gelmişti. Yatakta uzanmış olan 26 yaşındaki iri memeli baldızımı düşündükçe içim bir tuhaf oluyordu. Yarağımın sertleştiğini hissettim. Vücudumu yıkarken kalkmış yarağımı da şampuanla sıvazlıyor, baldızımı siktiğimin fantazisini kuruyordum…

    Birden hamamın kapısı aralandı ve baldızım içeri girdi. Buhardan dolayı net görememiştim ama galiba baldızım çırılçıplaktı. Onun da gözü buhara alışınca yanıma geldi ve gerçekten de çırılçıplaktı. Baldız kulağıma yanaşıp, “Beni sikmek istediğini biliyorum enişte!” dedi. “Evet, istiyorum, hem de çok!” dedim ve baldıza sarılıp dudaklarına yapıştım. Çılgınca öpüşüyorduk. İri memelerini yine bana yapıştırmıştı. Benim de kazık gibi sert yarağım onun göbeğine, bacaklarına ve amına değdikce deli oluyordum. Öpüşürken aynı zamanda da elimi belinden aşağıya indirmiştim, götünün yanaklarını yoğuruyordum…

    Ne kadar öpüştük bilmiyorum, baldız dudaklarını dudaklarımdan çekip, “Hadi enişte, daha fazla vakit kaybetmeyelim, yıkanıp yatağa geçelim!” dedi. Çabucak yıkanıp çıktık. Kurulanıp yatağa geçtiğimizde baldız hemen sırtüstü uzanarak bacaklarını ayırdı ve “Hadi enişte, gel!” dedi. Baldız bir an önce sikilmek istiyordu, anlıyordum onun ızdırabını. Ee kolay değildi tabii, baldızın başından çok kısa süren bir evlilik geçmişti. Tam yarağın tadını aldığında da boşanmışlardı. Karımın anlattığına göre baldızım boşandığından beridir de kimseyle görüşmüyordu. Yani tahminim doğruysa baldız uzun zamandır kimseyle sikişmemişti.

    “Acele etme baldız, tüm gece vaktimiz var!” dedim ve bacaklarının arasına geçtim. Baldız hemen amına gireceğim diye beklerken, ben o beni çıldırtan iri memelerine yumuldum. Memelerini yoğurup sırayla değiştire değiştire emerken yarağım da bacaklarının iç kısımlarına değiyor, bu da baldızı iyice kudurtuyordu. 15-20 dakika boyunca memelerini kızartana kadar yaladım, emdim, acıtmayacak şekilde ısırdım. Baldızın kıvranmalarına ve inlemelerine bakılırsa ilk orgazmını çoktan olmuştu bile…

    Sürekli, “Hadi, gel!” diye inliyor, kollarımdan tutup beni üstüne çekmeye çalışıyordu. Memelerinden sonra öpüp yalayarak göbeğine, ordan da amına indim. Kılsız, kaymak gibi pürüzsüz amı çoktan ıslanmıştı ve am dudakları orgazm sularıyla parlıyordu. Dilimi amının dudaklarına değdirdiğim an baldızın inlemesi inanılmazdı. Dilimi amında biraz gezdirdikten sonra klitorisini dudaklarımın arasına alıp emmeye başladığımda baldız sara nöbeti geçiriyor gibi çırpınıyordu. Durmadım tabii, iki parmağımı vıcık gibi ıslanmış amına sokup amını parmaklarımla sikerken klitorisini emmeye devam ettim. Sonunda baldız ellerini saçlarıma geçirip asılarak, “Yeterrrrr! Durrr, bittim ben!” diye bağırınca klitorisini emmeyi ve amını parmaklamayı bıraktım.

    Parmaklarımı amından çıkardığımda am suyuna bulanmış parmaklarım parlıyordu. Kafamı kaldırdığımda ise baldızın gözleri kaymıştı ve burnundan nefes alıyor, yaprak gibi titriyordu. Bacak arasında dizlerimin üzerinde durdum ve baldızın kendine gelmesini bekledim. Baldızın titremesi geçip nefes alması tekrar düzene girince, ilk söylediği şey, “Enişte, neler yapıyorsun bana öyle, zevkten öldürecek misin beni?” oldu. Ben de gülümseyip, “Baldız dur daha başlamadık bile! O boşandığın sümsük kocanla hiç ön sevişme yapmadınız mı?” dedim. Baldız suratıma aptalca bakarak, “Ne diyorsun sen enişte, ne ön sevişmesinden bahsediyorsun, üç aylık evliliğimde bir kere olsun orgazm oldum mu ki? Neden boşandım sanıyorsun?” dedi.

    Boşanma sebebini bilmiyordum tabii, ama şimdi seksten kaynaklandığını öğrenince gerçekten üzülmüştüm talihsiz baldızımın durumuna. Hemen yanına uzanıp dudaklarına şefkatle yumuldum, bu sefer öncekine nispeten daha sakince öpüşüyorduk. Memelerini de nazikçe okşuyordum. Baldız da göğsümdeki kıllarla oynayarak elini yavaş yavaş yarağıma doğru indiriyordu. Eli sonunda yarağıma geldiğinde gövdesinden nazikçe kavradı. Sanki eli yarağımı keşfetmeye çalışıyormuş gibi bir iki sefer kökünden başına kadar indi çıktı. Eli sonra taşaklarımla buluştu. Bir süre de taşaklarımla oynayıp tekrar yarağımı aldı eline.

    Baldız yarağımla oynarken, dudaklarımı dudaklarından çekip, “Sen de benimkini yalamak ister misin aşkım?” diye sordum. Baldız bunu dememi bekliyormuş, “İstemez miyim aşkım, hiç sormayacaksın sandım!” diye muzipçe gülümseyerek aşağı kaydı. Önce yarağımı inceleyerek başına öpücükler kondurdu. Sonra da yalayayıp başını ağzına aldı. Hepsini alıp alamayacağını dener gibi her ağzına sokup çıkardığında biraz daha fazlasını alıyordu ağzına. Baldızın daha önce hiç sakso çekmediğini anlamıştım. Çok acemiceydi. Utandırmamak için hiç karışmıyordum, sakso konusunda insiyatifi ona bırakmıştım. Ama elim boş durmuyordu, baldızın göt yanaklarını okşuyordum…

    “Amını ver ağzıma baldız!” deyip bacaklarından tutup baldızı üzerime çektim, 69 pozisyonuna getirdim. Artık baldız yarağımı emerken ben de amını yalıyordum. Tabii amını yalarken de götünün yanaklarını okşuyor, arada sırada bir parmağımın ucuyla göt deliğine hafifçe yoklama çekiyordum. Parmağım göt deliğine dokunduğunda baldız amını ağzıma bastırıyor ve yarağımı daha bir iştahla yalıyordu. Parmağımı ikinci boğumuna kadar göt deliğine soktuğumda baldızın amının sularını ağzımda hissetmemle ben de baldızın ağzına patladım. Galiba daha önce ağzına kimse boşalmadığı için baldız neye uğradığını şaşırmıştı. Öğürerek yarağımı ağzından çıkardığı gibi ağzındaki döllerimi yarağıma ve taşaklarıma tükürdü…

    Baldızın öğürmeleri geçene kadar bekledim. Sonra baldızı üzerimden indirip havluyu istedim. Baldız uzanıp havluyu verdiğinde bana kötü kötü bakıyordu. Ben yarağımı ve taşaklarımı havluyla silerken, baldız, “Niye boşalacağını haber vermedin?” deyince, “Ne bileyim, döl yutmayı seviyorsundur diye düşünmüştüm!” dedim. Baldız ters ters bakarak, “Daha önce hiç yarak yaladım mı ki?” dedi. Baldızın elini tutup, “Özür dilerim aşkım, bir dahaki sefere haber veririm! Hadi şimdi gel güzelce yıkanalım, sonra asıl sevişmemize başlayalım!” dedim.

    Birlikte güzelce yıkanıp tekrar yatağa geldik. Benim yarak daha yıkanırken tekrar kalkmıştı. Baldız yine sırtüstü yatıp bacaklarını ayırdı, hemen amına girmem için. Ama ben girmedim, baldızın yanına sırtüstü yatıp, elimle yarağımı dikeltip, “Sen üste çık aşkım!” dedim. Baldız şaşırmıştı, galiba kısa süren evliliğinde tek sikiştiği pozisyon misyoner pozisyonuydu. Hemen üstüme çıkıp yarağımı amının girişine denk getirip, “Ohhhhh!” diyerek yarağıma oturdu. Köküne kadar almıştı. Uzun zamandır yarak görmeyen amına giren yarağın tadına varmak için bir süre hareketsiz bekledi. Sonra gözlerime utangaç gülümsemelerle bakarak ufaktan salınmaya, hafif hafif ileri geri, yukarı aşağı yapmaya başladı. Ben yarağımı oynatmadan yatıyordum altında, sadece memelerini okşuyordum…

    Baldız bir süre yavaş hareketlerle amındaki yarağın tadını çıkardıktan sonra hızlanmaya başladı. Öne eğilip dudaklarını dudaklarıma, memelerini de vücuduma yapıştırdı. Gittikçe hızlanarak kaldırıp indiriyordu belini. Ben baldızı değil, baldızın amı yarağımı sikiyordu. Az sonra da çılgınlar gibi hızlandı ve inleye inleye, kasıla kasıl orgazm oldu. Baldız orgazm olurken amı sanki yarağımı sağıyor gibiydi. Sonra birden üstümde tamamen hareketsiz kaldı. Yine burnundan nefes alıyordu…

    Bir süre kendine gelmesini bekledim. Kendine gelip dudaklarıma teşekkür öpücükleri kondururken, ben yarağımı amından çıkarmadan baldızı altıma aldım. Ve bacaklarını omzuma alarak sikmeye başladım. Baldız altımda iki büklüm olmuş, amına her köklediğimde çığlık atıyordu. Sikerken memelerini de yoğuruyordum. Çok geçmeden baldız bir kez daha orgazm oldu, ama ben sikmeye devam ediyordum. Baldız, “Yeterrrr! Durrrr!” diye bağırarak altımdan kurtulmak için debelenmeye başlayınca durdum, içinde hareketsiz bekledim…

    Baldız sakinleşince bacaklarını omzumdan indirip amından çıktım. Yanına uzanıp dudaklarını öpmeye başladım. Öpüşürken baldızın eli yarağıma gitti, kontrol edercesine yokladı. Yarağımın halen taş gibi sert olduğunu hissedine öpüşmeyi bırakıp, “Enişte hiç inmez mi bu?” diye sordu. Ben de gülümseyip, “İner aşkım iner de, önce senin o götünün tadına bakmak istiyor!” dedim. Baldız ters ters bakıp, “Aklına bile getirme enişte, hayatta girmez oraya, daha önce hiç yapmadım ordan!” dedi. Ben yine gülümseyerek, “Girer aşkım, merak etme sen, ben sokarım. Ablan da ilk seferinde girmez, alamam, çok acır falan diyordu, şimdi her sikiştiğimizde götten de yemeden duramıyor!” dedim.

    Aslında götten sikilmeyi çok merak ettiğini, fakat çok acıyacağından korktuğunu itiraf edince, baldızı ikna etmem zor olmadı. Baldızı yüzüstü yatırdım, ensesinden öperek, sırtına, beline, ordan da götüne indim. Götünün yanaklarını ayırıp göt deliğini yalamaya başladığımda baldız inlemeye başladı. Hele ki dilimi göt deliğinin içine sokup çıkardığımda baldız zevkten çıldırıyordu…

    Bir süre göt deliğini yalayıp dilleyerek baldıza götten sikilirken alacağı zevkin avansını verdim. Gidip hamamdan şampuanı alıp geldim. Baldızı yatağın üstünde dört ayak pozisyonuna getirdim. Yarağımın başına ve baldızın göt deliğini güzelce şampuan sürdüm. “Kendini kasma aşkım, ilk başta biraz acıyacak, fakat alışınca müthiş zevk alacaksın!” diye telkin ederek arkasına yanaştım. Yarağımın başını dayayıp hafif hafif yüklenmeye başladım. Biraz yüklenip geri çekiyordum. Her seferinde baldız, “Uff, acıyor!” diyordu, ama o kadar acı olacaktı tabii, sonuçta ilk defa götten sikilecekti. Böyle böyle birkaç seferden sonra baldızın canını çok yakmadan yarağımın kafasını sokmayı başarmıştım…

    “En zor kısmı girdi aşkım, artık gerisi kolay!” diyerek epey bir sabırla köküne kadar sokmuştum. Baldız halen, “Acıyorrrr!” diyordu. Ben de, “Hepsi bu kadardı aşkım, bak alamam diyordun ama köküne kadar aldın işte!” deyip içinde biraz hareketsiz bekledim. Sonra hafif hafif gidip gelmelere başladım. Yarağımın çok azını çekip geri sokuyor, alıştıra alıştıra, acele etmeden sikiyordum baldızın götünü…

    Bir süre sonra baldızın götü sikilmeye alışmıştı. Ben de artık ufaktan hızlanmaya başladım. Tempoyu gittikçe artırıyordum. Bir elimi de alttan amına atmıştım, klitorisini okşuyordum. Baldızın acı dolu inlemeleri zevk çığlıklarına dönüşüp orgazm olunca, artık ben de kendimi tutmayı bırakıp böğürerek götünün içine boşaldım. İkimiz de burunlarımızdan nefes alıyorduk. Baldız, “Aşkım çıkma içimden!” deyince, götünden çıkmadan yana devrilip 66 pozisyonunda kendimize gelene kadar yattık…

    Sonra kalkıp temizlenmek için hamama girdik. Baldız götten sikilmeyi çok sevmişti, yarağımı yıkadıktan sonra ağzına alıp sertleştirdi ve bir kez de hamamda götten siktirdi. Hamamdan çıkıp yatağa geçtiğimizde, ben artık yatıp uyuruz diye düşünürken, baldız beni sabaha kadar uyutmadı. Yarağımı kaldırdıkça sikiştik…

    Ertesi gün öğleden sonra uyanınca ikimiz de açlıktan geberiyorduk. Resepsiyonu arayıp yiyecek birşeyler sipariş verdim. Yemekleri anca yarım saate hazırlayıp getirebileceklerini söylediler. O yarım saati biz tabii sikişerek değerlendirdik. Yemekler gelip te karnımızı doyurduktan sonra kaldığımız yerden sikişmeye devam ettik. Akşama doğru otobanların açıldığı haberi ikimizi de üzmüştü. İstemeye istemeye yola çıktık…

    Birkaç ay sonra baldızı kayınvalidemin bulduğu saftirik bir herifle evlendirdiler. Ama baldız ne yapıp ediyor, haftada bir iki kez gelip kendini bana siktirip gidiyor : )

    aldatma hikayeleri anal sex hikayeleri anal sex hikayesi ensest hikaye erotik hikayeler porno hikaye porno hikayeleri resimli sex hikayeleri seks hikaye seks hikayeler seks hikayeleri seks hikayesi sex hikaye sex hikayeleri
  • Üvey Kızımla Banyoda Harika Sex

    Üvey Kızımla Banyoda Harika Sex

    Selamlar, ben Berat. 47 yaşındayım. İzmir’de yaşıyorum. Karım üç yıl önce vefat etti. Tek oğlum var ve yurt dışında (Almanya’da) yaşıyor. Üç sene dul kaldıktan sonra, oğlumun da rızasıyla geçen ay tek çocuklu dul bir hanımla evlendim. Yeni eşimin 16 yaşında Liseye giden bir kızı var ve o da bizle yaşıyor. Geçenlerde Kayınvalidem rahatsızlanıp hastaneye kaldırılınca, eşim bir süreliğine annesine bakmaya Konya’ya gitti. Evde üvey kızım Tülin’le yalnız kalmıştık. Tülin yeni serpilmiş çok sexy bir kızdı ve bana daha ilk günden sıcak davranıyor, her gördüğünde boynuma sarılıyordu. Ben de ona karşı kendi çocuğummuş gibi davranıyor ve seviyordum. Gayet mutlu bir aile yaşantımız vardı.

    Eşim Konya’ya gideli iki gün olmuştu. O gece Tülin banyo yapmaya girmiş ve banyoda uzun süre kalmıştı. Tülin banyodan çıktıktan sonra tuvaleti kullanmak için banyoya girdim. Banyodaki çöp sepetinde üstüne prezevatif geçirilmiş bir salatalık bulduğumda şok olmuştum. Hemen salatalığı alıp Tülin’in odasına gittim. Tülin vücudu havluya sarınmış bir şekilde aynanın karşısında saçlarını tarıyordu. Salatalığı göstererek sordum, “Kızım bunu sen mi kullandın?” diye. Tülin önce inkar etti, ama evde bizden başka kimse olmadığı için itiraf etti. Ağlayarak, “Evet baba, ben kullandım! Ne olur anneme söyleme, beni öldürür!” dedi ve boynuma sarıldı. Neden bilmiyorum ama Tülin’e kızamadım ve “Tamam kızım, söylemem!” deyip sakinleştirdikten sonra odasından çıktım. Değişik düşüncelerle ve kafam karmakarışık birşekilde yatak odama yatmaya gittim…

    Tam soyundum, boxerimle yatağa girdim, Tülin havluya sarılı bir şekilde girdi yatak odama. Yanıma gelip, “Kızmadığın için teşekkür ederim yakışıklı babam benim! Anneme söylemeyeceksin değil mi babacığım?” diyerek yanağımdan öptü. Mis gibi Şampuan kokuyordu. “Söylemeyeceğim dedim ya kızım, aramızda sır kalacak! Az önce şaşkınlıkla Sıhhatler olsun demeyi unuttum…” deyip ben de Tülin’i yanağından öptüm ve “Sıhhatler olsun!” dedim. “Babacığım, bu gece senle yatabilir miyim?” dedi ve cevabımı beklemeden üzerimdeki Pikeyi kaldırıp yanıma uzandı. Sol kolumun üstüne yatmış, kolunu çıplak bedenime sarmıştı. “Böyle uyursan hasta olursun kızım, Pijama falan giyseydin!” dedim. “Kurudu zaten, hava sıcak!” dedi. “Peki, sen bilirsin!” dedim. Tamamen sarılmıştı bana. Üzerindeki havlu kaymış, sağ memesi ortaya çıkmıştı. Havlusunu yukarı çekerek açılan memesini kapadım. Tüm bedenini bana yaslamıştı, “Babammm benim, seni öyle seviyorum ki!” dedi.

    “Ben de seni seviyorum kızım!” dedim. Tülin de, “Ama ben seni daha farklı seviyorum baba, sana aşığım ve senden başka erkek tanımak istemiyorum!” dedi. “Tülin yavrum, ben senin üvey de olsa babanım, sen de benim kızımsın, böyle bir duygu imkansız!” dedim. “Neden baba? Neden imkansız? Çok mu ayıp? Çok mu günah? Olsun varsın, ne çıkar?” diyerek üzerime doğru uzandı. Üzerindeki havlu beline kadar inmiş, üst kısmı tamamen çıplak kalmıştı. Çıplak memelerini kıllı göğsüme dayamıştı, kasıklarını kasıklarımın üstüne koymuş, sağa sola sallanıyordu. Çenemi, burnumu, yanağımı öpüyordu durmadan. Sonra dilini dudaklarımın üstünde gezdirmeye başladı. Başımı ellerinin arasına almış, diliyle dudaklarımı ıslatıyordu. Yarağım müthiş sertleşmişti ve boxerimi zorluyordu. Tülin de kasıklarını inadına sikimin üstüne bastırıyordu. “İmkansız dediğin duyguyu bak şu anda kasıklarımda hissediyorum babacığım!” diyerek dudaklarımı öpmeye başladığında, artık ben tamamen çileden çıkmıştım. Dilini ağzıma sokmuş, üst dudağımı ısıra ısıra öpüyordu…

    Üzerindeki havluyu çekip aldığımda artık çırıl çıplaktı. Ellerimi uzatıp götünden tuttum. Amını boxerimin üzerinden yarağıma sıkı sıkı bastırıyordu. Bir an gözlerime baktı ve “İçime girmeni istiyorum!” dedi. “Tülin kızım, sen ne diyorsun?” dedim. “Babammmm! Aşkım benim! Gir içime!” dedi. “Tülin, kızım yapma, sen bakiresin!” dedim. Tülin de, “Bakire olup olmadığıma emin değilim, belki salatalıkla bozmuş olabilirim bilmiyorum, bekaretimi sonra düşünürüz, bak şu anda çırıl çıplak kollarındayım, bak ellerin götümü sıkıyor, bak dudak dudağa öpüşüyoruz, sence bunların anlamı ne?” diyerek dudaklarını boynumdan göğsüme, meme uçlarına doğru indirmişti. Hafif hafif ısırıyordu.

    Aniden soluma sırt üstü yatıp beni üstüne çekti ve “Hadi sevgilim öp beni, öpp!” diyerek dudaklarını uzattı. Sol kolumun üstüne dayanıp dudaklarını aldım ağzıma. Çılgınca öpüşüyordu benimle. Sağ elimle memesini yoğuruyor, o diriliği oldukça derinden hissediyordum. Uzun süre dudaklarımız ayrılmadı. Daha sonra santim santim aşağılara inmeye başladım. Uzun boyunu, geniş omuzları, diri memelerine. Uçları nasılda kabarmıştı. “Ohhhh, aşkkıımm, emm, emmm hadiii!” diyerek memesinin tamamını ağzıma verdi. Büyük bir hırs ve zevkle emiyordum. Parmakları saçlarımın arasında, uzun bacakları belimin üzerinde dolaşıyordu…

    Sonra daha aşağılara, göbeğine indim. Tülin heyecandan tir tir titriyordu. Göbeğinin deliğinde dilimle oldukça uzun daireler çizerek oyalandım. Biraz daha aşağıya indiğimde, amını dudaklarıma doğru itmeye çalışıyordu. Kafamı kaldırıp baktığımda, amı bir kayısı halinde gözlerimin önüne serilmişti. Bacağının amıyla birleştiği yerden öpmeye, yalamaya başladım. Amında tek tüy yoktu, kaymak gibiydi. Sanırım banyoya girdiğinde halletmişti. Bu yüzden uzun kalmıştı banyoda. Dilimle amının dudaklarına dokunduğumda derinden bir ‘Ohhhhhh!’ çekti ve “Evett, eveet devam ett, hadiii!” dedi. Sıkı sıkı kapalı am dudaklarının arasına dilimi soktuğumda, iki eliyle saçlarımdan kavrayıp bastırdı ve “Oohhh, eveeettt orasıı, orası aşkıımmm, işte orası, devam ettt! Ohhh, Simge böyle yalayamıyor!” dedi. Klitorisi kabarmıştı, önce dilimle oynadım, sonra dişlerimin arasına aldığımda Tülin kasılmaya başlamıştı. “Ooohhh babammm, canıımmm, erkeğiimmm, ooohhh, uçur beniii!” diye inliyordu. O kadar ıslanmıştı ki amı, dilim yapış yapış olmuştu. Bacaklarını sırtıma vuruyordu bilinçsizce. Sonra yavaş yavaş kasılmaları azaldı, sakinleşti. Orgazm olmuştu. Dilimi yeniden amının içinde gezdirdiğimde, “Aaayyyy, yapmaaa, ohhhh, hiç böyle olmadımmm, sen Simge’den daha iyi yapıyorsun!” diye inliyordu.

    Sonra beni üzerine çekip kollarını boynuma doladı. Yarağım boxerin üst kısmından çıkmış, Tülin’in göbeğine doğru uzanmıştı. Tülin, “Aramızda artık en küçük bir sır kalmadı yakışıklı babam benim, birbirimizi tam anlamıyla gördük dimi?” diye gülüyor, yanaklarımı dudaklarımı nereme rastlarsa oramı öpüyor, amını da sikime doğru bastırmayı ihmal etmiyordu. Elini boxerime uzatıp çıkarmaya çalışırken, “İçime girmeni istiyorum baba!” diyordu. “Tülin kızım, belki halen bakiresin, bakireliğine dokunamam, buna hakkım yok!” dedim. Tülin de, “Sen babamsın, herşeye hakkın var! Babamsın, erkeğim de olmanı istiyorum!” diyerek boxerimi çıkarmayı başarmıştı. Elini uzatıp yarağımı tuttu ve “İşte bunu istiyorum amıma bennn!” dedi. “Tülin yavrum, bakire olup olmadığından emin değilsin, onun için yapmak istemiyorum!” dedim. Tülin doğrulup iki eliyle tuttuğu yarağımı ağzına aldı. Büyük bir iştahla emiyordu. Yarağım çok sertleşmişti…

    Yarağımı bir süre yalayıp emdikten sonra durdu ve “O zaman arkamdan girrr! Hadi aşkkıımmm, götümü sik!” dedi. Ben de, “Bak işte o olur!” deyince, sevinçle yataktan kalkıp koşarak odasına gitti. Döndüğünde elinde Bebe yağı vardı. Yatağa oturdu, göğsümden iterek beni sırt üstü yatırdı. Büyük bir dikkatle yarağımın her tarafını yağladı. Taşaklarıma kadar her yerim yağ olmuştu. Sonra Bebe yağını etajerin üzerine koyup yanıma yüz üstü uzandı ve “Hadi gir arkama, sik götümü!” dedi. Ensesinden başlayarak aşağılara doğru öpmeye, yalamaya başlamıştım. Düzgün, pürüzsüz sırtı, incecik beli, çıkık götü ile bir Tanrıça gibiydi. Dakikalarca öpüp yaladım Tülin’i.

    Götüne geldiğimde inliyordu. Götünü hafifçe kaldırıp dudaklarımı götünün yanaklarının arasına gömdüğümde kendisini bana doğru bastırmıştı. Dilimle götünün o küçük deliğini yalamaya başladım. Sonra parmağımı yavaşça içeri sokmaya çalıştım, ama götü öyle sıkıydı ki girmiyordu. Parmağımı ağzımda ıslatıp deliğe dayadım ve hafifçe bastırdım. İrkilir gibi oldu, zorlanıyordu. Bebe yağını alıp orta ve işaret parmağımı yağladım, sonra deliğe bastırdığımda ilk boğuma kadar girivermişti. “Oohhh babacığım harika, devam ett, devam ett!” diye inliyordu. Parmaklarımı biraz daha soktum, sonra biraz daha. Sonra tamamı girmişti iki parmağımın. Bir parmağımı daha soktuğumda, canı biraz yanar gibi olmasına rağmen devam etmemi istiyordu…

    Parmaklarımı götünde ileri geri oynatırken, o da götünü bana doğru itip parmaklarımı içine almaya çalışıyordu. Sırtını ensesini öperek parmaklarımı götüne sokup çıkarıyordum. Birden dönerek sırt üstü yatıp, beni üstüne çekti. Yarağımı tutup götünün deliğine dayadı. Aşağı yukarı oynattıktan sonra belime doladığı bacaklarını kendine doğru çekerek, “Hadi aşkım şimdi!” dedi. Hafifçe bastırdığımda yarağımın başı kertiğine kadar götünün içine girivermişti. “Aahhh çok acıdııııı!” diyerek dudaklarını ısırıyordu. Durdum ve “Canım kızım, çıkarayım mı?” diye sordum. “Hayıırrrrr, hayııırrr çıkarma baba, içimde kal ne olur, geçer şimdi!” dedi. Bir süre daha bekledim, sonra yeniden yüklendim. Santim santim giriyordum götüne. “Kendini gevşek bırak canım kızım, gevşe biraz, gevşe!” dedim. Kollarını sıkı sıkı sarmıştı boynuma. Dudaklarını ağzıma aldım, ne olacaksa olmalıydı artık, sıkıca kavrayıp basıverdim. Tülin’den ne dediği anlaşılmayan bir inleme çıktı. Tamamını sokmuştum artık, 21 cm lik koca yarak taşaklara kadar Tülin’in götüne saplanmıştı…

    Dudaklarımı ısırıyordu. Acı çekiyordu. Uzun süre kasılmaları geçmedi. Neden sonra gevşemeye başladı ve hareketsiz kaldı altımda. Bacakları halen belimin üzerindeydi. Ben hiç hareket etmiyordum. Acısı biraz hafiflediğinde, “Ölüyorum sandım bir an, bu nasıl bir şey, adeta bağırsaklarıma sopa girmiş gibi, içimi doldurdun!” dedi. “Tülin canım, tamam, geçti, şimdi ağır ağır çıkacağım içinden!” dedim. “Hayıırrrr, hayııırrr, sakın çıkma, böyle kal aşkımm!” dedi. “Ama canın çok yandı kızım!” dedim. “Evett, hemde çookk, ama şimdi böyle iyi!” dedi. Kendimi 2 cm kadar geri çekip yeniden bastırdığımda, kısa bir ‘Aahhh!’ geldi. “Halen acıyor mu yavrum?” dedim. “Pek sayılmaz babacığım, ne olur devam et, acısa da çok zevkli!” dedi. Biraz daha çekip bir daha bastırdım. Bu sefer, “Ohhhhh babacığım, harika buu!” dedi. Yarıya kadar çekip bu kez daha sertçe bastırdım yarağımı. “Ohhh, sevgilim, aşkıımm, babammm, şimdi sen bana ne yapıyorsun?” diyerek bacaklarını sıkıca sarmıştı belime, kendine çekiyordu beni. “Sence ne yapıyorum kızım? Bilmiyor musun?” dedim. “Biliyorum, ama sen söyle bana, senden duymak istiyorum!” dedi. “Seni sikiyorum yavrum benim, seni sikiyorum canım kızım!” dedim. “Ooohhhhh, neremden sikiyorsun erkeğimm, söyle neremden sikiyorsunn?” dedi. “Götünden sikiyorum kızım, bebeğimmm benim!” dedim. “Sik babam, sik, sok köküne kadar yarağını götüme, artık o senin, her yerim senin, canımı yak, parçala her tarafımı, ohhhh!” diye inliyordu Tülin.

    Sımsıkı sarılmıştı bana kolları ve bacaklarıyla. Dudaklarımı kemiriyordu. Tüylerimin diken diken olduğunu hissetmişti, “Yarağın nabız gibi atıyor içimde erkeğimm, biliyorum patlayacaksın, hadi patla, hadii içime dol, akıt döllerini, hadiiii!” dedi. “Kızımmm, canııımmm, ooohhhh, Tülinimmm geliyoruumm!” dedim. Tülin de, “Bana karım de, kızım de, ne dersen de, sik beni, sok bana, hadiii patlat içimde, tohumlarını saç götüme!” diye inleyince, oluk oluk boşalmaya başlamıştım. Götünün kaslarını sıkıp sıkıp adeta sağıyordu yarağımı. “Erkeğimmm, sevgiliiimmm, doldur içimii, doldur götümü kocaaammm!” diyerek. İlk kez kocam diyordu bana. Ne kadar zaman geçti farkında değildim, üzerine yığılıp kalmıştım. Saçlarımı okşuyordu, boynumu öpüyor, derin derin soluyordu. Yarağım halen götündeydi, sertliği pek kaybolmamıştı. “Yoruldun mu kocacığım?” dedi. “Yavrum bana böyle deme lütfen, utanıyorum!” dedim. “Utanacak ne var ki baba, bak ben utanıyor muyum? Hem, götümden de olsa siktin beni, kocam sayılırsın artık!” dedi. “Yavrum, götüne girdim ama kocan olmak başka bir şey!” dedim. “Nasıl başka şey? Haaa, biliyorum! Ama ben kocam olmanı istiyorum artık, babam olmandan daha çok istiyorum bunu ve mutlaka karın olacağım, mutlaka!” dedi.

    “Yavrum, canım benim, ama ileride bu duyguların değişir, o zaman pişman olursun!” dedim. “Seninle yaşadığım, yaşayacağım hiçbir şeye asla pişman olmayacağım baba, daha yeni başlıyorum erkeğimmm!” diyerek götünü yarağıma doğru basıyor, ileri geri oynatıyordu. Aslında amını götünün içindeki yarağımın üst kısmına sürtüyordu. Sanırım canının yanmasından sonra uyarılmıştı, memelerinin uçları fındık gibi olmuştu. Duaklarımı dudaklarının arasına almış, dilini yeniden ağzıma vermişti. Hafif hafif basıyordum. Götünü sağa sola sallıyor, götündeki yarağımı daha net hissetmeye çalışıyordu. “Hayrola kızım? Yine azdın sanırım?” dedim. “Ooohhh evet erkeğimm, içimde sertleşiyorsun yine, ooohhhh, hadi sok bana yeniden noluurr!” diye yalvarmaya başladı. Ben de yarağımı götünden çıkarmadan birden sırt üstü dönüp, kollarımın arasındaki bedenini üzerime aldım. Üzerimde oturur duruma geldi. Hafifçe kalkıp götüne saplanmış yarağıma baktı, kırmızı gece lambasının ışığında adeta sopa gibi saplanmış duruyordu yarağım. Tekrar oturdu üstüne, arkaya doğru yaslandı, parmağını uzatıp klitorisini okşamaya başladı…

    Bu arada yarağımın üzerinde götünü ileri geri oynatıyordu. Başını geriye atmış, gözlerini kapamıştı. Solukları hızlanmıştı. “Murat, kocammm, aşkkkııımmm, babamm, hadiiiii, hadiiiii sok karınaaa, oohhh haddii!” diyerek oturup kalkıyordu. Elimi amına uzatıp, orta parmağımla oldukça ıslanmış amının dudaklarını aralayıp klitorisine ulaştım. Bu arada yarağım yine kütük gibi olmuş, götüne girip çıkıyordu. Klitorisiyle oynarken, “Ooohhh, geliiiiyoooor, aşşkkıımmm, geliyooor, sik beniii, sokk götüme, ooohhh, ayyy!” diye inleyerek yarağımın üstünde hızlı hızlı hopluyordu. Dayanacak halim kalmamıştı, belinden sıkı sıkı kavrayıp bütün gücümle belimi kaldırarak yarağımı götünün derinliklerine dayadım. Tülin, “Siikkk götümmüüüü, sookk banaaa babammm, erkeğğiimmm, aaayyy!” diye bağırırken ben yine boşalıyordum. Bu defaki çok daha şiddetliydi. Kalbim sıkışıyordu. Tülin ise kasılıp kalmıştı, götünü bütün gücüyle yarağıma bastırmış, öylece kalmıştı. Üzerime uzandığında nefes nefeseydi. Sonraları sakinledi ve hareketsiz kaldı…

    “Tülin? Kızım? İyi misin?” dediğimde sesi çıkmıyordu. Sadece derin derin soluyordu. Sanırım çok yorulmuş, sonunda uyuyakalmıştı. Yarağım halen götündeydi. Yavaşça üzerimden yanıma aldım. Götünden çıkmıştım ama yarağım halen sertliğini koruyordu. Tülin’i kolumun üstüne yatırıp, sol yanına döndürdüğümde götü yarağımdaydı. (Karımla da uyurken 66 pozisyonunda, yani kaşık pozisyonunda, yarağımı arkadan bacak arasına sokup amına değdirerek uyumayı severdim). Sağ bacağını hafif kaldırdım, yarağımı amının dudaklarına değecek şekilde bacak arasına soktum ve arkasından sarıldım. Tülin uyku sersemliğiyle götünü oynatarak amının dudaklarını yarağıma sürtmeye başladı. Güya ben o pozisyonda uyuyacaktım, ama Tülin’in uykusunda yarağıma yaptığı fırça badana sayesinde amının suları akmaya ve yarağımı kayganlaştırmaya başlayınca, aldığım müthiş zevkten, ben de yarağımı hafif hafif oynatmaya ve ileri geri yapmaya başladım…

    Tülin’in amı vıcık vıcık sulanmıştı ve yarağımın başı arada sırada rotayı şaşırıp amının deliğine denk geliyordu. Amına sokmamak için kendimi zor zaptediyordum. Yine amının deliğine denk geldiğinde Tülin aniden uyandı ve “Evet orası! Lütfen baba, gir oraya! Amımı sik!” diye yalvarmaya ve amını yarağıma bastırmaya başladı. O saniye artık hiçbir şeyi düşünecek durumda değildim, şeytana yenildim ve Tülin’in suları akan tazecik amına yavaş yavaş girmeye başladım. Girdiğim her santimde, “Ohhhh babam benim, sik beni, sik amımı!” diye inliyordu. Birkaç dakika sonra artık yarağımın tamamı o tazecik amındaydı. Sıcacık ve daracık amı yarağımı kavuruyordu resmen. Biraz içinde bekletip pompalamaya başladım. Daha sonra onu sırt üstü çevirip, bacaklarını omuzuma attım ve amına girip çıkmaya başladım. Bir süre sonra ikimiz birden bağırarak boşaldık. Yarağım amında, Tülin altımda iki büklüm inlerken amından döllerim dışarı akıyordu. Bir süre öpüşüp, birbirimize sarıldık, uyuduk 🙂

    ensest hikaye ensest hikayeler erotik hikayeler porno hikaye porno hikayeleri porno hikayesi resimli sex hikayeleri seks hikaye seks hikayeler seks hikayeleri seks hikayesi sex hikaye sex hikayeler sex hikayeleri
  • Eniştem Ablamı Sikerken Arada Banada Kaydı

    Eniştem Ablamı Sikerken Arada Banada Kaydı

    Annemle babamın ayrılıp ikisinin de başkaları ile evlenmeleri sonucu berbat bir yaşantım oldu. Hangisinde kalacağımı bilemedim, çünkü nereye gitsem herkese yük oluyordum. Pek karışanım da olmayınca hep sokaklarda dolaşıp kalacağım eve geç gidiyordum. 16 yaşındaydım ve çoğu zaman yaşıtım kız arkadaşlarımla takılırdım. Onlara giderdim veya çarşıda pazarda gezerdik falan. Koca koca adamların bizlere laf atmalarına hayret edip utanırdık, sonra alıştık.

    Kızlarla aramızda hep sexten konuşurduk. Kimi duyduklarını, kimi görebildiklerini, kimi de evlerinde beraber kaldıkları evlilerin sikiş seslerini anlatırdı. Tabii bu da hepimizi heyecanlandırırdı, hatta her konuşmada amımın sulandığını hissederdim. Bu arada memelerim de ele avuca gelmeye başlamıştı. Derken ablamla eniştemin yanında kalmaya başladım. Ablam da ailemizin huzursuz yaşamından kurtulmak için kasabanın en öküz adamı ile evlenmişti, şimdi ben onlara mecburdum.

    Sokakta erkekler laf atarken, memelerimi emmek, amımı yalamak istediklerini söylerlerdi. Merak ederdim hep, gerçekten amımı yalarlar mı, veya herkes sikişirken am yalıyor mu diye. Ve merak başıma neler açtı. Bir gece ablamın eniştemle sikişeceğini tahmin etmiştim. Tuvalete gitme bahanesi ile kalkıp ablamla eniştemin kapılarını dinledim. Kapıyı açamazdım. Anahtar deliğinden de birşey görünmüyordu, çünkü yatak anahtar deliğine ters geliyordu. Sadece (şap şup şap şup) seslerini duyuyordum. Çok heyecanlanmıştım. Amım sulandı. Memelerim küçüktü ama oynayabiliyor, avucuma alabiliyordum. Canım öylesine yarak istiyordu ki anlatamam, hem de hiç tadını bilmediğim halde. Amımı okşayarak orgazm oldum. Ve bunu artık ablamla eniştemin her sikiştiklerinde yapıyordum.

    Bir gün ablam şehre gitti. Bunu belki de eniştem planlamıştı, çünkü ablam gittikten hemen sonra yanıma geldi. Ben daha ne olduğunu anlayamadan beni kucakladı ve yatak odasına götürdü ve yatağa attı beni. “Enişte ne yapıyorsun?” dediğimde, “Korkma, şakalaşıyoruz!” dedi. Ceketini ve pantolonunu çıkardığında şaşkınlıktan bakakaldım. Gömleğini çıkarırken ben kaçmaya yeltendim, ama kolumdan yakalayıp, “Gel buraya orospu, ablanla sikişirken kapıyı dinlediğini farketmedim mi sanıyorsun? Benden sana zarar gelmez, korkma! Karşı koyarsan hem canın yanar, hemde çok kötü şeyler olur!” dedi. Çaresizlikten boyun eğdim. Yarağı kalkmış, Polis Copu gibi olmuştu. Sonra beni yavaşça soyundurdu. Korkudan ne karıştım, ne de itiraz ettim. Külodumu çıkarırken karşı koymak istedimse de, kocaman adamla nasıl baş edeceğimi de bilmiyordum. Onun için kendimi bıraktım ona.

    Eniştem önce dudaklarımı öpüp emdi. Sonra boynumun altlarını, daha sonra da birini ağzına rahatlıkla aldığı memelerimi emdi. Göbeğimden amıma inecek sanıyordum, ama beni ani bir hamle ile yüz üstü çevirdi, omuzlarımı ve belimin çukurunu azıcık öpüp yaladıktan sonra hemen götüme indi. Götümün yanaklarını dakikalarca yaladı, öptü ve ısırdı. Sonra da götümün yanaklarını iki yana ayırarak, yüzünü götüme gömdü. Götümün deliğinde sıcacık ve ıslak dilini hissettiğimde bir tuhaf oldum. Korkuyordum ve çaresizdim, ama amım da sulanmıştı. Dilini götümden amıma doğru kaydırırsa ıslandığımı anlar diye endişelendim. Aslında endişem utanmamdı, yoksa korkum kalmamıştı. Dilini amıma değdirdiğinde ise zevk aldığımı anladım. Amımın dudaklarını ayrı ayrı hepsini ağzına alarak emiyor, sonra tüm amımı hepsini ağzına alıyor ve amım kayboluyordu eniştemin ağzında. Gözlerimi kapamıştım, heyecanla neler olacağını beklemeye ve aldığım zevkin tadına varmaya çalışıyordum.

    Sonra hiç beklemediğim birşey oldu, eniştem beni sırt üstü yatırıp amımı biraz daha yalayıp yuttuktan sonra, göğüslerimin üstüne doğru oturdu ve kocaman sikini ağzıma dayayıverdi. Şaşırmıştım, ama bu şaşkınlığım geçmeden eniştem ağzıma sokup çıkarmaya başlamıştı bile. Epeyce ağzımda gidip geldikten sonra ağzımdan çıkardı ve ıslaklıkları üstüme akan yarağını dibinden tutarak döllerini yüzüme gözüme fışkırttı. Boşalırken öküz gibi böğürüyordu. Sonra da o kocaman dimdik yarak, kafasını aşağılara eğdi ve ufaldı. Öküz eniştem de yanıma uzanırken beni de gücü azalan kolları ile yanına yatırdı. Biraz dinlendikten sonra götüme şaplak atarak, “Kalk giyin ve ablan geldiğinde birşey olmamış gibi davran, değilse seni birdaha eve almam ve acısını ablandan çıkarırım!” dedi.

    Ve o günden sonra ablamın evde olmadığı zamanlar bunları hep yapmaya devam ettik. İşin ilginç tarafı, daha sonraki seferlerde isteyerek sevişiyordum eniştemle ve müthiş zevk alıyordum 🙂

    +18 hikaye +18 hikayeler anal sex hikayeleri anal sex hikayesi ensest hikaye porno sex hikaye resimli sex hikayeleri seks hikaye seks hikayeleri seks hikayesi
  • Köy Evinde Ben Ve Ablam Yanlız Kaldık

    Köy Evinde Ben Ve Ablam Yanlız Kaldık

    Merhaba ben Tarık, evin tek çocuğuydum. Babam öz annemden boşandıktan sonra, yetişkin bir kızı olan bir kadınla evlendi. Yani üvey annem ve bir de üvey ablam oldu. Üvey anneme normal ‘Anne’ diye hitap ediyorum, üvey ablama da normal ‘Abla’ diye. Sizlere üvey ablamla olan seks hikayemi anlatmak istiyorum. Bizim buralarda yaz aylarında yaylaya çıkarlarlar. Yaz mevsimiydi, Mayıs sonu Haziran başıydı. Annemler yine yaylaya çıkmışlardı. Ben ve ablam çalıştığımız için yaylaya sadece hafta sonları çıkıyorduk, anlayacağınız hafta içi evde ablamla birlikte kalıyorduk.

    Yine sıcak bir Mersin günüydü, artık havalar oldukça ısınmıştı. Akşam işten eve gelmiştim. Ablam henüz eve gelmemişti. Ben sıcaktan bunalmış bir durumda hemen üstümü çıkardım ve duşa girdim. Bir güzel duş aldıktan sonra, belime havluyu sarıp, rahatlamak üzere oturma odasına geçtim ve bir sigara yaktım. Daha yeni oturmuştum ki kapı çaldı, kapının gözetleme deliğinden baktım, ablam gelmişti, kapıyı açtım. Ablamla çok samimi olduğumuz için yanında havlu veya Boxer’ımla dolaşabiliyordum, o da benim yanımda iç çamaşırlarıyla gezebiliyordu, birbirimizden hiç çekinmezdik. Ablam da sıcaktan bunaldığı için eve girer girmez üstünde ne var ne yoksa çıkardı (iç çamaşırlarına kadar) ve sıcağa hayıflanarak banyonun yolunu tuttu. Bizim Şohben gazlı olduğu ve banyoda havalandırma penceresi olmadığı için, zehirlenme olmasın diye duşa girdiğinde banyo kapısını tam kapatmamıştı…

    Ben de üstümü giymek üzere odama geçerken, aralık banyo kapısından ablamın o güzel vücudunu gördüğümde birden tuhaf oldum. Bu arada ablam 35 yaşında, kısa bir evlilik yaşamış, 1.80 boyunda, 75 kilo civarında, iri göğüslü, süper kalçalara sahip, ayaklarına son derece iyi bakan, muhteşem fizikli bir bayandır. Odama geçtiğimde ablamı çıplak görmenin vermiş olduğu bir hazla sikim kalkmıştı. Daha önce hiç böyle bir duygu içerisine girmemiştim ve ablama hiç sikim kalkmamıştı. Bugün neden böyle oldu bilmiyorum. Üzerime şortumu giydim mutfağa geçtim, atıştırmak için birşeyler hazırlarken, ablam da banyodan havluya sarılı bir şekilde çıktı ve yanıma mutfağa geldi. Saçları ıslaktı, bir elinde küçük bir havlu ile şaçlarını kurulayıp, rahatladığını söyledi. Ben de, “Sıhhatler olsun abla!” deyip kendisine soğuk bir kola verdim…

    Ablam kolayı aldı ve yanımdaki sandalyeye oturdu. Üzerindeki havlu bacaklarının yukarı kısmına kadar açılmış, neredeyse amı görünüyordu. Ben daha çok tahrik olmuştum ve kalkık sikim şortumun üzerinden artık fazlasıyla belli olmaya başlamıştı. Bu durum belli etmemek için saklamaya çalışırken, ablam, “Hayırdır, kaldırmışsın yine!” dediğinde utancımdan yerin dibine girecektim. Ablam kolasını bitirip üstünü giymek üzere odasına gittiğinde, kendime kızıyor söyleniyordum ve biryandan da kalkık sikimi elimle bastırarark indirmeye çalışıyordum. Ablamın tekrar yanıma geldiğini bile duymamıştım, gülerek, “İndiremedin mi?” dedi. Arkamı dönüp baktığımda ablamın külot ve sütyenle arkamda olduğunu farkettim. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum, ablama verecek cevap bulamadım. Üstelik sikim halen kazık gibi kalkıktı ve şortumun önü çadır gibi duruyordu…

    Ablam arkama gelip, vücudunu bana yapıştırdı ve “Dur sana yardım edeyim!” diyerek elini önüme attı, şortumdan içeri soktu ve sikimi okşamaya başladı. Ablamın sikime ellemesi o kadar zevkliydi ki, heyecandan kalbim duracaktı. Birden beni kendine çevirip dudaklarıma yapıştı, çılgınlar gibi öpüşüyorduk. Ablam bir eliyle sikimi okşuyor ve şortumu çıkarıyordu. Sonra önüme çömelerek sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı. Daha sikimi ağzına alalı bir dakika olmadan sarsıla sarsıla ablamın ağzına boşaldım. Ben boşalırken ablam taşaklarımı avuçluyor ve ağzına fışkıran döllerimi yutuyordu. Benimse dizlerim titriyordu. Boşalmam bittikten ve sikimden çıkan son damlaları da yaladıktan sonra ablam ağzını silerek ayağa kalktı. Dudaklarımdan öpükten sonra sütyeninin kopçasını çözdü, sütyenini çıkardı ve göğüslerini iki eliyle birleştirerek, yalamam için uzattı…

    Ablamın göğüslerini öpüp yalamaya, emmeye başladım. Ablamın göğüslerini emerken bir elim de kalçalarında geziniyordu. Elimi külodunun arkasından içine soktum ve ablamın götünü biraz okşadım avuçladım. Ablam başımı aşağı bastırınca anladım ki amını yalamamı istiyordu. Göğüslerinden göbeğine yalayarak küloduna kadar imdim. Ablam ayakta, bu sefer ben önünde çömelmiştim. İki elimle külodunu aşağı sıyırınca ablamın kıllı amıyla burun buruna geldim. Ablamın amını önce derin derin koklayıp, mis gibi amının kokusunu içime çektikten sonra, amının kıllarından ve dudaklarından başlayarak, amının her tarafını yaladım. Dilimi içine sokmak için uğraşıyordum, fakat ablam ayaktayken biraz zor oluyordu. Ablam beni ayağa kaldırarak, külodunu tamamen çıkardı ve “Odama gidelim hadi!” diyerek elimden tuttu, odasına götürdü.

    Ablamın odasına girince yatağa uzandı. Ablamın o muhteşem bakımlı ayaklarını yalamaya başladım. Sonra ablam bacaklarını ayırarak karnına çekti, iki eliyle amının dudaklarını açarak Nar gibi amcığını ortaya çıkardı. Ben de hiç vakit kaybetmeden hemen yumuldum amına. Dilimi busefer rahatça amının deliğine sokup çıkarabiliyordum. Ablamın amını dilimle siker gibi bir süre dilledikten ve yaladıktan sonra ablam kasılmaya ve titremeye başladı. Ağzıma boşalıyordu. Amından akan suları da iştahlı birşekilde yaladım. Ablamın titremesi geçtikten sonra beni yatağa sırtüstü yatırarak kendisi de üzerime ters bir şekide uzanarak 69 pozisyonuna geçtik. Ben ablamın amını yalarken, ablam da benim yarı sertleşmiş sikimi kökünden tutarak yalıyor, emiyordu…

    Ablam sikimi yalayarak yeniden kazık gibi yaptıktan sonra üzerimden kalkmadan aşağı kaydı ve ayak bileklerimden tutunarak kalçasını kaldırıp amıyla sikime oturdu ve yavaşça hepsini aldı içine. Ablamın amı yanıyordu, sikim sanki fırına girmiş gibiydi ve amının içi kaygandı. Önce kalçalarını bir süre sağa sola oynatıktan sonra, yukarı aşağı oynatmaya başladı. Az sonra ablam bu hareketlerini hızlandırarak inlemeye başladı. Ablam yeniden orgazm olup boşalıyordu galiba. O esnada parmağımı götüne sokunca çığlık çığlığa boşaldı. Amının sıvıları sikimden süzülüyor, taşaklarıma kadar akıyordu. Ablamın amı okadar kayganlaşmıştı ki, sikim zırt pırt çıkıyordu, ablam da eliyle tekrar yerleştiriyordu amına. Baktı yine çıkıyor, üzerimden inerek domaldı ve “Hadi böyle sik!” dedi. Ablamın arkasına geçip amına sikimi soktum ve pompalamaya başladım…

    Bu poziyonda da sikim arada bir çıkıyor, ben yeniden amına sokuyordum. Fakat sokmaya çalışırken, sikim arasıra götünün deliğine denk geliyor ve girmeyince sikimi aşağı bastırarak amına sokuyordum. Bu birkaç kez tekrarlanınca, ablam, “Götümden de mi sikmek istiyorsun?” diye sordu. Oysaki ben bunu bilinçli olarak yapmıyordum. Ablamın bu sorusuna şaşırmakla birlikte sevinmiştim, “Sikebilir miyim?” diye sordum. Ablam, “Dur ozaman!” dedi ve Komodinin çekmecesine uzanarak Bebe Yağını aldı ve bana uzattı, “Güzlece yağla!” dedi. Ablamın göt deliğini ve sikimi güzelce yağladım ve sikimi götüne dayadım. Giriyordu fakat amına girer gibi birden girmiyordu, götü çok daha dardı. Hafif zorlanarak sonunda hepsini sokabilmiştim. Ablam, “Şimdi yavaş yavaş yap canım!” deyince, ağır ağır git gellere başladım…

    Sonunda iyice hızlandığımda, ablam çıldırmış gibi bağırıyor, aynı zamanda zevkten kuduruyordu. En az 10-15 dakika götüne girip çıktım ve ani bir kasılmayla o güzel götünü döllerimle doldurdum. Ablam zevkten gözlerini bile açamıyordu, ben ise üzerine yığıldım kaldım. O gün ablamla birlikte yattık ve sabaha kadar ablamı siktim! Artık ablamla evde yalnız olduğumuzda sürekli sikişiyoruz!

    amatör sex hikayeleri anal sex ensest sex erotik hikaye porno hikayesi resimli sex hikayeleri seks hikaye
  • Kuzenim İle Yaşadığım Sıcak Dakikalar

    Kuzenim İle Yaşadığım Sıcak Dakikalar

    Arkadaşlar Öncelik İle Sizlere Kendimden Bahsetmek İstiyorum Benim Adım Gözde 19 Yaşında Esmer Güzeli Bakımlı Spor İle Uğraşan Bir Kızım Kuzenim Berkay Oda 20 Yaşında Sarışın Uzun Boylu Bakımlı Bir Erkek Bizim Ailelerimiz Çok Dindar Bir Aile Değildir Genel de Ailede Evlilik Falan da Olurdu Kuzenler Evlenirdi Annem Banu 39 Yaşında Babam Niyazi Oda 52 Yaşında Bir İş Adamı Babam Evde Hiç Durmazdı Ben 7 Yaşımdan Beri Babamı Düzgün Evde Göremezdim Alışmıştım Artık Bu Konuya Pazar Günleri Falan Teyzeme Giderdik Veya Dışarıda Kahvaltı Yapardık Babam Hiç Böyle Şeylere Katılmadı Kuzenlerimin Arasından Bir Tek Berkay’a Yakındım Aramızda Bir Yaş Vardı Onu Sıcak Görürdüm Kendime Beraber Muhabbet Ederdik Sohbet Ederdik Dertleşirdik İkimizde Birbirimize Sevgililerimizi Anlatırdık Aramızda Bir Şey Yaşayacağımız Aklımızdan Bile Geçmedi Hiç Bende Hiç Düşünmezdim Ama Bir Anda Berkay’a Farklı Bir Şekilde Bağlanmıştım Onu Görünce Farklı Bir Şey Hissediyordum.

    Ama Aşık Falan Olmadım Sadece Kendimi Tatmin Etmek İçin İstiyordum Onu Belkide Bu Nasıl Oldu Onu da Sizlere Anlatayım Arkadaşlar Bir Akşam Yine Onlara Oturmaya Gittik Berkay Odasında Telefon İle Konuşuyordu Sevgilisi İle Konuşuyordu Galiba Bilmiyorum Ama Telefonda Kıza Bağırıyordu Gelemem Bu Akşam Yanına Falan Diye Kuzenlerim Bize Geldi Falan Diyordu Yanlışlıkla Galiba Telefonu Dışarı Verdi Sesi Kız Resmen Kendini Tatmin Ediyordu İnliyordu Lütfen Gel Falan Diyordu Beni Mutlu Etmeni İstiyorum Falan Demişti Ben O An Kendimi Bir Değişik Hissettim Ve Bir Anda Ben Azgınlığım Tutmuştu Banyoya Gittim Ve Bir Açtım Ve Kendimi Ellemeye Başladım Çok Azmıştım Nasıl Oldu Bilmiyordum Ama Kendimi Bir An Kaptırmıştım Ben 16 Yaşında İken Lisede Erkek Arkadaşım İle Birlikte Olmuştum Ve Kızlığımı Bozdurmuştum Ama Bundan Ailemin Haberi Yoktu Ben Banyoda 15 Dakika Kaldım Boşalmıştım Artık.
    O yazdaki olaylar on yıl önce oldu. Ama hafızamda, dün olduğu gibi, şimdiye kadar taze ve renkli. O zamanlar ofisimi evimden 50 kilometre uzakta olan bir şirkette çalışıyordum. Ancak şirket bu uzak kasabadaki yeni bir ofise taşındığından, tüm personel düzenli olarak otobüsle iş yerine ve geri götürüldü. Doğru, bu çalışma koşulları kabul etti, tüm, bu yüzden başladıktan sonra, yeni bir binada zorunda doldurmak personel sayısı, yerel halk. Yani bizim bölümü geldi yeni bir çalışanı – Inna, alçakgönüllü, biraz utangaç, sevimli, düşük ve zayıf kız, sadece enstitüsü olan ve girişken bir karakter, yaramaz bir gülümseme ve bir şekilde zor bir çekicilik erkek bakışta ince bir yüz, ince bel, ince bacaklar ve yüksek göğüs. Genel olarak kıyafet kodumuz olmamasına rağmen, oldukça sıkı ve kaba bir şekilde giyinmişti.
    Enstitüde elde edilen tüm bu erdemlere ve iyi bilgiye sahip olan, Dünün üniversite mezunu olan pratik bir iş deneyimine sahip değildi. Bu nedenle, bölüm şefinin kararı ile bana stajyer olarak başvurdu. Şunu söylemeliyim ki, dokuz kişilik ekibimiz neredeyse aynı kadınlardan oluşuyordu. Hepsi yetişkin yavruları ve hatta torunları olan saygın yaştaki hanımlardı. Bana ek olarak, o zaman yirmi yedi yaşındaki genç adam, departmanda başka bir erkek vardı-emeklilik öncesi yaş büyükbabası, göreceli sessizlik ve huzur içinde oturan, bir buçuk yıl boyunca hak ettiği dinlenmeye kadar kaldı. Inna ile ilişkimiz başından beri başarılı olmaya başladı. İş ilişkisinden bahsediyorum.
    Ona çalışmamız hakkında anlattığım her şeyi dikkatle dinledi, verdiğim tüm görevleri ve görevleri özenle ve özenle yerine getirdi. Masalarımız yan yana duruyordu ve mühlet anlarında, onunla birlikte kahve içtik, soyut konularla konuştuk. Böylece mezun olduktan sonra başkentten memleketine geldiklerini öğrendim. burada iki yıldır tanıştığı genç bir adam var. Ve onu evlendirmese de ve birlikte yaşamıyorlarsa da, genel olarak kişisel yaşamında mutludur. Bir gün, Temmuz ayı sonlarında, iş gününün sonuna kadar yaklaşık kırk dakika boyunca bir şey kaldığında, masalarımızda oturduk ve tamamen endişelerimize dalmış olarak çalıştık. Mersin escort Inna benim isteğim üzerine projeyi bitirdi ve ben bir rapor yazdım. İşler aceleyle ve sabırsız ertelemelerdi – Ayın sonu bir şekilde. Çalışanların geri kalanı zaten yavaş yavaş toplanmaya başladı, kağıtları koydu, bilgisayarları kapattı ve giderek pencereden dışarı baktı, herkesi eve götürecek bir otobüs bekliyordu. Ve zaten bu kırk dakika içinde, raporu bitirmek için zamanım olmayacağını gördüm, yarın teslim etmek gerekiyordu ve iş en az bir buçuk saat oldu. İş yerinde kalmak, otobüsün bensiz gideceği anlamına geliyordu ve bu gece eve gitmeyeceğim.
    Bu sefer beni tamamen parçaladı-tangalarını yırttı, çoraplarını ve ayakkabılarını çıkardı, bacaklarını Yukarı kaldırdı, tüm deliklerim “tam erişim” içindeydi ve Mersin escort klitorise emdi! Klitoris ve küçük Labia her zamankinden biraz daha büyük ve bu onu çok getirdi. Onun etkileyici horoz tükürüğüm tarafından yeterince yağlanmıştı ve bana sorunsuz bir şekilde girdi – bu bir zevkti – ve daha keskin bir şekilde bana girdi, daha çok sevdim! Sonra karnımı aşağı çevirdi, göğsümü koltuklara bastırdı ve kıçımı yüksek tuttu, elini saçımdan aldı ve yüzümü çevirdi, böylece ona ve beni nasıl becerdiğine baktım ve keskin bir şekilde sikimi kıçıma soktu!
    Bu yüzden bir buçuk saat sürdü-beni bir oyuncak gibi tükürdü ve üç ya da dört kez bitirdi, kendim-on kez!!! Bende bir sorun yok. Sonra dükkana geri döndük! Ceketimi üzerimde görmek istedi! Tam olarak nasıl bir kez daha deneyebileceğimi anlamadım, bacaklarımdaki sperm ve tüm deliklerden (tanga ve çoraplar artık yoktu) akarken, ama Nicholas benimle gitti ve üst sınıfa hizmet ettik! Medeni bir ortamda bana bakan o, uzun zamandır böyle bir metresi aradığını ve gardırobumu tamamen değiştirmeye hazır olduğunu söyleyerek tekrar heyecanlandı! Doğal olarak, beni mağazadan eve götürdü, burada kasadan uygun miktarda para aldım ve kocasına bu yeni ürünü kendisinin aldığını söyledi.
    Daha sonra onunla  birçok kez görüştük … kendini beğenmiş ve gururlandırdı, beni arkadaşlarıyla kapalı partilere ve çıkışlara eskort olarak davet etti, hatta bu tür çıkışlar için uygun kıyafetleri satın aldı. Doğal olarak, zevkini inkar edemedi, bu partilerde beni beceremedi ve böylece arkadaşları bunu biliyordu, hatta gördü. Beni her zaman cömertçe hediyeler ile ödüllendirdi! VIP sauna partilerinden birinde, biz sadece ayakkabı, küçük bej-altın şeffaf tanga, hem de altın zincirleri giymiş olmak, onunla Tango dans etmek kaderinde fantam oldu: ayak bileği, bel, kol ve saç!!! Doğru, tanga, dans sırasında beni çoktan çıkardılar. Küçük bir grup arkadaşıyla okyanus denizlerine birkaç gezi yapıldı!

    amatör sex hikayeleri anal sex hikayeleri ensest hikayeler erotik hikayeler porno hikaye porno hikayesi seks hikaye sex hikaye
  • Kuzenimle ilk defa Anal sex deneyimimiz

    Kuzenimle ilk defa Anal sex deneyimimiz

    Herkese yeniden merhaba.Kuzenim ve beni herkes tanımıştır umarım.Yine de ilk başlarda bahsetmek istiyorum.Hikayelerimin devamı gelecek çünkü.Ben Ahmet İstanbul’da yaşıyorum.Olaylar kuzenim Ayten ile aramızda yaşadıklarımız ile geçmektedir.Ayten 36 yaşında ben 30 yaşındayım.İş özel bir kafede kadınlara fal bakıyorum.Bazı müşterilerim seks istiyor ve isteklerini karşılıyorum para karşılığında tabi.Kuzenim Ayten ateşli azgın seks yapmayı çok seven içindeki orospuluğu benim yanımda çıkarmaya başlayan bir kadındır.

    Bir gün Kuzenim Ayten ile evde vakit geçirmek istedik.Yoğun işlerden artık yorgun düşüyor Aysel hanım arkadaşlarına bizden bahsetmiş baya tekli almaya başlamıştık.Ayten kısmeti açılıyordu.Artık dinlenme vakti gelmişti.Karar aldık ve iki gün işe gitmeyecektim evde beraber vakit geçirecektik.Bir akşam yemek yedikten sonra film izlemeye karar verdik.Ben Kuzene takılıyorum mikili film mi izlesek diyordum.Kuzenim dinlenmek istediğini belirtiyordu.Neyse açtık duygusal bir film.Beraber battaniye altına girerek romantik bir loş ışıklı ortamda film izlemeye başladık.Öpüşme sahnesinde dudaklarıma yapışıyor beni tahrik ediyordu kız.Yapma dedikçe bir kaç defa denedi bu harekete.Ben artık dayanamadım.Ayten’i koltuğa uzatıp amını yalamaya başladım.Kız benimle seks yaşamanın iş ilişkilerine benzemediğini çok zevk aldığını belirtti.Bence Ayten her sikişte zevk alıyordu izliyordum yaşıyordu seks yaptığı kişiler ile ilişkilerinde.Amını yaladıkça yine bu azdı ve sikimi çıkarıp emmeye başladı.Kız seks makinesiydi ya resmen.Ağzına aldıkça bende Ayteni artık sert sikmek istiyordum.

    Ön deliğine kanepede uzatıp sokmaya başladım.Bir yandan hafif yan dönmüş poposunun bir kenarı dışarı çıkmıştı.Bunu görünce poposuna şaplak atıp sokmaya devam ettim.Ayten’e domalmasını söyledim.Yarısı kanepede kalacak şekilde götü dışarıya dönük domalttım.Sizlerde deneyin çok güzel bir pozisyon çok severim ben.Ayten’in amına sokuyordum ama gözüm arka deliğindeydi tabi.Teklif etsem mi siye düşünüyordum.Öyle bir kadın vardı.Sevda hanım ön deliğini siktirip rahatladıktan sonra koca götüne soktururdu.Yanımda giderken her zaman prezervatif götürürdüm napayım.Sevda hanım taşınmış bir daha uğramaz olmuş bende arkadan ilişkiyi gerçekten özlemiştim.Artık Ayten’e sormak istiyordum.Sordum arkadan ilişkiye girelim olurmu dedim.Canım güzel sular akan şelale deliği varken napacaksın bok deliğini dedi.Ona erkek olmadığın için anlamazsın popo erkekler için çok önemlidir en çok seks duygularımız göte bakarak gelişir dedim.Acır ama aşkım dedi.Bende kayganlaştırıcı vardı.Koca siki bile iğne deliğinden geçirecek kayganlaştırıcı.Yok aşkım kayganlaştırıcı var hissetmezsin bile lütfen hadi arkadan ilişkiye girelim dedim.Aşkım acır sa ya dedi.Bende acımayacağına söz verdim.İki paket kayganlaştırıcı getirdim hemen.Kayganlaştırıcılar ıslak mendil paketi gibidir tekli ıslak mendiller olur ya aynen öyle.Bir tanesini açıp deliği sıvadım.Diğerini sikime sıktım.Kesinlikle hissetmeyecekti kuzen.Parmağımı sokmayı denedim rahatlıkla giriyordu.Acıyormu diye deneme yaptım.Yok canım ama hissediyorum parmağımı içimde diyordu.Bunu yaparsak anal seks isteyen müşterilerimize de cevap verebilecektik.

    Sikimin kafasını ufaktan sokmaya başladım.Kayganlaştırıcı olduğu için lappp diye girdi aletim.Tamam mı canın acıyormu dedim hayır aşkım devam et çok zevkliymiş dedi.İşte bu kadar dı olay.Sizlerde arkadan anal ilişki yaşamak isterseniz kayganlaştırıcı mutlaka deneyin çok mükemmel bir şey.Neyse ben sokmaya devam ediyordum.Sikimi ufak ufak tamamına gelecek şekilde ölçüler ile sokmaya devam ettim.Kız artık zevk alıyor amını okşamaya başlıyordu.Bir yandan iniliyor Ahmet bana naptın sen seks yapmak çok güzelmiş bağımlılık yaptı köpekk diye bağırıyordu.Tam seks kadını olmuştu.Ne kadar başkaları ile ilişkiye girsekte o benim aşkımdı.Gidip gelmeye devam ettim.Ayten ön deliğinden bir yandan boşalmaya devam ediyordu tabi.Boşalmak istedim dayanamadım çok özlemiştim arkadan sokmayı.Aşkım boşalmak istiyorum dedim kız kabul etmedi.Başta korkan kız bana kızıyordu lütfen devam et hayır aşkım hayır diyordu.Yapacak bir şey yoktu.Götüne boşalmaya başladım.Çok rahatlamıştım.Hemen kuzen Ayten’in poposunu temizlemeye başladım.O gün ilk anal seks yapışımızdı.O da canı acımadığı için mutlu olmuştu.Devamı var bütün seks ilişkilerimizi burada sizler ile paylaşacağım.Herkese iyi geceler

    anal sex hikayeleri ensest hikaye ensest hikayeler erotik hikayeler porno hikaye porno hikayesi seks hikaye seks hikayesi sex hikaye
  • Ensest Bir Hikayemizin Başlangıcı

    Ensest Bir Hikayemizin Başlangıcı

    Havalimanına gelmiştik. Yengem kolumu sıkı, sıkı tutuyor, yeni kalkış yapan havada ki uçağa bakıyordu. İç terminale doğru gidiyorduk.

    Yengem;

    -Kuzey çok korkuyorum geri mi dönsek?
    -Yok artık sensiz mi gideceğim İzmir’e?
    -Git ne olacak ki?

    Olmaz dercesine kafamı yukarıya kaldırıp, indirdim. Elini sımsıkı tutuyordum. Oda korkudan elini tuttuğumu bile bilmiyor, farkında değildi. Hiçbir eşya götürmediğimiz için, çantalarımızı alıp çıkmıştık. Evdeki tüm eşyalar kalmış, Veysel abi onları satacaktı. Bir dakika? Eyvah! Yengemin yeni aldığı gecelikler, seks yaptığımız o oda? Aman Allah’ım kan beynime sıçradı. Yengemin de elini tuttuğum için ben donup kalınca oda gidemiyor, bekliyordu.

    -Canım ne oldu? Bembeyaz oldun, iyi misin? Kuzey?
    -Kıyafetler? Oda? Özge, ev çok dağınık. Şimdi girecekler, o iç çamaşırlarını orta yerde görecekler ben gelmiyorum.

    Tam geri döndüm ne yapacağımı düşünüyordum dondum kalmıştım. Yengem yanıma gelip sarıldı boynuma;

    -Şapşiksin biliyorsun değil mi? O kadar düşüncesiz bir kadın mıyım ben? Eve gidip çöpe attım onları. Çarşafı falan söktüm yataktan attım ne varsa çöpe.
    -Of özge ölüyordum, kalbime bak
    -Oha en son birlikte olduğumuz da böyle atıyordu bu.

    Bacaklarımın tüm bağları kopmuş, uzanıvermiştim yere.

    -Of yemin ederim tansiyon hastası olacağım bu yaşta.
    -Kalk hadi üşüteceksin, hem bir şey oldu sanacaklar. Aha baban geliyor.

    Elimi bırakmış yanımda duruyordu. Babam koşarak geldi.

    -Paşam kalk ne oldu iyi misin? Aslanım?
    -Baba iyiyim gözüm karardı birden.
    -Kalk hadi kalk, heyecan yapmışsındır. Annen ne sürprizler hazırladı size. Gel elini yüzünü yıkayalım.

    Yengem girdi araya;

    -Enişte biz gideriz Kuzeyle siz halledin bilet işini.
    -Tamam kızım.

    Yengem boynuma sarılmış konuşuyordu;

    -Salaksın, aptal, gerizekalı
    -Höh orospu çocuğu da de tam olsun?
    -Hahah yok o kadar değil. Nasıl düşünmem sandın ki bunu.
    -Ne bileyim ya.
    -Kuzey?
    -Efendim?
    -Altıma işicem hızlı yürü hadi.
    -Yürüyoruz ya.

    Resmen el ele gittik lavaboya. Aynaya geçtim boynuma bakıyordum. Yakası havada v yaka tişört tam bir keko gibiydim. Ama morluk geçmiş, çok az bir şey kalmıştı indirdim artık yakamı. Yengemi tuvaletin kapısında bekliyordum. Babam oradan el sallıyordu. Gelmemizi istiyordu. Bir dakika diye işaret ettim. Yengem çıktı kapıdan.

    -Of stresten işe işe bitmedi, hadi gidelim
    -Hadi, heyecan yapma bak ben yanındayım
    -Kavalyem benim.

    Sarılmıştı koluma. İçeriye alıyorlardı artık. Uçağa binecektik. Babam biletleri elimize verdi. İşte anlattı koltuk numaranız şurada yazıyor uçakta da burada yazıyor. Bakar oturursunuz. Tamam baba dedim. Sırayla geçtik. Uçak görevlileri hoş geldiniz efendim. Diyor güler yüzle karşılıyordu. Yengem şaşkın gözlerle bakıyor;

    -Kuzey bu nasıl karşılama bir kolonya tutup, lokum vermedikleri kaldı.
    -E yenge uçak böyle bir şey demek ki.

    Gözüm numaralardaydı. Yengem ile ben yan yana, baran kenarı da ki koltukta. Kızlar ile de babam oturuyordu. Babam ve kızlar 4 koltuk ilerimizdeydi. Biz koltuklarımıza geçip oturduk. Uçağın kanatın yanındaydık. Pencere dibine ben ortada yengem vardı. Koluma sımsıkı sarıldı. Titriyordu.

    -Bir tanem korkma, dönme dolap gibi düşün. Hem yine ben varım bak yanında.

    Biraz rahatlamıştı. Yolcular yavaş yavaş dolduruyordu koltukları. Anons yapıldı.

    Yengem pür dikkat anonsu dinliyor, hostesleri izliyordu;

    -Sevgili yolcularımız uçağımıza hoş geldiniz. Uçağımızda uymanız gereken emniyet kurallarına dikkatinizi çekmek istiyoruz. El bagajlarınızı baş üstü dolaplarınıza, veya önünüzdeki koltuğun altına yerleştirilmesi gerekmektedir. Cep telefonu ve cep telefonu özelliği taşıyan cihazların uçuş moduna alındığından ve kapatıldığından emin olunuz. Tehlike anında uyulması gereken kuralları ve uçak içerisinde elektronik aletlerin kullanımına ilişkin detaylı bilgileri içeren güvenlik kartını koltuk cebinde bulacaksınız. Kemeriniz gösterilen şekilde bağlanır, belinize göre ayarlanır ve açılır. Emniyetiniz için uçuş boyunca kemerinizi bağlı tutunuz. Bebekli yolcuların kabin ekibi tarafından verilecek olan bebek emniyet kemerini kullanmaları gerekmektedir. Uçak yerde hareket halindeyken, kalkışta ve inişte, koltuğunuzu dik, güneşliğinizi açık ve masanızı kapalı duruma getiriniz, eğer var ise ekran kumandanızın yerinde olduğundan emin olunuz. Kabin basıncında bir değişiklik olursa, başınızın üzerindeki kapaklar otomatik olarak açılacak, oksijen maskeleri ortaya çıkacaktır, en yakın maskeyi kendinize doğru çekiniz. Ağız ve burnunuzu içine alacak şekilde, yüzünüze yerleştiriniz. Çocuklu yolcularımızın, çocuklarından önce kendi maskelerini takmaları gerekmektedir. Acil bir inişte, yaka ve kravatınızı gevşetiniz, koltuğunuzu dik duruma getiriniz. Masanızı kapatınız. Güneşliğinizi açınız. Üzerinizdeki sivri cisimleri ve sivri topuklu ayakkabınızı çıkartınız. Bebeğinize can yeleğini giydiriniz ve derhal şişiriniz. Acil durumlarda can yeleği bebeklere kabin ekibi tarafından verilecektir. Çarpmaya hazır olun ikanızı duyduğunuzda, öne eğiliniz, kollarınızı dizinizin altında birleştiriniz. Uçağımızda 8 adet çıkış bulunmaktadır. Tehlike anında, çıkış yönünüzü gösteren ikaz ışıkları, çıkış kapılarının üzerinde, koridor boyunca yerde, veya koltukların alt yanında bulunmaktadır. Acil inişlerde, uçağı kapılardan şişen otomatik kaydıraktan kayarak terk ediniz. Suya inişlerde, kapılarda bulunan kaydıraklar, bot veya yüzen araç olarak kullanılır. Can yeleğiniz koltuğunuzun altında, veya iki koltuk arasındaki bölme içerisindedir. Talimat verildiğinde yerinden çıkartınız, gösterilen şekilde başınızdan geçiriniz, bantları öndeki bağlantılara takınız ve çekerek belinize göre ayarlayınız. Yeleği uçağı terk ederken alt ucundaki görülen kırmızı kolları çekerek şişiriniz. Plastik boru veya borulardan üfleyerekte yeleğinizi şişirelebilirsiniz. İşaret fişeği suya temas edince otomatik olarak yanacaktır. Türk Hava Yolları’nı tercih ettiğiniz için teşekkür eder, keyifli yolculuklar dileriz.

    Yengem her denileni harfiyen uygulamış, kollarımı sımsıkı tutmaya devam ediyordu. Uçak takside piste doğru ilerliyor, kalkış için uygun konuma geliyordu. Uçak hareket etmeye başladı. Git gide hızlanıyordu. Yengem kolumu öyle sıkı tutuyordu ki canım acımaya başlamıştı. Uçak havalanmaya başladı. Yüzünü omzuma bastırıyor, yüzünü kapatıyordu.

    -Canım iyi misin?

    Hayır dercesine kafasını sallıyor konuşmuyordu. Uçak iyice havalandı ve sağa doğru yatmaya başladı. Yengem;

    -Elini ver.

    Ellerimi tutuyor, barana bakıyordu. Ama baran elindeki oyuncağı ile oynuyordu.

    -Bir tanem baran kadar değilsin ya, bak şu çocuğa sen gibi kıvranıyor mu?
    -İçim tuhaf oldu benim…

    Kabin görevlisi yanımıza gelmişti;

    -Merhaba efendim keyifli uçuşlar dilerim. Ben kabin memuru Ayşe iyi misiniz?
    Yengem baygın gözlerle konuşmaya çalışıyordu;
    -Şey bilmiyorum midem bulanıyor, başım dönüyor, istifra etmek istiyorum.
    -Ayağa kalkabilecek misiniz?

    Yengem ayaklandı hemen geri oturdu başı dönüyordu.

    -Ben size yardımcı olayım. Buyurun lütfen koluma girin.
    Yengem kabin memurunun koluna girmiş, uçağın arka tarafına doğru yürümeye başlamıştı meraklı gözlerle onu izliyor, Baran’ı bırakıp peşinden de gidemiyordum. Barana oyuncaklarını oynatıyordum. Pencereden bakındığımda baya yüksekteydik, altımızda bulutlar vardı. Bir 10 dakika geçmişti ki kaptan pilot konuşmaya başladı;

    -“Günaydın bayanlar baylar, sevgili çocuklar. Ben pilotunuz Zekeriya Bayrakçı, ikinci pilot arkadaşım Bahar Cancan ve kabin görevlisi arkadaşımız Ayşe Talipoğlu ile birlikte uçağımız Boing 701 sefer sayılı uçağımıza hoş geldiniz. Size uçuşla ilgili kısa bilgiler vermek istiyorum:
    Şu anda Ankara semalarından havalanalı yaklaşık 13 dakika oldu. Deniz seviyesinden 29.000 feet ve 8800 metre yükseklikte seyretmekteyiz.
    Uçuş rotamızı Ankara, İzmir, olarak belirledik.
    Saat 14.50 de Adnan Menderes Havalimanı’na inmeyi planlıyoruz. İzmir’de 23 derecelik güzel bir hava bizi bekliyor.”

    Konuşma bittiğinde yengem yanıma gelmişti, eli yüzü açılmış kendine gelmişti.

    -Ya ne kadar iyi insanlar buradakiler, kendime geldim vallahi korku falan kalmadı. Tüm kabin çalışanları yanımdaydı teselli verdiler bana, korkumu yendim. Pencereden baktım bulutların üzerindeyiz şuan, gel yer değişelim camdan bakmak istiyorum.
    -Hahaha ne bu hız ya tabi yenge gel.

    O camdan dışarıyı izlerken, servise başlamışlardı. Poşet içinde bir ekmek arası, peynir domates salatalık, içecek bir şeyler. Biz onları yedik baranla yengem hala camdan bakıyor, dışarıyı izliyordu. Yanına yaklaştım;

    -Nasıl? İyi misin?
    -Evet, kendimi kuş gibi hissediyorum.

    Sarı kuşum benim diyerek okşadım saçını, uçak alçalmaya başlamış, inişe geçmişti. Artık yere inmiş, uçak park ediyordu. Yengem çok mutlu görünüyordu. İç terminalden çıktık. Babam;

    -Bekleyin burada arabayı getireyim.

    Babam Havalimanının otogarına gidip arabayı getirecekti. Baran kucağımdaydı. Yengem;

    -Ay hava çok güzelmiş burada Kuzey?
    -Sorma yenge piştim.
    -Aaa senin boynuna ne oldu?

    Fark etmişti. Hiç bozuntuya vermedim.

    -Sorma yenge dün Veysel abiyle gezerken üç beş takıldı da onlarla atıştık. Boynumu sıktılar.
    -Kavga mı ettiniz? Yuh kuzey ya hiç söylemiyorsun gel buraya bakayım var mı bir şey?
    -Abartma yenge ya ne olacak? Boğuştuk işte biraz o kadar. Hadi babam geldi geçelim arabaya.

    Arabaya bindik. Eve doğru gidiyorduk. Uykusuzluktan ölmek üzereydim kafamı yengemin omzuna yasladım, gözlerimi kapattım. Pencere açık rüzgar esiyor, yengemin kokusu burnumu okşuyordu. O kadar güzel bir kokusu vardı ki yengemin. Ereksiyon olmamanız için hiçbir sebep yoktu. İyice sokuldum ona içim geçmiş. Yengemin dürtmesiyle uyandım.

    -Yenge dur ya biraz daha uyuyayım.
    -Kalk evde uyursun.
    -Geldik mi?
    -Evet de Kuzey kalk Allah aşkına evi görmen lazım.

    Yengemin ayak sesleri uzaklaşıyordu. Başımı kaldırdım gözlerimi ovuşturdum. Hava sıcak ama mis gibi esiyordu. Evin önündeydik. Araçtan indim çevreme bakıyordum. Oha amk dedim burası neresi. Sağıma soluma aval aval bakınıyordum. Balkondan yengem çıktı.

    -Kuzey gelsene?
    -Yenge bu ev mi bizim şimdi?
    -Evet.

    Gözlerinin içi gülüyordu. Kendi kendime gülmeye başlamıştım.

    İnanın bana değerli okurlar hangi birine inanacağımı şaşırmıştım artık, Hayallerimin kadını yengemle hayallerimi gerçekleştirdiğime mi? Babama sayısaldan çıkan para sonucu boktan hayatımızın değişmesi mi? Yengemin artık bizimle tamamen aynı çatı altında yaşaması mı? Duygu patlaması yaşıyordum. Kaldırıma çıkıp oturdum. Ellerimle yüzümü kapatıp ağlamaya başladım. Resmen mutluluktan küçük çocuk gibi ağlıyordum. Arkama yaslanıp derin nefes aldım. Denizin, çam ağaçları kokuyordu mis gibi. Beynim zihnim bomboştu hiç bir şey düşünmüyordum. Babam geldi yanıma.

    -Aslanım hadi gelsene içeriye.
    -Uçak tuttu herhalde baba hava alıyordum biraz.
    -Al tabi, evde de alırsın hadi kalk gel.

    Elimden tutup kaldırdı. Eve doğru gidiyorduk. Babam konuşmaya başladı;

    -Geç kalmadan ehliyete yazıl, güzel bir araba çekelim altına. Üniversite sınavın yaklaşıyor, ne düşünüyorsun?
    -Valla hiç bir şey düşünmedim şu olup bitenleri sindirmeye çalışıyorum daha.
    -Düşünmen lazım, iyi kötü iş kurduk çiftçilik dışında bir yük gemisine kar ortağı oldum. İyi kötü Allah’ın izni ile sırtımız yere gelmeyecek ama yine de oku ortam gör.
    -Haklısın baba, o zaman yarın gidelim ehliyete yazılayım. Özel bir kolejle görüşelim. Son sene baya gitmedim okula zaten.
    -Bizim burada bir özel okul var. Konuştum orayla alacaklar seni.
    -Tamam, baba?
    -Efendim paşam
    -Kaç paralık araba alacan?
    -5 10 binlik bir şahin bak işte.

    Olduğum yerde donup kalmıştım. İçimden yav taşşak mı geçiyo babam, güven abiye 100 binlik araba çekiyor, güven abiye traktör alıyor, bize gelince şahin? Sikerim ha diyordum içimden

    -Gel lan şaka yaptım fiyat sorun değil beğendiğini çek altına. Gezeriz galerileri.
    -Hah şöyle de baba ya korktum yüreğime iniyordu.

    Eve girmiştik. Ama ev demeye bin şahit isterdi. Gözlerimle etrafı süzüyordum.

    Gerçekten harika bir evdi. Merdivenlerden yengem süzülerek iniyordu. Ama tanıyamıyordum o kadar güzel olmuştu ki. Arkasında annem;

    -Özge harika oldun, kuaföre gidip saçlarını da yaptırdık mı tamamdır, spora da yazılalım eritelim şu göbekleri.
    -Ay ne iyi olur abla ya hemen yarın gidelim.
    -Gidelim canım

    Ben şaşkın gözlerle yengemi izlerken annem geldi yanıma sarıldı;

    -Paşam özledim seni, nasıl ev güzel mi? Gel bak odanı göstereyim.

    Elimden tutup çekiştiriyordu. Gözlerim yengemden ayrılmıyor onu süzüyordu. Yengem suratıma bakıp gülüyordu.

    Annem odamı gösteriyordu;

    -Nasıl ama beğendin mi?

    Salon kadar odam vardı, içerisinde televizyonum, çalışma masam, çift kişilik yatağım, elbise dolabım bu yaşıma kadar salonda yatan birisiydim çok şaşırdım.

    -Teknolojik aletleri sana bırakıyorum. Çekmecede paran var, kredi kartları vs. orada ihtiyacın olan her şeyi al canım. Kıyafet alın isterseniz yengeni de götür şimdi. Baban bıraksın sizi alışveriş merkezine.
    -Yengeme sormam lazım yorgun değilse gidelim.

    Koşarak yengemin yanına gittim. Ama aynı yerinde yoktu. Çocuklara sordum;

    -Yengem nerede?
    -Odasına çıktı abi.
    -Tamam,

    Tekrar yukarıya çıktım, iyide bir sürü oda var hangisi yengemin odası? Tek tek kapıları çalıp, içeriye giriyordum ama hiç birinde yoktu. Tekrar aşağıya inip kızlara sordum;

    -Lan, bin tane oda var hangisi yengemin odası?
    -Of abi esir aldın üst kata çık, en sona git, sola dön orda 3 kapı var, 2. Kapı yengemin odası.

    Ulan, uzakmış benim odaya yengem. Neyse gitmiştim kapıyı çaldım ses yoktu, açıp giriverdim içeriye. Elbisenin fermuarını çıkartıyordu. Taş gibi, seksi sırtı gözüküyordu, ayağım takıldı, yan tarafta duran dolaba çarpmıştım;

    -Hay ananı sikeyim. Dizimi tutuyordum, canım acımıştı, yatağın üzerine çıkıp oturdum. Yengem şaşkın gözlerle bana bakıyordu.
    -Of kuzey var mı bir şeyin? Sakarsın ya. Yanıma oturmuştu.
    -Aç bakayım dizini.
    -Yok, geçer yenge sen aç, yarım kaldı. Diye piç, piç gülüyordum. Koluma vurdu.
    -Salak geldiğin iyi oldu. Çıkartamadım şunu yardım et.

    Yanına gidip, yarım inen fermuarını tekrar yukarıya çektim.
    -Kuzey ne yapıyorsun çıkart dedim, giydir demedim. Zaten zor çıkıyor.
    -Hayır çıkartmayacaksın, gidiyoruz hadi.
    -Nereye gidiyoruz?
    -Anam bir ton para verdi, yengeni de alın gidin üst baş alın, bir kuaför varmış oraya bırakacam seni, sonra sahile ineceğiz.
    -Giyinip, süslenip sahile mi ineceğiz?
    -E yani paldır pastırdak inecek halimiz yok ya?
    -Doğru e hadi çıkalım madem.

    Evin önüne çıktık yengemle birlikte, yanıma biraz nakit, ve kredi kartlarını aldım. Babam aşağıda bekliyordu bizi. Yengemle arka koltuklara geçip oturduk.

    -Eee neler alacaksın?
    -Bilmem bakarım yine.

    Yanına sokulup fısıldıyordum;

    -İç çamaşırı da alacakmısın?
    -Kuzey konuştuk bunları seninle?
    -İyi be,

    Kalkıp karşısında ki koltuğa geçmiştim yine. Suratımı astım yoldan dışarıyı izliyordum. Bacaklarıyla bacağıma vuruyor, konuşmamı istiyordu. Hiç oralı olmadım.

    Alışveriş merkezine gelmiştik. Arabadan indik. Yengemle yan yana yürümeye başladık. Çok büyük bir merkezdi. Bir dükkana girdik. Hem erkek hem de kadın için kıyafetler vardı. Yengemle ayrıldık, o kendi bölümüne, ben kendi bölümüme gitmiştim. Kıyafetlere bakıyor, beğendiklerimi koluma atıyordum. Yengem uzaktan el ediyordu. Yanına doğru gittim;

    -Kuzey gelsene benimle şunları denemek istiyorum.
    -Tamam, hadi gidelim kabine.

    Deneme kabinlerinin önüne gelmiştik. Biraz kalabalıktı mağazanın içerisi, sıra bekliyorduk. Yengem içeriye girdi. Kıyafetlerini kucağımdan aldı. Bende oturdum çıkmasını bekliyordum. Genç kızlar vardı çoğunlukla, yengemin yaşlarında kadınlar. Yaz olduğu için herkes mini, kısa giyiniyor. Bir çoğu deneme kabinlerinden bikini ile çıkıyor, arkadaşlarına, ailesine, sevgilisine fikirlerini soruyordu. İster istemez göz ucumla süzüyordum milleti. Yengem deneme kabininden çıktı. Seksi bacaklarını gösteren bir şort, üzerinde incecik askılı, sutyeni dışarıdan belli oluyordu. Etrafıma baktım yengeme dönüp bakan yoktu. Millet alışkın tabi, yengemden daha iyilerini görüyorlardı belki de. Yengemin yanına gidip askılısını yukarıya doğru çekiştirdim.

    -Kızım bu ne? Böyle mi gezeceksin?
    -Kuzey dur ne yapıyorsun? Ne yapayım? Kara çarşaf giydir istersen?
    -Yok siyah sıcağı çeker.
    -Salak çocuk, diyerek kafama vurdu.
    -Nasıl güzel olmuş mu onu söyle sen?
    -Harika olmuşta çok açık…
    -Tamam, güzel olmuş.

    Tekrar kabine girdi, geçip yerime oturdum. Yengem yaşlarında alımlı güzel bir kadın yanıma oturdu.

    -Çok tatlı bir çiftsiniz.
    -Teşekkür ederim ama…

    Lafı ağzımda bırakmış devam ediyordu. Ama o yengem diyemedim.

    -Yeni sevgilisiniz galiba? Bizde eşimle böyleydik ilk başlarda. Açık giyinmeme çok karışırdı, bende onu aksine dinlemez daha açık giyinirdim. Tavsiyem sevgilini sıkma, özgür bırak, nasıl giyinmek istiyorsa öyle giyinsin.
    -Yok karışmıyorum zaten teşekkür ederim. Dedim kadının kocası yanına gelmişti.

    -Aldın mı hayatım?

    Kısacık bez parçası gibi eteği göstermişti kocasına.
    -Aldım canım. Kafasını bana çevirip güldü, göz kırptı. İçimden vay amk karı yollu, adam gavat heralde diyordum. Uzaklaşmaya başladılar. Yengem başka bir ince kıyafetlerle çıktı karşıma. Bu seferde üstündeki askılıdan içi olduğu gibi gözüküyordu. Sutyen olmasa memeleri tamamen meydan da olacaktı. Güzel diye başımı salladım. Boynuma sarıldı.
    -Hava sıcak hem evden çıkmayacağım ki asma suratını. Anca seninle denize giderken giyerim bunları. Yoksa evde giymek için alıyorum.

    Yengem benim için alıyordu bunları, sırf evde daha açık olsun, daha rahat röntgenliyeyim diye.
    -Tamam yenge. Dedim bir sürü kıyafet denedi hepsi de açık, saçıktı.

    En son dar bir etek, dar bir gömlek, giyip çıktı kabinden. O kadar seksi görünüyordu ki, sekreteri canlandıran porno yıldızları gibiydi, gözünde bir gözlüğü eksikti. İçim gidiyordu yengemi sikmek için. Kabinin içinden bana sesleniyordu.

    -Kuzey gelir misin bir dakika, sıkıştı bu çıkmıyor.

    Etrafıma bakındım herkes kendi halindeydi. Kabinin kapısını araladım girdim içeriye. Üstünde sutyeni, altında eteği vardı. Eteğin fermuarı sıkışmıştı, onu çıkartamıyor benden yardım istiyordu.

    -Sıkıştı bu gene ya of koca götlü, göbekli bir şey oldum sığamıyorum kıyafetlere.

    İstemsizce götünü okşayıp, tokat atmıştım götüne. Kalçasını öne çekip bana baktı ne yapıyorsun der gibi bakış atıyordu. Sus işareti yapıp dudaklarından öptüm. İttirdi beni,

    -Manyak mısın dışarısı insan dolu?
    -Ne olmuş? Sevgilim sanıyor millet seni.

    Dudaklarından bir daha öptüm bu sefer oda karşılık vermişti. Elimle kalçalarını okşuyordum. Ellerimi tutup çekti kalçalarından.

    -Kuzey burada olmaz, çıkart şunu da gidelim terledim of.
    -Tamam, dön.

    Kalçalarından tutup çevirdim. Yere eğilip fermuarını çıkartmaya çalışıyordum ama baya sıkışmıştı. Götüne tokat atıp göbeğini içine çekmesini söyledim. Tek asılmamda açılmıştı fermuar. Elim acımıştı. Ellerimi sallıyordum. Ellerimi öptü,

    -Çık hadi.
    -Çıkmasam?
    -Kuzey başka bir şey yapıyoruz sanacaklar çık hadi.

    Kabinin kapısını aralayıp çıkmıştım. Bir iki kişiyle göz göze geldim. Ters ters bakıyorlardı. Sanki içeride yengemi siktim.

    -Kilo işte fermuar sıkışıyor da.

    Kadınlar kafasını çevirmişti, bakmıyorlardı bana. Birkaç dakika sonra yengem ellerinde kıyafetler ile çıktı. Onları alıp çıkıyorduk ki, yengem bana gömlek beğendi.

    -Ya çok güzelmiş alsana bunu?
    -İyi de ben gömlek giymem ki.
    -Benim için giyersin al hadi çok sevdim bunu.
    Masum, masum bakıyor boynunu büküyordu.

    -İyi ya giyerim gel o zaman bana da bakalım birşeyler.

    Sadece erkek kıyafetleri satılan mağazaya girdik. O seçiyor üstüme atıyordu. Sırf onun zevklerine bırakmıştım kendimi. Ne seçerse alıp deniyor, o beğenirse ayırıyor, beğenmezse bırakıyordum.

    Yengemle çok mutluyduk. Sanki iki sevgili, karı koca gibi geziyor, kıyafetler alıyor, konuşuyorduk. Yorulmuştuk. Bir kafeye gidip oturduk, Türk kahvelerimizi söyledik. Resmen yorgunluk atıyorduk. Yengemle göz göze geliyor, gülüyor, konuşmaya devam ediyorduk.

    Cebimden sigara çıkartıp yaktım bir tane kahve ile çok iyi gidiyordu. Yengem de bir dal istedi. Sigarasını yakıp uzattım. Hafif öksürerek içiyordu.

    -Hadi içelim sigarlarımızı da kuaföre gideceğiz.
    -Aaa hadi söndür o zaman gidelim.

    Babamı aradım geldi bizi alışveriş merkezinden aldı. Yengemi kuaföre bıraktık. Adam 2 saate işimiz biter o zaman gelin isterseniz. Yada buyurun çay kahve ısmarlayayım dedi. Babam;

    -Yok fiko sağol. Biz oğlanla gezelim
    -Tamam şekerim görüşürüz o zaman dedi.

    Kuaförün adı fikoydu ama daha çok Fatoş gibi hareketleri vardı amına koyayım.

    -Baba çok samimisiniz hayırdır?
    -Dalga geçme lan dalyarak, ananı getire götüre samimi olduk herhalde.
    -Tamam ya ne kızıyon başka türlü olsa bir şey mi diyecem dedim gülerek.
    -Siktir amına koduğumun eniği seni.

    Peşimden arabaya kadar koştu. Arabaya bindik;

    -Eee nereye gidecez?
    -Okula dedi gülerek.
    -Ya baba hadi gidek araba alak gideriz okula sonra.
    -Önce ehliyet sonra araba. Diyerek çalıştırdı arabayı.

    İsmini vermek istemediğim ama herkesin ilk aklına gelen o dallı budaklı logosu olan özel koleje girdik. Babamı kapıda karşıladılar. Müdüre hanımın odasına girdik. Çaylar, kahveler söylendi konuşmaya başladılar, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Of pof çekiyor, eve gitmeyi bekliyordum. İçeriye bir kız girdi. Oda son sınıf öğrencisi ama okul başkanıymış, ama ne kız. Altın sarısı saçları, masmavi gözleri, çıkıntılı kalçası, zayıf, ufak göğüsleri okul üniforması vardı. Kız bize bakıp gülümsedi. Müdüre hanıma birkaç evrak verip çıktı sınıftan. Ben onu süzüyordum arkasından. Yan tarafımız camekan oradan geçiyordu. Geçerken bana bakmıştı. Of amk dedim bu kızsa diğerleri ne lan?

    Müdüre hanım bana döndü;

    -Kuzey bey evlatçığım nasıl okulu beğendin mi?
    -Bilmem gezmedim ki? Buraya geldik para konuşuyorsunuz.
    -hahahay haklı çocuk, muavini Ferhat beye el etti. Ferhat bey yanıma geldi;

    -Buyurun ben size okulumuzu gezdireyim.
    -Zahmet olmasın muavin bey.
    -Estağfurullah efendim, buyurun lütfen.

    Ulan okulumu satın alıyoruz öğrencimiyiz anlamadım amına koyayım. En son normal lisede öğretmenin bırak bana efendim demesini, ben ona efendim dediğimde köpek gibi bağırıyordu “ne var” diye. Okulu gezmeye başladık. Öğrenciler sınıftaydı. Okul değildi ki burası amına koyayım. Yavru saray gibi bir şey, kapalı spor salonu, açık spor salonu, yüzme havuzu, tenis salonu, bilgisayar odası, teknoloji, bilim, sanat odası, bin tane oda var. En son gittiğim lisede bir tane bilgisayar odası var, haftada bir kez gidip paint ile resim çizerdik en fazla. Gerçekten okulu çok beğenmiştim.

    -Gel sana sınıfını göstereyim.

    Okuyacağım sınıfa girmiştim. Okul başkanı sarışın kızımız da oradaydı. Tüm gözler bir anda bana çevrildi. Öğretmen;

    -Hoş geldiniz muavin bey buyurun lütfen.
    -İyi dersler hocam. Arkadaşlar aramıza yarından itibaren katılacak olan kuzey arkadaşınızı sizinle tanıştırmak istedim. Kendisi İzmirli sizden bir iki yaş büyük bir arkadaşınız. Aranızda kaynaşacağınızdan şüphem yok. Artık son sınıfsınız. Üniversite hazırlık öğrencilerisiniz.

    -Merhaba arkadaşlar diyerek başımı salladım. Sınıf başkanı olan kızla göz göze bakışıyorduk. Diğer kızları gözüm dahi görmüyordu.
    –O halde çıkalım yarın görüşürsünüz.
    -İyi dersler. Diyerek çıktık sınıftan. Okulun camından kıza bakıyordum, kız da bana bakıyordu. Elimi enseme atıp muavinin peşine takıldım.

    Babam kapıda beni bekliyordu müdüre hanımla birlikte;

    -Nasıl paşam güzel mi okul?

    Müdüre hanım gözümün içine bakıyor, güzel dememi bekliyordu. Gülümsedim;

    -Güzel baba güzel, hatta gördüğüm en güzel okul olur kendileri. Burada okuyabilirim.

    Müdüre hanımın gözleri gülüyor yerinde duramıyordu. Babam cebinden bir çek çıkartıp uzattı.

    -Oğlum size emanet eğitim sisteminize güveniyor, güzel bir üniversite için hazırlayacağınıza inanıyorum. Çeki uzatıp verdi müdüre hanım ablanın eline.
    -Tabi efendim şüpheniz olmasın.

    Arabaya bindik. Konuşarak yengemi almaya gidiyorduk. Okulun garajında envayi çeşit spor araba,jip vardı. Belli ki godomanların veletleri de buraya araba ile gelip gidiyordu. Babama yolda yanımızdan geçen BMW ‘ye içim gitmişti. Onun o sesi beni benden aldı. Kafama koydum BMW alacaktım. Kuaförün önüne geldik. Yengem harika görünüyordu. Sanki düğüne gider gibi hazırlanmıştı. Yeni aldığı elbisesini giymiş, saçlarını yaptırmış, makyaj yapmıştı. O kadar güzel görünüyordu ki kuafördekiler imrenerek bakıyorlardı yengeme. Dibim düşmüştü, elinden tutup arabaya bindirdim;

    -Harika olmuşsun yenge bu ne güzellik

    Babam girdi lafa;

    -Çok güzel olmuşsun kızım, sahile gidebiliriz artık evdekiler de hazırmış.

    -Teşekkürler eniştem sayende, sağ ol kuzi diyerek koluma sarıldı.

    O kadar çok mutlu görünüyordu ki, yeni alınmış elbise, yeni verilmiş bir hayat, yeniden doğmuş gibiydi. Eve gidip çocukları aldık, sahile inmiştik, babam içkileri getirmiş, dinleniyorduk. Biraz dinlenecek, yengem ile biz gezmeye çıkacaktık. Yengem o kadar güzel olmuştu ki gözlerimi alamıyordum, insan böyle bir güzellik karşısında nutku tutulmasın da ne olsun zaten. Harika bir kadındı.

    Değerli okurlar, sahilde oturup biralarımızı içtik, fotoğraflar çekildiki. Yengemin güveni o kadar yerindeydi ki eski Özge’den eser yoktu. Ama şu mutluluk illa bozulacak, bozulmasa şaşarım amına koyayım. Dayım babamı arıyordu. Babam yanımızdan kalkıp ilerledi elinde bira şişesiyle,

    -Alo? Ne var Erdem? Çocuklar iyi yanımda Erdem kusura bakma senin götünü kapatacak, yardım edecek değilim. Cebine paranı koy öyle gel, Özgeye, çocuklara her daim yardım ederim ama sana beş kuruş vermem. Erdem benim tepemin taşını attırma ağzını burnunu kırarım senin, Özgeyi de çocukları da alamazsın. Çok istiyorsan git boşa karını, dava aç. Devlet verirse sana çocukları karışmam. Ama ben de bu işin peşini bırakmam. Ya gelirsin karınla eskisi gibi olursun eğer oda isterse. Tamam o zaman gel konuşun karınla. Çocuklara günah. Tamam hadi kapatıyorum şimdi.

    Babamın yanına koşmuştum, konuşmaları dinliyordum. Telefonu kapatınca sordum babama;

    -Ne oldu baba? Dayım mı geliyor?
    -Evet bir ay sonra gelecek konuşacak yengenle, barışırlarsa amenna, barışmazlarsa boşanma davası açacak çocukları istiyormuş,
    -Anasını sikerim onun.
    -Höst yavaş, yok öyle dünya barışırlar oğlum, yengende çocuklar için barışırım enişte yoksa işim olmaz Erdemle dedi.
    -Peki, baba.

    Çocuklar uğruna dayımla barışacaktı. Hıh seviyorum hala demiyor da, neyse ne ya bundan sonra bende önüme bakarım. Genç adamım, çoluklu çocuklu kadına, hem de yengemi mi karı yapacaktım kendime. Sikeyim anasını diyerek bira şişesini diktim kafama.

    Babam;

    -Oğlum hadi gezin yengenle hava güzel bak,
    -Yok, çok yorgunum uzanacam sahilde biraz,

    Yengem girdi araya, enişte çok yorulduk bugün üzerimi değişeyim bende oturacam sahilde.
    Sıcacık kumlara uzanmıştım, güneş batıyor, hava kararıyordu. Yengem eve gitmiş üzerini değiştirdi. Şort ve askılıyla geldi yanıma uzandı.

    -Dayı mı seviyor musun?
    -Hayda nerden çıkardın şimdi bu soruyu?
    -Cevap ver lütfen. Gerçekten dayımı seviyor musun?
    -Evet seviyorum…
    -Sana yaptığı onca şeyden sonra mı?

    Yattığım yerden kalkmış, oturmuş ona bakıyordum. Kolunu tuttum.

    -O seni aldattı, başka kadınlarla gününü gün etti, seni evde yalnız bıraktı. Birahanede kadınlarla oldu, sana erkeklik yapmadı, çocuklarına iyi baba olmadı, sırf o yüzden başka erkekle yatmayı düşünmedin mi? Kadınlığını sana yaşatamadığı için, erken boşaldığı, ve sadece kendini boşaltıp seni öylece yatakta bıraktığı için.

    Sertçe bir tokat yapıştırmıştı bana.

    -Ne biçim konuşuyorsun sen?

    Çenemi tutup gülmeye başladım.

    -Yalan mı söylüyorum? Haksız mıyım?
    -Kuzey kapat çeneni.

    Yanımdan kalkıp gitmişti eve. Bende kumsala yatıp düşüncelere dalıyordum. Aklımda o kadar çok şey geçiyordu ki, ihanete uğramış, olmayacak aşka tutulmuş, kör kütük sevdiğim kadınla onca yaşadıklarımızdan sonra tekrar dayımın kollarına gidecek olması. Yerden kumu avuçlayıp savurdum. Çıktım bara gidecektim. Yola koyuldum. Yengem eve gidiyor, ben bara gitmek için yola doğru iniyordum.

    amatör sex hikayeleri anal sex hikayeleri ensest hikayeler erotik hikayeler
  • Enişteme Siktiyorum Kendimi

    Enişteme Siktiyorum Kendimi

    Merhaba değerli sex hikayeleri sayfası, Adım Ceyda, 23 yaşındayım. Uzun yıllardan beri okul iş hayatı derken ailemden uzak yaşıyorum ailem mersinde, ben istanbuldayım. Bir de benden 3 yaş büyük bir ablam var ismi Özge. Birbirimize cok benzeriz sadece ben ondan biraz daha zayıfım ve fiziğim daha dikkat çekici çıkık kalçalara sahibim, onun ise tek avantajı iri göğüsleri. Ablamın uzun bir süredir sevgilisi var ismi Hakan. Dış görüntüsünü barış arduça benzetiyorum, dövmeli bilgili kültürlü son derece marjinal ve karizmatik bir adam. Yalnız yaşıyor ailesi yurtdışında o da zaten hollandada doğup büyümüş. 32 yaşında, uzun boylu gerçekten hayal gibi bir adam. Ben sexe fazla düşkün bir insanım hayal gücüm de inanılmaz kuvvetli, tek gecelik ilişkilerim çok oldu hakan abiden daha yakışıklı erkeklerle de oldu ama insana zor olan cazip gelirmiş ya nasıl olsa hayal işte ayıbı yok diye hakan abiyi düşünerek çok güzel anlar yaşadım. Her mersine gittiğimde haftada iki gün mutlaka onda kalırdık, beni çok severdi kardeşim derdi. Ablamla da araları çok iyiydi ama müzik film ve -genel kültür bakımından benimle daha iyi anlaşırdı, ben istanbulda felsefe okuyorum ve araştırmaya soruşturmaya çok meraklıyım bu yüzden hakan abiyle sabahlara kadar muhabbet ederdik. Ablam çok kıskanç bir kadındır ama bir beni kıskanmazdı ondan asla art niyetli düşünmezdi. Onlar odalarına çekildiklerinde ben salonda uyur bazen içmeye devam eder bazen acaba içerde ne yapıyorlar diye kendi kendime tahrik olur ve bazen de düşünerek masturbasyon yapardım. Belki yanıma gelir düşüncesiyle de cok geç saate kadar uyumazdım, odalarının kapısInı dinlemeyi çok düşünür ama bu riski alamazdım. Bu arada ben de istanbulda ev arkadaşım simgeyle beraber yaşıyorum simge okuldan bir arkadaşım aynı zamanda part time beraber çalışıyoruz. Çok tatlı bir kızdır ama sevgilisi olduğu için eve pek uğramaz genelde onda kalır bazen de sevgilisi bize gelir ve sabahlara kadar içer eğleniriz. Simgenin gelmediği günler de mutlaka ben orda takıldığım çocuklardan biriyle eve dönerim. Hızlı ve eğlenceli bir hayatımız var istanbulda. Hakan abi de istanbula sık sık gelir, müzisyen olduğu için ve kültür başkenti istanbul olduğu için ayda bir yolu düşer, özge bana haber verir onu arabamla alırım ve gideceği her yere beraber gider işlerini hallederiz. Daha sonra bir yerde yemek yer karşılıklı rakı bazen bira içeriz orda cok sevdiği bir dostu var genelde onun evinde kalır. Ben de yanlış anlamasın diye gel bende kal demem ama içten içe de bende kalmasını deli gibi isterim. Bir gün yine istanbula geldiği zaman finallerim yeni bitmişti ve inanılmaz rahatlamıştım 3 gün de iş yoktu serbesttim, hemen onu almaya gittim bu durumdan hep rahatsız oluyordu ben taksiyle gelirim zahmet etme diye ama uçağının saatini öğrenip o indiği zaman onu karşılamaya gidiyodum. Yine öyle yaptım bu sefer bilet bulamamış biraz geç saatte geldi akşam 9da onu aldım ve bi yerlere yemek yemeye gittik, kardeşim rakı da içeriz değil mi diye sordu içeriz tabi abicim ayıpsın dedim. Oturduk dertleştik muhabbet ettik özge çalıştığı için erken uyurdu hep saat 12 gibi aradı keyfiniz nasıl gençler napıyosunuz diye biraz konustuktan sonra tamam çok içmeyin ben uyuyorum dedi iyi eĞlenceler diledi ve telefonu kapattı dediğim gibi aklında asla art niyet yoktu. Hakan abiyle rakımız bitti hesabı ödedi ve kalkarken dur bakalım şu arkadaşı bi arıyım daha haber vermedim dedi aradı hadi yaaa falan diyodu telefonda noldu abi sorun mu var dedim arkadaş şehir dışındaymış güzelim buralardaki ilk otele atıver beni dedi. Abi dedim saçmalıyosun şu an cok alınırım bana geliyosun dedim. Ya hayır dedi olur mu öyle şey iki kız yaşıyorsunuz arkadasın huzursuz olur rahat edemem ben, abicim dedim o evde deĞil zaten hem evde olsa da çok uyumlu bü kızdır sorun etmez itiraz istemiyorum aynı durumda olsam sen beni otele bırakır mıydın dedim ve zorla ikna edip onu evime götürdüm. Şirin kücük ama kaliteli bir evim vardı, cihangirde oturuyordum. Bi tane de scottish cinsi 3 aylık şirin bir kedim vardı. Eve geldik biraz kediyle oynadı biraz sohbet muhabbet, ona jager ikram ettim redbull cıkardım biraz çerez çıkardım ve rakının üstüne muhteşem bir cila çekiyorduk. Ablamla ilişkilerinin nasıl gittiğini sordum..
    – doğrusu beni biraz boğuyor her şey çok güzel her anlamda aradığımı bulmuş gibiyim ama fazla kıskanç ve bu cok yorucu
    – yapma yaa, bilirim hiç hoş değil bi insanın içinde varsa yapar zaten sıkmaya boğmaya hiç gerek yok
    -aynen öyle ben de bunu ona anlatamıyorum işte, bu da olmasa on numara bi ilişki olacak.
    -aman tek sorununuz bu olsun canım aşarsınız zamanla şu an seni kaybetmektn korkuyor ablam çevren geniş arkadaşların çok sık sık buraya gidip geliyosun çok güzel kızlar var etrafında iyice ona ait olduğunu anladığı an kıskançlığı son bulur
    -orası öyle de boşa kuruntu işte aman kim baksın bana şu saatten sonra
    -yok artık abi sen de öyle diyosan biz ölelim ne varmış sende?
    -ya ne biliyim kızım eskidendi o serseri erkek severim ayakları şimdi herkes işinde gücünde efendi adam arıyo benim tipin avantajı kalmadı ekmeğini yiyemiyoruz artık (gülmeye başladı)
    -seni çakaaal demek kızlar baksa sen dünden razısınnn:))) işin şakası bi yana ben hala serseri erkek seviyorum valla efendilere bi türlü kanım kaynamadı
    – ee sen ne alemdesin yok mu biri?
    -yok abi yaa, biliyosun son uzun ilişkim biteli bi kaç ay oldu öyle bi kaç flörtleşme oldu da ciddi bi şey yok istanbulda zor benim işim ne kızlar var dibim düşüyo adamlar onlara bakmaktan bizi göremiyolar
    -yok artık bide çirkinim de tam olsun
    – hayır abi olay güzellik değil bahsettiğim kızlar güzellikten çok orasını burasını açan piyasa kızlar erkeklerin dikkatini onlar çekiyo
    -kızım sen onlara bin basarsın, bambaska senin auran 100 tane piyasa kızın arasına bide seni koysalar gözÜm direkt seni seçer
    -ya cok tatlısın bee
    -öyle tabi:))
    Sonra içkilerimizi içmeye ve muhabbet etmeye devam ettik kafalar hafif çakır sürekli telefondan müzik açıyorduk yabancı şarkılar deep purple açtı en sevdiğim şarkısıydı ve bağıra bağıra eşlik ettim beraber söylemeye başladık şarkıyı biliyo olmam çok hoşuna gitmişti
    -sen nasıl bi kızsın ya
    -nasılmışım
    -yani ne biliyim tam benim kafamdan seninle hiç sıkılmıyorum damak zevklerimiz müzik zevklerimiz her şeyinle benim gibisin ve bu benim cok hosuma gidiyo seninle sürekli zaman geçirmek istiYorum
    -ben de öyle seninle geçen zaman boş değil hakikaten çok kaliteli vakit geçirdiğimi düşünüyorum iyi ki geldin
    Gülümseyerek sarıldım ona. Bu arada eve geldiğimizde üstümüzü değiştirmiştik onda şort tişört bende de altımda gri bir tayt üstümde kısakollu crop top bir tişört vardı göbeğim açıktaydı. Sarılmamız biraz uzun sürdü bilerek çekilmiyordum onun da çekilmesini istemiyordum birden elinin saçlarıma gittiğini fark ettim saçlarımı boynumu okşuyordu usulca art niyet aramadım daha sonra eli sırtıma doğru indi okşamaya devam ediyordu hosuma gitmeye baslamıştı ama çekilemiyordum yanlış bi hareket yapıp onun geri çekilmesini sağlamaktan korkuyordum bu gece hayallerim gerçek olmalıydı. Eli biraz daha indi bu sefer kalçamın üstündeydi o an artık anladım devamında cok güzel şeyler yaşanacaktı. Müzik çalmaya devam ederken yavasca çekilmeye basladım gözlerimi kapatarak ellerim hala sırtındaydı ama bu sefer yüzyüzeydik bi süre birbirimize baktık
    -biliyorum çok yanlış ama seni istiyorum ceyda dedi
    Eğildim dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım ve öyle durarak ben de dedim fısıltıyla
    Ok yaydan cıkmıştı artık ateşimiz bizi yakıp kavuruyordu resmen enerjimiz odaya yayılmıştı biliyordum orda sadece bedenen değil ruhen de sevişecektik dünyanın en tutkulu öpüşmesini yaşadık birbirine yıllardır kavuşamayan özlem çeken iki aşık gibi hasretle öpüşüyorduk bedeni cayır cayır yanıyordu ellerim boynunda geziyordu onu öperken üstüne cıktım onu öpmeye devam ederken tişörtünü cıkardım dövmeli kaslı güzel vücudu karşımdaydı uzun uzun dokundum bi yandan o taytın üzerinden iri kalçalarımı okşayarak kalkmış sikine sürtüNmemi sağlıyordu kucağında git gel yaparak onu öpmeye devam ediyordum. Kucağından kalkıp dayanamayarak şortunun üstünden yarrağını okşamaYa basladım şortunu cıkardım ve boxerın üstünden dudaklrımı değdirerek sikini emiyordum. Daha sonra cıkardım mest olmuş bir bicimde beni izliyordu bacaklarının arasındaydım ve gözlerinin icine bakarak sikini taşaklarını yalıyordum hatta dilimi daha derinlere götürüp göt deliğini yalamaYa baslayınca titremeye başladı cok zevk almıştı göt deliğini yalarken sikini elimle okşuyordum dur dedi bu şekilde bosaltıcaksın beni ve hemen beni altına aldı tişörtümü cıkardı sütyenimi cıkardı v göğüslerimi emmeye okşamaya basladı taytla kalmıştım altında tek bacağımı havaya kaldırıp ayaklarımın parmaklarını emdibi yandan da bas parmağıyla taytın üstünden amıma baskı uyguluyordu daha sonra bacak arama girdi tAytın üstünden amımı koklaya koklaAya burnunu sürtmeye başladı kokunn harikaa diyerek devam etti sonra taytımı ve tangamı cıkarıp amıma yumuldu, koklaYa koklaya köpek gibi yalıyordu iyice yaladıktan sonra oturdu ve beni kucağına aldı muhteşem sikini amıma dayadı ve omuzlarımdan bastırıp tek hamlede icime girdi,
    -harikasın abii harikasınn
    -asıl sen harikasın ceyda gecelerimi çok süsledin ve şimdi içindeyim
    -ahh abi ben de seni çok düşündüm ve şimdi icimdesin sikini içimde hissediyorum en derinimdesin ve bu cokkk güzell
    -seni sikmek harika güzelim sen harikasınn
    – beni sikmen harika abii durmaa kökle daha hızlı sik benii
    -ahhh ceydaaa
    -ablamı da böyle mi sikiyosunn
    -evet ama seni sikmek daha zevkli muhteşem bir vücudun var
    -en cok neyii hayal ettin
    -en cok götünü bu muhteşem dolgun götü sikmeyi hayal ettim
    -hadi abii götten sik beni ilkim ol
    -nasıl yaniii bu muhteşem göt daha önc sikilmedi mi
    -cok isteyen oldu ama kimseye siktirmedim
    -offfff ceydaaa lütfen benim olsunn
    -olsun abiii ilk sen sikk
    Beni domalttı, eliyle amımdan akan suları götüme kaydırmaya basladı am suyumla götümü ıslattı sırılsıklamdım, kazık gibi Olmuş semsertt sikini bastırdı öyle kaygandı ki başı bir anda girdi. Canım çok acımıştı ama acıa İnanılmaz dayanıklılydım sesimi çıkarmadım sadece mmmhh diye inledim yavas yavas alıştıra alıştıra zorlamaya devam etti ve hepsi icimdeydi artıkk acısı bi kaç dakika daha devam etti ama bi yandan amımı okşamaya basladı acı ve zevk birbirine karışmıştı ve iyice alıştıktan sonra götümün sikilmesine, tamamen zevke dönüşmüştü. Canım eniştem beni götümden feci şekilde sikiyordu anın azgınlığıyla şu anda hepsini hatırlamadığım şeyler söyleyerek konusa konusa sikiyordu beni götümü sikilmeye iyice alıştırdıktan sonra sikini cıkarıp amıma sokuyordu bi süre ordan sikip sonra yine götümü delmeye devam ediyordu hakan abi müthişti inanılmaz bir performansla sikiyordu beni hayallerimden bile güzeldi. Daha sonra bi amıma bi götüme girmeye basladı iyice hızlanmıştı ben de nefes nefese klitorisimi oksuyordum gelmek üzereydim
    -abiii harikasın ohhh eveeettt
    -ceydaaa askımmm
    – gelmek Üzereyimm gelicemm gelicemmm dayanamıyorum oahhh
    -evet sevgilim evettt benim tatlı baldızımmm götündeyimm o daracık göt deliğinden sikiyorum seniii harikasınnn
    -ahh hakan abiii durmaaa devam ett sik beniii
    -sikiyorum ceydamm, kadınımmm
    -geliyorummmm
    -ahhh geliyorummm
    Ben altında orgazm cığlıklarıyla deli gibi kasılarak boşalırken hakan abi icime patladıııı harikaydıııı.beraber duşa girdik ve duş boyunca beni öptü göğüslerimi okşadı emdi hayatında gördüğü en güzel kadın Olduğumu bu sevişmeden öncekilerin hiç birini artık sex olarak kabul etmediğini ve bundan sonra benim yanıma sık sık geleceğini söyledi. O gece 4 posta seviştik, kaç kere orgazm oldum hatırlamıyorum hayatımın en ateşli gecesiydi. Ertesi gün de işlerini halletti ve öpüşerek ayrıldık, o gelmeden önce ben mersine gittim ve bi sonraki hikayemde bahsediceğim şeyleri yaşadık.

    ensest hikaye ensest hikayeler ensest hikayesi porno hikaye sikiş hikaye